Kategori: GÜNDEM

  • Akar, Kurban Öncesi Uyardı

    Akar, Kurban Öncesi Uyardı

    Çorum Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Arif Akar, kurbanlıklarla ilgili açıklamalarda bulundu.

    Kurban Bayramı sayılı günler kala açıklamalarda bulunan Çorum Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Arif Akar, kurbanlık hayvanların nasıl olması, nasıl seçilmesi ve kesimde nelere dikkat edilmesi konusunda açıklamalarda bulundu.

    Akar, ayrıca kurban etinde görülecek bir olumsuzlukta mutlaka bir veteriner hekime danışılması gerektiğinin de altını çizdi.

    Kurbanlık hayvanların eziyetsiz ve doğru bir şekilde kesilmesinin önemine dikkat çeken Akar şunları söyledi:

    “Kurban, dini bir vecibedir. Ve kurban kesecek kişiler, kurbanla ilgili dini vecibeleri yerine getirmek zorundadır. Kurbanın acı çektirmeden, çevreyi kirletmeden sağlıklı ve hijyenik bir şekilde kesimi, insan sağlığının ve hayvan sağlığının korunması için alınacak tedbirler de kurbanla ilgili dini vecibelerin bir parçasıdır. Halkımız, kurban vazifesini sağlıklı bir şekilde yerine getirerek, dini vecibelerini ifa etmenin huzurunu yaşamak istemektedir.

    Her yıl kurban Bayramı öncesi ve sonrasında basında yer alan ve kurbanın amacına uygun olmayan görüntüler, kurban kesenleri ve tüm kamuoyunu rahatsız etmektedir. Ancak; Son yıllarda basına yansıyan bu olumsuz olayların büyük ölçüde azaldığını memnuniyetle görmekteyiz.  Bu nedenle,  Veteriner Hekimleri olarak, her yıl kurbanlık alınması sırasında, kurbanın kesimi esnasında, etlerin muhafazasında ve kurban atıklarının bertaraf edilmesinde, halk sağlığı açısından dikkat edilmesi gerekli hususular, kurban öncesi kamuoyu ile paylaşılmaktadır.

    Kurban Bayramında, kesilen hayvan sayıları, kesin rakam olarak bilinememekle birlikte, yaklaşık olarak 1.000.000 Büyük Baş ve 2.500.000 Küçük Baş hayvanın nakli ve kesimi yapılmaktadır. Bu miktar, ülkemizde yıllık olarak kesilen hayvan miktarının % 25-30 una tekabül etmektedir. Bu kadar sayıda hayvanın 3 gün gibi kısa sürede nakledilmesi ve kesilmesi, gerekli tedbirler alınmadığı ve gerekli alt yapı oluşturulmadığı takdirde, insan sağlığı, hayvan sağlığı ve çevre ile ilgili önemli sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu konuda, kurban kesenlere de önemli görevler düşmektedir.

    İnsanlarda görülen hastalıkların % 61i hayvan kökenlidir. Bunun yanında, insan sağlığı açısından gıdaların ortaya koyduğu riskin de % 90 ı hayvansal kökenli gıdalardan kaynaklanmaktadır. Bu nedenle, hayvan ve hayvansal ürünlerden gelebilecek bu tehlikelerin azaltılması veya ortadan kaldırılması açısından, kesilen hayvanın sağlıklı olması ve veteriner hekim muayenesi önemlidir.

    Veteriner hekim kontrolü dışında yetiştirilen, sevki yapılan, satışa sunulan ve kesilen hayvanlar, bulaşıcı ve salgın hayvan hastalıklarının yayılma riskini arttırmakta ve bu hayvanlardan elde edilen etler insan sağlığı açısından önemli riskler oluşturmaktadır. Kurbanlık hayvan satışlarının büyük çoğunluğu, hayvan pazarları veya kurbanlık satış yerlerinde yapılmaktadır. Bu yerlerde yapılacak etkili veteriner hekim denetimleri, hayvan sağlığı ve halk sağlığı açısından riskleri önemli ölçüde bertaraf edecektir. Bununla birlikte, yeteri miktarda da “Geçici Kurban Kesim Yerleri” oluşturmalıdırlar.

     Kurban kesecek ve kurban eti tüketecek kişilerin; Kurbanlıkların seçimi, kesimi ve kesim sonrasında insan ve hayvan sağlığı açısından dikkat etmeleri gereken hususları, çevrenin kirletilmemesi ve hayvan refahı konularında alınması gereken tedbirler ve etlerin muhafazası ile ilgili bilgi sahibi olmaları gerekir.

    Son yıllarda iyi bir kamuoyu oluşmasına ve olumlu gelişmeler yaşanmasına karşılık, kurban kesim şartları, hayvan refahı, gıda güvenliği ve halk sağlığı açısından hala önemli riskler yaşanmaktadır.

    KURBANLIK ALIP, KENDİLERİ KESECEK KİŞİLERİN DİKKAT ETMESİ GEREKLİ HUSUSLAR;

    Kurbanlık Hayvanların Satın Alınacağı Yerler;

    Kurbanlık hayvanlar, hayvan pazarları, hayvan borsaları veya Kurban Hizmetleri Komisyonu’nca belirlenen kurbanlık satış yerlerinden veya doğrudan hayvancılık işletmesinden alınmalıdır. Buraların dışındaki yerlerden kurban alınmamalıdır.

    Aranacak Belgeler

    Büyük baş hayvanlarda;

    • Hayvanın,  Tarım ve Orman Bakanlığında kayıtlı olduğunu gösteren, kulak küpelerinin olmasına,
    • Veteriner hekim tarafından muayene edilerek sevk edildiğini gösteren, veteriner sağlık raporu ve hayvanların pasaportlarının olmasına,

    Küçükbaş hayvanlarda;

    • Kulak küpelerinin ve veteriner sağlık raporunun olmasına dikkat etmeliyiz.

    Kurbanlık Hayvanın Seçimi

    • Hayvanın besi durumu (kondüsyonu) iyi olmalı
    • Gebe olmamalı                                                                                                                              
    • Yeni doğum yapmış olmamalı                                                                                                                                 
    • Büyükbaş hayvanlar 2 yaşından küçük olmamalı

    Hastalık belirtisi sayılan;

    a- Yüksek ateşi olmamalı

    b- Tüyleri karışık ve mat olmamalı

    c- Bakışları ve dış görünümü cansız olmamalı

    d- Pis kokulu ishal ve burun akıntısı olmamalı

    e- Çevreye karşı aşırı tepkili veya çok duyarsız olmamalı

    f- Vücudun çeşitli yerlerinde şişlikler olmamalıdır.

    Kurbanlıkların Kesimi

    Kurbanlık hayvanların kesimleri için öncelikli tercihimiz, veteriner hekim kontrolü yapılan ve hijyen şartları çok daha iyi olan, Bakanlıktan ruhsat almış mezbaha ve kombinalar veya geçici kesim yerleri olarak düzenlenen yerler olmalıdır. Kesim yapılacak yerler temiz ve serin olmalı ve buralarda bol miktarda su bulunmalıdır. Kesim işlemi, mümkün olduğunca hayvanlar askıya alınarak yapılmalıdır. Böylece kesme ve yüzme işleminin daha temiz ve sağlıklı bir şekilde yapılması yanında kanın akması da daha iyi sağlanacaktır.

    Kesimde Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar

    • Kesim yeri temiz olmalı ve akan su bulunmalıdır.
    • Kesim yapan kişinin sağlıklı ve temiz olması gerekir. Elinde kesik veya yara varsa hijyenik eldiven kullanmalıdır.
    • Bıçaklar sık sık temizlenmelidir.
    • Hastalıklı doku ve organların kesimi sırasında kirlenen bıçaklar dezenfekte edilmelidir.
    • Hayvanın tutulup yatırılma veya askıya alma işlemleri bekletilmeden en kısa sürede yapılmalıdır.
    • Kesim mümkünse askıya alarak yapılmalıdır.
    • İç organlar yüzme işini takiben en kısa sürede çıkarılmalıdır.
    • Yutak boşaltılmalı, mide-bağırsak, safra ve idrar kesesi ve üreme organları çıkarılmalı,  memeler karkastan uzaklaştırılmalıdır.
    • Kesim sırasında kan, bağırsak içeriği gibi maddelerle çevrenin kirlenmesi engellenmelidir
    • Tüketilecek sakatatlar temiz bir şekilde çıkarılmalıdır.
    • Kurban atıkları çöp varillerine ve gelişi güzel çevreye atılmamalı, kanalizasyon kanallarına dökülmemelidir. Çevre temizliği ve halk sağlığı açısından bu tür atıklar sokak hayvanlarının erişemeyeceği şekilde derin çukurlara gömülmelidir.

    Kurban Etlerinin Muhafazası

    Et ve et ürünleri bakterilerin çoğalmaları için son derece uygun bir ortam niteliğindedir. Uygun koşullarda bir bakteri 12 saatte 16 milyara ulaşabilmektedir. Bu durum hafif bir bakteri yüküne sahip bir etin iyi muhafaza edilmediği takdirde bir gece sonra insan sağlığı açısından ne derece büyük bir tehlikeye dönüşebileceği konusunda fikir vermektedir.

    Kurban etleri, parçalar halinde temiz kaplara konulmalı ve önce güneş görmeyen serin bir yerde 5-6 saati geçmeyecek şekilde bekletilerek etin sıcaklığının düşmesi sağlandıktan sonra buzdolabına kaldırılmalıdır.

    Kurbanlık etler henüz kesim sıcaklığında iken buzdolabına poşet içinde veya hava alamayacak bir durumda büyük parçalar halinde üst üste konulursa, buzdolabı ısısı etin iç kısımlarını soğutmaya yetmez. Bu nedenle etin hava almayan kısımlarında çok kısa sürede (2. gün) bozulma ve kokuşma hatta yeşillenme görülür. Böyle kısımlar kesinlikle tüketilmemeli atılmalıdır.

    Kurbanlık etin dayanma süresi, kesim kalitesi ve et parçasının büyüklüğüne göre değişmekle beraber normal buzdolabı koşullarında 5 veya 6 gündür. Bu süre kıymada genellikle 3 gündür. Eğer daha uzun süreli muhafaza düşünülüyorsa etler derin dondurucuda -18 derecede muhafaza edilmelidir.

    Diğer önemli bir husus da;

    Ülke olarak Önemli bir miktarda döviz ödeyerek deri ve bağırsak ithali yaptığımız halde, kurban derilerinin gerektiği şekilde muhafaza edilmemesi, bağırsakların toplanmaması nedeniyle bu tür yan ürünlerin tam anlamıyla değerlendirilememesi sonucu önemli ölçüde ekonomik kayıplar yaşanmaktadır. Bu nedenle, deri ve bağırsakların, toplama ekipleri gelene kadar tuzlanarak, düzgün bir şekilde muhafazaları sağlanmalıdır.

    Bu vesileyle, Çorum Veteriner Hekimleri Odası olarak, bütün Türk İslam âleminin Kurban Bayramını kutlar, saygılar sunarım.

  • Cami Tuvaletleri ve Şadırvanlar Açıldı

    Cami Tuvaletleri ve Şadırvanlar Açıldı

    Çorum Valiliği tarafından yapılan yazılı açıklamada, camilerde ortak kullanım alanları olan abdesthane, şadırvan ve tuvaletlerin açılması ile ilgili il Umumi Hıfzıssıhha Meclisi kararları açıklandı.

    Çorum İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi Vali Mustafa Çiftçi Başkanlığında, Valilik Binası Toplantı Salonunda olağanüstü olarak toplanarak yeni kararlar aldı.

    Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel bir salgın olarak ilan edilen Koronavirüs (Covid-19) salgınının ülkemizde yayılmasına engel olmak amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığınca alınan tedbirler kapsamında; 16 Mart 2020 tarihinden itibaren salgın/hastalık kontrol altına alınıncaya kadar ülke genelindeki bütün cami ve mescitlerde cemaatle vakit namazlarının ve Cuma namazlarının kılınmasına ara verilmiş, İçişleri Bakanlığının 22/05/2020 tarih ve E.8357 sayılı Genelgesiyle Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda ilgili Bakanlıklar ve Diyanet İşleri Başkanlığınca belirlenen kurallar çerçevesinde İlimizde İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisinin 28/05/2020 tarih ve 2020/35 sayılı Kararı ile öğle, ikindi ve cuma namazlarının camilerimizde 29 Mayıs 2020 Cuma gününden itibaren cemaatle kılınabilmesine müsaade edilmiş,İçişleri Bakanlığının 24/06/2020 tarih ve 10079 sayılı Genelgesiyle Koronavirüs Bilim Kurulu tarafından belirlenen “Cami ve İbadethanelerde Alınacak Önlemler” ile çerçevesinde İlimizde İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisinin 28/05/2020 tarih ve 2020/35 sayılı Kararında belirtilen tedbirlere riayet edilmesi kaydıyla, 24/06/2020 tarihinden itibaren cami ve mescitlerde beş vakit olarak cemaatle ibadet edilebilmesine izin verilmiştir. İlimizde cami ve mescitlerde cemaatle ibadet edilebilmesi için belirlenen tedbirler kapsamında;

    MADDE 1- İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisinin almış olduğu 28/05/2020 tarih ve 2020/35 sayılı Kararının 6. maddesinde yer alan “Ortak kullanım alanlarını asgaride tutabilmek için abdesthane, şadırvan ve tuvaletlerin kapalı tutulmasına, abdest vb. ihtiyaçların evlerde veya iş yerlerinde giderilerek camiye gelinmesi konusunda İl/İlçe Müftülüğünce cemaate gerekli bilgilendirmelerin/uyarıların yapılmasına,” şeklindeki hükmün.30/06/2020 tarihi itibariyle iptal edilmesine, uygulamasının sona erdirilmesine,

    MADDE 2-Bu doğrultuda camilerimizdeki abdesthane, şadırvan ve tuvaletlerin, alış veriş merkezi (AVM), lokanta vb. mekânlarda bulunan benzer yerler için Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu tarafından belirlenenkriterlere uyulmak kaydıyla 30/06/2020 tarihinden itibaren açılmasına,

    MADDE 3- Alınan kararların; uygulanmasında herhangi bir gecikme ve aksaklığın yaşanmaması içinBelediye Başkanlıkları, İl Özel İdaresi, İl/İlçe Müftülüklerince gereklikoordinasyonun sağlanmasına, ilgili çalışmaların yapılmasına,gerekli özen ve hassasiyetin gösterilmesine,

    MADDE 4- Alınan bu kararların, İlçe Kaymakamlıklarınca ilçelerde uygulanmasının takibi ile koordinasyonunun sağlanmasına,

    MADDE 5-Bu kararın bilgi için Sağlık Bakanlığına ve İçişleri Bakanlığına, gereği için Çorum Cumhuriyet Başsavcılığına, Çorum Belediye Başkanlığına, İl Jandarma Komutanlığına, İl Emniyet Müdürlüğüne, İl Özel İdaresine, İl Sağlık Müdürlüğüne (Halk Sağlığı Hizmetleri Başkanlığı, Sağlık Hizmetleri Başkanlığı, Kamu Hastaneleri Başkanlığı, Destek Hizmetleri Başkanlığı), İl Müftülüğüne, İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğüne, İlçe Kaymakamlıklarına, İlçe ve Belde Belediye Başkanlıklarına gönderilmesine oy birliği ile karar verilmiştir.

  • Mantar Zehirlenmelerine Karşı Uyarı

    Mantar Zehirlenmelerine Karşı Uyarı

    İl Tarım Müdürü Orhan Sarı, doğadan toplanan mantarlar konusunda halkın daha bilinçli davranması gerektiğini söyledi.

    Çorum’da son yağışlardan sonra kırsal ve ormanlık alanlarda artan yabani mantarların tüketiminin artmasına bağlı zehirlenme vakalarında da artış gözlemlendiğini belirten Sarı, “Mantar zehirlenmeleri, özellikle yağışların bol olduğu mevsimlerde görülmektedir. Doğal ortamlarda yetişen ve yapısında zehir bulunan mantarların taze, kurutulmuş veya konserve şeklinde çiğ veya pişirilmiş olarak yenmesi neticesinde ölümle sonuçlanabilen ciddi zehirlenmeler görülebilmektedir. İlimizde doğal ortamlarda zehirli mantarların yetiştiği ve halkımızın da bu mantarlara çokça rağbet ettiği bilinmektedir” dedi.

    Zehirlenme belirtileri mantarda bulunan zehrin niteliğine göre mantarın yenmesini takiben 2 ile 6 saat içinde ortaya çıktığına vurgu yapan Sarı, “Mantarlarda bulunan zehrin özelliğine göre ortaya çıkan belirtiler çeşitlilik gösterebilmektedir. Mantarın yenmesini takiben 2 saat içinde sersemlik, uyku hali, tansiyon düşüklüğü, bulanık görme, yüz ve boyunda kızarma, ağızda metal tat duyusu, bulantı, kusma, terleme; bazı türlerin yenmesinden 6 saat sonra ise bulantı, kusma, ishal, ateş, çarpıntı, karın ağrısı, karaciğer/ böbrek fonksiyon bozuklukları ile ölümle sonuçlanan zehirlenme belirtileri görülebilmektedir” diye konuştu.

    Vatandaşları doğada yetişen mantarları kesinlikle tüketmemelerini isteyen Sarı, ancak tüketilmesi sonucunda bu belirtilerin görülmesi hâlinde mantarı tüketen kişilerin derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiğini söyledi.

    İhtiyaç halinde mantar zehirlenmelerinde kullanılan panzehirin Ulusal Zehir Danışma Merkezi tarafından Türkiye’de 20 stok merkezinde kullanılmak üzere hazır bulundurulduğuna dikkate çeken Sarı, “Ulusal Zehir Danışma Merkezi, zehirlenme konusunda 7/24 kesintisiz hizmet sunmaktadır. Bilgi almak isteyenler 114 numaralı Ulusal Zehir Danışma Merkezini arayabilirler” dedi.

    HALK ARASINDA MANTARLA İLGİLİ YANLIŞ BİLİNEN BİLGİLER

    Halk arasında mantarla ilgili yanlış bilinen bilgilerden bahseden İl Tarım Müdürü Orhan Sarı, ‘’Halk arasında hiçbir ilmi ya da tıbbı değerlendirmesi olmayan, araştırması olmayan ve kesinlikle yanlış olan bilgiler şunlardır: Yoğurtla yenen mantar zehirlemez. Pişirilen mantarda zehir yok olur. Sirkeli ve tuzlu suda kaynatmakla mantarın zehri alınır. Kurutulmuş mantarın yenmesiyle zehirlenme olmaz. Çayırlarda yetişen mantarlar zehirli değildir. Mantar koparıldığında rengi değişmezse mantar zehirsizdir; mantarın iç kısmı mavileşirse bu mantar zehirlidir. Ağaçlardaki mantarlar zehirsizdir. Zehirli mantar gümüş kaşıkla pişirilirse kaşık kararır. Salyangozlar zehirli mantarları yemezler, mantara zehri yılanlar verir. Mantar koparılınca zehirli ise iç kısmının rengi hemen mavileşir.
    Özetlemek gerekirse doğadan toplanan mantarın zehirsiz olmasının tam bir kriteri olmaması nedeniyle kültür mantarlarını tercih etmemizde, muhtemel zehirlenme vakalarının önüne geçmek açısından fayda vardır.” Dedi.

    Mantar Zehirlenmelerinden Korunma;

    Doğal alanlarda yetişen mantarlar yerine kültür mantarları tercih edilmelidir. Kültür mantarları bünyelerinde zehirli maddeleri bulundurmadığından bir zehirlenme görülmesi söz konusu değildir. Ancak, bu mantarların yetiştiği ortam itibarıyla, bazı mikroorganizmalar mantarların üzerinde bulunabilir. Bu mikroorganizmayla bulaşmış mantarların çiğ olarak yenmesi sonucunda çok hafif mide ve bağırsak şikâyetlerinin gelişebileceği de unutulmamalıdır.

    Ayrıca mantar alırken ambalajlı olan mantarlar tercih edilmeli ve ambalajında tüketiciyi bilgilendirmeye yönelik bilgilerin yer aldığı etiketlerin olup olmadığına da dikkat edilmelidir” şeklinde konuştu.

  • Avukatlık İle İlgili Önerilerde Bulundu

    Avukatlık İle İlgili Önerilerde Bulundu

    Saadet Partisi Çorum İl Başkanı Faruk Cıdık Saadet Partisi Genel Merkezi İnsan Hakları ve Hukuk Politikaları Kurulu’nca hazırlanan “Avukatlık Kanunu ve Barolar” ile ilgili tespit ve önerilerde bulundu.

    Saadet Partisi Çorum İl Başkanı Faruk Cıdık Saadet Partisi Genel Merkezi İnsan Hakları ve Hukuk Politikaları Kurulu’nca hazırlanan “Avukatlık Kanunu ve Barolar” ile ilgili tespit ve önerilerini basınla paylaştı.

    Cıdık, “Avukatlık Kanunu’nda yapılacak değişiklikler, avukatlık yemini gibi detaylardan, baro sisteminin değişmesine ve TBB genel kurulunun oluşturulmasına kadar birçok değişikliği içermektedir. Bu değişiklikler teknik tartışmaların yanında mesleki ve siyasi tartışmaları da beraberinde getirmektedir. Tartışmalı olan hususlara ilişkin tespitlerimiz ve önerilerimiz de tartışmanın esas konusu olan baroların durumuyla beraber, Avukatlık Kanunu’nda yapılabilecek değişiklikleri içermektedir” dedi.

    Cıdık açıklamalarını şu şekilde sürdürdü; 4.1 Türkiye Barolar Birliği Genel Kurul oluşumundaki baro delege sayılarını yeniden düzenleyen “Nispi temsil” sistemi, 3 baronun ağırlığı azaltmak istemektedir. Barolara kayıtlı avukat sayısının belirleyici olduğu bir düzende, üye sayısı çok olan 3 baronun genel kurulda etkili olması temsil adaletinin bir neticesidir. Bir düzenlemeyle bu etkinin daha hakkaniyetli bir düzeye çekilmesi adaletli olabilir, fakat burada büyük şehirlerle diğer Anadolu şehirleri arasındaki ideolojik ve toplumsal farktan yararlanarak siyasi mülahazalarla adaletsiz bir delege ağırlığı sağlamak sakıncası bulunmaktadır. “Nispi temsil” sistemi adil görünse de, üzerinde düşünülüp bölgeler ve barolar arasında adaletsizliğe yol açmayacak şekilde yapılandırılmalı. Özellikle bütün avukatları temsil eden TBB başkanının, delegeler tarafından değil, bütün Türkiye’deki avukatlar tarafından genel oyla seçilebilmesi adalete uygun bir çözüm olabilir.

    “TÜRKİYE’DEKİ BAROLARIN DA MÜŞTEREKEN KARŞI OLDUKLARI BİR DÜŞÜNCEDİR”

    4.2 Farklı barolar ya da birlikler kurulmasına izin verecek bir değişikliğin ise, meslek örgütlerinin tüm meslek sahiplerini kapsamasını öngören Anayasa’nın 135/1 maddesiyle çelişebileceği zira kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile üst kuruluşların teşkilatlanmasında belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarının karşılanması ve meslekte birliğin sağlanmasının hedeflendiği mülahaza edilmektedir.

    Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu 4.5.2001 tarih 2001/315-420 sayılı kararında Türkiye Barolar Birliği’ni, “yargılama faaliyetinin savunma ayağını oluşturan avukatların üst meslek kuruluşu” olarak tanımlamıştır. Bu bakımdan, farklı görüşlere yakın meslek birlikleri veya barolar kurularak aynı mesleğin mensupları arasında oluşacak olan kırılma, mesleğin gerçek problemlerine çare bulmaktan uzakta, faydasız siyasi çatışmaları doğuracaktır. Çoklu Baro veya birlik sistemi, Türkiye’deki baroların da müştereken karşı oldukları bir düşüncedir. 4.3 Avukatların Baroya kayıt olma mecburiyetinin kaldırılması veya aynı ilde farklı barolara aynı anda kaydolabilme gibi kanuni düzenlemelerin meslek standartlarını ve mesleki disiplin denetimini zayıflatacağı düşünülmektedir. Devlet desteği alan Baroların harcamalarının Baro yönetiminin eline bırakılması, baroların alt kurullarının etkili çalışmaması gibi idari zaaflar bilinmektedir. Fakat Avukatlık mesleği mensuplarının çok sayıda problemi varken, meseleyi bu şekilde çözmeye çalışmak ileride avukatlığı çok daha derin problemlerle karşı karşıya getirecektir. Avukatlık mesleğine girişin daha ciddiyetle denetlenmesi, baroların da bu konunun çözümünde paydaş olarak kabul edilerek üniversitedeki hukuk eğitimine uzanan köklü bir çözüm daha kalıcı olacaktır.

    “BAZI KONULAR DEĞİŞMELİDİR”

    4.4 Avukatlık kanununda artık günümüz şartlarına uymayan bazı konuların da değişmesi gerektiği genel olarak avukatlar tarafından dile getirilmektedir. Özellikle reklam yasağının uygulanamaması, bu tip konuların güncellenmesinin ve adil tanıtımın önünün açılması gibi konuların taslakta gündeme alınmış olması doğrudur.

    4.5 Baro başkanlarının siyaset alanına giren açıklamalarda bulunması, en çok eleştirilen konu olmakla beraber çözümüne yönelik düzenleme getirilmesi en zor olan konudur. Özellikle Avukatın baroya, baronun ise TBB’ye karşı özerkliği ve bağımsızlığı, bu tip davranışların engellenmesini mümkün kılmamaktadır. Uluslararası Barolar Birliği’nce 1990 yılında belirlenen meslek kurallarının özellikle 6. maddesi; “Avukatlar, meslek kurallarına, ahlakına ve standartlara uygun olarak müvekkillerinin yasal işlemlerini gerçekleştirirken tam bağımsız olacak, hiçbir kişi ya da kurumun baskı ve yasaklarına maruz kalmayacaktır.” düzenlemesini getirmiştir.

    Ayrıca Havana Kuralları’nda ve Avrupa Konseyi Prensiplerinde de bu cihette düzenlemeler bulunmaktadır. Baroların görevleri sadece mesleğin güçlenmesi ve saygınlaşması ile sınırlı değildir. Barolar, savunma hakkının, hak arama özgürlüğünün, demokrasinin, laik hukuk devletinin ve evrensel nitelikli genel hukuk kurallarının etkin biçimde uygulanmasının en büyük güvencesidir.

    Avukatlık Meslek Kurallarının 1. maddesi de, “Türk avukatları baroların ve Türkiye Barolar Birliği’nin bağımsızlığı gereğine inanmışlar ve bu konuda kendilerine gerek kişi, gerek kuruluş olarak düşen görevleri başarma kararına varmışlardır.” hükmünü içermekte ve yukarıda belirttiğimiz, avukat, baro ve Türkiye Barolar Birliği bütününün bağımsızlığından söz etmektedir. Bu açıdan, baroların kanunla mahdut haller dışında TBB’ye ve yürütmeye karşı bağımsız olarak faaliyetlerini yürüteceği, bunun dışında baroların bu özgürlük çerçevesinde yapacağı açıklamaların baro yönetiminin özgür yaklaşımı ile alakalı olduğu ve müdahaleye çok açık bir alan olmadığı düşünülmektedir.

    Bütün bu düşünceler çerçevesinde, Avukatlar Kanunu ve Baro sisteminde yapılması düşünülen böyle bir değişikliğin, bir kamu kurumuyla ortaya çıkan bir tartışma neticesinde küresel sıkıntıların yaşandığı bir dönemde meslek erbabı ve kamuoyunun müzakere masasından kaçırılarak alelacele gündeme alınması yasama prensipleri açısından doğru değildir.

    Avukatlık, Devletin taşıyıcı kolonu olan adalet sisteminin 3 sacayağından savunmayı temsil eder. Avukatların mesleki, örgütsel ve hiyerarşik bağımsızlıkları aynı zamanda savunma hakkının kutsallığı bakımından önemlidir. Her geçen gün mensubu katlanarak artan meslek sahasında çok daha derinlikli ve gerçek problemleri olan Avukatlığın, baro yönetimleri, temsil dengesi gibi meselelerin yanında bu problemlerinin de çalışılması ve mesleki konularda çözümler üretilmesi gerektiği ortadadır. Bütün bu problemler ortada dururken, siyasi dengeler gözetilerek meslek saygınlığının örselenmesi yanlış olup, meslek birliğinin ıslah edilmek yerine bu şekilde yıpratılmasının telafisi imkânsız olumsuzluklar yaratacağı düşünülmektedir.

    Yapılacak değişikliklerin Baroların çağrısında belirttiği gibi müzakere yöntemiyle ortak bir aklın ürünü olarak kanunlaştırılması hayati önem arz etmektedir.”

  • Sağlık-Sen’den Üyelerine Yüksek Lisans İmkanı

    Sağlık-Sen’den Üyelerine Yüksek Lisans İmkanı

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı, Sağlık-Sen tarafından imzalanan yüksek lisans ve uzaktan eğitim protokolüne ilişkin yazılı açıklamada bulundu.

    Sağlık-Sen üyelerine özel 2020-2021 yılı için Beykent Üniversitesi ile yüksek lisans ve uzaktan eğitim protokolü imzaladığını belirten Saatci, protokolü Sağlık-Sen adına Genel Sekreter Durali Baki, Beykent Üniversitesi adına ise Rektör Prof. Dr. Ali Murat Ferman tarafından imzaladığını kaydetti.

    Protokolün ayrıntıları hakkında açıklamalarda bulunan Saatcı, “Protokole göre, 2020-2021 eğitim öğretim yılında, Sağlık-Sen üyeleri ile birinci derecede yakınları Beykent Üniversitesi’nin yüksek lisans ve uzaktan eğitim programlarından indirimli olarak yararlanabilecek. Yüksek lisans ve uzaktan eğitim programları klinik psikoloji, doktora, iş sağlığı ve güvenliği hariç tüm bölümleri kapsayacak” dedi.

    Sağlık-Sen ve Beykent Üniversitesi arasında imzalanan protokolün detayları şöyle:

                -Tezsiz yüksek lisans programları 6 bin 300 TL

                -Tezli yüksek lisans programları 12 bin 600 TL

                -Uzaktan eğitim yüksek lisans programları 6 bin 300 TL

                -Tezsiz yüksek lisans programları en fazla 3 dönem (1,5 yıl)

                -Tezli yüksek lisans programları en fazla 6 dönem (3 yıl)

                -Yüksek lisans program ücretleri paket fiyatlardır. Öğrencinin başarısız olduğu dönem başına bir ders için ücret ödemeyecektir.

               -Vadeli ödemelerde anlaşmalı bankalar Türkiye Ekonomi Bankası senetsiz taksit sistemi imkânıyla tezsiz yüksek lisans için 12 taksit, tezli yüksek lisans için 24 taksit ya da kredi kartlarına (Maximum, World, Bonus, Paraf ve Card Finans özelliği taşıyan kredi kartlarına) vade farksız 12 taksit olacak şekilde ödeme yapılabilecektir.

              -Dersler 05.10.2020 tarihi itibariyle başlayacak ve Cumartesi – Pazar günleri 09.00 – 18.00 saatleri arasında ve hafta içi belirlenen 2 gün, 17.00 – 22.00 saatleri arasında da yapılabilecektir. 

         -Grup öğrencilerin özlük hakları Lisansüstü Eğitim Enstitüsü tarafından sağlanacaktır. Quiz, vize, final ve mazeret sınavları grup öğretim üyeleri tarafından gerçekleştirilecektir.Yüksek lisans ve uzaktan eğitim programları için iletişim numarası: 444 1997.”

  • Bölgenin En Büyük Kır Konsept Salonu Altınkaya’da

    Bölgenin En Büyük Kır Konsept Salonu Altınkaya’da

    Altınkaya Arena 1 Temmuzda kapılarını tekrar açıyor. Sosyal mesafe yönetmeliğine uygun 4 davet merkezi, ‘Altınkaya Garden Kır Düğün Alanı’ ve kır konseptli‘Kolezyum’ salonu ile bölgenin en büyük davet merkezi konumunda yer alıyor.

    Altınkaya açık ve doğal havasıyla eşsiz güzellikte orman manzaralı salonlarıyla mükemmel organizasyonlar fırsatı sunuyor.
    Bölgenin tek ısıtma ve soğutma sistemli kır konseptli salonu olan, Kolezyumda şık kır düğünü konsepti ve standartlara uygun açılabilir tavan sistemi ile ferah bir atmosfer sunuyor.

    Kolezyum salonun muhteşem konsepti gözlerinizi kamaştıracak, baştan aşağı yenilenen salonlar da bu süreçte standartlara uygun bir şekilde organizasyonlarını Tüm salonlarımız da bakanlık onaylı havalandırma sistemlerini bulunmaktadır.

    BÖLGENİN EN BÜYÜK KIR DÜĞÜN KONSEPTİ
    Atlı orman çiftliği yanındaki Altınkaya Gardenda yemyeşil çimlerin ve masmavi bir gökyüzünün keyfini çıkarabileceğiniz tamamen açık alanı İle yeni sezonda oldukça iddalı.

    Altınkaya Garden, tamamen doğal alanı düğün, nişan ve özellikle de nikâhlarınızı gerçekleştirebileceğiniz harika bir ortamı evlenecek çiftlerimiz için cazibe merkezi konumunda yer alıyor. Altınkaya Garden alanında Çorum da ilk ve tek tamamıyla kır konseptiyle özel olarak dizayn edilen bir kır bahçesidir.

    Misafirlerine %100 açık alan sunan kır düğün alanı pandemi sürecinde davet verecek çiftlerin ilk tercihi konumunda yer alıyor. Hemen yanı başında bulunan At çiftliği ile kır düğünü konseptinize yeni bir soluk getirecek.

    4 SALONUMUZLA HİZMETİNİZDEYİZ
    Üst düzey kurumsal toplantı ve davetlerde, bir çok organizasyon alanında profesyonel kadrosu ve ekipmanları ile hizmet veren Altınkaya Arena sosyal mesafe ve hijyen konusunda da bir adım önde.

    Altınkaya Arena, 1500 m2 Kolezyum, 1000 m2 Kişilik Odeon, 400 m2 Henna, 1100 m2 Kişilik Altınkaya Garden salonları ile Çorum’un organizasyon merkezi olarak Düğün, Kongre ve Organizasyon içerikleriyle, Çocuk Oyun Alanları, Bebek Bakım Odaları, Mescitlerimiz, Fotoğraf Çekim Platomuz sizlere profesyonel ve kaliteli hizmet sunuyor.

  • Mustafa Bayrak’tan HGYD’ye Ziyaret

    Mustafa Bayrak’tan HGYD’ye Ziyaret

    Çorum Sivil Toplum İlişkiler Müdürü Mustafa Bayrak, STK ziyaretlerine Çorum Hitit Gazeteciler ve Yayıncılar Derneği (HGYD)’yi ziyaret ederek sürdürdü.

    Ziyarette HGYD Başkanı Birkan Demirci’yle bir süre sohbet eden Mustafa Bayrak, Hitit Gazeteciler ve Yayıncılar Derneği’ninmedya mensupları arasında birlikteliğe yönelik faaliyet yaptığını söyledi.

    Bayrak, “İnsan haklarının korunduğu, özgürlükçü ve çoğulcu demokrasi kurallarının işlediği, milli, demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti anlayışı çerçevesinde, düşünce iletişim ve basın özgürlüğünün Türkiye’de tam olarak gerçekleşmesini sağlamak amacıyla kurulmuş derneğimize diğer derneklerimiz olduğu gibi rehberlik etmek, görüşlerini almak, derneklerin sorunlarına çözüm bulmak ve istişarelerde bulunmak amacıyla Çorum Hitit Gazeteciler ve Yayıncılar Derneği’ne ziyarette bulunduk. Misafirperverliklerinden dolayı Dernek Başkanımız Birkan Demirci’ye çok teşekkür ediyor, sivil toplum adına yapacakları çalışmalarda kendilerine başarılar diliyorum” dedi.

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren HGYD Başkanı Birkan Demirci ise, Bayrak ve beraberindekilere Çorum basınından övgüyle söz etti.

  • “Kıdem Tazminatı İşçinin Geleceğidir”

    “Kıdem Tazminatı İşçinin Geleceğidir”

    Emek Partisi (EMEP) Çorum İl Başkanı Cafer Gökmen, hükümetin kıdem tazminatında yapmak istediği değişikliğe tepki göstererek, “Kıdem tazminatı işçilerin hakkıdır, yok edilemez” ifadelerini kullandı.

    Kıdem tazminatının yok edilmesi projesinin hükümetin ve sermaye örgütlerinin işbirliğiyle hazırlandığını söyleyen Gökmen, “Kıdem tazminatı işçilerin elde ettiği önemli bir kazanımdır. Fona devredilerek yapılacak düzenleme hükümetin ve patron örgütlerinin yıllardır hayaliydi, buna izin veremeyiz” dedi.

    İşçilerin gerçekten de kıdem tazminatı ile ilgili birçok sorun yaşadığını belirten EMEP İl Başkanı Gökmen, bu sorunların kaynağında yetersiz yasal düzenlemelerin bulunduğunu dile getirdi.

    Yeni adı Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) olan girişimle işten atılmanın yolunun açılacağını kaydeden Gökmen, “İşverenin sorumluluğu ortadan kaldırılmak isteniyor. Kıdem tazminatı, işsiz kalındığında bir ilaçtır. Çocuklarımızın hakkıdır. Bu hak yok edilirse işçi ses çıkaramaz hale gelir. Hükümetin amacı da budur” dedi.

    İşçi ve emekçilerin partisi olarak kıdem tazminatının yok edilmesine karşı tüm olanakları kullanarak mücadele edeceklerini dile getiren Gökmen, “Her gün yeni saldırılarla karşılaşıyoruz. Ekonomik olarak yoksullaşıyoruz. İşsizlik arttı, alım gücü düştü. Grevler çeşitli bahanelerle yasaklanıyor. İktidarı eleştirenler ‘bölücülükle’ , ‘hainlikle’ suçlanıyor. Şimdi de işçilerin geleceğinin güvencesi olan kıdem tazminatına göz diktiler. İşçi sınıfı buna izin vermeyecektir. Haklarımızı korumak için mücadele etmekten başka bir yol yok” ifadelerini kullandı.

  • Çorum’a 69 Milyon Liralık Dev Yatırımlar

    Çorum’a 69 Milyon Liralık Dev Yatırımlar

    Gençlik ve Spor Bakanı Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Çorum’a yapılacak olan 69 milyon liralık spor ve gençlik yatırımları ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Bakanlık’ta bugün tesislerin devir protokolleri ile ilgili düzenlenen törene; Çorum Valisi Mustafa Çiftçi, AK Parti MKYK Üyesi ve Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan, Milletvekilleri Oğuzhan Kaya ve Erol Kavuncu, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, İl Başkanı Yusuf Ahlatcı, ilçe belediye başkanları, ilçe başkanlarının da katıldı.

    Törende konuşan Bakan Kasapoğlu, Çorum’da 2002’de bir adet olan yurt sayısının bugün 7’e çıktığını, 12 olan spor tesisi sayısının da 55’e ulaştığını açıkladı.

    Merkez ve ilçelerde önemli yatırımları en hızlı şekilde Çorum’a kazandıracaklarının sözünü veren Kasapoğlu, merkez ile birlikte Laçin, Alaca, Dodurga, Osmancık, Bayat ve Oğuzlar İlçesi ile Düvenci Beldesi’ne yatırımların yapılacağını kaydetti.

    Çorum’un gündeminden düşmeyen stadın imzalanan protokolle bakanlık olarak devralacaklarını bildiren Bakan Kasapoğlu, stadın kalan eksiklerini de bakanlık olarak tamamlayacaklarını söyledi. Yarım kalan spor salonu inşaatını da tamamlayarak Çorum’a kazandıracaklarını belirten Kasapoğlu, eski stadın yerine yapılacak olan millet bahçesi projesi kapsamında taşınması gereken sentetik çim sahaların yerine de 2 tane yeni saha yapacaklarını duyurdu.

    “Yüzme bilmeyen kalmasın projesi” kapsamında 2 tanesi merkez olmak üzere 3 yarı olimpik havuzu Çorum’a kazandıracaklarını ifade eden Bakan Kasapoğlu, Çorum’a yeni bir Güreş Eğitim Merkezi. İlçelere gençlik merkezleri, sentetik sahalar yapılacağını vurguladı.

    10 bin pota projesi kapsamında Çorum’a da 100 tane pota yapılacağını duyuran Bakan Muharrem Kasapoğlu, yurt yatırımları hakkında da bilgiler verdi.

    Bakan Kasapoğlu’nun konuşmasının ardından da yapılacak olan tesislerle ilgili protokol imzalandı.

  • ÇKS Başvuruları 30 Haziran’da Sona Eriyor

    ÇKS Başvuruları 30 Haziran’da Sona Eriyor

    İl Tarım ve Orman Müdürü Orhan Sarı, 2020 Üretim Yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) başvurularının 30 Haziran 2020 tarihinde sona ereceğini söyledi.

    Sarı, üreticilerin, Çiftçi Kayıt Sistemi başvurularını veya kayıt güncellemelerini yapabilmeleri için, istenilen belgelerle birlikte 30 Haziran 2020 tarihine kadar bağlı bulundukları İl / İlçe Müdürlüklerine şahsen müracaat etmeleri gerektiğini açıkladı.

    Bu konuda bir açıklama yapan İl Tarım ve Orman Müdürü Orhan Sarı; “ÇKS başvurusu bulunmayan üreticilerimizin yıl içerisinde mazot, kimyevi gübre, yem bitkileri, fark ödemesi… vb. gibi tarımsal faaliyetlere ilişkin desteklemelerden yararlanmaları mümkün değildir. Üreticilerimiz Çiftçi Kayıt Sistemi(ÇKS )başvurularını veya kayıt güncellemelerini yapabilmeleri için istenilen belgeleri İl/İlçe Müdürlüklerinden temin edeceklerdir. Çiftçilerimizin mağdur olmamaları için başvuru dilekçesi ve belgelerini zamanında teslim etmeleri önemle duyurulur” dedi.

    “Ayrıca “2018 üretim yılından başlamak üzere, örtüaltı üretimler ve çeltik hariç olmak üzere bir parsele aynı tek yıllık bitki arka arkaya üç kez ekilirse, üçüncü üretim için ilgili Tebliğde belirtilen destekleme ödemeleri yapılmaz.” hükmü ile 2018 yılından itibaren bitkisel üretim desteklemelerinden yararlanmada münavebe şartı getirilmiştir” diyen Sarı, “2018 ve 2019 üretim yıllarında aynı ürünü yetiştirmiş/yetiştirecek olan ve 2020 üretim sezonunda da aynı ürünü yetiştirmeyi planlayan üreticilerimiz, Tebliğin İlgili maddeleri gereğince hem mazot/gübre desteğinden hem de varsa fark ödemesi desteklemeleri gibi diğer bitkisel üretim desteklemelerinden faydalanamayacaktır. Bu nedenle üreticilerimizin desteklemelerden faydalanabilmeleri için 2018 ve 2019 üretim yılında aynı parsele aynı ürünü ekmişler ise; 2020 yılında münavebe esasına uyarak farklı bir ürün için planlama yapmaları gerekmektedir” diye konuştu.