Etiket: Artık

  • Sokak Çeşmelerinden Artık Su Akacak

    Sokak Çeşmelerinden Artık Su Akacak

    Çorum’un kültür ve tarihini ayağa kaldıracak projelere imza atan Çorum Belediyesi, yapacağı çalışmayla tarihi sokak çeşmelerini tekrar Çorum’a kazandıracak.

    Çorum’un turizmine katkı sağlayacak önemli projeleri bir bir hayata geçirdiklerini belirten Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, sokak çeşmelerinin ihyasına yönelik çalışmaları da çok önemsediklerini söyledi.

    Kültür Yolu Projesinin Çorum tarihini yansıtacak çok önemli bir proje olduğunun altını çizen Başkan Aşgın, “Çorum’u kültür ve turizm merkezi haline getirecek projelerimiz tamamlandığında şehrimiz turistler için cazibe merkezi olacak. Şehrimizin cadde ve sokaklarında çoğu kullanılamaz halde Osmanlı ve Cumhuriyetimizin ilk dönemlerinden kalma tarihi sokak çeşmeleri var. 7 noktada bulunan tarihi çeşmelerinden yeniden suların akması için restore çalışmalarımızı başlattık. Tarih kokan bu çeşmeleri kısa sürede restore ederek hemşehrilerimizin hizmetine sunmuş olacağız. ” dedi

  • “Sağlık Çalışanlarının Sesini Duyun Artık”

    “Sağlık Çalışanlarının Sesini Duyun Artık”

    Sağlık Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, sağlık çalışanlarının seslerini duyurma ve yaşadıkları sorunların çözümü için yetkilileri harekete geçirmek amacıyla basın açıklamasında bulundu.

    Sağlık Sen’in, ülkenin dört bir yanında tüm teşkilatlarıyla aynı haykırışta bulunduklarına vurgu yapan Saatci, çok geç olmadan ve yanlış üstüne yanlış yapılmadan, sağlık çalışanlarının sesi duyulması ve kangren halini almış sorunların çözülme kavuşturulması gerektiğini belirtti. 

    Vakit çok geç olmadan yetkilileri, sağlık çalışanlarının seslerini duymaya ve sorunlarını çözmeğe devam ettiklerini de açıklamasında belirten Sağlık Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci ‘Artık yeter!!! Alınteri ise alınteri! Fedakarlıksa fedakarlık! Cansa can! Biri de çıksın, sağlık çalışanları bunlardan beri desin… Elini vicdanına koyan hiç kimse, bunu diyemez! O halde neden sorunlar görmezden, duymazdan, bilinmezden geliniyor!”dedi. 

    Öteden beri süre gelen pek çok sorun var… Her geçen gün sağlık çalışanlarının yükünün daha da artmakta olduğunu söyleyen Saatci, açıklamalarında şunları söyledi;

    “Sözleşmeli istihdam modelinde çalışanlardan kadro güvencesi esirgenmiyor mu? Esirgeniyor…  Sağlık çalışanlarının çocuklarına kreş imkanları çok görülmüyor mu? Görülüyor…  Hemen her gün bir yada birkaç sağlık çalışanı kör şiddetin kurbanı olmuyor mu? Oluyor… Yıllardır konuştuğumuz döner sermaye adaletsizliğinde ve performans uygulamasında bir arpa boyu yol alındı mı? Alınmadı… Bunlar bilinmeyen, görülmeyen sorunlar değil! En çok da bu nedenle üzülüyoruz! Ortak akıl ve alternatif çözüm önerilerine kapı aralandığında çözülemeyecek sorun olmadığı inancındayız.  Önemli olan çözüm iradesinin ortaya konmasıdır. En altından en üstüne kadar hangi yetkili ile konuşsak, bize hak veriyor, “biliyoruz” diyorlar. Ancak çözüm noktasında yeterince hassas hareket edilmediğini görüyoruz. Çözümsüzlük, adaletsizlik, aşırı iş yükü, şiddet sağlık çalışanlarının kaderi olamaz! Artık her seferinde tekrarlanan yanlışlıkların, haksızlıkların son bulması gerekiyor. Ek ödeme yönetmeliğinin tümüne yönelik eleştirilerimiz bakidir. İhtiyacı karşılamak üzere geçtiğimiz hafta yapılan düzenlemeyle iyi niyet ortaya konmuş ancak sahanın haklı beklentileri yine karşılanmamıştır. Sağlık-Sen olarak öneri ve eleştirilerimizi her daim yetkililerle paylaştık, paylaşmaya da devam edeceğiz. Bizim bildiğimiz bir düzenleme, çalışanların hakkını hukukunu gözetmek, alın terlerinin karşılığını vermek için yapılır. Düzenlemede genel hatlarıyla bir takım iyileştirmeler yapılmış olsa da binlerce sağlık çalışanı yine gözardı edilmiştir. Çalışma barışı ve huzurunu bozan bu durumu asla kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Biz, sağlık çalışanlarının hem gür sesi olmak hem de kazanım adresi olmak için bu yola çıktık. Üzerimize düşeni sonuna kadar yapmaya kararlıyız. Yetkililerden sesimizi duymalarını, artık biraz olsun sağlık çalışanlarının yüzlerini güldürmelerini bekliyoruz. Gidilen yol, yol değil, çıkmaz sokak! Sağlık çalışanları pandemi sürecinde bu ülkenin sigortası olduklarını bir defa daha kanıtladılar. O nedenle yetkililer, bu çıkmazdan bir an önce dönerek, sağlık çalışanlarının yüzlerini güldürmek mecburiyetindeler. Hiçbir şey için vakit geç değil. Unutmamak gerekir ki çıkmaz sokakta geri adım atmak ilerlemenin ta kendisidir. Vakit çok geç olmadan, yetkilileri, sağlık çalışanlarının seslerini duyarak sorunlarını çözmek için girdikleri çıkmaz sokaktan geri adım atmaya davet ediyoruz. Hepinize katılımlarınız dolayısıyla teşekkür ediyoruz
    ” şeklinde açıklamalarda bulundu.

  • Yeter, Her Şey Sendika Değil Bilin Artık!

    Yeter, Her Şey Sendika Değil Bilin Artık!

    Türk Tarım Orman Sen Şube Başkanı Necati Gül, yeni göreve başlayan kişilere bir sendikanın üyelik formunun göreve başlamak için mecburi evrak diye imzalatıldığını söyledi.

    Tarım ve Orman Bakanlığı  taşra teşkilatlarında çalıştırmak üzere 657 sayılı Kanunun  4/b statüsünde personel alımı yaptığını hatırlatan Gül, “Bu personellerin yaklaşık 5.000 kişisini orman işkoluna,  2.300 civarındaki kişisini  ise tarım işkoluna olmak üzere taşra teşkilatlarında göreve başladı” dedi.

    Göreve başlayan bu şahıslara hayırlı olması temennisinde bulunmak için ziyaretlerde bulunduğunu ifade eden Gül, “Tabii ki hepsine ulaşamıyoruz. Hızlı bir şekilde sahaya indiler.  Ulaştığımız arkadaşlarla hasbihal ediyoruz. Sivil hayattan ve mevcut durumlarını ortaya koyuyorlar. Sevinçlerini, umutlarını, geleceğe bakışlarını, sıkıntılarını ve dertlerini paylaşıyorlar. Yurdum insanı, içten ve samimiler. Kolay değil yeni bir hayata başlamışlar. Aslanın ağzında olan işe  kavuşmuşlar. Anadan ve babadan harçlık almayacaklar. Tabiri caizse ağızları kulaklarında. Bir süre sonra konuyu sendika ve sendikacılığa getiriyoruz. Sonuçta ise büyük çoğunluğunun bir sendikaya üye yapılmış olduğunu öğreniyoruz. Bizlerin ulaşamadığı, fakat o sendikanın nasıl ulaştığını öğrenmek istediğimizde, iki işkolunda da ne yazık ki cevap aynı” diye konuştu.

    Yeni işe başlayan kişilere sendika seçiminde yönlendirme yapıldığını kaydeden Gül, konu ile ilgili açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “Üç arkadaşın verdiği cevap çok ilginçti. Bir arkadaş ” sendika üyelik formu,  sözleşme yapıp göreve başlamak için mecburi evrak” dedi.

    İkinci arkadaş, ”  kesinlikle o sendikaya üye olmama nasihatı almış ve kendisine söz vermiştim, benim fikrim de belli zikrim de, lakin hiçbir organik ve inorganik bağım olmayan o sendikaya  üye olmak zorunda kaldım. Form  doldurulmuştu, sadece imza attım, kendisine verdiğim sözü tutamadım” dedi.

    Üçüncü arkadaş, ” abi sendikaya üye olduğumu sonradan öğrendim, bana bir çok evrak imzalattılar, meğer imzaladığım evraklardan biri de sendika üyelik formuymuş” dedi. 

    Diğer bir çok arkadaşın söylediklerini burada tek tek yazsam sayfalar dolusu yazmam gerekir. Şimdi söz konusu malum sendika çalışma yaptı  tarım ve orman işkolundaki arkadaşlarımız bu sendikaya üye oldu değil mi? Malum sendikaya sorsak,  tabii ki bu anlatılanları kabul etmeyecek, belki de bize iftira atıyorsunuz diyecekler. Hadi  biz size inandık, Allah bunları görmüyor mu? O’ nu nasıl kandıracaksınız. Devletin makamını ve imkanını kullanıp,  “sözleşme”  ön kabulünden kaynaklı mağduriyetten  yararlanıp   heyecan ve umutla başlayan ilk adımı, korku ve ümitsizliğe sevk etmeye hakkınız var mı?

    Bütün personel sizin üyeniz olsun. Batsın bu mantıkla yürüyen  sendikacılık, yerle yeksan olsun yetkinlik. Yeter ki devlete ve milletimin insanlarına zeval gelmesin. Devlet memuru imajı yok olmasın; memurun onuru kırılmasın.  İnsanlarımızın kamu kurum ve kuruluşlarına olan güveni, geleceğe olan inancı, memurlara ve kendisine olan saygısı sarsılmasın; hayallerine, ilkelerine, fikirlerine, ülkülerine  ve azimlerine ket vurulmasın.Yeter, her şey sendika değil bilin artık” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

  • Cenaze Defin İşlemleri Artık Ücretsiz

    Cenaze Defin İşlemleri Artık Ücretsiz

    Çorum Belediyesi, cenaze hizmetlerinde yeni bir uygulamaya geçti. Belediye aldığı kararla cenaze kazım işlemlerini de ücretsiz hale getirdi.

    Vatandaşların cenaze işlemleri sırasında mezar kazımı ve defin işlemlerinin bu zamana kadar belediye personeli tarafından gerçekleştirilmediğini, özel şahıslar tarafından yapılan bu işlemin de bundan sonra Çorum Belediyesi tarafından yapılacağını belirten Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın “Çorum Belediyesi olarak mezarlık hizmetlerinin tamamını belediye uhdesinde gerçekleştiriyoruz. Mezar kazımı dışında tüm cenaze hizmetlerini Çorum Belediyesi olarak gerçekleştiriyorduk. Bundan böyle defin işlemlerini de ücretsiz hale getirerek taçlandırdık. Cenazenin taşınması, mezarın kazılması ve defin işlemleri belediye tarafından ve tamamen ücretsiz gerçekleştirilecek. Covid-19 önlemleri kapsamında defin işlemlerinin de Belediye ekiplerinin kontrolünde gerçekleştirilecek ve cenaze işlemlerinin hiçbir safhasında hemşehrilerimiz ücret ödemeyecek. Bugünden itibaren tüm bu işlemleri Belediyemiz gerçekleştirecek ve ihtiyaç duyulan defin malzemelerini Belediyemiz ücretsiz olarak temin edecek.” dedi.

    Başkan Aşgın, bundan böyle kimseden mezar kazma ve defin ücreti talep edilemeyeceğini sözlerine ekledi.

  • “Artık Yeni Statla Buluşturun”

    “Artık Yeni Statla Buluşturun”

    Çorum FK 2. Başkanı Mustafa Şeker Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın’dan stadın devri konusunda prosedürü hızlandırarak ligdeki son dört maçta takım ile taraftarı yeni stat da buluşturmasını istedi.

    Şeker dün düzenlenen basın toplantısında yeni sürecin Çorum FK adına hayırlı olmasını dilediği konuşmasında Lütfen, prosedür bir an evvel tamamlansın ve biz artık yeni stadımızda maçlarımızı oynayalım. Süreç hızlansın” şeklinde konuştu. Çorum Futbol Kulübü’nün iyi bir başkan, hoca ve taraftara sahip olduğunu da kaydeden Mustafa Şeker, “Buradan Çorumlulara sesleniyorum. Başkanınıza ve takımınıza sahip çıkın. Kenetlenin ve 3.yılda bu takımı hep birlikte 1.Lig’e çıkartalım” dedi.(corumhakimiyetgazetesi)

  • “Artık Agresif Tavrımdan Uzaklaşacağım”

    “Artık Agresif Tavrımdan Uzaklaşacağım”

    Çorum FK Başkanı Fatih Özcan, Sancaktepe maçından sonra yaptığı açıklamanın takımı Pendik maçına motive etmek yerine daha çok strese girmesine ve üzerinde ciddi baskılar oluşturmasına neden olduğunu belirterek ‘Agresif yapımdan sevk ve idare tarzımdan uzaklaşıp daha yapıcı ve birleştirici bir yönetim şekli ile bu zor günleri atlatabiliriz.” dedi

    Çorum FK Başkanı Fatih Özcan, Sancaktepe maçından sonra yaptığı açıklamanın takımı Pendik maçına motive etmek yerine daha çok strese girmesine ve üzerinde ciddi baskılar oluşturmasına neden olduğunu belirterek ‘Agresif yapımdan sevk ve idare tarzımdan uzaklaşıp daha yapıcı ve birleştirici bir yönetim şekli ile bu zor günleri atlatabiliriz. Sorunları belirleyip iyi bir çalışma ile kısa zamanda normalleşme sürecine girmemiz ve bir hafta içinde oynayacağımız üç maçtan istediğimiz sonuçları almamız halinde bu olumsuz tablo tersine dönecektir ve eski özlenen günlere biran önce kavuşacağımıza olan inancım tamdır’dedi.

    Başkan Özcan kendi sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Pendikspor maçı öncesinde yaptığı çok sert ve keskin açıklamalarının ardından kamuoyundaki beklentilere uzun ve detaylı bir bilgilendirme yaptı. Özcan Sancaktepe maçından sonraki açıklamalarında altı maçta alınan beş mağlubiyetin faturasını sadece teknik ekip ve futbolculara keserek kendini bu başarısızlığın dışında tuttuğunu farkettiğini belirterek ‘takımı motive etmek adına yaptığımız bu açıklamalar takıma olumsuz yansıdığını gördüm’ diyerek yaptığı açıklamanın hata olduğunu kabul etti.

    ‘Bahri Kaya ve ekibine güvenimiz tam’

    Göreve geldikleri günden buyana kurumsallaşma adına attıkları adımların en önemsinin istikrar olduğunu belirten Başkan Özcan ‘Kurumsallaşmanın sağlam zemin üzerine oturması ve uzun yıllar devam edebilmesinin en önemli ve en büyük adımı olan istikrar dan yana tavır aldığımı ve Teknik Direktör Bahri Kaya ve ekibi ile yola devam edeceğimi belirtmek isterim. Sayın Bahri Kaya ve ekibinin bu zorlu süreci başarı ile atlatacağına olan inancımla birlikte sonuna kadar arkalarında olduğumun da bilinmesini isterim’ dedi.

    Başkan Özcan açıklamasında daha sonra Genel Koordinatör Oğuzhan Yalçın ile ilgili açıklamalarda bulundu.

    Sezon başında şehrin duyarsızlığı karşısında göreve bırakma kararı aldığı dönemde Yalçın’ın tek başına tüm olumsuzluklar ve maddi sıkıntılara rağmen gecesini gündüzüne katarak bu takımı oluşturduğunu belirten Özcan ‘Başında başkan ve yönetim olmadan insan üstü bir gayret göstererek bir kuruş ödeme yapmadan bu takımı oluşturdu.

    ‘Çocukluk aşkımıza Oğuzhan ile omuz vermek zorunda kaldık’

    Takımın bu kadar sahipsiz kaldığı günlerde büyük bir özveri örneği sergilemiş ve takımın kamp yapabilmesi için kamp yapacağı otele kendi adına imzalamış olduğu senedi vererek tabiri caizse elini değil tüm gövdesini taşın altına koymuştur. Akabinde ligin başlamasına saatler kala lisanların çıkarılamayacağı kesinleşmiş ve verilen onca emeğin heba olmaması adına bizzat evime gelerek takımın başına tekrar dönmem ve başkanlığa tekrar aday olmam noktasında tabiri caizse saatlerce beni ikna etmek için dil dökmüştür. Sonrasında işin ciddiyeti iyice gerçek yüzünü göstermeye başlamış ve lisans ücretlerinin bulunamayacağı kesinleşmiştir. 1922 Konyaspor maçına saatler kala ailemin ve sağlığımın rızalığı olmamasına rağmen! tekrar başkanlığı devralıp gereken fedakarlığı göstererek çocukluk aşkımıza Oğuzhan Yalçın ile birlikte omuz verme zorunluluğumuz oluşmuştur. Paraşütsüz küme düşer, ilk yarı küme düşme hattının son sırasında olur denen takım ilk devreyi bütçeleri hayal ötesi olan takımların arkasından 31 puanla 3. sırada tamamlamış ve tüm Türkiye’nin gündemine oturmuştur.

    ‘Ara transfer döneminde aldatıldık’

    Akabinde transfer dönemi başlamış ve takıma iyi oyuncular alınarak ilk devre elde edilen başarının sürdürülmesi hatta daha da üzerine koyması adına karar verilmiştir. İşte tam bu nokta da iş bütçeye kalmış ve bütçe çalışmaları belirli bir aşamaya getirilmiştir. Bütçenin oluşturulmasında çalışma içerisinde olan ve her türlü destek vermeye hazır olduğunu takımı bir üst lige çıkarmak adına tüm çalışmaları yapmamızı maddiyatı hiç düşünmemiz gerektiğini bizlere ileten değerli bir şahıs (sezon sonun da bu şahsıda açıklayacağım) son anda fikrinden vazgeçmiş ve önce şahsımı sonrasında tüm Çorum FK ailesini çok zor durumda bırakmıştır. Transferin bitmesine saatler kala aldatılmış olmamızın şoku ile kendi oluşturduğumuz bütçe ile en iyisini yapmak için ciddi bir transfer dönemi geçirilmiş ve imkanlar dahilin de Teknik ekibin raporu doğrultusunda inandığımız doğru transferler gerçekleştirilmiştir.

    ‘Oğuzhan Yalçın görevinin başındadır’

    Son anda bizleri yarı yolda bırakarak Çorum FK ailesinin hayalleri ile oynayanlara inat yılmadan, yıkılmadan bu zorlu süreçte bu şartlar altında yönetilmiştir. Elbette ki dün olduğu gibi bugün de transferler eleştirilir yada beğenilir, bu durum futbolun doğasında vardır, ancak şartları ve yaşanan olumsuzlukları da göz önünde bulundurmak gerekir. Bir kaç satıra sığdırmaya çalıştığım bu açıklamamın ardın da Çorum Futbol Kulübü’nün başarılarla dolu yıllarına hizmet etme gayesinden bir adım uzaklaşmayan, şahsımı bir gün olsun yalnız bırakmayan ve verdiğim her görevin altından layıkıyla kalkan Genel Koordinatör Oğuzhan Yalçın’ın görevine devam ettiğini ve tüm gücümle sonuna kadar arkasında olduğumu tüm camiamızın bilmesini isterim. Oğuzhan Yalçın görevinin başındadır ve sonuna kadar Başkan olduğum sürece arkasında olacağım’ dedi.

    ‘Pendikspor maçında umudumu bir kez daha tazeledim’

    Başkan Özcan açıklamasının son bölümünde camiaya önümüzdeki üç kritik maça motive olmasını isteyen çağrıda bulundu.

    Pendikspor maçında oynanan oyunu 3-0 geride iken maçı 3-2’ye getiren takımın skora isyan etmesini maçın yıldızının rakip takım kaleci olduğuna dikkat çeken Başkan Özcan ‘Sancaktepe FK maçında ne kadar umutlarımı kaybetmişsem de Pendikspor maçında mağlup olmamıza rağmen oynanan oyun ve sahada skora karşı verilen reaksiyon benim takıma olan umudumu bir kez daha tazelemeye yetmiştir. 1 hafta içerisinde 3 maç oynayacağımız ve alınacak bir kaç galibiyetle birlikte sezon sonu istenilen hedefe ulaşmak adına henüz herşeyin kendi elimizde olduğu gerçeği ile tüm camiamızdan sükunet içerinde takımlarını desteklemelerini rica ediyorum.

    ‘Bizim bizden başka kimsemiz yok’

    Bir hafta da oynanacak olan 3 maçtan en iyi sonucu almak adına herkesin üzerine düşen görevi eksiksiz yerine getireceğine olan inancımla birlikte hepinize teşekkür ediyorum. Günahımla sevabımla, doğrumla ve yanlışımla arkamda sımsıkı birleşmenizi ve bana güç vermenizi rica ediyorum. Bu zor günlerin altından kalkacağımı, kalkamadığım halinde ise gerekeni yapacağımın sözünü sizlere veriyorum. Kavga da etsek, kızsak da, bağırıp çağırsakta biz birbirimize sımsıkı sarılmak zorundayız. Bizim bizden başka kimseniz yok, şimdi tekrar kenetlenme zamanı. Üç maçtan en iyi sonucu almak adına herkesi sessiz olmaya davet ediyorum. Olası kötü bir senaryo da en büyük sorumlunun şahsım olduğunu da bir kez daha hatırlatmak istiyorum’ dedi.

  • Değirmencilerde Artık Okullu Oluyor

    Değirmencilerde Artık Okullu Oluyor

    Değirmen sektörünün ilk pilot eğitim merkezi Çorum’da açılıyor.

    Değirmencilik sektöründe dünyanın en büyük iki firmasından biri olan Alapala, AR-GE merkezinin bir parçası olarak müşterilerine yenilikçi tahıl öğütme çözümlerini aktarmak amacıyla Alapala Test değirmeni ve eğitim merkezini Çorum’da devreye alıyor.

    Değirmen teknolojileri sektöründe anahtar teslim un fabrikalarında dünyanın önde gelen firmalarından biri olan Alapala,2019 yılında ihracat yaptığı 80 ülkeden 17’sinde 22 adet anahtar teslim proje ve 75 ülkede tek makine satışı gerçekleştirirken, sektördeki tecrübesi ve Ar-GE yatırımlarına gösterdiği özenin sonucu olarak Çorum’da ilk test değirmeni ve eğitim merkezini devreye alıyor.

    Değirmencilerde artık okullu oluyor

    Alapala AR-GE merkezinin bir parçası olarak müşterilerine yenilikçi tahıl öğütme çözümleri ve ayrıntılı müşteri eğitimi alanlarından deneyim edinerek yardımcı olmak amacıyla projelendirdiği Alapala Test değirmeni ve eğitim merkezi, değirmencilik sektörüne kalite, eğitim ve standart getirecek. Test değirmeni ürün performansının test edilmesi ve mühendislik değişikliklerinin ürün üzerindeki etkilerinin ilk örnek olarak tespit edilmesi yanında MIS yazılımı kullanılarak SCADA sisteminden daha fazla bilgi alınması ve bu sayede üretim sürecin şeffaflaştırılmasını sağlıyor. Yeni ürünler ve üretim sürecinin farklı kriterleri de gözeterek müşteri ihtiyaçları ve istekleri doğrultusunda geliştirilmesine imkân veren tesiste, sektör çalışanları yapılan geliştirmelerin gerçek fabrika ölçeğinde testlerinin yapılması ve doğrulanması imkânını bulacaklar.

    Çorum’dan dünyaya açılan Ar-Ge kapısı

    Avrupa’dan Amerika’ya, 4 kıtada, 120’den fazla ülkede; inşaatından, teknolojisine, içeride kullanılan makinalarına kadar her şeyi ile anahtar teslim fabrikalar kuran Alapala, Almanya, Fransa, İtalya ve ABD gibi gelişmiş sanayi ülkeleri dâhil pek çok ülkede değirmen sektörünün önde gelen markası konumundadır. “Türkiye’nin İlk 1.000 İhracatçısı” arasında yer alan Alapala makina sektöründe ise Türkiye’nin en büyük ihracatçısıdır.

    Alapala markası, Türkiye’yi; İsviçre, Çin, İtalya ve Brezilya ile beraber dünyada değirmen makinası üreten 5 ülkeden biri konumuna ulaştırmıştır.

    Ciromuzun yüzde 2’si Ar-Ge’ye

    Konuyla ilgili açıklama yapan Alapala Makine CEO’su Görkem Alapala, şirket olarak kuruluşlarından bugüne kadar inovasyona büyük önem verdiklerinin altını çizerek geçtiğimiz yıl faaliyete giren ‘Ar-ge Merkezi’ çatısı altında bir ilke daha imza atmanın büyük önem taşıdığını vurguladı. Alapala, “Geleneğin teknolojiyle buluştuğu bir şirket olarak hedefimiz; yenilikçi inovatif fikirleri müşterilerimiz ile buluşturmak ve aynı zamanda da sektöre kalifiye eleman yetiştirmek. Bunun için de araştırma geliştirme faaliyetlerine ve bu alandaki yatırımlara büyük önem veriyoruz. Endüstri 4.0 ve robotik teknolojilerinin dünyada son derece hızla ilerlediği bu dönemde, ülkemizin bu alanlarda geri kalmaması için bizde elimizden geleni yapmak için çalışıyoruz. Bu noktada açtığımız Türkiye’deki değirmen sektörünün ilk pilot eğitim merkezi büyük önem taşıyacak. Çünkü sektördeki kalifiye eleman sıkıntısı ve müşterilerimizin de eğitimi konusunda ciddi bir katma değer sağlayacağız” diye konuştu.

    Ar-Ge çalışmalarına yıllık cironun ortalama yüzde 2’sini ayırdıklarını belirten Alapala, “250 metrekare alanda Ar-Ge çalışmaları yürütüyoruz ve merkezimizde 19 kişi çalışıyor. Şu anda hali hazırda çalışmalarına devam ettiğimiz makina parkuru ve yeni projeler için çalışmalarımız devam ediyor. Kurulduğumuz ilk günden itibaren öz kaynaklarımızı kullanarak son 3 yıldır da TUBİTAK gibi kuruluşlar ve üniversiteler ile iş birliği içinde sürekli projeler üretiyoruz. 19 kişilik ekibimizin geliştirdiği teknolojiyi dünyaya ihraç ediyoruz. Yılda ortalama 20 tane anahtar teslim proje gerçekleştiriyoruz. Ayrıca Üniversite-Sanayi iş birliği kapsamında İnovasyon’un SİSTEMSEL ve KURUMSAL altyapısını oluşturmak için INOSUIT programına da dahil olduk. Şimdi bu yeni eğitim merkezimiz ve bunun gibi girişimler ve yatırımlar Alapala’yı ve Türkiye’yi sektörel açıdan dünyada öne çıkaracaktır” dedi.

    Alapala Hakkında:
    1954 yılında kurulan Alapala Makina, Alapala Grubunun en eski ve en bilinen firmasıdır. Kendi sektöründe dünyanın önde gelen iki firmasından biri olan Alapala Makina, sahip olduğu gelecek vizyonu ile bu alandaki liderlik için yarışmaktadır. Üretiminin yüzde 95’ini ihraç eden ve “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı” arasında yer alan Alapala Makina, her kapasitede anahtar teslim tesisler kurmaktadır. Firmanın; Almanya, Fransa, İtalya ve ABD gibi gelişmiş sanayi ülkeleri dâhil, dört kıtada 100’den fazla ülkede kurduğu çok sayıda anahtar teslim fabrika referansı bulunmaktadır.

  • “Gençlere Artık Sahip Çıkılmalı”

    “Gençlere Artık Sahip Çıkılmalı”

    Yeniden Refah Partisi Çorum Merkez İlçe Gençlik Kolları Başkanı Ali Tufan yaptığı yazılı açıklamada, “Gençlerimize maneviyatı öğretip, ailenin önemini, toplumda nasıl yer alması gerektiğinin anlatmalıyız” dedi.

    Ülkenin geleceği gençlere artık sahip çıkılması gerektiğine vurgu yapan Tufan, ” Gençler olarak neden bu haldeyiz…!
    Kimimiz parkta sokakta madde kullanıyoruz. Kimimiz aile nedir büyük nedir bilmiyoruz. Kimimiz her şeye isyan ediyoruz. Kimimiz filmlerdeki mafya babalarına benzemeye çalışıyoruz” diye konuştu.

    Aslında şeyin gayet açık olduğunu ifade eden Tufan, “Bizim gibi aile bağları çok güçlü bir toplumu yıkmak için önce gençleri ayrıştırmak la parçalamak la olacağını çok iyi bilen kesim var ve işlerini çok iyi yapıyorlar” şeklinde konuştu.

    Dizilerin ve filmlerin  isyankar ve  derbeder olmayı çok iyi enjekte ettiklerini belirten Tufan kaçıklamasını şöyle sürdürdü; 

    “İşin içine birde sosyal medya girince daha kolay oluyor gençleri asimile etmek. Peki biz devlet olarak millet olarak özelikle de anne ve baba olarak napıyoruz bunların önüne geçmek için. Veriyoruz telefonu gençlerin, çocukların eline ilgi alaka yok ondan sonra yeni nesil böyle deyip geçiyoruz. Artık dur demenin vakti geldi ve artık gençlere yani ülkemizin geleceğine sahip çıkmalıyız. Onlara maneviyatı öğretip ailenin önemini toplumda nasıl yer alması gerektiğini anlatmalıyız.unutmayalım ki genç nesil gelecekteki ülkemizin teminatıdır”