Çorum Türk Ocakları 9. Olağan Kongresi gerçekleştirildi.
Kongrede mevcut başkan Prof. Dr. İrfan Çağlar yeniden şube başkanlığına seçildi. Dernek binasında gerçekleşen genel kurulun divan başkanlığına Av. Fahri Azkur seçilirken divan üyeleri ise Dr. Emrah Şahin ile Dr. Ahmet Aknar’dan oluştu.
Türk Ocaklıların katılımı ile tek liste olarak gidilen seçimde mevcut başkan Prof. Dr. İrfan Çağlar yeniden başkanlığa seçilerek güven tazeledi.
İrfan Çağlar başkanlığındaki yönetim kurulu ise şu isimlerden oluştu: “Şerif Arslan, Hakan Güngüneş, Yaşar Türk, Erkan Çiftçi, Münir Çetin, Alperen Uluer Yaşar.” Genel merkez üst kurul üyeleri ise İrfan Çağlar, Şerif Arslan, Alperen Uluer Yaşar ve Erkan Çiftçi’den oluştu.
AK Parti MKYK Üyesi ve Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan, 8 Mart Dünya Kadın Günü’nü Büyük üstad Neşet Ertaş’ın “Kadınlar insandır, biz insanoğlu” sözlerini hatırlatarak kutladı.
Ceylan, Kadınların, toplumsal yaşamın ayrılmaz bir parçası, toplumun yapı taşını oluşturan ailenin temel unsuru olduğuna dikkat çekti. H
ayatın her alanında her türlü fedakârlığı gösteren kadınların, bu vatan ve millet için geçmişte olduğu gibi bugün de üstlerine düşen görevi yerine getirdiğini vurgulayan Milletvekili Ceylan, “Kadına saygı, değerlerimizin, gelenek göreneklerimizin, tarihimizin, sosyal hayatımızın tabii bir sonucudur” dedi.Ceylan, “Yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren, üreten, eğiten, yetiştiren ve özverinin timsali olan başta şehitlerimizin ve gazilerimizin anneleri ile eşleri olmak üzere dünyayı sevgi ile dolduran tüm kadınlarımızın 8Mart #DünyaKadınlarGününü kutluyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum” açıklamasında bulundu.
AK Parti Çorum İl Başkanı Yusuf Ahlatcı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.
AK Parti Çorum İl Başkanı Yusuf Ahlatcı 8 Mart Dünya Kadınlar Günü münasebetiyle yayımladığı mesajında şu ifadelere yer verdi; “Tarih boyunca farklı medeniyet ve kültürlerde statüsü hep tartışılan kadınlar, Büyük Türk Milletinin tarihinde ise, anne ve eş olarak, hep hak ettiği konumda, ailenin ve toplumun merkezinde olmuştur. Türk kadınları; bu toprakların vatan kılınması adına eşsiz mücadeleler vermiş, vatan, bayrak ve millet sevdasıyla yetiştirdikleri evlatlarını cepheye göndermekle kalmamış, bu uğurda gerektiğinde düşmana karşı kendileri savaşmışlardır. Öyle ki; Nene Hatun, Kara Fatma, Şerife Bacı gibi nice Türk kadını şanlı tarihimizin kahramanları arasında yerlerini almıştır.” Türkiye, kadın-erkek fırsat eşitliği konusunda köklü deneyime sahip bir ülke olarak, kadınların siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel hayata katılımlarının artırılmasına ve kadının toplum içindeki statüsünün güçlendirilmesine özel önem atfettiğini vurgulayan İl Başkanı Yusuf Ahlatcı; “Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da ifade ettiği gibi ‘Kadın Varsa Demokrasi Vardır’, kadınların ve gençlerin içinde olmadığı bir demokrasinin sadece eksik değil aynı zamanda sürdürülemez olduğu bir gerçektir. İş dünyası, siyaset, bilim, eğitim, kültür, sanat ve spor yaşamında büyük başarılara imza atan kadınlarımızla gurur duyuyor, kadınlarımıza fırsat verildiğinde başaramayacakları hiçbir görev olmadığını biliyoruz. Kadınlara yönelik her türlü ayrımcılığı ortadan kaldırmak, toplumsal yaşamın her alanında kadınların güçlenmesini sağlamak bizim en temel ilkemizdir. Bu duygu ve düşüncelerle; bizi biz yapma hedefinde, yüreklerindeki sevgi ve şefkati hiçbir karşılık beklemeden veren kadınlarımızın, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, en derin saygılarımı sunuyorum” dedi.
Tarihi Çorum Meydanı için Ulucami cami yanındaki Ziraat Bankası yeni yerine taşındı.
Bankanın taşınmasının ardından binanın yıkımı için çalışmaların önümüzdeki haftalarda başlaması bekleniyor. Gözler şimdi Ziraat Bankası ve alt kısımda kalan 8 bağımsız bölümünü yıkılmasına çevrildi. Noter’in bulunduğu binanın da yıkılması bekleniyor. Bu konuyla ilgili de Çorum Belediyesi’nin görüşmelerde son aşamaya geldiği öğrenildi.
Milli Savunma Bakan Yardımcısı hemşehrimiz Muhsin Dere, 2 yıl önce Erzurum’da meydana gelen trafik kazasında vefat eden Uzman Çavuş Asil Koca, eşi Pakize Koca ve oğlu Toprak Ege Koca’nın mezarlarını yaptırdı.
Sarıkamış Jandarma Komando Taburu’nda görevli Uzman Çavuş Asil Koca, eşi Pakize Koca ve oğlu Toprak Ege Koca, 18 Ocak 2021 tarihinde Erzurum’da meydana gelen trafik kazasında vefat etmiş, memleketleri Çankırı’ya bağlı Kızılırmak ilçesinin Güneykışla köyünde toprağa verilmişti.
MEZARLARINI MUHSİN DERE YAPTIRDI
Milli Savunma Bakan Yardımcısı Sungurlulu hemşehrimiz Muhsin Dere, kazada hayatını kaybeden Koca ailesinin mezarlarını yaptırdı. Uzman Çavuş Asil Koca’nın babası İlhan Koca, oğlu, gelini ve torunun mezarlarını ziyaret ederek, mezarlarını yaptıran Milli Savunma Bakan Yardımcısı Muhsin Dere’ye teşekkür etti.
BABA MUHSİN DERE’YE TEŞEKKÜR ETTİ
İlhan Koca, “2 yıl önce Erzurum’un Horasan ilçesinde gerçekleşen kazada aslan oğlum Asil’imi, gelinim canım kızım Pakize’mi ve biricik torunum Toprak Ege’mi trafik kazasında kaybetmiştik. Özlüyorum yavrularımı… Evlatlarımın mezarlarını ziyaret ettim. Mezarlarının yapımında desteklerini esirgemeyen Milli Savunma Bakan Yardımcımız Muhsin Dere’ye çok teşekkür ederim. Allah razı olsun.” dedi.
“RABBİM CENNETİNDE BULUŞTURSUN”
Bakan Yardımcısı Muhsin Dere’de, İlhan Koca’nın paylaşımının altına “Rabbim mekanlarını cennet eylesin, nur içinde yatsınlar. Sizlere de sabırlar ihsan eylesin, sizi cennetinde buluştursun evlatlarınızla inşallah” ifadelerini yazdı.
KAZA HASTANE DÖNÜŞÜ MEYDANA GELDİ
Sarıkamış Jandarma Komando Taburu’nda görevli Uzman Çavuş Asil Koca’nın, eşi Pakize Koca’yı Erzurum’daki hastanede tedavi ettirdiği ve dönüş yolundayken kazanın meydana geldiği öğrenildi. 18 Ocak 2021 tarihinde Horasan ilçesinden Sarıkamış yönüne giden Uzman Çavuş Asil Koca yönetimindeki 06 BDH 909 plakalı otomobil, yoldaki buzlanma nedeniyle kontrolden çıkıp, karşı yönden gelen 34 TR 7316 plakalı yolcu otobüsü ile çarpıştı.
Kazada Uzman Çavuş Asil Koca (25), eşi Pakize Koca (25) ve oğlu Toprak Ege Koca (4) yaşamını yitirdi. Koca ailesi memleketleri Çankırı’ya bağlı Kızılırmak ilçesinin Güneykışla köyünde toprağa verilmişti.
Çorum Vali Vekili Tamer Orhan başkanlığında “Evim Yuvan Olsun” Projesi kapsamında toplantı gerçekleştirildi.
GAMER Toplantı Salonunda gerçekleştirilen toplantıya, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Vali Yardımcısı Dr. Hakan Kubalı, Vali Yardımcısı Erdoğan Kanyılmaz, İlçe Kaymakamları, İl Emniyet Müdürü Mehmet Gülser, İl Jandarma Komutanı J. Kd. Alb. İlhan Uzunoğlu ve kamu kurum ve kuruluşları temsilcileri katıldı.
Toplantıda, Kahramanmaraş’ta meydana gelen 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen ve ilimizde misafir edilen afetzedelerin barınma, sağlık, eğitim vb. ihtiyaçlarının tespiti ve önlemlerin alınması konuları değerlendirildi.
Konuşmasına depremlerde hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar dileyerek başlayan Vali Vekili Tamer Orhan, 11 ili etkileyen depremler sonrasında ülke genelinde büyük bir yardım seferberliğinin başladığını ve devam ettiğini ayrıca yardımda bulunmak isteyen vatandaşların Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından başlatılan yardım kampanyalarına destek vermeye devam etmelerini beklediklerini söyledi.
Bugün itibariyle ilimiz genelinde misafir ettiğimiz 7.996 depremzede vatandaş için devletin tüm imkânlarının seferber edildiğini söyleyen Vali Vekili Orhan, evini kaybeden vatandaşlarımıza kendi evlerine kavuşana kadar sıcak yuvalar kurmak amacıyla AFAD tarafından başlatılan “Evim Yuvan Olsun” kampanyasının başlatıldığını, kampanya kapsamında kullanmadığı evi olan vatandaşlarımızın isterlerse bedelsiz tahsis ederek, isterlerse indirimli fiyatla kiraya vererek depremzede ailelere destek olabilmelerini beklediklerini ifade etti.
İlimiz genelinde depremzede kardeşlerimizin yaralarını sarmak için yoğun bir çaba harcandığını kaydeden Vali Vekili Orhan, barınma, eğitim, sağlık ve sosyal yardımların yanı sıra ailelerimize ve çocuklara yönelik psikososyal destek çalışmalarının da devam ettiğini sözlerine ekledi.
Toplantı deprem bölgesine ilimizden yapılan yardımlar ve çalışmaların görüşülmesinin ardından sona erdi.
Depremzede olarak gönüllü konut konaklama başvurusunda bulunmak isteyen vatandaşlarımız ile kampanyaya katılmak isteyen vatandaşlarımız www.evimyuvanolsun.org internet sitesi üzerinden veya 112 Acil Çağrı merkezlerini arayarak detaylı bilgiye ulaşabilir ve başvurularını gerçekleştirebilirler.
Çorum Belediyesi Mimar Sinan Kadın Kültür Merkezi kursiyerleri depremzedeler için kandil simidi yaptı.
Hazırlanan kandil simitleri, 6 Mart Pazartesi günü Berat Kandili’nde Afşin’deki depremzedelere ikram edilecek.
Çorum Belediyesi, tüm birimleriyle afetzedelerin yanında olmaya ve depremin yaralarını sarmaya devam ediyor. Çorum Belediyesi’ne bağlı Kadın Kültür Merkezlerindeki kadınlar da bu seferberlikten geri kalmıyor. Yardımlaşma ve dayanışmanın en güzel örneğini sergileyen gönüllü kadınlar, ellerinden ne geliyorsa deprem bölgesi için yapmaya devam ediyor. Daha önceden mantı, bakla, börek, kıyafet ve oyuncak üretimi yapan kursiyerler bugün de kandil simidi yaptı.
Yaklaşan Berat Kandili öncesinde Mimarsinan Kadın Kültür Merkezi’ndeki kadın kursiyerler ve usta öğreticiler yemek atölyesinde depremzedeler için kandil simidi hazırladı.
Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın da katıldığı programla kandil simitleri Afşin’de çadır kentte kalan depremzedelere ikram edilecek.
Sungurlu’da ‘Camideyim Huzurdayım Projesi’ne 15 hafta boyunca devamlı katılan öğrenciler toplam 7 bin lira ile ödüllendirildi. Öğrenciler 7 bin lirayı deprem bölgesine gönderilmek üzere Kızılay’a bağışladı.
Sungurlu’da ‘Cuma Geceleri Ailece Camide Buluşuyoruz’ ve ‘Camideyim Huzurdayım Projesi’nin finali Ulu Cami de düzenlenen programla yapıldı. Diyanet İşleri Başkanlığınca başlatılan çocukların ve gençlerin cami ve namaz sevgisini kazanmalarını sağlamak; aile içi sevgi, saygı ve huzuru artırmak amacıyla aile fertlerinin katılım sağlayabileceği ‘Cuma Geceleri Ailece Camide Buluşuyoruz’ projesi ile Şehit Ali Alıtkan Anadolu İmam Hatip Lisesi, İmam Hatip Ortaokulu ve İlçe Müftülüğü iş birliği içerisinde yürütülen ‘Camideyim Huzurdayım’ programı çerçevesinde Sungurlu halkının yoğun katılımlarıyla ilçe merkez tarihi Ulu Camiinde Yatsı Namazı öncesi Yasin-i Şerif okunarak dua edildi, tevbe istiğfar yapıldı.
Yatsı Namazı cemaatle eda edildi. Okunan Kur’an-ı Kerimlerin duasını İlçe Müftüsü Süleyman Eroğlu yaptı. Eroğlu, katılımlarından dolayı öğrenci, veliler ve camii cemaatine teşekkür etti. Yatsı namazından sonra programa 15 hafta boyunca katılan öğrencilere kapalı zarflarda hediyeler takdim edildi. Öğrenciler kendilerine verilen hediyeleri deprem bölgesindeki kardeşlerine gönderilmek üzere Kızılay’a bağışladı. Bu davranışlarından dolayı Müftü Süleyman Eroğlu ve Şehit Ali Alıtkan İmam Hatip Lisesi Müdürü Kerim Mandıralıoğlu öğrenci ve velilere teşekkür etti.
Hemşehrimiz Çorumlu Burhan Paydar, Erdoğan’ın Siyasi Liderlik Analizini yaptığı kitabını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a takdim etti.
“Zatı Devletleri Sn Recep Tayyip ERDOĞAN’a en kalbi duygularımla” mesajıyla ilettiği doğum günü hediyesini ile ilgili Burhan Paydar ” Dünya Lideri Sayın Cumhurbaşkanımızın yolunda, O’nun izinde yürümenin onurunu yaşıyoruz. Varlığı daim olsun, doğum günü kutlu olsun ” şeklinde açıklamalarda bulundu.
Ehlibeyt Kudret Dağı Vakfı Cemevleri tarafından düzenlenen ‘Hızır Ayı’nda Abdal Musa Kurtuluş Lokması’ etkinliği Çorum’da yoğun bir katılımla gerçekleşti.
Hafta sonu Bahçelievler Mahallesi Cumartesi pazarı alanında yapılan etkinlik depremde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunması başladı. Ardından Aşık Veli Çal ve Kul Ali Rıza Düzgün dede deyişler söyledi. Vakıf gençlerinin semah dönmesi ve yapılan konuşmalar sonrası lokmalar paylaşıldı.
Programa Vali Yardımcısı Tamer Orhan, Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, depremi Gaziantep’te yaşayan bir afetzede olan Jeoloji Mühendisi Mehmet Öztürk, İyi Parti Merkez İlçe Başkanı Av. Orhan Odabaş ve Yönetim Kurulu, Bağımsız Türkiye Partisi Yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
KENTLERDEKİ YAPILAŞMALAR BİLİM DIŞI OLMASIN
Vakıf Çorum Şubesi Başkanı Gözde Karaman’ın açılış konuşmasının ardından Jeoloji Mühendisi depremzede Mehmet Öztürk, ‘Ben buraya bir Jeoloji Mühendisi olmanın ötesinde depremzede olarak gelmiş bulunuyorum. Gaziantep’ten geldim. Sizlerin böyle bir felaketi yaşamanızı istemem’ dedi.
Öztürk, depremin sürekli gerçekleşen bir yer hareketi olduğuna dikkat çekerek, ‘Biz her gün depremi hissetmeden yaşıyoruz. Yer oluşumu, tektonik hareketler bunu gerektirir’ ifadesini kullandı.
Öztürk, konuşmasında şunları söyledi. ‘Burada oluşan deprem İsviçre Alplerinden Himalayalara kadar uzanan bir dağ silsilesinin tektonik hareketlerinden ibarettir. Bu depremleri kolayca atlatabilmemiz için bilim adamlarının bize söylemiş olduğu tavsiyelere uyumamız, buralara yakın yerlerde yapılaşmamız gerekir. Bu durum bilim tarafından bize öğretilmesine rağmen maalesef özellikle belediyelerin buna hiç riayet etmediği, oturmaya müsaade ettiği, kat sayısının hiç sınır tanımadan yapılaşma oluşturduğu, hepimiz tarafından bilinmektedir. Tavsiyem bize öğretilenler doğrultusunda yapılaşmaya gitmek ve korunmaya çalışmaktır.
DEPREM İNSANIMIZI ORTAK PAYDADA BULUŞTURDU
Programda Ehlibeyt Kudret Dağı Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Nergiz Baydan Doğan, 11 ili etkileyen acı olayla insanımızın ortak bir paydada buluştuğuna dikkat çekerek, felaket bölgesine gittiklerinde yaşadıklarını anlattı. Doğan, ‘Fark ettim ki doğurmadığım birçok çocuğum, hiç elini öpmediğim annem, babam, dedem varmış. Birlikte kıyafetim, yemeğimi paylaşmadığım bir çok kardeşlerim varmış. Ve ben onları bilmeden, gittikleri okulu görmeden, hiç tanımadan onların yerine çok büyük acılar çekebiliyor muşum’dedi.
YARALARIMIZ, DEVLET – MİLLET İŞBİRLİĞİYLE SARILACAK
Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan ise memleketimizin çok büyük bir felaket yaşadığını belirterek, ‘Ülkemizin güneyi adeta yerle bir oldu. Büyük bir acıyla bir anda karşı karşıya kaldık ve bu süreç içerisinden devletimiz milletimizle bir olarak yaraları sarma gayreti içerisinde oldu’ dedi.
Candan, felaketten zarar gören yerlerin çok kısa bir zaman içerisinde daha yaşanabilir hale geleceğine dikkat çekerek, ‘Üzerimize düşeni millet olarak yaptık. Bundan sonrada yapmaya devam edeceğiz. Çorum olarak bize Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesini verdiler. Burayı siz ayağa kaldıracaksınız dediler. Sayın Valimiz orada. Çorum Belediyesi orada. Sivil toplum örgütlerimiz orada. Şu anda gece gündüz orayı ayağa kaldırmaya çalışıyorlar. Memleketimizin dört bir tarafında farklı illere farklı yerler verildi. Hep birlikte devlet ve millet işbirliği ile inşallah oraları yaşanılır hale getireceğiz’ dedi.
BİZLERİ ÖLDÜREN DEPREM DEĞİL ÖNLEMSİZLİKTİR
Ehlibeyt Kudret Dağı Vakfı Kurucu Başkanı Erdal Doğan depremin bir doğa olayı olduğunu belirterek, ‘Çürük binalar bizleri öldürür. Bizleri öldüren deprem değildir. Bizleri öldüren kasırgalar seller değildir. Önlemsizliktir’ dedi.
Binlerce insanın uyku halinde depremde yaşamlarını yitirdikleri için onları ‘şehit’ olarak gördüğünü söyleyen Doğan, konuşmasını şöyle sürdürdü. ‘ Biz bir Yaradan’a inanıyoruz. Şimdi ben sizlere Allah’a inanıyor musunuz? Diye sorduğum zaman hepiniz ‘Evet’ diyeceksiniz. Peki. Allah’a inanan hırsızlık yapar mı? Allah’a inanan gıybet yapar mı? Dedikodu yapar mı? Halkı birbirine düşürür mü? Kıskançlık yapar mı? Çekememezlik yapar mı? Din, ırk, mezhep, inanç ayrımı yapar mı? Hakkı bilen bunları yapar mı? Allah aşkına elimizi vicdanımıza koyalım ve düşünelim. Bizler neler yapıyoruz. Orada bir köye uğradım. 121 haneli bir köydü. Fay hattının tam üzerinde. Ve 11 adet evin 2 katlı, 3 katlı olanların tamamı ilk depremde çökmüş. 9 tanesi kalabilmiş ama o 9 tanesinde hiçbir ölen olmamış. Onun dışında, o göçüklerin altında 111 binanın altında çok ölenler olmuş. Şimdi bu çok özür dilerim depremin hatası mı? Yoksa bu binaları yapan müteahhitlerin hatası mı? Bunun hakkı kul hakkı değil mi? Biz bunu kadere bağlayamayız. Biz bunu tedbirsizliğe bağlarız. Her an her dakika deprem oluyor zaten. Yerküre her an sallanıyor. Ama biz bunları hissetmiyoruz.
ÜÇ YILDIR GECE GÜNDÜZ HABER VERİYORUM…
3 yıldır depremlerin geleceğini bana müneccim de diyebilirsiniz. Sihirbaz da diyebilirsiniz, şarlatan da diyebilirsiniz. Her şey diyebilirsiniz. Ben bu olacakların haberini 2 yıldır gece gündüz veriyorum. Sosyal medyada Ehlibeyt Kudret Dağı diye girdiğinizde bu düşüncelerimi gece gündüz paylaştığımı görürsünüz. Ama sakalımız yok tutulmuyor. Beni de hocalar gibi, hacılar gibi, dedeler gibi, belki kendini bilmezler gibi diyeyim daha doğrusu çünkü onların da içinde özünü sözünü bilen Hakk’ın kelâmını söyleyenler var sözüm onlara değil!…
BİZİM DİNİMİZ SEVGİ, MEZHEBİMİZ VİCDANDIR!…
O gidenler bizim canımızdır. İnsan bir dünyadır ve dünyada ne varsa bir insan vücudunda mevcuttur. Fakat ben bu olayın hissiyatını bedenimden çözüyorum. Hurafelerden değil. İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. Ben bilime inandım. Bakın bilim bizi kurtarır da asılsız şeyler bizi kurtaramaz. Din ile bilim paralel gitmek zorundadır. Bizim davamız din değil, inanç değildir. Bizim davamız dini inancı anlatan insanlardadır. İnsanlara korku vererek, ürküterek, bir din anlatılamaz.
DOĞAYI VE İNSANI SEVMEYEN YARADANA İNANIR MI?
Bu dini, sosyal medyaya girdiğinizde insanlara korku ile anlatıyorlar. Bizim dinimiz sevgi dinidir. Aşk dinidir. Muhabbet dinidir. Ondan dolayı ‘Bizim dinimiz insan, mezhebimiz vicdandır.’ Doğayı sevmeyen, insanı sevmeyen, mahlukatı sevmeyen Yardan’a inanır mı hiç? Yaradan’ın yarattığını ezen, kolunu kafasını kesen bir zihniyet Yaradan’a inanır mı? Bizi bu hale getiren; insanların emeğini yiyen, o müteahhitlik yapan, o demirden çimentodan çalan ve bu insanları ölüme terk eden, kul hakkına tecavüz eden müteahhitler yüzünden bugün binlerce insanımız hayata gözlerini yummuştur.
KARADENİZ BÖLGESİ VE ÇORUM’A DA GELECECEK…
Depremi yaşamayan insanlar depremin acısını anlayamazlar. Bu kadar insanın huzurunda söylüyorum. Bu olaylar yarın bizim başımıza Karadeniz bölgesinde de gelecektir. Çorum da bu bölgede yer almaktadır. Onun için dikkat edelim. Gönül gönüle birlik ve beraberlik içinde olalım. Alevisi ile, Sünnisi ile, Kürdü ile, Türk’ü ile, Abazası, Çerkesi ile bir vücut olalım. Eğer sayın hocalar insanlara nasihat verirken; Türkiye Cumhuriyetindeki 80 milyon insanın kardeş olduğunu anlatırsa, Alevi dedeleri 80 milyon insanın kardeş olduğunu anlatırsa Türkiye’de huzurdan başka bir şey olmaz. Dünyadaki 8 milyar kardeşimize güzellikler birlikler aşk ve sevgi diliyorum.
BİZİ SEVGİ VE SAĞDUYU KURTARACAKTIR
Sadece sağduyulu olalım. Devletimize, milletimize ordumuza, polislerimize, halkımıza Allah zeval vermesin. Devlet halkıyla bütünleşsin. Halk devletle bütünleşsin. Türkiye Cumhuriyeti bayrağı altında bizler vatanımıza sahip çıkmazsak yarın bu vatanı arar hale geliriz. Nedir Alevilik? , nedir Sünnilik?, nedir Kürtlük, Türklük? Hepimiz insan değil miyiz? Hepimizin Allah’ı, Peygamberi bir değil mi? Bizi sevgi kurtaracak, birlik kurtaracak. Devletimiz ve milletimizle bir vücutluk kurtaracaktır.