Türkiye Gençlik Vakfı Çorum Temsilciği 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Gününü unutmadı.
Çorum TÜGVA teşkilatı Çorum’un farklı yerlerine Çorumlu Şehit Abdullah Tayyip Olçok’un Afişlerini ve 15 Temmuz’u hatırlatan brandalar astı.
Konuyla İlgili açıklamalarda bulunan Türkiye Gençlik Vakfı Çorum Temsilcisi Enes Kayabaşı; ‘’Bizler bu vatanın genç evlatları olarak 15 Temmuz gecesi hain darbe girişimini unutmadık ve unutmayacağız. Türkiye Gençlik Vakfı olarak Çorumlu genç Şehidimiz Abdullah Tayyip Olçok’u ve tüm şehitlerimizi unutmadık ve unutturmayacağız. O gece Şehidimiz Abdullah Tayyip Olçok Babası ile birlikte Boğaziçi Köprüsünde şehadet şerbetini içti. O gece Babasına ‘’Sen nereye, ben oraya’’ diyerek teslimiyetini gösterdi. Bizler de gençler olarak Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan nereye biz oraya düsturu ile hareket ediyoruz. Bütün şehitlerimiz o gece tanklara, mermilere kendilerini siper ettiler. Hepsi fedakarhane arkalarına bakmadan yürüdüler. Buradan tekrar ifade ediyorum ki bayrağımızı indiremeyecekler, bizi bölemeyecekler. Biz Gençler olarak her zaman her türlü terör örgülerine karşı, bayrak vatan millet düşmanlarına karşı, vatan haini fetöcülere, kripto fetöcülere karşı, terör örgütlerine karşı en ön safta olacağız. Bütün Şehitlerimize Allahtan rahmet, Kalan gazilerimize Hayırlı uzun ömürler diliyorum.’’ ifadelerinin kullandı.
Çorum Şoförler ve Nakliyeciler Odası Başkanı Tahsin Şahin, Kurban Bayramı tatili için yola çıkacak sürücülere uyarılarda bulundu.
Çorum Şoförler ve Nakliyeciler Odası Başkanı Tahsin Şahin, 9 günlük Kurban Bayramı tatili için yola çıkacak sürücülere uyarılarda bulunarak, “Trafik işaretlerine uyulmalı, yolun uzunluğuna göre kısa molalar vererek dinlenilmeli ve aşırı hız yapılmamalı.” dedi. Şahin, yaptığı yazılı açıklamada, bayram tatili dolayısıyla yollarda yoğunluk olacağını ve bu dönemlerde trafik kazalarının arttığını hatırlattı. Aşırı hız yapılmamasının önemine işaret eden Tahsin Şahin, araçların hızı arttıkça sürücülerin görüş mesafesinin daraldığını dile getirdi.
HER 2 SAATTE BİR 15 DAKİKA MOLA VERİN
Araç kullananların her 2 saatte bir 15 dakika mola vermesi gerektiğini anlatan Şahin, “Bayramı hüsrana çevirmememiz gerekiyor. Bayramlar bizim en güzel günlerimizdendir. Bu bayramda trafik kazalarını en aza indirmek için herkes üzerine düşen görevi yerine getirmelidir. Trafiğe çıkan sürücülerimiz kendi canını ve sevdiklerini düşünerek hız yapmaktan kaçınmalıdır. Tüm araç sürücülerini uyarıyorum. Kurallara mutlaka uyunuz, uykusuz ve yorgun asla yola çıkmayınız. Uzun yolculuklarda sık sık verilen 15 dakikalık molalar hayat kurtarmaktadır. Yol boylarında birçok dinlenme tesisleri mevcut. Sürücülerimiz dinlenmeliler. Çok basit uygulamalar ile mutlu sona ulaşabiliriz.” şeklinde konuştu.
SÜRÜCÜLER HIZ KURALLARINA UYMALIDIR
Özellikle bayram tatillerinde trafikte ciddi artışların olduğunu belirten Tahsin Şahin, birçok sürücünün ise uzun yolculuk deneyiminden yoksun olduğunu ifade etti. Sürücülerin zaman zaman “Efendim ben 3 saatlik yolu 2 saatte giderim.” gibi yanlış düşüncelere kapıldıklarını aktaran Şahin, sürücülerin özellikle hız kurallarına uyması gerektiğine dikkati çekti. Sürücülerin direksiyon başında cep telefonu ile konuşmamaları gerektiğini de hatırlatan Şahin, bunun yanı sıra 12 yaşından küçük olanların arka koltuklarda kesinlikle emniyet kemerlerini takmaları gerektiğini vurguladı. Şahin, ayrıca, “Uzun yola çıkacak vatandaşlarımız araçlarının yola hazır olduğunu kontrol ederek bakımlarını muhakkak yaptırmalı.” değerlendirmesinde bulundu.
64 yıllık saat tamircisi Mehmet Kazancı, 1957 yılında abisi Tevfik Kazancı’nın yanında çırak olarak başlayarak, bu mesleğe adımını attığını söyledi.
76 yaşında olan Mehmet Kazancı, hala 64 yıl önce açtığı dükkanına gelerek, duvar saatinden, köstekli saatlere, kol saatlerinden, cep saatlerine kadar gelen her türlü saatleri tamir etmeyi sürdürüyor.
11 yaşında başladığı çıraklık dönemlerine ait anılarından da bahseden Kazancı, “1957 yılında ağbim Tevfik Kazancı’nın yanında başladığım çıraklık dönemimizde mesleği öğrenmek için ustalarımızdan yemediğimiz dayak kalmazdı. ama şimdiki gençler kendilerine bir laf bile söylemiyor, biraz mırıldansak hemen çekip giderim lafları duymaya başlıyoruz” dedi.
“Ustaya saygı diye bir şey vardı bizim zamanımızda” diye başladığını sözünü Kazancı, “Bizler sabahtan, akşama kadar dükkanda çalışır, akşam olunca da ustamızın evine yardım etmek için giderdik. Ustamızın bir sözü annemizin babamızın sözüyle eş değerdi. Bir çırak önce kalfa sonra usta olup kendi dükkanını açtıktan sonrasında bile yani yuvadan uçtuktan sonra bile, sık sık ustasını ziyarete giderdi. Başta çok sık olurdu bu ziyaretler, çünkü bizim işte mesleği oturtana kadar ustaya hep ihtiyaç olur. Tamir edemediğimiz bir saati özenle bir kutuya koyar, “ustanın elini öpmeye” giderdik. Hep bir seremoni içinde geçerdi bu ziyaretler; önce ustanın eli öpülür, hâl hatır sorulur, çaylar içilir, ardından mevzuya gelinirdi. Usta saati tamir ederken yine onun yanında çırak olunur yanı başında yaptığı izlenirdi. Bu sırada ustanın nasihatleri özenle dinlenirdi. Sadece meslekle ilgili de olmazdı bu nasihatler” şeklinde konuştu.
Her meslekte olduğu gibi bu meslekte de yetiştirecek çırak bulamadıklarından yakınan Kazancı, “Arkamızdan yetiştirecek gençlik bulamıyoruz, çünkü bu eğitim sisteminde ancak 18 yaşında çırak bulabiliyorsun, bu yaşta da kimse çıraklık yapmak istemiyor. Bu işin okulu yok. Olmadığı için de saat tamircisi, yorgancı, ayakkabıcı gibi meslekler yavaş yavaş yok oluyor. 20 yıl sonra yerimize saat tamiri edecek usta olmayacak. Sanat öğrenmenin birkaç senelik zamanı var ama kimsenin buna vakti yok” diye konuştu.
Şimdi ki zamanda gerçek ustalara zor rastlandığını belirten Kazancı, “Her saatin kapağını açan kişi kendini saatçi ustası sanıyor. Bir saat ustası biraz mühendis, biraz da sanatçı olmalıdır. Hem pratik zekalı hem yaratıcı olmalıdır. Bir saat makinesinde kayıp bir parçayı bir mühendis gibi zihnimizde yeniden tasarlayıp üretmemiz gerekebiliyor. Çünkü bazı saatlerin üretimi durmuş olduğundan parçalarını bulmak mümkün olmayabiliyor. Ya da özellikle antika bir saatin dış süslemelerinde kırılan, kaybolan işlemeleri bir ahşap ustası gibi yontarak yeniden işlememiz, bir ressam gibi yeniden boyamamız gerekebiliyor” dedi.
Bir saat ustasında olması gereken vasıflardan da bahseden Kazancı, “Benim için her meslekte başarılı olmanın yolu işine saygılı olmaktan ve iş ahlakını korumaktan geçer. Bu meslekte uzun yaşamak istiyorsanız dürüst olmalısınız, size gelen saati kendi saatiniz gibi görmelisiniz. Kendi saatinize nasıl davranıyorsanız, müşterinin saatine de aynı ihtimamı göstermeniz lazım. Bilginizi, yeteneğinizi kötüye kullanmamanız lazım. Bunlar kısa vadede karlı değilmiş gibi görünebilir ama uzun vadede mutlaka getirisi vardır. Saatçilik gibi az bulunan ve uzmanlık gerektiren işlerde güven bizim bir numaralı pusulamız. Saat dediğimiz şey kapalı bir kutu; insanlar nasıl çalıştığını bilmez, bu yüzden tamire gelen her saat, biraz da saatçinin insafına kalmıştır. Ona bir emanet gözüyle bakmayı bilen bir saatçi bana göre gerçek bir saatçidir” şeklinde konuştu.
Eski zamanlarda saat almanın zorluklarından bahseden Kazancı, “Bir mahalleden bir diğer mahalleye ‘saat kaç?’ diye sormaya gidilirdi, yada ‘iftara ne kadar var’ diye. 1957 yıllarda birisi saat alınca herkes ona hayırlı olsun ziyaretine giderdi. İnsanlar askerliğini yapmadan saat sahibi olamıyordu. O zamanlar saat daha kıymetli idi” dedi.
1968 yılında kendi dükkanını açarak, 5-6 çırak yetiştirdiğini açıklayan Kazancı, yetiştirdiği ustaları ile 1983 yılında Çorum saat kulesinin katranlarını tamir ederek, tekrar taktıklarını kaydetti.
Çorum Elektrik, Elektronik, Su Tesisatı Esnaf Ve Sanatkarlar Odası Başkan Vekili Tuncay Yalçınkaya, üyeleri olan yılların ustası Mehmet Kazancı’yı odanın hazırladığı birlik ve beraberlik gecesine davet etti.
Türkiye Kick Boks Federasyonu tarafından 01-07 Temmuz tarihleri arasında Şırnak’ta 60 ilden 1500 sporcunun katılımıyla düzenlenen “Türkiye Ferdi Kick Boks Şampiyonası’na” katılım sağlayan Çorumlu Kick Bokscular 1 Gümüş 2 Bronz madalya ile Çorum’a döndü.
Şırnak’ta yapılan Kickboks Türkiye Şampiyonası Mili Takım seçme müsabakalarına Çorum Belediye Spor Kulübü’nden 2 sporcu, Özel İdare Spor Kulübünden 1 sporcu ve 1 hoca eşliğinde katılım sağladı.
Özel İdare Kick boks antrenörler Sinan Duman ile eşliğinde “Türkiye Ferdi Kick Boks Şampiyonası’na” giden ve Çorum kafilesinde yer alan Abdulsamed Uğurlu K- 1’de Türkiye 2’incisi, Mehmet Özbolat Full Kontak’ta Türkiye 3’üncüsü ve Ayşegül Önder’de Full Contact ta Türkiye 3’üncüsü oldular.
2021 yılı içerisinde farklı kentlerde düzenlenen Milli Takım seçmelerinin sonuncusu olan Şırnak’taki şampiyonanın ardından Abdulsamet Uğurlu, Ekim Ayında İtalya’da düzenlenecek olan Dünya Kıck-Boks Şampiyonasında, Mehmet Özbolat ve Ayşegül Önder ise Avrupa Kıck-Boks Kupasında Milli Takım forması altında mücadele etme hakkı elde ettiler.
Çorum Kıck-Boks takımı sporcularıyla gurur duyduklarını ifade eden KickBoks İl Temsilcisi, Uluslararası Hakem ve aynı zamanda Merkez Hakem Komite Üyesi Halil İbrahim Bolat, ” Şırnak’taki Türkiye Kıck-Boks Şampiyonasına katılarak güzel sonuçların altına imza atan sporcularımızı, antrenörlerimizi ve emeği geçenleri kutlar, tebrik ederim” dedi.
Çorum İmam Hatipliler Derneği (ÇORİMDER) İl Başkanı ve ÖNDER Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Boyraz, Yönetim Kurulu Üyeleri ve öğrenciler Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü’ye nezaket ziyaretinde bulundu.
Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü ziyaret sırasında gençlerden gelen siyasetten, gündeme ve gündelik hayatına dair tüm sorulara içtenlikle cevap verdi.
Konuşmasına kısaca kendi hayatını anlatarak başlayan Döğücü, “1965 yılında Çorum’da doğdu. Çorum İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum. Mazlum-Der, Hukukçular Derneği, Hukukçu Hanımlar Derneği, IHH İnsani Yardım Vakfı, Araştırma Kültür Vakfı gibi çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yönetim kurulu üyesi olarak görev aldım ve insan hakları alanında gönüllü çalışmalar yaptım” dedi.
AK Parti’nin kuruluşuyla birlikte 2002 yılında İstanbul İl Kadın Kolları Kurucu Üyesi olarak siyasete ilk adımını attığını belirten Döğücü,” İl Kadın Kolları Seçim İşleri Birim Başkanı, Siyasi Hukuki İşler Birim Başkanı, Yerel Yönetimler Birim Başkanı ve Sancaktepe İlçe Kadın Kolları Başkanlığı görevlerini üstlendim” diye konuştu.
“GENÇLERİN HAYIR DUASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ”
Gençlere iyi bir gelecek bırakmak için çaba gösterdiklerini ifade eden Döğücü, “Gençlerin bizler için bakın ne güzel gelecek bırakmışlar bizler için demeleri ablalarımız, ağabeylerimiz demeleri için iş yapmamız lazım İnşallah sizlerinde dualarınızı alırız” şeklinde konuştu.
İmam Hatip mezunu olan Şeyma Döğücü siyasi hayatından, yaptığı hizmetlerinden bahsederek, gençlere deneyimlerini aktarıp, çeşitli tavsiyelerde bulundu.
İlk Bayan Belediye Başkanı ve İmam Hatipli olmasından dolayısıyla yükünün bir kat daha olduğunun altını çizen Döğücü, “ Beraber Büyükşehir Belediyesi’nde görev yaptığım, avukat kardeşim şu anda Danıştay üyesi, bir gün geldi bana Şeyma abla biliyormusun, bugün Ayasofya’nın açılmasının alındığı kararın altında benimde imzam var dedi. Ama geçmişte biz bu mücadeleden umudumuzu kesmişken bugün bir başörtülü arkadaşımız Danıştay üyesi oluyor ve Ayasofya’nın açılması için alınan kararın altına Rabbim imza atmasını nasip ediyor. Bizler birkaç yıl önce bunu düşünemeyi bırakın, aklımızın ucundan dahi geçiremezdik” dedi.
“TEK KADIN BELEDİYE BAŞKANIYIM”
İstanbul’da 39 ilçenin içerisinde tek kadın belediye başkanı olduğunu hatırlatan Döğücü, “Bugün artık vatanın evlatlarının önündeki engellerin kalktığını görüyoruz. Yani bir kısım kadına seçme ve seçilme hakkı verilirken, bir kısım kadına sadece seçme hakkı verildiği bir ülkede yaşadık biz. Şimdi elhamdülillah bütün bunların kalktığı ve bir normalleşme süreci yaşıyoruz. Hiç kimsenin de kimseden rahatsız olmadığını görüyoruz” şeklinde konuştu.
Başörtülülerin bazı sınavlara dahi giremediklerini hatırlatan Döğücü, ama bugün hiç kavga gürültü olmadan, milleti birbirine düşürmeden bu problemin çözüldüğünü söyledi.
Geçmiş yıllarda başörtülü insanlara karşı bazı kesimlerin bakış açısını da değerlendiren Döğücü, “Aileniz sizi Çorum gibi bir yerden 4-5 yıl okutmak için İstanbul’a göndermiş, Hukuk Fakültesini kazanmışsınız, 4 sene okutmuş ve 4 sene sonra diyorlar ki sen devleti yıkacaksın, senin kafanın arkasında bu var gibi laflar ve söylemler oluyor, ama herkes bilir ki hiç bir başörtülü kardeşim öyle bir niyetinin olmadığını, bizler memleketine, milletine ve ailesine faydalı olmak için çalışıyoruz. Ama yok senin kafanda başörtüsü var ya sen devleti yıkacaksın, laik Türkiye Cumhuriyetine kesin düşmansın diye bizleri bir çerçeveye oturttular” şeklinde konuştu.
Bu gibi düşmanca tavırların bir daha yaşanmaması dileğinde bulunan Döğücü, bunun içinde millet olarak, diri olunması gerektiğini, birlik beraberlik içinde bulunulması gerektiğini ifade etti.
“HER ZAMAN BİRLİK VE BERABERLİK İÇERİNDE OLMALIYIZ”
15 Temmuz darbe girişimine de değinen Döğücü, Çorum’da 15 şehidimizin olduğu bir darbe girişimi sırasında bu insanlarımız gözlerini karartıp ölüme gittiler. Sen gidiyorsan ben gitmem deselerdi yada onun olduğu yerde ben olmam deseydi, biz bugün çok farklı bir yerde olurduk. Ben 15 Temmuz’da Çorum’da idim. Ramazan Bayramı nedeniyle memleketimize gelmiştim. Bir hafta annemin yanında kalayım diye hesap yapmıştım. Darbe girişimi sırasında İstanbul’dan fotoğraflar gelmeye başladı. İlk önce inanamadım, kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz ne darbesi diye ilk önceleri inanamadım. Darbe marbe olmaz, böyle şey imkansız diye düşünürken sonra iş ciddileşmeye başladı. İl başkanlığımızdan mesajlar gelmeye başladı, sokaklara inmemiş isteniyordu, bir anda şoka girdik ve hemen ilk şoku atlattıktan sonra Çorum İl başkanlığına gittim. Burada beni etkileyen şeylerle karşılaştım mesela yaşlı amcaların ağlayarak, il başkanlığına geldiklerini gördüm, arkadaşlarım biz eski günlere mi dönecez diye ağlayarak aradılar beni. Biz bu darbe girişimini birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuz için atlatabildi. Bizlerin her zaman birlik ve beraberlik içerisinde olmamız gerekiyor ” dedi.
“İmam Hatip talebelerinin hepsi dini asıl kaynağından öğrendikleri için içlerine sindiremedikleri bazı olaylara tepki gösterip, çok doğru kararlar verdiğine inanıyorum” diyen Döğücü, “Bu anlamda biz İmam Hatiplilerinin çok büyük misyonu var, biz sembolik kelimelerle konuşmuyoruz, biz olayların doğrusunu, eğrisini, fıkıh ve hadis ilmiyle özetliyoruz ki bu bizim için çok büyük bir avantajdır” şeklinde konuştu.
AK Parti olarak milletin istediklerini yaptıklarını ifade eden Döğücü, “Biz milletin sahip çıktığı değerleri, biz yapmaya çalışıyoruz. Rabbim Cumhurbaşkanımıza hayırlı ömürler versin. Onun dirayetli duruşu olmasaydı, biz bu zamanları belki yaşayamazdık. Bizler bir İmam Hatipli olarak Cumhurbaşkanımızın dik duruşu bizleri daha çok gururlandırdı” diye konuştu.
“NEDEN AVUKATLIK, NEDEN İSTANBUL’DA KALDINIZ?”
Daha sonra gençlerin sorularını cevaplayan Döğücü, neden avukatlık, neden İstanbul’da kaldınız sorusuna şöyle cevap verdi;
“Okul çağlarında siyaseti sevmeyen birisi idim. Bizim dönemimizde siyaset belli kişilerin yaptığı, siyasette falan yükselme olmayan, o zaman Demirel, Ecevit, Türkeş ve Erbakan’dan oluşan 4 kişilik bir siyaset vardı. Dönem, dönem birisi iktidar olur ama Türkiye’de hiçbir şey değişmezdi. Siyasetten Türk halkının, vatandaşın hiçbir beklentisi yoktu.Birisi gelince zam olur, öbürü gelince bir ferahlama olur, sonra daha çok ekonomik krizler yaşanırdı.O zamanlar siyasete sıcak bakacak bir ortam yoktu. Bizler de İmam Hatip’te okuduk ve o süreçte 80 ihtilali oldu. İhtilalde ben hiç unutmuyorum babam Rıza Nur’un kitaplarını yakmak zorunda kaldı. Bizim zamanımızda avukatlık o zaman aktif bir meslek değildi onun için ben aslında en çok eczacılığı istiyordum. Eczacılık bir puanla kaçınca altında ki Hukuk Fakültesi’ni kazanmış olduk. Ailem beni okula gönderirken elleri yüreklerinde gönderiyordu, öyle bir terör sürecinden geçtik. Ama Elhamdülillah bizim fakültemizde hatta İstanbul’da ihtilalden sonra öyle terör olayları olmadı. Çok rahattık taki biz 4. Sınıfa kadar, o başörtüsü olayları benim hayatımı ve bakış açımı değiştirdi. Benim avukat olma, hakim olma hayallerini düşünürken, bir anda biz avukat olursak insan hakları yönünde zekat vermiş oluruz diye düşünmeye başladım.
Bunun için Sivil toplum kuruluşları ve siyasete girmem Sayın Cumhurbaşkanımıza olan güven ve onun siyasette çok şeyleri değiştireceğine güvendiğimiz için AK Parti’de siyasi hayatım başlamış oldu”
İlk önce İstanbul’da kalma gibi bir düşüncem yoktu. Benim hayalim Eczacılık Fakültesini bitirip, Çorum’da eczane açıp, rahmetli babamda emekli olacaktı oda başında duracaktı, böyle bir mütevazi hayat hayal ediyordum ama görüyorsunuz ne olduysa buralara kadar gelmiş olduk. Yani gidişat bizi buraya getirdi”
İstanbul size siyasi hayatınızda, meslek hayatınızda neler kattı sorusuna ise Döğücü, “ En önemlisi yurtta kalma sürecimle hayatla mücadele etmeyi öğrendim. Çorum’da her şey güllük gülüstanlıktı, ne istersem anne ve baban tarafından yerine getiriliyordu. Ama İstanbul’a geçtim, tek başınayım, her şeyi kendim yapmak zorundayım ve eğer ayakta durmayı, bir yerlerde bir şeyler yapmayı düşünüyorsan çok sıkı mücadele etmeyi bileceksin. İşin doğrusu ben İstanbul’da hayatla mücadele etmeyi öğrendim. Ama Çorum benim için en güzel geçlik çağlarımın geçtiği yerdir. Burada mücadeleyi, orada sevgiyi öğrendim. Benim için hayat burada ikisini birlikte götürmek demekti. Bunun için hem Çorum’u, hem İstanbul’u çok seviyorum”
“BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI İLE SORUN YAŞIYORMUSUNUZ?”
Siyasette cinsiyet ayrımının olduğuna dikkat çeken Döğücü, “Siyaset sanki daha çok erkeklerin alanı gibi böyle olmuş ve böyle gitmiş doğrudur da. Önceki dönemlerde bir kadının çocuğu, eşi ve ailesi, kendisinden olan beklentiler, bütün bunların yanında siyasette var olma mücadelesi vermek gerçekten çok zor. Şimdi mümkün mü yine zor ama nispeten bir yol bulabiliyorsun. Ben doğrusu Kadın Kollarındaki çalışmamı da çok verimli buluyorum. Bir şeyler yapıyor, bir işe yarıyorduk ama böyle bir mekanizmanın içinde belediye başkanı olmak, milletvekili olmak gibi düşüncelerim yoktu. Sessiz ve sakin hizmet etmeye devam ettik ama bir bakıyorsunuz, siz çalışıyorsunuz bir başkası başka yerlerde oluyor, bir bakıyorsunuz arasıra teşkilatlara gelen birisi milletvekili oluyor, bilmem belediye başkanı oluyor, bunları yaşaya yaşaya talep etmeyi öğreniyorsun. Talep etmeyi öğrendik ve talep ettik ve belediye başkanı olduk. Belediye başkanı olmak gerçekten çok zor bir görev, geceniz yok, gündüzünüz yok, hafta sonunuz yok, çocuklarınız yok, dinlenmek yok kısacası hiçbir şeyiniz olmuyor ama AK Parti’de çalışan bütün kadınların emeğini bir yerde sivilleştirmek gerekiyor, çünkü çok çalışıyorlar. Siyasete kadın olarak başladık birkaç adım geride başlamak demek hatta başörtülü bir kadın olarak başladık birkaç adım geride başlamak oluyor. Başörtülü olduğunuz için her yerde başka farklı durmak zorundasın.
“BİZDE BAHANE VE MAZARET ÜRETMEK YOK”
Benim hayatım hep mücadele ile geçti, benim hayatıma da böyle mücadele etme zamanları denk geliyor. Kadın kolları başkanı olduğum zaman 15 Temmuz darbe girişimi olmuştu, 3 ay evime girmeye fırsatım olmamıştı. Şimdi de Büyükşehir Belediyesi ile mücadelemiz başladı. İnşallah hepsinin altından kalkacak cesaretimiz ve yüreğimiz var. Bizde bahane ve mazeret üretmek yok”
Misafirperverliği için Belediye başkanı Şeyma Döğücü’ye teşekkür eden Çorum İmam Hatipliler Derneği (ÇORİMDER) İl Başkanı ve ÖNDER Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Boyraz, “Başkanım bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz. Yani bizim derneğimiz 2014 yılından beri aktif olmamıza rağmen 2 yıldır yapamadığımız keşkek günümüzü yapmış olsaydık 14. Keşkek günümüzü yapmış olacaktır. Buda bu camiada yaklaşık 15 yıldır aktif bir şekilde bir araya gelmeye gayret gösterdiğimizin bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Derneğimiz kurulduktan sonra daha kurumsal yönden hizmet etmeye başladık ama ondan önce gençlerimiz vardı, birçoğu üniversiteyi bitirdi. Birçok yerde karşımıza okulumuzdan mezun olanları görebiliyoruz. Hamdolsun bunlar bizim için büyük bir heyecan ve duygu bugünde bunu yaşamaktan gurur duyuyoruz. Bundan sonra da şimdi yetişen bu gençlerimizin yarınların avukatları, doktorları, mühendisleri olarak görmekten büyük bir mutluluk duyacağız. Bizlerde sığındığımız isimlere gidiyoruz, yani samimi gördüğümüz, faydalanabileceğimiz, az önce söylediğimiz gibi tecrübe paylaşımlarının gençlerimize katma değer katacağı isimlere gidiyoruz. Sizi tercih etmekle ne kadar isabetli karar verdiğimizi şimdi burada belediye başkanının misafiriyiz ama biz İmam Hatiplilerin bir ablasıyla birlikte olmaktan çok mutlu olduk. Buraya gelmeden önce Sancaktepe’yi bir kenar mahalle olarak tahmin ediyorduk ama bir belediye binasını gördükten sonra düşüncelerimiz değişti. Bu hizmetleri görmekten bir Çorumlu, bir İmam Hatipli olarak çok mutlu olduk, inşallah daha çok başarılı olmanızı istiyoruz” diye konuştu.
Yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü vatandaşlarımızın kurban alım-satım kesim ve sonrasında uyulması gereken kurallar hakkında açıklamada bulundu.
Konuyla ilgili açıklamada bulunan Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı; “ Kurbanlık alacak vatandaşlarımızın kurbanlık hayvan alırken hem küçükbaş hem de büyükbaş hayvanlarda iki kulağında da kulak küpesinin bulunması, büyükbaş hayvanlarda ise hayvana ait kulak küpe numarasının da yazılı olduğu, hayvana uygulanmış aşılamaları ve yaşını gösteren büyükbaş hayvan pasaportunun bulunması büyük önem arz etmektedir. Fiziksel olarak hayvanın tüylerinin parlak, duruşunun nizami olması, yürürken topallama gibi herhangi bir aksaklığın görülmemesi, boynuzu varsa kırık olmaması, gözlerinin mat ve bakışlarının donuk olmaması hayvanın sağlıklı olduğuna işaret etmektedir. Ayrıca; sürdürülebilir bir hayvancılığın gereği olarak gebe yada damızlık değeri taşıyan dişi hayvanların kesimi yasak olup; dişi hayvanlarda gebe yada damızlık değeri olmadığına dair serbest yada resmi veteriner hekimce düzenlenmiş raporun bulunması gerekmektedir” dedi.
“Kurbanlık hayvanlar, çalışma izni almış kesimhane ile Komisyonların belirlediği kesim yerlerinde kasaplık belgesi olanlar tarafından; köylerde ve belirlenmiş kesim yeri bulunmayan yerlerde ise cadde, sokak ve parka bakmamak kaydıyla kendi bahçelerinde usulüne uygun olarak ve çevreye zarar vermeyecek şekilde ehil kişilerce kesilmesi gerekmektedir” diyen Sarı, “Ayrıca cadde, sokak ve park gibi kamusal alanlarda kurbanlık hayvan kesimleri yapılamaz. Kesilen hayvanlara ait hastalıklı organlar, kesim sırasında oluşan atıklar, kist hidatik riskine karşı karaciğerler ve akciğerler kesinlikle evcil ve yabani hayvanlara verilmez. Hayvanların çıkaramayacağı derinlikte çukurlara gömülerek bertaraf edilir” diye konuştu.
İl Müdürlüğü tarafından pazar yerlerinin denetimlerinin sürekli yapıldığını hatırlatan Sarı, “Vatandaşlarımız herhangi bir sorunla karşılaştıklarında görevlilerimize müracaat etmeleri yada İl Müdürlüğümüze başvurmaları yeterli olacaktır. Vatandaşlarımız kurbanlık hayvanların tür ırk cinsiyet ve son aşılama bilgilerini https://hayvanbilgi.tarim.gov.tr adresinden veya ‘haysağ’ ve ‘küpe sorgulama’ isimli mobil uygulamaları cep telefonlarına indirerek küpe numaralarını sorgulayarak güvenle alabilirler. Şimdiden tüm halkımızın Kurban Bayramını kutlar üreticilerimiz için bereketli kazançlar dilerim” dedi.
Kültür belediyeciliği hizmetleriyle gönüllere dokunan ve 7’den 70’e herkese yönelik etkinlikler düzenleyen Çorum Belediyesi, 31 Temmuza kadar her Cumartesi çocuklara özel şenlik düzenleyecek.
Geçtiğimiz yıllarda çocuk etkinlikleri ve çocuk şenlikleri düzenleyerek miniklerin sevincine ortak olan Çorum Belediyesi, pandemi kısıtlamalarının gevşemesiyle birlikte minik gönüllere dokunacak etkinlikleri tekrar başlattı. Yaz etkinlikleri kapsamında çocuklara yönelik düzenledikleri ‘Millet Bahçesi Sosyal Tesislerinde Şenlik Var’ etkinlikleriyle miniklerin çok eğleneceğini belirten Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat, “Millet Bahçesi Sosyal Tesislerimizde minik yavrularımızın çok seveceği şenlikler düzenliyoruz. 3-31 Temmuz 2021 tarihleri arasında her cumartesi saat 19.00’da düzenlenecek olan Hacivat-Karagöz gösterileri, kukla gösterileri ve animasyonlarla çocuklar eğlencenin tadına varacak” dedi.
Başkan Yardımcısı Yağbat, Millet Bahçesi Sosyal Tesislerde temmuz ayı içerisinde her cumartesi saat 19.00’da düzenlenecek çocuk şenliklerine tüm çocukları beklediklerini ifade etti.
İmam Hatipliler Derneği (ÇORİMDER) Başkanı ve ÖNDER Yönetim kurulu üyesi Ayhan Boyraz ve Yönetim Kurulu Üyeleri Dünya Çorumlu Dernekler Federasyonu’na ziyarette bulundu.
Boyraz ve Yönetim kurulu üyeleri Merkezi İstanbul Ataşehirde bulunan Çorumlu hemşehrimiz Metin Akkuş’un genel başkanlığını yürüttüğü Dünya Çorumlu Dernekler Federasyonu’nu ziyaret ederek, istişarelerde bulunuldu.
İmam Hatipliler Derneği (ÇORİMDER) Başkanı Ayhan Boyraz ve Yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa Külcü, Ahmet Peker ve Semih Dumlu’nun ziyareti sırasında; Dünya Çorumlu Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Metin Akkuş, Federasyonun Almanya Dortmund İl Başkanı Ali Cihangir Gümüş, Avcılar İlçe Başkanı Filiz İrfan Çamlı ve eşi, Başkan Vekilleri Ercan Koşar, Selami Topçu, Şeref Akça ve Genç Çorimder yönetim kurulu üyeleri de hazır bulundu.
Ziyaret sırasında konuşan İmam Hatipliler Derneği (ÇORİMDER) Başkanı Ayhan Boyraz, Çorum ile gurur duyduklarını dile getirerek, Çorimder olarak memleketin gençlerine sahip çıktıklarından dolayı ayrı bir mutluluk yaşadıklarını ifade etti.
Gençleri vatanı, milletini seven bir nesil olarak yetiştirmeye gayret gösterdiklerini belirten Boyraz, Çorum’un dışında, başka diyarlarda Çorum’u temsil ettikleri için federasyon başkanı ve üyelerine teşekkür etti.
Çorumluyum diyen herkesin kendileri için kıymetli olduğuna vurgu yapan Boyraz, 30 yıldır STK’larla ilgili çalışma yaptığını söyledi.
Federasyonun çalışmaları hakkında heyete bilgi veren Dünya Çorumlu Dernekler Federasyonu Genel Başkanı Metin Akkuş, “ Federasyonu oluşturmaya 7 dernekle başladık ve şu an bünyemizde 26 derneğimiz var. Federasyonumuzda evlenecek olan ve maddi durumu yerinde olmayan üye gençlerimize gelinlik ihtiyacına cevap vermek için gelinliklerimiz bulunmaktadır. Ayrıca sürekli kan bağışı kampanyalarımız olmaktadır. Kan arayan hemşehrilerimizin ihtiyacına hemen karşılık veriyoruz. Mübarek aylarda sosyal yardım kampanyalarımız olmaktadır. Ayrıca İstanbul’da bulunan hastaneler ile Çorumlu hemşehrilerimiz ve üyelerimiz adına indirim anlaşmaları yapıyoruz. Gurbette olan tüm hemşehrilerimizin zor günlerinde yanında olmaya ve yardımlarına koşmaya gayret gösteriyoruz” diye konuştu.
Üyelerinden aidat almadıklarına vurgu yapan Akkuş, 2019 yılında kurulmaları rağmen 100 yıllık federasyon gibi çalıştıklarını ve 250’ye yakın wattsap grubu oluşturduklarını söyledi.
Türkiye’nin her yerinde yapılanmaya hız verdiklerini kaydeden Akkuş, federasyon olarak çok güçlü bir duruma geldiklerinin altını çizdi.
Çorum günleri adı altında etkinlikler yapmak istediklerini belirten Akkuş, Çorumluların artık İstanbul’da Dünya Çorumlu Dernekler Federasyonu adında bir evlerinin olduğunu hatırlattı.
Çorumlu bürokratla ile iyi ilişkiler içerisinde bulunduklarına dikkat çeken Akkuş, yüksek istişare kurulunda 3 vekil ve 6 ilçe belediye başkanının yer aldığını açıkladı.
Akkuş, İmam Hatipliler Derneği (ÇORİMDER) İl Başkanı ve ÖNDER Yönetim kurulu üyesi Ayhan Boyraz’a yüksek istişare kuruluna katılma teklifi yaptı.
Ziyaret sonunda, anı ölümsüzleştirme adına toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirilerek, karşılıklı hediye takdiminde bulunuldu.
Önder İmam Hatipliler Derneği’nin İstanbul Büyük Çamlıca Camii 1071 Konferans Salonu’nda yapılan 58’inci Genel Kurulu’na Çorum olarak katılım sağlandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın telgraf gönderdiği ve ÖNDER’in yeni başkanının seçildiği program İstiklal Marşı’nın okunması ve Kur’an-ı Kerim Okuma Dünya Birincisi Hafız Mustafa Kızılcaoğlu’nun Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı.
ÖNDER Genel Başkanı Kamber Çal, Genel Kurul’da bir selamlama konuşması yaptı.
ÖNDER’in mezun dernekleri, üyeler, gönüllüler ve kendisini imam hatip camiasına ait hisseden her bir ferdiyle kocaman bir aile olduğunu belirten Çal, “Bu geniş aile ile birlikte ilk günkü heyecanla, şartlar ne olursa olsun vazgeçmeden bize verilen emanetin sorumluluğu ile yolumuza devam ediyoruz” dedi.
“İmam hatipler başarılı ama yetmez”
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmettin Bilal Erdoğan da Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, katılımcıları çocuklarını imam hatiplere göndermekle kalmayıp okul aile birliklerinde yer almayı çağırdı.
“Daha çok yolumuz var”
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Ahmet Misbah Demircan, Türkiye’de insanların evlatları yetişsin bir yandan da vicdanıyla, ahlakıyla, imanıyla bilimiyle, teknolojiyle beraber yürüsün istediklerini belirterek, “Bu mücadeleyi veren büyüklerimizden Allah razı olsun” dedi.
“Hayırla bakan, hayırlı neticeler görür”
Hazine ve Maliye Bakan Yardımcısı Dr. Nureddin Nebati ise “Bugün nimetlerin en güzel dönemini yaşıyoruz. İşte şimdi tam mücadele etmenin zamanı” dedi.
Genel Kurul, açılış konuşmalarından sonra divan teşekkülü, 57. dönem faaliyetleri, bütçe ve denetleme raporunun ibrası ve tüzük tadilatı ile devam etti.
Yapılan oylama ile genel başkanlığa seçilen Abdullah Ceylan yaptığı teşekkür konuşmasında, “Her bir kurumun asrın ihtiyaçlarına müdrik şekilde nitelikli bir hal alması için samimiyetle çalışacaklarını belirterek, “Bugünlerimiz ve yarınlarımız için değer üreten imam hatip okullarımıza hizmet yolunda bugünden sonra da hiçbir bahaneye boyun eğmeyip, iki günümüzü denk etmeyecek şekilde, durmaksızın çalışmayı kendimize bir görev biliyoruz” dedi.
“Ayhan Boyraz Tekrar Yönetimde”
ÖNDER İmam Hatipliler Derneği 58. Genel Kurulunda genel başkan seçilen Abdullah Ceylan’ın yönetim kurulu 30 asıl ve 20 yedekten oluşuyor. 30 kişilik asil yönetim kurulu listesinde ÇORİMDER İl Başkanı Ayhan Boyraz’da 3. kez yerini aldı.
Abdullah Ceylan’ın listesinde şu isimler yer aldı; Ahmet Bingöl, Ahmet Yapıcı, Ali Osman Kuşakçı, Arife Gökkuş, Ayhan Boyraz, Bilal Benna Haksal, Ekrem Erdem, Elif Gültekin, Enver Osman Kaan, Erkam Arslanoğlu, Gülten Demir Bilen, Hüseyin Kara, İslam Şensöz, Kadir Oruç, Kemal Bilal Aydın, Mehmet Ali Kılıç, Metin Tuğtag, Muhammed Taha Tavman, Oğuzhan Aydın, Ömer Ceylan, Resul Çiftçi, Riad Domazeti, Sabahattin Yamak, Seçkin Koç, Serdar Turhan, Sümeyye Ertekin, Yusuf Öztürk, Zeliha Yıldız. Zeynep Rana Ünal isimlerinden oluştu.
“Kurultaya Çorum’dan Katılım Sağlandı”
ÖNDER İmam Hatipliler Derneğinin 58. Genel Kuruluna, bakan yardımcıları, milletvekilleri, dernek yönetimi, STK yöneticileri, AK Parti Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, Çorum İmam Hatipliler Derneği Başkanı ve Önder yönetim kurulu üyesi Ayhan Boyraz, ÇORİMDER Yönetim Kurulu Üyeleri Mustafa Külcü, Ahmet Peker, Semih Dumlu ve Genç ÇORİMDER üyeleri katılım sağladı.
Çorum Belediyesi, bu kez de Çorum’a mevsimlik işçi olarak gelen ailelerin çocuklarını doyasıya eğlendirdi.
AHL Park eğlence merkezi ve Buhara Kültür Merkezinde düzenlenen programda çocuklar gönüllerince eğlenme imkanı buldu.
Çorum Belediyesi, mevsimlik iş için Çorum’a gelen ailelerin çocuklarına yönelik eğlence programı düzenledi.
Aileleri tuğla fabrikalarında çalışan 30 çocuğa yönelik AHL Park ve Buhara Kültür Merkezinde eğlence alanlarında düzenlediği etkinlik çocuklar tarafından büyük ilgi gördü.
Buhara Kültür Merkezinde düzenlenen çocuk şenlikleri ve etkinliklerinin ardından çocuklar bowling oynadı. Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da çocuklarla birlikte çeşitli oyunlar oynayarak onların sevincine ortak oldu. Doyasıya eğlendikleri bir günün ardından kendileri için hazırlanan ikramlar ve hediyeleri alan çocukların mutlulukları gözlerinden okundu.