Etiket: çorum fk

  • Dünya Katılım Bankası 23 Nisan Coşkusuna Katıldı

    Dünya Katılım Bankası 23 Nisan Coşkusuna Katıldı

    Ahlatcı Holding iştiraki olan Dünya Katılım Bankası A.Ş., 23 Nisan coşkusunu genel müdürlük binasına yansıttı.

    Bankanın genel müdürlük binasına, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla “23 Nisan kutlu olsun” yazısı yansıtılarak anlamlı bir kutlama gerçekleştirildi.

    Konuya ilişkin açıklamada bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, 23 Nisan’ın Türkiye Cumhuriyeti için taşıdığı öneme dikkat çekti. Ahlatcı, çocuklara armağan edilen bu özel günün geleceğe olan umutları temsil ettiğini vurgulayarak, “Bu anlamlı bayram vesilesiyle hem milli egemenliğimizi hem de çocuklarımızın geleceğini kutluyoruz” ifadelerini kullandı.

    Gerçekleştirilen görsel çalışma, hem çalışanlar hem de çevrede bulunan vatandaşlar tarafından ilgiyle karşılandı.

  • Çorum İl Genel Meclis Başkanı Duran Bıyık’tan 23 Nisan Mesajı

    Çorum İl Genel Meclis Başkanı Duran Bıyık’tan 23 Nisan Mesajı

    Çorum İl Genel Meclis Başkanı Duran Bıyık, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı.

    Bıyık, mesajında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte millet egemenliğinin kayıtsız şartsız ilan edildiğini vurgulayarak, bu anlamlı günün yıl dönümünü büyük bir gurur ve coşkuyla idrak ettiklerini ifade etti.

    Mesajında, başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere milli egemenliğin tesisinde emeği geçen tüm kahramanları rahmet, minnet ve şükranla andıklarını belirten Bıyık, 23 Nisan’ın sadece bir bayram değil, aynı zamanda geleceğin teminatı olan çocuklara verilen en değerli armağanlardan biri olduğuna dikkat çekti.

    Başkan Bıyık, mesajının sonunda şu ifadelere yer verdi:
    “Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımıza armağan edilen bu anlamlı bayram vesilesiyle; başta sevgili çocuklarımız olmak üzere aziz milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en kalbi duygularımla tebrik ediyor, sağlık, huzur ve başarı dolu yarınlar diliyorum.”

  • “Sosyalizm ve Filistin” Söyleşisi Gerçekleştirildi

    “Sosyalizm ve Filistin” Söyleşisi Gerçekleştirildi

    Filistin Atölyesi ve Bilinçli Gençlik Topluluğu yetkilileri tarafından 7 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen “İdeolojiler ve Filistin Paneli” sonrasında, ideolojilerin daha geniş bir biçimde söyleşiler serisi ile ele alınacağı duyurulmuştu. Bu kapsamda gerçekleştirilen ilk söyleşi Dr. Fatih Sami Özakyol’un moderatörlüğünü üstlendiği ve Serkan Erden’in konuştuğu “Sosyalizm ve Filistin” etkinliği oldu.

    Sosyalizm ve Filistin Söyleşisi

    Çorum Kültür Merkezi’nde yapılan etkinliğe, Filistin Atölyesi müdavimleri ve öğrencilerin yoğun katılım gösterdiği görüldü. Sosyalizmin Filistin konusundaki hassasiyetine vurgu yaparak söyleşiyi başlatan Dr. Özakyol ardından sözü konuşmacı Serkan Erden’e verdi.

    Erden söyleşiye şu şekilde başladı: “Filistin meselesi ile sosyalistlerin ilişkisini Lenin’in 1903 yılında kaleme aldığı “Yahudi Proletaryasının Bağımsız Bir Siyasi Partiye İhtiyacı Var mı?” adlı makaleye kadar götürmek mümkündür. Lenin, bu makaleyi yazarak BUND’un (Yahudi İşçileri Genel Birliği) milliyetçiliğine karşı çıkmış ve Siyonizm ile olan bağlantısını sert bir şekilde eleştirmiştir. Lenin’in 1903 yılında başlattığı ve savaş olarak nitelendirdiği bu durum, kendisinden sonra gelen birçok klasik Marksist ve sosyalisti de etkilemiştir. Bunlar arasında Stalin, Karl Radek, Otto Bauer, Rosa Luxemburg, Karl Kautsky, Troçki, Martov, Zinovyev ön plana çıkan kişilerdir. Adı geçen kişiler de Lenin’in hem BUND’la olan mücadelesini sahiplenmişler hem de Siyonizmle mücadele etmişlerdir.”

    Ardından, “Sovyetler Birliği’nin kurulmasından sonra bu anlayış devam etmiştir.” Diyen Serkan Erden konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Lenin’in ölümünden sonra Sovyetlerin başına geçen Stalin de Siyonizmle arasına mesafe koymuştur. Ancak II. Dünya Savaşı’nın çıkması Sovyetlerin politikalarında da bazı değişikliklere neden olmuştur. Bu politika değişikliği sonucunda Antifaşist Yahudi Komitesi oluşturulmuş ve bu komite aracılığıyla Yahudilerle ve Siyonistlerle çeşitli ilişkiler geliştirilmiştir. Bu ilişkilerin bir sonucu olarak 1948 yılında ilan edilen İsrail Devleti’ni Sovyetler Birliği tanımakta tereddüt etmemiştir.”

    “Özellikle 1956 yılındaki Süveyş Krizi’nden sonra Sovyetler Birliği İsrail ile arasına mesafe koymuş ve Arapları destekler bir pozisyona geçmiştir. 1964 yılında Filistin’de kurulan FKÖ’yü ise en çok destekleyen ülke Sovyetler olmuştur.”

    “FKÖ’nün 1968 yılında Karame Direnişi’ni göstermiş olması ise hem dünya sosyalist hareketinin hem de Türkiye sosyalist hareketinin ilgisinin bu örgüte yönelmesini sağlamıştır. 1968 yılından sonra Türkiye devrimci hareketlerine mensup kişiler peyderpey Filistin kamplarına giderek hem gerilla eğitimi almış hem de Filistinlilerle birlikte İsrail’e karşı savaşmıştır. Filistinlilerle gösterilen bu dayanışma sırasında otuz sekiz Türkiyeli devrimci yaşamını yitirmiştir. İlk ölüm 1969 yılında (Mustafa Çelik) gerçekleşirken son ölüm 1995 yılında (Semih Özal) gerçekleşmiştir.”

    “1968 Kuşağı devrimcileri ile 1978 Kuşağı devrimcileri arasından üç ile beş bin kişinin Filistin kamplarına giderek eğitim aldığı iddia edilmektedir. Özellikle 1980 Askeri Darbesi’nden sonra Türkiye’de illegal olan kırk üç örgüt, üyelerini Filistin kamplarına taşımıştır.”

    Serkan Erden söyleşisini “Daha sonraki süreçte de sosyalistlerin Filistin’e destekleri sürmüş, bugün de devam etmektedir. Hem dünya çapında hem de Türkiye’de sosyalistlerin ABD-İsrail emperyalizmine karşı mücadeleleri Filistin’in yanında olunarak devam etmektedir.” Cümleleri ile bitirdi. Ardından soru ve cevap faslına geçildi ve söyleşi sona erdi.

    Filistin Atölyesi’nin yaptığı açıklamaya göre “İdeolojiler ve Filistin” söyleşi serisi toplam 7 hafta sürdürülecek. Program takvimi şu şekilde planlanmıştır.

    28 Nisan 2026: Liberalizm ve Filistin,

    5 Mayıs 2026: Feminizm ve Filistin,   

    12 Mayıs 2026: Muhafazakârlık ve Filistin

    19 Mayıs 2026: Milli Görüş ve Filistin

    26 Mayıs 2026: Milliyetçilik ve Filistin

    2 Haziran 2026: Çevrecilik ve Filistin

    Bu söyleşiler sonrasında ayrıca tüm konuşmacıların ve moderatörlerin katılacağı “söyleşilerin genel değerlendirilmesinin yapılacağı” bir panelle “İdeolojiler ve Filistin” etkinlikleri sonuçlandırılacaktır. 

  • “Bir Şey Söyler Filistin”

    “Bir Şey Söyler Filistin”

    Filistin Atölyesi ve Hitit Üniversitesi Bilinçli Gençlik Topluluğu işbirliği ile Çorum Kültür Merkezi’nde  düzenlenen “Bir Şey Söyler Filistin: Kendi Filistin’ini Anlat” anabaşlığını taşıyan paneller dizisi devam ediyor. Bu hafta ikincisi düzenlenen panelde Ayhan Boyraz moderatörlük yaptı. Konuşmacılar ise siyaset bilimi doktorantı Muhammed Rafi Zwak ve öğretmen Cengiz Mutlu’ydu.

    Filistin’i Görmek Nasıl Mümkün Olur

    İlk konuşmacı olan Cengiz Mutlu, Filistin topraklarını sadece bir coğrafya değil, tarih ve inançla yoğrulmuş bir “emanet” olarak gördüğünü belirterek kendi çektiği fotoğraflar eşliğinde, “Filistin’i Görmek Nasıl Mümkün Olur” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Sunumda paylaştığı karelerle Mutlu, mabetlerin sarsılmaz vakarı ile zulmün soğuk gölgesi arasındaki keskin çelişkiyi göstermeye çalıştı.

    Mutlu’ya göre “Kudüs’te çekilen her fotoğraf iki farklı dünyayı bir araya getiriyor. Bir yanda Mescid-i Aksa, Kubbetü’s-Sahra ve El-Halil’in sunduğu manevi huzur, diğer yanda ise bu kutsal mekanların hemen yanı başında yükselen “utanç duvarları” ve “kontrol noktaları” yer alıyor.” Konuşmada “bu duvarların sadece beton değil, hayatları bölen birer ayrılık simgesi olduğunun” altı çizildi.

    Cengiz Mutlu, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Beton blokların gölgesinde kalan yıkılmış evlerin sızısı, bölgedeki adaletsizliğin en somut belgesi olarak nitelendirilebilir. Kadraja giren her görüntü, köklü bir geçmiş ile askeri bir soğukluğun çatışmasını barındırıyor. Binlerce yıllık zeytin ağaçlarının toprağa tutunan direnişiyle, o ağaçların gölgesinde bekleyen askerlerin yarattığı çelişki, Filistin halkının sabrını ve direnişini simgeliyor. Objektifimi bu topraklara her çevirdiğimde, taşların dile geldiğini hissediyorum. Paylaşılan görsellerin sadece birer manzara değil, bitmeyen bir umudun belgesidir. Filistin’de bulunmak bir davaya şahitliktir.  Çekilen her kare, bu haklı davanın sesini duyurmak için bir araca dönüşmektedir.”

    Mutlu konuşmasını, “Filistin’in özgürce fotoğraflandığı ve mabetlerin sadece huzurla dolduğu günlere olan inancını” vurgulayarak bitirdi.

    Bir Filistinliye Duvar ve Taş ne Anlatır?

    İkinci sırada söz alan Muhammed Rafi Zwak “Bir Filistinliye Duvar ve Taş ne Anlatır?” başlığını taşıyan konuşmasına, “Orta Doğu’nun kalbinde yükselen devasa beton bloklar, sadece yolları değil, hayatları da birbirinden koparmaya devam ediyor.” Sözleri ile başladı. Zwak, “bir tarafta devasa duvarlar diğer tarafta ise küçük taşlar olduğunu ve bugün bölgedeki zulmün duvar ile direnişin ise taşlarla sembolize edildiğini” belirtti ve sözlerini şu şekilde sürdürdü:

    “Yüzlerce kilometre uzanan ve gökyüzüne meydan okuyan bu duvarlar, bölge halkı için sadece birer inşaat projesi değil, “ayrılığın kendisi” olarak nitelendiriliyor. Haber kaynaklarından alınan bilgilere göre, bu duvarlar nedeniyle anneler çocuklarına ulaşamıyor, öğrenciler okullarına geç kalıyor ve hayatlar keskin birer çizgiyle ikiye bölünüyor. Betonun soğuk yüzü, sadece fiziksel bir engel değil, aynı zamanda duran hayatların ve parçalanmış ailelerin sessiz tanığı olarak yükseliyor. Ancak bu devasa beton yığınlarının karşısında, bir o kadar küçük ve basit bir nesne yükseliyor: Taş. Bir Filistinli çocuğun elindeki taş, çaresizliğin değil, aksine en zor koşullarda bile vazgeçmemenin ve direnişin en sade hali olarak görülüyor. Dolayısıyla duvar varsa, taş da vardır. Her engel, kendisine verilecek cevabı da beraberinde getirmektedir.”

    Konuşmasının sonunda Muhammed Rafi Zwak, “Filistin halkının mücadelesini simgeleyen bu karşıtlıkta, taşın anlamı boyutundan çok daha büyüktür. Bölge sakinleri ve aktivistler, duvarlar ne kadar yüksek olursa olsun, onlara karşı duran bir iradenin her zaman var olacağını ifade ediyorlar. Bir gün ‘Filistin özgür olacak’ inancıyla beslenen bu direniş, betonun soğukluğuna karşı insanın sarsılmaz umudunu temsil etmektedir.” Diyerek sözlerini tamamladı.

  • Başkan Aşgın’dan 23 Nisan Kutlama Mesajı

    Başkan Aşgın’dan 23 Nisan Kutlama Mesajı

    Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 106. yılı dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    Başkan Aşgın mesajında, 23 Nisan 1920’nin, millet egemenliğinin ilan edildiği en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu belirterek şu ifadelere yer verdi:

    “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı bu anlamlı gün, ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ ilkesiyle bağımsızlığımızın ve milli iradenin hâkimiyetinin tüm dünyaya ilan edildiği tarihi bir milattır. Gazi Meclisimiz, Milli Mücadele’nin karargâhı olmuş, en zor şartlarda milletimize umut, cesaret ve güç aşılamıştır.

    Aziz milletimiz, birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederek, kahraman ordumuzla birlikte vatanımız uğruna büyük fedakârlıklar göstermiş ve tarihe altın harflerle yazılan zaferler kazanmıştır. Milli iradenin tecelligâhı olan Meclisimiz, geçmişten bugüne darbe ve vesayet girişimlerine karşı dimdik durarak demokrasimizin en güçlü teminatı olmuştur.

    15 Temmuz Darbe Girişimi sırasında da hedef alınan Türkiye Büyük Millet Meclisi, milletimizin sarsılmaz iradesini temsil etmeye devam ederek gazilik unvanını bir kez daha perçinlemiştir. 106 yıldır olduğu gibi, bundan sonra da milli egemenliğin ve bağımsızlığımızın sembolü olmaya devam edecektir.

    Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesi, geleceğimizin teminatı olan evlatlarımıza duyduğu güvenin en açık göstergesidir. 23 Nisan; milli birlik ve beraberliğimizin, demokrasiye olan inancımızın ve aydınlık yarınlara dair umutlarımızın en güçlü simgelerinden biridir.

    Çocuklarımız; sevginin, barışın ve kardeşliğin temsilcileri, yarınlarımızın mimarlarıdır. Onların en iyi şartlarda yetişmesi, ülkemizi her alanda daha ileriye taşıması için tüm imkânlarımızla çalışmaya devam ediyoruz.

    Bu duygu ve düşüncelerle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor; tüm çocuklarımızın ve hemşehrilerimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı en içten dileklerimle kutluyorum.”

  • BBP Çorum İl Başkanı Özkan Yandım’dan 23 Nisan Mesajı

    BBP Çorum İl Başkanı Özkan Yandım’dan 23 Nisan Mesajı

    Büyük Birlik Partisi (BBP) Çorum İl Başkanı Av. Özkan Yandım, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı.

    Yandım mesajında, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunun 106. yıl dönümünü büyük bir onur ve heyecanla karşıladıklarını belirterek, 23 Nisan 1920’de millet iradesinin tecelli ettiği bu tarihi günün, bağımsızlık mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu vurguladı.

    Meclisin, yurdun dört bir yanından gelen temsilcilerin inanç ve kararlılığıyla açıldığını ifade eden Yandım, “O mütevazı çatı altında yakılan gaz lambası, milletimizin bağımsızlık meşalesine dönüşmüştür. Her türlü imkânsızlığa rağmen esareti reddeden aziz milletimiz, tarihin akışını değiştirmiş ve Millî Mücadele’nin zafer rotasını çizmiştir” dedi.

    23 Nisan’ın aynı zamanda çocuklara armağan edilmiş anlamlı bir bayram olduğuna dikkat çeken Yandım, başta şehit öğretmenlerin, asker, polis ve güvenlik korucularının çocukları olmak üzere tüm çocukların bayramını kutladı.

    Yandım, mesajının sonunda, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın milletin aydınlık geleceğine vesile olması temennisinde bulundu.

  • Çorum Valisi Ali Çalgan’dan 23 Nisan Mesajı

    Çorum Valisi Ali Çalgan’dan 23 Nisan Mesajı

    Çorum Valisi Ali Çalgan, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı.

    Vali Çalgan mesajında, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 23 Nisan 1920’de açılmasıyla egemenliğin millete ait olduğunun resmen ilan edildiğini belirterek, bu tarihi günün büyük bir gurur ve coşkuyla kutlandığını ifade etti. Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün, 23 Nisan’ı çocuklara armağan ederek geleceğe verdiği önemi ortaya koyduğunu vurguladı.

    TBMM’nin halk iradesini esas alan bir anlayışla kurulduğunu dile getiren Çalgan, Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nın en zorlu dönemlerinde dahi millet iradesini ön planda tuttuğunu ve demokratik bir meclisin önemine dikkat çektiğini aktardı. Milli egemenliğin özgürlük ve adaletin teminatı olduğuna işaret eden Çalgan, bu anlayışın Türkiye’nin demokratik yapısının temelini oluşturduğunu kaydetti.

    Mesajında çocuklara da seslenen Vali Çalgan, “Sizler, ecdadımızın büyük fedakârlıklarla bizlere emanet ettiği bu vatanın geleceğini şekillendireceksiniz. Türkiye Cumhuriyeti’ni milli ve manevi değerlerimize sahip çıkarak daha ileriye taşıyacağınıza inanıyorum” ifadelerine yer verdi.

    Vali Çalgan, mesajının sonunda başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm şehit ve gazileri rahmet, minnet ve saygıyla andığını belirterek, milletin ve çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladı.

  • “Ekonomideki Çöküşün Bedelini Halk Ödüyor!”

    “Ekonomideki Çöküşün Bedelini Halk Ödüyor!”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çorum İl Başkanı Av. Dinçer Solmaz, “Halkın gündemi geçim derdiyken, iktidarın gündeminin halktan tamamen kopmuş olması artık herkes tarafından açıkça görülmektedir” dedi.

    CHP İl Başkanı Solmaz, beraberindeki parti yöneticileri ile birlikte Karakeçili Mahallesi ve Albayrak Caddesi esnafını ziyaret ederek, sorun ve taleplerini dinledi.

    Esnaf ziyaretlerine; CHP Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Serap Meriç ile İl ve Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri de katıldı.

    Esnafa hayırlı işler temennisini ileten Solmaz ve beraberindekiler, yaşanan sorunları yerinde tespit etti.

    Albayrak Caddesi esnafı, hayat pahalılığından, kiraların, Bağ-Kur ve SGK primlerinin yüksekliğinden, giderleri karşılayamamaktan ve iş yapamamaktan dert yandı.

    Esnaf, vergi ve sigorta primlerinin gecikme faizlerinin silinmesini, ana borcun ile uzun vadeli olarak yapılandırılmasını, esnaf ve sanatkarın ayakta kalabileceği düzenlemelerin hayata geçirilmesini istedi.

    CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz, “Bugün ülkeyi yöneten anlayış; üretimi değil rantı, adaleti değil keyfiyeti, liyakati değil sadakati esas alarak Türkiye’yi her alanda geriye götürmektedir.

    Ekonomide yaşanan çöküşün, hukuk sistemindeki erozyonun ve kurumların itibarsızlaştırılmasının bedelini ise doğrudan milletimiz ödemektedir. Cumhuriyet Halk Partisi olarak; demokratik değerleri yeniden güçlendirmek, hukukun üstünlüğünü tesis etmek ve bu ülkeyi yeniden üreten, kazanan ve adil paylaşan bir Türkiye haline getirmek için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.

    Türkiye bu tabloya mahkûm değildir; değişim milletin iradesiyle mutlaka gerçekleşecektir” dedi.

    Solmaz, kamu alacaklarında faiz yükünün dayanılmaz boyuta ulaştığını bildirerek, “esnafın, çiftçinin, vatandaşın borcu değil, faizi var. Çözüm artık bekleyemez!” diye konuştu.

    YAPILANDIRMA KAÇINILMAZ OLDU

    Başkan Solmaz, taleplerini ise şöyle sıraladı: “Tüm kamu ve yarı-kamusal alacakları kapsayan evrensel yapılandırma gerekli. Vergi, SGK, trafik cezası, harç, tarımsal kredi, GSS, köprü-otoyol geçiş ücreti, belediye ve il özel idaresi alacakları ile meslek odası aidat ve yükümlülükleri dahil olmak üzere hiçbir borçlu grubu dışlanmamalıdır.

    Birikmiş faiz ve gecikme zamlarının tamamının silinmesi şart. Yalnızca anapara esas alınarak ödeme planı oluşturulmalıdır.

    En az 36-48 aylık taksit imkânı sağlanmalıdır. Çiftçi ve küçük esnaf için daha uzun vadeler tanınmalı; gelir durumuna göre kademeli taksit seçenekleri sunulmalıdır.

    Borcunu peşin kapatmak isteyen mükelleflere anaparadan da anlamlı bir indirim sağlanmalıdır.

    Yapılandırmaya başvuran mükelleflerin üzerindeki e-haciz, yurt dışı çıkış yasağı ve ihaleye katılım engeli derhal kaldırılmalıdır. Köprü-otoyol geçiş yasakları ve araç muayene engellemeleri de bu kapsama alınmalıdır.

    Meslek odası borçlarında mesleki kısıtlamaların kaldırılması gerek. Yapılandırmaya başvuran esnaf, şirket ve serbest meslek erbabının oda kaydı, ruhsat yenileme, oy kullanma ve belge alma hakları derhal iade edilmelidir.

    Zamanında vergisini ödeyen vatandaş mağdur edilmemeli; uyumlu mükellef avantajları genişletilmelidir.

    DEVLET TAHSİLAT YAPMAK İSTİYORSA ÖNCE YOLU AÇMALI

    Mükellef borcunu ödemiyor değil, ödeyemiyor. Çiftçi toprağını terk etmek değil, üretmek istiyor. Esnaf dükkanını kapatmak değil, çalışmak istiyor. Serbest meslek erbabı mesleğini bırakmak değil, icra etmek istiyor. Bu isteği karşılıksız bırakmak hem ekonomik hem ahlaki bir yanlıştır.

    Devlet tahsilat yapmak istiyorsa önce yolu açmalıdır. Faizi silmek, ödeme kolaylığı getirmek ve mükellefi sisteme kazandırmak; hem hazineye hem topluma kazandırır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu konuyu yakından takip etmeye ve halkımızın sesi olmaya devam edeceğiz.”

  • Çorumlu Öğrencilerden Amasya’da Anlamlı Panel

    Çorumlu Öğrencilerden Amasya’da Anlamlı Panel

    Çorum Şehit Abdullah Tayyip Olçok Anadolu Lisesi öğrencileri, “Gönül Coğrafyamızın Kesişen Yolları: Doğu Türkistan” konulu panel ile farkındalık oluşturmaya devam ediyor. İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar, Amasya’da sahnelenecek panel öncesi öğrenci ve öğretmenleri makamında ağırlayarak başarılar diledi.

    Dombra Eşliğinde Türkistan Ağıtları

    Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde, erdemli ve toplumsal meselelere duyarlı bireyler yetiştirme vizyonuyla hareket eden öğrenciler, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni İsmail Deli danışmanlığında önemli bir çalışmaya imza attı. Yazar Taha Kılınç’ın “Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan” eserinden ilham alınan panelde, bölgedeki coğrafya ve yaşanan insanlık dramı akademik bir disiplinle ele alınıyor. Etkinliğe, Müzik Öğretmeni Aycan Bilgener ve öğrencilerinin Türk dünyasının ortak tınısı “dombra” eşliğinde seslendirdiği Türkistan türküleri ve ağıtları duygu katıyor.

    İl Milli Eğitim Müdürü Çağlar’dan Destek

    21 Nisan 2026 tarihinde Amasya Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezinde icra edilecek program öncesi ekibi makamında kabul eden Çorum İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar, öğrencilerle yakından ilgilendi. Medeniyet coğrafyasına ışık tutan bu anlamlı yolculuk için öğrenci ve öğretmenlere tebriklerini ileten Çağlar, ekibe Amasya’daki programda başarılar diledi.

  • Okul Öncesi Öğrencilerine Kalp Sağlığı Anlatıldı

    Okul Öncesi Öğrencilerine Kalp Sağlığı Anlatıldı

    Çorum İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, toplum sağlığının korunması ve geliştirilmesine yönelik yürütülen farkındalık faaliyetleri kapsamında TED Çorum Koleji okul öncesi öğrencilerine “Minik Kalplere Dokunan” temalı kalp sağlığı eğitimi verildi.

    Sağlıklı Nesillerin Temeli Erken Yaşta Atılıyor

    Uzman Dr. Semanur Dikenli tarafından çocukların yaş ve gelişim düzeylerine uygun, interaktif bir yöntemle gerçekleştirilen eğitimde; kalbin temel görevleri, dengeli beslenmenin önemi ve düzenli fiziksel aktivitenin kalp sağlığına olumlu etkileri anlatıldı.

    Çocukluk döneminde edinilen doğru alışkanlıkların, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek kalp ve damar hastalıklarının önlenmesinde kritik bir rol oynadığını vurgulayan Dr. Dikenli, sağlıklı nesiller yetiştirmenin erken yaşta verilen eğitimlerden geçtiğine dikkat çekti. Minik öğrencilerin soru-cevap bölümleriyle aktif katılım sağladığı etkinliğin ardından, İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri toplum sağlığını güçlendirme hedefiyle bu tür eğitimlerin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.