Yazar: Çorum Gündemi Doğru Haber – Doğru Adres

  • Traktörle Radara Yakalandı

    Traktörle Radara Yakalandı

    Sungurlu’da Ankara-Samsun karayolunda 20 kilometre hız sınırı olan traktörüyle 28 kilometre sürat yapan sürücü radara yakalandı. Sürücüye 3 bin 150 lira ceza yazıldı.

    Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı bir köyde buğdayını satmak için yola çıkan bir çiftçi, traktörü ile Ankara-Samsun karayolunda seyir halindeyken hızı 28 kilometreye ulaştı. Yerleşim alanı içerisinde olduğu için 20 kilometre hız sınırı bulunan traktör, 28 kilometre hızla yolda bulunan EDS ile tespit edildi.

    19 plakalı traktörüyle 28 hızıyla radara girdiği belirlenen sürücüye cezası trafik kural ihlali tespit formu aracılığıyla gönderildi. Formda sürücünün hız limitini aştığı, kesilen ceza ve 2 adet sürüş fotoğrafı yer alıyor.

    3 bin 150 lira cezai işlemi eline ulaşan çiftçi, makbuzu incelediğinde traktörle radara yakalandığını ve ceza yazıldığını görünce şaşkına döndü.

  • Anneler Stres Attı, Çocuklar Doyasıya Eğlendi

    Anneler Stres Attı, Çocuklar Doyasıya Eğlendi

    Çorum Belediyesi tarafından düzenlenen Anne ve Çocuk Kampı hafta sonu Çorumlu Obasında gerçekleştirildi.

    Sosyal ve kültürel etkinlikler kapsamında geçtiğimiz yıllarda başlanılan ve bu sene de devam eden Anne-Çocuk Kampı hafta sonu Çorumlu Obası’nda gerçekleştirildi. Çocuklarıyla birlikte Çorum Belediyesi’nin misafiri olan anneler unutulmaz bir gece yaşadı. Çorum Belediyesi tarafından çeşitli ikramların sunulduğu gecede çocuklar gönüllerince eğlenirken anneler de stres attı.

    GÖNÜLLERİNCE EĞLENDİLER

    9-12 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirilen başvurulara ilgi oldukça fazla olurken, kampa katılacaklar kura ile belirlendi. Etkinliğe Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın eşi Feyza Aşgın da katıldı. Dileyenin kendi çadırıyla dileyenin ise Belediyeye ait kıl çadırda konakladığı organizasyonda eğlenceli sportif etkinlikler, çocuk sineması, ateş başı sohbet ve müzik dinletisinin yanı sıra kura çekimiyle çeşitli sürpriz hediyeler dağıtıldı.

    KATILIMCILARDAN BELEDİYEYE TEŞEKKÜR

    Etkinliğe katılanlar organizasyondan duydukları memnuniyeti dile getirerek, “Ev yaşantısından uzak çocuklarımızla güzel bir gece yaşadık. Bu tür organizasyonlarla bizlere verdiği değeri bir kez daha gösteren Belediye Başkanımız Dr. Halil İbrahim Aşgın başta olmak üzere bu akşam bizleri yalnız bırakmayan eşi Feyza Aşgın’a teşekkür ediyoruz” dediler.

    SIRADA “EN BABA KAMP” VAR

    Bu yılki kamp etkinliğinin ikincisi ise baba ve çocuklara yönelik yapılacak. 24-25 Ağustos tarihinde gerçekleştirilecek olan “En Baba Kamp” için başvurular corum.bel.tr web sitesi üzerinden alınmaya başlandı.

  • Çorumlu Kadın Halk Ozanları Kitaplaştı

    Çorumlu Kadın Halk Ozanları Kitaplaştı

    Çorum Kent Tarihi alanında önemli çalışmalar yapan Çorum Belediyesi Kent Arşivi, yeni bir eseri daha şehrin kültür arşivine kazandırdı.

    Çorum Belediyesi Kültür Yayınları Çorum’un Kadın Halk Ozanlarının hayatını ve eserleri konu alan kitabı Çorum’un kültürel hafızasına dahil etti.  Eğitimci yazarlar Hasan Korkmaz ve İbrahim Gösterir tarafından derlenen, 50 Kadın Ozan’ın yer aldığı kitapta ozanların biyografilerinin yanı sıra kaleme aldıkları eserlerine yer verildi.

    Çorum Belediyesi olarak şehrin kültürel birikimini tanımak adına böylesi eserlere önem verdiklerini ifade eden Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Kadın Halk Ozanları kitabının Eğitimci yazarlar Hasan Korkmaz ve İbrahim Gösterir’in uzun ve özverili çalışmaları sonrasında ortaya çıktığını belirtti. Aşgın “Ortak akıl etrafında şehrimize hizmet eden tüm kültür insanlarına şükranlarımı arz ediyorum” dedi.

    Çorumlu Kadın Halk Ozanları kitabı, Çorum Belediyesi Kent Arşivi’nden temin edilebilecek.

  • Bugün O Yol Trafiğe Kapalı

    Bugün O Yol Trafiğe Kapalı

    Çorum Belediyesi Buharaevler Mahallesi Özel Hastane Kavşağı-Çevreyolu arasının trafiğe kapalı olacağını duyurdu.

    Belediyeden yapılan açıklamada, “Dr. İlhan Gürel Caddesi’nde yol çalışması nedeniyle 19 Ağustos Pazartesi günü Özel Hastane Kavşağı-Çevreyolu arası trafiğe kapalı olacaktır. Sürücülerimizin alternatif yolları kullanmaları rica olunur.” ifadelerine yer verildi.

  • Mehmet Akif ve Sülüklüevler’de Hummalı Çalışma

    Mehmet Akif ve Sülüklüevler’de Hummalı Çalışma

    Çorum Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü’ne bağlı ekipler vatandaşların daha rahat ve konforlu yaşam sürmeleri adına çalışmalarını aralıksız sürdürüyor.

    Yeni yapılaşmaların olduğu ve alt yapı çalışmaları tamamlanan Mehmet Akif Ersoy sokakların yanı sıra Sülüklüevler sokaklarda asfalt çalışmaları devam ediyor. Planlanan program dâhilinde yol çalışmalarını sürdüren Çorum Belediyesi bu kapsamda şehrin büyük mahallerinden olan Bahçelievler Mahallesi’nde sıcak asfalt çalışması başlattı.

    Yeni yerleşim alanlarının oluştuğu Sülüklüevler 16.Sokak, Sülüklüevler 20. Sokak, Mehmet Akif Ersoy 37. Sokak ve Mehmet Akif Ersoy 2.Cadde de alt yapı çalışmalarının ardından 500 metre uzunluğunda alana bin 100 ton asfalt atıldı. Öte yandan sokakların kaldırım ve bordür çalışmaları da tamamlandı.

  • KENTSEL DÖNÜŞÜM’E ÇORUM BELEDİYESİ’NDEN YENİ MODEL

    KENTSEL DÖNÜŞÜM’E ÇORUM BELEDİYESİ’NDEN YENİ MODEL

    Çorum Belediyesi Kentsel Dönüşümde yeni bir modeli hayata geçiriyor. Hasan Paşa Sokakların bir kısmı ve Mimar Sinan Mahallesinde uygulanacak olan Kentsel Dönüşüm projesi öncesinde Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Özüyağlı vatandaşlarla istişarelerde bulundu.

    Hasan Paşa 2., 3. ve 4.sokaklar da bulunan binaların yanı sıra Mimar Sinan Mahallesi’nde kentsel dönüşüm içerisine dahil edilecek olan binalarda incelemelerde bulunan Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Özüyağlı, vatandaşlara hayata geçirilmesi planlanan uygulama hakkında bilgiler vererek istişarelerde bulundu. Beraberinde Emlak ve İstimlak Müdürü Fatih Başıbüyük’ün yanı sıra müdürlüğe bağlı teknik ekiplerle bölgede incelemeler yapan Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Özüyağlı, Çorum’un çehresini değiştirecek ve vatandaşların mağduriyetinin en aza indirgendiği bir proje üzerinde çalıştıklarını kısa süre içerisinde de hayata geçireceklerini ifade etti.

    Hasan Paşa Sokakların yanı sıra Mimar Sinan Mahallesi’nde ev sahipleri ile kısa süreli görüşmeler gerçekleştiren, Fatih Özüyağlı belediye hizmet binası içerisinde Kentsel Dönüşüm Ofisi’nin kurulduğunu zamanla da mahallelerde irtibat ofislerin oluşturulacağını belirtti.

    DAHA KONFORLU YAŞAM ALANLARI

    Hasan Paşa 2, 3 ve 4. Sokaklarla, Mimar Sinan Mahallesinde hayata geçirilecek olan yeni kentsel dönüşüm planıyla birlikte vatandaşları daha konforlu ve depreme dayanıklı konutlara kavuşturmayı planladıklarını ifade eden Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Özüyağlı “Mimar Sinan Mahallesi’nde; 420.000,00 m² alanı kapsayan ve 2 bin 165 Bina ve Hasanpaşa 2, 3 ve 4’üncü Sokaklarda 32.000,00 m² lik alanda 39 Binada yaşayan hemşehrilerimizi ilgilendiren kentsel dönüşüm projesi, mevcut yapı durumu ve barındırdığı nüfus dikkate alınarak 1970-1980’li yıllarda yapıldığı görülüyor. O günün yönetmelik ve teknolojisine göre projelendirilerek inşa edilmiş, fiziksel ve ekonomik ömrünü tamamlayan, olası bir depremde can ve mal güvenliği açısından büyük risk oluşturan mevcut yapıların yıkılarak, gerçekleştirilmesi planlanan proje ile alanın deprem riskine karşı hazırlıklı hale getirilmesini amaçlıyoruz. Niteliksiz çevre/yaşam alanlarının nitelikli, sağlıklı, yaşanabilir ve sürdürülebilir kent parçası haline getirilerek dönüşümünün gerçekleşmesi ve deprem riski taşıyan binaların güncel deprem yönetmeliği ve inşaat teknolojisi kullanılarak yenilenmesi amaçlıyoruz” dedi.

    REZERV KONUT ALANLARI OLUŞTURULACAK

    Kentsel dönüşüm alanlarında yaşayan vatandaşların mağduriyet yaşamamaları için öncelikli olarak rezerv konut alanlarının oluşturulmasının planladığı belirten Belediye Başkan Yardımcısı Fatih Özüyağlı “Mimar Sinan Mahallemizde Kentsel Dönüşüm planlaması yaptığımız alan oldukça geniş bir  alanı kapsıyor. Dönüşüm alanlarında kullanılmak üzere Rezerv alanlar oluşturarak, ihtiyaç durumuna göre hazır hale getireceğiz” dedi.

    VATANDAŞLAR SEVİNÇLE KARŞILADI

    Ziyaretler sırasında hane sahipleri belediye öncülüğünde hayata geçirilecek olan uygulamayı sevinçle karşılarken, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’a da teşekkür ettiler. Konut sahipleri binalarının eski ve kullanışa elverişli olmadığını bildiklerini ancak müteahhitlerle yaptıkları görüşmelerde sonuç alamadıklarını belediyenin öncü olmasıyla birlikte hayata geçirilecek projenin kendilerini mutlu ettiğini ifade ettiler.

  • Halk Et ve Hanımeli Yöresellerde İndirim

    Halk Et ve Hanımeli Yöresellerde İndirim

    Çorum Belediyesi Halk Et Tanzim Satış Mağazası ve Hanımeli Yöresel Mağazalarında indirim günleri yaşanıyor.

    İskilip Caddesi 4. Cadde de yer alan Halk Et Tanzim Satış Mağazasını yanı sıra Çorum’un çeşitli yerlerinde bulunan Hanımeli Yöresel mağazalarında sığır kıymada ve tereyağında indirim başladı.

    Halk Et ürünlerinin yanı sıra bir çok ürünün yer aldığı Hanımeli Yöresel mağazalarında 1 Kg. Sığır Kıyma 329.90 TL’den satılırken, 1 Kg. Tereyağ ise 179.90 TL’den satışa sunuldu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği ürünlerin sınırlı miktarda olduğu belirtildi.

  • Kıyafet Kumbaraları Protokolü İmzaladı

    Kıyafet Kumbaraları Protokolü İmzaladı

    Çorum’un Sungurlu İlçe Belediyesi Türk Kızılayı ile ‘Kıyafet Kumbaraları Protokolü’ imzaladı.

    Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere ve Türk Kızılayı Sungurlu Başkanı deneyimli eğitim yöneticisi Kerim Mandıralıoğlu’nın imza attığı protokol kapsamında ihtiyaç sahibi vatandaşların kullanımı ve geri dönüşüm sağlanacak.

    Protokolle birlikte Sungurlu Belediyesi ilçenin belirlenen noktalarına kıyafet kumbaraları yerleştirecek.

    Vatandaşların gönüllülük esasıyla her türlü kullanılabilir giysi, ayakkabı, çanta ve ev tekstil ürünlerini bağış kumbaralarına bırakarak ihtiyaç sahiplerine ulaşması sağlanacak.

  • Alınmayan Tedbirler Yeni Felaketin Habercisi

    Alınmayan Tedbirler Yeni Felaketin Habercisi

    İnşaat Mühendisleri Odası Çorum Temsilcisi  İnşaat Yüksek. Mühendis Özgür Kılıç, 17 Ağustos depreminin yıldönümünde tedbirlere dikkat çekti.

    İnşaat Mühendisleri Odası Çorum Temsilcisi  İnşaat Yüksek. Mühendis Özgür Kılıç, 17 Ağustos’un yıldönümünde yaptığı açıklamada, alınmayan tedbirlerin yeni bir felaketin habercisi olduğunu açıkladı.

    İşte o açıklama:

    “Tarihimizin en büyük afetlerinden biri olan Büyük Marmara Depreminin üzerinden çeyrek asır geçti. Gölcük merkezli 7,4 büyüklüğündeki deprem başta Marmara bölgesi olmak üzere tüm Türkiye`yi derinden etkilemiştir. Yalnızca can ve mal kayıpları itibariyle değil meydana geldiği bölgenin, sanayinin ve nüfusun yoğunlaştığı bir coğrafya olması dolayısıyla depremin ekonomik ve siyasal sonuçları da ağır olmuştur.

    Tüm ülkeyi sarsan bu afetin ardından depremlere yönelik konular kamuoyunda yoğun bir şekilde tartışılmış, depremlere yaklaşımın yalnızca afet sonrası müdahale ve yara sarma faaliyetleriyle sınırlı tutulamayacağı, depremlere hazırlık çalışmalarının enine boyuna değerlendirilerek kalıcı çözümler üretilmesi gerektiği konusunda bir konsensus oluşmuştur. Nitekim devam eden süreçte birçok kamu kurum ve kuruluşu, üniversiteler ve meslek odalarınca depreme yönelik hazırlık, güvenli ve sağlıklı kentleşme konularında bilimsel-teknik çalışmalar yapılmış, raporlar hazırlanmış, eylem planları oluşturulmuştur. Gelgelelim afete hazırlık konusunda yürütülen tartışmalar zamanla gündemden çıkmış, yapılan onca bilimsel-teknik çalışma ise kurumların tozlu raflarında unutulmaya terk edilmiştir.
    Oysa başta Odamız deprem gerçeğinin unutulmaması, gerekli tedbirlerin alınması için bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini ısrarla hatırlatmaya, kamuoyunda farkındalık oluşturmaya çalışmış, yetkili kurumları ise harekete geçmeye çağırmıştır.

    Büyük Marmara Depreminin 25. yılında her yıl olduğu gibi bir kez daha uyarmaya devam ediyoruz. Peki bizler, 17 Ağustos 1999’dan bu yana yapılması gerekenleri defalarca seslendirirken, yetkili makamlarda bulunanlar, yerel ve merkezi yöneticiler ne yaptı? Bu sorunun cevabını görmek için bu 25 yılda yaşanan diğer depremlerin yıkıcı sonuçlarına bakmak yeterli olacaktır. 1 Mayıs 2003 Bingöl Depremi, 23 Ekim-9 Kasım 2011 Van Depremleri, 24 Ocak 2020 Elazığ Sivrice Depremi, 30 Ekim 2020 İzmir Depreminde binlerce kişi hayatını kaybetti, binlerce yapı yerle bir olurken kentlerin altyapıları çöktü, haftalar, hatta aylarca deprem bölgelerinde yaşam normale dönemedi.
    Görüldüğü gibi, bizler her 17 Ağustos’ta ülkemizin yapı stoku, yapı üretim ve denetim süreci başta olmak üzere depreme hazırlık konusundaki uyarılarımızı ne kadar vurgulasak da alınmayan tedbirler, görmezden gelinen deprem gerçeği sonucu can ve mal kayıpları yaşanmaya devam etmiştir. Orta ölçekli sayılabilecek depremlerde bile can kayıplarının ve bina hasarlarının bu kadar büyük olması adeta 6 Şubat Depremleri öncesi bir uyarı niteliği taşımıştır. Ancak ne yazık ki bu uyarıların da dikkate alınmaması, afet yönetiminin siyasi şova dönüştürülmesi, deprem gerçeği bahane edilerek kentsel dönüşüm uygulamalarının kentlerin değerli arsalarında rantsal dönüşüme alet edilmesinin en acı sonucu 6 Şubat 2023 Depremlerinde görülmüştür.

    YAPI STOKUMUZ ALARM VERİYOR

    Depremlere hazırlık çalışmalarının başında yapı stokunun iyileştirilmesi gelmektedir. Oysa ülkemizde yapı stokunun durumu tam anlamıyla belirsizlik içindedir. Öyle ki Türkiye’de yapı stokunun sayısı, bunların ne kadarının riskli olduğu bile tam anlamıyla bilinmemektedir.

    TBMM`nin İzmir Depremi sonrası kurduğu Araştırma Komisyonun Temmuz 2021 tarihli raporuna göre Türkiye`de 10 milyon civarında olan yapı stokunun 6-7 milyon civarında olan kısmı riskli yapı statüsündedir. Yine TBMM’nin Kahramanmaraş Depremleri sonrası kurduğu Araştırma Komisyonunun 6 Şubat Depremlerine ilişkin hazırladığı Mayıs 2023 tarihli raporuna göre son 11 yıl içerisinde ülke genelinde 238 bin civarında riskli yapının “Kentsel Dönüşüm” uygulanarak yenilenmesi sağlanmıştır. Telaffuz edilen riskli yapı tahminlerinin yanında, 238 bin oldukça yetersiz kalmıştır.

    İstanbul ili geneli için de benzer belirsizlik söz konusudur. İstanbul’da 6 milyon civarında konutun yaklaşık 600 binin çok riskli olduğu ifade edilmektedir. Bakanlığın açıklamalarına göre 2012 yılından bu yana İstanbul’da yaklaşık 800 bin bağımsız bölümün dönüşümü tamamlanmıştır. İstanbul’da acil dönüşmesi gereken 600 bin bağımsız bölüm başta olmak üzere toplamda 1,5 milyon konutun 5 yıl içerisinde dönüştürüleceği Bakanlığın açıklamalarında vadedilmektedir. 12 yılda 800 bin konut dönüştürülmüşken 5 yılda 1,5 milyon konutun nasıl dönüştürüleceği merak konusudur.

    DEPREM KONUTLARINDA HEDEFİN YÜZDE 12’Sİ TAMAMLANDI

    İktidarın yaptığı açıklamalarda ifade ettiği sayısal verilerin büyük oranda halkı yanıltmaya yönelik olduğu görülmektedir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart 2023’te yaptığı açıklamada 319 bini 1 yıl içinde olmak üzere toplam 650 bin yeni konutun depremzedelere teslim edileceğini duyurmuştur. Oysa Temmuz 2024 itibariyle TOKİ’nin verilerine göre 11 ilde projesi yüzde 90’ın üzerinde tamamlanmış olan konut sayısı yalnızca 38.229’dur. Yani bir yılda tamamlanacağı iddia edilen 319 bin konutun ancak yüzde 12’si tamamlanma aşamasına gelmiştir.

    İl Projesi yüzde 90’ın üzerinde tamamlanan konut sayısı

    Adana: 2196

    Adıyaman    : 1769

    Diyarbakır: 3221

    Elazığ: 2374

    Gaziantep: 10082

    Hatay: 3340

    Kahramanmaraş: 7549

    Kilis: 756

    Malatya: 5351

    Osmaniye: 694

    Şanlıurfa: 897

    Kaynak: TOKİ

    Son 20 yılda 700 bin civarında konut inşa eden TOKİ’nin bu kadar kısa sürede söz verilen bu hedefe nasıl ulaşabileceği ise tam bir muammadır. 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen ve 11 ili etkileyen büyük depremin yarattığı konut üretimi ihtiyacının yanı sıra, Meclis Raporunda ifade edildiği üzere ülke genelinde 6-7 milyon riskli yapının dönüştürülmesi gerekmektedir. Mevcut yapı stokunun durumunun iyileştirilmesi için Büyük Marmara Depreminden bu yana geçen 25 yıl adeta boşuna harcanmıştır. Yapılarımızın büyük çoğunluğu olası bir büyük depremde yıkılmayı beklemektedir.

    YAPI ÜRETMİ SÜRECİ HIZLANDIRILMALI

    Afetlerde oluşan yapı hasarlarının önemli bir kısmı yapı üretim sürecindeki hatalardan kaynaklanmaktadır. Güvenli yapı üretim sürecinin olmazsa olmazı ise şantiye şefliği görevinin eksiksiz olarak yerine getirilmesidir.

    Halkın can ve mal güvenliğini yakından ilgilendiren yapı üretim sürecinin anahtar pozisyonunda olan şantiye şefinin, taşıdığı sorumluluk ve şantiye alanında yüklendiği görevin kapsamı dikkate alındığında şantiyeden hiç ayrılmaması gerekirken, mevzuatın izin verdiği haliyle 4 ayrı işin şantiye şefliğini yapma şansı yoktur. Üstelik ilgili mevzuata göre, yapım işinin tek ruhsata bağlı veya toplu yapı niteliğinde olması halinde yapı inşaat alanı sınırı uygulanmamaktadır. Bir deprem coğrafyası olan ülkemizde şantiye şefliği, 1500 m² üstü bütün işlerde tam zamanlı olarak yapılmalıdır.

    Açıkça ifade etmek gerekirse Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı güvenli yapılaşma ve halk sağlığının korunması amacıyla değil, daha fazla rant ve kâr elde etmek isteyen müteahhit şirketlerinin arzularına göre hareket etmiş, mühendislik hizmetlerini yasal prosedürü tamamlamak amacıyla yalnızca bir imzaya indirgemiştir.

    YAPI DENETİM SİSTEMİ DEĞİŞMELİ

    6 Şubat 2023 depremlerinin ardından kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri de yapı denetimi süreçlerine ilişkin endişeler olmuştur. Nitekim bu endişe hiç de yersiz değildir.

    2001 yılında çıkarılan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunla denetim hizmetinin kamusal niteliği yok sayılarak denetim hizmeti ticarileştirilmiştir. Öyle ki 2019 yılına kadar müteahhitlerin kendi denetim şirketlerini belirlediği bir sistem yürürlükte olmuş ve 18 yıl boyunca müteahhitler kendi yaptıkları yapıların denetimini kendi seçtikleri ve ücretini ödedikleri denetçilerle yürütmüştür.

    Yapı denetim sisteminde yapılan düzenlemelerle; 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle yapı denetiminde “e-dağıtım” sistemine geçilerek, hangi yapıda, hangi yapı denetim kuruluşunun görev alacağının elektronik ortamda bakanlık tarafından belirleneceği bir değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikle, yapı denetim kuruluşunun müteahhit ile olan ilişkisinin kesilmesi doğrultusunda kısmen olumlu bir gelişme sağlamıştır. Ne var ki denetimin bağımsızlaştırılarak yapı kalitesinin artırılmasını amaçlayan düzenleme yeni sorunları da beraberinde getirmiştir. Özellikle bu düzenlemeden sonra şantiye sahalarında yapı denetimi görevini icra eden mühendislere yönelik şiddet olayları artmış, sözlü ve fiziki şiddet olayları tırmanışa geçmiştir.

    Meslektaşlarımızın görevlerini doğru ve sağlıklı bir şekilde yerine getirmesinin engellenmesi ve şantiyelerde şiddete uğramasına karşı önlem alınması gerekmektedir. Meslektaşlarımızın şantiye sahalarında verdiği hizmet kamusal niteliktedir. Şantiyelerde denetim ve yönetim görevini yürüten meslektaşlarımız kamu görevlisi niteliğinde sayılmalı, can güvenliklerinin sağlanması da bizzat kamu gücünün sorumluluğunda olmalıdır.

    YETKİN MÜHENDİSLİK

    İnşaat Mühendisliği içinde birçok alt disiplini barındıran, lisans eğitimi sonrasında da meslek içi eğitim ve uygulama tecrübesi gerektiren bir meslek alanıdır. Oysa bugün 4 yıllık mühendislik lisans programını tamamlayan bir mühendis neredeyse sınırsız imza yetkisiyle sektörde faaliyet yürütebilmektedir.

    İnşaat mühendisliğinin ilgi alanına giren konularda halkın can ve mal güvenliğinin korunması, yapı üretim süreçlerinin denetlenebilmesi, ülke kaynakların etkin ve verimli kullanılabilmesi amacıyla, dünyada çeşitli biçimlerde örnekleri bulunan “Yetkin Mühendislik” sisteminin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

    Bunun uygulanmasını sağlayabilecek kurum ise tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 6235 sayılı kanun ile görevlendirilmiş ve yetkilendirilmiş meslek kuruluşlarıdır. İnşaat mühendisliği meslek uygulamaları ve inşaat mühendislerinin yetkinlik/yeterlilik belgelendirmesinin İnşaat Mühendisleri Odasının yetkisi dışında gerçekleşmesi hukuken ve mantıken yanlıştır.

    Sonuç olarak; Marmara Depreminin üzerinden geçen 25 yılda alınmayan tedbirlerin bedelini son olarak yaşadığımız 6 Şubat Depremlerinde acı bir şekilde ödedik. Aradan geçen bunca zamandan sonra 6 Şubat depremlerinin hemen ardından benzer konular tekrar tartışıldı, kentlerimizin afetlere karşı hazırlıksızlığı tüm çevrelerce açık bir şekilde görüldü. Toplumun beklenen afetlere karşı endişeleri, yerel ve merkezi yöneticilerden beklentileri özellikle son yerel seçimlerde açık bir şekilde görüldü. Siyasi partilerin yerel seçim sürecinde yürüttükleri kampanyalarda afetlere karşı hazırlık önemli bir yer tutarken, bugüne kadar alınmamış tedbirlerin 6 Şubat Depremlerinde ortaya çıkardığı yıkım, seçim sonuçlarını etkileyen başlıca konulardan biri oldu. Ancak ne yazık ki bu son felaket de şimdiden gündemden çıkmış görünmektedir. Oysa önlem almak için kaybedilecek tek bir günümüz bile yoktur.
    Depremin 25. yılında hayatını kaybeden yurttaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor, Odamızın yapı stokunun tespiti, yapı üretimi, denetimi, kentsel dönüşüm ve mühendislik hizmetlerinin belgelendirilmesi konuları başta olmak üzere bugüne kadar yaptığı açıklamalarda, kurumlara ilettiği raporlarda ifade edilen çözüm önerilerinin bir an önce hayata geçirilmesi ve meslek odalarının bu sürece dahil edilmesi gerektiğini önemle vurguluyoruz.”

  • Bedesten Önünde Gençlik Konseri

    Bedesten Önünde Gençlik Konseri

    Çorum Belediyesi, yapımını bu ay sonunda tamamlayacağı öğrenilen Bedesten Yeraltı Otoparkı önünde gençlik konseri düzenliyor.

    Belediye’nin kurumsal internet sitesinden yapılan duyuruya göre; şarkıcı Resul Dindar 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri kapsamında Çorum’da konser verecek.

    KONSER 30 AĞUSTOS’TA

    Dindar, Çorum Belediyesi’nin gençlik konserleri kapsamında 30 Ağustos saat 21:30’da Recep Tayyip Erdoğan Caddesi Bedesten önünde Çorumlularla buluşacak.