Etiket: çorum

  • Yüzyıllık Geleneği Yaşatıyorlar

    Yüzyıllık Geleneği Yaşatıyorlar

    Çorum Belediyesi Kadın Kültür ve Sanat Merkezleri çok farklı bir etkinliğe imza attı.

    Kadınlar, bu kez çiğdem gezdirme ve çiğdem aşı pişirme etkinliğiyle Türkler’in yüzyıllık bir geleneğini canlandırdı.

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın eşi Feyza Aşgın, Belediye Başkan Yardımcıları İsmail Yağbat’ın eşi Hacer Yağbat ve Lemzi Çöplü’nün eşi Seher Çöplü’nün de katıldığı etkinlikte pişirilen çiğdem aşı sonrasında hep birlikte afiyetle yendi.

    Çiğdem gezdirme ve çiğdem aşı pişirme geleneğinin Orta Asya’dan beri baharın dirilişi ve tazelenme anlamına geldiğini söyleyen Feyza Aşgın, çocukken çiğdem gezdirme geleneğinin daha yaygın olduğunu belirterek bu geleneğin öğretilmesi ve yaşatılması için böyle bir etkinlik düzenlediklerini söyledi.

    Etkinliğin arasında dostluk, kardeşlik ve yardımlaşma duygularını güçlendirdiğine de vurgu yapan Aşgın, programın hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

  • Ünlü Yazardan FSM İlkokuluna Ziyaret

    Ünlü Yazardan FSM İlkokuluna Ziyaret

    Yazar Nehir Aydın Gökduman, Fatih Sultan Mehmet İlkokulu öğrencileriyle buluştu.

    Fatih Sultan Mehmet İlkokulu 1/I sınıfı öğretmeni Güldane Alparslan, ‘’Çikolatalı Masallar’’ kitabının yazarı, Nehir Aydın Gökduman’ı sınıflarında misafir etti. Öğrencilerinin 1. Sınıf olmasına rağmen ’’Çikolatalı Masallar’’ adlı kitabı kısa sürede bitirdiklerini dile getiren Alparslan, minik öğrencilerine sürpriz yaparak, kitabın yazarı Gökduman’ı öğrencileriyle buluşturdu.

    Minik öğrencilerle sohbet edip keyifli anlar geçiren Gökduman, her öğrenciyle de ayrı ayrı hatıra fotoğrafı çektirdi. ‘’Çikolatalı Masallar’’ adlı kitabını imzalayan Gökduman, 1/I sınıfı öğretmeni Güldane Alparslan’ın teşekküründen sonra minik öğrencilere veda etti.

    Nehir Aydın Gökduman Kimdir?

    1969 Çanakkale doğumlu olan Gökduman, 1991’de,19 Mayıs Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu’dan mezun oldu. Kısa süren bir meslek hayatının ardından yazım çalışmalarına başladı. Roman, öykü ve çocuk edebiyatı alanında

  • BİLSEM Binası Yıkıldı

    BİLSEM Binası Yıkıldı

    Çorum Belediyesi tarafından şehir içi trafiğini rahatlatmak amacıyla açılacak olan yoldaki engeller bir bir ortadan kaldırılmaya devam ediyor.

    O engellerden biri olan yarım asırlık BİLSEM binası da dün belediye ekipleri tarafından yıkıldı.

    Yıkım esnasında Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, yardımcıları ve Üçtutlar Mahallesi Muhtarı Mehmet Bölükbaş da hazır bulundu.

    Yıkım töreninde konuşma yapan Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, 650 metre uzunluğunda ve 25 metre genişliğindeki caddenin açıldığında şehir merkezinin nefes alacağını söyledi.

    İmam Hatip Lisesi ek binasına da onay çıktığını ifade eden Başkan Aşgın, önümüzdeki günlerde de orayı yıkacaklarını söyledi.

  • Hayvan Sevgisini Aşılamak İçin İmzalar Atıldı

    Hayvan Sevgisini Aşılamak İçin İmzalar Atıldı

    Çorum Valiliği, Çorum Belediyesi, Hitit Üniversitesi, Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü ile Karadeniz Hayvan Hakları Federasyonu ortaklığında, Çorum Valiliği İl Sosyal Etüt ve Proje Müdürlüğü koordinatörlüğünde yürütülecek, toplumun sokak hayvanları ve doğal yaşam alanları hakkında bilgi sahibi olmalarını ve gençlik çağındaki öğrencilere kazandırılacak hayvan sevgisi bilincini yerleştirmek amacıyla hazırlanan ‘Can Taşıyoruz Hayatı Paylaşıyoruz’adlı projenin imza töreni gerçekleştirildi.

    Valilik Toplantı Salonu’ndan gerçekleştirilen imza törenine Vali Mustafa Çiftçi, Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Karadeniz Hayvan Hakları Federasyon Başkanı Şeyda Çimen, Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürü Mustafa Gözler, İl Sosyal Etüt Proje Müdürü Seyfettin Zengin ve federasyon üyeleri katıldı.

    ‘Can Taşıyoruz Hayatı Paylaşıyoruz’ projesi ile ilgili bilgi veren Vali Mustafa Çiftçi; “Proje ile yarının geleceği olan öğrencilerimize kalıcı olarak merhamet duygusuna dönüşecek ve sokak hayvanlarını koruyan bireyler olarak yetiştirmenin kapılarını açmak, ilimizde hayvan hakları kurulunun çalışmalarının etkinliğini artırmak, doğal yaşam ve çevre bilincinin geliştirmesini artırmak amaçlıyoruz. Aynı zamanda proje ile üniversitemizin hayvan dostu bir okul olarak anılmasını sağlamayı, hayvan hakları konusunda öğrencilerin tüm canlılara karşı merhamet duygusunun geliştirilmesini sağlamayı, ben merkezcilikten uzak, paylaşımcı bireyler olması ve bilinç düzeyinin artırılmasını sağlamayı, Geçici Hayvan Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi ile doğal yaşam alanları ziyaret edilerek sokak hayvanlarının ihtiyaçları hakkında farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. “ dedi.

    Proje kapsamında çalıştay, saha ziyaretleri ve seminerler düzenleneceğini aktaran Çiftçi; “İlimizin bu alanda yeterliliğini görmek amacıyla SWOT yapılacak. Yapılacak çalıştay ile sokak hayvanları için yapılması planlanan doğal yaşam alanı çalışmaları değerlendirilecek.” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından 4 kurum arasında protokol anlaşması imzalandı. Toplantı sonunda Val Mustafa Çiftçi proje hakkında bilgi aldı.

  • “Birlik, Beraberlik ve Kardeşliğimizi Pekiştirmeliyiz”

    “Birlik, Beraberlik ve Kardeşliğimizi Pekiştirmeliyiz”

    Sungurlu Belediye Başkanı Abdulkadir Şahiner,Regaip Kandili nedeniyle bir mesaj yayınladı.

    Başkan Şahiner mesajında; “Üç aylara girdiğimiz bu günlerde çok anlamlı bir güne ulaşmanın hazzını yaşıyoruz. Ramazan ayına hasretle ulaşmak isteğine bir adım daha yaklaşmanın manevi hazzını bu güzel günde hissetmekteyiz. Bu mübarek zaman dilimini fırsat bilerek sevgi, saygı ve hoşgörü ortamının kurulmasına; birlik, beraberlik ve kardeşliğimizin güçlenmesine daha fazla gayret göstermeliyiz. Bu duygu ve düşüncelerle, tüm inananların Regaip kandilini ve üç aylarını tebrik ediyor, milletçe birlik ve beraberlik içinde daha nice kandillere kavuşmayı Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum.” dedi

  • “28 Şubat Darbesi Milletin Dinî İnançlarına Yapılmıştır”

    “28 Şubat Darbesi Milletin Dinî İnançlarına Yapılmıştır”

    ÇORİMDER Başkanı ve ÖNDER Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Boyraz, 28 Şubat Post- Modern darbesiyle ilgili yazılı basın açıklamada bulundu.

    28 Şubat 1997 yılında yaşananların Türkiye’nin millet ve devlet olarak özüne dönmeye niyet ettiği her dönemde başına getirilen olaylar zincirinin akılda en çok kalan halkalarından bir olduğunu belirten Boyraz, “Ekonominin toparlandığı, gelecege dair yatırımların seferberlik halinde başladığı ve hız kesmeden devam ettigi, D-8 Birligi ile dünya siyasetinde yeni kapıların denendigi, halkla barışıldığı bir dönemde gelmişti” dedi.

    28 Şubat postmodern darbesinin siyasi bir geleneği gayri hukuki ve ahlaki yollarla yok etme üzerine yapılmış plandan öte, milletin dinî inançlarına ve tercihlerine kasteden akıl almaz bir girişim olduğunun altını çizen Boyraz, “Bu yüzden bin yıl sürmesi öngörülmüştü ve siyasetle ilgisi olsun olmasın inançlarını yaşayan ve bu hususta talebi olan herkesi hedef almıştı. Devleti korumak için milletin vergileriyle istihdam edilen askerlerden ve bürokratlardan, milletin vekili olduğunu iddia eden siyasilerden, işçi ve memurun aidatlarıyla başkanlık yapan sendika yöneticilerinden, servetini milletin vergilerinden aldıgı teşvik ve kredilerle elde etmiş iş adamlarından, darbe heveslisi askerlerden talimat alan sözde sivil toplum örgütlerinden, darbe şakşakçısı gazetecilerden ve televizyonculardan oluşan bir zümre; bundan tam 23 yıl önce korkunç bir ihanet senaryosunu gönüllü olarak oynamayı kabul etmişlerdi” diye konuştu.

    “28 Şubat Postmodern darbesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlenmesini, tarihi ve kültürel mirasına sahip çıkarak lider ülke olmasını kendi menfaatlerinin zararına gören batılı devletlerin başkentlerinde çizilen darbe planıdır” diyen Boyraz, konu ile ilgili açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “içeriden bulduğu ihanet öbekleri ile uygulamaya konuldu. ”Yeşil sermaye” diyerek faizsiz ve helal kazançla çalışan iç adamlarını ve şirketleri, ”kamusal alan” diyerek başörtülü memur ve işçilerle gencecik kızları, ”katsayı” diyerek milyonlarca imam hatipli ve meslek liseli ögrenciyi, ”irtica” diyerek menfur emellerine engel gördükleri herkesi kendilerine hedef olarak belirlediler. Ellerindeki silah, yargı, medya ve bürokrasi güçleriyle toplumun bir kesimini baskı altına alıp haklarını gasp ettiler. Etkisi hayatın her alanında hâlâ devam eden zulümler ve cürümler işlediler.

    28 Şubat kararlarının halkın benliğinde ve belleğinde açtıgı yaralar zaman içinde tesirini yitirmeye mahkûmdur. O gün halka namlu ve dipçik gösterenler, halkın nefretini kazanmış ve maşeri vicdanda zerre kadar değere layık görülmemişlerdir. Daha sonraki siyasi ve toplumsal gelismeler bunun en net delilidir. Milletin iradesini darbe ile ele geçirenlerin bir kısmı yargılanmış ve çeşitli cezalara çarptırılmıştır. Ancak darbeye destek veren siyasiler, iş adamları, medya patronları, medya çalışanları, sendika idarecileri, yargı mensupları, bürokrat ve üst düzey memurlar hâlâ yargılanmamıştır ve yaptıkları yanlarına kâr kalmıçtır. Üstelik o dönem savaş açtıkları kişi, kurum ve değerler hakkında bugün övgü cümleleri kurarak halkın idraki ve hatıraları ile istihza etmektedirler.

    28 Şubat sürecinde çok acı olaylar yaşayan, içini, eğitim hayatını, gelecegini kaybeden milyonların mağduriyetinin tek tesellisi; bu zulme ortak olan aktörlerin hak ettikleri cezalara çarptırılmalarıdır. Verilecek bu ceza, milletin değerlerine düşman olan, iradesini elinden almaya niyetlenen herkes için de önemli bir ders olacaktır.

    Şüphe yok ki; 28 Şubat 1997 yılında ve sonrasında yaşananlar bu milletin kutlu ve mübarek yolculuğunda bir nokta mesabesindedir. Ellerindeki imkânlarla bu milleti siyah bir noktada boğabileceklerini vehmeden kökü dışarıda aktörlerin elbette ki sonu gelmemiştir. Bünyedeki virüs misali devletin ve milletin güçten düşmesini bekledikleri sır değildir. Devlete ve millete düşen ise bu virüsü, belirtilerini ve vücuda verdiği tahribatı sürekli hatırlayıp tedbirler alması ve yeni nesillere aktarmasıdır.

    Bu aziz millete 28 Şubat sürecindeki zulümleri yaşatıp sonrasında tarihin utanç sayfalarında yerlerini alan bütün aktörleri nefretle kınıyor ve bir daha bu tür menfur hadiselerin yaşanmamasını temenni ediyoruz” şeklinde açıklamasını tamamladı.

  • Beklenen Fragman 29 Şubat’ta Youtube’de

    Beklenen Fragman 29 Şubat’ta Youtube’de

    Çam Yarması – 2 Bitik Kardeşler isimli komedi türü sinema filminin merakla beklenen fragmanı 29 Şubat Cumartesi günü saat 16.00’da YouTube’de yayınlanacak.

    Çekimleri Çorum ve İskilip’te tamamlanan filmin fragman tanıtım galası ise geçtiğimiz hafta sonu yoğun bir katılımla Hanoğlu Konağı’nda gerçekleşmişti. Şimdi ise fragmanı tüm Türkiye’de aynı anda görücüye çıkıyor.

    7’den 70’e herkesin izleyeceği aile komedi filminde Çorum’un tarihi, turistik ve doğal güzelliklerine de yer veriliyor. Filmin vizyon tarihi ise 10 Nisan olarak belirlenirken, filmin vizyonda milyonlara ulaşması hedefleniyor.

  • ” Bu Gece Manevi Toparlanmamıza Vesile Olsun”

    ” Bu Gece Manevi Toparlanmamıza Vesile Olsun”

    Milliyetçi Hareket Partisi Çorum İl Başkanı Agah Karapıçak, Regaib Kandili nedeniyle bir mesaj yayımladı.

    “Mübarek Regaib Kandili’ni idrak edeceğimiz bu gecenin öncelikle güzelliklere vesile olmasını, ihtiyacımız olan manevi toparlanmaya tümüyle ortam açmasını, Cenab-ı Allah’tan niyaz ve murat ediyorum” diyen Karapıçak yayımladığı mesajında şunları söyledi;

    “Felaketlerin ve belaların ard arda geldiği günlerimizin bir an evvel feraha kavuşmasını temenni ediyorum. Semaya açılan ellere dillerden dökülen duaların günahkarlara aşılmaz duvarlar örmesini, iman ve irfanının hikmetiyle bütün kötülükleri def etmesini diliyorum.

    Milli beka için varını yoğunu seferber eden kahramanlarımızın Rabb’im yar ve yardımcıları olsun. Vatan ve Millet mücadelesi yolunda can veren aziz şehitlerimizi rahmet, minnet, şükranla anıyorum.

    Aziz milletimizin, Türk-İslam aleminin Regaip Kandili’ni içtenlikle ve samimiyetle kutluyor, semaya açılan ellerin geri çevrilmeyeceğine gönülden inanıyorum.

    Niyazım odur ki, Kandilimiz mübarek, geleceğimiz aydınlık, bin yıllık kardeşliğimiz daim, milli birliğimiz, kadim beraberliğimiz, tarihi bağımsızlığımız sonsuza kadar var olsun diyor, bütün hemşehrilerimizi, bütün vatandaşlarımızı hasretle selamlayarak, sevgi ve saygılarımı sunuyorum”

  • Kuzu Ölümlerine Dikkat!

    Kuzu Ölümlerine Dikkat!

    Çorum Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, Çorum’da kuzu doğumların başlaması ile birlikte önemli hale gelen yeni doğan kuzu kayıpları ile ilgili olarak koyunculuk yapan üreticileri uyardı.

    Sarı, Kuzu ölümlerinin genellikle hastalıklardan ve yetersiz bakım besleme şartlarından kaynaklandığını belirtti.

    Doğum sonrası kuzu kayıplarının büyük oranda yetersiz bakım beslemeden kaynaklandığını belirten Sarı, “Bunda yetiştirme şekli kadar ortam sıcaklığı ve hava cereyanlarıile beslenme önemli büyük rol oynamaktadır. Yetiştiricilerimiz, doğumdan itibaren sütten kesime kadar olan ki dönemde hayvanlarının bakım ve besleme koşullarını iyileştirerek kuzu ölümlerini ve bundan kaynaklı işletme verim kayıplarının en aza indirebileceklerini unutmamalıdırlar.Ortam hijyeni yeni doğan için son derece önemlidir. Anaç koyun kuzulamadan önce doğum bölmeleri temizlenmeli ve doğum gerçekleştiğinde de göbek kordonu 2,5-3 cm alttan kesilerek tentürdiyotla iyice dezenfekte edilmelidir. Doğum sırasında kuzu ve annesi soğuk hava cereyanından da korunmalıdır.Ayrıca Bakanlığımızca belirlenenŞap, Brusella, PPR gibi hastalıklara karşı, kuzularımız belirlenen program çerçevesinde aşılamaya tabi tutulmaktadır. Yetiştiricilerin, kurumumuz hayvan sağlığı personeli tarafından yapılan koruyucu aşılarla hayvanlarını aşılatması gerekmektedir” dedi.

    Kuzu ölümlerinin önüne geçilmesi için ağız sütü ile beslenmenin çok önemli olduğu belirten Sarı, “Sağlıklı bir kuzu elde etmenin en önemli yolu yavrunun ağız sütü içmesinden geçer. Kuzunun hastalıklara karşı direncini sağlayan bağışıklık maddelerinin miktarı doğumdan sonraki ilk 15 dakika ile 4 saat arasında verilecek olan ağız sütünde en yüksek orandadır. Ağız sütünde bulunan bağışıklık maddeleri zaman içinde azalır. Bu nedenle, bir kuzunun doğumdan sonra ilk 1-4 saat içinde ağız sütünden mutlaka alması gerekmektedir. Yetiştiricilerimizin bazıları ağız sütü ishal yapıyor diye kuzulara içirmemekte ya da az içirmektedir.Bu uygulama tamamen yanlıştır. Kuzu ağız sütünü almaz ise hastalanır ve iyi gelişemez. Kuzular bir haftalık oluncaya kadar annesiyle birlikte doğum bölmesinde kalmalı, 15’inci günden itibaren kaliteli kuru ot veya kuru yonca otu ile kuzu başlangıç yemine geçilerek, bir aydan sonra da meraya çıkarılmalıdır.Üreticilerimize yeni sezonda bol kazançlı ve bereketli bir yıl dilerim” diye konuştu.

  • ” Umut Kavşağı” Adlı Oyunu Sahnelenecek

    ” Umut Kavşağı” Adlı Oyunu Sahnelenecek

    Van Devlet Tiyatrosu tarafından sahneye hazırlanan ” Umut Kavşağı” adlı oyunu 28-29 Şubat 2020 tarihinde Çorum’da sahnelenecek.

    Serap Işık’ın yazdığı, Betül fevzioğlu Gökçer’in yönettiği 1 saat 50 Dakikalık ve 2 perdelik oyun 28 Şubat Cuma günü saat 20.00’de ve 29 Şubat 2020 Cumartesi günü saat 14.00 ile 20.00 saatlerinde 3 kez sahne alacaktır.

    13 yaş üzeri seyirciler için olan oyunun biletleri; Devlet Tiyatro Salonu gişesinden tam bilet 9,00 ve öğrenci için 6,00 TL. olarak satışa sunulacaktır.

    İNTERNET SATIŞI: Biletiva. Com/Tiyatro /Devlet Tiyatrosu/ Çorum adresinden alınabilir.

    Oyunun konusuna gelince;

    Oyun bizi yolları bir kavşakta kesişen ve aynı kavşakta ayrılan 3 kadının hikayesinde buluşturuyor.
    Erkek egemen toplumun kadına uygun gördüğü rolle insan olmanın kıskacında sıkışan bu kadınlar kendi kurtarılmış olanlarını oluştururken aynı zamanda bu alanların içinde hapis kalmayı da göze alıyorlar.yanacak mı?..