Etiket: çorum siyaseti

  • Osmancık’ta Zafer Coşkusu!

    Osmancık’ta Zafer Coşkusu!

    Çorum’un Osmancık ilçesinde, A Milli Futbol Takımı’nın karşılaşması belediye tarafından Kapalı Pazar Alanı’na kurulan dev ekranda vatandaşlarla birlikte izlendi. Alanı dolduran yüzlerce kişi, milli maç heyecanını hep birlikte yaşadı.

    Osmancık Belediyesi tarafından organize edilen etkinlikte, vatandaşlar ellerinde Türk bayraklarıyla takımlarına destek verirken, maç boyunca büyük coşku yaşandı. Karşılaşmanın kazanılmasıyla birlikte alandaki sevinç doruğa ulaştı.

    Osmancık Belediye Başkanı Ahmet Gelgör, etkinliğe ilişkin yaptığı açıklamada, milli birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Gelgör, “Heyecanla hep birlikte izlediğimiz maçta Milli Takımımız büyük bir zafer kazandı. Alanı doldurup tek yürek olan tüm hemşehrilerimize teşekkür ediyoruz. Bu gece Osmancık’ın coşkusu da, milli ruhu da yine zirvedeydi. Tebrikler Türkiye, teşekkürler Osmancık. Birlik olduk, inandık ve bu zaferi hep birlikte yaşadık. ” ifadelerini kullandı.

    Maçın ardından vatandaşlar uzun süre tezahürat yaparak zaferi kutladı.

  • Öğrenciler Ve Sağlık Çalışanları Ağaç Dikti

    Öğrenciler Ve Sağlık Çalışanları Ağaç Dikti

    İl Sağlık müdürlüğü personeli ile Hitit Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencilerinin katılımıyla doğa ve sağlığa dikkat çekmek amacıyla ağaç dikme etkinliği gerçekleştirildi.

    Program kapsamında gerçekleştirilen ağaç dikimi ile hem doğaya katkı sağlandı hem de toplumda çevre bilincinin artırılması hedeflendi. Etkinlikte özellikle astım başta olmak üzere solunum yolu hastalıklarının önlenmesinde temiz havanın önemine dikkat çekildi. 🌱

    Yetkililer, hava kirliliği, çevresel alerjenler ve olumsuz çevre koşullarının kronik solunum yolu hastalıklarıyla doğrudan ilişkili olduğunu belirterek temiz çevrenin yalnızca ekolojik değil aynı zamanda önemli bir sağlık gerekliliği olduğunu vurguladı. Ayrıca pulmoner rehabilitasyonun kronik solunum hastalıklarında yaşam kalitesini artırmadaki rolüne dikkat çekildi.

    Etkinlikte, hava kirliliğinin azaltılması, yeşil alanların artırılması, tütün ve diğer zararlı alışkanlıklardan uzak durulması, düzenli fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi ve periyodik sağlık kontrollerinin önemi de vurgulandı.

    Müdürlük tarafından gerçekleştirilen etkinlik ile çevre duyarlılığının artırılmasına katkı sağlanırken, toplum sağlığının korunmasına yönelik güçlü bir farkındalık mesajı verildi.

  • Çorum MHP’den Meclis’e Çıkarma

    Çorum MHP’den Meclis’e Çıkarma

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Çorum Teşkilatları, Genel Başkan Dr. Devlet Bahçeli’nin TBMM Grup toplantısına geniş bir katılım sağladı.

    TBMM Grup Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Çorum’dan İl Başkanı M. İhsan Çıplak, Ülkü Ocakları İl Başkanı Abdullah Dalyan, Alaca Belediye Başkanı Şerif Arslan, Dodurga Belediye Başkanı İsmail Çetinkaya, Osmancık Belediye Başkanı Ahmet Gelgör, Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere ile birlikte ilçe başkanları, KAÇEP birimleri, İl Genel Meclisi üyeleri, Türkiye Kamu-Sen’e bağlı Çorum şube başkanları ve il temsilcileri ile il ve ilçe teşkilatları ve Ülkü Ocakları yönetim kurulu üyeleri katıldı.

    Toplantıda konuşan Devlet Bahçeli’nin mesajlarının dikkatle takip edildiği belirtilirken, liderin her satırı adeta ders niteliği taşıyan konuşmasından yerel ve ulusal gündeme ilişkin önemli kazanımlar elde edildiği ifade edildi.

  • Soykırımı Mümkün Kılan, Modern Akıldır!

    Soykırımı Mümkün Kılan, Modern Akıldır!

    Özgür-Der Çorum temsilciliğinin seminerler dizisinde bu hafta “Siyonizmin Dünü, Bugünü ve Yarını” konusu, Necat Yazıcı ve Bülent Gökgöz tarafından ele alındı.

    Dernek seminer salonunda gerçekleşen programda ilk sunumu gerçekleştiren Bülent Gökgöz, Siyonizmin en temelde modernitenin sömürge ve işgal karakterinden beslendiğini dile getirdi. Siyonizmin yalnızca İsrail ve toplumuyla ilgili bir olgu olmadığını, modern dünyanın ürettiği bir ideoloji, barbar haçlı ordularının ve zihniyetinin modern dönemdeki karşılığı olarak var edildiğini söyleyerek Batı dünyasının sömürgeci, kapitalizm temelinde kurduğu askeri, siyasi, ekonomik aygıtlarının seküler ulus devlet halinin İsrail çetesi olduğunu vurguladı.

    Gökgöz sunumunun devamında şunları kaydetti: “Sadece Aksa Tufanından sonra Gazze’de tanık olageldiğimiz soykırım değil, son yüzyıl içerisinde yaşanmış tüm soykırımlar, dünyaya uygarlık olarak sunulan modern düşünce ve onun ürettiği seküler ulus devletleri veya kurumları eliyle işlendi. Modern devletin ürettiği hiyerarşi ve bürokratik devasa mekanizma, çoğu insanın doğrudan fail olmadığı ama sorumlu olduğu katliamları organize etti, etmeye de devam etmekte. Eylemin uzak olması, ortaya çıkan sonuçların insanlarda sorumluluk duygusunu yahut ahlaki, vicdani sorumluluk hissetmesini perdeleyen ahlak yoksunluğunu ortaya çıkarmakta. Modern aklı ulusal çıkarlar, uluslararası ilişkilerde ahlaka ve duygulara yer yoktur aforizması ile beslerseniz, toplumların davranışlarında ahlaki sorumluk hissetmelerini engellemiş olursunuz. Modern devlet tam olarak bunu başardı. Kitlelerin büyük bir kısmı bu şekilde ikna edilirken az bir kısmı ise vicdanlarında çakan kıvılcımlarla itirazlar geliştirebildiler.

    Ne sosyoloji ne de modern tarih yahut uluslararası ilişkiler gibi disiplinler holokostun nedenlerine ilişkin modern batı düşüncesine veya onun kurumları olan seküler ulus devlet yapılanmalarına köklü itirazlar geliştirdiler. Yahudilere karşı işlenen soykırımı modernitenin bir ürünü olarak değil, bir hatası olarak işlediler. Holokost yalnızca Yahudilere karşı işlenmiş bir suç olarak özelleştirilip siyonizmin propaganda aracına dönüştürüldü. Böylelikle holokost yahut tekrar eden soykırımların modernlikle ilişkisi kesilmiş oldu. Gazze’de yaşanan soykırım, üstü örtülen modernitenin kültüründe var olan katliam potansiyelini tekrar gün yüzüne çıkarmış oldu. Jurgen Habermas ve benzer düşünürlerin Gazze’deki soykırım karşısında nasıl ikiyüzlü tutum sergilediklerine şahit olduk. Buna elbette Türkiye’deki bilumum zerzevat tarihçi, siyasetçi tipolojilerden de örnekler verilebilir.

    Dolayısıyla soykırım potansiyeli modern toplumların içinde daima olacaktır. Uygun zamanı bulduğunda, ihtiyaç hissettiğinde yahut kendisini tehdit altında hissettiğinde kendini gösterir. Soykırımı mümkün kılan modern akıldır. Bir başka örnek olarak Kemalizmin paradigma olarak siyonizmden ne farkı var? Kemalizm, nasıl Anadolu toplumu üzerinde uygulamaya konulan bir toplum mühendisliği idiyse Siyonizm de Yahudi toplumu için üretilmiş, tahrif edilmiş din anlayışını da kullanarak ırkçı temelde seküler ulus devlet eliyle uygulanan bir toplum mühendisliği olarak bugünlere geldi. Siyonizm eliyle köleci Yahudi toplumu, seçilmiş/vaad edilmiş toplum anlayışına ikna edildi.

    Aynı şekilde Batı’da ve Almanya’da toplama kamplarında soykırımı ortaya çıkaran toplumsal zemin ve sosyoloji de bugün varlığını halen devam ettiriyor. Suriye’de mücrim Esed rejimi kendi halkına soykırım uyguladı 15 yıl boyunca. Hangi uluslararası kurum yaptırım uyguladı? Egemen devletin kendi halkına uyguladığı soykırımı görmezden gelindi. Nazi Almanyası 2.dünya savaşını kaybetmeseydi toplama kamplarında yaşanan soykırım nasıl bir tarih kurgusuyla anlatılırdı şimdi?”

    Necat Yazıcı ise sunumuna Müslümanların ve kurumlarının Siyonizme karşı mücadelede sorumluluklarına vurgularla başladı. Siyonizmin hayatın birçok alanında hegemonyasını tahkim ettiğini dile getiren Yazıcı, Müslümanlar ve hatta tüm insanlık için tehdit oluşturan siyonizme karşı örgütlü karşı hegemonyanın üretilmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Edebiyattan sinemaya birçok eserin holokost maskesiyle Siyonizmin suçlarını maskelemek amacıyla kullanıldığının altını çizen Yazıcı devamında şunları belirtti:

    “Ülkemizde uyuyan hücrelerin manipülasyonundan İran’ın Suriye’deki cinayetleri nedeniyle söz söylemekte zorlanmamız ve daha birçok sebep bir araya geldiğinde, evet, bir şeyler söylemek biraz da riskli. Üstelik ne hikmetse yeniden keşfedilen şii-sünni ayrılığı, meseleyi sağlıklı bir zeminde ele almayı zorlaştırıyor; bir de buna şehid Şeriati gibilerini dâhil etmeye çalışan yeni yetmelerin herzeleri de eklenince doğrusu işimiz kolay değil.

    7 Ekim Aksa Tufanı herkesin maskesini düşürdü ve bu sayede Holokost efsanesi üzerinden tüm insanlığa ayar veren zihniyet açığa düştü. Bugüne kadar görülmemiş şekilde dünyanın her yerinden insanlarda artık siyonizme karşı geri dönülmez bir nefret oluştu. Holokost çöktü, Siyonistler ahlaki üstünlüklerini kaybettiler. Kalıcı üstünlüğün ahlaki zeminde olacağını umut ediyoruz. Bunun için çaba göstermemiz lazım. Sadece seyirci olarak kalmamalıyız.

    Gazze örneğinden hareketle küresel vicdanın uyanması belki de en büyük kazanımımız; ama bu kazanımın devam etmesi küresel işbirlikleri kurulmasına bağlı. Her yerde ve her durumda kolektif aklın işlerliğini sağlayabilmeliyiz. Küresel hegemonyanın karşısına kendi aydınlarımız ve âlimlerimizin üretecekleri bir hegemonya ile çıkmak zorundayız. Kendi karşı hegemonyamızı inşa etmenin yollarını aramalı ve enerjimizi buna yoğunlaştırmalıyız. Aksi takdirde tarihin akışında seyirci olmaktan öte bir anlam kazanamayacağız. Bu bağlamda devletlere, sivil topluma ve bireylere ayrı ayrı görevler düşüyor.

    Siyonizmin dünü ile ancak kendi ürettiğimiz bilgi vasıtasıyla yüzleşebilir ve onun meşruiyetini sorgulatabiliriz, aksi takdirde akademik camiadaki kuşatılmışlıkla Siyonist iddialara gereğince cevap vermemiz oldukça güç olacaktır. Siyonizmin bugününe dair de sağlam bir bilinç kuşanmak ve ilkeli bir duruş sergilememiz gerekiyor. Bunun en güzel örneği olarak boykot önümüzdedir.

    Siyonizmin geleceği açısından ise şunu dikkate almak lazım. Evet, Siyonizm ahlaki olarak kaybetti ve bu açıdan bir geleceği yok; hatta film endüstrisi ile dahi artık bir şey yapma şansı yok. Ancak Siyonizm küresel dengeler noktasında fiziki varlığını sürdürüyor; bu varlığa da son vermek ancak kendi hegemonyamızı inşa çabalarımızla söz konusu olacaktır.

    Bu yönüyle bizi ilgilendirdiği kadarıyla sivil toplumun kendi planlamalarına kültürel iktidarımızı mümkün ve kalıcı kılacak çalışmaları eklemeleri, mevcut yardım ağırlıklı sivil toplum anlayışından fikir ve düşünce üreten bir sivil toplum yapılanmasına geçiş yapmaları gerekiyor. Keza toplumsal baskı unsuru olmaları açısından sivil toplumun siyasetle artık daha sert bir talepkarlık ilişkisine geçmeleri, siyasete eklemlenmekten vazgeçmeleri de bir zorunluluk.”

    Program, soru cevap katkılarının ardından sona erdi.

  • Okul Öncesi Eğitimde Dijital Şeffaflık Sağlanacak

    Okul Öncesi Eğitimde Dijital Şeffaflık Sağlanacak

    Çorum İl Millî Eğitim Müdürü Cemil Çağlar başkanlığında, Müdür Yardımcısı Cihan Türkmen ve okul öncesi müdürlerinin katılımıyla 2025-2026 Eğitim Öğretim Yılı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi.

    Toplantıda; Eğitim öğretim faaliyetleri, Çocuk kulüpleri çalışmaları, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri, Okul öncesi katkı payı uygulamaları, Yıl sonu etkinlikleri, Mezuniyet programları ve Okul web sitelerinin düzenlenmesine ilişkin konular ele alındı.

    Okul öncesi eğitimde kalite ve verimliliğin artırılmasına yönelik değerlendirmelerin yapıldığı toplantı, görüş ve önerilerin paylaşılmasıyla sona erdi.

  • 30 Milyonluk Dolandırıcılığı Önledi

    30 Milyonluk Dolandırıcılığı Önledi

    Çorum’da özel bir bankada güvenlik görevlisi olarak görev yapan Mücahit Çınar, 30 milyon TL tutarındaki dolandırıcılık olayını engelledi. Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, özel güvenlik görevlisine teşekkür belgesi verdi.

    Emniyet Müdürlüğü’nün kurumsal sosyal medya hesabından konuya ilişkin yapılan paylaşımda; “09.02.2026 tarihinde ilimizde bulunan bir bankada görev yapan ve 30 milyon TL tutarındaki dolandırıcılık olayını engelleyen özel güvenlik görevlisi Mücahit Çınar’a, genel kolluk ile özel güvenlik görevlileri arasındaki iş birliğini güçlendirmek amacıyla yürütülen KAAN uygulaması kapsamında, İl Emniyet Müdürümüz Sayın Arif Pehlivan tarafından teşekkür belgesi verildi.

    Toplum güvenliğine katkı sağlayan tüm özel güvenlik görevlilerimize teşekkür ediyor, görevlerinde başarılar diliyoruz.” ifadelerine yer verildi.

  • Çorumlu Minik Karateciden Türkiye İkinciliği

    Çorumlu Minik Karateciden Türkiye İkinciliği

    Çorum Merkez Bahçelievler İlkokulu öğrencisi Asmin Hanım Solmaz, 24-29 Mart tarihleri arasında Antalya’da düzenlenen Türkiye Minikler ve Yıldızlar Karate Şampiyonası’nda büyük bir başarıya imza attı.

    Genç sporcu, zorlu rakiplerini geride bırakarak Türkiye ikincisi oldu.

    Elde ettiği bu önemli dereceyle hem okulunun hem de Çorum’un gururu olan Asmin Hanım Solmaz, küçük yaşına rağmen gösterdiği azim ve performansla dikkat çekti.

    İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar da başarıya ilişkin yaptığı açıklamada, “Başarısından dolayı öğrencimizi yürekten kutluyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyoruz. Bu anlamlı başarıda emeği geçen okul idaresine, öğretmenimize ve ailesine teşekkür ediyoruz” ifadelerini kullandı.

    Asmin Hanım Solmaz’ın elde ettiği bu derece, Çorum’da spor alanında yetişen genç yeteneklerin yükselişini bir kez daha gözler önüne serdi.

  • 5 Yaşındaki Çocuk Bulundu!

    5 Yaşındaki Çocuk Bulundu!

    ​Çorum Merkez’de kaybolan 5 yaşındaki küçük çocuk, ekiplerin titiz çalışması sonucu kısa sürede bulunarak ailesine kavuşturuldu.

    ​Geniş Çaplı Arama Başlatıldı
    ​Olay, 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan bir ihbarla ortaya çıktı. Merkez Gülabibey Mahallesi’nde 5 yaşındaki A.B.S. isimli çocuğun kaybolduğu bilgisi üzerine devletin ilgili tüm birimleri harekete geçti. İhbarın ardından AFAD İl Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından bölgede geniş çaplı bir arama çalışması başlatıldı.

    ​Cumartesi Pazarı Civarında Bulundu
    ​Polis ekiplerinin yürüttüğü dikkatli çalışmalar sonucunda küçük A.B.S., Bahçelievler Mahallesi Cumartesi Pazarı civarında sağ salim bulundu. Ekipler tarafından muhafaza altına alınan çocuğun yapılan ilk kontrollerinde sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

    ​Ailesine Teslim Edildi
    ​Korku dolu anların ardından küçük çocuk, polis ekipleri tarafından ailesine teslim edildi. Herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan neticelenen olay, hem aileye hem de arama çalışmalarına katılan ekiplere derin bir nefes aldırdı.

  • Çorum’da İçme Suyu Altyapısı Güçlendirildi

    Çorum’da İçme Suyu Altyapısı Güçlendirildi

    Çorum Belediyesi, il genelinde içme suyu altyapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Eskice Pompa İstasyonu’nda yürütülen çalışmalarda önemli bir aşama tamamlandı. Yeni içme suyu kuyularının devreye alınmasıyla istasyonun kapasitesi saniyede 280-290 litreden 370-420 litreye çıkarıldı.

    Artan kapasite, özellikle yaz aylarında yükselen su tüketimi dikkate alındığında şehir için kritik bir katkı sağlıyor. Proje kapsamında hizmete alınan Konaklı İçme Suyu Kuyusu 2 ve 3 ile Pınarbaşı 3, 4, 5 ve 6 numaralı kuyuların her biri ortalama 25 litre/saniye debiyle sisteme dahil edildi. Yeni kaynaklarla birlikte içme suyu arzı güçlendirilirken, kuraklık riskine karşı da ek bir güvence oluşturuldu.

    Yaz aylarında günlük su tüketiminin 73 bin metreküpe ulaştığı şehirde, Eskice Pompa İstasyonu mevcut durumda ihtiyacın yaklaşık yüzde 30’unu karşılıyor. Yapılan kapasite artışıyla birlikte bu oran daha da güçlenirken, özellikle yeni hat ve barajlardan sağlanan suya olan bağımlılığın azaltılması hedefleniyor. Böylece barajların üzerindeki yük hafifletilerek su kaynaklarının daha dengeli ve verimli kullanılması sağlanacak.

    Öte yandan, barajlardan temin edilen su miktarının azalmasıyla Organize Sanayi Bölgesi’ndeki arıtma tesisinin işletme maliyetlerinde de kayda değer azalma sağlanmış olacak. Ham su kullanımındaki düşüşle birlikte arıtma giderlerinde ciddi düşüşler bekleniyor.

    Eskice Pompa İstasyonu’ndaki çalışmaların birinci etabı, motor ve pompa değişimlerinin tamamlanmasıyla sonuçlandı. Projenin ikinci etabında ise Konaklı ve Eskice pompa istasyonlarını kapsayan yeni çalışmaların hayata geçirilmesi planlanıyor.

  • MSÜ Sınavında Çorum İmzası: Türkiye 82’nciliği Gururu!

    MSÜ Sınavında Çorum İmzası: Türkiye 82’nciliği Gururu!

    Millî Savunma Üniversitesi (MSÜ) Askerî Öğrenci Aday Belirleme Sınavı sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte Çorum eğitim camiası önemli bir başarıya imza attı. Atatürk Anadolu Lisesi öğrencisi Behzat Çağrı Aydın, Türkiye genelinde 82. sıraya yerleşerek büyük bir gurur yaşattı.

    Azim ve Disiplinin Karşılığı

    Elde edilen bu derece; planlı çalışma, azim ve disiplinin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi. Eğitimde yeni vizyon anlayışıyla yetişen öğrencilerin, akademik başarılarının yanı sıra millî ve manevi değerlere bağlı bireyler olarak yetişmesi hedefleniyor. Bu kapsamda Behzat Çağrı Aydın’ın başarısı, Çorum’un eğitimdeki potansiyelini bir kez daha gözler önüne serdi.

    “Başarı Ortak Emeğin Ürünü”

    Yetkililer, bu önemli derecenin yalnızca bireysel bir başarı olmadığını vurgulayarak; öğrenci, öğretmen ve veli iş birliğinin güçlü bir sonucu olduğuna dikkat çekti. Öğrencinin başarısında, öğretmenlerin özverili çalışmaları ve okul yönetiminin sağladığı nitelikli eğitim ortamının büyük payı olduğu ifade edildi.

    Çorum Millî Eğitim ailesi tarafından yapılan açıklamada, Türkiye 82’ncisi olan Behzat Çağrı Aydın tebrik edilerek, ailesine, öğretmenlerine ve okul yönetimine teşekkür edildi.

    Gençlerin elde ettiği bu tür başarıların, Türkiye’nin geleceğini inşa etme yolunda en büyük motivasyon kaynağı olduğu vurgulanırken, öğrencinin başarılarının devamı temenni edildi.