Kategori: Genel

  • Çorum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde Kadro Heyecanı

    Çorum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünde Kadro Heyecanı

    Çorum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde görev yapan ve sözleşme sürelerini başarıyla ikmal eden personelin kadroya geçiş işlemleri tamamlandı. Kurumsal yapının güçlenmesi adına atılan bu önemli adım, müdürlük camiasında büyük bir sevinçle karşılandı.

    Aidiyet ve Dayanışma Vurgusu

    İl Müdürlüğü bünyesinde özveriyle görev ifa eden personelin, yasal süreçleri neticesinde kadrolu statüye geçmeye hak kazanması dolayısıyla tebrik mesajı yayımlandı. Çorum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ailesinin her bir ferdinin, şehrin spor ve gençlik vizyonuna sunduğu katkının önemi vurgulandı.

    “Yeni Kadrolar Başarı Getirsin”

    İl Müdürlüğünden yapılan resmî açıklamada, omuz omuza görev yapılan mesai arkadaşlarına yönelik şu temennilere yer verildi:

    “Sözleşme sürelerini muvaffakiyetle tamamlayarak kadroya geçiş yapan kıymetli personelimizi canıgönülden tebrik ediyoruz. Çorum Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ailesi olarak, azim ve gayretle görev yapan mesai arkadaşlarımıza yeni statülerinin hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Birlikte yürüdüğümüz bu yolda, gençlerimize ve sporumuza hizmet etme noktasında her bir arkadaşımıza çalışmalarında üstün başarılar dileriz.”

  • Dünya Katılım Bankası 23 Nisan Coşkusuna Katıldı

    Dünya Katılım Bankası 23 Nisan Coşkusuna Katıldı

    Ahlatcı Holding iştiraki olan Dünya Katılım Bankası A.Ş., 23 Nisan coşkusunu genel müdürlük binasına yansıttı.

    Bankanın genel müdürlük binasına, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla “23 Nisan kutlu olsun” yazısı yansıtılarak anlamlı bir kutlama gerçekleştirildi.

    Konuya ilişkin açıklamada bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, 23 Nisan’ın Türkiye Cumhuriyeti için taşıdığı öneme dikkat çekti. Ahlatcı, çocuklara armağan edilen bu özel günün geleceğe olan umutları temsil ettiğini vurgulayarak, “Bu anlamlı bayram vesilesiyle hem milli egemenliğimizi hem de çocuklarımızın geleceğini kutluyoruz” ifadelerini kullandı.

    Gerçekleştirilen görsel çalışma, hem çalışanlar hem de çevrede bulunan vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı.

  • TÜGVA Çorum’da Akademik Seferberlik

    TÜGVA Çorum’da Akademik Seferberlik

    Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Çorum İl Temsilciliği tarafından üniversite öğrencilerine yönelik hazırlanan “İhtisas Akademi” projesi, ilk dersini gerçekleştirdi. Açılış programına katılan gençlere seslenen İl Başkanı Bahadır Kıyıklık, projenin vizyonunu ve aile kurumunun önemini vurguladı.

    TÜGVA Çorum Üniversite Koordinatörlüğü bünyesinde hayata geçirilen ve akademik üretimi teşvik etmeyi amaçlayan İhtisas Akademi, Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Üniversite öğrencilerinin ilgi gösterdiği programda, akademinin müfredatı ve sonunda verilecek ödüller açıklandı.

    Başkan Kıyıklık: “Aile Bizim Kale Kapımızdır”

    Programda bir konuşma yapan TÜGVA Çorum İl Başkanı Bahadır Kıyıklık, gençliğin donanımlı yetişmesinin önemine değindi. Kıyıklık, “Bugün burada sadece bir eğitim projesi için değil, bir iddiayı tazelemek için toplandık. Bizim vizyonumuz; sadece tüketen değil, üreten; sadece seyreden değil, gidişata yön veren bir nesil yetiştirmektir. Aile bizim kale kapımızdır; bu kaleyi sağlam tutarsak, üzerine inşa edeceğimiz her başarı bizi sahici bir zafere götürecektir. Kökü mazide olan bir ati olmanın sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz” dedi.

    Ödüllü Akademi Süreci ve Kardeşlik Vurgusu

    Üniversite Koordinatörü Abdülkadir Leylek ise akademinin işleyişi hakkında bilgi verdi. Alanında uzman altı hocadan dersler alacaklarını belirten Leylek, öğrencilerin sadece dinleyici kalmayıp makaleler üreteceği bir süreç hedeflediklerini söyledi. Süreç sonunda başarılı olan öğrencilerin Umre, Endülüs ve Balkan turlarıyla ödüllendirileceğini belirten Leylek; TÜGVA’nın sahur programlarından sabah namazı buluşmalarına, etütlerden sosyal faaliyetlere kadar hayatın her alanında bir kardeşlik hareketi olduğunun altını çizdi.

    İlk Ders: Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi

    Açılış konuşmalarının ardından Dr. Murat Yılmaz, akademinin ilk dersini verdi. Medeniyet perspektifinde aileyi anlatan Yılmaz; evliliğin sadece romantik bir kurum değil, sorumluluk ve rahmet kapısı olduğunu vurguladı. İyi bir eş olmanın ön hazırlık gerektirdiğini ve aile kurumunun toplumun direği olduğunu belirten Yılmaz, “Maddiyat mana getirmez; eğer dertlenirseniz Allah size bir kapı açar” diyerek gençlere aile kurmanın manevi derinliğini anlattı.

    İhtisas Akademi, önümüzdeki haftalarda farklı konu ve konuklarla devam edecek.

  • “Sosyalizm ve Filistin” Söyleşisi Gerçekleştirildi

    “Sosyalizm ve Filistin” Söyleşisi Gerçekleştirildi

    Filistin Atölyesi ve Bilinçli Gençlik Topluluğu yetkilileri tarafından 7 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen “İdeolojiler ve Filistin Paneli” sonrasında, ideolojilerin daha geniş bir biçimde söyleşiler serisi ile ele alınacağı duyurulmuştu. Bu kapsamda gerçekleştirilen ilk söyleşi Dr. Fatih Sami Özakyol’un moderatörlüğünü üstlendiği ve Serkan Erden’in konuştuğu “Sosyalizm ve Filistin” etkinliği oldu.

    Sosyalizm ve Filistin Söyleşisi

    Çorum Kültür Merkezi’nde yapılan etkinliğe, Filistin Atölyesi müdavimleri ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği görüldü. Sosyalizmin Filistin konusundaki hassasiyetine vurgu yaparak söyleşiyi başlatan Dr. Özakyol ardından sözü konuşmacı Serkan Erden’e verdi.

    Erden söyleşiye şu şekilde başladı: “Filistin meselesi ile sosyalistlerin ilişkisini Lenin’in 1903 yılında kaleme aldığı “Yahudi Proletaryasının Bağımsız Bir Siyasi Partiye İhtiyacı Var mı?” adlı makaleye kadar götürmek mümkündür. Lenin, bu makaleyi yazarak BUND’un (Yahudi İşçileri Genel Birliği) milliyetçiliğine karşı çıkmış ve Siyonizm ile olan bağlantısını sert bir şekilde eleştirmiştir. Lenin’in 1903 yılında başlattığı ve savaş olarak nitelendirdiği bu durum, kendisinden sonra gelen birçok klasik Marksist ve sosyalisti de etkilemiştir. Bunlar arasında Stalin, Karl Radek, Otto Bauer, Rosa Luxemburg, Karl Kautsky, Troçki, Martov, Zinovyev ön plana çıkan kişilerdir. Adı geçen kişiler de Lenin’in hem BUND’la olan mücadelesini sahiplenmişler hem de Siyonizmle mücadele etmişlerdir.”

    Ardından, “Sovyetler Birliği’nin kurulmasından sonra bu anlayış devam etmiştir.” Diyen Serkan Erden konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Lenin’in ölümünden sonra Sovyetlerin başına geçen Stalin de Siyonizmle arasına mesafe koymuştur. Ancak II. Dünya Savaşı’nın çıkması Sovyetlerin politikalarında da bazı değişikliklere neden olmuştur. Bu politika değişikliği sonucunda Antifaşist Yahudi Komitesi oluşturulmuş ve bu komite aracılığıyla Yahudilerle ve Siyonistlerle çeşitli ilişkiler geliştirilmiştir. Bu ilişkilerin bir sonucu olarak 1948 yılında ilan edilen İsrail Devleti’ni Sovyetler Birliği tanımakta tereddüt etmemiştir.”

    “Özellikle 1956 yılındaki Süveyş Krizi’nden sonra Sovyetler Birliği İsrail ile arasına mesafe koymuş ve Arapları destekler bir pozisyona geçmiştir. 1964 yılında Filistin’de kurulan FKÖ’yü ise en çok destekleyen ülke Sovyetler olmuştur.”

    “FKÖ’nün 1968 yılında Karame Direnişi’ni göstermiş olması ise hem dünya sosyalist hareketinin hem de Türkiye sosyalist hareketinin ilgisinin bu örgüte yönelmesini sağlamıştır. 1968 yılından sonra Türkiye devrimci hareketlerine mensup kişiler peyderpey Filistin kamplarına giderek hem gerilla eğitimi almış hem de Filistinlilerle birlikte İsrail’e karşı savaşmıştır. Filistinlilerle gösterilen bu dayanışma sırasında otuz sekiz Türkiyeli devrimci yaşamını yitirmiştir. İlk ölüm 1969 yılında (Mustafa Çelik) gerçekleşirken son ölüm 1995 yılında (Semih Özal) gerçekleşmiştir.”

    “1968 Kuşağı devrimcileri ile 1978 Kuşağı devrimcileri arasından üç ile beş bin kişinin Filistin kamplarına giderek eğitim aldığı iddia edilmektedir. Özellikle 1980 Askeri Darbesi’nden sonra Türkiye’de illegal olan kırk üç örgüt, üyelerini Filistin kamplarına taşımıştır.”

    Serkan Erden söyleşisini “Daha sonraki süreçte de sosyalistlerin Filistin’e destekleri sürmüş, bugün de devam etmektedir. Hem dünya çapında hem de Türkiye’de sosyalistlerin ABD-İsrail emperyalizmine karşı mücadeleleri Filistin’in yanında olunarak devam etmektedir.” Cümleleri ile bitirdi. Ardından soru ve cevap faslına geçildi ve söyleşi sona erdi.

    Filistin Atölyesi’nin yaptığı açıklamaya göre “İdeolojiler ve Filistin” söyleşi serisi toplam 7 hafta sürdürülecek. Program takvimi şu şekilde planlanmıştır.

    28 Nisan 2026: Liberalizm ve Filistin,

    5 Mayıs 2026: Feminizm ve Filistin,   

    12 Mayıs 2026: Muhafazakârlık ve Filistin

    19 Mayıs 2026: Milli Görüş ve Filistin

    26 Mayıs 2026: Milliyetçilik ve Filistin

    2 Haziran 2026: Çevrecilik ve Filistin

    Bu söyleşiler sonrasında ayrıca tüm konuşmacıların ve moderatörlerin katılacağı “söyleşilerin genel değerlendirilmesinin yapılacağı” bir panelle “İdeolojiler ve Filistin” etkinlikleri sonuçlandırılacaktır. 

  • “Bir Şey Söyler Filistin”

    “Bir Şey Söyler Filistin”

    Filistin Atölyesi ve Hitit Üniversitesi Bilinçli Gençlik Topluluğu işbirliği ile Çorum Kültür Merkezi’nde  düzenlenen “Bir Şey Söyler Filistin: Kendi Filistin’ini Anlat” anabaşlığını taşıyan paneller dizisi devam ediyor. Bu hafta ikincisi düzenlenen panelde Ayhan Boyraz moderatörlük yaptı. Konuşmacılar ise siyaset bilimi doktorantı Muhammed Rafi Zwak ve öğretmen Cengiz Mutlu’ydu.

    Filistin’i Görmek Nasıl Mümkün Olur

    İlk konuşmacı olan Cengiz Mutlu, Filistin topraklarını sadece bir coğrafya değil, tarih ve inançla yoğrulmuş bir “emanet” olarak gördüğünü belirterek kendi çektiği fotoğraflar eşliğinde, “Filistin’i Görmek Nasıl Mümkün Olur” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Sunumda paylaştığı karelerle Mutlu, mabetlerin sarsılmaz vakarı ile zulmün soğuk gölgesi arasındaki keskin çelişkiyi göstermeye çalıştı.

    Mutlu’ya göre “Kudüs’te çekilen her fotoğraf iki farklı dünyayı bir araya getiriyor. Bir yanda Mescid-i Aksa, Kubbetü’s-Sahra ve El-Halil’in sunduğu manevi huzur, diğer yanda ise bu kutsal mekanların hemen yanı başında yükselen “utanç duvarları” ve “kontrol noktaları” yer alıyor.” Konuşmada “bu duvarların sadece beton değil, hayatları bölen birer ayrılık simgesi olduğunun” altı çizildi.

    Cengiz Mutlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Beton blokların gölgesinde kalan yıkılmış evlerin sızısı, bölgedeki adaletsizliğin en somut belgesi olarak nitelendirilebilir. Kadraja giren her görüntü, köklü bir geçmiş ile askeri bir soğukluğun çatışmasını barındırıyor. Binlerce yıllık zeytin ağaçlarının toprağa tutunan direnişiyle, o ağaçların gölgesinde bekleyen askerlerin yarattığı çelişki, Filistin halkının sabrını ve direnişini simgeliyor. Objektifimi bu topraklara her çevirdiğimde, taşların dile geldiğini hissediyorum. Paylaşılan görsellerin sadece birer manzara değil, bitmeyen bir umudun belgesidir. Filistin’de bulunmak bir davaya şahitliktir.  Çekilen her kare, bu haklı davanın sesini duyurmak için bir araca dönüşmektedir.”

    Mutlu konuşmasını, “Filistin’in özgürce fotoğraflandığı ve mabetlerin sadece huzurla dolduğu günlere olan inancını” vurgulayarak bitirdi.

    Bir Filistinliye Duvar ve Taş ne Anlatır?

    İkinci sırada söz alan Muhammed Rafi Zwak “Bir Filistinliye Duvar ve Taş ne Anlatır?” başlığını taşıyan konuşmasına, “Orta Doğu’nun kalbinde yükselen devasa beton bloklar, sadece yolları değil, hayatları da birbirinden koparmaya devam ediyor.” Sözleri ile başladı. Zwak, “bir tarafta devasa duvarlar diğer tarafta ise küçük taşlar olduğunu ve bugün bölgedeki zulmün duvar ile direnişin ise taşlarla sembolize edildiğini” belirtti ve sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Yüzlerce kilometre uzanan ve gökyüzüne meydan okuyan bu duvarlar, bölge halkı için sadece birer inşaat projesi değil, “ayrılığın kendisi” olarak nitelendiriliyor. Haber kaynaklarından alınan bilgilere göre, bu duvarlar nedeniyle anneler çocuklarına ulaşamıyor, öğrenciler okullarına geç kalıyor ve hayatlar keskin birer çizgiyle ikiye bölünüyor. Betonun soğuk yüzü, sadece fiziksel bir engel değil, aynı zamanda duran hayatların ve parçalanmış ailelerin sessiz tanığı olarak yükseliyor. Ancak bu devasa beton yığınlarının karşısında, bir o kadar küçük ve basit bir nesne yükseliyor: Taş. Bir Filistinli çocuğun elindeki taş, çaresizliğin değil, aksine en zor koşullarda bile vazgeçmemenin ve direnişin en sade hali olarak görülüyor. Dolayısıyla duvar varsa, taş da vardır. Her engel, kendisine verilecek cevabı da beraberinde getirmektedir.”

    Konuşmasının sonunda Muhammed Rafi Zwak, “Filistin halkının mücadelesini simgeleyen bu karşıtlıkta, taşın anlamı boyutundan çok daha büyüktür. Bölge sakinleri ve aktivistler, duvarlar ne kadar yüksek olursa olsun, onlara karşı duran bir iradenin her zaman var olacağını ifade ediyorlar. Bir gün ‘Filistin özgür olacak’ inancıyla beslenen bu direniş, betonun soğukluğuna karşı insanın sarsılmaz umudunu temsil etmektedir.” Diyerek sözlerini tamamladı.

  • Estonya’da “Arca Baltic” Fabrikası Kuruluyor

    Estonya’da “Arca Baltic” Fabrikası Kuruluyor

    Sungurlu merkezli savunma sanayi şirketi ARCA Savunma, Avrupa’daki üretim kapasitesini genişletmek amacıyla önemli bir yatırıma imza attı. Şirket, Estonya’da kurulacak yeni fabrikasıyla küresel ölçekte üretim ağını büyütmeyi hedefliyor.

    “ARCA Baltic” markasıyla hayata geçirilecek tesis için kuruluş sözleşmelerinin resmen tamamlandığı duyuruldu. Söz konusu yatırım, Estonya’da oluşturulan stratejik savunma sanayi havzası kapsamında açılan ihalenin ARCA Savunma tarafından kazanılmasıyla başladı.

    Şirketten yapılan açıklamada, bu adımın Avrupa kıtasındaki endüstriyel kapasiteye entegrasyon açısından “tarihi bir yatırım” olduğu vurgulandı. Yeni fabrikanın, özellikle topçu mühimmatı üretiminde Avrupa’nın artan ihtiyaçlarına katkı sağlaması bekleniyor.

    Sungurlu’nun gururu ARCA Savunma, Avrupa’nın önde gelen topçu mühimmatı üreticileri arasında yer alırken, Estonya yatırımıyla birlikte uluslararası pazardaki etkinliğini daha da artırmayı amaçlıyor.

  • Evlenecek Gençler İçin Hayır Çarşısı Kuruldu

    Evlenecek Gençler İçin Hayır Çarşısı Kuruldu

    Türkiye Diyanet Vakfı’nın (TDV) evlenecek gençlere destek amacıyla başlattığı “İki İnsan Bir Hayat” projesi kapsamında Çorum İl Müftülüğü, hayır çarşısı kurdu.

    TDV ve Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından toplumun temel yapı temel taşı olan aile kurumunu güçlendirmek ve maddi imkansızlıklar nedeniyle evlenemeyen gençlere destek olmak amacıyla kapsamlı bir proje başlatılmıştı.

    Proje çerçevesinde Çorum İl Müftülüğü, Azap Ahmet Camii yanında bir hayır çarşısı kurarak vatandaşların yardımlarını düzenlediği kermes aracılığıyla kabul etti.

    Kur’an’ı Kerim tilaveti ile başlayan programın açılışı, Çorum İl Müftü Yardımcısı Yasin Baykal’ın duasıyla gerçekleşti.

    Açılışa Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Alper Zahir, Çorum İl Müftüsü Şahin Yıldırım, il müftü yardımcısı Özlem Kalyoncu Şirin, TDV Kadın Kolları Çorum şubesi üyeleri, müftülük personeli ve vatandaşlar katıldı.

    Çorum İl Müftüsü Yıldırım, evlenmek isteyen ancak maddi güçlük yaşayan gençlere destek olmak istediklerini belirterek; “TDV’nin ‘İki İnsan Bir Hayat’ projesi kapsamında başta yetim, öksüz ve fakir olup da evlenmek isteyen gençlerimiz için çeyiz desteği sağlamak amacıyla bir hayır çarşısı düzenlendi. TDV Kadın Kolları Çorum Şubesi’nin katkıları, Kur’an kursu öğreticilerimiz ve hayırseverlerimizin destekleriyle düzenlenen kermes programında emeği geçen tüm kardeşlerimize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

  • Bu Cenazede Mevtadan Helallik İstendi

    Bu Cenazede Mevtadan Helallik İstendi

    Çorum merkeze bağlı Üyük Köyü, 33 yaşında hayata veda eden engelli genç Dursun Karatepe’yi gözyaşlarıyla uğurladı.

    HERKESİN GÖZDESİ, KÖYÜN GÜLÜYDÜ

    7’den 70’e tüm köy halkının gözdesi olan Dursun Karatepe, köyün gülü unvanıyla kalplerde yaşamaya devam edecek.

    KÖY İMAMI GÖZYAŞLARINI TUTAMADI

    Üyük Köyü İmam Hatibi Hafız Mustafa Yıldırım, son görev için tabut başına geçtiğinde gözyaşlarına hakim olamadı.

    CEMAATTEN DEĞİL, MEVTADAN HELALLİK İSTEDİ

    Merhum ile olan dostlukları ve arkadaşlıkları tüm köylüler tarafından bilinen İmam Hatip Mustafa Yıldırım, cemaatten helallik istemek yerine, “Dursun kardeşimizin hepimiz üzerinde çok hakkı var.” diyerek merhumdan helallik istedi.

    Tüm köylünün işlerine yardım etmesi ve masum gülüşüyle gönüllerde müstesna bir yere sahip olan Dursun Karatepe, dua ve gözyaşlarıyla toprağa verildi.

    Mekanı cennet olsun.

    Kaynak: Çorum Haberleri/Erol Taşkan

  • Hıdırlık’ta Seher Buluşması

    Hıdırlık’ta Seher Buluşması

    Manevi atmosferiyle ‘Çorum’un Eyüp Sultanı’ olarak bilinen Hıdırlık Cami’nde ‘Seher Buluşmaları’ devam ediyor.

    Subeybi Rumi, Ubeydi Gazi ve Kerebi Gazi gibi sahabelerin yanı sıra Hadis Âlimi Yusuf Bahri Efendi ve bazı tasavvuf büyüklerinin kabirlerinin yanı başında bulunan Hıdırlık Cami’nde gerçekleşen buluşmaya vatandaşlar ilgi göstermeye devam ediyor.

    2005 yılından bu yana, her pazar günü sabah namazı vaktinde başlayan ‘Seher Buluşmaları’nın bu haftaki konuğu İl Müftüsü Şahin Yıldırım oldu.

    Kuran-ı Kerim tilaveti ve meâli ile başlayan program, cemaatle sabah namazının kılınmasının ardından tesbihat ve dua ile devam etti.

    Aşrı Şerif’in ardından söz alan Müftü Yıldırım, “Hadislerle İslam” adlı eserden hadis-i şerifler okuyarak açıklamalarda bulundu.

    Program sonrası hayırseverlerin katkılarıyla hazırlanan ikramlar, Müftü Yıldırım’ın duasının ardından cami bahçesinde toplanan cemaate ikram edildi.

  • Çorum’da Kentsel Arama Kurtarma Eğitimi Gerçekleştirildi

    Çorum’da Kentsel Arama Kurtarma Eğitimi Gerçekleştirildi

    Çorum’da, 18-19 Nisan tarihlerinde İHH İnsani Yardım Vakfı öncülüğünde düzenlenen “Kentsel Arama Kurtarma Eğitimi” başarıyla tamamlandı. Afetlere hazırlık kapsamında gerçekleştirilen eğitim programı, gönüllülerin bilinçlendirilmesi ve profesyonel müdahale kapasitesinin artırılması açısından önemli katkılar sundu.

    Yoğun ilgi gören programa farklı yaş gruplarından çok sayıda gönüllü katılım sağladı. Eğitim süresince katılımcılara; afet anında doğru müdahale yöntemleri, enkazda arama teknikleri, güvenli yaklaşım prensipleri, ekipman kullanımı ve temel ilk yardım konularında hem teorik hem de uygulamalı bilgiler aktarıldı. Alanında uzman eğitmenler tarafından verilen eğitimlerde, özellikle deprem başta olmak üzere afet durumlarında ilk dakikaların kritik olduğu ve doğru müdahalenin hayat kurtardığı vurgulandı.

    Eğitim kapsamında ayrıca risk analizi, olay yeri yönetimi, kişisel güvenlik önlemleri ve kriz anında doğru karar verme süreçleri gibi başlıklara da değinildi. Katılımcılara, arama kurtarma faaliyetlerinde disiplinli çalışmanın, doğru ekip organizasyonunun ve hızlı koordinasyonun önemi detaylı şekilde anlatıldı.

    Program çerçevesinde gerçekleştirilen uygulamalı tatbikatlar ise eğitimin en dikkat çeken bölümlerinden biri oldu. Gerçeğe yakın senaryolarla hazırlanan tatbikatlarda katılımcılar, enkaz altında kalan kişilere ulaşma, güvenli tahliye süreçleri ve ekip içi koordinasyon konularında birebir deneyim kazanma fırsatı buldu. Bu uygulamalar sayesinde gönüllüler, sahada karşılaşabilecekleri zorluklara karşı hazırlıklı hale getirildi.

    Eğitim boyunca ekip çalışmasının önemi ön plana çıkarılırken, iletişim ve koordinasyonun arama kurtarma faaliyetlerindeki belirleyici rolü bir kez daha ortaya kondu. Katılımcılar, birlikte hareket etmenin ve doğru görev dağılımının, operasyonel başarıyı doğrudan etkilediğini deneyimleyerek öğrendi.

    Yoğun katılımla gerçekleşen eğitim programının sonunda katılımcılara sertifikaları takdim edildi. Yetkililer yaptıkları açıklamada, bu tür eğitimlerin yaygınlaştırılmasının afetlere karşı toplumsal direnci artıracağını ifade ederek, gönüllülük bilincinin güçlenmesine katkı sunan tüm katılımcılara ve eğitmenlere teşekkür etti.

    Çorum’da gerçekleştirilen bu kapsamlı eğitim, yalnızca bireysel farkındalığı artırmakla kalmayıp, aynı zamanda olası afet durumlarında organize ve bilinçli müdahale edebilecek gönüllü ekiplerin yetişmesine de önemli katkı sağladı. Çorum İHH Arama Kutarma Birim Başkanı Mehmet Ünver, benzer eğitim programlarının ilerleyen süreçte de devam edeceğini belirterek, toplumun her kesimini afetlere hazırlıklı olmaya davet etti.

    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

    Kamuoyunun bilgilendirilmesi adına haberinizde yer vermenizden memnuniyet duyarız.

    Bilgilerinize arz eder, paylaşılması konusunda desteklerinizi rica ederiz.