Değirmen teknolojileri sektöründe dünyanın en büyük iki firmasından biri olan Alapala, geçirmekte olduğumuz zor süreçte sosyal sorumluluğunun bilincinde bir kurum olmanın en güzel örneğini gösterdi.
Kovid-19 salgını nedeniyle dünyada ve ülkemizde yaşanan zor süreçte tüm sektörlerden şirketlerin örnek tutumları ve sorumlu davranışları geleceğimize dair umut ışıklarını yanık tutmamıza neden oluyor.
Alapala Makina Çorum’da yaşayan ve karantina uygulaması nedeniyle evlerinden çıkamayan 65 yaş üstü büyüklere muhtarlıklarla koordinasyon halinde yardım kolilileri dağıtımı gerçekleştirerek, ihtiyaçlarını giderme konusunda öncülük yapıyor.
1954 yılında Çorum’da başlayan hikâyeleri ile sektöründe dünyanın önde gelen iki firmasından biri olanAlapala Makina, doğduğu topraklara olan sorumluluk bilinci ile şehrin ekonomik refahı için gerçekleştirdiği çalışmalarının yanında, salgın döneminde de zor durumda kalan 65 yaş üstü büyüklerine destek vermeye devam edecek.
Alapala Hakkında:
1954 yılında kurulan Alapala Makina, Alapala Grubu’nun en eski ve en bilinen firmasıdır. Kendi sektöründe dünyanın önde gelen iki firmasından biri olan Alapala Makina, sahip olduğu gelecek vizyonu ile bu alandaki liderlik için yarışmaktadır. Üretiminin yüzde 95’ini ihraç eden ve “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı” arasında yer alan Alapala Makina, her kapasitede anahtar teslim tesisler kurmaktadır. Firmanın; Almanya, Fransa, İtalya ve ABD gibi gelişmiş sanayi ülkeleri dâhil, dört kıtada 100’den fazla ülkede kurduğu çok sayıda anahtar teslim fabrika referansı bulunmaktadır.
ÇORİMDER Başkanı Ayhan Boyraz, Ankara Barosu yöneticilerinin Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş hakkında yaptığı menfur açıklamayı şiddetle kınadıklarını söyledi.
Koronavirüsle mücadele de son zamanlarda gurur verici tablonun ortaya çıktığını belirten Boyraz, “Dünya tarihinin en sancılı dönemlerinden birinin yaşandığı, insanlığın yüzlerce ülkeyi saran salgın hastalığın pençesinde hayatta kalma mücadelesi verdiği, ülkemizde ise devletin tüm kurumlarının ve Sivil Toplum Kuruluşlarının topyekûn hastalıkla mücadele ettiği, millet-devlet birlikteliğinin en üst seviyede yaşandığı bir ortamda, iftar sofralarımızda dualarımızın başına hastalıklarımıza şifayı koymuştuk. Toplumun her kesiminden insanımız bu zor günleri birlikte aşma adına gurur verici bir tablo ortaya çıkarmış ve çok şükür son günlerde güzel haberlerle yüzlerimiz gülmeye başlamıştır” dedi.
Topyekun yapılan bu mücadelenin birilerini rahatsız ettiğine işaret eden Boyraz, “Bu milletin fedakârlığı, zorluklar karşısında hep beraber mücadele etmesi, ibadetlerde ve dualarda birleşmesi birilerini fena halde rahatsız etmiş olmalı ki, gündem çok çirkin bir şekilde sabote edildi. Söz konusu kişiler ve kurumlar; dine, diyanete, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın varlığına olan düşmanlıklarını ve nefretlerini cüretkâr bir şekilde dışa vurdular. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş’ın ilk Ramazan hutbesinde Kur’an-ı Kerim ayetleriyle dile getirdiği hakikatleri, bağlamından kopararak, güya insan hakları savunuculuğu yapıyormuş gibi gözükerek; bu milletin dinine ve değerlerine hakaret ettiler” diye konuştu.
Ankara Barosunun yaptığı açıklamayı eleştiren Boyraz, “İnsanlığı, zulmün ve şirkin bataklığından kurtararak onuruna tekrar kavuşturan dinimize ve Allah’ın kelamı olan ayetlere “çağlar öncesine ait” deme cüretini gösteren Ankara Barosu, basın açıklaması diye sunduğu ve her satırı nefret diliyle kaleme alınmış metinde bu milletin dini ve manevi değerleri için çok ağır ifadeler kullanmıştır. Başından sonuna din düşmanı bir militan edasıyla yazılan açıklama; metni kaleme alanların, yaşadığı toplumdan ve gerçeklerinden ne kadar uzak olduklarını göstermektedir. Ankara Barosu, Diyanet İşleri Başkanı’nın şahsı üzerinden polemiğe girip dini kurumları ve İslam inanç esaslarını hedef almaktadır. Elbette kem söz sahibine aittir. Ve elbette milyonlarca vatandaşın inancına karşı yapılan bu hakaret karşısında yasal yollara başvurulacaktır” diye konuştu.
Milletin dini değerlerine kimsenin hakaret etme gibi lüksü olmadığına işaret eden Boyraz, “Şu hakikati hiç kimse asla unutmamalıdır: Bu millet onurunu ve bağımsızlığını dinine perçinlemiş; dini ve bayrağı için tarihinde çok büyük acılara katlanmıştır. İnançları ve değerleri için yüz binlerce şehit vermiş, ağır bedeller ödemiştir. Milletin dini değerlerine hakaret hiç kimsenin ve hiç bir kurumun haddi değildir. Aldıkları hukuk eğitimi sebebiyle insanların din ve inanç özgürlüklerine saygı gösterme konusunda herkesten daha dikkatli olması gereken kişiler asla bu tür çirkin ve maksatlı yollara tevessül etmemelidir” şeklinde konuştu.
Hukukçuları Ankara Barosuna üyelerine karşı tavır almaya davet eden Boyraz, “ÖNDER İmam Hatipliler Derneği olarak; İslam’ın şiarlarına, Kur’an’ın ayetlerine ve Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hukukuna yönelik her türlü saldırıya karşı gerekli adımları atmaktan asla imtina etmeyeceğimiz bilinmelidir. Bu vesileyle Ankara Barosu’nun yöneticilerinin yaptığı bu menfur açıklamayı şiddetle kınıyoruz. Başta Ankara Barosu üyeleri olmak üzere insaf, saygı ve adalet duygusu taşıyan tüm hukukçularımızı yapılan bu alçaklığa karşı tavır almaya davet ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” şeklinde konuşmasını tamamladı.
Kargı Belediyesi Ramazan birlikte güzel diyerek 350 aileye iftar yemeği dağıtıyor.
Ramazan ayı öncesi ilçede bulunan altmış beş yaş ve üstü ile birlikte ihtiyaç sahibi vatandaşları tek tek tespit eden Kargı Belediyesi ramazan ayında üçyüz elli ailenin evine sıcak yemek götürüyor.
Vatandaşların yapılan hizmetler karşısında mutlulukları gözlerinden okunurken Kargı Belediye Başkanı Zeki Şen çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Başkan Şen yaptığı açıklamada; ” Ramazan ayı öncesi ilçemizde bulunan altmış beş yaş ve üstü ile birlikte ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza tek tek ulaştık.İstekleri karşısında belirlediğimiz üçyüz elli aileye ramazan birlikte güzel diyerek bu mübarek ayda vatandaşlarımızın evlerine her akşam iftar paketi personelimiz tarafından dağıtılıyor.
Başta bu organizasyonumuzda emeği geçen tüm hayırsever vatandaşlarımızdan Allah razı olsun ve tüm İslam Alemine hayırlı ramazanlar dilerim.” dedi.
Şehrin muhtelif yerlerinde yol çalışmasını aralıksız sürdüren Çorum Belediyesi, Çorum Sanayi Sitesini Cemilbey Caddesine bağlayan KSS 19. Caddede yol genişletme çalışmalarına devam ediyor.
Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, KSS 19. Caddede yol genişletme çalışmasını yerinde inceledi.
Alt ve üstyapı çalışmalarının planlandığı gibi gittiğini belirten Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, “Geçtiğimiz günlerde bu yolun Cemilbey Caddesine bağlanan kısmında çalışmalarımızı bitirip yolu asfalta hazır hale getirdik. Mevcut yolda da genişletme çalışmaları yapıyoruz. KSS 19. Cadde tamamlandığında Çorum Sanayi Sitesi için önemli bir bağlantı yolu olarak hizmet verecek.” dedi.
Çorum Belediyesi, Veteriner İşleri Müdürlüğü Geçici Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde bulunan hayvan kafeslerinde tamir ve tadilat işlemlerini tamamladı.
Sokak hayvanlarının tedavi işlemleri süresince müşahede altında tutulduğu Geçici Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezinde bulunan kafeslerin çatıları yenilendi. Kafeslerin zarar gören, yıpranan kısımları tamir edildi ve boyandı. Hayvanların daha rahat ve konforlu bir ortamda gözlem altında tutulmaları için özen gösterdiklerini ifade eden Belediye Başkan Yardımcısı Zübeyir Tuncel, klimalı kafesler sayesinde hayvanların yazın serin, kışın da sıcak ortamlarda müşahede altında tutulduğunu vurguladı. Tuncel, “Belirli aralıklarla merkezimizde bulunan hayvan kafeslerinin bakım ve onarımlarını yapıyoruz. Kış ayları sebebiyle zarar gören kafes çatılarını değiştirdik, kafeslerin zarar gören bölümlerini onarıp boyama işlemlerini yaptık. Hayvan dostu bir belediye olarak sokak hayvanları ve yaban hayvanlarına yönelik çalışmalarımızı aksatmadan sürdürüyoruz.” dedi.
Çorum Belediyesi, geçici hayvan bakım ve rehabilitasyon merkezinde yaptığı çalışmalarla birlikte sokak hayvanlarına ve kış aylarında da yaban hayvanlarına yönelik yaptığı çalışmalarla her kesimden insanın takdirini kazanıyor.
Çorum Belediyesi Ramazan ayı boyunca ihtiyaç sahibi vatandaşların evlerine sıcak yemek ulaştıracak. 4 çeşit sıcak yemek Ramazan ayı boyunca belirlenen evlere ulaştırılacak.
Koronavirüs salgını nedeniyle evinden çıkamayan 65 yaş üstü ve maddi durumu iyi olmayan vatandaşların evlerine sıcak yemek dağıtımını sürdürüyor. Çorum Valiliği ve Çorum Belediyesinin ortaklaşa başlattıkları çalışmada vefa gruplarından oluşan 4 kişilik ekip her gün 2 bin ailenin kapısına sıcak yemek götürüyor.
Bu yıl Ramazan ayını koronavirüs salgını nedeniyle buruk geçirdiklerini ifade eden Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, ramazanda birlik ve beraberliğe daha çok ihtiyaç duyulduğunu ve valilikle birlikte hareket ederek iftar sofralarını vatandaşların evlerinde kurdukların söyledi.
Oluşturulan vefa gruplarının sıcak yemekleri belirlenen adreslere iftardan önce ulaştırdığını dile getiren Başkan Aşgın, “Ramazanın ilk gününden itibaren başlayan sıcak yemek dağıtımımız ramazan ayı boyunca devam edecek. Yaklaşık 2 bin ailemizin evine 4 çeşit sıcak yemek götürüyoruz. Bu yıl Ramazanı buruk geçiriyoruz ancak daha nice gönül sofralarında bir ve beraber olacağız inşallah. Bu vesileyle tüm hemşehrilerimize hayırlı Ramazanlar diliyorum” dedi.
Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın çağrısı üzerine hayırseverler Gıda Bankasına bağış yapmaya devam ediyor. Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği de Gıda Bankasına 1 ton peynir bağışı yaptı.
Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya, Gıda Bankasında peynirleri Turhan Candan’a teslim etti. Paketlenmiş bin kilo peynir bağışı nedeniyle birlik başkanı Yılmaz Kaya ve birlik üyelerine teşekkür eden Turhan Candan, “Yardımsever tüm kurum ve kuruluşlarımıza teşekkür ediyoruz. Gıda Bankamızda Ramazan bereketi devam ediyor. Binlerce vatandaşımız gıda bankamızdan ihtiyaçlarını karşılarken, yardımsever kurum ve kuruluşlarımız boşalan rafları doldurmaya devam ediyor. Bugün Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği peynir bağışında bulundu. Bu vesileyle emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” diye konuştu.
Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya ise peynirlerin üretiminde katkısı olanlardan, ihtiyaç sahiplerine ulaştıran Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’a kadar emeği geçen herkese teşekkür etti.
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV), vatandaşların bağışlarını Diyanet Vakfı güvencesiyle ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak üzere “Kardeşlerini Unutma, Beklenen Sensin” sloganıyla iyilik için yola çıkıyor.
Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs sürecinin gölgesinde geçirdiğimiz bu Ramazan ayında “Kardeşlerini Unutma, Beklenen Sensin!” diyor, yurt içinde 81 ilde, yurt dışında ise 35 ülkede milletimize umut bağlayan ve yolumuzu gözleyen kardeşlerimiz için yola çıkıyor.
Yarım asra yakın süredir gerçekleştirdiği iyilik faaliyetleri ve üstlendiği sorumluluğun bilinciyle ülkemizde ve yedi kıtada, milletimizin emanet ettiği yardımları gerçek sahiplerine ulaştıran Türkiye Diyanet Vakfı bu Ramazan ayında da milletimizin emaneti olan fitre, zekat ve bağışları ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor.
İl Müftüsü ve TDV Çorum Şube Başkanı Muharrem Biçer, ramazan ayında yapılacak çalışmalarla ilgili açıklamasında şunları ifade etti;
“Milletimiz, milli mücadele yıllarında olduğu gibi “Koronavirüs”le girdiği bu zorlu dönemde de bir milli mücadele şuuruyla hareket etmektedir. Bu mücadeleye Türkiye Diyanet Vakfımız da tüm gücüyle ortak olmuştur.
İnsanlığın sevgi ve merhameti yeniden kuşanmaya ihtiyaç duyduğu bu dönemde Türkiye Diyanet Vakfı olarak bu yıl ki Ramazan Ayında da kardeşlerimizin zor günlerinde yanlarında olacak, gönül köprüleri kuracak, gıda kolisi, alışveriş yardım kartları ve yetimlerimize bayramlık kıyafet yardımlarında bulunacağız.
Paylaşmaya ve şükretmeye en çok değer verdiğimiz bu ayda insanlığın kimsesi olmaya çalışacak, hiç tanımadığımız insanlarla erzaklarımızı paylaşacak, aynı safta kıblemize yönelenerek Rabbimize iltica edecek ve ihtiyaç sahibi kardeşlerimizin içtenlikle yaptıkları dualara hep birlikte ortak olacağız.
İl Müftüsü ve TDV Çorum Şube Başkanı Muharrem Biçer; “Yardımlaşma ve dayanışma ruhunun zirveye çıktığı Ramazan ayında Müslümanların bireysel ve toplumsal hayatına doğrudan temas eden dini vecibelerimizden birisi olan zekat ibadeti büyük önem taşımaktadır. İhtiyaç sahibi Müslümanlara ulaşmada köprü vazifesi gören zekat, dinî ve ahlâkî değerleri yücelten, sosyal yapıyı güçlendiren, ekonomik hayata canlılık getiren bir ibadettir.
Böylesine zor dönemlerde de bizleri bekleyen ihtiyaç sahiplerine yardımlarınızı ulaştırabilmek, onların üzerimizdeki hakkını teslim edebilmek adına, Türkiye Diyanet Vakfı olarak zekatlarınızı topluyor ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz.
Vatandaşlarımız Ramazan ayı boyunca zekat, fitre, fidye, sadaka, gıda paketi, bayramlık kıyafet gibi bağışlarını bagis.tdv.org adreslerinden online yapabileceği gibi il ve ilçe müftülüklerimiz, TDV şubeleri, tüm PTT şubeleri ve anlaşmalı bankalar aracılığıyla ve TDV bağış uygulamaları vesilesiyle de yapabilecekler.
Çorum İl Müftülüğü ve TDV Çorum Şubesi olarak imkanı olan kardeşlerimizin imkanlarını (Zekat, Fitre ve Bağış) ihtiyaç sahiplerimize aktarma konusunda bir köprü vazifesi görmektedir.
Bu nedenle vatandaşlarımız her türlü bağışlarını makbuz karşılığı İl Müftülüğümüze, Ulucami karşısındaki TDV Çorum Şubemize, Din Görevlilerimiz aracılığıyla ve Türkiye Diyanet Vakfı Çorum Şubesi Vakıf Katılım Bankasına ait banka hesap numaralarına bağışlarını yapabilirler. Bağış hesapları; fitre bağışı için TR73 0021 0000 0000 9209 6000 01 no’lu ıbana, zekat bağışları için TR46 0021 0000 0000 9209 6000 02 no’lu ıbana, Genel Bağışlar için de TR19 0021 0000 0000 9209 6000 03 ıban hesabına EFT veya HAVALE yoluyla bağışlarınıyapabilirler.
Ayrıca, bağışçılarımız tüm GSM operatörlerine bağlı faturalı ve faturasız hatlardan FİTRE yazıp 5601’e SMS göndererek fitre bağışında bulunabilecek,bir SMS ücreti de bir Fitre bedeli olan 27 TL olarak alınacaktır.
Bu vesile ile tüm Çorumlu hemşehrilerimizin mübarek Ramazan Aylarını tebrik ederken koronavirüs sebebiyle “Evde Kal” tedbirine uymalarını temenni eder, sağlık, sıhhat ve afiyet içerisinde huzurlu günlere kavuşmamızı Cenab-ı Allah (cc)’tan niyaz ederim.” diye konuştu.
Çorum Sebzeciler ve Pazarcılar Odası Başkanı Erdoğan Yılmaz, Çorum’da haftanın 3 günü kurulan sebze pazarlarında koronavirüs salgınına karşı alınan tedbirlerin Türkiye’nin diğer şehirlerine bakıldığında örnek teşkil ettiğini söyledi.
Çorum Valiliği, Çorum Belediyesi ve Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği’nin bu konuda çok titiz davrandığını ve pazar yerlerinde olağanüstü önlemler aldığını ifade eden Yılmaz, alınan önlemlerden hem pazarcı esnafının hem de pazara alışveriş için gelen vatandaşların memnuniyet duyduğunu dile getirdi.
Koronavirüs salgınının başlamasıyla birlikte Türkiye’nin birçok şehrinde sebze pazarlarının kapatıldığına dikkat çeken Erdoğan Yılmaz, Çorum’da alınan önlemler sayesinde pazarların kapatılmadığını ve vatandaşların marketlere mahkum edilmediğini kaydetti.
Pazar yerlerinde alınan olağanüstü önlemler için Vali Mustafa Çiftçi ve Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın başta olmak üzere ÇESOB Başkanı Recep Gür’e ve emeği geçen herkese Oda Yönetim Kurulu ve pazarcı esnafı adına teşekkür eden Erdoğan Yılmaz, “Bu zor günleri elbet bir gün aşacağız. Pazarlarda alınan önlemlere özen gösteren pazarcı esnafıma ve vatandaşlara da minnettarız. Tüm İslam Alemi’nin içinde bulunduğumuz Ramazan ayını tebrik ediyor, sağlıklı ve mutlu günler diliyorum” dedi.
Gelecek Partisi Kurucular Kurulu ve Disiplin Kurulu Üyesi Rumi Bekiroğlu, Ankara Barosu’nun Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hakkındaki açıklamalarına tepki gösterdi.
Bekiroğlu, yaptığı açıklamada Baroyu kınanırken, “Marjinal olan kesimlerin inananların değerlerine yönelik saldırılarını bir kez daha şiddetle kınıyoruz” dedi.
“Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Ramazan ayının ilk cumasında, insan fıtratı ve İslam’ın yaratılış kanunları üzerine temsili bir hutbe irad etmiştir” diyen Bekiroğlu konu ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı;
“Hutbede, bütün bir insanlığın tarih boyunca insan onur ve şerefini, aile, nesil ve toplumu koruma amacıyla üzerinde ortaklaştığı evrensel yasaklar ve ahlak ilkelerinden bahsetmiştir.
Evrensel olarak tarihin her safhası ve döneminde yasak kılınan eylemleri konu etmek, elbette bu eylemlerin içinde olan bir kısım insan topluluklarından da bahsetmek anlamına gelmektedir.
Bunun üzerine maalesef, hukukla bağlantılı bir kısım sivil toplum örgütlerinin marjinal yönetimleri eliyle hazırlandığı belli olan ve kamuoyunda öfkeyle karşılanan açıklamalar gündeme yansımıştır.
“METNİN ‘HUKUKÇULAR’IN ELİNDEN ÇIKMIŞ OLMASI ÜRKÜTÜCÜDÜR” Diyanet İşleri Başkanı’nın “nefret ve ayrımcılık suçu” işlediği iddialarını merkeze alır görünmekle birlikte, özellikle Ankara Barosu’nun açıklaması İslami değerleri ve dinin kaynaklarını hedef alan galiz düşmanlık ifadeleriyle doludur. Üstelik halkın çoğunluğunun değerlerine saldırı açısından da asıl nefret ve ayrımcılık suçunu içermekte, her seferinde şikayet ettiğimiz toplumsal kutuplaşmaları da körüklemeye matuftur. Böyle bir metnin “hukukçular”ın elinden çıkmış olması da ayrıca ürkütücüdür. Toplumun geniş kesimlerinin değer ve inançlarına ideoloji yüklü bir öfke ve nefret nöbeti esnasında yazıldığı belli olan bu metinler, bir de “insanlık onuru”ndan dem vurmaktadır.
Bütün bunlarla birlikte, yerkürenin ve insanlık coğrafyasının her zerresinde salgın kriziyle boğuşulduğu günlerden geçtiğimiz ve mübarek Ramazan ayının ilk gününü idrak ettiğimiz bir dönemde, herkesin hikmet ve basireti kuşanması bir gerekliliktir. Konuların zamanlaması da, gündeme alınış şekli de ayrı bir hikmeti gerektirmektedir.
KUTUPLAŞMALARDAN UZAK DURMA ÇAĞRISI
Ramazanın bereketiyle moral bulmaya çalıştığımız bugünlerde, aile değerlerimizi sarsan, dini duygularımızı rencide eden, toplumsal dayanışma bilincimizi zayıflatan ve yeni kutuplaşmalara sebep olan tartışma ve polemiklerden uzak durmak toplumun geniş kesimlerinin önceliği olmalıdır. Hukukla ilgili sivil toplum kuruluşları da, idarecilerini seçerken, öncelikli görevlerinin dini değerlerle değil, adaletsizliklerle mücadele olduğunun bilincinde olan kadroları tercih etmelidirler.
Toplumun geniş kesimlerine “Gün; kutuplaşmalarla enerji kaybetme değil; ortak manevi değerlerimize ve ortak gelecek anlayışımıza saygı göstererek omuz omuza verme günüdür” diyor ve sesleri çok çıkan ama hakikatte marjinal olan kesimlerin inananların değerlerine yönelik saldırılarını bir kez daha şiddetle kınıyoruz” ifadelerini kullandı.