Yazar: Çorum Gündemi Doğru Haber – Doğru Adres

  • Ahlatcı’dan Anlamlı Buluşma

    Ahlatcı’dan Anlamlı Buluşma

    AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Üyesi Av. Yusuf Ahlatcı, “Otizm Farkındalık Günü” kapsamında Kale Özel Eğitim Uygulama Okulu’nu ve Çorum Özel Eğitim Anaokulu’nu ziyaret etti.

    Ziyaret sırasında otizmli öğrencilerle bir araya gelen Ahlatcı, onlara çeşitli hediyeler takdim ederek vakit geçirdi. Öğrencilerin gözlerindeki sevgi ve içten tebessümler, ziyaretin en anlamlı anları arasında yer aldı.

    Ziyaret sırasında okul müdürü ve öğretmenlerle de bir araya gelen Ahlatcı, özel eğitim alanındaki çalışmalar hakkında bilgi aldı ve öğretmenlerin özverili çalışmalarına teşekkür etti. Özel ögrencilerimizin ailelerinin bu süreçte fedakarane destekleri için hepsine minnettarız dedi. Ahlatcı, “Otizmin farkındayız, onların yanındayız ve her zaman da yanında olmaya devam edeceğiz. Özel çocuklarımızın bağımsız olarak hayatlarına devam etmeleri,toplumla içice yaşamaları için eğitim süreçleri çok kiymetli ve çok degerlidir ve en önemliside Sevgiyle yaklaşıldığında, tüm engellerin anlamını yitirdiğini bir kez daha gördük” dedi.

    Ziyarette Ahlatcı’ya İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar eşlik etti.

    Bu anlamlı buluşma, özel gereksinimli bireylerin topluma kazandırılması ve onların yanında olunması gerektiği mesajını bir kez daha vurguladı.

  • Sungurlulu Buğra, Estonya’da Altın Madalya Kazandı

    Sungurlulu Buğra, Estonya’da Altın Madalya Kazandı

    Sungurlulu hemşehrimiz Buğra Coşgungönül, Estonya’nın başkenti Tallinn’de düzenlenen Avrupa Kulüpler Taekwondo Şampiyonası’nda altın madalya kazandı.

    Estonya’nın başkenti Tallinn’de düzenlenen Avrupa Kulüpler Taekwondo Şampiyonası’nda Türk sporcular büyük bir başarıya daha imza attı. Avrupa Taekwondo Birliği’nin organize ettiği dev organizasyonda mücadele eden Genç Milli Taekwondo Takımı, sergilediği üstün performansla takım halinde Avrupa şampiyonu oldu.

    Şampiyonada Türkiye’yi 23 kız ve 20 erkek olmak üzere toplam 43 milli sporcu temsil etti. Genç milliler, kızlar, erkekler ve genel klasmanda takım halinde şampiyonluğu göğüsledi. Turnuva sonunda 6 altın, 5 gümüş ve 5 bronz olmak üzere toplam 16 madalya kazanıldı.

    Şampiyonaya Sungurlulu hemşehrimiz Buğra Coşgungönül’de katıldı. Buğra, 68 kiloda altın madalya almaya hak kazandı.

  • Çorum’dan Modanın Kalbine Yolculuk

    Çorum’dan Modanın Kalbine Yolculuk

    Çorum Mehmetçik Anadolu Lisesi öğretmen ve öğrencileri, 7-11 Nisan 2025 tarihleri arasında İtalya’nın Sicilya Adası’nda yer alan Catania şehrinin Marsalucia kasabasındaki IISS C. Marchesi Lisesi’ni ziyaret etti. Ziyaret, Avrupa Birliği tarafından desteklenen “Where Recycling Meets Podium; Eco-Fashion’s Creative Renaissance” (Geri Dönüşümün Podyumla Buluştuğu Yer: Eko-Modada Yaratıcılığın Yeniden Doğuşu) isimli Erasmus+ projesi kapsamında gerçekleşti.

    Avrupa’nın dört ülkesinden eğitim kurumlarını bir araya getiren bu proje, gençleri sürdürülebilir moda ve çevre dostu yaşam biçimleri konusunda bilinçlendirmeyi amaçlıyor. Mehmetçik Anadolu Lisesi’ni temsilen katılan öğrenciler, sürdürülebilirlik, geri dönüşüm ve yeşil becerilerin geliştirilmesine yönelik çeşitli etkinliklere katılarak hem bireysel hem de toplumsal sorumluluk bilinci kazandılar.

    Hafta boyunca öğrenciler; geri dönüştürülmüş malzemelerle kıyafet tasarlama, sıfır atık uygulamaları ve eko-tasarım gibi çevresel temalara odaklanan atölye çalışmalarına katıldılar. Ayrıca naylon üretim sürecini deneyimleyerek tekstil alanındaki çevresel etkileri yakından gözlemlediler. Proje kapsamında düzenlenen seminerlerde ise yenilenebilir enerji kullanımı ve sürdürülebilir girişimcilik (start-up) kavramları ele alındı. Gençlerin yalnızca bireysel farkındalık kazanması değil, aynı zamanda topluma çevre bilincini taşıyacak savunucular haline gelmesi hedeflendi.

    Kültürel etkileşim de projenin önemli bir parçasıydı. Öğrenciler, İtalyanca dil atölyelerine katıldılar ve Ortigia şehrinde düzenlenen kültürel gezide Yahudi arınma banyoları ile Maniacs Kalesi’ni ziyaret ettiler. Etna Yanardağı gezisi ise hem coğrafi hem çevresel farkındalık açısından öğrenciler için unutulmaz bir deneyim oldu.

    Projenin üç temel ayağı; çevre bilinci ve yeşil becerilerin geliştirilmesi, sürdürülebilirlik savunuculuğu ve toplumsal katılım yoluyla ekonomik sürdürülebilirlik üzerine kuruluydu. Mehmetçik Anadolu Lisesi öğrencileri, bu çok boyutlu eğitim deneyimiyle yalnızca bilgi değil, aynı zamanda eyleme geçme motivasyonu da kazandılar.

    Uluslararası ortaklıkla yürütülen bu anlamlı proje, hem çevreye duyarlı genç bireylerin yetişmesine katkı sağladı hem de Çorum’un eğitimdeki vizyonunu Avrupa’ya taşıdı.

  • “Bu Ödülün Maliyeti Aşkla Hizmet Etmektir”

    “Bu Ödülün Maliyeti Aşkla Hizmet Etmektir”

    Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat, CHP’li Belediye Meclis Üyesi Nazik Bulut’un, “Yılın Belediye Başkanı” ödülüyle ilgili yaptığı eleştirilere cevap verdi. Yağbat, ödülün Çorum Belediyesi’ne herhangi bir parasal maliyeti olmadığını vurgulayarak, “Bu ödülün maliyeti, gece gündüz demeden bu şehre aşkla hizmet etmektir” dedi.

    Çorum Belediyesi’nin başarısını gölgelemek isteyenlerin kamuoyunda oluşturulmaya çalıştığını ifade eden Başkan Yardımcısı Yağbat, iddiaları yalanladı. Yağbat, “Öncelikle belirtmek isteriz ki, Çorum Belediyesi’nin Kent&Başkan Dergisi’ne herhangi bir aboneliği bulunmamaktadır.

    Ayrıca, söz konusu ödül için dergiye ya da herhangi bir kuruma tek bir kuruş ödeme yapılmamıştır. Ödül, sosyal medya anketi ile bağımsız değerlendirmelerle belirlenmiş, belediyecilik alanındaki çalışmalarımız ve şehrimize kazandırdığımız hizmetler dolayısıyla takdim edilmiştir” dedi.

    ÖDÜLÜN MALİYETİ PARAYLA ÖLÇÜLMEZ

    Ödülün maliyetinin emek ve fedakarlık olduğunu dile getiren Yağbat, “Ödülün maliyeti var mı diye soruluyor. Evet, bu ödülün bir maliyeti vardır. Ama bu maliyet parayla ölçülebilecek türden değildir. Bu ödülün maliyeti; tevazu ile, samimiyetle, aşkla bu şehre hizmet etmektir.

    Gecesini gündüzüne katan bir gayretin, Çorum’un her bir köşesini imar ederken gönülleri de ihya etmenin bedelidir. Bu ödülün gerçek maliyeti; siyasi ikballer için değil, Çorum için çalışmaktır. Şehri için tüm mesaisini, tüm kalbini ortaya koyan bir anlayışın eseridir” diye konuştu.

    Yağbat, bazı çevrelerin bu başarıyı itibarsızlaştırmaya çalıştığını belirterek, “Zoruna gitmiş olmalı ki, milletimizin teveccühüyle aldığımız bir ödül üzerinden algı yaratılmak isteniyor. Ama biz biliyoruz ki, gerçek başarıyı halk takdir eder; karalama kampanyaları değil” ifadelerini kullandı.

    BU ÖDÜL ÇORUM’UNDUR

    Yağbat “Biz, itibarı parayla değil; milletimizin duasıyla, hemşehrilerimizin gönlünde yer bularak kazanıyoruz. Bu ödül, şahsımızın değil, Çorum’un ödülüdür. Bu gurur, Çorum’da yaşayan, yaşamasa da şehrini yüreğinde taşıyan tüm hemşehrilerimize aittir” şeklinde konuştu.

    ÖDÜLÜN ARDINDA ÇORUM HALKININ TEVECCÜHÜ VARDIR

    Çorum halkının destekleriyle ve teveccühleriyle alınan bu ödülün asla paha biçilmeyeceğini para ile satın alınamayacağına vurgu yapan Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat, “Parayla itibar elde etmeye çalışanları, para sayma makineleriyle poz verenleri bu millet çok iyi tanıyor.

    Bizim anlayışımızda ödül, bu milletin kalbine girebilmektir. Aldığımız her ödülün ardında Çorum halkının teveccühü, desteği ve duası vardır. Kısacası, bu çamur bize yapışmaz. Çünkü biz bu yola, şehri imar ederken gönülleri ihya etmeye çıktık” ifadelerini kullandı.

  • DEVA’dan Zehra Sucu Benli’ ye Önemli Görev

    DEVA’dan Zehra Sucu Benli’ ye Önemli Görev

    DEVA Partisi Çorum İl Başkan Yardımcısı ve Kadın Politikaları Başkanı Zehre Sucu Benli, Genel Merkez Kadın Politikaları Bölge Koordinatörü görevine getirildi.

    Çorum’da DEVA Partisi’nin kuruluşundan itibaren partisine büyük katkıda bulunarak emek harcayan, başarılı çalışmaları ile hem DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan hem de vatandaşlar tarafından takdir toplayan DEVA Partisi Çorum İl Başkan Yardımcısı ve Kadın Politikaları Başkanı Zehre Sucu Benli, bundan sonra İç Anadolu, Karadeniz ve Orta Karadeniz Bölgesi olmak üzere Genel Merkez Kadın Politikaları Bölge Koordinatörü olarak görev yapacak.

  • İskilip Belediyesi Kültür ve Sanat Evi Açıyor

    İskilip Belediyesi Kültür ve Sanat Evi Açıyor

    2014 yılında vefat eden Türk sanat müziği sanatçısı Hamiyet Atasoy’un adını yaşatmak amacıyla, İskilip Belediyesi tarafından önemli bir projeye imza atılıyor. Hacı Karani Köprüsü yanında yer alan tarihi İskilip evi, restore edilerek Hamiyet Atasoy Kültür ve Sanat Evine dönüştürülüyor.

    Müzik eğitmeni Abdullah Karaman ve fotoğraf sanatçısı Ömer Erdoğan’ın gönüllü desteğiyle hayata geçecek olan sanat evi, öncelikli olarak müzik ve fotoğrafçılık alanlarında gençlere yönelik faaliyetler sunacak. Zamanla diğer sanat dallarının da programa dâhil edilmesi planlanıyor.

    Sanatseverlere Açık, Katılım Ücretsiz

    Sanat evinde, gençlere şan dersleri verilerek bir müzik topluluğu ve orkestra kurulacak. Aynı zamanda temel ve ileri düzey fotoğrafçılık eğitimleriyle birlikte, İskilip’in doğal ve tarihi güzelliklerini kapsayan fotoğraf gezileri düzenlenecek. Bu etkinliklerle, katılımcıların sanatsal yönlerini geliştirmeleri ve bir fotoğraf topluluğu oluşturmaları hedefleniyor.

    Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan İskilip Belediye Başkanı İsmail Çizikci, “Gençlerimizin ufkunu ve geleceklerini sanatsal faaliyetlerle zenginleştirmek amacıyla bu projeyi hayata geçiriyoruz. Hamiyet Atasoy Kültür ve Sanat Evi, gençlerimizin yeteneklerini keşfetmelerine imkân sağlayacak, onları daha üretken ve donanımlı bireyler olarak topluma kazandıracaktır.” ifadelerini kullandı.

    Hamiyet Atasoy Kültür ve Sanat Evi’ne katılmak isteyen sanatseverler için kayıtlar, 19 Mayıs Pazartesi günü itibarıyla alınmaya başlanacak.

  • Hastane Personeli Genç Yaşta Vefat Etti

    Hastane Personeli Genç Yaşta Vefat Etti

    Çorum Hitit Üniversitesi Erol Elçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi personellerinden Fatih K, genç yaşta hayatını kaybetti.

    ACI HABER ÜZDÜ

    Sabah saatlerinde aracında hayatını kaybeden genç personelin vefatı, ailesi ve sevenlerinde büyük bir üzüntüye neden oldu.

    POLİS NOT BULDU

    Talihsiz gencin vefat etmeden önce aracına bir not bıraktığı öğrenilirken polis ekiplerinin soruşturması sürüyor.

  • O Mühendis Serbest Bırakıldı

    O Mühendis Serbest Bırakıldı

    Çorum’da binaların statik proje hesap raporlarında ve program veri girişlerinde değişiklik yaptığı gerekçesiyle tutuklanan inşaat mühendisi serbest bırakıldı.

    Çorum Belediyesi, kentte son yıllarda yapılan yeni yapılarda eksik malzeme kullanıldığı gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştu.

    BİR AY TUTUKLU KALDI!

    11 Mart 2025 tarihinde hakkında yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan inşaat mühendisi M.Ö, “resmi evrakta sahtecilik” ve “nitelikli dolandırıcılık” suçlarından tutuklanmıştı. Yaklaşık bir ay tutuklu kalan inşaat mühendisi serbest bırakıldı.

  • Yem Karma Makinesine Düşerek Hayatını Kaybetti

    Yem Karma Makinesine Düşerek Hayatını Kaybetti

    Çorum’un Alaca ilçesinde yem karma makinesine düşen kişi yaşamını yitirdi.

    İddiaya göre, Akçaköy köyünde Ali Çetik (43), yem karma makinesini yıkadığı sırada makinenin tambur bölümüne düştü. İhbar üzerine köye jandarma, sağlık ve AFAD ekipleri sevk edildi.

    Sağlık ekiplerince yapılan kontrolde, Çetik’in yaşamını yitirdiği belirlendi. Ekiplerce bulunduğu yerden çıkarılan Çetik’in cenazesi, Alaca Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

  • “Yönetici Tarafsız Olan Değil, Adil Olandır”

    “Yönetici Tarafsız Olan Değil, Adil Olandır”

    Sağlık-Sen Genel Merkez Disiplin Kurulu Üyesi ve Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı, sosyal medyada sendika yöneticilerini hedef alan bazı paylaşımlara sert tepki gösterdi.

    “Yönetici tarafsız değil, adil olandır” diyen Saatcı, özellikle Malum-Sen’in yönelttiği suçlamaların etik dışı ve kurumlara zarar verici nitelikte olduğunu ifade etti.

    Saatcı, “Mevlana der ki; Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verilecek bir cevabım var elbet. Lakin bir lafa bakarım, laf mı diye? Birde söyleyene bakarım, adam mı diye?    

    Malum Sen’in; sosyal medya da paylaştığı, tüm yöneticileri hedef alan Yönetici misiniz Sendikacı mı? Başlıklı bir hezeyanı, iftirası ile yöneticilere alışageldikleri etik ve ahlaki olmayan bir iftirası ile karşı karşıyayız” dedi.

    “Suskunluğumuz asaletimizdendir” diyen Ahmet Saatcı,“Yoksa her lafa verilecek bir cevabımız değil, birden çok cevabımız vardır elbet.  Ancak lafa ve söyleyene bakınca güler geçeriz. Malum-Sen’i yakinen çok iyi tanıyan biri olarak söylemek isterim ki, Malum-Sen’in bu ve benzeri hezeyanları ne ilk ne de son olacaktır. Sağlık idarecilerini tarafsız olmamakla itham etmek, daha önceki bir haberlerinde ise sağlık idaresinin sağlıklı olmadığını söylemek, sağlık yöneticilerinin liyakat ve ehliyetini sorgulamak, yöneticileri, yöneticilik yapmamakla, sendikacı gibi davranmakla itham etmek konusunda en son sözü söyleyecek sendikanın kendileri olduğunu, bu nokta da hiç bir sendikanın ellerine su dökemeyeceğini, hem kendileri hem de cümle alem çok iyi bilir. Biz ise bunları biliyoruz, unutmadık, unutmayacağız ve unutturmayacağız. Sağlık-Sen olarak sendikal faaliyetlerimizde önceliğimiz her zaman sağlık çalışanlarının haklarını savunmak, adalet ve liyakat esaslarını desteklemek olmuştur. Tarafsızlığın, liyakat ve ehliyetin, kamu hizmetlerinin etkin ve adil bir şekilde yürütülmesi, çalışma barışı ve huzuru için vazgeçilmez olduğuna inanmaktayız” ifadelerine yer verdi.

    Ahmet Saatcı açıklamasını şu şekilde sürdürdü: 

     “Tarafsız insan yoktur. Her insanın (tarafsızım diyen bir insanın bile) mutlaka tarafı vardır ve olmalıdır. Yöneticilikte esas olan adil olmaktır. Yönetici görevinde adaletten, haktan, hukuktan, eşitlikten ayrılmadığı sürece düşünce bazında taraf olabilir. Sağlık yöneticilerinin tarafsızlığının sorgulanması Malum-Sen’in ruhsal durumunun göstergesidir. 

    Sendikacılık, çalışanların haklarını koruma ve geliştirme amacıyla var olan, demokrasinin ve iş barışının temel unsurlarından biridir. Ancak son dönemde bazı örneklerde görüldüğü üzere, bu kutsal görevin özünden saparak bireysel çıkarların aracı haline getirilmesi endişe verici bir hal almıştır. En dikkat çeken örnekler ise sağlık sektöründe yaşanmakta, kamu hastanelerinde bazı sendika temsilcilerinin, yöneticilere karşı yürüttüğü itibarsızlaştırma kampanyaları toplumsal vicdanı yaralamaktadır.

    “KURUMLAR ARASINDA HUZURSUZLUK TOHUMLARI EKİLİRKEN, ASIL ZARARI TOPLUM GÖRÜR”

    Bazı sendika mensuplarının, sözde çalışan haklarını koruma bahanesiyle hastane yöneticilerine yönelik baskı kurduğu, onları görevlerinden uzaklaştırmak için asılsız iddialar ve iftiralarla itibarsızlaştırma çabasına girdiği gözlemlenmektedir. Bu durum, sadece kurum içi işleyişi değil, kamu hizmetlerinin kalitesini de doğrudan etkilemektedir.

    Özellikle belirli sendikal grupların, kendi siyasi ya da kişisel hedefleri doğrultusunda sağlık yöneticilerini hedef aldığı; onları “görevini kötüye kullanmakla”, “çalışanlara mobbing uygulamakla” ve hatta “sendikal baskı yoluyla istifa ettirmekle” suçladığına dair vakalar artmaktadır. Oysa bu suçlamaların pek çoğunun somut delillere değil, dedikodulara, kişisel husumetlere ya da sendikal rekabetin körüklediği hırs ve intikam duygularına dayandığı görülmektedir.

    Bu tip iftiralar yalnızca hedef alınan yöneticilerin kariyerini ve itibarını zedelemekle kalmaz, aynı zamanda sağlık çalışanlarının motivasyonunu, kurumsal güven ortamını ve hastaların hizmet kalitesini de tehdit eder. Kurumlar arasında huzursuzluk tohumları ekilirken, asıl zararı toplum görmekte, halkın sağlık hizmetine erişimi sekteye uğramaktadır.

    “YÖNETİCİLİKTE LİYAKAT VE EHLİYETİN KALİBRASYONU MALUM-SEN TARAFINDAN MI YAPILMAKTADIR”

    “Elbette ki gerçek anlamda bir haksızlık ya da suiistimal varsa, bunun yasal merciler aracılığıyla araştırılması ve gerekenin yapılması önemlidir. Ancak somut delilden yoksun, maksatlı iddialarla hareket eden kişilerin, “sendikacılık” kisvesi altında iftira ve karalama kampanyası yürütmesi, hem etik dışı hem de hukuk dışıdır.
    Bu noktada, gerek yöneticilerin gerekse sendikaların ortak bir sorumluluğu vardır: Kurumsal işleyişin şeffaf, adil ve diyalog temelli şekilde yürütülmesini sağlamak. Sağlık gibi hayati bir alanda, kişisel hesaplaşmalara değil; iş birliği, anlayış ve kamu yararı esaslı bir yaklaşıma ihtiyaç vardır.

    Sağlıkta yöneticilerin sağlıklı seçilip seçilmedikleri, tarafsızlıkları, liyakat ve ehliyet sahip olup olmadıklarını belirleyen tescil hakkı Malum-Sen de midir? Yöneticilikte liyakat ve ehliyetin kalibrasyonu Malum-Sen tarafından mı yapılmaktadır. Yöneticileri tarafsızlıkla itham etmek ne kadar etik ve ahlakidir. Tarafsızlığı, liyakat ve ehliyeti sorgulanan yöneticilerin yüzlerine nasıl bakmayı, ziyaret etmeyi düşünüyorlar acaba?”