Etiket: Değildir

  • “Başhekimimiz Yalnız Değildir!”

    “Başhekimimiz Yalnız Değildir!”

    Sağlık-Sen Genel Merkez Disiplin Kurulu ve Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı, bazı sosyal medya mecralarında Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi’ni hedef alan yayınlara tepki gösterdi.

    Konuya ilişkin bir açıklama yapan Saatcı şöyle dedi:

    ”Son günlerde sosyal medyada Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi hakkında kamuoyunda oluşturulmak istenen yanlış, eksik ve algı amaçlı haberleri hayretle ve esefle takip ediyoruz.

    BAŞHEKİM BAŞARILI BİR YÖNETİCİ

    Sağlık-Sen olarak çok açık ifade ediyoruz: Başhekim Bey, Son derece çalışkan, görevine ve sorumluluğuna hâkim, insan ilişkileri güçlü, ekip ruhunu bilen, Çorum’da sağlık hizmetlerine ciddi katma değer sağlamaya çalışan bir yöneticidir.

    DOĞRU VE ADİL YÖNETİM ANLAYIŞI

    Başhekimimiz bugüne kadar siyasi polemiklerin değil, hizmetin ve sağlık kalitesinin tarafında durmuştur. Kurumunu yönetirken kişisel temas beklentileriyle değil, mevzuat, randevu sistemi ve kurumsal işleyiş çerçevesinde hareket etmektedir. Bu da bir kamu yöneticisinin yapması gereken en doğru ve adil yönetim anlayışıdır.

    BAŞHEKİM’İ YIPRATMAYA ÇALIŞANLAR VAR

    Bazı çevrelerin, gerçeklerle ilgisi olmayan söylemlerle Başhekimimizi yıpratmaya çalışması, ne Çorum halkına, ne sağlık çalışanlarına, ne de Çorum’daki sağlık hizmetlerine zerre katkı sağlamaz. Aksine bu tür haberler; sağlıkta emek veren insanların motivasyonunu bozmayı, kurumsal güveni zedelemeyi ve algı üretmeyi amaçlamaktadır.

    Şunu herkes bilmelidir: Başhekimlik makamı; polemik üretme değil, çözüm üretme makamıdır. Başhekim Bey bu görevi liyakatiyle, özveriyle ve başarıyla yürütmektedir.

    BAŞHEKİM’E VE KURUMA ALGI OPERASYONU YAPILIYOR

    Sağlık-Sen Çorum Şubesi olarak, Başhekimimizin arkasındayız. Kurumlarımızı yıpratmaya yönelik her türlü algı operasyonunun karşısındayız. Sağlık hizmetinin siyasete ve dedikoduya alet edilmesini asla kabul etmiyoruz. Çorum’da sağlık hizmetleri bugün dünden daha güçlüdür ve bu güç; hekimlerin, sağlık çalışanlarının ve yöneticilerin ortak emeğiyle oluşmuştur. Algıyla değil, gerçeklerle konuşulmalıdır. Polemikle değil, hizmetle yol alınmalıdır.”

  • ‘Engellilik Sosyal Hayatı Kısıtlayan Bir Kusur Değildir’

    ‘Engellilik Sosyal Hayatı Kısıtlayan Bir Kusur Değildir’

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Çorum Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz, engellilerin topluma kazandırılması ve haklarının diğer bireylerle eşit ölçüde kullanılması gerektiğini söyledi.

    3 Aralık Dünya Engelliler Günü münasebetiyle yazılı bir açıklama yapan Ulaş Tokgöz, engelliliğin sosyal hayatı kısıtlayan bir kusur değil, desteklenmesi gereken bir durum olduğunun altını çizdi.

    Günümüzde insana verilen değerin toplumların gelişmişlik düzeyleri ile doğru orantılı olduğunu dile getiren Tokgöz, “Engelli kardeşlerimizin her türlü imkanlardan özgürce ve rahatça yararlanabilmeleri bu değerin en büyük göstergesidir” dedi.

    Engelli vatandaşlarımızın yaşama sevincini diri tutacak en küçük çalışmaların dahi kendileri için çok önemli ve değerli olduğunu vurgulayan Ulaş Tokgöz, “Engelli bireylerimizin hayatlarını kolaylaştırabilmek ve desteklemek hepimizin sosyal sorumluluğudur. Asıl engellilik; incinebilir gruplara karşı sergilenen duyarsızlık hali ve düşüncedeki engellerdir.

    Bu dünyada her birimizin her an engelli konumuna düşebileceğimizin bilincinden hareketle kamu, yerel yönetim, özel sektör ve sivil toplum olarak Çorum’umuzu engelli kardeşlerimizin engellerinin kaldırıldığı bir şehir haline getirmek, engelli vatandaşlarımızın umutlarını yitirmeden mutlu bir yaşam sürmeleri için çaba sarf edip çözümler üretmek hepimizin görevi ve sorumluluğudur.

    Özellikle son yıllarda spordan sanata, eğitimden çalışma hayatına kadar hemen her alanda önemli başarılara imza atan engelli kardeşlerimizin bu azim ve özgüvenleri her türlü takdiri hak etmektedir.

    Bu duygu ve düşüncelerle, sosyal yaşamın bir parçası olmalarının önündeki engelleri azimle, inançla aşan engelli vatandaşlarımızın ve ailelerinin 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nü tebrik ediyor, tüm engelli vatandaşlarımıza ve ailelerine sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir hayat diliyorum” ifadelerine yer verdi.

  • ‘Ormansız Bir Yurt, Vatan Değildir’

    ‘Ormansız Bir Yurt, Vatan Değildir’

    CHP Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz, Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde meydana gelen orman yangınlarıyla ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

    Orman yangıyla mücadele ederken hayatlarını kaybedenlere Allah’tan rahmet dileyerek sözlerine başlayan Tokgöz, ormanların milli servetimiz olduğu gibi yurdumuzun hem süsü hem de büyük bir gücü olduğunu kaydetti.

    Ormanı korumanın erozyonu önlemek olduğunu belirten Tokgöz, toprağımızı kaybetmek istemiyorsak ormanları da yok etmememiz gerektiğinin altını çizdi.

    “Ormansız bir yurt, vatan değildir” diyen Cumhuriyetimizin Kurucusu Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ormanlara verdiği değeri, “Yeşil görmeyen gözler, renk zevkinden yoksundur. Burasını öyle bir ağaçlandırın ki, kör bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu anlasın” sözleriyle vurguladığını kaydeden Ulaş Tokgöz, yaptığı yazılı açıklamasında şöyle konuştu:

    “Son bir haftadır turizm cennetimiz Akdeniz ve Ege Bölgesi’nde meydana gelen orman yangınlarını üzüntüyle takip ediyoruz. Ülkemizin ciğerlerinin göz göre göre yok olmasına seyirci kalmak bu ülkeye yapılacak en büyük ihanettir. Ülkemiz, her yıl karşı karşıya kaldığı orman yangınlarına bir kez daha hazırlıksız yakalanmış, yetkililerin yangının hızlıca kontrol altına alınamamasındaki genel ihmalleri ortaya çıkmıştır. Her yıl yüzlerce orman yangını ile karşı karşıya kalmamıza rağmen gerekli önlemlerin alınmamış olması düşündürücüdür. Üzülerek görmekteyiz ki memleketin her tarafı ateşe verilmiş durumda. Yine üzülerek görüyoruz ki iş bilmez yöneticilerin elinde ülkemiz heba oluyor. Ormanları koruyacağız. Ormanlar bizim akciğerimiz ve onların sayesinde nefes alıyoruz. Orman yangınından kaynaklı tüm vatandaşlarımızın zararları giderilmeli, yaraları biran önce sarılmalıdır. Yangında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı vatandaşlarımıza da acil şifalar dilerim.”

  • ‘’Aşk Bir Şey Değildir ‘’  Oyun Trabzon’da Sahnelenecek

    ‘’Aşk Bir Şey Değildir ‘’ Oyun Trabzon’da Sahnelenecek

    Şahin Örgel’in kaleme aldığı Aşk Bir Şey Değildir, son yıllarda ödenekli tiyatrolar başta olmak üzere amatör, profesyonel pek çok tiyatro tarafından sahneye taşınan bir tiyatro oyunu.

    Örgel’in 2007 yılında kaleme aldığı Aşk Bir Şey Değildir’de hikâyesine tanıklık ettiğimiz Nihal ve Tekin çifti üzerinden, aşk, evlilik, bağlılık, güven gibi temel konuları bir kez daha gözlemleme fırsatı bulurken, aynı zamanda insana dair olan pek çok sürece de bakma imkânına sahip oluyoruz…

    Günümüz insanının temel açmazlarından sayılan birlikteliği sürdürme; güven, saygı ve aşkı muhafaza etme halinin pek çok açıdan süreçlerinin mizahi bir dille sunulduğu oyunda, zaman zaman da düşündüren ve altan alta tartışmaya açılan konular seyirciye ulaşıyor…

    Aşk Bir Şey değildir dili ve yapısı itibarı ile yazarının yazın karakterinin ana renklerini ve biçimini taşıyan bir tiyatro eseri… Kıvrak dili, hikâyesini sahne üzerinde akıcı ve akılda kalıcı halde tutan renkli diyalogları ile oyun şimdiye kadar pek çok kez seyircisine ulaşmayı başardı… Bursa Devlet Tiyatrosu tarafından 2013 yılında sahnelenmeye başlayan oyun beş sezon boyunca deyim yerindeyse bu süreyi sürekli olarak ‘kapalı gişe’ tamamladı… Oyun Ali Volkan Çetinkaya rejisiyle sahneye taşınmıştı.

    Pandemi sonrası perdelerini yeniden açmaya hazırlanan Devlet Tiyatrolarının ilk tur ilk oyunlarından biri de yine Aşk Bir Şey Değildir oldu. Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından sahnelenecek olan başarılı eser 3 Eylül’de Trabzon DT Haluk Ongan Sahnesinde Prömiyer yapacak. Oyunun Yönetmeni Can Ali Çalışandemir… Aşk Bir Şey Değildir’de Nihal’i Selin Poyraz, Tekin’i Gürkan Erarslan canlandırırken, Erkan Akçelik, Ebru Karahasan, Özge Arslan’da oyunda görev alan diğer isimler oldu…

  • “Kadınlar Yalnız Değildir, Şiddet Derhal Son Bulmalı”

    “Kadınlar Yalnız Değildir, Şiddet Derhal Son Bulmalı”

    Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl ve Merkez İlçe Kadın Kolları, koronavirüs sürecinde kadına yönelik şiddetin artması nedeniyle şiddet olaylarını protesto etmek ve kadınlara sahip çıkmak amacıyla parti binasında basın açıklaması yaptı.

    Parti binasında Kemal Kılıçdaroğlu Toplantı Salonu’nda yapılan basın açıklamasına CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız, Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz, İl Kadın Kolları Başkanı Kamile Anar, Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Filiz Aydın, İl Genel Meclisi Grup Başkanvekili Yıldız Bek, İl ve Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyelerinin yanı sıra Kadın Kolları Üyeleri katıldı.

    İl Başkanı Mehmet Tahtasız’ın açılış konuşmasının ardından İl Kadın Kolları Başkanı Kamile Anar ve Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Filiz Aydın birer konuşma yaparak kadınların yalnız olmadığını, kadına yönelik şiddetin ve cinayetlerin son bulması için mücadeleye devam edeceklerini bildirdiler.

    İl Kadın Kolları Başkanı Kamile Anar, “Erkek egemen sistemi hayatlarımızdan atana kadar, eşitlikçi ve özgür bir dünya kurana kadar da kadın cinayetlerinin politik olduğunu haykırmaya devam edeceğiz. Kadınlarımız asla yalnız değildir” dedi.

    Anar, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
    “Koronavirüs salgınıyla birlikte kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri hız kazandı.

    Sağlık sistemine aşırı yüklenmenin yanı sıra, acil sayılmayan davaların askıya alınması, adalet sisteminin ve sosyal servislerin görevlerini uygulamada gecikmesi ve sosyal mesafenin getirdiği diğer engeller ile kadınlar için yapılacak yardım ve yönlendirmeler daha da zorlaştı.

    Yardıma ihtiyacı olan kadınlar, karantina ve sosyal mesafe uygulamalarından dolayı gerekli kurum ve kuruluşlara ancak telefon ve mail yoluyla ulaşabildi. Şiddet uygulayan ya da uygulamaya yatkın olan partnerleriyle ya da aile üyeleriyle yaşayan kadınlar, ev içinde geçen saatlerin artmasıyla bu yollarla gerekli yerlere ulaşamaz duruma geldi.

    Şiddete uğrayan kadınlar, virüs bulaşma riskinden dolayı hastanelere gidip darp raporu almaktan çekindi. Kolluk birimlerinin ise virüs nedeniyle 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin önlenmesine dair kanun yükümlülüklerini yerine etkin bir şekilde getiremedikleri de gözlemlendi.
    Kadınlar kurumlara başvurduklarında hak ihlalleri il karşılaştı.

    Karakollarda koruma kanununun geciktirilmesi, koruma kararı ihlallerinde işlem yapılmaması, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından takip edilmesi gereken koruma altındaki kadınların takibinin yapılmaması, cezaevinden tahliye edilen ve izinli çıkan şiddet failleri hakkında kadınların bilgilendirilmemesi bu hak ihlalleri arasında öne çıkanlar.

    Şiddet tehlikesi altında olan her kadının yanındayız. Şiddetin artışı karşısında yapabileceklerimiz var. Başta yaşam hakkımız olmak üzere tüm haklarımıza sahip çıkmak için bu gün meydanlardayız. Bir kadının daha yaşam hakkının gasp edilmesine izin vermemek için alanlarda ve her yerde olacağız. Erkek egemen sistemi hayatlarımızdan atana kadar, eşitlikçi ve özgür bir dünya kurana kadar da kadın cinayetlerinin politik olduğunu haykırmaya devam edeceğiz. Kadınlarımız asla yalnız değildir.”

    Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Filiz Aydın ise konuşmasında; geçtiğimiz Nisan ayında 20, Mayıs ayında 21 kadının cinayete kurban gittiğini ifade ederek, “Hiçbir kadının saçının teli zarar görmeyene kadar, tam eşitlik sağlanana kadar meydanlarda olmaya devam edeceğiz!! Bu memlekette özgür ve eşit yaşayacağımız, emeğin sömürülmediği şehirleri inşa edeceğiz” ifadesini kullandı.

    Filiz Aydın’ın konuşması şu şekilde:
    “Tüm dünyada ve Türkiye’de korona virüs ile birlikte olağanüstü bir dönemden geçiyoruz.
    Biliyoruz ki korona salgını süresince en çok etkilenen kesim: işçiler, emekçiler, işsizler, yoksullar ve tabii ki kadınlardı.
    Bu süreçte ne yazık ki kadına yönelik şiddet çeşitli başvuru ve yargı mekanizmalarının işletilmemesinden kaynaklı olarak daha da vahim bir noktaya geldiğini gördük.
    Yeni infaz yasasının yarattığı tahliyeler ise şiddeti artıran önemli bir unsura dönüştü.
    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformunun açıkladığı verilere göre Mayıs ayında 21 kadın kardeşimiz, Nisan ayında ise 20 kadın kardeşimiz erkekler tarafından katledildi.
    Daha birkaç gün önce Konya’da Nargül Yıldız, Muğla’da Zeynep Şenpınar, Manisa’da Gülnur kocabaş, Rize’de Rukiye Çerman ve Diyarbakır’da Nurcan Polat ve niceleri erkekler tarafından katledildi.
    Caydırıcı yasalar uygulanmadıkça, erkek akıl, erkek yargı, erkek devlet anlayışı değişmedikçe, kadınları güçlendirici önlemler alınmadıkça şiddet önlenemeyecek!!
    Katillere hak ettikleri cezaları vermeden, toplum içine bırakanlar da bu suça ortaktır.
    Biz; şiddeti öven tüm yaklaşımları teşhir edeceğiz,
    Katillerin hak ettiği cezayı alması için bütün davaların sonuna kadar takipçisi olacağız.
    Nafakayı kaldırmak için yasa hazırlıkları yapanlar,
    6284 sayılı Yasayı kaldırmak isteyenler,
    İstanbul Sözleşmesi’nden devletin imzasını çekmesi için uğraşanlar
    Katledilen kız kardeşlerimizin cinayetlerinin sorumlusudur.
    Tüm bu olumsuzluklara rağmen yaşam hakkımızı savunmaya devam edeceğiz!
    Nafaka ile ilgili değişiklik yapmanıza izin vermeyeceğiz,
    6284 sayılı yasaya dokunamayacaksınız,
    İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açmanıza izin vermeyeceğiz.
    Aile içinde çizdiğiniz o sınırda yaşamayı kabul etmeyeceğiz.
    Kadınların ‘Ölmek istemiyorum’, ‘Ölmeden koruyun beni’, ‘Beni öldürdükten sonra mı tutuklayacaksınız’ çığlıklarının yükselmediği bir hayatı kuracağız!
    Yan yana gelerek, dayanışarak, yılmayarak, mücadele ederek kazanacağız.
    Hiçbir kadının saçının teli zarar görmeyene kadar, tam eşitlik sağlanana kadar meydanlarda olmaya devam edeceğiz!! Bu memlekette özgür ve eşit yaşayacağımız, emeğin sömürülmediği şehirleri inşa edeceğiz.
    Yaşasın kadınlar! Yaşasın mücadelemiz!!!”

  • Covid- 19 Kader Değildir

    Covid- 19 Kader Değildir

    Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı (TÜRKAV) Çorum İl Başkanı Ilyas Gül, Çin’in Wuhan kentinde başlayıp tüm Dünya’yı kasıp kavuran CORONA olarak adlandırılan Covid-19 virüs’ünün insanlığın kaderi olmadığını söyledi.

    TÜRKAV İl Başkanı Gül CORONA virüsü ile ilgili olarak yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “

    Bilindiği üzere tüm Dünya Çin’in Wuhan kentinde başlayıp tüm gezegenimizi kasıp kavuran CORONA olarak adlandırılan Covid-19 virüs’ü ile mücadele içerisindedir.Dolayısıyla ülkemiz bu virüse karşı çetin bir mücadele içerisindedir.Dünya’nın çeşitli coğrafyaların da bir çok bilim adamı bu virüsle mücadele etmenin yollarını aramakta aşı ve ilaç çalışmalarına tüm hızlarıyla devam etmektedirler.

    İnsanlık tarihi boyunca Dünyamız bir çok hastalıkla mücadele etmiş ve her defasında bu mücadelesinde büyük oranda başarı sağlamıştır.İnanıyorum ki Covit-19 diye bilinen CORONA virüs’ü de bu mücadeleden nasibini alacaktır.

    Bu aşamada bizlere düşen en büyük görev bu mücadele de üzerime düşen görevi eksiksiz olarak yerine getirmektir.Bilim kurulumuz harıl harıl çalışmakta ve en doğru tedaviyi en kısa sürede bulmanın gayreti içerisindedir. Bizler Türk Milleti olarak bu aşamada evlerimizde kalarak hastalığın özellikle riskli olarak adlandırılan yaş guruplarına bulaşmasının önüne geçmeliyiz.

    Corona kader değildir…

    Bilinmelidir ki devletimiz tüm kurum ve kuruluşlarıyla gerekli önlemlerini almış Almaya da devam etmektedir.Bu süreçte tüm kurum ve kuruluşlarımız üstün gayret ve özveri ile Türk Milleti’nin emrindedir. Şüphesiz bu mücadelenin en ön safında sağlık çalışanları bulunmaktadır. Hiç şüphesiz virüsle mücadele de yükü fazlasıyla taşıyan bir can kurtarmak için kendi canı dahi hiçe sayarak görev yapan Doktor’undan temizlik personeline kadar tüm Sağlık Çalışanlarımızın yaptığı insan üstü çalışmalar takdire şayan ve bir o kadarda onur vericidir.

    Gecelerini gündüzlerine katan, hafta sonu ve saat mevhumu gözetmeksizin bizler için her türlü fedakarlığı gösteren Sağlık Çalışanlarımızın alınları öpülesidir. Bu süreçte en çok ihtiyacımız olan Sağlık Çalışanlarımızın Ruh ve Beden sağlıkları göz ardı edilmemeli ve gerekli önlemler alınmalıdır.

    Bizler evlerimizde onlardan gelecek güzel haberleri beklemekteyiz. Bilinmelidir ki güzel günler şuan bu görevleri başında olan Sağlık Çalışanlarımızın üstün gayretleri ile olacaktır. Saha da mücadele veren yönetim kurulumuz içerisinde görev alan ilimiz de ve ülkemizin her köşesinde canla başla mücadele veren Sağlık Çalışanlarımız olmak üzere tüm kamu Çalışanlarına Şahsım ve Vakfımız adına sonsuz minnet ve şükranlarımızı sunuyorum. Allah Hepsinden Razı Olsun”

  • “Yeni Döner Sermaye Yönetmenliği Adil Değildir”

    “Yeni Döner Sermaye Yönetmenliği Adil Değildir”

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci, gündeme ilişkin yaptığı yazılı açıklamada; “Sağlık-Sen olarak sağlık çalışanları adına uzun süredir mücadele verdiğimiz ek ödemelerin iyileştirilmesi talebi dün yayımlanan yönetmelik ile beklentileri karşılamamış ve çalışma barışının daha da bozulmasına zemin hazırlamıştır. Bu düzenlemeyi kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.

    Sağlık çalışanlarının her birini dikkate alacak şekilde kuşatıcı ve kapsayıcı bir anlayışla yönetmeliğin tekrar gözden geçirmesi gerektiğini belirten Saatci, sendikanın her fırsatta gündeme getirdiği Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) fiyatlarının artırılması hususunun gerçekleşmiş olmasının memnuniyet verici olduğunu ifade etti.

    Saatcı;”Bu artışla birlikte Sağlık Bakanlığı tarafından uzun süredir üzerinde çalışılan ek ödeme yönetmeliğinde yapılacak değişiklik çalışması beklentileri artırmıştır. Ancak bugün Resmi Gazete’de yayımlanan ek ödeme yönetmeliği, meslek gruplarını olumlu etkilemesi ve hizmet alanında işbirliğine katkı sunması gerekirken bu beklentileri boşa çıkarmıştır” diye konuştu.

    “Düzenleme sağlık çalışanlarının ihtiyacını gözetmekten uzak, ekip çalışması ve disiplinler arası işbirliğini olumsuz etkileyecek bir sonuç doğuracaktır” diyen Saatci, ” SUT’taki fiyat artışı da adaletsiz dağılıma bir çözüm olamayacaktır.Sendikamız tarafından sağlık çalışanlarının ek ödemelerinin iyileştirilmesini esas alan öngörülebilir, dengeli, mali haklarda iyileştirme ve memnuniyeti sağlayıcı bir ek ödeme model önerisi; ilgili taraflarla paylaşılmış ancak bu önerinin dikkate alınmadığı görülmüştür.Ek ödeme mevzuatının ana kurgusu değişmeden 2003 yılındaki kurgu üzerinden yapılan bu düzenleme sorunların katlanarak büyümesine sebebiyet verecek ve sağlık çalışanlarının mali açıdan daha büyük mağduriyetler yaşamasına neden olacaktır.

    Sağlık Bakanlığı, tüm paydaşlarla işbirliği içerisinde beklenti ve ihtiyaçları gözeterek, sağlık çalışanlarının her birini dikkate alacak şekilde kuşatıcı ve kapsayıcı bir anlayışla yönetmeliği gözden geçirmelidir. Karar vericilerin, bu adımı atması temel talebimizdir. Bakanlık bu haklı talebi ivedi bir şekilde gündemine alarak yönetmeliği revize etmelidir.

    Sağlık-Sen olarak; Yürürlüğe 1 Nisan 2020 tarihinde girmesi planlanan yönetmeliğin tüm sağlık çalışanlarını memnun edecek şekilde revize edilmesini talep ediyor ve hukuki zemin başta olmak üzere yasal mevzuat çerçevesinde mücadelemizin her platformda devam edeceğini kamuoyuna duyuruyoruz” şeklinde açıklamalarda bulundu.