Kategori: SİYASET

  • Yeniden Refah Partisi Osmancık İlçe Başkanlığı Açıldı

    Yeniden Refah Partisi Osmancık İlçe Başkanlığı Açıldı

    Yeniden Refah Partisi Osmancık İlçe Başkanlığı’nın açılışı, Genel Başkan Yardımcısı ve Mahalli İdareler Başkanı Bülent Osman Osmanoğlu ile MKYK Üyesi ve İç Anadolu Bölge Başkanı Ali Balıkçı’nın katılımlarıyla gerçekleştirildi.

    Yoğun katılımın olduğu açılış programında teşkilat mensupları ve vatandaşlar bir araya gelirken, birlik ve beraberlik vurgusu ön plana çıktı.

    Açılış programının ardından heyet tarafından Osmancık ilçe esnafı ziyaret edilerek vatandaşlarla bir araya gelindi, talep ve öneriler yerinde dinlendi.

    Program kapsamında ayrıca, şehit öğretmen Şenay Aybüke Yalçın ile şehit kabirleri ziyaret edilerek dualar edildi.

    Yeniden Refah Partisi yetkilileri, teşkilat çalışmalarını sahada sürdürmeye ve vatandaşlarla birebir temas kurmaya devam edeceklerini ifade etti.

  • Saadet Partisi’nden Emniyet Müdürü’ne Polis Haftası Ziyareti

    Saadet Partisi’nden Emniyet Müdürü’ne Polis Haftası Ziyareti

    Saadet Partisi Çorum İl Başkanı Şuayip Sarı, İl Başkan Yardımcısı Murat Kırçı ve teşkilat yönetimi, Polis Haftası dolayısıyla Arif Pehlivan’ı makamında ziyaret etti.

    Gerçekleşen ziyarette, Polis Teşkilatı’nın toplum huzuru ve güvenliği için yürüttüğü çalışmaların önemi vurgulanırken, görevleri başında bulunan tüm emniyet mensuplarının Polis Haftası kutlandı.

    Ziyaret sırasında ayrıca, ülke genelinde kamuoyunu derinden etkileyen son olaylar da gündeme geldi. Bu kapsamda, Çorum özelinde asayiş ve güvenlik konularına ilişkin karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu.

    Samimi bir ortamda gerçekleşen görüşmede, toplumsal huzurun korunması adına kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun önemine dikkat çekildi.

    Ziyaret, günün anısına iyi dileklerin iletilmesiyle sona erdi.

  • “Okullardaki Şiddet Münferit Değil, Politik Çürümenin Sonucu”

    “Okullardaki Şiddet Münferit Değil, Politik Çürümenin Sonucu”

    Emek Partisi (EMEP) Çorum İl Başkanı Muharrem Özünel, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okul saldırılarının ardından yaptığı açıklamada, şiddetin “münferit” olmadığını vurgulayarak, yaşananları “politik çürümenin bir sonucu” olarak nitelendirdi.

    Çocuklar için en güvenli alanlar olması gereken yerlerin bir kere daha şiddet sahnesine dönüştüğünü ve iktidar sözcülerinden her seferinde ‘bireysel bir olay, suçlu çocuklar, suçlu sosyal medya’ cümlelerinin döküldüğünü kaydeden Özünel, “Hayır. Bu yaşadıklarımız, uzun süredir iktidar politikalarıyla inşa edilen toplumsal ve politik çürümenin sonucu. Bir yanda bireysel silahlanmanın önündeki her türlü engelin kaldırıldığı, suçun kolaylaştırıldığı, şiddetin yüceltildiği, adaletsizliğin derinleştiği bir düzen… Diğer yanda yoksulluğun, güvencesizliğin ve geleceksizliğin kuşattığı bir gençlik… Okulların içi boşaltılmış, eğitim piyasalaştırılmış, kamusal sorumluluk geri çekilmiş durumda. Güvenlik ise yalnızca turnikeye, kameraya, kapıya, çocukları daha fazla cezalandırmaya, hapsetmeye, basını sansürlemeye, sosyal medyayı yasaklamaya indirgeniyor” dedi.

    Geleceksizlik, yoksulluk ve güvencesizliğe dikkat çeken Özünel, “İktidar sözcüleri geleceksizliğin içine doğan, her yanından şiddetle kuşatılarak büyüyen kuşakların sorumluluğunu hiç üstlenmiyor. Geleceksizlik, yoksulluk ve güvencesizlikle kuşatılan gençlere mafyatik racon, güç, hızlı para, maço erkeklik ve suçtan başka ‘çıkış yolu’ bırakmadığını kabul etmiyor. Sabunsuz, yemeksiz, kitapsız, bilimsiz, hurafe dolu okullarda, çocuklara takke-torna- torbadan başka bir geleceği hayal bile ettirmeyen sermaye düzeninde, bu noktaya bir günde gelmediğimizi saklıyorlar! Varsa yoksa sahte gözyaşı, varsa yoksa hamaset, çarpıtma, toplumun haklı öfkesini yanlışa kanalize etme” ifadelerini kullandı.

    “KAMUSAL EĞİTİM POLİTİKASI YOKSA, ORAYI SUÇ DOLDURUR”

    İktidar temsilcilerinin yarattıkları karanlığı görünmez kılmak için suçu hep başka yerde aradığını, hatta çözüm diye bu karanlığı daha da derinleştiren politikaları toplumun önüne koyacaklarını belirten Özünel, “Bu nedenle şimdi, bu acının ortasında daha da dikkatli olmak zorundayız. Tekrar söyleyelim: Okulların şiddet yuvası olması tesadüf değil, AKP elinde perperişan hale getirilen eğitimin bir sonucu. Kamusal eğitim politikası yoksa, orayı piyasa doldurur. Sosyal politika yoksa, orayı suç doldurur. Kamusal koruma yoksa, orayı korku ve şiddet doldurur. Ve en ağır bedeli çocuklar, eğitim emekçileri öder” dedi.

    “BU DÜZENİ DEĞİŞTİRMEK ZORUNDAYIZ”

    Bu olayları “psikolojik vaka”lara indirgememek gerektiğini vurgulayan Özünel, “Yapılaması gereken tam tersine, bu düzenin nasıl şiddeti yeniden ürettiğini açıkça görmek ve göstermek. Okulları gerçekten güvenli ve kapsayıcı alanlara dönüştürmek. Rehberlik ve psikososyal destek mekanizmalarını istisna ve lüks değil, sistemin omurgası haline getirmek. Bireysel silahlanmayı gerçekten durduracak politik iradeyi kurmak. Ama en önemlisi: geleceksizliği normalleştiren bu düzenle hesaplaşmak. Çünkü okullarda patlayan şiddet de, sokakta büyüyen suç ağları da, gençliğin içine çekildiği bu karanlık da münferit olaylar değil; bu düzenin ürettiği sonuçlar” ifadelerini kullandı. 

  • Şehre Dev Destek Paketi Onaylandı

    Şehre Dev Destek Paketi Onaylandı

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un 10 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirdiği Çorum ziyareti, şehre kapsamlı bir yatırım ve destek paketi olarak geri döndü.

    AK Parti Çorum İl Başkanlığı, ziyarette iletilen taleplerin karşılık bulduğunu belirterek şehir merkezinden ilçelere kadar uzanan dev hibe, kaynak ve araç desteklerini kamuoyuyla paylaştı.

    “Milletin kaynağı Çorum’a hizmet olarak dönüyor” mesajıyla duyurulan müjdeli haberde; Çorum İl Özel İdaresi, Çorum Belediyesi ve Alaca Belediyesi’ne tahsis edilen milyonlarca liralık bütçeler ve kurumsal kapasiteyi artıracak makine destekleri tek tek sıralandı.

    Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın talimatlarıyla Çorum için onaylanan dev destek paketinin detayları şu şekilde:

    İl Özel İdaresine Sağlanan Dev Bütçe ve Araçlar:

    Yol, kaldırım ve altyapı imalatları için 20.000.000 TL hibe.

    İçme suyu ve altyapı imalatları için 10.000.000 TL hibe.

    Türkiye Çevre Ajansı tarafından içme suyu ve altyapı imalatları için ilave 10.000.000 TL hibe.

    İmar planları ve zemin etütleri için 10.000.000 TL kaynak aktarımı.

    Tarihi hamam restorasyonu için 10.000.000 TL kaynak aktarımı.

    Köy konakları yapımı için 10.000.000 TL kaynak aktarımı.

    Kargı ilçesine yapılacak kültür merkezi için toplam 7.000.000 TL destek (3 Milyon TL bütçe + 4 Milyon TL İlbank hibesi).

    Araç Desteği: 1 adet ekskavatör, 1 adet büyük çöp kamyonu, 1 adet kazıcı yükleyici, Dodurga ilçesi köylerinde kullanılmak üzere ekstra 1 adet kazıcı yükleyici ve 300 adet çöp konteyneri.

    Çorum Belediyesine Tarihi ve Kentsel Dönüşüm Desteği:

    Sokak sağlıklaştırma çalışmaları için 50.000.000 TL hibe.

    Tarihi Çorum Kalesi bedenlerinin onarımı için 20.000.000 TL kaynak aktarımı.

    Sıfır Atık Merkezi projesi için 10.000.000 TL hibe.

    300 adet konut projesi için iki ayrı alanda görüşme ve uluslararası kredi çalışmaları başlatılması.

    Teras bahçe projesinin ihale edilerek dükkanların %50-%50 oranında paylaşılması.

    Araç Desteği: 1 adet çekici, 2 adet dorse, 1 adet büyük çöp kamyonu, 1 adet büyük yol süpürme aracı ve 300 adet çöp konteyneri.

    Alaca Belediyesine Çevre Temizlik Desteği:

    1 adet çöp kamyonu.

    150 adet çöp konteyneri.

  • “Faizler Silinmeli, Yapılandırma Şart”

    “Faizler Silinmeli, Yapılandırma Şart”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çorum İl Başkanı Av. Dinçer Solmaz, kamu alacaklarında faiz yükünün dayanılmaz boyuta ulaştığını bildirerek, “esnafın, çiftçinin, vatandaşın borcu değil, faizi var. Çözüm artık bekleyemez!” dedi.

    İl Başkanı Solmaz, kamu alacaklarında faizlerin silinmesini, borçların da yapılandırılmasını talep etti. Solmaz, yaptığı basın açıklamasında; “Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca esnaf, çiftçi, işveren, sürücü ve sıradan vatandaş; vergi borcu, SGK prim borcu, trafik cezası, harç, tarımsal kredi, köprü-otoyol geçiş ücreti borçları ve diğer kamu alacakları nedeniyle katlanarak büyüyen bir faiz ve gecikme zammı yükü altında can vermektedir.

    Bunların yanı sıra meslek odalarına olan aidat ve mali yükümlülük borçları da bu ağır tabloya eklenmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanlığı olarak bu durumu artık kabul edilemez bulmaktayız ve çözüm için hükümete sesleniyoruz. Faizler silinmeli, yapılandırma şart” ifadesini kullandı.

    FAİZ ASLI GEÇTİ: RAKAMLAR KONUŞUYOR

    Solmaz’ın konuya ilişkin açıklaması şu şekilde: “14 Kasım 2025 tarihli Resmî Gazete kararıyla yürürlüğe giren gecikme zammı oranı aylık %3,7’dir. Yıllık karşılığı ise yaklaşık %44,4’tür. Bu oran; vergi borcu, SGK prim borcu, trafik cezası, harç, tarımsal destek geri ödemesi, köprü-otoyol geçiş ücreti alacakları, meslek odası aidatları ve diğer tüm kamu ile yarı-kamusal alacaklara ayrım gözetilmeksizin uygulanmaktadır.

    Vatandaşımız çoğu zaman 100 birimlik bir asıl borca karşılık, üstüne binmiş 150, 200, hatta 300 birimlik faiz ve zamla yüz yüze gelmektedir. Ödemek isteyen vatandaş, ödeyemez konuma düşürülmektedir. Bu, bir yönetim başarısızlığıdır.

    KİMLER ETKİLENİYOR? HERKESİN SORUNU

    Bu sorun belirli bir kesimin değil; toplumun tamamının sorunudur:

    – Esnaf ve küçük işletmeler: Gelir vergisi, KDV, MTV ve SGK prim borçlarındaki faiz birikimi işyerlerini fiilen kapatma noktasına getirmiştir.

    – Çiftçiler: Tarımsal kredi ve destekleme geri ödemelerindeki gecikme zamları, tarlasını ekemeyen çiftçi sayısını her yıl artırmaktadır.

    – Sürücüler ve vatandaşlar: Yıllarca ödenmemiş trafik cezaları ile köprü ve otoyol geçiş ücreti borçları, gecikme zammıyla birlikte araç değerini katlar halinde aşmaktadır.

    – Köprü ve otoyol geçiş ücreti borçluları: HGS/OGS sistemine kayıtlı araç sahipleri; otoyol, köprü ve tünel geçiş ücretlerine uygulanan gecikme zamları nedeniyle asıl borçlarının çok üzerinde rakamlara muhatap kalmaktadır. Söz konusu borçlar için de kapsamlı yapılandırma zorunlu hale gelmiştir.

    – KOBİ’ler ve şirketler: Kurumlar vergisi ve SGK borç faizleri işletme sermayesini eriterek on binlerce kişinin istihdamını tehdit etmektedir.

    – Meslek odası borçluları: Ticaret odaları, sanayi odaları, esnaf ve sanatkâr odaları, tabip odaları, baro, mühendis ve mimar odaları gibi meslek kuruluşlarına aidat, kayıt ücreti ve diğer mali yükümlülükler kapsamında birikmiş borçları olan şirketler, esnaf ve serbest meslek erbabı; bu borçlara uygulanan gecikme zamları nedeniyle fiilen mesleklerini icra edemez, ihalelere giremez ve resmi belge alamaz hale gelmektedir. Bu kişiler de yapılandırma kapsamına alınmalıdır.

    – Serbest meslek erbabı: Avukatlar, doktorlar, mimarlar, mühendisler, mali müşavirler ve diğer serbest meslek grupları; bağlı oldukları odalara olan birikmiş borç ve faizler nedeniyle mesleki faaliyetlerini sürdürmekte ciddi güçlüklerle karşılaşmaktadır. Ruhsat yenileme, staj, sertifika ve disiplin işlemleri önündeki bu mali engel kaldırılmalıdır.

    – Bağ-Kur ve GSS borçluları: Sağlık hizmetine erişemeyen, sırf sağlık güvencesi için bile faiz ödemek zorunda bırakılan milyonlar mevcuttur.

    – Harç ve idari para cezası borçluları: Mahkeme ve noter harçları ile idari cezalardaki zam yükü, vatandaşı hukuki süreçlerden uzaklaştırmaktadır.

    – Belediye ve il özel idaresi alacak borçluları: Emlak vergileri, Su, atık ve diğer yerel hizmet bedellerindeki gecikme zamları da hane bütçelerini zorlamaktadır.

    HÜKÜMETİN TUTUMU VE GERÇEKLİK

    Nisan 2026 itibarıyla kapsamlı bir borç yapılandırma kanunu hâlâ yürürlükte değildir. Hazine ve Maliye Bakanı, yapılandırmanın vergi uyumunu bozabileceği gerekçesiyle genel bir düzenlemeden kaçınmaktadır. Biz bu gerekçeyi kabul etmiyoruz.

    Yapılandırma, vergi kaçakçılığını değil; ekonomik baskı altında ezilmiş, ödemek isteyen ama ödeyemeyen vatandaşı kapsayacaktır. Asıl vergi uyumunu bozan, üstesinden gelinmez faiz yükleridir. Ödeyebileceği bir rakam gösterilen mükellef sisteme kazanılır; yok sayılan mükellef ise kayıt dışına itilir.

    TALEPLERİMİZ:

    Hükümeti ve TBMM’yi aşağıdaki adımları bir an önce atmaya davet ediyoruz:

    – Tüm kamu ve yarı-kamusal alacakları kapsayan evrensel yapılandırma: Vergi, SGK, trafik cezası, harç, tarımsal kredi, GSS, köprü-otoyol geçiş ücreti, belediye ve il özel idaresi alacakları ile meslek odası aidat ve yükümlülükleri dahil olmak üzere hiçbir borçlu grubu dışlanmamalıdır.

    – Birikmiş faiz ve gecikme zamlarının tamamının silinmesi: Yalnızca anapara esas alınarak ödeme planı oluşturulmalıdır.

    – En az 36-48 aylık taksit imkânı: Çiftçi ve küçük esnaf için daha uzun vadeler tanınmalı; gelir durumuna göre kademeli taksit seçenekleri sunulmalıdır.

    – Peşin ödeme indirimi: Borcunu peşin kapatmak isteyen mükelleflere anaparadan da anlamlı bir indirim sağlanmalıdır.

    – e-Haciz ve kısıtlamaların anında kaldırılması: Yapılandırmaya başvuran mükelleflerin üzerindeki e-haciz, yurt dışı çıkış yasağı ve ihaleye katılım engeli derhal kaldırılmalıdır. Köprü-otoyol geçiş yasakları ve araç muayene engellemeleri de bu kapsama alınmalıdır.

    – Meslek odası borçlarında mesleki kısıtlamaların kaldırılması: Yapılandırmaya başvuran esnaf, şirket ve serbest meslek erbabının oda kaydı, ruhsat yenileme, oy kullanma ve belge alma hakları derhal iade edilmelidir.

    – Gecikme zammı oranının kalıcı olarak aşağı çekilmesi: Aylık %3,7 oranı, gerçekçi bir ekonomik göstergeye (Yİ-ÜFE veya benzeri) endekslenmelidir.

    – Düzenli ödeyene güvence: Zamanında vergisini ödeyen vatandaş mağdur edilmemeli; uyumlu mükellef avantajları genişletilmelidir.

    SONUÇ: DEVLET TAHSİL ETMEK İSTİYORSA YOL AÇMALI

    Mükellef borcunu ödemiyor değil, ödeyemiyor. Çiftçi toprağını terk etmek değil, üretmek istiyor. Esnaf dükkanını kapatmak değil, çalışmak istiyor. Serbest meslek erbabı mesleğini bırakmak değil, icra etmek istiyor. Bu isteği karşılıksız bırakmak hem ekonomik hem ahlaki bir yanlıştır.

    Devlet tahsilat yapmak istiyorsa önce yolu açmalıdır. Faizi silmek, ödeme kolaylığı getirmek ve mükellefi sisteme kazandırmak; hem hazineye hem topluma kazandırır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konuyu yakından takip etmeye ve halkımızın sesi olmaya devam edeceğiz.”

  • Çorum Eğitiminde Dev Yatırım Hamlesi

    Çorum Eğitiminde Dev Yatırım Hamlesi

    AK Parti Çorum Milletvekili ve TBMM İçişleri Komisyonu Üyesi Av. Yusuf Ahlatcı, il genelinde sürdürülen dev eğitim yatırımlarını yerinde inceledi.

    2025 yılında söz verilen tüm projelerin inşaatına başlandığını müjdeleyen Ahlatcı, “Şehrimizin dört bir yanını adeta bir şantiye alanına çevirdik. 2025’te söz verip de başlamadığımız tek bir inşaat kalmadı” dedi.

    AK Parti Çorum Milletvekili Av. Yusuf Ahlatcı, Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar ve Şube Müdürü Müslim Kılıç ile birlikte Çorum’un eğitim geleceğini şekillendirecek inşaat alanlarını ziyaret etti. Toplam maliyeti 2 milyar TL’yi aşan projelerin son durumunu inceleyen Ahlatcı, saha çalışmaları hakkında teknik heyetten bilgi aldı.

    SÖZ VERDİK, YAPIYORUZ: BAŞLANMAYAN PROJE KALMADI

    Saha incelemeleri sonrası açıklamalarda bulunan Milletvekili Ahlatcı, 2025 yılı hedeflerinin başarıyla sürdürüldüğünü vurgulayarak şunları söyledi:

    “Türkiye Yüzyılı vizyonuyla evlatlarımıza söz verdiğimiz tüm projeleri hayata geçiriyoruz. Eğitim sahamızı adeta bir örümcek ağı gibi modern projelerle ördük. 2025 yılında söz verip de başlamadığımız, başaramadığımız tek bir inşaatımız kalmadı. Çepni, Slimkent TOKİ, Tanyeri İlkokulları ile Mehmet Akif İnan Ortaokulu, Şehit Fatih Tekin Mesleki Eğitim Merkezi Atölye Binası ve spor salonu inşaatlarımız hızla yükseliyor.”

    ESKİ BİNALAR YENİLENİYOR, HAZİRAN’DA İLK KAZMA VURULUYOR

    Eğitim altyapısını güçlendirme çalışmaları kapsamında yıkım ve yenileme takvimini de açıklayan Ahlatcı, 23 Nisan Ortaokulu, Albayrak İlkokulu ve Şehit Emin Güner Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi binalarında yıkım ve yeniden yapım sürecinin Haziran ayı itibarıyla başlatılacağını müjdeledi.

    Ahlatcı, merkezdeki yatırımların yanı sıra Alaca, İskilip, Bayat, Oğuzlar, Kargı, Osmancık ve Sungurlu ilçelerindeki dev projelerin de eş zamanlı devam ettiğini belirtti.

    HEDEF 2027 EYLÜL’DE DERS BAŞI

    İnşaatların hızla tamamlanması için sürecin 7/24 takipçisi olduklarını ifade eden Milletvekili Ahlatcı, “İnşaatlarımız başladı, durmaya niyetimiz yok. İnşallah önümüzdeki yılın Eylül ayı itibarıyla kapılarımızı evlatlarımıza açmayı hedefliyoruz. Okullarımızı sadece derslik değil; spor sahaları ve teknolojik donatılarıyla yaşayan sosyal merkezler haline getiriyoruz” dedi.

    CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN’A TEŞEKKÜR

    Yatırımların şehre kazandırılmasındaki desteklere dikkat çeken Ahlatcı, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu dev yatırım hamlesinde bizlere her zaman destek olan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere; Milli Eğitim Bakanımıza, İl Müdürümüze ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu kıymetli yatırımların öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve tüm Çorum’umuza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.”

  • İyi Parti’den Başhekim Gömeç’e Ziyaret

    İyi Parti’den Başhekim Gömeç’e Ziyaret

    İYİ Parti Çorum İl Başkanı Av. Hakan Tekercioğlu ve beraberindeki parti yöneticileri, Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Muhammed Gömeç’i makamında ziyaret etti.

    İl Başkanı Hakan Tekercioğlu, parti yöneticileri; İsmail Erdoğan, Daver Eker, Özlem Balta, Metin Güler, Turan Dinçer ve Orhan Demir, Başhekim Gömeç ile bir süre sohbet ederek hastanenin mevcut durumu, yaşanan sorunlar ve talepler hakkında bilgi aldı.

    Başhekim Gömeç, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, İYİ Partili yöneticilere teşekkür etti.
    İl Başkanı Hakan Tekercioğlu, Başhekim Gömeç’e görevinde başarılar dileyerek, Çorum’un sağlık alanında sorunlarının çözülmesi ve iyi bir noktaya gelmesi için karşılıklı işbirliği içerisinde görev yapacaklarını vurguladı.

  • Anahtar Partililer Kırıkkale’de Buluştu

    Anahtar Partililer Kırıkkale’de Buluştu

    Anahtar Parti Çorum İl Yöneticileri, Kırıkkale il binasının açılış törenine katıldı.

    A Parti Kırıkkale İl Binasının açılışı Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun da katılımı ile gerçekleştirildi. Parti binasının açılışının ardından “Halk Buluşması” düzenlendi.

    A Parti Çorum İl Başkanı Nurullah Müstet, Merkez İlçe Başkanı Mehmet Algır, Kadın Kolları Başkanı Tülay Ercan, il başkan yardımcıları ve kadın kolları yönetimi, partinin Kırıkkale il binasının açılış töreninde hazır bulundu.

    A Parti Çorum heyeti, Kırıkkale’de Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tahir Keskinkılıç ile ARGE’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Çorumlu hemşerimiz Özcan Güngör ile de sohbet ederek parti çalışmalarını değerlendirdi.

    A Parti Kırıkkale İl Başkanı Korhan Özaydın, katılımları ve yakın ilgileri nedeniyle Çorum İl Başkanı Nurullah Müstet ve beraberindekilere teşekkür etti.

  • “Toprağımızı Terk Etmiyoruz”

    “Toprağımızı Terk Etmiyoruz”

    Çorum’da köylerine kurulmak istenen taş ocağı ve kırma-eleme tesisine karşı köylerini, tarım arazilerini, bahçelerini, geleceklerini kaybetmemek adına 1 yıldır mücadele eden Karakaya Köylülerinin eylemine CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu da destek verdi.

    Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü’nde açılmak istenen taş ocağı ve kırma-eleme tesisine karşı mücadele eden köylüler, başlattıkları hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdürüyor.

    KÖYDE EYLEM YAPTILAR

    CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Karakaya Köyü’nü ziyaret ederek köy halkının eylemine destek verdi.

    “Köyümüzde Taş Ocağı İstemiyoruz” eylemine; CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, CHP İl Başkanı Av. Dinçer Solmaz, Emek Partisi İl Başkanı Muharrem Özünel, İl Genel Meclisi Grup Başkanvekili Veli Uysal, Ortaköy İl Genel Meclis Üyesi Dursun Uzunca, Sungurlu İlçe Başkanı Akif Batak, Alaca İlçe Başkanı Adem Şahin, Çorum Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Av. Ahmet Özdel, CHP İl ve Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, Eğitim-Sen yöneticileri, Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, Karadona, Narlık ve Beyyurdu köyü sakinleri de destek verdi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, köy muhtarı Tayfun Tunç, Sungurlu Karakaya Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Servet Demirkaya ve köy halkından sorun ve talepler hakkında bilgi alarak, köy halkının yanlarında olduklarını vurguladı.

    “KÖY HALKININ HAKLI MÜCADELESİNİN YANINDAYIZ”

    Köyde düzenlenen basın açıklamasında konuşan CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz, “Karakaya köyünde doğayı katletmek, insan ve hayvanların yaşamını tehlikeye atmak isteyenlere karşı köylülerimizin haklı mücadelesinde omuz omuza olmaya devam ediyoruz.

    Bu adaletsizliğe karşı her zaman halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

    “ÇEVRE KATLİAMINA KARŞI

    HALKIMIZLA OMUZ OMUZAYIZ”

    Milletvekili Mehmet Tahtasız ise, “Karakaya köyünün bağrına hançer saplamak, doğayı katletmek, insan ve hayvanların yaşamını tehlikeye atmak isteyenlere karşı omuz omuzayız.

    İnsan ve canlıların yaşamını hiçe sayan, tarım arazilerini ve suyu kirleten bu projeye hep birlikte karşı durmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Karakaya halkının sarsılmaz iradesine, tarım ürünlerine, insan sağlığına vereceği zarar ortada iken, köyün sadece 180 metre uzağında açılmak istenen taş ocağı için yapılan eylemi desteklediklerini bildiren Tahtasız, “ÇED olumlu raporu verilen bu taş ocağı projesi köylülerimizin fiziksel ve ruhsal sağlığını bozacak, tarım arazilerini olumsuz etkileyecek, suyumuzu kirletecek, 35 hektar alanı yok edecektir!

    Köylülerimiz dinamit sesleri altında, tozun toprağın içinde bir yaşama mahkum edilecektir!

    Hani nerede “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışı?

    Tüm bunları bile bile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı es geçerek, Valiliğe başvurmak ve bu projeye Valilik’ten ÇED olumlu raporu vermek ne demektir?

    Mahkeme kararlarını dahi beklemeden harekete geçmek ne demektir?

    Adrese teslim ihaleyle yandaş bir şirketi daha zengin etmek için bu tepkileri görmezden gelmek ne demektir?

    Doğanın, tarımın, insan yaşamının paradan önemli olduğunu ne zaman anlayacaksınız?

    Her zaman dediğimiz gibi hızlı trene karşı değiliz ancak hızlı trenin ihale sürecinden bu yana devletin kaynaklarının birilerine peşkeş çekilmesine karşıyız!

    Köylülerin de bizlerin de talebi; hızlı tren hattında kullanılacak malzemenin başka bir alandan temin edilmesidir.

    Biz bu çevre ve insan katliamına sonuna kadar dur diyeceğiz” şeklinde konuştu.

    “KÖY HALKINI TOPRAĞINDAN KOPARAMAZSINIZ”

    CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu ise çevre katliamına, köy halkının yaşam alanlarından sürgün edilmesine, halkın can güvenliğinin riske atılmasına izin vermeyeceklerini bildirerek, köy halkının haklı mücadelesini desteklediklerini söyledi.

    Rızvaroğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “KÖY HALKININ CAN GÜVENLİĞİ RİSK ALTINDA”

    “Çorum Valiliği bu proje için ÇED olumlu kararı verdi. Peki bu ne demek biliyor musunuz?

    Eski adıyla: “ÇED Gerekli Değildir.” demek. Yani ne demek? “Detaylı incelemeye gerek yok.” “Derinlemesine değerlendirmeye gerek yok.” demek.

    Burada böyle bir kararı nasıl alırsınız? Çünkü gerçek bambaşka. Bakın… Bu proje alanı, köy muhtarlığına ve camiye sadece 180 metre. Yani bu proje, nerdeyse köyün içine, yaşamın tam ortasına yapılmak isteniyor.

    Bu ne demek? Patlatma demek. Dinamit demek. Köylülerin can güvenliğinin “riske atılması demek.” Yetmiyor… Sadece 250 metre ileride tarım var. Meyvecilik var. 21 bin metrekarelik organik üretim var. E doğal olarak hayvancılık var. Yüzlerce hayvan var. Sürekli toz olacak. Gürültü olacak. Titreşim olacak. Ve bütün bunlar doğrudan üretimi, geçimi vuracak. Ve daha da önemlisi sizlerin sağlığını bozacak. Dahası… Proje alanı yaklaşık 35 hektar ve orman parselinin içinde. Yani orman yok edilecek. Patlatmalarla birlikte yer altı suları zarar görecek. Köy susuz kalacak. Ve sizlere yaşam alanı kalmayacak.

    Ve yetmiyor… Bu alanın içinde köylülerin “Yorgun Baba” dediği bir inanç yeri var. Yani bu proje; doğayı yok sayıyor, inancı yok sayıyor, hafızayı yok sayıyor, kültürü, size de yok sayıyor.

    BU, İNSANLARI TOPRAĞINDAN KOPARMAKTIR

    Bakın… Bu köyde üretim var. Emek var. Tarım var. Hayvancılık var. Yaşam var. Ama ÇED dosyasına bakıyorsunuz… Sanki burada insan yok. Sanki hayat yok. Halbuki burası, bir çoğunuzun ana-baba yurdu, ata toprağınız. Sizler burada tam bir yıldır direniyorsunuz. Bir yıldır diyorsunuz ki: “Toprağımızı terk etmiyoruz” Ama iktidar ne yapıyor? Duymuyor. Görmüyor. Bilerek yok sayıyor. Üstelik bu kadar tehlikeli bir projede gerçek bir çevresel değerlendirme bile yapılmıyor.

    Açıkça söylüyorum: Bu, köyüyle birlikte insanı tasfiye etme planıdır. Bu, insanları toprağından koparmaktır. Bu, açık bir çevre sürgünüdür. Hiç kimsenin ama hiç kimsenin; bu ülkenin insanını doğduğu, büyüdüğü, ekmeğini kazandığı topraklardan koparmaya hakkı yok!

    Ama: Bu iktidarda vicdan yok, merhamet hiç yok. Devlet dediğiniz şey şirket değildir!

    Devlet; vatandaşı korur, toprağını korur, suyunu korur, yaşamı korur.

    Buradan çıkan taşların demir yolu projesinde kullanılacağı söyleniyor.

    Biz yatırıma karşı değiliz. Demiryolu mu yapılacak? Elbette Yapılsın! Biz zaten bu ülkeyi demir ağlarla ören bir gelenekten geliyoruz.

    Ama… Alternatif alanlar varken, köyün dibine, tarımın ortasına, orman alanına bu projeyi dayatamazsınız!

    Bu sırf şirket daha fazla kar etsin diye vatandaşa yapılan bir zulümdür. Biz buna razı değiliz. Karakaya buna razı değil. Tabi ki hep birlikteyiz. Bu, hukuksuz ÇED kararına karşı Danıştay’da hakkınızı hep birlikte arayacağız. Biz de sizlerin yanınızdayız. Olmaya da devam edeceğiz.

    BU ÜLKENİN DOĞASINI SAVUNANLAR YALNIZ DEĞİLDİR

    Akbelen’den Cerattepe’ye, Varto’dan Kazdağları’na… Bu ülkenin dört bir yanında aynı tablo var: Talan var. Zulüm var. Açgözlülük var. Ama buradan açıkça söylüyoruz: Karakaya Köylüleri yalnız değildir.

    Toprağını savunan, suyunu savunan, yaşamını savunan herkesin yanındayız.

    Bu ülkenin doğasını savunanlar yalnız değildir.

    Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak her zaman yanınızdayız.”

    “BİLİRKİŞİ RAPORU GERÇEKLERİ YANSITMIYOR”

    Sungurlu Karakaya Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Servet Demirkaya da projeye ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunun köyün gerçeklerini yansıtmadığını söyledi.

    Raporda köy çevresinde meyve üretimi olmadığı yönündeki tespitin gerçeği yansıtmadığını belirten Demirkaya, faaliyet alanına yalnızca 250 metre mesafede 21 bin metrekareyi aşkın organik armut bahçesi bulunduğunu ifade etti.

    Su kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerin de hatalı olduğunu vurgulayan Demirkaya, köyün mevcut içme suyu debisinin ihtiyacı karşılamadığını, bölgedeki diğer su kaynaklarında ise yüksek oranda arsenik tespit edildiğini dile getirdi. Buna rağmen raporda su sorununun sondajla çözülebileceğinin öne sürüldüğünü söyledi.

    Hayvancılık verilerinin de gerçeği yansıtmadığını belirten Demirkaya, raporda 60 büyükbaş hayvan bulunduğunun yazıldığını, oysa köyde yaklaşık 200 büyükbaş ve 400 küçükbaş hayvan olduğunu ifade etti.

    Taş ocağı sahasının köy merkezine uzaklığının da yanlış aktarıldığını kaydeden Demirkaya, raporda 300 metre olarak belirtilen mesafenin gerçekte 180 metre olduğunu söyledi.

    YILDA 140 BİN KAMYON TAŞ ÇIKARTILACAK

    Projeyle birlikte yılda 3 milyon 500 bin ton taş çıkarılmasının planlandığını belirten Demirkaya, bunun yaklaşık 140 bin kamyon seferi anlamına geldiğine dikkat çekerek, yoğun trafik yükünün hem köy yolunu hem de D-190 devlet karayolunu olumsuz etkileyeceği ifade etti.

    TÜRBELERİN BULUNDUĞU ALAN

    Proje alanı çevresinde “Yorgun Baba” inanç yeri, bir tümülüs ve Vahid Efendi Türbesi gibi önemli kültürel alanların bulunduğunu kaydeden Demirkaya, ancak bunların raporda yeterince dikkate alınmadığını vurguladı.

    GERİ DÖNÜLMEZ ZARARLAR AÇILACAK

    Projenin tarım alanları, su kaynakları, hayvancılık, köy yaşamı ve kültürel değerler üzerinde geri dönülmez zararlar yaratacağını ifade eden Demirkaya, Çorum Valiliği tarafından verilen ÇED olumlu kararının iptali ve yürütmesinin durdurulmasını talep etti.

  • İskilip Muhtarlarından Başkan Alar’a Ziyaret

    İskilip Muhtarlarından Başkan Alar’a Ziyaret

    İskilip Köyleri Muhtarları Derneği üyeleri, AK Parti Çorum İl Başkanı Yakup Alar’ı makamında ziyaret etti.

    Gerçekleştirilen ziyarette, köylerin mevcut durumu, ihtiyaçları ve planlanan çalışmalar ele alındı.

    Ziyarete, İskilip Köyleri Muhtarları Derneği Başkanı Sebahattin Türk ile birlikte ilçeye bağlı köylerin muhtarları katıldı.

    AK Parti İl Başkanlığı binasında gerçekleşen buluşmada, köylerde yürütülen hizmetler ve geleceğe yönelik projeler üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

    AK Parti Çorum İl Başkanı Yakup Alar, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “İskilip Köyleri Muhtarları Derneği Başkanımız Sebahattin Türk ve kıymetli muhtarlarımızı teşkilatımızda misafir ettik. Köylerimizin ihtiyaçlarını, devam eden ve planlanan çalışmaları istişare ederek verimli bir görüşme gerçekleştirdik. Hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmaya yönelik yapılabilecek hizmetleri değerlendirdik” dedi.

    Nazik ziyaretleri ve katkıları dolayısıyla Dernek Başkanı Sebahattin Türk ve beraberindeki muhtarlara teşekkür eden Alar, köylerin gelişimi için birlik ve beraberlik içerisinde çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.