Dışişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürü Bekir Gezer, Tanzanya Büyükelçisi olarak atandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararlara göre, 5 ülkeye yeni büyükelçi atandı.
ürkiye’nin Tanzanya büyükelçiliğine ise aslen Çorum’un Kargı ilçesinden olan hemşehrimiz Bekir Gezer getirildi.
BEKİR GEZER KİMDİR?
1968, Çorum/Kargı doğumlu olan Bekir Gezer, 1997 yılında Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığında uzman yardımcısı olarak memuriyet hayatına başlamıştır. Daha sonra Devlet Personel Uzmanlığı; Devlet Planlama Teşkilatı, Avrupa Birliği Eğitim Programları Merkezi Başkanlığında Genel Koordinatörlük ile Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığında Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü görevlerini yürütmüştür.
Ulaştırma Bakanlığında, Avrupa Birliği IPA Hibeleri Program Otoritesi Başkanlığı görevini de yürüten Bekir Gezer, bu kapsamda, içlerinde Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesinin Gebze-Köseköy kesimi de olmak üzere yaklaşık 1 milyar Avroluk ulaştırma altyapı projesinde yönetici olarak görev almıştır.
Bekir Gezer, Kadıköy İmam-Hatip Lisesi ve Üsküdar Cumhuriyet Lisesi mezunudur. Marmara Üniversitesi Fransızca Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü ile İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arap Dili Edebiyatı Bölümünden de ayrı ayrı mezun olmuştur. İki alanda doktora çalışması olan Bekir Gezer, iyi derecede İngilizce, Fransızca ve Arapça bilmekte olup, evli ve üç çocuk babasıdır. Gezer, 2016 yılında AB hibelerinin en verimli kullanımı alanında Yılın Bürokratı seçilmişti.
Bekir Gezer Dışişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü görevini yürütüyordu.
Ortaköy Belediye Başkanı Taner İsbir Türkiye Diyanet ve Vakfı Görevlileri Federasyonu Genel Başkanı Ali Yıldız’ı ziyaret etti.
Başkan İsbir Genel Başkan Ali Yıldız’ı makamında ziyaret ederek Bir Çorumlu hemşehrimizi burada görmenin memnuniyetini dile getirdiğini görevlerinde başarılar diledi. Ayrıca ilçemiz ve bağlı köylerinde din hizmetleri hakkında bilgi verdi.
Başkan İsbir ziyaretinde Genel Başkan Ali Yıldız’ın göstermiş olduğu ilgi ve alaka için teşekkür ederek yöremize ait hediye çanta ve çorap hediye etti.
Bağımlılıkla Mücadele İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Vali Ali Çalgan başkanlığında, kurul üyelerinin katılımı ile Valilik Toplantı Salonunda gerçekleştirildi.
Toplantıda, bağımlılıkla mücadele konusunda kurumlar tarafından yürütülen proje, etkinlik ve faaliyetler hakkında bilgilendirme sunumları yapıldı.
Gelişen dünya ve teknolojiyle birlikte bağımlılık türlerinin arttığı bir dönemin yaşandığına dikkat çeken Vali Çalgan, bağımlılığın sosyal, psikolojik ve fizyolojik olarak bireylerin sağlığını bozarak dünyanın tamamını tehdit eden bir halk sağlığı sorunu olmasının yanı sıra ülkelere mali açıdan da büyük zarar veren bir toplumsal problem olduğunu vurguladı.
Bağımlılıkların ancak koruyucu ve önleyici tedbirler ile bilinçlendirme çalışmaları yapılması halinde engellenebileceğini belirten Vali Çalgan, bu alanda kamuoyunda farkındalık oluşturmak, hedef kitlede arzu edilen tutum ve davranış değişikliğini sağlamak için yapılacak çalışmaların yöntem ve stratejilerinin önemine vurgu yaptı.
Bağımlılıkla mücadele noktasında kamu, özel ve sivil toplum kuruluşları ile vatandaş iş birliğinde eş güdümlü çalışmaların aralıksız devam ettiğini dile getiren Vali Çalgan, “Bağımlılık yalnızca bazı gruplara özgü bir problem olmayıp tüm toplumu ilgilendirmektedir. Bu sebeple bağımlılık ile mücadelenin toplumun her kesimi tarafından topyekûn bir seferberlik anlayışıyla ve süreklilik arz eden bir yapıda yapılması gerekmektedir. Bu konuda hepimize büyük görevler düşmektedir. Bağımlılıkla mücadele konusunda gençlerimizi bilinçlendirmek, bilgilendirmek ve eğitimle geleceğe en iyi şekilde hazırlamak zorundayız. Amacımız topyekün yapılacak etkin bir mücadele ile gençlerimizi, geleceğimizi tehdit eden bu tehlikeyi bertaraf etmektir ” dedi.
Toplantıda, bağımlılıkla daha etkin bir mücadele yürütülmesi için alınması gereken tedbirler, yapılması gereken çalışmalar konusunda kurul üyelerinin görüş, önerileri alınarak istişarelerde bulunuldu.
Ortaköy Belediye Başkanı Taner İsbir, Ankara ziyaretlerinde Kültür Turizm Bakanlığında Ortaköy’ün içme suyu şebeke hattı değişimi projesinin hızlandırılmasını istedi.
İsbir, Kültür ve Turizm Bakanlığında yaptığı ziyarette Proje İnşaat Daire Başkanı Halil İbrahim Kılıçaslan, ile yaptığı görüşmede ‘ilçenin içme suyu şebeke hattının daha sağlıklı ve günümüz şartlarında teknolojide olması için bakanlık olarak görüşmelerimizin devam ettiği ve acili yetinin olduğunu ifade etti.
Proje İnşaat Daire Başkanı Halil İbrahim Kılıçaslan’a göstermiş olduğu ilgi ve alaka için teşekkür eden Başkan İsbir, ziyaret anısına Kılıçaslan’a Ortaköy yöresine ait hediyelik eşyaları hediye etti.
Oğuzlar Belediye Başkanı Mustafa Cebeci, kahvaltı programında basın mensupları ile bir araya geldi.
Oğuzlar Belediyesi’ne ait Altınkoz Sosyal Tesislerindeki programda konuşan Oğuzlar Belediye Başkanı Mustafa Cebeci, Oğuzlar ilçesinin coğrafi yapısı bakımından barajı ile dağları ile doğası ile hava sporlarına, su sporlarına ve doğa sporlarına uygun bakir kalmış bir ilçe olduğunu söyledi.
“OĞUZLAR İLÇEMİZ TURİZM AÇISINDAN UNUTULMUŞ BİR YER”
Oğuzlar İlçesi’ nin turizm açısından unutulmuş bir yer olduğunu kaydeden Cebeci, geçim kaynağı olarak coğrafi işaretli kaliteli oğuzlar cevizi üreticiliği ile Türkiye’de isim yapmış bir noktada olmasına rağmen turizm noktasında unutulmuş bir yer olduğunu ifade etti.
Cebeci, bakir kalmış saklı turizm cenneti Oğuzları hak ettiği noktaya taşımak için hazırladıkları projeleri anlattı;
“Denizi olmayan Çorum ilimizi, baraj üzerine yapacağımız yüzer havuz projemizi hayata geçirerek tatile gidemeyen insanlarımızın ayağına denizi getireceğiz. İnsanlarımızın Tekne turlarının yapıldığı, kanolara, yunuslara binildiği yelken yarışlarının yapıldığı, olta balıkçılarının huzur bulduğu bir bölge hayalimizdir” dedi.
“Konaklama ihtiyacımızın giderilmesi için baraj manzaralı bungalov evlerimizi, otelimizi, karavan park ve çadır parklarımızı yapacağız” diyen Cebeci projeleri anlatmaya şöyle devam etti;
“PARAŞÜT FESTİVALİNİ GELENEKSEL HALE GETİRİYORUZ”
Hava sporlarına uygun ilçemizde bu sene tekke dağı paraşüt alanımızı tescilletilerek, ilkini ve çorumda da ilk olan paraşüt festivalimizi yaptık. Paraşüt festivalini geleneksel hale getirerek her yıl yapacağız, bu festivalimizi Of rot turları, motor kros, ATV turları…vb. doğa sporları ile destekleyerek yaylalarımızı da turizme kazandıracağız. Oğuzlar yaylalarında bungalov evleriyle, karavan park ve çadır parkları ile turizmin gözde yerleri olacak.
“ÇAĞIL TEPE SEYİR TERAS VE MESİRE ALANI YAPACAĞIZ”
Çağıl tepe seyir teras ve mesire alanı projemizi gerçekleştirdiğimizde insanlarımız doğal yaşamı doya doya yaşayacak…resim severlere de güzel bir ortam yaratmış olacağız.
Oğuzlarda âtıl vaziyette akan maden suyumuzun bulunduğu alanında mesire alanı yaparak halkımızın hizmetine sunacağız.
“SAHİL YOLUNU YAPACAĞIZ”
Tüm bunların yanında turizmin olmazsa olmazı olan sahil yolunun yapılmasıdır.
Oğuzlar ilçemizde hem üretim hem de turizm noktasında hayallerimiz ve uygulayacağımız projelerimiz var.
Hayallerimiz gerçekleştiğinde oğuzlar sadece kendisine değil başta Çorum olmak üzere bölgesel bir katma değer yaratacaktır. Oğuzlar ilçemiz havası, doğası, barajı ile iç Anadolu bölgesinin en önemli turizm bölgesi olacak. Çünkü bölgede alternatifi olmayan bir bölgemiz. Amacımız oğuzlar ilçemizi önce Çorum’un, iç Anadol’unun ve Türkiye’nin turizm merkezi haline getirmek.
“PROJELERİMİZ İÇİN HERKESTEN DESTEK BEKLİYORUZ”
Bu noktada başta sayın Valimizin, Milletvekillerimizin, Siyasi partilerimizin, iş adamlarımızın, kurum müdürlerimizin ve siz basın mensuplarımızın bizlere desteklerini esirgemeyeceklerine canı gönülden inanıyorum.
“OĞUZLARI ÇORUM’UN TATİL YÖRESİ YAPALIM”
Oğuzlar Çorum turizminin kalbidir. Belediye başkanı olarak açık yüreklilikle söylüyorum. Oğuzlar Çorum’un bir parçasıdır belediye başkanlarının inisiyatifine bırakılmayacak kadar özel ve değerlidir. Çorum’a yapılan hizmetlerden, yapılacak kültürel etkinliklerden, yapılacak yatırımlardan sadece Oğuzlar insanı faydalanmayacak. Oğuzları Çorum’un tatil yöresi yapalım.
“AMACIM OĞUZLARI HAK ETTİĞİ NOKTAYA TAŞIMAK”
İdealist bir belediye başkanı olarak derdim siyaset yapmak değil, tek hedefim halkımızın vermiş olduğu yetkiyi iyi kullanarak, halkın bir çalışanı olarak Oğuzlarımızı hak ettiği noktaya taşımak, bakir bir bölgeyi turizm cenneti yapmak…Çorum halkımızın hizmetine sunmak. Bu noktada ben hayallerimin ve projelerimin peşinden koşarken siz basın mensuplarımızın katkılarının çok önemli ve değerli olduğu ve desteğinizde esirgemeyeceğiniz bilinciyle…basınımızın siz güzel insanlarına saygılarımı sunuyorum” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Hitit Üniversitesi tarafından Obruk Barajı kenarında, cennet gibi bir ada üzerinde yapımı tamamlanan ancak uzun süredir atıl vaziyette duran Su Sporları ve Su Ürünleri Yerleşkesi görenlerin içini acıtıyor.
Kaderine terk edilmiş bir şekilde bekleyen Oğuz Adası’nın ne zaman faaliyete geçeceği bilinmezliğini korurken, bu arada yerleşkeyi 3 güvenlik görevlisinin korumaya devam ettiği öğrenildi.
Kamu kurum ve kuruluşlarda tasarruf tedbirlerinin uygulandığı günümüzde boş yerleşkede 3 güvenlik görevlisinin çalışması ise akıllarda soru işareti bırakıyor.
Ayrıca Altın Koz Tesisleri’nde üniversiteye ait olduğu öğrenilen ve yıllardır baraj suyu üzerinde çürümeye terk edilen teknenin atıl vaziyette bekletilmesine de bir anlam verilemiyor.
Üyük Köyü nüfusuna kayıtlı eski zahireci esnafı Mustafa Bekar’ın torunu Ahmet Yunus Özçiftçi (24) geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti.
Bekatel Telefon sahibi Ahmet Bekar’ın da yeğeni olan Çorumlu genç, yaklaşık bir hafta önce İngiltere’de geçirdiği trafik kazasında vefat etti.
İngiltere’de üniversite eğitimini tamamladıktan sonra, kurduğu kargo şirketini yöneten talihsiz gencin vefatı tüm sevenlerini yasa boğdu.
İngiltere’den Türkiye’ye getirilen merhumun cenazesi Pazar günü ikindi namazından sonra Akşemseddin Camii’nde kılınan cenaze namazından sonra Ulu Mezarlık’ta defnedildi.
Çorum’un İskilip ilçesi başta olmak üzere bazı bölgelerinde yoğun kar yağışı etkisini göstermeye başladı.
Belediye ekipleri, yoğun kar yağışı nedeniyle ulaşımda yaşanabilecek aksaklıkları önlemek için sahada çalışmalarını sürdürüyor.
İlçe genelinde kumlama ve tuzlama çalışmaları aralıksız devam ederken, belediye ekipleri özellikle ana arterlerde ve vatandaşların yoğun kullandığı noktalarda önlemlerini artırdı.
Belediye yetkilileri, sürücülere dikkatli ve tedbirli olmaları yönünde çağrıda bulunarak, yaşanabilecek olumsuz durumlar için iletişim numaralarını paylaştı:
WhatsApp Mesaj İhbar Hattı: 0850 303 25 76
Belediye İletişim: 0364 511 60 62
Tüm önlemleriyle sahada olan İskilip Belediyesi, vatandaşlara güvenli bir ulaşım sağlamak için çalışmalarına devam ediyor.
Özgür-Der Çorum Şubesi’nin çağrısıyla toplanan müslümanlar, Gazze direnişini ve Halep’in Hama’nın Humus’un ve Şam’ın fethini selamlamak için Hürriyet Meydanı’nda buluştu.
‘Gazze’den Halep’e Direnen Mücahitlerle Beraberiz’ pankartı taşınan eylemde, ‘Halep’den Gazze’ye Direniş Her Yerde, Söyleyin Ölmedik Biz Daha, Hamas Filistin Halkının İradesidir Teslim Alınamaz, Hamas’a Selam Direnişe Devam, Direnişin İzzeti Diriltiyor Ümmeti! yazılı dövizler açıldı.
‘Katil İsrail, Filistin’den Defol, Müslüman Uyuma Kardeşine Sahip Çık, Nehirden Denize Özgür Filistin’ sloganları atıldı.
Gazze ve Suriye mücadelesinin ayrılmaz bir bütün olduğu, katil Esed ve Baas rejimi nasıl yıkıldıysa, zalim İsrail’in de yıkılacağı ve tarihin çöplüğünde yok olacağı vurgulanan basın açıklamasını İbrahim Güleç yaptı.
Basın açıklamasının ardından Hacı Ömer Bayram’ın yaptırdığı dua ile eylem sona erdi.
İşte o açıklama:
“Kalbi İslam coğrafyası ile atan değerli kardeşlerimiz; Bizler İslam coğrafyasının her toprağına ve her ferdine destek olacağız. Emperyalist kan emicilerin ve onların işbirlikçilerinin karşısında olduğumuzu belirtmek için buradayız. Suriye’deki onurlu mücadele nasıl zafere ulaştıysa, Allah’ın izniyle Gazze’de, Filistin’de, Doğu Türkistan’da da zafere ulaşacaktır. Gazze ve Suriye mücadelemiz ayrılmaz bir bütündür. Katil Esed ve Baas rejimi nasıl yıkıldıysa, zalim İsrail de yıkılacak ve tarihin çöplüğünde yok olacaktır.
Bugün bu meydanda hem Gazze direnişini, hem de Halep’in Hama’nın Humus’un ve Şam’ın fethini selamlamak için bulunuyoruz. Öncelikli olarak; 430 güne yakındır Gazze’de dünyanın şimdiye kadar gördüğü en vahşi katliam devam ediyor. Resmî açıklamalara göre 55 bine yaklaşan şehit var. Ancak kayıpların maalesef bu sayıdan çok daha fazla olduğu tahmin ediliyor. Bu kayıpların her biri günlerce, aylarca gündem olmayı hak eden canavarlıklar dizisini andırmakta ve biz de dünyanın geri kalanı ile beraber bu canavarlık dizisini izlemek ile yüz yüzeyiz adeta.
Tüm bu yaşananların insan özelliği taşıyan her canlının vicdanını harekete geçirmemesi düşünülemez. Zulmün zirveye çıktığı bu vasatta, Müslüman olarak kalmanın temel şartı, kardeşlerimize yapılan bu zulme karşı çıkmaktır. Aynı zamanda bu tutum, tüm zalimlerden beri olduğumuzu haykırmak ve ilan etmek anlamını da taşımaktadır.
Gazze’deki kardeşlerimiz ağır bir imtihanla karşı karşıyalar. Onların bu imtihandan başarılı çıkması Rabbimizin katında büyük bir mükâfatla karşılık bulacaktır inşallah. Şu ana kadar dünyanın gördüğü en ağır zulme rağmen, zalimlere boyun eğmemeleri, içinde bulundukları ağır koşullara rağmen Allah’a hamd etmeyi ellerinden bırakmamaları bizim için de ne güzel bir örnekliktir. Bizler de kardeşlerimizin bu destansı mücadelelerine elimizden geldiğince desteğimizi; gerek sesimizle gerek dualarımızla gerekse infaklarımızla sürdürüyoruz. Bu zulüm sürdükçe biz de alanlarda olmaya devam edeceğiz inşallah.
Gazze’deki kardeşlerimizin destansı mücadelesi yanında bir başka destansı mücadele de Suriye’de yaşandı ve sonuçta katil Esed rejimi devrildi. Aynı zamanda onu destekleyen İran ve Rusya da Suriye’de kaybettiler. İnşallah sırada emperyalist Amerika ve onun mayın eşeği PKK da Suriye’den sökülüp atılacaktır.
Sadece “Rabbimiz Allah’tır” dedikleri için bir milyona yakın mazlumun katledilmesinin, milyonlarca mazlumun yerlerinden edilmesinin hesabı soruldu. Buradan Suriye’nin Şam beldesinin yiğit evlatlarına selam olsun!
Emperyalist Amerika’nın terör aparatı pyd/pkkya verdiği destekle küfrün coğrafyamızdaki kalesi olma yolundaki bu ve benzeri yapıların da hesabı mutlaka görülecek inşallah. Bu vesile ile gerek Gazze, gerekse Suriye ve dünya üzerinde zulmün devam ettiği diğer beldelerde mücadele eden kardeşlerimize Rabbimizden yakın bir zafer nasip etmesi için dua ediyoruz.
Her zaman belirttiğimiz gibi, nerede zulme karşı onurlu bir mücadele varsa o mücadelenin yanında olduğumuzu ve bundan sonra da bütün varlığımızla olacağımızı buradan ilan ediyoruz. Bu konuda Maide Suresi 23. ayette Rabbimiz şöyle buyurmaktadır; ‘Ey iman edenler! Sabredin, kararlılıkta yarışın, düşmana karşı hazırlıklı olun (birbirinize dayanıp bağlanın), Allah’a karşı gelmekten sakının ki başarıya ulaşabilesiniz.’
Gazze’deki direniş hareketi bize diyor ki; Ey ümmetin onurlu fertleri! Bugün Filistin’de ve Suriye’deki direnişe omuz vermek, ümmetin birliği ve haysiyeti adına bir vecibedir. Aksa’nın ve Şam’ın özgürlüğü için yürütülen mücadelelere sahip çıkmak, ümmetin haysiyetini korumakla eşdeğerdir. Özgürlük ve adalet uğrunda, Siyonist çete, ABD ve ortaklarına; Rusya ve İran’a direnen mücahitler, yalnızca kendi davası için değil, tüm insanlık için direnmektedirler. Suriye’de nasıl mücahitler Allah’ın yardımıyla zafere ulaşmışlarsa çok yakında Gazze’deki mücahitlerimizin de zafere erişeceklerine inanıyoruz. Nasıl ki Baas diktası son bulduysa Siyonist zülüm de son bulacaktır..
Türkiye’nin aslında Arap baharının önemli bir parçası olduğu; gerek Gazze direnişi gerekse Suriye zaferi ile daha da belirginleşmiştir. Türkiye hem devlet hem de toplum olarak zalim rejimlerin karşısında mazlumların yanında olarak tarihin doğru tarafında durduğunu göstermiştir. Özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhacirlerin yanında sonuna kadar durarak ahlaki ve İslami ilkelere uygun hareketiyle önemli bir örneklik sergilemiştir. Bununla beraber Suriye’de oluşan yeni durumda da Türkiye’nin çok önemli bir role sahip olduğu ve Suriye’nin yeniden yapılanmasında Türkiye’nin öncü rolünün önemini göz önünde bulundurmalıyız.
İnanıyoruz ki, tarihte birçok kez olduğu gibi özgür Şam, özgür Kudüs’e giden yolun anahtarıdır. Şam ile Kudüs, Filistin ile Suriye toprakları Beytülmakdis’tir. Şam’ın kurtuluşu Kudüs’ün kurtuluşunun gören gözler için işaretidir. Kudüs’ün kurtuluşu ise tüm beşeriyet üzerindeki siyonist şeytani tahakkümün yıkılması ve tüm insanlığın kurtuluşu demektir. Şam ile Kudüs’ün kaderi birdir, tektir, ortaktır.
Soykırıma karşı sessiz kalmak, yalnızca zalime güç vermek anlamına gelir. Mescidi Aksa’nın sesi, Biladu’şamın davası ve ümmetin sorumluluğu bizleri çağırmaktadır. Bu mücadelede bizlere düşen, tüm coğrafyamızda Allah’ın ismini yücelten direnişçilerin yanında dimdik durmak ve mazlumun sesini yükseltmektir. Çünkü, öncelikli olarak Gazze’de ki soykırım karşısında suskun kalanlar, tarihin, insanlığın ve en önemlisi Âlemlerin Rabbi’nin hesabından kaçamayacaklardır.”