Türkiye’de, leblebi üretiminde önde gelen iller arasında yer alan Çorum’da 1006 çiftçiye yüzde 50 hibe destekli 113 bin 750 kilogram nohut tohumu ile 1134 çiftçiye 1648 ünite ayçiçeği tohumu dağıtıldı.
İl Tarım ve Orman Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, Çorum’un coğrafi işaret tescilli ürünü leblebinin üretimine katkı sağlamak amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığının “Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi Projesi” kapsamında nohut ve ayçiçeği tohumu tedarik edildi.
Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğünce yürütülen proje kapsamında tedarik edilen yüzde 50 hibe destekli tohumlar, İl Tarım ve Orman Müdürlüğünde düzenlenen törenle çiftçilere dağıtıldı.
İl Tarım ve Orman Müdürü Hasan Taş, törende yaptığı konuşmada, TAKE Projesi kapsamında, stratejik arz açığı olan tarımsal ürünlerin, nadasa bırakılan alanlarda ekilerek hem nadas alanlarının üretime kazandırılacağını, hem de çiftçilerin ekonomik olarak güçleneceğini bildirdi.
Taş, “Bu desteklerle birlikte ilimizde bitkisel üretimin artırılması, tarım arazilerinin etkin kullanılması ve üreticilerimizin gelir seviyesinin yükseltilmesi hedeflenmektedir. Üreticilerimize hayırlı ve bereketli bir üretim sezonu diliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Törende, konuşmaların ardından İl Müdürü Taş ve Ziraat Odası Başkanı Adem Özdemir, üreticilere tohumları dağıttı.
Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Çorum Şubesi’nin “Şehidimizden Kardeşine Hediye Var” projesi kapsamında ilkokul öğrencilerine eğitim seti dağıtımı devam ediyor.
Bugünde proje kapsamında Şehit Onur Bakbak ve Dumlupınar İlkokulu öğrencilerine matematik seti dağıtıldı.
Programa Vali Yardımcısı Erdoğan Kanyılmaz, İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, Belediye Başkan Yardımcısı Av. İsmail Yağbat, AK Parti İl Başkanı Av. Murat Günay, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Cihan Türkmen, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Sahit Aydın, Kamu-Sen İl Temsilcisi Selim Aydın ve Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimleri Derneği Şube Başkanı Galip Deniz katıldı.
İLK AŞAMADA HEDEF 1500
Şu ana kadar farklı okullarda 700 öğrenciye eğitim seti ulaştırdıklarını aktaran Galip Deniz, “Bu etkinlikte ise 130 öğrencimize eğitim seti dağıttık. Toplam 830 öğrenciye ulaşmış olduk. Hedefimiz ilk aşamada 1500 öğrencimize bu setleri ulaştırmak” dedi.
PROJE 2025’E KADAR DEVAM EDECEK
Projenin 18 Mart 2025’e kadar devam edeceğini ifade eden Deniz, “İnşallah ondan sonra da okullarımızdaki ‘Gençler Şehit Emanetleriyle Buluşuyor’ projemize devam edeceğiz. Nefes aldığımız müddetçe bayrağı bayrak, toprağı da vatan yapan şehitlerimizin manevi değerlerini yükseltmek için her şeyi yapacağız” diye konuştu.
Ehlibeyt Kudret Dağı Vakfı Cemevleri tarafından düzenlenen ‘Hızır Ayı’nda Abdal Musa Kurtuluş Lokması’ etkinliği Çorum’da yoğun bir katılımla gerçekleşti.
Hafta sonu Bahçelievler Mahallesi Cumartesi pazarı alanında yapılan etkinlik depremde yaşamını yitirenler anısına saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunması başladı. Ardından Aşık Veli Çal ve Kul Ali Rıza Düzgün dede deyişler söyledi. Vakıf gençlerinin semah dönmesi ve yapılan konuşmalar sonrası lokmalar paylaşıldı.
Programa Vali Yardımcısı Tamer Orhan, Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, depremi Gaziantep’te yaşayan bir afetzede olan Jeoloji Mühendisi Mehmet Öztürk, İyi Parti Merkez İlçe Başkanı Av. Orhan Odabaş ve Yönetim Kurulu, Bağımsız Türkiye Partisi Yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.
KENTLERDEKİ YAPILAŞMALAR BİLİM DIŞI OLMASIN
Vakıf Çorum Şubesi Başkanı Gözde Karaman’ın açılış konuşmasının ardından Jeoloji Mühendisi depremzede Mehmet Öztürk, ‘Ben buraya bir Jeoloji Mühendisi olmanın ötesinde depremzede olarak gelmiş bulunuyorum. Gaziantep’ten geldim. Sizlerin böyle bir felaketi yaşamanızı istemem’ dedi.
Öztürk, depremin sürekli gerçekleşen bir yer hareketi olduğuna dikkat çekerek, ‘Biz her gün depremi hissetmeden yaşıyoruz. Yer oluşumu, tektonik hareketler bunu gerektirir’ ifadesini kullandı.
Öztürk, konuşmasında şunları söyledi. ‘Burada oluşan deprem İsviçre Alplerinden Himalayalara kadar uzanan bir dağ silsilesinin tektonik hareketlerinden ibarettir. Bu depremleri kolayca atlatabilmemiz için bilim adamlarının bize söylemiş olduğu tavsiyelere uyumamız, buralara yakın yerlerde yapılaşmamız gerekir. Bu durum bilim tarafından bize öğretilmesine rağmen maalesef özellikle belediyelerin buna hiç riayet etmediği, oturmaya müsaade ettiği, kat sayısının hiç sınır tanımadan yapılaşma oluşturduğu, hepimiz tarafından bilinmektedir. Tavsiyem bize öğretilenler doğrultusunda yapılaşmaya gitmek ve korunmaya çalışmaktır.
DEPREM İNSANIMIZI ORTAK PAYDADA BULUŞTURDU
Programda Ehlibeyt Kudret Dağı Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Nergiz Baydan Doğan, 11 ili etkileyen acı olayla insanımızın ortak bir paydada buluştuğuna dikkat çekerek, felaket bölgesine gittiklerinde yaşadıklarını anlattı. Doğan, ‘Fark ettim ki doğurmadığım birçok çocuğum, hiç elini öpmediğim annem, babam, dedem varmış. Birlikte kıyafetim, yemeğimi paylaşmadığım bir çok kardeşlerim varmış. Ve ben onları bilmeden, gittikleri okulu görmeden, hiç tanımadan onların yerine çok büyük acılar çekebiliyor muşum’dedi.
YARALARIMIZ, DEVLET – MİLLET İŞBİRLİĞİYLE SARILACAK
Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan ise memleketimizin çok büyük bir felaket yaşadığını belirterek, ‘Ülkemizin güneyi adeta yerle bir oldu. Büyük bir acıyla bir anda karşı karşıya kaldık ve bu süreç içerisinden devletimiz milletimizle bir olarak yaraları sarma gayreti içerisinde oldu’ dedi.
Candan, felaketten zarar gören yerlerin çok kısa bir zaman içerisinde daha yaşanabilir hale geleceğine dikkat çekerek, ‘Üzerimize düşeni millet olarak yaptık. Bundan sonrada yapmaya devam edeceğiz. Çorum olarak bize Kahramanmaraş’ın Afşin ilçesini verdiler. Burayı siz ayağa kaldıracaksınız dediler. Sayın Valimiz orada. Çorum Belediyesi orada. Sivil toplum örgütlerimiz orada. Şu anda gece gündüz orayı ayağa kaldırmaya çalışıyorlar. Memleketimizin dört bir tarafında farklı illere farklı yerler verildi. Hep birlikte devlet ve millet işbirliği ile inşallah oraları yaşanılır hale getireceğiz’ dedi.
BİZLERİ ÖLDÜREN DEPREM DEĞİL ÖNLEMSİZLİKTİR
Ehlibeyt Kudret Dağı Vakfı Kurucu Başkanı Erdal Doğan depremin bir doğa olayı olduğunu belirterek, ‘Çürük binalar bizleri öldürür. Bizleri öldüren deprem değildir. Bizleri öldüren kasırgalar seller değildir. Önlemsizliktir’ dedi.
Binlerce insanın uyku halinde depremde yaşamlarını yitirdikleri için onları ‘şehit’ olarak gördüğünü söyleyen Doğan, konuşmasını şöyle sürdürdü. ‘ Biz bir Yaradan’a inanıyoruz. Şimdi ben sizlere Allah’a inanıyor musunuz? Diye sorduğum zaman hepiniz ‘Evet’ diyeceksiniz. Peki. Allah’a inanan hırsızlık yapar mı? Allah’a inanan gıybet yapar mı? Dedikodu yapar mı? Halkı birbirine düşürür mü? Kıskançlık yapar mı? Çekememezlik yapar mı? Din, ırk, mezhep, inanç ayrımı yapar mı? Hakkı bilen bunları yapar mı? Allah aşkına elimizi vicdanımıza koyalım ve düşünelim. Bizler neler yapıyoruz. Orada bir köye uğradım. 121 haneli bir köydü. Fay hattının tam üzerinde. Ve 11 adet evin 2 katlı, 3 katlı olanların tamamı ilk depremde çökmüş. 9 tanesi kalabilmiş ama o 9 tanesinde hiçbir ölen olmamış. Onun dışında, o göçüklerin altında 111 binanın altında çok ölenler olmuş. Şimdi bu çok özür dilerim depremin hatası mı? Yoksa bu binaları yapan müteahhitlerin hatası mı? Bunun hakkı kul hakkı değil mi? Biz bunu kadere bağlayamayız. Biz bunu tedbirsizliğe bağlarız. Her an her dakika deprem oluyor zaten. Yerküre her an sallanıyor. Ama biz bunları hissetmiyoruz.
ÜÇ YILDIR GECE GÜNDÜZ HABER VERİYORUM…
3 yıldır depremlerin geleceğini bana müneccim de diyebilirsiniz. Sihirbaz da diyebilirsiniz, şarlatan da diyebilirsiniz. Her şey diyebilirsiniz. Ben bu olacakların haberini 2 yıldır gece gündüz veriyorum. Sosyal medyada Ehlibeyt Kudret Dağı diye girdiğinizde bu düşüncelerimi gece gündüz paylaştığımı görürsünüz. Ama sakalımız yok tutulmuyor. Beni de hocalar gibi, hacılar gibi, dedeler gibi, belki kendini bilmezler gibi diyeyim daha doğrusu çünkü onların da içinde özünü sözünü bilen Hakk’ın kelâmını söyleyenler var sözüm onlara değil!…
BİZİM DİNİMİZ SEVGİ, MEZHEBİMİZ VİCDANDIR!…
O gidenler bizim canımızdır. İnsan bir dünyadır ve dünyada ne varsa bir insan vücudunda mevcuttur. Fakat ben bu olayın hissiyatını bedenimden çözüyorum. Hurafelerden değil. İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır. Ben bilime inandım. Bakın bilim bizi kurtarır da asılsız şeyler bizi kurtaramaz. Din ile bilim paralel gitmek zorundadır. Bizim davamız din değil, inanç değildir. Bizim davamız dini inancı anlatan insanlardadır. İnsanlara korku vererek, ürküterek, bir din anlatılamaz.
DOĞAYI VE İNSANI SEVMEYEN YARADANA İNANIR MI?
Bu dini, sosyal medyaya girdiğinizde insanlara korku ile anlatıyorlar. Bizim dinimiz sevgi dinidir. Aşk dinidir. Muhabbet dinidir. Ondan dolayı ‘Bizim dinimiz insan, mezhebimiz vicdandır.’ Doğayı sevmeyen, insanı sevmeyen, mahlukatı sevmeyen Yardan’a inanır mı hiç? Yaradan’ın yarattığını ezen, kolunu kafasını kesen bir zihniyet Yaradan’a inanır mı? Bizi bu hale getiren; insanların emeğini yiyen, o müteahhitlik yapan, o demirden çimentodan çalan ve bu insanları ölüme terk eden, kul hakkına tecavüz eden müteahhitler yüzünden bugün binlerce insanımız hayata gözlerini yummuştur.
KARADENİZ BÖLGESİ VE ÇORUM’A DA GELECECEK…
Depremi yaşamayan insanlar depremin acısını anlayamazlar. Bu kadar insanın huzurunda söylüyorum. Bu olaylar yarın bizim başımıza Karadeniz bölgesinde de gelecektir. Çorum da bu bölgede yer almaktadır. Onun için dikkat edelim. Gönül gönüle birlik ve beraberlik içinde olalım. Alevisi ile, Sünnisi ile, Kürdü ile, Türk’ü ile, Abazası, Çerkesi ile bir vücut olalım. Eğer sayın hocalar insanlara nasihat verirken; Türkiye Cumhuriyetindeki 80 milyon insanın kardeş olduğunu anlatırsa, Alevi dedeleri 80 milyon insanın kardeş olduğunu anlatırsa Türkiye’de huzurdan başka bir şey olmaz. Dünyadaki 8 milyar kardeşimize güzellikler birlikler aşk ve sevgi diliyorum.
BİZİ SEVGİ VE SAĞDUYU KURTARACAKTIR
Sadece sağduyulu olalım. Devletimize, milletimize ordumuza, polislerimize, halkımıza Allah zeval vermesin. Devlet halkıyla bütünleşsin. Halk devletle bütünleşsin. Türkiye Cumhuriyeti bayrağı altında bizler vatanımıza sahip çıkmazsak yarın bu vatanı arar hale geliriz. Nedir Alevilik? , nedir Sünnilik?, nedir Kürtlük, Türklük? Hepimiz insan değil miyiz? Hepimizin Allah’ı, Peygamberi bir değil mi? Bizi sevgi kurtaracak, birlik kurtaracak. Devletimiz ve milletimizle bir vücutluk kurtaracaktır.
Anadolu Gençlik Derneği (AGD) tarafından düzenlenen Siyer-i Nebi Yarışması’nda il de dereceye giren öğrencilere ödülleri dağıtıldı.
Siyer-i Nebi Yarışması kaybedeni olmayan bir yarışma olduğuna dikkat çeken AGD Çorum Şube Başkanı Mehmet Göle, “Gençlerin yarışmada Peygamberimizin hayatını okumaları bile çok önemli bir kazanımdır. Efendimiz(sav)’in hayatından küçücük kesitlerin öğrenilmesi, bir sözünün hafızalarda kalması belki bir gencin geleceğini şekillendirecektir. Bir gencin ‘insanların en hayırlısının insanlar için faydalı olan kişi’ olduğuna inanması herkesin kazanmasına yol açacaktır. Yarışmayı neden yapıyoruz? Bir çiçekle bahar gelmez ama her bahar bir çiçekle başlar ve her genç yetiştirilmeyi bekleyen bir çiçektir. Bizim için susuz ve ekilmemiş topraklardaki her gencimiz feda edilmeyecek kadar değerlidir. Baharı başlatacak çiçeğin tohumunu atmak vazifesi ise bizlerindir. Fidanlar erken yaşlarda eğilirler, şekil alırlar. Bu yüzden gençlerimizin bu yaşlarda Peygamberimizin hayatı ile tanışmaları onların kişiliklerinin oluşmasına büyük katkı sağlayacaktır” dedi.
“Ülkemiz gençliğinin karşı karşıya olduğu sıkıntılar ortadadır” diyen Göle, “Gençlerimize kim olduklarını, hangi sorumluluklar ile mükellef olduklarını, nasıl bir inancın temsilcisi olduklarını ve ideallerini hatırlatmak noktasında yarışmamız çok önemlidir. Türkiye geneli 150 bin öğrencimizin katıldığı Siyer-i Nebi Yarışması bizim açımızdan ülkemizdeki ortaokul ve liseli gençlerin gönüllerine dokunmak için mühim bir adımdır. Bu yarışma sürecince maddî destek veren hayır severlere, sürecin işlemesinde yardımcı olan Millî Eğitim Müdürlüğüne, okul müdürlerimize, öğretmenlerimize, sınava katılan öğrencilerimize ve onlara manevî destek veren velilerimize, yarışmanın duyurulmasına katkı sağlayan Çorum Belediyesine ve bu hayırlı hizmetleri yapmak için karşılık beklemeden çalışan teşkilat mensuplarımıza teşekkür ediyoruz” diye konuştu.
Yarışmada dereceye giren öğrenciler şu isimlerden oluştu:
Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan ‘Kaliteli kaba yem bitkileri üretimini geliştirme projesi’ kapsamında Çorum’a 372 bin liralık ödenek geldi.
Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından gönderilen ödenek ile alınan 100 kg’lık 56 bin kg macar fiği tohumu Çorum’da 553 üreticiye dağıtılacak.
İl genelinde 5 bin 530 dekar alanda üretim yapılmasını sağlayacak proje kapsamında dün Tarım ve Orman İl Müdürlüğü’nde düzenlenen törenle çiftçilere fiğ tohumu dağıtımı gerçekleştirildi.
Törene Vali Mustafa Çiftçi, Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, Ziraat Odası Başkanı Mehmet Sayan, Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Yılmaz Kaya ve çiftçiler katıldı.
Törende bir konuşma yapan Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı; “Hayvancılığın temel ihtiyaçlarından olan kaliteli kaba yem bitkileri üretimini geliştirme projesini bakanlığımıza sunmuştuk. Bakanlığımız il müdürlüğümüzün projesini uygun görüldü ve ilimize 372 bin TL ödenek tahsis etti. Tahsis edilen ödenek kapsamında 56 bin kg macar fiği tohumu üreticilerimize dağıtılmak üzere satın alınmıştır. Çorum’da belli kriterleri taşıyan 553 üreticimize 100 kg’lık fiğ tohumu dağıtacağız. Proje ile her bir üreticimize 664 TL tohum desteği, 600 TL kaba yem bitkisi desteği olmak üzere 1264 TL ekonomik destek sağlanmaktadır. 56 bin kg tohumun 24 bin 500 kg’ı merkez ilçe köylerine, 30 bin kg’ı ekiliş alanlarına göre ilçe müdürlüklerine , 700 kg’ı Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği’ne verilecek. Proje dahilinde Çorum’da üreticilerimize 372 bin TL tohum desteği, 336 bin TL yem bitkisi desteği olmak üzere 708 bin TL katma değer sağlanmıştır. İl genelinde macar fiği tohumu dağıtımı ile 14 ilçede 553 çiftçiye 55 bin kg tohum dağıtılarak 5 bin 530 dekar alanda ekim yapılacaktır.” ifadelerini kullandı
DAMIZLIK KOYUN KEÇİ YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİĞİ’NE 225 BİN LİRALIK PROJE
Dağıtılan tohumların hem Çorum’a hem de üreticilere hayırlı olması temennisinde bulunan Vali Mustafa Çiftçi ise hayvancılık ile uğraşanlara bir müjde daha vererek; “Hayvancılığın geliştirilmesiyle ilgili geçmişte Yeşilırmak Havzası Kalkınma Birliğine 3 proje sunmuştuk. Birliğin mali durumundan ötürü projeleri geri çekip tek projeyle tekrar başvurduk. Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliğini biraz daha güçlendirmek amacıyla başlattığımız projemiz dün imzaya açıldı. 225 bin lira bütçeli bir proje. Birlik bu bütçeyle hayvan almak suretiyle üretime geçecek.” dedi.
Tohumu alan çiftçiler ise desteklerinden dolayı Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Tarım ve Orman Bakanlığı ile Vali Mustafa Çiftçi’ye teşekkür etti.
Eğitime verdiği destekleri aralıksız sürdüren Belediye Başkanı Abdulkadir Şahiner, ilçemiz merkezde ve köylerde ikamet etmekte olan 8. Sınıf öğrencilerine Liselere Giriş Sınavı(LGS) için deneme kitapçığı gönderdi.
Belediye Başkan yardımcısı Mükremin Dağaşan, ortaokulları gezerek okul müdürlerine 7 haziran 2020 tarihinde gerçekleştirilecek LGS sınavına girecek öğrenciler için hazırlanan deneme kitapçıklarını teslim etti.
Sınava girecek öğrencilere başarılar dileyen Başkan Şahiner,”Yaklaşan sınav öncesi evlatlarımıza destek amaçlı deneme kitapçıkları temin ettik. Okullarımıza ulaştırarak ailelerimize ve öğrencilerimize teslim etmelerini rica ettik. Öğrencilerimizi hem motive etmek hem de sınav maratonuna hazırlık aşamasında destek olmak istedik. İnşallah tüm evlatlarımız başarılı sonuçlar elde ederler. ”dedi