Etiket: çorum fk

  • Müftü Yıldırım Esnaf Ziyaretlerine Devam Ediyor

    Müftü Yıldırım Esnaf Ziyaretlerine Devam Ediyor

    Çorum İl Müftüsü Şahin Yıldırım, sosyal faaliyetler kapsamında Çakır Camii çevresinde İmam Hatip Abdulhamit Çıplak ile birlikte esnaf ziyaretleri gerçekleştirdi.

    Esnafları işyerlerinde ziyaret eden İl Müftüsü Yıldırım, hayırlı işler, bereketli bol kazançlar temennisinde bulunup çalışmalarında kolaylık diledi.

    Ziyaret sonrası Çakır Camiine geçen Müftü Yıldırım, burada öğle namazını kıldırıp dua etti. Namaz sonrası cemaatle müsafaha eden Müftü Yıldırım, buradan hayır dualarıyla uğurlandı.

  • “Filistin ve İdeolojiler” Paneli Düzenlendi

    “Filistin ve İdeolojiler” Paneli Düzenlendi

    Filistin Atölyesi ve Hitit Üniversitesi Bilinçli Gençlik Topluluğu tarafından organize edilen panelde 6 farklı ideolojinin Filistin konusundaki tutumu değerlendirildi. Çorum Belediyesi Turgut Özal Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlik öğrencilerin yanı sıra farklı sivil toplum kuruluşları mensupları ve Çorum halkı tarafından da ilgi gördü.

    Panele Filistin Atölyesi üyesi ve Hitit Üniversitesi Bilinçli Gençlik Topluluğu danışmanı Prof.Dr. Metin Uçar’ın açılış konuşması ile başlandı. Uçar, Amerika ve İsrail’in başı çektiği ve tüm dünyaya zarar veren emperyalist saldırganlığa dikkat çekti ve hepimizin bu tehlike karşısında aynı gemide olduğunu vurguladı. “Farklı ideolojilerin bir araya gelerek bu tehlike karşısında birlikte hareket etmesinin hepimizin yararına olacağı bilinci ile bu etkinliğin planlandığı”nı söyledi. Uçar, “Siyonistler ve emperyalistler Filistin konusunu gündemden düşürmek istiyorlar hatta yapılan her etkinliği küçümsüyor ya da önemsizleştiriyorlar. Gazetede çıkan haberlerin ve sosyal medya paylaşımlarının altına siyonist tezlerle olumsuz yorum yapıyorlar. Bu durum her etkinliğin önemli bize anlatmaktadır. Onun için Filistin meselesini gündemden düşürmemeliyiz.” Diyerek konuşmasına son verdi. Ardından Panele geçildi.

    Paneli Hitit Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğretim üyesi Prof.Dr. Hakan Reyhan yönetti. Reyhan, Panele başlarken “Filistin konusunda yaşanacak konsensüsün önemine dikkat çekti ve bu konsensüsün sadece Filistin’de yaşananların çözümüne katkı sunmakla kalmayacağını ayrıca içeride de ulusal birlikteliğimizi güçlendireceğini” belirtti.  Hakan Reyhan, her bir ideolojinin bir insanlık dramı olan bu konuya ciddi şekilde eğildiğini, yanı sıra İsrail’in tüm dünyayı etkileyen bir çevre felaketine de neden olduğuna dikkat çekti. Yaşananları ekolojik emperyalizm ve ekokırım olarak değerlendiren Reyhan, konunun bu kapsamda da değerlendirilmesine ihtiyaç olduğunun altını çizdi. Ardından konuşmacılara söz verdi.

    Zehra Karayel: “Liberalizm ve İsrail-Filistin Sorunu”

    İlk konuşmacı olan Dr. Zehra Karayel, liberalizmin İsrail-Filistin sorununa yaklaşımını eleştirdi. Oslo Süreci’ni liberal barış modeli olarak değerlendiren Karayel, karşılıklı tanıma, ekonomik bağımlılık ve kurumsal çerçeve mekanizmalarının başarısız olduğunu belirtti. Liberal Siyonizm’in Filistinlileri hak sahibi özneler yerine insani yardım nesneleri olarak gördüğünü savunan konuşmacı, BM gibi uluslararası kurumların soykırım karşısında siyasi irade eksikliği ve veto gücü nedeniyle etkisiz kaldığını ifade etti. Neo-faşizmin yükselişi ve liberal yanılgıyı ele alan Karayel, Gazze’deki soykırım karşısında liberalizmin çöküşünü gözler önüne serdi.

    Serkan Erden: “Filistin Sorunu ve Sosyalizm”

    Ardından söz alan Serkan Erden, sunumunu “antiemperyalizm, antisiyonizm ve enternasyonalizm” üç sacayağı üzerine bina etti. Sosyalistlerin Filistin’in tam bağımsızlığını savunduğunu belirten Erden, Lenin’in 1903’te BUND’a karşı yazdığı metinleri antisiyonizmin en önemli göstergesi olarak gösterdi. Enternasyonalizm vurgusuyla 1960-1980 arasında dünya sosyalist hareketlerinin Filistin’e verdiği desteği hatırlatan Erden, Türkiye sosyalist hareketinden 43 örgüt ve 3-5 bin arasında mensubu ile Filistin kamplarında bulunduğunu, eğitim aldığını ve İsrail’e karşı savaştığını aktardı. Erden, günümüzde de özellikle özgürlükçü solun Filistin’e olan desteğinin sürdüğünü, yapılan gösteriler ve basın açıklamalarının da bunu gösterdiğini anlattı.

    Fatma Koçak: “Muhafazakâr Nitelikli Partilerin Filistin Meselesine Yaklaşımı”

    3. konuşmacı olan Fatma Koçak, Türkiye’deki muhafazakâr partilerin Filistin politikasını tarihsel bir perspektifle değerlendirdi. DP, AP, ANAP ve DYP gibi sağ gelenekten gelen partilerin NATO ve ABD ile uyumlu bir politika izlediğini dolayısıyla İsrail’e karşı tavrın yetersiz olduğunu söyledi. Kırılma noktasının 11 Eylül olduğunu belirten Koçak, bu tarihten sonra Batı’daki İslam karşıtlığının İsrail’in politikalarını güçlendirdiğini, Türkiye’deki muhafazakâr partilerin de daha net bir tavır takındığının altını çizdi. Koçak, Filistin meselesinin iç siyasette malzeme yapılamayacak kadar insani bir mesele olduğunu vurguladı.

    Ahmet Mahmut Kaya: “Milli Görüş’e Göre Filistin Meselesi”

    Dördüncü sırada konuşan Ahmet Mahmut Kaya, Milli Görüş perspektifinden Filistin’in bir inanç, adalet ve insanlık meselesi olduğunu söyledi. Siyonizm için Filistin’in bir durak değil basamak olduğunu, hedefin Fırat ile Nil arası olduğunu belirten Kaya, “Bugün Gazze’de verilen mücadele, yarın Anadolu’nun güneyinde verilmemesi içindir” uyarısında bulundu. Siyonizm’in sadece askeri değil, faizci ekonomik sistemle de dünyayı köleleştirdiğini savunan Kaya, BM kararlarının uygulanmamasını finansal güçle ilişkilendirdi. Batı’dan medet beklememek gerektiğini vurgulayan konuşmacı, Prof.Dr. Necmettin Erbakan’a ait olan D-8, İslam Birleşmiş Milletleri, İslam Dinarı ve İslam Savunma Paktı gibi alternatif yapılanmaların önemine dikkat çekti.

    Ümit Şengün: “Milliyetçilik ve Filistin Meselesine Bakış Açımız”

    5. sırada konuşan Ümit ŞENGÜN konuşmasına “Filistin’de yaşanan zulme, katliama ve soykırıma karşı çıkmak için yalnızca insan olmak ve temiz bir vicdana sahip olmak yeterlidir!” diyerek başladı. Türk milliyetçiliğinin Filistin’e bakışını ele alan Şengün, Osmanlı’nın farklı etnik ve dini gruplara özgürlük tanıdığını, II. Abdülhamid’in Yahudilerin Filistin’de toprak satın almasına izin vermediğini belirtti. Balkan Savaşı ve Cihan Harbi’nde yaşanan ve bazı Arap gruplarla yaşanan sorunları bütün Araplara mal edilemeyeceğini vurgulayan Şengün, Filistinlilerin topraklarını satmadığını, Hamas’ın canını vererek Gazze’yi savunduğunu hatırlattı. “Kudüs bizim ilk kıblemizdir” diyen Şengün, “Ortadoğu’da barış ve huzur ancak Türk ve İslam ülkelerinin birlikte hareket etmesiyle sağlanabilir” dedi. Birlikte yaşadığımız İslam milletlerine yönelen önyargıların diğer gruplara yönelmediğini ve bu durumun iyi niyetle bağdaşmadığının altını çizen Şengün, Siyonist tehlikeye karşı ittifakın önemini anlattı.

    Pınar Ayşe Gidiş: “Feminist Söylemin Sınırları ve Dekolonyal Özneleşme”

    Son olarak konuşan Pınar Ayşe Gidiş, Batı merkezli feminist söylemin Filistin bağlamındaki epistemolojik ve politik yetersizliklerini eleştirdi. “Sömürgeci feminizm”, “pembe aklama” ve “feminist sessizlik” kavramları üzerinden küresel feminist teorinin Filistin karşısındaki konumunu sorgulayan Gidiş, Filistin’i feminist teori için bir “etik turnusol kâğıdı” olarak tanımladı. Postkolonyal yaklaşımların ötesine geçerek dekolonyal feminist perspektifi merkeze alan konuşmacı, oldukça eski bir geçmişe sahip Filistin kadın hareketinin, yalnızca mağduriyet üzerinden değil, aktif özneleşme süreçleri içinde ele alınması gerektiğini vurguladı. Gidiş, Her ne kadar beyaz feminist hareket bu sınavda başarısız olsa da Filistinli feministlerin de bir parçası olduğu dekolonyal feminist hareketin kayda değer bir çabası olduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini anlattı.

    Panelistlerin konuşmalarından sonra soru-cevap-katkı faslına geçildi. Çok sayıda insanın soru sorması ve katkı sunması ile panel sona erdi. Filistin Atölyesi yetkililerinden alınan bilgiye göre konuşma yapan her bir panelist, önümüzdeki haftalarda organize edilecek söyleşi dizisi ile tek tek misafir edilecek ve her bir ideolojinin konuya bakışı daha geniş bir biçimde masaya yatırılacaktır.

  • Tarım Kredi Market’ten Önemli Adım

    Tarım Kredi Market’ten Önemli Adım

    Türkiye Tarım Kredi Kooperatifi Marketler Genel Müdürlüğü yetkilisi Özlem Arslan, Çorum Çölyak Derneği’ni ziyaret ederek, çölyak ve glütensiz ürünler üzerine önemli bir görüşme gerçekleştirdi. Ziyarette Çölyak Derneği Başkanı Uzm. Dr. Mustafa Azak, Başkan Yardımcısı Hacer Kesici ve Yönetim Kurulu Üyesi Gizem Coşkun hazır bulundu.

    Gerçekleşen ziyarette, çölyak hastalarının günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklar, glütensiz ürünlere erişim, üretim süreçleri ve tüketici beklentileri detaylı şekilde ele alındı.

    Çölyaklıların güvenli gıdaya ulaşmasının hayati önem taşıdığını vurgulayan Başkan Mustafa Azak; ”Derneğimiz glütensiz ürünlere daha kolay ulaşılabilmesi için çok sayıda çalışma yürütüyor. Tarım Kredi Kooperatifi gibi vatandaşlarımızın kolayca ulaşabildiği marketlerde glütensiz ürünlerin yer alması bizleri memnun ediyor. Bu ürünlerin çeşitliliğinin artması ve fiyatlarının daha uygun hale gelmesi çölyaklılar için çok önemli. Bu yöndeki çalışmaları için Özlem Hanıma teşekkürlerimi sunuyorum. Bu nazik ziyaretleri ve hediye glütensiz ürünler getirmeleri bizi çok memnun etti. Hoş geldiler, sefa getirdiler. Özlem Hanım nezdinde Tarım Kredi Kooperatifi Marketler Genel Müdürlüğü yetkililerine çok teşekkür ediyoruz” dedi.

    Türkiye Tarım Kredi Kooperatifi Marketler Genel Müdürlüğü yetkilisi Özlem Arslan ise Türkiye Tarım Kredi Kooperatifi Marketleri’nin, toplum sağlığını önceleyen ürün politikaları kapsamında glütensiz ürün çeşitliliğini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüğünü aktardı.

    Karşılıklı fikir alışverişiyle geçen görüşmede, iş birliği imkanları ve çölyaklıların yaşam kalitesini artırmaya yönelik projeler de değerlendirildi.

    Ziyareti, toplumsal farkındalığın artırılması ve çölyaklıların ihtiyaçlarına yönelik daha güçlü adımlar atılması açısından önemli bir adım olarak değerlendiriyor ve devamını diliyoruz..

  • Polis Haftası İçin 9 Top Bilardo Turnuvası Düzenlendi

    Polis Haftası İçin 9 Top Bilardo Turnuvası Düzenlendi

    Polis Teşkilatının 181. kuruluş yılı kutlamaları kapsamında düzenlenen Polis Haftası 9 Top Bilardo Turnuvası, yoğun katılım ve büyük bir heyecanla tamamlandı.

    Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ve Bilardo İl Temsilciliğince organize edilen turnuva, teşkilat mensupları arasında dostluk, dayanışma ve motivasyonu artırmayı hedefledi.

    Turnuva boyunca kıyasıya mücadele eden polis memurları, hem sporun birleştirici gücünü yaşadı hem de keyifli anlar geçirdi. Final müsabakaları büyük bir çekişmeye sahne olurken, izleyiciler sporcuların performanslarını alkışlarla destekledi.

    Turnuva sonunda dereceye giren sporculara kupa ve madalyaları, düzenlenen törenle İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan tarafından takdim edildi.

    Törende konuşan İl Emniyet Müdürü, Polis Teşkilatının 181 yıllık köklü geçmişine vurgu yaparak, teşkilat mensuplarının sadece görevlerinde değil, sosyal ve sportif alanlarda da örnek bir dayanışma sergilediklerini ifade etti. İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan turnuvaya katılan tüm personeli tebrik ederek başarılarının devamını diledi.

    Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

  • Başkan İsbir TKDK Toplantısına Katıldı

    Başkan İsbir TKDK Toplantısına Katıldı

    Ortaköy Belediye Başkanı Taner İsbir Ankara ilinde Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme proje değerlendirme toplantısına katıldı.

    Toplantıda, Ortaköy’de hayata geçirilmesi planlanan projeler ele alındığını belirten Başkan İsbir, ilçeye yapılacak yatırımlar için destek talebinde bulunarak yeni dönemdeki fırsatlar hakkında bilgi verdi.

    TKDK Başkanı Antalyalı, toplantı sonrası Başkan İsbir’i burada görmekten  duyduğu memnuniyeti ve yeni projeler ile geldiğini  ifade ederek, bölge ekonomisine katkı sağlayacak projelere her zaman destek verdiklerini söyledi.

    Antalyalı, TKDK’nın yatırımların önünü açacak çalışmalar yürüttüğünü de vurguladı.

  • Anahtar Partililer Kırıkkale’de Buluştu

    Anahtar Partililer Kırıkkale’de Buluştu

    Anahtar Parti Çorum İl Yöneticileri, Kırıkkale il binasının açılış törenine katıldı.

    A Parti Kırıkkale İl Binasının açılışı Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu’nun da katılımı ile gerçekleştirildi. Parti binasının açılışının ardından “Halk Buluşması” düzenlendi.

    A Parti Çorum İl Başkanı Nurullah Müstet, Merkez İlçe Başkanı Mehmet Algır, Kadın Kolları Başkanı Tülay Ercan, il başkan yardımcıları ve kadın kolları yönetimi, partinin Kırıkkale il binasının açılış töreninde hazır bulundu.

    A Parti Çorum heyeti, Kırıkkale’de Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu, Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Tahir Keskinkılıç ile ARGE’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Çorumlu hemşerimiz Özcan Güngör ile de sohbet ederek parti çalışmalarını değerlendirdi.

    A Parti Kırıkkale İl Başkanı Korhan Özaydın, katılımları ve yakın ilgileri nedeniyle Çorum İl Başkanı Nurullah Müstet ve beraberindekilere teşekkür etti.

  • Arca Çorum FK’dan Polis Haftası’na Anlamlı Jest

    Arca Çorum FK’dan Polis Haftası’na Anlamlı Jest

    Arca Çorum Futbol Kulübü Başkanı Baran Korkmazoğlu ve yönetim kurulu üyeleri, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla anlamlı bir ziyarette bulundu.

    Arca Çorum FK ile Sipay Bodrum FK arasında oynanan karşılaşma öncesinde gerçekleştirilen ziyarette, İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan’a plaket ve çiçek takdim edildi. Kulüp yönetimi, 10 Nisan Polis Haftası’nı kutlayarak Türk Polis Teşkilatı’nın toplum huzuru ve güvenliği için üstlendiği önemli göreve dikkat çekti.

    İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan ise nazik ziyaretlerinden ve anlamlı hediyelerinden dolayı Arca Çorum FK Başkanı Baran Korkmazoğlu ve yönetimine teşekkür etti.

    Ziyaret, günün anısına çekilen hatıra fotoğrafı ile sona erdi.

  • Vali Çalgan, Huzurevi Sakinlerinin Doğum Günü Sevincine Ortak Oldu

    Vali Çalgan, Huzurevi Sakinlerinin Doğum Günü Sevincine Ortak Oldu

    Çorum Valisi Ali Çalgan, Çorum Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürlüğü tarafından düzenlenen doğum günü etkinliğine katılarak huzurevi sakinleriyle bir araya geldi.

    Programda kıymetli büyüklerle yakından ilgilenen Vali Çalgan, onların mutluluğunu paylaşarak sağlıklı ve huzurlu bir ömür temennisinde bulundu.

    Etkinlik boyunca samimi sohbetlerin yaşandığı programda duygu dolu anlar dikkat çekti.

    Büyüklerin bu özel gününde yanlarında olmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Vali Çalgan, “Buraya geldiğimde huzur buluyorum. Sizlerle birlikte olmak benim için çok kıymetli. Bu nedenle her fırsatta sizlerin yanında olmaya, sizleri ziyaret etmeye gayret ediyorum” sözleriyle duygularını dile getirdi.

    Yaşlı bireylerin hayat tecrübelerinin toplum için önemli bir rehber niteliği taşıdığını vurgulayan Çalgan, büyüklerin her zaman hatırlanması ve değer görmesi gerektiğini belirtti.

    Vali Çalgan, programın düzenlenmesinde emeği geçen Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yetkililerine, huzurevi personeline ve katkı sunan sanatçılara teşekkür etti.

    Huzurevi sakinleri ise düzenlenen etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirerek, kendilerini unutmayan ve bu özel günü anlamlı kılan herkese teşekkür etti.

  • Dere, “1 Puanı Adeta Hediye Ettik”

    Dere, “1 Puanı Adeta Hediye Ettik”

    Çorum’un Sungurlu İlçe Belediye Başkanı Muhsin Dere, Arca Çorum FK’nın sahasında Bodrum FK ile 1-1 berabere kaldığı karşılaşmayı sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla değerlendirdi.

    Başkan Dere, galip gelinmesi gereken bir maçta puan kaybı yaşandığını vurgulayarak, “82. dakikada kaçırılan penaltı ile rakibe adeta 1 puan hediye ettik” ifadelerini kullandı.

    Karşılaşmada bireysel hataların ön plana çıktığını ve takımda konsantrasyon eksikliğinin açıkça hissedildiğini belirten Dere, Burak Çoban’ın sergilediği üst düzey performansın ise galibiyet için yeterli olmadığını dile getirdi.

    Play-Off sürecine de dikkat çeken Dere, takımın bu psikolojiye alışması gerektiğini ifade ederek, “Sistemli, galibiyeti isteyen, golü kovalayan ve fırsatları değerlendirebilen bir takım olmak için çok çalışmalıyız” dedi.

    Çorum FK’nın büyük ve güçlü bir camia olduğunun altını çizen Dere, Süper Lig hedefinden vazgeçmeyeceklerini belirterek, “Tribündeki ruhu sahada da görecek ve Süper Lig için yürüyüşümüzü sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.

    Ayrıca soğuk havaya rağmen tribünleri dolduran taraftarlara da teşekkür eden Dere, desteklerinden dolayı Çorum FK taraftarına minnettar olduklarını ifade etti.

  • “Toprağımızı Terk Etmiyoruz”

    “Toprağımızı Terk Etmiyoruz”

    Çorum’da köylerine kurulmak istenen taş ocağı ve kırma-eleme tesisine karşı köylerini, tarım arazilerini, bahçelerini, geleceklerini kaybetmemek adına 1 yıldır mücadele eden Karakaya Köylülerinin eylemine CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu da destek verdi.

    Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü’nde açılmak istenen taş ocağı ve kırma-eleme tesisine karşı mücadele eden köylüler, başlattıkları hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdürüyor.

    KÖYDE EYLEM YAPTILAR

    CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Karakaya Köyü’nü ziyaret ederek köy halkının eylemine destek verdi.

    “Köyümüzde Taş Ocağı İstemiyoruz” eylemine; CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, CHP İl Başkanı Av. Dinçer Solmaz, Emek Partisi İl Başkanı Muharrem Özünel, İl Genel Meclisi Grup Başkanvekili Veli Uysal, Ortaköy İl Genel Meclis Üyesi Dursun Uzunca, Sungurlu İlçe Başkanı Akif Batak, Alaca İlçe Başkanı Adem Şahin, Çorum Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Av. Ahmet Özdel, CHP İl ve Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, Eğitim-Sen yöneticileri, Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, Karadona, Narlık ve Beyyurdu köyü sakinleri de destek verdi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, köy muhtarı Tayfun Tunç, Sungurlu Karakaya Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Servet Demirkaya ve köy halkından sorun ve talepler hakkında bilgi alarak, köy halkının yanlarında olduklarını vurguladı.

    “KÖY HALKININ HAKLI MÜCADELESİNİN YANINDAYIZ”

    Köyde düzenlenen basın açıklamasında konuşan CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz, “Karakaya köyünde doğayı katletmek, insan ve hayvanların yaşamını tehlikeye atmak isteyenlere karşı köylülerimizin haklı mücadelesinde omuz omuza olmaya devam ediyoruz.

    Bu adaletsizliğe karşı her zaman halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

    “ÇEVRE KATLİAMINA KARŞI

    HALKIMIZLA OMUZ OMUZAYIZ”

    Milletvekili Mehmet Tahtasız ise, “Karakaya köyünün bağrına hançer saplamak, doğayı katletmek, insan ve hayvanların yaşamını tehlikeye atmak isteyenlere karşı omuz omuzayız.

    İnsan ve canlıların yaşamını hiçe sayan, tarım arazilerini ve suyu kirleten bu projeye hep birlikte karşı durmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Karakaya halkının sarsılmaz iradesine, tarım ürünlerine, insan sağlığına vereceği zarar ortada iken, köyün sadece 180 metre uzağında açılmak istenen taş ocağı için yapılan eylemi desteklediklerini bildiren Tahtasız, “ÇED olumlu raporu verilen bu taş ocağı projesi köylülerimizin fiziksel ve ruhsal sağlığını bozacak, tarım arazilerini olumsuz etkileyecek, suyumuzu kirletecek, 35 hektar alanı yok edecektir!

    Köylülerimiz dinamit sesleri altında, tozun toprağın içinde bir yaşama mahkum edilecektir!

    Hani nerede “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışı?

    Tüm bunları bile bile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı es geçerek, Valiliğe başvurmak ve bu projeye Valilik’ten ÇED olumlu raporu vermek ne demektir?

    Mahkeme kararlarını dahi beklemeden harekete geçmek ne demektir?

    Adrese teslim ihaleyle yandaş bir şirketi daha zengin etmek için bu tepkileri görmezden gelmek ne demektir?

    Doğanın, tarımın, insan yaşamının paradan önemli olduğunu ne zaman anlayacaksınız?

    Her zaman dediğimiz gibi hızlı trene karşı değiliz ancak hızlı trenin ihale sürecinden bu yana devletin kaynaklarının birilerine peşkeş çekilmesine karşıyız!

    Köylülerin de bizlerin de talebi; hızlı tren hattında kullanılacak malzemenin başka bir alandan temin edilmesidir.

    Biz bu çevre ve insan katliamına sonuna kadar dur diyeceğiz” şeklinde konuştu.

    “KÖY HALKINI TOPRAĞINDAN KOPARAMAZSINIZ”

    CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu ise çevre katliamına, köy halkının yaşam alanlarından sürgün edilmesine, halkın can güvenliğinin riske atılmasına izin vermeyeceklerini bildirerek, köy halkının haklı mücadelesini desteklediklerini söyledi.

    Rızvaroğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “KÖY HALKININ CAN GÜVENLİĞİ RİSK ALTINDA”

    “Çorum Valiliği bu proje için ÇED olumlu kararı verdi. Peki bu ne demek biliyor musunuz?

    Eski adıyla: “ÇED Gerekli Değildir.” demek. Yani ne demek? “Detaylı incelemeye gerek yok.” “Derinlemesine değerlendirmeye gerek yok.” demek.

    Burada böyle bir kararı nasıl alırsınız? Çünkü gerçek bambaşka. Bakın… Bu proje alanı, köy muhtarlığına ve camiye sadece 180 metre. Yani bu proje, nerdeyse köyün içine, yaşamın tam ortasına yapılmak isteniyor.

    Bu ne demek? Patlatma demek. Dinamit demek. Köylülerin can güvenliğinin “riske atılması demek.” Yetmiyor… Sadece 250 metre ileride tarım var. Meyvecilik var. 21 bin metrekarelik organik üretim var. E doğal olarak hayvancılık var. Yüzlerce hayvan var. Sürekli toz olacak. Gürültü olacak. Titreşim olacak. Ve bütün bunlar doğrudan üretimi, geçimi vuracak. Ve daha da önemlisi sizlerin sağlığını bozacak. Dahası… Proje alanı yaklaşık 35 hektar ve orman parselinin içinde. Yani orman yok edilecek. Patlatmalarla birlikte yer altı suları zarar görecek. Köy susuz kalacak. Ve sizlere yaşam alanı kalmayacak.

    Ve yetmiyor… Bu alanın içinde köylülerin “Yorgun Baba” dediği bir inanç yeri var. Yani bu proje; doğayı yok sayıyor, inancı yok sayıyor, hafızayı yok sayıyor, kültürü, size de yok sayıyor.

    BU, İNSANLARI TOPRAĞINDAN KOPARMAKTIR

    Bakın… Bu köyde üretim var. Emek var. Tarım var. Hayvancılık var. Yaşam var. Ama ÇED dosyasına bakıyorsunuz… Sanki burada insan yok. Sanki hayat yok. Halbuki burası, bir çoğunuzun ana-baba yurdu, ata toprağınız. Sizler burada tam bir yıldır direniyorsunuz. Bir yıldır diyorsunuz ki: “Toprağımızı terk etmiyoruz” Ama iktidar ne yapıyor? Duymuyor. Görmüyor. Bilerek yok sayıyor. Üstelik bu kadar tehlikeli bir projede gerçek bir çevresel değerlendirme bile yapılmıyor.

    Açıkça söylüyorum: Bu, köyüyle birlikte insanı tasfiye etme planıdır. Bu, insanları toprağından koparmaktır. Bu, açık bir çevre sürgünüdür. Hiç kimsenin ama hiç kimsenin; bu ülkenin insanını doğduğu, büyüdüğü, ekmeğini kazandığı topraklardan koparmaya hakkı yok!

    Ama: Bu iktidarda vicdan yok, merhamet hiç yok. Devlet dediğiniz şey şirket değildir!

    Devlet; vatandaşı korur, toprağını korur, suyunu korur, yaşamı korur.

    Buradan çıkan taşların demir yolu projesinde kullanılacağı söyleniyor.

    Biz yatırıma karşı değiliz. Demiryolu mu yapılacak? Elbette Yapılsın! Biz zaten bu ülkeyi demir ağlarla ören bir gelenekten geliyoruz.

    Ama… Alternatif alanlar varken, köyün dibine, tarımın ortasına, orman alanına bu projeyi dayatamazsınız!

    Bu sırf şirket daha fazla kar etsin diye vatandaşa yapılan bir zulümdür. Biz buna razı değiliz. Karakaya buna razı değil. Tabi ki hep birlikteyiz. Bu, hukuksuz ÇED kararına karşı Danıştay’da hakkınızı hep birlikte arayacağız. Biz de sizlerin yanınızdayız. Olmaya da devam edeceğiz.

    BU ÜLKENİN DOĞASINI SAVUNANLAR YALNIZ DEĞİLDİR

    Akbelen’den Cerattepe’ye, Varto’dan Kazdağları’na… Bu ülkenin dört bir yanında aynı tablo var: Talan var. Zulüm var. Açgözlülük var. Ama buradan açıkça söylüyoruz: Karakaya Köylüleri yalnız değildir.

    Toprağını savunan, suyunu savunan, yaşamını savunan herkesin yanındayız.

    Bu ülkenin doğasını savunanlar yalnız değildir.

    Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak her zaman yanınızdayız.”

    “BİLİRKİŞİ RAPORU GERÇEKLERİ YANSITMIYOR”

    Sungurlu Karakaya Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Servet Demirkaya da projeye ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunun köyün gerçeklerini yansıtmadığını söyledi.

    Raporda köy çevresinde meyve üretimi olmadığı yönündeki tespitin gerçeği yansıtmadığını belirten Demirkaya, faaliyet alanına yalnızca 250 metre mesafede 21 bin metrekareyi aşkın organik armut bahçesi bulunduğunu ifade etti.

    Su kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerin de hatalı olduğunu vurgulayan Demirkaya, köyün mevcut içme suyu debisinin ihtiyacı karşılamadığını, bölgedeki diğer su kaynaklarında ise yüksek oranda arsenik tespit edildiğini dile getirdi. Buna rağmen raporda su sorununun sondajla çözülebileceğinin öne sürüldüğünü söyledi.

    Hayvancılık verilerinin de gerçeği yansıtmadığını belirten Demirkaya, raporda 60 büyükbaş hayvan bulunduğunun yazıldığını, oysa köyde yaklaşık 200 büyükbaş ve 400 küçükbaş hayvan olduğunu ifade etti.

    Taş ocağı sahasının köy merkezine uzaklığının da yanlış aktarıldığını kaydeden Demirkaya, raporda 300 metre olarak belirtilen mesafenin gerçekte 180 metre olduğunu söyledi.

    YILDA 140 BİN KAMYON TAŞ ÇIKARTILACAK

    Projeyle birlikte yılda 3 milyon 500 bin ton taş çıkarılmasının planlandığını belirten Demirkaya, bunun yaklaşık 140 bin kamyon seferi anlamına geldiğine dikkat çekerek, yoğun trafik yükünün hem köy yolunu hem de D-190 devlet karayolunu olumsuz etkileyeceği ifade etti.

    TÜRBELERİN BULUNDUĞU ALAN

    Proje alanı çevresinde “Yorgun Baba” inanç yeri, bir tümülüs ve Vahid Efendi Türbesi gibi önemli kültürel alanların bulunduğunu kaydeden Demirkaya, ancak bunların raporda yeterince dikkate alınmadığını vurguladı.

    GERİ DÖNÜLMEZ ZARARLAR AÇILACAK

    Projenin tarım alanları, su kaynakları, hayvancılık, köy yaşamı ve kültürel değerler üzerinde geri dönülmez zararlar yaratacağını ifade eden Demirkaya, Çorum Valiliği tarafından verilen ÇED olumlu kararının iptali ve yürütmesinin durdurulmasını talep etti.