Kategori: Genel

  • BELTAŞ 40 Otobüs Şoförü Alacak

    BELTAŞ 40 Otobüs Şoförü Alacak

    Çorum Belediyesi bünyesindeki BELTAŞ’a 40 otobüs şoförü alınacak.

    İŞTE BAŞVURU ŞARTLARI

    20-55 yaş aralığında olmak.

    12 metrelik toplu taşıma aracı kullanabiliyor olmak.

    Tercihen ilgili meslekte iş tecrübesine sahip olmak.

    D sınıfı ehliyetli olmak (Eski ehliyetlerde E sınıfı).

    SRC-2 Mesleki yeterlilik belgesi olmak.

    Psikoteknik yeterlilik belgesi olmak.

    İletişim becerileri yüksek, koordinasyon yeteneğine sahip, insan ilişkileri kuvvetli olmak.

    Erkek adaylar için askerliği yapmış olmak veya ilişiği olmamak.

    T.C. vatandaşı olmak.

    Çorum’da ikamet etmek.

    Emekliliğe hak kazanmış olmamak veya emekli olmamak.

    Adli sicil kaydı bulunmamak.

    Görevini devamlı yapmaya engel olabilecek hastalığı veya bulaşıcı hastalığı bulunmamak, vardiyalı veya dönüşümlü çalışmaya engel durumu olmamak.

    Kamusal hakları kullanmaktan yoksun bırakılmamış olmak, kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili disiplin mevzuatı uyarınca herhangi bir sebeple görevine son verilmemiş olmak şartları aranacak.

    Başvurular 3 Eylül 2024 tarihi ile başlarken, en son 6 Eylül 2024 tarihine kadar müracaatlar tamamlanacak. Adaylar başvurularını şahsen Çorum Belediyesi Kariyer ve İş Merkezi’ne (Valilik Karşısı-Kardeş Meydanı) yapacak.

  • Halk Ekmek Fabrikası’na Tam Not

    Halk Ekmek Fabrikası’na Tam Not

    Çorum Valisi Doç. Dr. Zülkif Dağlı, Çorum Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası’nı gezdi. Üretim ve satış aşamaları hakkında Vali Dağlı ve beraberindekilere bilgi veren Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Çorum halkına, sağlıklı, güvenli ve daha kaliteli ekmek sunmaya devam ettiğini söyledi.

    Vali Doç. Dr. Zülkif Dağlı, TSO Başkanı Çetin Başaranhıncal ve beraberindeki heyet Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyetini sürdüren Çorum Belediyesi Halk Ekmek Fabrikası’nda incelemelerde bulunarak Belediye Başkanı Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’dan bilgi aldı.

    Başkan Aşgın BELTAŞ A.Ş. bünyesinde kurulan Halk Ekmek Fabrikası’nın sağlıklı ortamlarda üretim ve satış yaptığına dikkat çekerek “Amacımız halkımıza sağlıklı, güvenli, hesaplı ve daha kaliteli ekmek sunmaktır.” dedi.

    Halk Ekmek Fabrikası’nın son derece modern bir tesis olduğunu, hijyene ve kaliteye önem verdiklerini ifade eden Başkan Aşgın “Fabrikamız tam otomatik, sağlık koşullarına uygun bir tesistir. Ekmek nakil araçlarımız ve ekmek kasalarımıza varana kadar üretimin ve satışın gerçekleştiği tüm aşamalarda hijyene ve kaliteye önem veriyoruz.  Hammaddelerin girişinden ekmek üretimine kadar tüm aşamalar denetim altındadır.” dedi.

    Halk Ekmek Fabrikası’nı inceleyen Vali Dağlı ve beraberindeki heyet de Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın başta olmak üzere emeği geçenlere teşekkür etti.

  • Gök Gürültülü Sağanak Yağış Bekleniyor

    Gök Gürültülü Sağanak Yağış Bekleniyor

    Meteoroloji Genel Müdürlüğünden alınan tahminlere göre, yurdun kuzey, iç ve batı kesimlerinin parçalı yer yer çok bulutlu, Marmara’nın kuzeyi, Akdeniz’in iç kesimleri, Batı Karadeniz’in iç kesimleri Orta Karadeniz, Doğu Karadeniz kıyıları, İç Anadolu’nun kuzeydoğusu, Afyonkarahisar, Hatay kıyıları ile Gümüşhane, Kars ve Ardahan çevrelerinin yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor.

    Yağışların; Çankırı, Çorum, Kastamonu, Sinop’un iç kesimleri, Ordu ve Giresun çevrelerinde yerel kuvvetli olması bekleniyor.

    Hava sıcaklığında önemli bir değişiklik olmayacağı ve mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

    Rüzgarın ise genellikle kuzey, yurdun güney kesimlerinde güney ve batılı yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette esmesi bekleniyor.

    Bazı illerde beklenen hava durumuyla günün en yüksek sıcaklıkları ise şöyle:

    Ankara: Parçalı, yer yer çok bulutlu, öğle saatlerinden sonra aralıklı yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 29

    İstanbul: Parçalı, yer yer çok bulutlu, akşam saatlerine kadar aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 30

    İzmir: Az bulutlu 34

    Adana: Parçalı ve az bulutlu yer yer çok bulutlu 35

    Antalya: Parçalı bulutlu, öğle saatlerinden sonra iç kesimleri yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 31

    Samsun: Parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerine kadar yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 29

    Trabzon: Parçalı ve çok bulutlu, yerel sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı 28

    Erzurum: Parçalı, yer yer çok bulutlu 30

    Diyarbakır: Az bulutlu ve açık 39

  • STK Temsilcileri ile Çorum’da Buluştular

    STK Temsilcileri ile Çorum’da Buluştular

    Türkiye Belediye Başkanları Birliği’nin “Belediyeler ve Sivil Toplum Kuruluşları Arasında İşbirliğinin Geliştirilmesi Projesi” toplantısı Çorum Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

    Çorum Belediyesi Hizmet Binası Konferans Salonu’nda yapılan toplantıya Belediye Başkan Yardımcısı ve Çorum Kent Konseyi Başkanı İsmail Yağbat, Türkiye Belediye Başkanları Birliği Yönetim Kurulu üyeleri, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, Çorum ve bölge illerden STK temsilcileri katıldı.

    Toplantının açılışında konuşan Belediye Başkan Yardımcısı ve Çorum Kent Konseyi Başkanı İsmail Yağbat, sivil toplum kuruluşları ile yerel ve genel yönetimlerin işbirliğinin önemine dikkat çekti. Bu işbirliğinin en önemli örneğinin 6 Şubat depremde ortaya çıktığını ifade eden Yağbat, “Depremde devlet kademeleri ile birlikte harekete geçen ilk kuruluşlar sivil toplum kuruluşları olmuştur. Biz de Çorum Belediyesi olarak depremin hemen ardından Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesine giderek arama kurtarma çalışmalarına vakit geçirmeden başladık. Hemen ardından şehrimizdeki sivil toplum kuruluşları insani yardım çalışmaları için seferber oldu.” dedi.

    STK’ların şehirlerin imar ve ihya edilmesinde genel idarelere ve yerel idareye yol gösterici olma özelliği taşıdığına dikkat çeken Yağbat, “Birlikte yönetim anlayışının en güzel örneğini ve çatısını da kent konseyleri oluşturuyor. Yerel idare ile sivil toplum örgütlerinin işbirliğini güçlendirmek amacıyla düzenlediğimiz bu toplantının olumsu sonuçlar vereceğine ve işbirliğinin gelişmesinde son derece faydalı olacağını düşünüyorum.” dedi.

    Açılış konuşmalarının ardından, Prof. Dr. Azize Serap TUNÇER: “Belediyeler ile STK İşbirliği ve Belediye Hizmetlerine Gönüllü Katılımda STK ların Rolü ve Önemi”,  Emekli Vali Hasan İPEK: “Doğal Afetlerle mücadelede Belediye-STK İşbirliği, Çorum Kent Konseyi Genel Sekreteri Mustafa Gökgöz: “Kent Konseyi Kavramı ve Belediyelerde Kent Konseyi Çalışmaları” konulu sunumlarını gerçekleştirdi.

    Programın ardından katılım belgeleri takdim edildi.

  • AFAD O Köylere Müdahale Etti

    AFAD O Köylere Müdahale Etti

    23 Ağustos 2024 tarihinde meydana gelen aşırı yağışların ardından Çorum İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından bir dizi tedbir alındı.

    AFAD, aşırı yağış, sel, fırtına ve doluya karşı vatandaşların tedbirli olmasını istedi.

    MEVSİMLİK İŞÇİLERİN ÇADIRLARINI SU BASTI

    Çorum’da meydana gelen gök gürültülü sağanak yağışlar ile birlikte Merkeze bağlı Üyük, Bozbağa, Çeşmeören ve Kadıkırı köylerinde mevsimlik işçi olarak bulunan vatandaşların çadırlarında hasarlar meydana geldi.

    İl AFAD Müdürlüğü personeli, gelen ihbarlar üzerine sel ve su baskını yaşanan köylere kısa sürede ulaşarak ihtiyaçlarını karşılamak üzere battaniye temin ederken, Kızılay tarafından çorba ve gıda malzemesi dağıtımı yapıldı.

    İSKİLİP’TE SEL VE FIRTINA

    Öte yandan, İskilip İlçesinde meydana gelen sel ve su baskınlarında Yavu, Beyoğlan, Akkaya ve Kutlu köylerinde yolların sel nedeni ile kapandığı ihbarı gelmesi üzerine İl Özel İdaresi ile iletişime geçilirken, kapanan yolların açılması için İl Özel İdaresince çalışmalar başlatıldı.

    Beyoğlan köyünde fırtına sonrasında bir evin çatısı uçtu, sonrasında AFAD ekiplerince iyileştirme çalışmaları yapıldı.

    AFAD, UYARDI

    AFAD’tan yapılan açıklamada; “ilimizde yaşanan ve yaşanması muhtemel olan afetler için tüm hemşerilerimizin meteorolojik uyarıları takip etmeleri ve yaşanabilecek her türlü olumsuzluk durumuna hazırlıklı ve dikkatli olmaları önem taşımaktadır” denildi.

  • Pony Club Çorum’a Geliyor

    Pony Club Çorum’a Geliyor

    Çorum Belediyesi çocuklara yönelik etkinlikler kapsamında Pony Club’ı Çorum’a getiriyor.

    Çocuklara küçük yaşta at sevgisini aşılamak amacıyla Türkiye Jokey Kulübü (TJK) iş birliğiyle Pony Club Çorum’da çocuklarla buluşacak.

    Etkinliğe 4-14 yaş arası tüm çocukların katılabileceğini belirten Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat “Belediyemizin ev sahipliğinde 27-28 Ağustos tarihleri arasında Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilecek. Organizasyona katılan çocuklar Pony atlarıyla gezme fırsatının yanı sıra çeşitli aktivitelere de katılabilecekler.” dedi.  

  • Halk Et ve Hanımeli Yöresellerde İndirim

    Halk Et ve Hanımeli Yöresellerde İndirim

    Çorum Belediyesi Halk Et Tanzim Satış Mağazası ve Hanımeli Yöresel Mağazalarında indirim günleri yaşanıyor.

    İskilip Caddesi 4. Cadde de yer alan Halk Et Tanzim Satış Mağazasını yanı sıra Çorum’un çeşitli yerlerinde bulunan Hanımeli Yöresel mağazalarında sığır kıymada ve tereyağında indirim başladı.

    Halk Et ürünlerinin yanı sıra bir çok ürünün yer aldığı Hanımeli Yöresel mağazalarında 1 Kg. Sığır Kıyma 329.90 TL’den satılırken, 1 Kg. Tereyağ ise 179.90 TL’den satışa sunuldu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği ürünlerin sınırlı miktarda olduğu belirtildi.

  • Alınmayan Tedbirler Yeni Felaketin Habercisi

    Alınmayan Tedbirler Yeni Felaketin Habercisi

    İnşaat Mühendisleri Odası Çorum Temsilcisi  İnşaat Yüksek. Mühendis Özgür Kılıç, 17 Ağustos depreminin yıldönümünde tedbirlere dikkat çekti.

    İnşaat Mühendisleri Odası Çorum Temsilcisi  İnşaat Yüksek. Mühendis Özgür Kılıç, 17 Ağustos’un yıldönümünde yaptığı açıklamada, alınmayan tedbirlerin yeni bir felaketin habercisi olduğunu açıkladı.

    İşte o açıklama:

    “Tarihimizin en büyük afetlerinden biri olan Büyük Marmara Depreminin üzerinden çeyrek asır geçti. Gölcük merkezli 7,4 büyüklüğündeki deprem başta Marmara bölgesi olmak üzere tüm Türkiye`yi derinden etkilemiştir. Yalnızca can ve mal kayıpları itibariyle değil meydana geldiği bölgenin, sanayinin ve nüfusun yoğunlaştığı bir coğrafya olması dolayısıyla depremin ekonomik ve siyasal sonuçları da ağır olmuştur.

    Tüm ülkeyi sarsan bu afetin ardından depremlere yönelik konular kamuoyunda yoğun bir şekilde tartışılmış, depremlere yaklaşımın yalnızca afet sonrası müdahale ve yara sarma faaliyetleriyle sınırlı tutulamayacağı, depremlere hazırlık çalışmalarının enine boyuna değerlendirilerek kalıcı çözümler üretilmesi gerektiği konusunda bir konsensus oluşmuştur. Nitekim devam eden süreçte birçok kamu kurum ve kuruluşu, üniversiteler ve meslek odalarınca depreme yönelik hazırlık, güvenli ve sağlıklı kentleşme konularında bilimsel-teknik çalışmalar yapılmış, raporlar hazırlanmış, eylem planları oluşturulmuştur. Gelgelelim afete hazırlık konusunda yürütülen tartışmalar zamanla gündemden çıkmış, yapılan onca bilimsel-teknik çalışma ise kurumların tozlu raflarında unutulmaya terk edilmiştir.
    Oysa başta Odamız deprem gerçeğinin unutulmaması, gerekli tedbirlerin alınması için bir an önce harekete geçilmesi gerektiğini ısrarla hatırlatmaya, kamuoyunda farkındalık oluşturmaya çalışmış, yetkili kurumları ise harekete geçmeye çağırmıştır.

    Büyük Marmara Depreminin 25. yılında her yıl olduğu gibi bir kez daha uyarmaya devam ediyoruz. Peki bizler, 17 Ağustos 1999’dan bu yana yapılması gerekenleri defalarca seslendirirken, yetkili makamlarda bulunanlar, yerel ve merkezi yöneticiler ne yaptı? Bu sorunun cevabını görmek için bu 25 yılda yaşanan diğer depremlerin yıkıcı sonuçlarına bakmak yeterli olacaktır. 1 Mayıs 2003 Bingöl Depremi, 23 Ekim-9 Kasım 2011 Van Depremleri, 24 Ocak 2020 Elazığ Sivrice Depremi, 30 Ekim 2020 İzmir Depreminde binlerce kişi hayatını kaybetti, binlerce yapı yerle bir olurken kentlerin altyapıları çöktü, haftalar, hatta aylarca deprem bölgelerinde yaşam normale dönemedi.
    Görüldüğü gibi, bizler her 17 Ağustos’ta ülkemizin yapı stoku, yapı üretim ve denetim süreci başta olmak üzere depreme hazırlık konusundaki uyarılarımızı ne kadar vurgulasak da alınmayan tedbirler, görmezden gelinen deprem gerçeği sonucu can ve mal kayıpları yaşanmaya devam etmiştir. Orta ölçekli sayılabilecek depremlerde bile can kayıplarının ve bina hasarlarının bu kadar büyük olması adeta 6 Şubat Depremleri öncesi bir uyarı niteliği taşımıştır. Ancak ne yazık ki bu uyarıların da dikkate alınmaması, afet yönetiminin siyasi şova dönüştürülmesi, deprem gerçeği bahane edilerek kentsel dönüşüm uygulamalarının kentlerin değerli arsalarında rantsal dönüşüme alet edilmesinin en acı sonucu 6 Şubat 2023 Depremlerinde görülmüştür.

    YAPI STOKUMUZ ALARM VERİYOR

    Depremlere hazırlık çalışmalarının başında yapı stokunun iyileştirilmesi gelmektedir. Oysa ülkemizde yapı stokunun durumu tam anlamıyla belirsizlik içindedir. Öyle ki Türkiye’de yapı stokunun sayısı, bunların ne kadarının riskli olduğu bile tam anlamıyla bilinmemektedir.

    TBMM`nin İzmir Depremi sonrası kurduğu Araştırma Komisyonun Temmuz 2021 tarihli raporuna göre Türkiye`de 10 milyon civarında olan yapı stokunun 6-7 milyon civarında olan kısmı riskli yapı statüsündedir. Yine TBMM’nin Kahramanmaraş Depremleri sonrası kurduğu Araştırma Komisyonunun 6 Şubat Depremlerine ilişkin hazırladığı Mayıs 2023 tarihli raporuna göre son 11 yıl içerisinde ülke genelinde 238 bin civarında riskli yapının “Kentsel Dönüşüm” uygulanarak yenilenmesi sağlanmıştır. Telaffuz edilen riskli yapı tahminlerinin yanında, 238 bin oldukça yetersiz kalmıştır.

    İstanbul ili geneli için de benzer belirsizlik söz konusudur. İstanbul’da 6 milyon civarında konutun yaklaşık 600 binin çok riskli olduğu ifade edilmektedir. Bakanlığın açıklamalarına göre 2012 yılından bu yana İstanbul’da yaklaşık 800 bin bağımsız bölümün dönüşümü tamamlanmıştır. İstanbul’da acil dönüşmesi gereken 600 bin bağımsız bölüm başta olmak üzere toplamda 1,5 milyon konutun 5 yıl içerisinde dönüştürüleceği Bakanlığın açıklamalarında vadedilmektedir. 12 yılda 800 bin konut dönüştürülmüşken 5 yılda 1,5 milyon konutun nasıl dönüştürüleceği merak konusudur.

    DEPREM KONUTLARINDA HEDEFİN YÜZDE 12’Sİ TAMAMLANDI

    İktidarın yaptığı açıklamalarda ifade ettiği sayısal verilerin büyük oranda halkı yanıltmaya yönelik olduğu görülmektedir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 31 Mart 2023’te yaptığı açıklamada 319 bini 1 yıl içinde olmak üzere toplam 650 bin yeni konutun depremzedelere teslim edileceğini duyurmuştur. Oysa Temmuz 2024 itibariyle TOKİ’nin verilerine göre 11 ilde projesi yüzde 90’ın üzerinde tamamlanmış olan konut sayısı yalnızca 38.229’dur. Yani bir yılda tamamlanacağı iddia edilen 319 bin konutun ancak yüzde 12’si tamamlanma aşamasına gelmiştir.

    İl Projesi yüzde 90’ın üzerinde tamamlanan konut sayısı

    Adana: 2196

    Adıyaman    : 1769

    Diyarbakır: 3221

    Elazığ: 2374

    Gaziantep: 10082

    Hatay: 3340

    Kahramanmaraş: 7549

    Kilis: 756

    Malatya: 5351

    Osmaniye: 694

    Şanlıurfa: 897

    Kaynak: TOKİ

    Son 20 yılda 700 bin civarında konut inşa eden TOKİ’nin bu kadar kısa sürede söz verilen bu hedefe nasıl ulaşabileceği ise tam bir muammadır. 6 Şubat 2023 tarihinde gerçekleşen ve 11 ili etkileyen büyük depremin yarattığı konut üretimi ihtiyacının yanı sıra, Meclis Raporunda ifade edildiği üzere ülke genelinde 6-7 milyon riskli yapının dönüştürülmesi gerekmektedir. Mevcut yapı stokunun durumunun iyileştirilmesi için Büyük Marmara Depreminden bu yana geçen 25 yıl adeta boşuna harcanmıştır. Yapılarımızın büyük çoğunluğu olası bir büyük depremde yıkılmayı beklemektedir.

    YAPI ÜRETMİ SÜRECİ HIZLANDIRILMALI

    Afetlerde oluşan yapı hasarlarının önemli bir kısmı yapı üretim sürecindeki hatalardan kaynaklanmaktadır. Güvenli yapı üretim sürecinin olmazsa olmazı ise şantiye şefliği görevinin eksiksiz olarak yerine getirilmesidir.

    Halkın can ve mal güvenliğini yakından ilgilendiren yapı üretim sürecinin anahtar pozisyonunda olan şantiye şefinin, taşıdığı sorumluluk ve şantiye alanında yüklendiği görevin kapsamı dikkate alındığında şantiyeden hiç ayrılmaması gerekirken, mevzuatın izin verdiği haliyle 4 ayrı işin şantiye şefliğini yapma şansı yoktur. Üstelik ilgili mevzuata göre, yapım işinin tek ruhsata bağlı veya toplu yapı niteliğinde olması halinde yapı inşaat alanı sınırı uygulanmamaktadır. Bir deprem coğrafyası olan ülkemizde şantiye şefliği, 1500 m² üstü bütün işlerde tam zamanlı olarak yapılmalıdır.

    Açıkça ifade etmek gerekirse Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı güvenli yapılaşma ve halk sağlığının korunması amacıyla değil, daha fazla rant ve kâr elde etmek isteyen müteahhit şirketlerinin arzularına göre hareket etmiş, mühendislik hizmetlerini yasal prosedürü tamamlamak amacıyla yalnızca bir imzaya indirgemiştir.

    YAPI DENETİM SİSTEMİ DEĞİŞMELİ

    6 Şubat 2023 depremlerinin ardından kamuoyunda en çok tartışılan konulardan biri de yapı denetimi süreçlerine ilişkin endişeler olmuştur. Nitekim bu endişe hiç de yersiz değildir.

    2001 yılında çıkarılan 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunla denetim hizmetinin kamusal niteliği yok sayılarak denetim hizmeti ticarileştirilmiştir. Öyle ki 2019 yılına kadar müteahhitlerin kendi denetim şirketlerini belirlediği bir sistem yürürlükte olmuş ve 18 yıl boyunca müteahhitler kendi yaptıkları yapıların denetimini kendi seçtikleri ve ücretini ödedikleri denetçilerle yürütmüştür.

    Yapı denetim sisteminde yapılan düzenlemelerle; 1 Ocak 2019 tarihi itibariyle yapı denetiminde “e-dağıtım” sistemine geçilerek, hangi yapıda, hangi yapı denetim kuruluşunun görev alacağının elektronik ortamda bakanlık tarafından belirleneceği bir değişiklik yapılmıştır. Bu değişiklikle, yapı denetim kuruluşunun müteahhit ile olan ilişkisinin kesilmesi doğrultusunda kısmen olumlu bir gelişme sağlamıştır. Ne var ki denetimin bağımsızlaştırılarak yapı kalitesinin artırılmasını amaçlayan düzenleme yeni sorunları da beraberinde getirmiştir. Özellikle bu düzenlemeden sonra şantiye sahalarında yapı denetimi görevini icra eden mühendislere yönelik şiddet olayları artmış, sözlü ve fiziki şiddet olayları tırmanışa geçmiştir.

    Meslektaşlarımızın görevlerini doğru ve sağlıklı bir şekilde yerine getirmesinin engellenmesi ve şantiyelerde şiddete uğramasına karşı önlem alınması gerekmektedir. Meslektaşlarımızın şantiye sahalarında verdiği hizmet kamusal niteliktedir. Şantiyelerde denetim ve yönetim görevini yürüten meslektaşlarımız kamu görevlisi niteliğinde sayılmalı, can güvenliklerinin sağlanması da bizzat kamu gücünün sorumluluğunda olmalıdır.

    YETKİN MÜHENDİSLİK

    İnşaat Mühendisliği içinde birçok alt disiplini barındıran, lisans eğitimi sonrasında da meslek içi eğitim ve uygulama tecrübesi gerektiren bir meslek alanıdır. Oysa bugün 4 yıllık mühendislik lisans programını tamamlayan bir mühendis neredeyse sınırsız imza yetkisiyle sektörde faaliyet yürütebilmektedir.

    İnşaat mühendisliğinin ilgi alanına giren konularda halkın can ve mal güvenliğinin korunması, yapı üretim süreçlerinin denetlenebilmesi, ülke kaynakların etkin ve verimli kullanılabilmesi amacıyla, dünyada çeşitli biçimlerde örnekleri bulunan “Yetkin Mühendislik” sisteminin hayata geçirilmesi gerekmektedir.

    Bunun uygulanmasını sağlayabilecek kurum ise tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 6235 sayılı kanun ile görevlendirilmiş ve yetkilendirilmiş meslek kuruluşlarıdır. İnşaat mühendisliği meslek uygulamaları ve inşaat mühendislerinin yetkinlik/yeterlilik belgelendirmesinin İnşaat Mühendisleri Odasının yetkisi dışında gerçekleşmesi hukuken ve mantıken yanlıştır.

    Sonuç olarak; Marmara Depreminin üzerinden geçen 25 yılda alınmayan tedbirlerin bedelini son olarak yaşadığımız 6 Şubat Depremlerinde acı bir şekilde ödedik. Aradan geçen bunca zamandan sonra 6 Şubat depremlerinin hemen ardından benzer konular tekrar tartışıldı, kentlerimizin afetlere karşı hazırlıksızlığı tüm çevrelerce açık bir şekilde görüldü. Toplumun beklenen afetlere karşı endişeleri, yerel ve merkezi yöneticilerden beklentileri özellikle son yerel seçimlerde açık bir şekilde görüldü. Siyasi partilerin yerel seçim sürecinde yürüttükleri kampanyalarda afetlere karşı hazırlık önemli bir yer tutarken, bugüne kadar alınmamış tedbirlerin 6 Şubat Depremlerinde ortaya çıkardığı yıkım, seçim sonuçlarını etkileyen başlıca konulardan biri oldu. Ancak ne yazık ki bu son felaket de şimdiden gündemden çıkmış görünmektedir. Oysa önlem almak için kaybedilecek tek bir günümüz bile yoktur.
    Depremin 25. yılında hayatını kaybeden yurttaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyor, Odamızın yapı stokunun tespiti, yapı üretimi, denetimi, kentsel dönüşüm ve mühendislik hizmetlerinin belgelendirilmesi konuları başta olmak üzere bugüne kadar yaptığı açıklamalarda, kurumlara ilettiği raporlarda ifade edilen çözüm önerilerinin bir an önce hayata geçirilmesi ve meslek odalarının bu sürece dahil edilmesi gerektiğini önemle vurguluyoruz.”

  • Öncel Ailesinin Acı Günü!

    Öncel Ailesinin Acı Günü!

    PTT’den emekli Yunus Öncel, Aliye Köstekçi, Nezaket Koçak ve Asb. Bçvş. Mehmet Öncel’in anneleri, Çorum Haber Gazetesi çalışanlarından Aliye Öncel ile Ömer ve Alparslan Öncel’in babaannesi Emine Öncel vefat etti.

    Emine Öncel’in cenazesi, yarın Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Morgundan alınarak Seydim köyüne götürülecek, öğle namazının ardından kılınacak cenaze namazından sonra Seydim’deki aile mezarlığında toprağa verilecek.

  • İskilipli Ebussud Efendi İstanbul’da Anılıyor

    İskilipli Ebussud Efendi İstanbul’da Anılıyor

    Çorum’un İskilip ilçesinden Ebussuud Efendi vefatının 450. yılında İstanbul Süleymaniye’de düzenlenecek sempozyum ile anılacak.
    İskilip Belediyesi ve İSİAD’ın öncülüğünde Çorum Valiliği, Çorum Belediyesi ve Çorum Kent Konseyi’nin himayelerinde düzenlenecek sempozyumun Tertip Komitesi Başkanı Fikret Kısar, İstanbul’daki program ile ilgili bilgiler paylaştı.

    Kanunî’nin vazgeçilmez Şeyhülislâmı İskilipli Ebussuud Efendi Sempozyumu, bizzat temelini atıp açılışını da yaptığı Süleymaniye Camii ve Külliyesi’nde 23 Ağustos 2024 Cuma günü yapılacak. Anma programı Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi (BAİBÜ)’den Prof Dr. Şaban Karasakal’ın Cuma sohbeti ile başlayacak. Karasakal Ebussuud Efendi’nin hayatı Kanuni ile olan ilişkisi ve tefsirini anlatacak..

    Cuma çıkışında misafirlere İskilip Dolması ikram edilecek. 23 Ağustos 2024 Cuma günü saat 14:00’da Süleymaniye Külliyesi, İstanbul Müftülüğü konferans salonundaki Ebussuud Efendi Sempozyumu’nun açılış konuşmasını İstanbul Müftüsü Prof Dr. Safi Arpaguş yapacak.

    Ebussuud Efendi Sempozyumu iki oturum halinde yapılacak. İlk oturumun başkanlığını Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof Dr. Selim Argun yönetecek. Birinci oturumda Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof Dr. Mustafa Avcı, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi E. Tefsir Anabilimdalı Başkanı Prof Dr. Ahmet Nedim Serinsu, Üsküdar Üniversitesi Tasavvuf Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Prof Dr. Reşat Öngeren ve İbrahim Çeçen Üniversitesi İlahiyat Fakültesi E. Dekanı Prof Dr. Adem Yerinde sunum yapacaklar.

    Sempozyumun ikinci oturumunu BAİBÜ İlahiyat Fakültesi Tefsir Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof Dr. Şaban Karasakal yönetecek. 

    Akdeniz Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı hemşehrimiz Prof Dr. Mustafa Ertürk de, Ebussuud Efendi’nin dedesi Mustafa İmadi ve babası Muhiddin Yavsi’nin neden İskilip’e yerleştiğini anlatacak.

    BAİBÜ Edebiyat Fakültesi’nden Doç. Dr. Abdulkadir Dağlar ise Ebussuud Efendi’nin çok bilinmeyen şairlik yönünden bahsedip şiirlerinden örnekler sunacak. Ayrıca Kanunî’nin ‘ Zigetvar Yolunda’, Hukukçu Şeyhülislam İskilipli Ebussuud Efendi’ye yazdığı mektuptan bahsedecek.

    BAİBÜ Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç Dr. Mehmet Süme de, Ebussuud Efendi’nin Osmanlı dönemine damga vuran devlet adamlığını anlatacak.

    Sempozyum Tertip Komitesi Başkanı Fikret Kısar, bilindiği üzere programın İskilip ayağı ile ilgili daha önceden verdiği bilgide, 24 Ağustos 2024 Cumartesi günü öğleden sonra  Ebussuud Efendi’nin doğup büyüdüğü İskilip’te yapılacak anma programı ve mevlide sürpriz konukların katılacağını duyurmuştu.

    Kısar, gerek İstanbul’daki sempozyuma, gerekse İskilip’te yapılacak anma programı ve mevlide hemşehrilerini davet etti.