Etiket: de

  • Çorum’umuzun Değil, Ülkemizin de Gurur Kaynağı

    Çorum’umuzun Değil, Ülkemizin de Gurur Kaynağı

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı ve Sağlık-Sen Genel Merkez Disiplin Kurulu Üyesi Ahmet Saatcı, spor alanındaki başarılarıyla dikkat çeken sağlık çalışanı Murat Özsoy için tebrik mesajı yayımladı.

    Sağlık-Sen Çorum Şubesi tarafından yapılan açıklamada, çalışma hayatındaki özverisini spor alanındaki başarılarıyla taçlandıran Murat Özsoy’un, Çorum’un ve sağlık çalışanlarının adını ulusal ve uluslararası platformlarda gururla duyurduğu ifade edildi.

    Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde görev yapan Murat Özsoy’un, judo branşında elde ettiği derecelerle önemli başarılara imza attığı belirtildi. Özsoy, 12-14 Aralık 2025 tarihlerinde Zonguldak’ta düzenlenen 9. Uluslararası Madenci Judo Kupası Turnuvasında M1 73 kilogram kategorisinde Çorum’u temsil ederek üçüncülük elde etti ve bronz madalya kazandı.

    Başarılı sporcu, 9-10 Mayıs 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilen Spor Toto Veteranlar Türkiye Judo Şampiyonasında da M2 73 kilogram kategorisinde Türkiye üçüncüsü olarak bir kez daha kürsüye çıktı.

    Elde ettiği derecelerle milli takım yolunu açan Murat Özsoy, 1-2 Ağustos 2026 tarihlerinde Arnavutluk’ta düzenlenecek Balkan Şampiyonası, 20-24 Eylül 2026 tarihlerinde Bosna Hersek’in Saraybosna kentinde yapılacak Dünya Şampiyonası ve 22-25 Ekim 2026 tarihlerinde Portekiz’in Portimão şehrinde gerçekleştirilecek Avrupa Şampiyonasında ay-yıldızlı forma ile Türkiye’yi temsil etme hakkı kazandı.

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı açıklamasında, Murat Özsoy’un azmi, disiplini ve mücadeleci ruhuyla örnek bir sporcu profili sergilediğini belirterek, milli sporcuya uluslararası şampiyonalarda başarı dileğinde bulundu.

    Saatcı, “Üyemiz Murat Özsoy’un Balkan, Dünya ve Avrupa Şampiyonalarında da bayrağımızı en iyi şekilde temsil edeceğine inanıyor, kendisine sağlık, mutluluk ve başarılarla dolu bir spor hayatı diliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • “Ben de Varım” Projesi Çorum’da Hayata Geçti

    “Ben de Varım” Projesi Çorum’da Hayata Geçti

    “Ben de Varım” Projesi Çorum’da Hayata Geçti

    Çorum Otizm Gönüllüleri Derneği tarafından yürütülen “Ben de Varım” projesinin açılış töreni gerçekleştirildi.

    Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan bireylere yönelik II. Ulusal Eylem Planını desteklemek amacıyla hayata geçirilen proje, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Sosyoloğu Sena Şaziye Gökdoğan tarafından hazırlanarak Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklendi.

    Açılış törenine Vali Yardımcısı Yeliz Mercan, Belediye Başkan Yardımcısı Alper Zahir, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Mustafa Alagöz, İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürü Muhammet Fatih Bilgili, Millî Eğitim Şube Müdürü Tahir Demir, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcıları İsmail Yılmaz, Türcay Aksoy, İlhan Ünal, Atilla Kurt, Çorum Sivil Toplum Gönüllüleri Derneği İlhan Kılıç ile kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri katıldı.

    “Toplumun Her Alanında Eşit Katılım Hedefliyoruz”

    Açılış konuşmasını yapan Çorum Otizm Gönüllüleri Derneği Başkanı Fatma Avuncu, projeye katkı sunan tüm kurumlara teşekkür ederek şunları söyledi:

    “Ben de Varım adıyla yola çıkarken amacımız çok açık: Otizm spektrumu içinde yer alan bireylerimizin toplumun her alanına katılımını güçlendirmek, ailelerin yanında olmak, eğitimde, sporda ve sosyal yaşamda erişilebilirlik ile eşit fırsatlar yaratmaktır. Bugün burada bulunan her kurumla işbirliği yapmamız, bu hedefi gerçekleştirmek için güçlü bir adım attığımızın göstergesidir.”

    Ailelere özel teşekkür eden Avuncu, “Annelerimiz, babalarımız sizlerin sabrı, cesareti ve fedakarlığı olmasaydı bugünlere gelemezdik. Bu proje, ailelerin yalnız olmadığını hissetmesi için var” dedi.

    Projenin sürdürülebilir bir yapıya sahip olacağını vurgulayan Avuncu, “Her başarının arkasında sabır, süreklilik ve planlı adımlar vardır. Bu proje bir başlangıç. Amacımız kısa vadeli değil, sürdürülebilir, izlenebilir ve çoğaltılabilir bir model oluşturmak” ifadelerini kullandı.

    “Otizm Farkındalığı Artmalı”

    Proje hakkında bilgi veren Sosyolog Sena Şaziye Gökdoğan, otizm spektrum bozukluğunun nörogelişimsel bir farklılık olduğunu belirterek, projenin hedeflerini şöyle anlattı:

    “Proje ile otizmli bireylerin ailelerinin bilgi düzeyinin artırılması, hayat kalitelerinin yükseltilmesi ve toplumsal farkındalığın güçlendirilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca sportif ve kültürel etkinliklerle otizmli bireylerin toplumsal yaşama aktif katılımlarını sağlamayı hedefliyoruz.”

    Otizmin yaygınlığına ilişkin bilimsel verileri paylaşan Gökdoğan, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC)’nin 2023 verilerine göre her 36 çocuktan birinin otizm spektrumunda yer aldığını, erkeklerde görülme oranının kızlara göre 4,2 kat daha yüksek olduğunu söyledi.

    Türkiye’de de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı öncülüğünde Ulusal Eylem Planları kapsamında çalışmalar yürütüldüğünü hatırlatan Gökdoğan, “İlimizde de kurumlar arası farkındalık faaliyetleri hızla sürmektedir. Ancak yapılan çalışmalar, özellikle gençlerde OSB farkındalığının düşük olduğunu göstermektedir. Bu durum toplumsal kabulü olumsuz etkilemekte, otizmli birey ve ailelerin yaşamını zorlaştırmaktadır” dedi.

    Gökdoğan, “Bu proje ile hem ailelerin hem de toplumun bilinç düzeyini artırmak, otizmli bireylerin eğitim ve yaşam kalitelerini yükseltmek için somut adımlar atacağız” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

  • Yapay zeka teknolojisi şimdi de uzaya sıçradı

    Yapay zeka teknolojisi şimdi de uzaya sıçradı

    PhiSat-1, yeni bir hiperspektral termal kamera ve Intel Movidius Myriad 2 VPU (Görüntü İşleme Birimi)-birçok akıllı kamera içinde ve hatta 99 dolar değerindeki selfie dronlarında bulunan yongayla aynı yonga- sayesinde yerleşik bir AI işlemci içeriyor.  PhiSat-1 aslında kutup buzullarını ve topraktaki nemi gözlemleme görevi verilmiş aynı zamanda birleştirilmiş uydulardan oluşan geleceğin ağını yaratmak için uydulararası iletişim sistemlerini test eden bir çift uydudan biri.

    Peki Myriad 2’nin çözmeye yardımcı olduğu ilk sorun nedir? PhiSat-1’in üzerinde yer alan yüksek duyarlıklı kameraların oluşturduğu yüksek miktarda verinin nasıl işleneceği. PhiSat-1’i mümkün kılan ortak çalışmalara liderlik eden Avrupa Uzay Ajansı’nda (ESA) Veri Sistemleri ve Yerleşik Bilgi İşlem Başkanı olarak görev yapan Gianluca Furano bununla ilgili olarak şöyle diyor: “Sensörlerin veri üretmek için sahip olması gereken özellikler ve yetkinlikler  her nesil için 100 kat artarken, veri indirme yetkinliklerimiz  ancak her nesilde üç, dört ya da beş kat artıyor.”

    Aynı zamanda, herhangi bir zaman diliminde gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık üçte ikisi bulutlarla kaplı. Bu da genelde çekilen, kaydedilen, Dünya’ya çok değerli olan uydu-yer bant genişliği üzerinden gönderilen, tekrar kaydedilen, bir bilim insanı tarafından (ya da bir algoritma tarafından) bir bilgisayarda saatlerce hatta günlerce incelenen ve sonunda da silinen gereksiz onlarca bulut görüntüsü anlamına geliyor.

    Bu nedenle Dunne ve Ubotica ekipleri, hatalı sonuçları ya da aşınmaları incelemek için Myriad yongasını bir dizi testten geçirerek “radyasyon karakterizasyonu” gerçekleştirdi.

    Furano, ESA’nın daha önce radyasyon için bu denli karmaşık bir yonga üzerinde test gerçekleştirmediğini söyledi. “Düzgün bir şekilde test edip edemeyeceğimize dair şüphelerimiz vardı… Bu yonga üzerinde kapsamlı bir test ve karakterizasyon çalışmasının nasıl yapılacağına ilişkin sil baştan bir kılavuz yazmamız gerekti.” Dunne, 2018’ün sonlarında CERN’de gerçekleşen ve kesintisiz 36 saat süren ilk radyasyon demeti patlatma testinin “çok stresli geçtiğini” söyledi. Dunne, “Ancak bu test ve takip eden iki test şükür ki bizim arzuladığımız şekilde gerçekleşti.” dedi. Myriad 2, olduğu gibi, herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek kalmadan kullanılabildi.

    Ve bununla da, bu düşük enerji tüketen, yüksek performanslı bilgisayar görüntü yongası Dünya’nın atmosferinin dışına çıkmaya hazır hale geldi. Ama şimdi aşılması gereken bir zorluk daha vardı. Normalde, AI algoritmaları “öğrenmek” için yüksek miktarda veriler kullanılarak oluşturulur ya da “eğitilir”. Böyle bir durumda neyin bulut olduğunu neyin bulut olmadığını öğrenmesi gerekiyordu. Ancak, kameranın çok yeni olması nedeniyle Furano’nun deyişiyle, hiçbir veriye sahip değillerdi.

    Avrupa’nın dört bir yanından yarım düzine farklı kuruluşun katılımıyla gerçekleştirilen tüm bu sistem ve yazılım entegrasyonları ve testlerin tamamlanması dört ay sürdü.  ESA’da PhiSat yetkilisi olarak görev yapan Max Pastena, “Bunu bu kadar kısa sürede ve verimli olacak şekilde esnek bir biçimde yapabilmiş olmaktan gurur duyduk.” dedi. Furano’ya göre de bir uzay mekiğinin geliştirilmesi açısından zamanlama tam anlamıyla “bir mucizeydi”.

    Maalesef, bir dizi konuyla bağlantısı olmayan olay- rokette gecikmeler, koronavirüs pandemisi ve olumsuz yaz rüzgarları – ekipleri PhiSat-1’in yörüngede planlandığı gibi çalışıp çalışmayacağını görmeleri için bir seneden daha uzun süre beklemek zorunda bıraktı.

    Bu olasılıkların birçoğu test edilecek. ESA ve Ubotica, ikinci bir Myriad 2’yi yörüngeye taşıyacak olan PhiSat-2 üzerinde birlikte çalışıyorlar.  PhiSat-2 “basit bir kullanıcı arayüzü kullanarak uçuş sırasında uzay mekiğinde geliştirebilecek, kolayca kurulumu yapılabilecek ve çalıştırılabilecek AI uygulamalarını çalıştırabilecek.