Yazar: Çorum Gündemi Doğru Haber – Doğru Adres

  • Gazeteci Ertuğrul Özkök’ten Çorum’daki Düğün Yorumu

    Gazeteci Ertuğrul Özkök’ten Çorum’daki Düğün Yorumu

    Türkiye’nin önde gelen gazetecilerinden Ertuğrul Özkök bugünkü köşesinde Ahmet Emin Ahlatcı ve Elif Engin’in hafta sonu Çorum’da yapılan düğününü yazdı.

    Özkök “Yazmak için üç gün çalıştım” diye başladığı yazısında Türkiye siyasetine dair önemli mesajlar verdi.

    Gazeteci Ertuğrul Özkök Sinan Engin’in kızı Elif Engin, Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı’nın oğlu Ahmet Emin Ahlatcı’nın düğününden bilinmeyen ayrıntılar verdi.

    Özkök yazısında pek düğün düşkünü olmamasına rağmen davetliler arasında olmayı istediğini belirttiği yazısında şunları yazdı.

    Pek düğün düşkünü olmadığım halde, davetli olmayı çok istediğim bir düğündü…
    Çünkü bir sosyolog için inanılmaz renkli ve ilginç bir gece olmuş.
    Türkiye geçen cumartesinden beri bu düğünü konuşuyor.

    İSTANBUL SOSYETESİNE BİR ANADOLU DÜĞÜNÜ

    Bir “Anadolu düğününü…”
    Çorum’da yapılan bir düğün bu.
    Ama sanki İstanbul’un eski ve yeni sosyetesinin önünde şahane bir müzikal gibi.
    İş dünyasının önde gelen isimlerinden Ahmet Ahlatcı’nın oğlu Ahmet Emin Ahlatcı ile, spor dünyasının star ismi Sinan Engin’in kızı Elif Engin’in kızı evlendi.
    Düğünleri bir anlamda, Türkiye’nin yükselen “Yeni varlıklı” sınıfı ile eski “Modern kesiminin” bir araya geldiği bir sosyoloji sahnesiydi.

    ÜÇ GÜN ÇALIŞTIM ÇEŞİTLİ KİŞİLERLE KONUŞTUM VE ŞİMDİ O DÜĞÜNÜ YAZIYORUM

    Türkiye Cumhuriyeti’nin, eski deyişle “Sosyetik zengin düğünü” hafızasında buna benzer bir düğün var mıdır pek hatırlamıyorum.
    Tabi böyle bir “Sosyolojik kozmos” olunca davetli sosyolojisi ve düğünün safhaları da çok ilgi çekici oluyor.
    Düşünün iktidarın önde gelen siyasetçileri de orada, spor dünyasının en flaş isimleri de…
    Muhafazakâr olarak bilinen bir aile, ama nikah masasında modern çocuklar.
    O nedenle üç gündür çalıştım. Düğüne katılan kişilerle konuştum.
    Bu düğünü bir de bir sosyoloğun gözünden okuyun.
    BİR ANADOLU ZENGİNİ DÜĞÜNÜNDE GELİN VE DAMAT GİRERKEN NE ÇALAR

    Bir düğünde, gelin ve damat nikah masasına gelirken çalan müzik, o düğün kültürel yapısı hakkında da fikir verir.
    Ahlatlı ve Engin ailesinin çocukları Kayahan’ın “Seninle her şeye varım ben” şarkısını seçmişler.
    Kayahan’ın 1997’de çıkardığı albümünden bir şarkı.
    Son zamanlarda modern düğünlerde Comparsita’yı tahtından indiren favori düğün şarkısı oldu.
    Sözleri de birlikte yürünecek bir hayat için çok güzel geliyor kulağa.
    Kayahan Türkiye’nin ruhunu okuyan şarkıcıydı.
    Modern Türk pop müziğinin kurucu babalarındandır.
    Şimdi de böyle düğünlerin aşk şarkısı olması çok hoşuma gidiyor.

    MUHAFAZAKÂR DÜĞÜNDE BU DEVİRDE KİMSE PADİŞAH DEĞİL ŞARKISI

    Düğün sahnesinin starı Sibel Can.
    O da Türkiye ruhu.
    Ama nasıl bir Türkiye?
    Aslında özlediğimiz bir Türkiye’nin…
    Yani muhafazakarı ile modernini aynı mekânda eğlendirebilen bir sanatçı.
    Tabi öyle olunca bu Sibel Can’ın şovuna da yansıyor.
    Mesela o ünlü “Bu devirde kimse padişah değil” şarkısını söylüyor ve davetlilerin baya bir bölümü eşlik ediyor.

    “HAYDİ İÇELİM”: SAHNE KAZASI MI YENİ NORMAL Mİ

    Sahnede neşesi yerindeyken bir şarkıyı başlıyor:
    Nakarat şu:
    “Haydi içelim…”
    İçelim de masalarda içki yok…
    Ben yazarken gülüyorum, tabi ki geceye katılanlar da bu nakaratı duyunca gülmeye başlamış.
    Bence gecenin en eğlenceli anı.
    İstenmeyen bir sahne kazası mı?
    Yoksa Türkiye’de “yeni normalin” garip tecellisi mi.

    BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM İZMİR’İN EDİS’İ ÇORUM’UN DÜĞÜNÜNDE

    Gecenin pop müzik kotası İzmir’in Edis’ine ayrılmıştı.
    Yeni nesil popçuların en iyilerinden.
    Onu son defa Dominik’te Acun’un Survival partisinde dinlemiştim.
    “Martılar’la” Yunan ekibine bile göbek attırıyordu.
    19 MART REJİMİNİN YENİ MİLLİ DÜĞÜN KONSENSÜSÜ

    O andan itibaren 19 Mart rejiminin giderek milli bir düğün konsensüsüne tanık oluyoruz.
    Düğünün nikah bölümünde ve yemeğin ilk yarım saatinde içki servisi yok.
    Çünkü salonda mutlaka yüksek düzey bir AKP yöneticisi var.

    FATİH TERİM, AZİZ YILDIRIM, ACUN ILICALI VE DURSUN ÖZBEK’İ YAN YANA OTURTABİLMEK

    Burası bir futbol şovmeninin düğünü.
    Türkiye’nin futbol dünyası orada.
    Bir masada Beşiktaş’ın eski Başkanı ve eski Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ve Fenerbahçe’nin istifa eden Asbaşkanı Acun Ilıcalı, hemen dipteki masada ise Fenerbahçe’nin efsane başkanı Aziz Yıldırım oturuyor.
    Fatih Terim de orada…
    Bunun ancak Sinan Engin başarabilir.
    Onun spor dünyasındaki gücü…
    Yan yana gelmeleri yan yana getiremese bile birbirine yapışık masalarda oturtmuş.

    ALTI MİLYAR DOLAR İHRACAT YAPAN ANADOLU AİLESİNİN GÜCÜ

    Tabi bu kadar ağır ismi bir Anadolu şehrinde bir araya getirirseniz, muazzam bir organizasyon lazım.
    Bu da Ahlatcı ailesinin gücü.
    Anadolu’da bir kuyumcu dükkanından başlayıp, bir altın imparatorluğuna dönüşen şapka çıkarılacak bir iş başarısı.
    Türkiye’deki 5 altın rafinerisinin açık ara en büyüğü o.
    Yılda 6 milyar dolar ihracatları var.
    O nedenle bütün Çorum düğünün altyapısı için çalışmış.
    Altın rafinerisinin avlusuna resmen devasa bir düğün salonu kurulmuş.

    FENERBAHÇE’NİN ŞAMPİYON OLDUĞU MAÇTAKİ KADAR ÖZEL JET İNDİ

    Misafirlerin bir bölümü Çorum’daki otellerde kalmış. Çorum’un neredeyse bütün otelleri düğün için kapatılmıştı.
    Ancak bir bölüm özel uçaklarla gelmiş. Uçaklar Merzifon Havalimanı’na inmişler. Yirmiye yakın özel iş jeti sayılmış.
    Ben Fenerbahçe’nin Sivasspor’u yenerek şampiyon olduğu maça gitmiştim.
    O maç için Sivas’a gelen özel jet sayısı bile ancak bu kadardı işte.
    İş jetiyle gelenler düğünden sonra ayrılmış.
    19 MART REJİMİ YENİ BİR ZENGİN TİPİ Mİ YARATIYOR

    Gelen iş insanlarına baktım.
    Bu kadar büyük bir düğün olduğuna göre, bu dönemin en büyüklerinden kimler var diye merak ettim.
    Kamuoyunun gözündeki beş büyük inşat şirketinin patronlarından kimse yok. Son dönemin yükselen ismi Tosyalı ailesinden kimse yok. Rönesans’tan yok.
    Galiba daha çok sporla ilişkili iş insanları davetliymiş.
    ROK YENİ PARTNERİ İLE İKİNCİ DEFA BİR DAVETTE

    Bir parantez açıp biraz magazin yapayım.
    Sinan Engin’in kızının düğünü olunca, tabi, Türkiye’nin en tartışmalı ve polemikçi Beyaz Spor ekibi oradaymış.
    Ekibin yıldız ismi Rasim Ozan da tabi ki olağan davetlileri arasında.
    Onu bir süredir takım elbise ile görmeye alıştık.
    Bu arada kendi Instagram hesabından yeni partneri Pınar Ayaz’la birlikte fotoğrafını paylaştı. Geçenlerde Emre Bol’un düğününe de birlikte gitmişlerdi.
    Demek ki boşanma sonrası travmasını atlatıyor.
    Nitekim paylaştığı videolardan birinde oynarken görüntüsü de bunu anlatıyordu.

    DÜĞÜNDE EN ÇOK EĞLENEN EZGİ MOLA MI OLDU

    Magazine girdik devam edelim.
    Düğünde beni şaşırtan isimler de vardı. Oyunculuğunu çok sevdiğim Ezgi Mola ve eşi Mustafa Aksakallı da oradaymış mesela.
    Çorum Post’un paylaştığı bir videoda onu Murat Boz’un da bulunduğu bir grupla oynarken görüyoruz.
    Site üzerine şunu yazmış:
    “Yılın düğününde en çok eğlenen Ezgi Mola oldu.”
    Bu arada iktidarın önde gelen isimlerinden Mustafa Varank’la sohbet etmiş.
    Ayşe Barım’ı savunan bir sanatçı ve iktidarın keskin kılıcı…
    Ne konuştular çok merak ettim.

    MURAT BOZ ÇORUM’A EVLENECEK KIZ BULMAYA MI GELDİ

    Murat Boz da düğündeymiş.
    O smokin giymiş.
    Ama nikahtan sonra ceketi ve papyonu atmış.
    Bu arada arkadaşlarından biri “Çorum’a Murat’a evlenecek kız bulmak için geldik” diye şaka yapmış.
    Murat Boz geçen yıl saç transplantasyonu yaptırmıştı.
    Baktım çok başarılı olmuş.

    VE EN ÇOK KONUŞULAN KONU: BURAK ÖZÇİVİT BOTOKS MU YAPTIRDI

    Ama gece düğün sırasında en çok konuşulan sanatçı Burak Özçivit olmuş.
    Düğüne katılan kimle konuştuysam, “Yüzüne ne olmuş? Botoks mu yaptırmış” diye soruyordu.
    Genel görüş pek başarılı olmadığı şeklindeydi.
    Ben fotoğraflara baktım. Doğrusu pek yadırgatıcı bir durdum görmedim.
    Veya fotoğrafta fark edilmiyordu.
    Ünlü oyuncular kimin davetlisiydi?
    Tahminim sponsorluk dolayısıyla Ahlatcı ailesinin davetlileriydi.

    OKUNAN İLK MESAJ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’IN

    Gecenin siyasetçilerine gelince…
    İlk okunan mesaj Cumhurbaşkanı Erdoğan’ınki olmuş.
    Tabi alkışlanmış.
    Muhafazakâr düğünlerin prestij göstergesi Cumhurbaşkanından gelen kutlama mesajı oluyor.

    VARANK’IN BAKLAVA OLAYINDAN SONRAKİ İKİNCİ FLAŞ FOTOĞRAFI

    Siyasetten üç flaş isim var.
    Biri eski Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank.
    Onu artık İstanbul’un ve spor aleminin davetlerinde hep ön planda görüyoruz.
    Bir anlamda AKP’nin sosyetik vitrini oldu.
    O da sosyalleşmeyi seviyor galiba.
    Fenerbahçe’nin EuroLeague Şampiyonu olduğu maçta, Ali Koç’a uzattığı baklava dilimi ile dikkatleri çekmişti.
    Bu düğünün de flaş siyasi ismi olmuş anlaşılan.
    AKP’den ikinci isim de Beyaz TV’nin de sahibi olan Ankara Milletvekili Osman Gökçek’miş.

    MUSTAFA SARIGÜL BİR YERDE İSE ORADA İÇ CEPHE GÜÇLÜDÜR

    Tabi Mustafa Sarıgül bir yerde ise, oranın merkezidir.
    Türkiye’de her çevreden bu kadar çok insanla bu kadar rahat ilişki kurabilen siyasetçi çok azdır.
    Mustafa Varank’la sohbet ettiler mi öğrenemedim.
    Eminim seçmen turunda gibi düğündeki herkesin elini sıkmıştır.
    GECENİN TEK ELEŞTİRİSİ: 25 ŞAHİTTEN BİRİ KADIN OLMAZ MI

    Gecenin eleştirilen tek şeyi “Şahitlerin aile fotoğrafı” oldu.
    Son zamanlarda bir moda var.
    Sahneye onlarca şahit davet ediliyor.
    Bu düğünde de sahneye 25’e yakın şahit davet edilmiş.
    Fotoğrafa baktım, hepsi erkek. Bir tek kadın şahit yok.
    Gerçekten güzel bir görünüm değil.
    Ama sonra kendi nikahımı hatırladım.
    Benim nikahımda iki şahit vardı, ikisi de erkekti.
    Kızım Gülümsün ile Ercan Saatçi’nin nikahını hatırladım.
    Orada galiba dört şahit vardı ama onların hepsi de erkekti.
    Bence toplumun muhafazakâr kesiminin de modern kesiminin de düşünmesi ve dikkat etmesi gereken bir durum bu.

    NİKAHTAN SONRA KURAN OKUNURKEN NE YAPILIR

    Düğünün en tereddütlü anlarından biri nikahtan sonra bir hocanın sahneye çıkıp Kuran okumaya başlaması olmuş.
    Muhafazakâr kesim buna alışık ama modern kesimin en azından bir bölümünün böyle bir geleneği veya alışkanlığı yok.
    Çoğu imam nikahı yaptırıyor ama bu düğünden sonra mahrem biçimde gerçekleşiyor.
    Davetlilerin bir bölümü ellerini kaldırıp dua pozisyonuna getirsin mi getirmesin mi kararsızlık içinde kalmış.

    SOSYOLOG GÖZÜYLE: TÜRK MUHAZAKÂR KESİMİNİN SEKÜLERLEŞMESİNİN İSPATI MI

    Mehmet Akif, “Asım’ın neslini” hayal ediyordu.
    Fethullah Gülen “Altın nesil” yetiştirmek istiyordu.
    Cumhurbaşkanı Erdoğan “Dindar nesil” yaratmak istiyordu.
    Ama galiba Türkiye üçünü de dinlemedi ve “Cumhuriyet neslini” yarattı.
    Bir sosyolog olarak baktığımda bu düğün benim gözümde “Muhafazakâr kesimin sekülerleşmesinin” açık bir ispatı.

    DAMADIN BABASI AHMET AHLATCI’NIN KONUŞMASI

    Damadın babasının yaptığı konuşma herkesin çok hoşuna gitmiş.
    “Biz bu düğünü İstanbul’da da yapabilirdik. Ama burada Çorum’da yaptık. Çünkü burası bizim her şeye başladığımız yer. Buraya çok şey borçluyuz” demiş.

    DÜĞÜNÜN YAPILDIĞI ÇORUM’DA HANGİ PARTİ NE OY ALDI

    Evet orası Türkiye’de AKP’nin hala belkemiğini oluşturan “Muhafazakâr Anadolu’nun” bir şehri.
    14 Mayıs 2023’te yapılan son seçimlere baktım; Oy dağılım şöyle:
    AKP yüzde 40.31
    CHP yüzde 30.78
    MHP yüzde 20.16
    Muhafazakâr ağırlıklı bir şehir.
    Ama görülüyor ki, AKP’nin Anadolu oy tabanında da bir sekülerleşme eğilimi yükseliyor.
    Türkiye başörtü meselesini çok güzel bir şekilde çözdü gibi görünüyor.
    Oysa burası 1980’de Türkiye’yi acıya boğan olayların yaşandığı şehir burası.
    Mezhep çatışmasında 67 kişi hayatını kaybetmişti.
    Bu sekülerleşmeyi görmek güzel bir şey.

    GECENİN SONUNA DOĞRU KEYİF KAÇIRAN HABER

    Gecenin sonuna doğru birden ağızdan kulağa bir fısıltı başlamış.
    Fatih Altaylı’nın gözaltına alındığı haberi bazı davetlilere tam şok etkisi yaratmış.
    Konuştuğum bir davetli “O andan itibaren benim için düğün bitti” dedi.
    Bir 19 Mart düğün gecesindeyiz ve gecenin en çelişkili anlarından birine orada tanık oluyoruz.

    BİR 19 MART’A GERÇEĞİ: BİR SAAT ARA İLE İKİ “PADİŞAH” OLAYI

    Biraz önce Sibel Can sahnede “Bu devirde kimse padişah değil” şarkısını söylerken herkes ona kendi sesiyle, alkışıyla eşlik ediyor.
    Ama bir saat sonra ülkenin en tanınmış gazetecilerinden biri “Padişah” kelimesi yüzünden gözaltına alınıyor.
    Evet bu geceye epey uzun yaşamış bir sosyolog gözüyle baktığımda gözümün önüne iki düğün geliyor.
    Bir bir “12 Mart düğün gecesi…”
    Öteki “Bir 19 Mart düğün gecesi”

    12 MART DÜĞÜN GECESİNİN DAVET SAHİBİ İKİ BABASI

    Bizim neslimizin sembolleşmiş düğün gecesi, Adalet Ağaoğlu’nun romanında anlatılan gecedir.
    12 Mart askeri vesayet döneminin bir düğünü…
    26 Kasım 1972 gecesi yapılan o düğünün davetiyesinde “davet sahibi” olarak iki isim vardı:
    () Babası: İlhan Dereli () Babası: Tümgeneral Hayrettin Özkan
    İlhan Dereli, evlenen kızın babasıydı. Öğrencilikte milliyetçi, sonra uzaklaşıp avukat olmuş, sonra bağlantıları sayesinde Ankara’da çok ünlü müteahhit olmuş bir iş insanı.
    Damadın babası ise dönemin “Muktedir” kesiminden üst düzey bir komutan.
    Cumartesi gecesi yapılan ise, her halde 19 Mart döneminin sembol düğünü olacak.

    12 MART 1972’DEN, 19 MART 2025’E KALAN TEK CÜMLE

    12 Mart düğün gecesi romanın kahramanı Tezel, içindeki umutsuzluğu hepimizin ruhuna işleyen şu cümleyle anlatmıştı:
    “İntihar etmeyeceksek içelim bari…”
    Aradan 53 yıl geçti…
    Cumartesi akşamki bu “19 Mart dönemi” düğün gecesinde orada olsaydım;
    Herhalde ben de aynı şeyi söylerdim:
    “İntihar etmeyeceksek içelim bari…”
    Bir 12 Mart’tan, bir 19 Mart’a, 53 yılın sonunda bizim neslimize verilen tek özgürlük bu olmuş…
    Tek fark bu düğün gecesinde içkimi karton bardaktan içmek olurdu.

    Ertuğrul Özkök

  • Karayolların da Oturma Eylemi!

    Karayolların da Oturma Eylemi!

    TÜRK-İŞ’e bağlı Yol-İş Sendikası Samsun 1 Nolu Şubesi Çorum İl Temsilciliği’ne bağlı kamu işçileri, hükümetin 2025-2026 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi (TİS) teklifine tepki göstermek amacıyla Çorum Karayolları 73. Şube Müdürlüğü önünde oturma eylemine başladı.

    5 hafta sürecek eylem kapsamında işçiler, Tuzcular Kavşağı’ndan başlayarak Karayolları 73. Şube Şefliği önüne kadar kadar slogan atarak yürüdüler.

    Eylemde konuşan Yol-İş Sendikası Samsun 1 Nolu Şube Başkanlığı Çorum Temsilcisi Hüseyin Coşkun, 2025-2026 yılını kapsayan Toplu İş Sözleşme sürecinde hükümet tarafından sunulan kabul edilemez teklife karşı tepkilerini göstermek için eylem başlattıklarını açıkladı.

    İşçilerin beklentisinin sosyal diyalog, şeffaflık ve çözüm odaklı bir yaklaşım olduğunu ancak hükümetin bu beklentilere yanıt vermediğini savunan Coşkun, iktidarın 3 ay boyunca masaya hiçbir teklif getirmediğini belirterek, “Geçim şartları zorlaşıyor dedik, görmezden geldiniz. Sabırla bekledik. En sonunda zar zor, lütufmuş gibi bir teklif sundunuz. Bu teklif emeğimizi yok saymaktır. Ne siz o teklifi vermiş olun, ne de biz duymuş olalım” dedi.

    AY SONU GELMİYOR

    Kamu işçilerinin aldığı maaşla ay sonunu getirmesinin imkânsız olduğunu vurgulayan Coşkun, “Maaşlarımızla bir ayı değil, bir haftayı bile çıkaramıyoruz. Kiralar uçmuş, faturalar gelirken ellerimiz titriyor. Uykularımız kaçıyor. Çocuklarımızın beslenmesini, kitap defter masrafını karşılayamıyoruz. Geçim sıkıntısı bugün kamu işçisinin en yakıcı sorunu haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

    Coşkun, açıklamasının devamında şu görüşlere yer verdi:

    “Binlerce çalışan kamu işçisiyiz. Görmezden geldiğiniz alın teriyle çalışan işçiler, kamu hizmetlerinin temel taşlarıdır. Gece gündüz demeden çalışan biz emekçiler sayesinde kamu düzeni aksatılmadan sürmektedir. Bu mesele yalnızca kamu işçisinin değil, herkesin meselesidir. Emekçiyi oyalamak, belirsizlik içinde bekletmek sosyal barışa zarar verecektir. Biz işçilerin beklemeye, oyalanmaya, belirsizliğe tahammülü kalmamıştır.

    ADİL BİR CÖZÜM SÜRECİ SUNULMALIDIR

    Emekçi üzerine düşen görevi yapmıştır, yapmaya da devam etmektedir. Alın terini dökerek ülkesine, milletine değer katmaktadır. Bizi yönetenler de sosyal devletin gereğini yerine getirmelidir. Hükümet, süreci daha fazla uzatmadan işçinin, emekçinin hakkını vermeli ve adil bir çözümle bu süreci sonlandırmalıdır.

    Bu böyle gitmez! Siz duymazdan gelirseniz, biz duyurmayı biliriz! Masa susarsa, meydanlar konuşur! Bu işin sonu greve kadar gider! Artık yeter! Sadaka değil, hakkımızı istiyoruz. Onurlu bir yaşam, adil bir ücret, güvenceli bir gelecek istiyoruz. Bugün buradayız, iş yerlerimizin önünde bildirilerimizi okuyoruz. Yarın alanlarda olacağız! Geçinemiyoruz, susmuyoruz, geri adım atmıyoruz. Emekten gelen gücümüzü kullanır, gereğini yaparız.”

  • Üniversite 24 Takımla Katılıyor

    Üniversite 24 Takımla Katılıyor

    Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon nabzını tutan TEKNOFEST’e bu yıl Hitit Üniversitesi’nden 24 takım katılıyor.

    Hitit Üniversitesinde farklı bölümlerden öğrencilerin oluşturduğu 24 takım, hazırladıkları projelerle TEKNOFEST’e hazırlanıyor. Sağlıktan yapay zekaya farklı kategorilerde yarışmaya katılan öğrenciler, hazırladıkları projelerle TEKNOFEST’e finalde mücadele etmeyi hedefliyor.

    TEKNOFEST’te hazırlanan takımlar, çalışmalarını üniversite bünyesinde oluşturulan fikir atölyesinde sürdürüyor. Fikir atölyesinde danışman hocalarıyla beraber projelerine yoğunlaşan öğrenciler, elde ettikleri başarıyı finale kalarak taçlandırmak istiyor. Fikir Atölyesinde çalışmalarına devam eden öğrencilere üniversite yönetiminden de motivasyon ziyaretleri gerçekleştiriliyor. Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nurcan Baykam, öğrencilerle bir araya gelerek başarı dileklerini ilettiler. Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, öğrencilerin yaptıkları çalışmalar ve gösterdikleri özveriden dolayı gurur duyduklarını belirtti.

    Öğrencilerin, hazırladıkları projelerle Hitit Üniversitesini en iyi şekilde temsil edeceklerine inandıklarını ifade eden Rektör Öztürk, “Geçen yıl TEKNOFEST’te ilk derecelerimizi aldık. Öğrencilerimiz Türkiye 2’ncliği ve 3.’üncülüğü ile bizleri gururlandırmıştı. Öğrencilerimiz, bu yıl daha kalabalık bir ekiple, TEKNOFEST’e başarılarıyla imza atmak için çalışmalarını sürdürüyor. Proje kültürünün yaygınlaştığı üniversitemizde birlikte üretmek ve birlikte başarmak için her zaman öğrencilerimizin yanındayız. Takımlarımıza, şimdiden başarılar diliyorum” dedi.

  • Çorum Belediyesi Yaz Okullarına Yoğun İlgi

    Çorum Belediyesi Yaz Okullarına Yoğun İlgi

    Çorum Belediyesi tarafından her yıl düzenlenen yaz okulları, bu yıl da büyük ilgi görüyor. Çocukların yaz tatilini verimli, eğlenceli ve öğretici bir şekilde geçirmelerini amaçlayan yaz okulları için kayıtlar başladı.

    Gençliğe ve eğitime yaptığı yatırımlarla örnek gösterilen Çorum Belediyesi, bu yıl yaz okulları kapsamında spordan sanata toplam 44 farklı branşta kurs açıyor. Kurslara yoğun ilgi gösteren vatandaşlar, kayıtların başladığı ilk andan itibaren Gençlik Merkezleri’nde yoğunluk oluşturdu.

    Yaz okulları için ön kayıtlar “basvuru.corum.bel.tr” internet adresi üzerinden online olarak alınırken, kesin kayıt işlemleri ise kursların yapılacağı Gençlik Merkezleri’nde gerçekleştiriliyor.

    Çorum Belediyesi Yaz Okulu kurslarına kayıtlar, 28 Haziran 2025 tarihine kadar devam edecek.

  • Başkan İsbir, Arslan’ı Ziyaret Etti

    Başkan İsbir, Arslan’ı Ziyaret Etti

    Ortaköy Belediye Başkanı Taner İsbir, Hak- İş Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan’ı makamında ziyaret etti.

    Başkan İsbir, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan’ı makamında ziyaret ederek Ortaköy İlçesi hakkında bilgi alışverişinde bulundu.

    Başkan İsbir, “Hak –İş Konfederasyonu Genel Başkanı Sayın Mahmut Arslan’a bir nezaket ziyareti gerçekleştirerek Belediye Başkanlığımız hizmet ve projeleri hakkında bilgi verdik, kendisini ilçemizde görmekten memnuniyet duyacağımızı ifade edip davetimizi sunduk. Göstermiş olduğu misafirperverlikten dolayı kendilerine teşekkürlerimi ifade ediyorum”  dedi.

  • TRT Klasiği “Akşam Sefası” Çorum’da

    TRT Klasiği “Akşam Sefası” Çorum’da

    TRT Müzik ekranlarının klasikleşen programı “Akşam Sefası”, bu kez Çorum’da müzikseverlerle buluşuyor. Program, 27 Haziran Cuma akşamı saat 21.00’de Kadeş Barış Meydanı’ndan canlı yayınla izleyiciyle buluşacak.

    Çorum Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan program, şehrin tanıtımına da katkı sağlayacak. Gecede, Çorum’a özgü türküler ile Çorumlu bestekâr ve güftekarların eserleri de seslendirilecek.

    Sevilen sanatçıların sahne alacağı bu özel geceye tüm Çorum halkı davet edildi.

  • İskilip’te Ücretsiz Yüzme Kursu Başlıyor

    İskilip’te Ücretsiz Yüzme Kursu Başlıyor

    İskilip Belediyesi’nden çocuklara yönelik örnek bir hizmet daha geliyor. İlçede ilk kez açılacak olan ücretsiz yüzme kursu ile 6-12 yaş arası çocuklar Temenna Parkı Sosyal Tesisleri’nde yüzme öğrenme imkânı bulacak.

    “Yüzme Bilmeyen Kalmasın” sloganıyla hayata geçirilen kurslar, profesyonel antrenörler eşliğinde düzenlenecek. Hem güvenli hem de eğlenceli bir ortamda gerçekleşecek eğitimlerde çocuklar temel yüzme becerilerini kazanacak.

    Yetkililer, bu çalışmanın İskilip’te bir ilk olduğunu özellikle vurgulayarak, kursun çocukların fiziksel gelişimine ve özgüvenine önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.

    Kontenjanın sınırlı olduğu kursa başvurular, İskilip Belediyesi Halkla İlişkiler Birimi’nden alınacak. Son başvuru tarihi ise 27 Haziran 2025.

    İlk kez gerçekleştirilecek bu yüzme kursuyla, İskilipli çocuklar yaz tatilinde hem eğlenecek hem de yüzme öğrenecek. Belediye yetkilileri, bu fırsatı kaçırmak istemeyen aileleri başvuruya davet etti.

  • Minik Pehlivanlardan Altın Madalya Yağmuru

    Minik Pehlivanlardan Altın Madalya Yağmuru

    Çorum Belediyesi, güreş branşındaki başarılarıyla Türkiye genelinde adından söz ettirmeye devam ediyor. Sivas’ta düzenlenen Minikler Güreş Türkiye Şampiyonası’nda Çorum Belediyesi Spor Kulübü Güreş Takımı, hem bireysel hem de takım halinde büyük bir başarıya imza attı. Çorum’un genç pehlivanları, minderdeki üstün performanslarıyla Türkiye şampiyonlukları kazanarak şehre büyük bir gurur yaşattı.

    ÜÇ TÜRKİYE ŞAMPİYONU ÇORUM’DAN

    Grekoromen stil 12 yaş 57 kg kategorisinde Alperen Demirkol, Grekoromen stil 13 yaş 57 kg’da Furkan Berk Yılmaz, Serbest stil 12 yaş 48 kg’da ise Berkay Gözübüyük, rakiplerini tek tek mağlup ederek Türkiye Şampiyonu oldu.

    Çorum Belediyesi Spor Kulübü, Grekoromen stilde üç Türkiye 3.’lüğü ve bir Türkiye 5.’liği, Serbest stilde ise üç Türkiye 3.’lüğü ve bir Türkiye 5.’liği kazanarak takım halinde Türkiye 4.’sü olmayı başardı.

    BAŞKAN AŞGIN’DAN TEBRİK MESAJI

    Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, “Sporcularımızı ve onları yetiştiren kıymetli antrenörlerimizi yürekten kutluyorum. Bu büyük başarıyla Çorum’umuzu gururlandıran tüm evlatlarımızın alınlarından öpüyorum.” ifadelerini kullandı.

  • Hemşehrimize Yeni Görev

    Hemşehrimize Yeni Görev

    AK Parti Ankara Milletvekili hemşehrimiz Murat Alparslan, Anayasa Komisyonu’nda Başkanvekilliği görevine getirildi.

    TBMM Genel Kurulu’nda komisyon başkan, başkanvekili, katip ve sözcü üyeler belli oldu.

    Anayasa Komisyonu’nda Başkanvekilliği’ne AK Parti Ankara Milletvekili hemşehrimiz Murat Alparslan’ın getirildiği açıklandı.

  • Ülkücülerden İlk Ziyaret Şehitlere

    Ülkücülerden İlk Ziyaret Şehitlere

    Ülkü Ocakları Başkanı Abdullah Dalyan, “Ülkücü Gençlik var oldukça, vatan emin ellerde olacaktır.”dedi.

    olan Çorum Ülkü Ocakları İl Başkanlığı görevine başlamasının ardından ilk ziyaretlerini Çorum’umuzda ebediyete irtihal etmiş ülkücü şehitler ve terörle mücadelede canlarını vatan için feda etmiş kahraman şehitlerimizin kabirlerine gerçekleştirdiklerini belirten Dalyan, açıklamasında şöyle dedi:

    “Milliyetçi-Ülkücü Hareket’in kutlu ocağı olan Çorum Ülkü Ocakları İl Başkanlığı görevine başlamanın onur ve sorumluluğunu derin bir şuurla taşımaktan şeref duyuyorum. Bu müstesna göreve ilk adımımı atarken, ilk ziyaretimizi Çorum’umuzda ebediyete irtihal etmiş Ülkücü Şehitlerimizin ve terörle mücadelede canlarını vatan için feda etmiş kahraman şehitlerimizin kabirlerine gerçekleştirdik.

    Çünkü bizler, bu davayı sadece bir görev olarak değil; şehitlerimizin kanıyla sulanmış bir emanet, ecdadımızdan bizlere intikal eden kutsal bir bayrak ve Türk gençliğinin yarınlarına dair taşıdığımız bir mesuliyet olarak görüyoruz.

    Kabrini ziyaret ettiğimiz her bir şehidimizin ardından bir kez daha inandım ki; bu dava sadece bir siyasi mücadele değil, aynı zamanda bir inanç, bir ahlak ve bir ülküdür. İşte bu inançla, Ülkü Ocakları gibi Türk gençliğinin milli ve manevi temeller üzerinde şekillendiği bir yuvada görev almak, benim için şereflerin en büyüğüdür.

    Bu kutlu görev süresince liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi’nin izinde, Ülkü Ocakları Genel Merkezimizin çizdiği hedefler doğrultusunda, Türk-İslam ülküsüne bağlılıkla, gençliğimizi vatanına, milletine, dinine, devletine sadık bir şekilde yetiştirmek için gece gündüz demeden, yılmadan, yorulmadan çalışacağız.

    Bizim görev anlayışımız; mevki değil mesuliyet, makam değil hizmettir. Davamızın istikbali için her bir genç kardeşimize ulaşmak, onları fikriyle, ahlakıyla, duruşuyla örnek birer Türk genci haline getirmek boynumuzun borcudur.

    Çorum Ülkü Ocakları olarak, gençliğimizi sokaktan değil ocaktan yetiştirecek, bilgiyle donatacak, ahlakla besleyecek ve şuurlu bireyler olarak Türk milletinin hizmetine sunacağız.

    Bu yolda bize destek olan tüm dava arkadaşlarıma, büyüklerime ve gönüldaşlarıma teşekkür eder; bu görevin hayırlara vesile olmasını Yüce Allah’tan niyaz ederim. Rabbim bizleri, şehitlerimizin emanetine ve milletimizin güvenine layık eylesin.

    Ne Mutlu Türk’üm Diyene!

    Ülkücü Gençlik var oldukça, vatan emin ellerde olacaktır.”