Kategori: GÜNDEM

  • “Soğan İhracaatının Açılmasını İstiyoruz”

    “Soğan İhracaatının Açılmasını İstiyoruz”

    Ticaret Bakanlığı’nın kararıyla patates ve soğana getirilen ihracat kısıtlaması üreticileri isyan ettirdi.

    Geçtiğimiz yıl fiyat artışlarıyla gündeme gelen patates ve soğana ihracat kısıtlaması getirildi. Ticaret Bakanlığının kararıyla gerçekleştirilen bu kısıtlama üreticileri isyan ettirdi. Çorum’un Alaca ilçesinde konuya dair basın açıklaması yapan soğan üreticileri ürünlerine sahip çıkılması gerektiğini ve ihracatın açılmasını istediler.

    Tokat, Amasya, Yozgat ve Çorum’un soğan üreticileri Alaca İlçesi’nde toplanarak hükümetin tarım politikalarına eleştiride bulundular. Alaca Buğday Pazarı’nda toplanan 1000 civarında soğan üreticileri traktörleri ile Cumhuriyet Meydanı’na kadar gelerek, burada açıklamalarda bulundu.

    “TARIM BAKANI YANLIŞ POLİTİKALAR PEŞİNDE”

    Tarım Bakanı Dr. Bekir Pakdemirli’yi istifaya çağıran soğan üreticileri, ellerinde kalarak depolarında çürümeye yüz tutan soğanlarını kimin alacağını sordular.

    Soğan üreterek suç mu işlediklerini soran soğan üreticileri, seslerini duyuracak hiçbir yetkili bulamadıklarını kaydettiler.

    Soğan üreticilerin terörist ilan edildiğini belirten soğan üreticileri, soğanlarını kimsenin almadığını ifade ettiler.

    Dış ülkelerle ihracat konusunda binlerce ton anlaşma yaptıklarını hatırlatan soğan üreticileri, tarım bakanlığının yaptığı yanlış politikalar yüzünde soğan ihracatı yapamadıklarını açıkladılar.

    “DEPREMZEDELERE BİR KAMYON SOĞAN GÖNDERECEĞİZ”

    Elazığ ve Malatya’da meydana gelen deprem sonucunda hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yaralanan vatandaşlara da acil şifalar dileyerek konuşmasına başlayan soğan üreticisi Osman Kılıç, Tarım bakanına seslerini duyuramadıkları takdirde gelecek günlerde Çorum’da da eylem yapacaklarını belirtti.

    “ÇORUM’DA 200 BİN TON SOĞAN VAR”

    Deprem bölgelerine bir kamyon soğan göndereceklerini kaydeden Kılıç, “Türkiye’de üretim politikamız kalmamıştır, kiminle görüştük ise ÇKS kayıtlarında Alaca İlçemizde 12 bin soğan görünüyor. Bu istatistiklerin yanlış olduğunu ifade ederek bizde diyoruz ki Alaca’da 50 bin ton soğanımız var. Çorum ve İlçelerinden 200 bin ton soğan var. Yarın bu kadar soğan çöpe döküldüğü zaman yetkililerimiz o zaman ne diyerek çok merak ediyoruz. O zaman biz yanıldık lafını kabul etmiyoruz, çünkü biz yanıldık tahtası değiliz. Üretim az olur, hastalık olur, yağmur olur, dolu olur, depoda ürün az olur o zaman da biz terörist ilan ediliriz. Mal yok olur terörist oluruz, mal çok olur defada kapılar kapanır. Ne olacak biz çiftçilerin halimiz. Bir aydır soğanlarımı satamadığım için borçlarımı ödeyemiyorum. Traktörlerimizin hepsi bankalara kredili” şeklinde konuştu.

    “KÖYLERİMİZDE GENÇ ALMADI”

    Köylerde üretim yapacak gençlerin kalmadığına işaret eden Kılıç, ” Yani ne yapalım bizde mi üretimiz bırakıp, şehre göç edelim. Biz çiftçiler hırsızlık mı yapalım ne yapalım, bizler sadece satamadığımız soğanlarımızı satmak istiyoruz. Geçen sene 3200 lira dedikleri nohuta bu sene 3250 lira fiyat belirliyorlar, buda yüzde 1’e tekamül ediyor. Yüzde 20 enflasyon olan bir ülkede üreticiye yapılan yüzde 1 artış adilmidir” diye konuştu.

    “SOĞAN ÜRETİCİLERİ ZOR DURUMDA”

    Bütün soğan üreticilerinin zor durumda olduğunu kaydeden soğan üreticisi İbrahim Eker, “Tarım Bakanlığının patateste olduğu gibi soğanda da yaptığı yanlış politikalar yüzünde çiftçimiz zor duruma düştü. Soğanlarımız depolarımızda çürümeye yüz tuttu. Çiftçimiz traktör almak için banka kredisi kullandı. Şu anda banka kredilerimizi ödeyemez hale geldik” dedi.

    “BÜTÜN SORUMLULUK TARIM BAKANINDA”

    Ellerinde kalan patates ve soğanın bir ay sonra çürümeye yüz tutacağını belirten Soğan üreticisi Ahmet Aköz,” Burada sebepsiz yere zengin olmak gibi bir beklentimiz yok. Malımızı sadece ihraç edip, ülke ekonomimize faydalı olmak istiyoruz. Ama ihracatı kapattığınız zaten iç pazarda fiyat artacak diye düşündüğünüz zaman bu şekilde olmaz. Şu anda görevini yapmayan bürokrat tarafından soğan az iç piyasaya yetmeyecek diye lansa edildiği için soğan ihraç edilemiyor. Soğan ve patates ihracatı kapatıldı ama bu ürünün yenisinin çıkmasına 2 ay süre var. 2 aya kadar bu soğanlarımız ihraç edilmezse ürünlerimizin üçte ikisi çöp haline gelecek. Şu anda yurt dışından talep varken bu ürünlerimizin yurt dışına gönderilmesi lazım” dedi.

    “GAYEMİZ HÜKÜMETİ ELEŞTİRMEK DEĞİL”

    Gayelerinin meydanlarda hükümeti eleştirmek olmadığına değinen Aköz, ”Biz çiftçiler olarak soğan ekimi yaptık ki borçlarımızı kapatalım ödeyelim diye. Peki sizler nasıl varsayımlara dayanarak ihracatı kapattınız” dedi.

    Tarım bakanının hiç bir çiftçi ile konuşarak karar aldığına inanmadıklarını dile getiren Aköz, ihracat kapılarını kapatarak olayların bu duruma gelmesinin tüm sorumluluğunun tarım bakanında olduğunu kaydetti.

  • Mustafa Cam Vefat Etti

    Mustafa Cam Vefat Etti

    Çorum Algı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezinin Müdürü Kenan ve Davut, Selim Cam’ın babaları, Çorum Taksiciler Minibüsçüler ve Servisçiler Esnaf Odası Başkanı Mehmet Gayretli’nin kayın babası Mustafa Cam (72) vefat etti.

    Merhumun cenazesi Cumartesi günü (Yarın) Türkler Köyü’nde öğlen namazına müteakip kılınacak cenaze namazından sonra toprağa verilecektir.

    Çorum Gündemi olarak, merhume Allah’tan rahmet, sevenleri ve yakınlarına başsağlığı dileriz.

  • Sabah Namazında Kudüs için Dua Ettiler

    Sabah Namazında Kudüs için Dua Ettiler

    İHH Tarafından organize edilen program kapsamında bugün sabah namazından sonra Çorum Ulu Camide bir araya gelen Müslümanlar KUDÜS için dua etti.

    Namaz sonrası cami avlusunda basın açıklaması ve dua edildi. Teşrik tekbirleri ile başlayan programa çok sayıda vatandaş katıldı.

    16 STK’ın destek verdiği programın basın açıklaması yapan Çorum Genç İHH Başkanı Fatih Çelik, ABD’nin elçiliğini Kudüs’e taşımasından bu yana Siyonist İsrail Mescid-i Aksâ ve Kudüs halkı üzerindeki hukuksuz hareketlerini artırarak devam ettiğini söyledi.

    Siyonist İsrail 2017 Temmuz’unda kapılarına metal detektörler yerleştirerek Mescid-i Aksâ’ya giriş ve çıkışları kontrol altına almak istediğini hatırlatan Çelik, ” Bu hamle Mescid-i Aksâ’yı zamansal olarak bölme planının ilk adımı idi. Tüm dünya Müslümanlarının ve tabiki Kudüs halkının büyük direniş göstermesi sonucu İşgalci İsrail geri adım atmak zorunda bırakılmıştı” dedi.

    Kudüs’te, Müslümanların ilk Kıblesinde, Siyonist İsrail İşgaline karşı mücadele veren Kudüs halkının bu güne UMUT CUMASI adını verdiğini ifade eden Çelik, ” Siyonist işgalci yönetim 2019 Şubat ayında Mescid-i Aksâ’nın içerisinde bulunan Rahmet kapısını işgal ederek sinegoga çevirmek istedi. Böylece Mescid-i Aksâ’nın mekânsal olarak bölünmesini gerçekleştirmek için bir adım atmış oldu. Aslında 2003 yılından beri kapalı ve zincirli olan mekânın bu şekilde işgal edilmek istenmesi üzerine yine tüm Kudüs halkı tüm dünyanın da desteği ile ayaklanarak bu sefer mekânı muhafaza etmekle kalmayıp 16 yıldır kilit altında tutulan mekânı açarak ismini Rahmet Mescidi koydular” diye konuştu.

    “Tüm bu yaşanan olaylar yıl boyunca sayısız baskınlar ve gözaltılarla devam etti” diyen Çelik açıklamasını şöyle sürdürdü; “Bu süreçte Kudüs Muhafızı Şeyh Raid Salah gözaltına alınarak hapis cezası verildi. Uzun bir süre hapsedilen Şeyh Raid Salah geçtiğimiz aylarda ev hapsine alındı. Ancak Şubat ayında hakkında verilecek olan kararla yeniden hapsedilmesi gündemde. Ayrıca geçen hafta Pazar günü Kudüs Müftüsü Şeyh İkrime Sabri, Rahmet Mescidi konusunda insanları Cuma hutbesinde provoke ettiği iddiasıyla gözaltına alındı. Şeyh İkrime Sabri’ye bir hafta süre ile Mescid-i Aksâ’ya giriş yasağı getiren Siyonist İsrail sürenin bir yıla çıkarılmasını istedi. Mescid-i Aksâ’da 50 yıldır hutbe veren ve Kudüs halkının gönlünde büyük yeri bulunan Şeyh İkrime Sabri aleyhine alınan bu karar üzerine Kudüs halkı ayaklanarak Rahmet Mescidinde toplanmaya başladı” şeklinde konuştu.

    Son iki günde bu toplanma çağrısına uyan herkese karşı orantısız güç uygulayan Siyonist İsrail güçleri kadınlar başta olmak üzere birçok Müslümanı gözaltına aldığına vurgu yapan Çelik, “Özellikle kadınlara uygulanan şiddetin dayanılmaz boyutlara gelmesi üzerine Kudüs halkı bu Cuma’yı Umut Cuma’sı olarak ilan ettiler. Siyonist İsrail’in, Rahmet Kapısı yasağına karşı seslerini yükseltecek olan Kudüs halkı tüm dünya Müslümanlarının Kudüs’ten yükselecek sese karşılık vermelerini bekliyor.

    Rahmet Kapısı (Bab’u er-Rahme) Neden Önemli

    Öncelikle şunu anlamamız gerekmektedir ki Rahmet Kapısı sadece yıllardır kapalı olan bir kapıdan ibaret değildir. Bu kapı, içerisinde İmam Gazalî’nin İhya eserini yazdığı ve inzivaya çekildiği odaların da bulunduğu bir müştemilattır. Siyonist İsrail’in şu an müdahale etmek istediği, içerisinde binaların da bulunduğu 1000 m2’lik Rahmet Kapısı Müştemilatı ve buna ilave, içerisinde zeytin ağaçlarının ve bazı diğer binalarında bulunduğu 20 dönümlük alandır. Mescid-i Aksâ’nın bir bölümünü ele geçirerek iddia edilen Süleyman mabedinin inşası için bir basamak olarak kullanmak istemektedirler.

    Rahmet Kapısı Selahaddin Eyyubi tarafından duvar örülerek güvenlik gerekçesi ile kapatılmıştır. Çünkü Mescid-i Aksâ’ya şehre uğramadan direk olarak girilebilen bir kapıdır. Bu tarihten beri kapalıdır. 1970’lerden 2003’e kadar Mescid-i Aksâ hizmetinde bulunan bir dernek tarafından merkez olarak kullanılmış ve bu dernek ve merkezi 2003 yılında kapatılmıştır. 2019 yılı Şubat ayında yaşanan olaylar sonrasında kapı Müslümanlar tarafından açılarak mescit haline getirilmiştir.

    Rahmet Kapısı Hristiyan ve Yahudi inancında da önemli bir yer tutmaktadır çünkü her iki din mensupları da kıyamete yakın bir zamanda “Mesih”in buradan Kudüs’e gireceğine ve o zamana kadar bu kapının kapalı kalması gerektiğine inanmaktadırlar.

    2019 Şubat’ında Ne Oldu

    Esasında Rahmet Kapısının Mescid-i Aksâ içerisinden girilen (binaya inilen merdivenlerin başında) kısmında 2003 yılından beri bir kilit vardı. Ancak Müslümanlar buraya zaman zaman girip ibadet edebiliyordu ve buna Siyonist İsrail’in herhangi bir müdahalesi söz konusu değildi. Çünkü Siyonist İsrail zaten Mescid-i Aksâ içerisinde bir karar verme yetkisine sahip değildir. Mescid-i Aksâ içerisindeki her türlü tasarruf Ürdün Vakıflar’ına aittir.

    17.02.2019 Pazar günü Siyonist İsrail’in silahlı teröristleri Mescid-i Aksâ’ya baskın düzenleyerek “bazı Müslümanların Rahmet Kapısında Namaz Kılmalarını” bahane göstererek merdivenlerin başındaki demir kapıya kilit vurdular. (Rahmet Kapısının müştemilatına inen merdivenlerin başına)

    18.02.2019 Pazartesi günü Mescid-i Aksâ’daki murabıtlar ve Kudüs halkı Siyonist İsrail’in bu davranışının Mescid-i Aksâ’ya bir müdahale olduğunu söyleyerek zinciri ve kilidi kırarak içeride namaz kıldılar. Bunun üzerine Siyonist İsrail’in eli silahlı teröristleri buradaki Müslümanlara saldırarak birçok genci Mescid-i Aksâ içerisinde önce darp edip sonra da gözaltına aldırlar. Ayrıca Mescid-i Aksâ’nın tüm kapılarını kapatarak giriş çıkışları yasakladılar. Kudüs halkının tepkisinin ve ayaklanmasının üzerine çok geçmeden kapıları tekrar açmak zorunda kaldılar.

    Rahmet Kapısı olayları sırasında Kıyamet Kilisesi’ne yapılan siyasi ve ekonomik baskıları protesto etmek amacıyla Kudüs’lü Hristiyanlar da kiliseyi kapattı ve Müslümanlar’ın Rahmet Kapısı direnişine destek verdiler.

    Bizler de Türkiyeli Müslümanlar olarak Kudüs halkının yanında olduğumuzu, Mescid-i Aksâ özgürleşene dek mücadelemize devam edeceğimizi bildiriyoruz. (2009) Gazze konvoyunda olduğu gibi, (2010) Özgürlük filosunda olduğu gibi hiçbir engeli tanımadan, yılmadan Müslüman kardeşlerimizin yardımına koşacağımızı tüm dünyanın bilmesini istiyoruz.

    Bizler tüm dünya Müslümanlarını Terörist İsrail’in yaptığı zulümler karşısında duyarlı olmaya, Kudüs halkına destek olmaya, davet ediyoruz.

    “ Kim Allah’ı, Peygamberini, inananları dost edinirse, bilsin ki şüphesiz Allah’tan yana olanlar üstün gelirler” Maide suresi 56. Ayet” şeklinde konuşmasını tamamladı.

    Kılınan Sabah Namazı ardından Hacı Ömer Bayram’ın özelikle Kudüs’ün ve dünya Müslümanların birlik ve beraberliği için dua yaptı.

  • Kudüs İçin Sabah Namazında Buluşacaklar

    Kudüs İçin Sabah Namazında Buluşacaklar

    Sivil Toplum Kuruluşları 24 Ocak Cuma Günü (Yarın) Çorum Ulu Camide Sabah Namazında Kudüs için bir araya geliyor.

    Çorum İHH İl Başkanı Selim Özkabakçı, namaz sonrası basın açıklaması ve dua ile Kudüs’e destek vereceklerini söyledi.

    Tüm Dünyada ve Türkiye’de eş zamanlı olarak yapılacak olan destek açıklamasına tüm Müslümanlar davetli olduğunu belirten Özkabakçı, “Geçen hafta Pazar günü Kudüs Müftüsü Şeyh İkrime Sabri, Rahmet Mescidi konusunda insanları Cuma hutbesinde provoke ettiği iddiasıyla gözaltına alındı. Şeyh İkrime Sabri’ye bir hafta süre ile Mescid-i Aksâ’ya giriş yasağı getiren Siyonist İsrail sürenin bir yıla çıkarılmasını istedi. Mescid-i Aksâ’da 50 yıldır hutbe veren ve Kudüs halkının gönlünde büyük yeri bulunan Şeyh İkrime Sabri aleyhine alınan bu karar üzerine Kudüs halkı ayaklanarak Rahmet Mescidinde toplanmaya başladı.

    Son iki günde bu toplanma çağrısına uyan herkese karşı orantısız güç uygulayan Siyonist İsrail güçleri kadınlar başta olmak üzere birçok Müslümanı gözaltına altı.

    Özellikle kadınlara uygulanan şiddetin dayanılmaz boyutlara gelmesi üzerine Kudüs halkı bu Cuma’yı Umut Cuma’sı olarak ilan ettiler. Siyonist İsrail’in, Rahmet Kapısı yasağına karşı seslerini yükseltecek olan Kudüs halkı tüm dünya Müslümanlarının Kudüs’ten yükselecek sese karşılık vermelerini bekliyor” diye konuştu.

  • Hz. Ömer’in Sözünü Şiar Edindiler

    Hz. Ömer’in Sözünü Şiar Edindiler

    Çorum Belediyesi, soğuk kış günlerinde sokak hayvanlarını ve yabani hayvanları da ihmal etmiyor. Belediye, yaban hayvanları için doğaya düzenli olarak yem bırakıyor.

    Hayvanlar konusundaki hassasiyetini her fırsatta ortaya koyan ve bu anlamda da hayvan derneklerinden çokça övgüler alan Çorum Belediyesi, sokak hayvanlarının bakım, tedavi ve rehabilitasyonu ve beslenmesinin yanı sıra yaban hayvanlarıyla ilgili çalışmalarını da sürdürüyor.

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, kar yağışı ile birlikte sokak hayvanları ve yabani hayvanların yaşam koşullarının daha güçleştiğini, bu nedenle de Veteriner İşleri Müdürlüğüne bağlı ekiplerin yabani hayvanların uğrak yerleri olarak bilinen yerlere yem bıraktıklarını belirtti. Aşgın, “Asırlar öncesinden söylenen Hz. Ömer’in ‘Dağlara buğdaylar serpin. Müslüman ülkede kuşlar aç demesinler’ sözü bizim inancımızda insana verilen değerin yanı sıra diğer canlılara da ne kadar kıymet verilmesi gerektiğini göstermektedir. Biz de kendimize şiar edindiğimiz bu inanç gereği kuşlar için buğday serpiyor, sokak hayvanlarını besliyor ve diğer yaban hayvanları için doğaya yiyecek bırakıyoruz.” diye konuştu.

  • Akkent’te Su Kesintisi Yapılacak

    Akkent’te Su Kesintisi Yapılacak

    Çorum Belediyesi Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğü, Akkent Mahallesinde yapacağı içme suyu çalışması nedeniyle su kesintisine gidecek.

    Çorum Belediyesi Basın Biriminden yapılan açıklamada Akkent Mahallesinde su basınç motorunun işlevini yerine getirememesi nedeniyle yenisiyle değiştirileceğini, bu nedenle de su kesintisine gidileceği belirtildi. Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürlüğüne bağlı ekiplerin yeni su basınç motoru montajını tamamlamasıyla birlikte şebekeye tekrar içme suyunun verileceğinin belirtildiği açıklamada “Akkent Mahallesinde ikamet eden vatandaşlarımız 22 Ocak Çarşamba günü saat 08.00 ile 18.00 arası çalışmalardan olumsuz etkilenmemeleri için gerekli önlemleri almaları gerekmektedir. Su kesintisi yapılacak saatler arasında ihtiyaçlarına göre içme suyu ve kullanma suyu konusunda tedbirlerinizi alınız. Belediyemiz, halkımıza daha kaliteli hizmet vermek amacıyla çalışmalarını gece gündüz demeden sürdürmektedir. Halkımızın göstermiş olduğu sabır ve anlayışa teşekkür ederiz” denildi.

  • Memur-Sen’den,  İdlib Yardım Kampanyasına Destek

    Memur-Sen’den, İdlib Yardım Kampanyasına Destek

    Memur-Sen Çorum İl Temsilcisi ve Diyanet-Sen Çorum Şube Başkanı Ali Yıldız, Çorum Valisi Mustafa Çiftçi’nin başlattığı meşru ve insani yardım kampanyasını sonuna kadar desteklediklerini söyledi.

    Ali Yıldız sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; “Sayın Valimiz Mustafa Çiftçi’nin himayelerinde başlatılan “Sınırlarımızın dibinde kışın zor şartlarında hayatta kalma mücadelesi veren insanlara” yardım kampanyasını destekliyor, bu hassas davranışından dolayı Çorum Memur-Sen olarak; Sayın Valimize tüm üyelerimiz adına şükranlarımızı sunuyor, üyelerimizi ve aziz milletimizi yardım kampanyasına destek vermeye davet ediyoruz” dedi.

  • “Yardımları Engellemek Vicdansızlıktır”

    “Yardımları Engellemek Vicdansızlıktır”

    İHH Çorum Şube Başkanı Selim Özkabakçı, Çorum Valisi Mustafa Çiftçi’nin başlattığı meşru ve insani yardım kampanyasını sonuna kadar desteklediklerini söyledi.

    Cumhur Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatları ile tüm Türkiye’de İdlib için İnsani Yardım Kampanyası başlatıldığını belirten Özkabakçı, “Çorum Valimiz Sayın Mustafa Çiftçi’nin de talepleri ile Çorum ve ilçelerinde birçok kurum ve kuruluşumuzun desteği ile İDLİB İnsani Yardım Kampanyası devam etmektedir” dedi.

    YARDIMLAR İDLİB’DEN TÜRKİYE SINIRINA KADAR GELENLERE”

    Kampanya Türkiye sınırının Suriye tarafındaki İdlib’den Türkiye sınırına göç eden mağdurlara ulaştırılmak üzere başlatıldığına vurgu yapan Özkabakçı, “İdlib; Halep saldırıları sonrası ve diğer bombalanan bölgelerden büyük bir göç almıştır. Şimdi de İdlib bombalanarak bölge boşaltılmaya çalışılmaktadır. Bombalardan canını kurtaran insanlar, Türkiye sınırına doğru bir göç başlatmış durumdadır” diye konuştu.

    Göçün asıl amacının Türkiye’ye girmek olmadığının altını çizen Özkabakçı, “Uluslar arası angajman kuralları gereğince sınır bölgeleri uçakların uçuşuna kapalı, bombalamanın yapılamadığı yerler olduğundan güvenli bölge konumundadır. İdlib’den sınıra gelmeleri bombalardan ve Zalim Esed askerlerinin ulaşamayacağı yer olduğu içindir. Göç, soğuk ve açlığa rağmen yapılmaktadır. Göç edenler yanlarına alabildikleri gıdalarla, eşyalarla çaresiz hayatta kalmaya çalışan insanlardır” şeklinde konuştu.

    En önemli diğer bir konu Türkiye sınırının yardım alabildikleri tek geçiş noktası olduğunu değinen Özkabakçı açıklamasını şöyle sürdürdü;
    “Sınırdan hem Türkiye halkının yardımları, hem de dünyadan gelen yardımlar daha çabuk ulaştırılmaktadır.

    Aynı zamanda yardımlar göç eden insanların Türkiye’ye girme taleplerini de durdurarak tampon bölgede kalmalarını sağlayacaktır.

    “KAMPANYA YOĞUN İLGİ GÖRDÜ”

    Çorum Valimiz Sayın Mustafa Çitçi’nin önderliğinde başlatılmış olan kampanya, halkımız tarafından yoğun bir ilgi ve karşılık bulmuştur. Çorum Belediye Başkanımız Halil İbrahim Aşgın ellerinden gelen desteği vereceklerini ifade etmişlerdir. Halen yardımlar yoğun bir şekilde gelmeye devam ediyor. Çorum’da bazı resmi kurumlar, odalar, stk’lar, muhtarlıklar vs. birlikte çalışma kararı almışlardır. Çorum Valimiz Sayın Mustafa Çiftçi’nin başlattığı meşru ve insani yardım kampanyasını sonuna kadar destekliyoruz.

    Hayır sever Çorum halkı Suriye savaşının başından beri bölgeye 100 tırın üzerinde yardım göndermiştir. İnşallah bu kampanyamızda amacına ulaşacaktır. Halkımız yardım çağrısına karşılık verdi tırlarımız yardım malzemeleri ile dolmaya başladı.

    “İDLİB’E EKİP GÖNDERİYORUZ”

    Çorum İHH olarak Önümüzdeki hafta İdlib’de yardım çalışmalarına destek olmak için Çorum’dan bir ekiple bölgeye hareket edeceğiz. İHH bölgede 650 personeli, 10 lojistik merkezi ile yardım organizasyonunu yürütmektedir.
    Çorum İHH Olarak biz Çorum’da ve İlçelerinde bulunan kendi fakirlerimize de destek olmaya devam ediyoruz. İHH Çorum Merkezde 2019 Ramazan çalışmasında 1.000’den fazla aileye gıda yardımı ulaştırmıştır. İHH 2019 kurban çalışmasında yedi 700’den fazla aileye et ve diğer yardım malzemeleri ulaştırmıştır. Çorum merkezde bayram öncesi 400 civarında çocuğa bayramlık kıyafet ve ailelerine yardım ulaştırmıştır. Halen çorum merkezde 45 yetim çocuğu İHH Yetim Sponsorluk sistemimizden aylık para ödemesi ile destekliyoruz. Tüm zamanlarda Çorum merkezde mazlum ailelere gıda, ev eşyası şeklinde yardımlar ulaştırmaya devam ediyoruz. Bir süre önce evleri yanan 10 aileye nakit para yardımı ulaştırdık. 20 kişilik Çorum İHH Arama kurtarma ekibimiz Çorum merkezde kayıp ihbarlarında ve diğer afet durumlarında AFAD ‘la yapmış olduğu protokol çerçevesinde Çorum Afad ile birlikte sahada faaliyetlerine devam etmektedir. Tüm ilçelerimizde İlçe Temsilcilerimiz aracılığı ile yardıma muhtaç aileler tespit ederek yardım ulaştırmaya devam ediyoruz.

    “YARDIMLARI ENGELLEMEK MAHŞERİ VİCDANSIZLIKDIR”

    İdlib’den göç eden çocuk, yaşlı, kadın, engelli, aç insanları terörist olarak yaftalamak, yapılacak yardımları durdurmaya kalkışmak ve kamuoyunu yanıltıcı açıklamalar yaparak insanların yardım etme azmini kırmak mahşeri bir vicdansızlıktır.

    Yardımları baltalamaya kalkışanlar, bu çalışmayı kirli siyasetlerine alet etmeye çalışanlardır. Bu art niyetliler, aç çocukların, üşümüş yaşlıların, engellilerin, hatta aç hayvanların bile vebalini üzerlerine alacaklarıdır” şeklinde açıklamasını tamamladı.

  • Suni Tohumlama Protokolü İmzalandı

    Suni Tohumlama Protokolü İmzalandı

    Çorum İl Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü, Çorum Veteriner Hekimler Odası ve Çorum Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği tarafından suni tohumlama protokolü imzalandı.

    Başkan seçildiğinden bu tarafa başarılı çalışmalara imza atan Çorum İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, Çorum’da hayvan yetiştiriciliği konusunda ortaya koyduğu özverili çalışmalarıyla kırsaldaki büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde üreticinin üretim ve rekabet gücünü artırmaya devam ediyor.

    Heybeli Cafe’de imzalanan protokol töreninde;
    Çorum Valisi Mustafa Çiftçi, Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, TSO Başkanı Çetin Başaranhıncal, Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, Ticaret Borsası Başkanı Naki Özkubat, Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanı Recep Gür, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, Veteriner Hekim Odası Başkanı Arif Akar ve Koyun Keçi Birliği Başkanı Birol Alanbay, Çiftçi Malları Koruma Başkanı Rafet Altunörs katıldı.

    Veteriner Hekim Odası Başkanı Arif Akar, Ticaret Borsası Başkanı Naki Özkubat, Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Çorum Valisi Mustafa Çiftçi birer konuşma yaptı.

    Çorum İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ve Veteriner Hekimler Odası 2010 yılından
    beri sürdükleri suni tohumlama ve veteriner hizmetleri protokolü 2020 yılı için yenilendi.

    Kaya ve Akar, damızlık hayvan yetiştiriciliğinde suni tohumlamanın islah çalışmalarının
    vazgeçilmezi olduğunu hatırlatarak bu konunun titiz bir takip sistemi gerektiğini kaydetti.

    Başarılı çalışmalarıyla dikkat çeken Çorum İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği,ilimizde hayvan yetiştiriciliği konusunda ortaya koyduğu özverili çalışmalarıyla kırsaldaki büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde üreticinin üretim ve rekabet gücünü artırmaya devam ediyor. Türkiye’ de ilk ve tek olma özelliği taşıyan suni tohumlama hizmetinde 2020 protokolünü de hayata taşındı.

    Veteriner Hekimleri Odası ile yapılan yeni sözleşmenin hayırlı olmasının dileyen Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, özverili yaklaşım ve hizmet kalitesi nedeniyle Veteriner Hekimler Odasına teşekkür etti.

    Veteriner Hekimler Odası Başkanı Arif Akar ve Yönetim Kurulu üyeleri ili bir araya gelen Birlik Başkanı Kaya, damızlık hayvan yetiştiriciliğinde temeli kabul edilen suni tohumlama işleminin islah çalışmaları için vazgeçilmez olduğu, titiz bir takip sistemi gerektiren bu konunun dört dörtlük bir çalışmayla hayata taşındığını söyledi.

    Çorum’un hayvan islahı konusunda başarılı adımlar attığının altını çizen Kaya, 2010 dan bu tarafa uygulanan protokolün 2020 yılında da yenilenerek devam ettiğini sözlerine ekledi.

    Başkanlar 2020 yılı Suni tohumlama ve Veteriner hizmetleri protokolünün ilimiz ve ülkemiz hayvancılığına hayırlı olmasını dilediler.

  • “Çorum Halkı İdlib’e Duyarsız Kalmadı”

    “Çorum Halkı İdlib’e Duyarsız Kalmadı”

    Çorum Valisi Mustafa Çiftçi, Türk milletinin Esed zulmünden kaçan İdlib halkı için başlatılan yardım kampanyası gösterdiği ilgi ile mağdur insanların çektiği çilelere duyarsız olmadığını bir kez daha gösterdiğini söyledi.

    Tarih boyunca baskı ve zulüm nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalanların sığındığı tek ülkenin Osmanlı Devleti olduğunu belirten Vali Çiftçi, “Aynı geleneği bugün Türkiye Cumhuriyeti sürdürmektedir. Nitekim Kafkasya’daki soykırım sebebiyle Osmanlı Devleti’ne sığınan muhacirlerin bir bölümü Çorum Sancağına yerleştirildiğinde, Çorum eşrafı şehre gelen muhacirlere ev yapmış, ahırına hayvan koymuş ve tohum yardımında bulunmuştur” dedi.

    Bugünde Çorum halkının aynı hassasiyeti gösterdiğine vurgu yapan Vali Çiftçi, “Bunu duyan Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz, muhacirler için yaptıklarına karşılık olarak Çorum Halkına hazineden para gönderdiğinde ise Çorumlular “onlar bizim kardeşimiz, kardeşe ev açmanın masrafı mı olur ?” diyerek parayı hazineye iade etme âlicenaplığını göstermişlerdir. Bu gün bu topraklarda yaşayan ve onların torunu olan insanlar, yine mazlum ve mağdur milletlerin yaralarını saracak, gözyaşlarını dindirecek ve şanlı ecdadının örnek davranışlarına yenilerini eklemeye devam edecektir” diye konuştu.

    Vali Çiftçi, Türk Milletinin, “komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” inancıyla << Bir aradayız, İdlib’in yanındayız >> sloganıyla başlatılan kampanyaya güçlü bir şekilde destek verdiğini ve tüm Türkiye zulme uğrayan İdlib’li kardeşlerinin yanında olduğunu gösterdiğini söyledi.

    17.01.2020 Cuma günü Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı tüm camilerde yardım toplandığını hatırlatan Vali Çiftçi, “Aziz milletimiz sınırlarımızın yakınında zor şartlar altında hayatlarını devam ettirmeye çalışan mağdur insanların çektiği çilelere duyarsız olmadığını bir kez daha göstermiştir. Milletimizin ve Muhterem Çorumluların bu örnek davranışını siyasi polemik haline getirmeden, Valiliğimizin öncülüğünde ve koordinasyonunda yürütülen yardım kampanyasının daha önceleri olduğu gibi amacına ulaşacağına yürekten inanıyor, tüm hayırseverlere kalbi şükranlarımızı sunuyoruz” şeklinde açıklamalarda bulundu.