Etiket: Çözülmeli

  • “Süt Üreticilerinin Sorunları Çözülmeli”

    “Süt Üreticilerinin Sorunları Çözülmeli”

    Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız, girdi maliyetlerinin artmasından dolayı süt üreticilerinin zor duruma düştüğünü belirterek, iktidardan süt üreticilerinin sorunlarının çözümünü istedi.

    CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız, beraberinde parti yöneticileri ile birlikte Çorum Merkez Büğet Köyü’nü ziyaret ederek süt üreticilerinin sorunlarını dinledi.

    Üreticiler, geçen yıl 50 liraya aldıkları 1 torba sanayi yemini bu sene 165 liradan aldıklarını belirterek, sütün litresini ise Süt Birliğine 3 lira 18 kuruştan verdiklerini söyledi. Küçük aile işletmelerinin ise yemin torbasını 185 liradan aldığı belirtildi.

    Üreticiler ayrıca mazot, gübre, zirai ilaç fiyatlarının yüksekliğinden, yüksek faiz oranlarından, ürünlerin para etmemesinden, emeklerinin karşılığını alamamaktan yakınarak, tarım ve hayvancılık yapacak durumlarının kalmadığını, her geçen gün zarar ettiklerini açıkladı. Üreticinin ayakta kalabilmesi için gereken desteğin verilmesini, tarım ve hayvancılığa, üretime önem verilmesini isteyen Buğet halkı, Tarım Bakanını göreve davet etti.

    CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız ise sütün Damızlık Birliğine litresi 3 lira 18 kuruştan verildiğini, 50 kiloluk yemin ise 165 TL’den satıldığını belirterek, “üreticinin para kazanması için 1 litre süt 1.5 kg kesif yem almalı ki üretici zarar etmesin” dedi.

    SÜT İNEĞİ KENDİNİ BİLE BESLEYEMİYOR,

    1 LİTRE SÜT 5 TL’DEN BİRLİĞE VERİLMELİ

    Tahtasız, “1 litre sütün fiyatı şu anda en az 5 TL’den birliğe verilmelidir. Bir süt ineği ortalama 22 litre süt verse, kendini bile besleyemez” ifadesini kullanarak durumun açık ve net bir şekilde ortada olduğunu dile getirdi.

    Tahtasız, “Çiftçi ürettiği sütün litresini 3,18 kuruş tan birliğe veriyor sütün çiftçiye maliyeti ise 4,35 kuruş. Yani üretici zarar ediyor. Çiftçimizin hem kendi damızlığını, hem besi hayvanını doğurması gereken süt ineğimiz şu anda kasaba gidiyor. Çünkü hayvanın yediği yem, yediği yemle beraber ürettiği süt maliyetini karşılamıyor. Hayvancılık maliyetlerinin %70’ni yem oluşturmaktadır. Eğer siz bir ülkede yem sorununu çözememişseniz hayvancılığı sürdüremezsiniz” ifadesini kullandı.

    Tahtasız, gıda arzının sürdürülebilirliğinin toplumların sağlığı ve geleceği açısından öneminin büyük olduğunu belirterek, “Gıda arzını etkileyen en temel unsurları dikkate alarak karar vericilerin politika geliştirmesi, sektörel büyümenin önemli bir unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Süt sektörü birçok alt sektörün ilk hammadde ihtiyacını karşılaması nedeniyle tarım ve hayvancılık sektörünün gelişimi ve sürdürülebilirliği ile aynı öneme sahiptir. Süt üretiminde girdilerin ucuz ve güvenilir olması sektörün sürdürülebilirliğini ve rekabet gücünü doğrudan etkilemektedir. Bu nedenle süt ve süt ürünleri arz güvenliğinin teminatı tarımsal üretiminin sürdürülebilir şekilde yapılmasına bağlıdır” diye konuştu.

    Tahtasız, “Bugün çiftçilerimiz artan maliyetlerden dolayı kredi ile ayakta kalmaya çalışmaktadır. Sektörde en önemli girdi maliyetleri olan yem ve enerji fiyatları ile diğer girdi maliyetleri artarken süt fiyatlarının artmaması üreticilerimizi zor duruma düşürmektedir” diyerek, çiftçinin, üreticinin yanında olduklarını vurguladı.

    Tahtasız, “Yetkilileri en kısa zamanda süt üreticilerimizin bu sorununu çözmek için harekete geçmeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.

    CHP İl Başkanı Tahtasız, beraberinde İl Başkan Yardımcısı Duran Arslan, İl Kadın Kolları Başkanı Kamile Anar, İl Genel Meclisi Grup Başkanvekili Yıldız Bek ve bazı yöneticileri ile birlikte Büğet Köyü Muhtarı Saffet Kışla, Büğet Köyü Derneği Başkanı Ceylan Yaşar ve köy halkıyla sohbet etti.

  • “Aşı Sorunu Siyasetten Uzak, Bilimin Işığında Çözülmeli”

    “Aşı Sorunu Siyasetten Uzak, Bilimin Işığında Çözülmeli”

    Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız, ülkemizde yaşanan aşı krizinin Türk bilim insanları Dr. Özlem Türeci ve Prof. Uğur Şahin sayesinde çözüme kavuşturulacağını belirterek, aşı sorununun siyasi malzeme yapılmadan, ticari kazanç planı yapılmadan, bilimin ışığında ve hızlı bir şekilde aşılması gerektiğini bildirdi.

    Tahtasız, “Sürekli ekonomik kriz yaşayan ülkemiz, giderek daha çıkmaza girerken, bir umut, Biontech’in kurucusu Prof. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci ülkemizi bataktan çıkarıyor. Bütün insiyatiflerini kullanarak ülkemize aşı gelmesini sağlıyorlar” diyerek bilim insanlarına yüksek onun ödülü verilmesi gerektiğini açıkladı.

    Tahtasız, “Dr. Özlem Türeci ile Prof. Uğur Şahin’e Almanya’nın en üst düzey devlet madalyası olan Yıldızlı Liyakat Nişanı verildi. Ülkemizde de dünya insanlığı için yaptıkları ve ülkemize verdikleri özel durum sebebiyle iki bilim insanımıza en yüksen onur ödülleri verilmelidir” ifadesini kullandı.

    CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız’ın konuyla ilgili açıklaması şu şekilde:

    “ÜLKEMİZİ BATAKTAN BİLİM İNSANLARI ÇIKARTACAK”

    “İki bilim insanımız sayesinde “AŞI” işi çözümleniyor.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, aşı konusunda defalarca açıklama yaptı. Hiç biri gerçekleşmedi. Aralık 2020’de gelecekti, Ocak, Şubat, Mart, Nisan… her defasında Sinovac ile şöyle anlaştık, böyle anlaştık. Sonuç yok.

    2021 yılında önlenebilir ölümler artarak devam etti.  Sürekli açılma, kapanma gibi garip uygulamalarla salgının şiddeti azaltılmaya çalışıldı. Açıklamaların aksine davranışlar “lebaleb kongreler, cenaze törenleri, futbol kutlamaları, Kudüs protesto gösterileri  v.b.” salgının daha da şiddetli devam etmesini sağladı.

    Esnafın 15 aydır işyeri kapanmış, milyonlar iş yapamaz olmuş, evine ekmek parası götürememiş, umutlar tükenmiş, intiharlar patlamış, milyonlarca çocuğumuz eğitim dışında kalmış, interneti olmayan köyler, olsa da veri transferi bile yapamayan en kötü internet alt yapısına sahip bir ülke…

    Hazine boşalmış, borç bulunamıyor, tek umut gelecek turiste bağlanmışken,

    Korona vaka sayılarındaki çokluk sebebiyle AB, İngiltere, Rusya yasak veya karantina kararlarını devreye sokmuş.

    Sürekli ekonomik kriz yaşayan ülkemiz, giderek daha çıkmaza girerken, bir umut,

    Biontech’in kurucusu Prof. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci ülkemizi bataktan çıkarıyor. Bütün insiyatiflerini kullanarak ülkemize aşı gelmesini sağlıyorlar.

    Hem de Türkiye’ye çok özel bir fiyattan, dünyaya sattıkları fiyatın neredeyse yarısına…

    Prof. Uğur Şahin ve Dr. Özlem Türeci daha işin başında, Pfizer ile anlaşma yaparken Türkiye ve Almanya satış ve pazarlama haklarını kendilerinde bırakmışlar. Birisi doğduğumuz, diğeri bizi büyüten ülkeler demişler. Bu özel durum sayesinde Türkiye’ye aşı gönderiyorlar, hem de özel fiyatla.

    Dr. Özlem Türeci ile Prof. Uğur Şahin’e Almanya’nın en üst düzey devlet madalyası olan Yıldızlı Liyakat Nişanı verildi. Ülkemizde de dünya insanlığı için yaptıkları ve ülkemize verdikleri özel durum sebebiyle iki bilim insanımıza en yüksen onur ödülleri verilmelidir.

    “ULUSAL BİRLİK İÇİNDE AÇI SORUNU ÇÖZÜLMELİDİR”

    Aşı işini beceremeyen ve krizin daha da derinleşmesine sebep olan sayın yetkililer, ülkemize gelen Biontech aşılarını ulusal birlik içerisinde, çok hızlı aşı kampanyaları yaparak sonuçlandırmanızı bekliyoruz.

    Her zaman olduğu gibi canlarını ortaya koyan sağlık beşiktaş escort çalışanlarımıza gölge etmemenizi ve siyası çıkar elde etmeye çalışmadan birliği tesis etmeye çalışmanızı bekliyoruz.

    şirinevler escort

    Ata’mızın sözünü bir kez avcılar escort daha hatırlayalım. 

    “Başarı için en hakiki (gerçek) mürşit (yol gösterici), ilimdir, fendir.

    İlim ve fennin dışında yol aramak gaflettir, cehalettir, sapkınlıktır.”

  • “Eczacıların Sorunların Çözülmeli”

    “Eczacıların Sorunların Çözülmeli”

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı 14 Mayıs Eczacılar Günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayımladı.

    Saatci, ”Sağlık hizmetlerinin sunulmasında önemli bir misyonu bulunan eczacılarımızın Eczacılar Günü’nü kutluyoruz” dedi.

    Eczacılar, kamudaki farklı istihdamların sona ermesi ve ücret politikasındaki eşitsizliğin giderilmesini beklediklerini ifade eden Saatcı,”Kurumlar arasındaki farklılıklar, çalışma barışını bozmakta ve verimliliği düşürmektedir. Hizmet kalitesinin yükselmesi ve çalışan memnuniyeti açısından, eczacıların sorunları en kısa zamanda giderilmedir. Eczacılarımız; sağlık hizmetlerinin sunulmasında önemli bir görev yerine getirmekte ve büyük bir sorumluluk almaktadır. Eczacılarımız, hem hak ettikleri değeri görmeli, hem de kurumlar arasındaki istihdam farklılıkları giderilerek çalışma barışları sağlanmalıdır. Ayrıca, eczacılarla ilgili politika belirlenmesi konusunda, kamuda istihdam edilen eczacılar da sürece dâhil edilmeli, sadece kamu dışında görev yapan ve işyeri sahibi eczacılarla sınırlı hale getirilmemelidir” şeklinde ifade etti.

    Sağlık-Sen olarak, bu yöndeki talepleri ilgili platformlara taşıyacak ve kurumlar arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi için mücadele edeceklerini dile getiren Saatci, “Eczacılarımızın günlerini tekrar kutluyor, sorunlarının çözüldüğü ve hak ettikleri değerin verildiği günler diliyoruz” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

  • “Sağlık Çalışanların Sorunları Çözülmeli”

    “Sağlık Çalışanların Sorunları Çözülmeli”

    Türk Sağlık Sen Çorum Şube Başkanı M. Fatih Gök, sağlık çalışanları için sevindirici kararların alınması gerektiğini söyledi.

    3 gündür saat 21.00’de kadirşinas Türk Milleti’nin fedakâr sağlık çalışanlarının alkışlayarak moral verdiğini ifade eden Gök, “Sağlık çalışanları adına Milletimize teşekkür ediyorum. Bu süreçte de Türk Devletinin emrinde, Türk Milletine hizmet etmeye tüm sağlık ordusu hazır ve görevinin başındadır” dedi.

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın TBMM’de yaptığı konuşmada “Sağlık Ordumuza kolaylıklar ve güvenceler sağlanmalıdır. Sadece fedakarlık duygularına yönelik bir motivasyon yetersizdir” dediğini hatırlatan Gök, “Sayın Bakan yetersizlik konusunda son derece haklıdır. Ayrıca Sayın Bakan tarafından bu sözlerin söylenmesi önemlidir. O halde sıra artık sağlık çalışanlarının sorunlarının çözülmesine, taleplerinin süratle karşılanmasına gelmiştir. Çünkü sağlık çalışanlarının sorunlarını çözmek Türkiye’nin sağlığına katkı yapmak demektir” diye konuştu.

    “Bu kapsamda ilk olarak İş yükünü azaltmak, personel eksikliğimizi gidermek, genç sağlık çalışanlarını sağlık ordumuza katarak Türkiye’nin sağlığını daha da güçlendirmek için 50 bin sağlık çalışanı ataması bir an önce yapılmalıdır” diyen Gök konu ile ilgili açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “ Bu konuda gerekli ilan ve atama işlemleri süratle gerçekleştirilmelidir. Sağlık çalışanlarının hem performans sisteminden kaynaklı mağduriyet yaşamamaları hem motivasyonlarına katkı olması için performanslar tavandan ödenmeli, mali ve özlük haklarında iyileştirmeler yapılmadır. Başka ülkelerde mali haklarda düzenlemeler yapıldığı hatırlatmak isteriz.

    Sağlık çalışanlarının sağlığı her şeyden önemli denilmeli, koronavirüs tedbirleri ülkemizdeki tüm sağlık kurum ve kuruluşlarında en üst seviyede alınarak koruyucu ekipman ve malzeme temininde hiçbir sağlık çalışanı sorun yaşamamalıdır.

    Yaşanılan süreçte düşünülerek sağlık kurum ve kuruluşlarında yaşanacak şiddet olaylarının en aza indirilerek sıfırlanması için ağır yaptırımlar içeren yasal bir düzenleme hayata geçirilmeli ve uygulanmalıdır. Sağlık kurum ve kuruluşları sıfır toleranslı alan ilan edilmelidir.

    Sağlık çalışanlarının iş barışına zarar veren, çalışma hayatlarındaki huzuru yok eden ve çalışanı ailesinden ayıran sözleşmeli istihdam tamamen ortadan kaldırılmalı tüm sağlık çalışanları kadroya geçirilmelidir. Sağlık çalışanlarının iş ve aile kaygısı sonlandırılmalıdır.

    Taleplerimiz olması gerekenlerdir. Geçmişten bugüne ne yazık ihmal edilen haklı isteklerimizdir. Herkes sağlık çalışanlarının bu süreçteki önemini ve hakkını teslim ederken de yapılması gerekenlerdir.

    Sağlık çalışanlarının morale ihtiyacı olduğu kadar mağduriyetlerinin giderilmesine de ihtiyaçları vardır. Devletimiz, yöneticilerimiz bu konuda da hassasiyet göstermeli ve sağlık çalışanları için sevindirici kararlar almalıdırlar”

  • “Türk Kadının Sorunları Çözülmeli”

    “Türk Kadının Sorunları Çözülmeli”

    Türk Sağlık Sen Çorum Şube Başkanı M. Fatih Gök, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    Türk kültürünün en önemli özelliklerinden birisinin kadına verdiği değer olduğunu belirten Gök, “Fakat günümüz Türkiye’sinde kadına yönelik şiddet ve cinayetleri gördükçe bu hale nasıl gelindiğini düşünmek lazımdır” dedi.

    Ziya Gökalp’ın “Kadın yükselmezse alçalır vatan, Samimi olamaz onsuz bir irfan.” Dediğini hatırlatan Gök, “Türkiye müreffeh bir ülke olacaksa bunun temel taşlarından biri de kadına, onun emeğine duyulan saygı, verilen değerdir” diye konuştu.

    Gök, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün  “ Türk kadını sen omuzlar üstünde yükselmeye layıksın” diyerek işaret ettiği seviyeden neden bu kadar uzaklaşıldı, Türk kadını niçin sorunlarla boğuşuyor bunun üstüne kafa yorulması gerekmekte ve harekete geçilmelidir” dedi.

     Kadınların sosyal hayatta karşılaştıkları sorunların yanında çalışma hayatında da sıkıntılar yaşadığına dikkat çeken Gök, konu ile ilgili açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “Türk Sağlık-Sen olarak gerçekleştirdiğimiz Kadın Çalıştayı’nda bizzat çalışan sendikalı kadınlar tarafından şu hususlara özellikle vurgu yapılmıştır:

    Kamuda mobbing ve şiddet kadın çalışanlarımızın en önemli sorunlarındandır. Bu konuda ağır yaptırımlar hayata geçirilmelidir.

    Kurumlarda torpil ve adam kayırmacılık gibi uygulamalardan kadın çalışanlar şikayetçidirler. Kendilerinin yönetim kademelerinden kasıtlı olarak uzaklaştırıldıklarını ve kendilerine görev verilmediğini ifade etmektedirler. Branş dışı çalıştırma ve geçici görevlendirmeler gibi hususlarda haksızlığa uğradıklarını belirtmektedirler.

    Kreş yetersizliği, süt ve doğum izinlerinin azlığı çalışan kadınlarının aile yaşamlarını olumsuz etkileyen önemli sorunlardır.

    Mesai saatlerinin çalışan anneler için kolaylaştırılması sağlanmalıdır. Araştırmalarımıza göre Kadın çalışanlarımızın sadece 10’unun ailesine yeterli vakit ayırabildiğini belirtmesi bu meselenin mutlaka bir çözüme kavuşturulması gerektiğini ortaya koymaktadır.

    Sendika olarak yaptığımız araştırmalara göre kadın çalışanlarımızın yüzde 67’sinin kendisini kurumunda dezavantajlı hissetmesi, yüzde 76’sının cinsiyete dayalı bir ayrımcılık olduğunu düşünmesi meselenin ne kadar vahim olduğunu göstermektedir.

    Çalışma yaşamlarındaki zorlukların aile yaşamlarını etkilediği kadın çalışanlarımızın bu sorunlarının çözülmesi için mutlaka somut adımlar atılmalıdır.

    Türk kadının sosyal hayattaki kabul edilemez sorunlarının çözülmesi, daha iyi bir çalışma hayatı standardı sunulması devletin öncelikli görevlerindendir. Türk Kadını hak ettiği değeri görmelidir. Bu temennilerle Türk Sağlık-Sen olarak başta şehit anneleri ve eşleri,  Sağlık ve sosyal hizmet alanında şifa dağıtan, şefkat veren,  Çalışma arkadaşlarımız olmak üzere, tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyoruz. Toplumsal yaşamda ve sendikal hayatta mücadele eden kadınlarımıza başarılar diliyor ve kadınlarımızın tüm sorunlarının göstermelik tartışmalardan uzak bir şekilde çözüm odaklı olarak sonuca kavuşmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Diş Hekimlerinin Sorunları Çözülmeli

    Diş Hekimlerinin Sorunları Çözülmeli

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı 21-27 Kasım Ağız ve Diş Sağlığı Haftası olması münasebetiyle yazılı açıklamada bulundu.

    Diş hekimlerinin zor şartlar altında, yoğun tempo içinde çalıştıklarını belirten Saatci, “Adaletsiz performans sistemi altında ezilen, işin niteliğinin önemsenmeyip niceliğinin önemsendiği bir sistemde sağlık hizmetleri sunmaya çalışan ve bu hizmeti sunarken kamudaki ilk birkaç yılından sonra meslek hastalıkları ile mücadele eden, sağlıkta dönüşümün en büyük devrimi olan ağız ve diş sağlığı hizmetinin mimarları Diş Hekimlerinin gününü kutluyoruz” dedi.

    Ağız ve Diş sağlığı çalışanlarının problemleri çözülmeli diyen Saatcı:”Diş hekimleri bugünde önemsenmek ve sorunlarının çözülmesi için bir gayret beklemektedir. Türkiye de sağlık hizmetleri arasında belki de en sorunsuz olarak devam eden sürdürülebilirliğin sağlanmış ağız diş sağlığı hizmetlerini sunan hekimlerin bu kadar önemsenmemesi üzücüdür.21-27 Kasım Ağız ve Diş Sağlığı Haftası olması münasebetiyle diş hekimleri ile birlikte, diş protez teknisyenleri, diş klinik yardımcıları, ağız ve diş sağlığı teknisyenleri, röntgen teknisyenleri diş hastanelerinde ve ADSM’ lerde devlet hastanelerinin ağız ve diş sağlığı kliniklerinde görev yapan tüm çalışanlarımızın da çözüme kavuşmasını istiyoruz. Her platformda dile getirdiğimiz gibi, çalışma koşullarının ağırlığı ve artan iş yoğunluğunun getirdiği fiziki ve psikolojik yıpranma, personel istihdamını zorunlu hale getirmiş olmasına rağmen Diş hekimi, Diş Kliınisyen Yardımcısı, Ağız ve Diş Sağlığı Teknikeri ve Diş Protez Teknikerliği/Teknisyenliği gibi ağız ve diş sağlığında hizmet veren kadrolarda yeterli istihdamın yapılmayarak çalışma standartlarının uygun olarak sağlanmaması, sorunları görmemek adına büyük bir düşüncesizliktir” diye konuştu.

    Saatci, “Sağlık-Sen olarak, çalışanlarımızın sorunlarının çözüme kavuşturulması ve çalışanların lehine olacak ilgili düzenlemelerin ivedilikle hayata geçirilmesi temennisiyle tüm Ağız ve Diş sağlığı çalışanlarının haftasını bir kez daha kutluyoruz” şeklinde açıklamalarda bulundu.