Etiket: En

  • “Emek En Yüce Değerdir”

    “Emek En Yüce Değerdir”

    Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız, dün olduğu gibi bugün de, emekçilerin kazanılmış haklarını yok edecek, tırpanlayacak, esnetecek hiçbir harekete izin vermeyeceklerini, emeğin yanında, emekçilerle birlikte olacaklarını, alın terinin karşılığının verilmesi için tüm güçleri ile mücadele edeceklerini vurguladı.

    ‘1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’ dolayısıyla bir mesaj yayınlayan CHP İl Başkanı Tahtasız, “1 Mayıs ancak ve ancak emeği en yüce değer olarak gören bir anlayış işbaşında olduğunda, ülkemizde gerçekten bayram olarak kutlanabilecektir” dedi.

    1 Mayıs’ı koronavirüs salgını nedeniyle evlerimize kapanmak zorunda kaldığımız, emek kesiminin gerek işsizlik, gerek sömürü düzeninin getirdiği ezilmişlik, yokluk, gerekse iş kazaları ve iş cinayetlerinin gölgesinde karşıladıklarının altını çizen Tahtasız, emeğin ve alın terinin gerçek değerinin verilmesini ve emek kesiminin geleceğinin garanti altına alınmasını istediklerini kaydetti.

    CHP İl Başkanı Tahtasız, açıklamasını şöyle sürdürdü:

    “Ülkemizde ve dünyada emek gücü, örgütlü mücadelesi sayesinde bugünkü konumunu elde etmiştir. 1 Mayıs, hakların elde edildiği, işçi emeğinin unutulmadığı, örgütlü mücadelenin bayram gününe dönüştüğü büyük bir mücadelenin sembolüdür.

    Bugün ülkemiz ve dünya genelinde Covid-19 salgınının yaşandığı bir dönemde 1 Mayıs’ı kutlayacağız. Bu yıl 1 Mayıs’ı meydanlarda kutlayamayacağız ancak birbirimizden uzakta da olsak işçilerimizle dayanışma içerisinde olacağız. İster meydanlarda, ister sokaklarda, isterse de evlerde olalım, hakkını alamayan son işçinin hakkını alacağı güne kadar işçi sınıfının örgütlü mücadelesi büyüyerek devam edecektir.

    Son yıllarda ekonomik krizin pençesinde işsizliğe ve yoksulluğa mahkûm olan emekçiler virüs salgının ortaya çıkardığı ekonomik yükün altında ezilmektedir. İşçiler ve emekçiler virüsten kurtulsa bile AKP iktidarının yarattığı düzende açlığa ve sefalete sürüklenmektedir.

    Mart ve sonrasında işsiz kalanlara ve kısa çalışma ödeneğinden yararlanamayan işçilere aylık 1177 TL’lik sefalet ücreti layık görülmüştür. Sözde işten çıkarmalar yasaklanırken ücretsiz iznin önü açılmıştır.

    Bu süreçte çalışamayan, işinden çıkartılan, gündelik yevmiye ile ayakta kalma mücadelesi veren tüm emek kesimine destek olunmalıdır. Kısa çalışma ödeneğinden yararlanma koşulları iyileştirilmeli, çalışanların kredi kartı, kira ve faturalarını ödeme konusunda her türlü destek sağlanmalıdır. İşçiye sağlıklı, güvenli çalışma ortamı sağlanmalıdır.

    Ülkemizde siyasal, sosyal ve ekonomik kriz derinleşmiş, toplumsal barış büyük yaralar almış, emek ve emekçi değersizleştirilmiştir. Adalet ve eşitlik kavramlarının içi boşaltılmış, kazanılmış tüm haklar emekçilerin elinden birer birer alınmaktadır. İşsizlik sürekli artmakta, iş kazaları ve iş cinayetlerinin önüne geçilememektedir.

    Cumhuriyet Halk Partisi, dün olduğu gibi bugün de, emekçilerin kazanılmış haklarını yok edecek, tırpanlayacak, esnetecek hiçbir harekete izin vermeyecek, emeğin yanında, emekçilerle birlikte olacak ve tüm gücü ile mücadele edecektir.

    Taşeronlaşmaya, iş cinayetlerine, açlık sınırının altındaki asgari ücrete, işçi kıyımlarına, sendikalaşmanın önüne konulan tüm engellere “dur” diyeceğiz.

    İşsizliğin çözüldüğü, iş cinayetlerinin son bulduğu, yoksulluk ve gelir dağılımındaki eşitsizliğin düzeltildiği, üreten, istihdam yaratan bir Türkiye’nin yeniden temellendirildiği yarınlara olan inancımla tüm emekçilerin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü kutluyorum.”

  • “Tüberküloz En Yaygın Enfeksiyon Hastalığıdır”

    “Tüberküloz En Yaygın Enfeksiyon Hastalığıdır”

    Çorum Özel Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Şengül Uysal, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü sebebi ile açıklamalarda bulundu.

    Uzm. Dr. Uysal şunları söyledi, “Tüberküloz Dünya’nın en eski ve en yaygın enfeksiyon hastalığıdır. Halen dünya nüfusunun 1/3 ‘ü tüberküloz hastalığı ile enfektedir. Her saniye bir kişi Tüberküloz basili ile enfekte olmaktadır. Tüberküloz savaşında kısa süreli kombine tedavi ile ciddi başarılar elde edilmiştir.

    Tüberküloz savaşında elde edilen başarı nedeniyle Tüberküloz savaşının gevşetilmesi, HIV artışı, göçler, turizm, gelişmekte olan ülkelerde sosyo-ekonomik gerilemeler, kötü tedavi programları ve düzensiz ilaç kullanımları nedeniyle 1980’li yıllarda MDR-Tüberküloz ve 1990’lı yıllarda XDR-Tüberküloz hastalıklarının ortaya çıkması ve giderek artması nedeniyle tüberküloz dünyada ciddi bir küresel tehdit haline gelmiştir.

    Tüberküloz kontrol programlarının en önemli hedefi enfeksiyon havuzunun ve latent tüberküloz enfeksiyonuna sahip kişilerin belirlenmesidir. Temaslı taramasının amacı, kaynak olgu ile teması olanlarda latent tüberküloz enfeksiyonu (LTBE) olanları ve bu gruptaki diğer tüberküloz hastalarını saptayarak tedavi edilmelerini sağlamaktır.

    American Thoracic Society (ATS) tüberküloz temaslıları için araştırma, tanı tetkikleri ve ilaç tedavisi konusunda rehber yayınlamıştır. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı Verem Savaşı Derneği Başkanlığının dispanserlerinde izlem protokollerinde hastalar tanı aldıktan sonra en kısa dönemde temaslı taraması başlatılmaktadır.

    Ülkemizde tüberküloz enfeksiyonu için yüksek riskli gruplar; tüberküloz hastası ile teması olanlar, ceza evlerinde kalanlar ve sağlık çalışanlarıdır. Tüberküloz dışı mikrobakterilerin görülme sıklığının yüksek olduğu ve BCG aşısının yapıldığı ülkelerde Tüberkülin Cilt Testi(TCT)’nin özgüllüğü düşüktür.

    Antijene özgül T hücrelerinin tüberküloz tanısında kullanımını esas alan interferon-gama salınım testleri testleri (İGST) geliştirilmiştir. Bu testler aktif Tüberküloz tanısında standart tanı metodlarının yerini alamamakla birlikte koruyucu tedavi için hasta seçiminde risk değerlendirmesinin bir parçası olarak kullanılabilirler.

    Tüberküloz kontrolünde en önemli konu, hastaların erken tanısı ve etkili tedavisidir. Bu, hastalığın toplumda azalmasını ve bulaşmanın önlenmesini sağlar. Tüberkülozda koruyucu önlemler; aşı uygulaması, koruyucu tedavi ve enfeksiyon kontrolüdür. Aşı ile ilgili son yıllarda yoğunlaşan çabalara karşın, BCG aşısı dışında etkili yeni bir aşı halen bulunamamıştır.

    Enfeksiyon kontrol önlemleri, özellikle sağlık kurumlarında ve toplu yaşanan yerlerde bulaşmayı önlemeye yönelik yönetimsel, mühendislik ve kişisel koruyucu önlemleri içermektedir.

  • Evlilik Oranı En Yüksek Olan İl Olduk

    Evlilik Oranı En Yüksek Olan İl Olduk

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Manisa Bölge Müdürü Dr. Mehmet Akyol, adrese dayalı nüfus kayıt sistemi 2019 yılı verilerine göre hiç evlenmeyenlerin oranının doğu illerinde yüksek olduğuna dikkat çekerken, Manisa’nın evli oranı en yüksek 5’inci il olduğunu belirtti.

    TÜİK Bölge Müdürü Mehmet Akyol, Türkiye’de evli, hiç evlenmemiş ve boşanmış olanların oranlarını açıkladı.

    Akyol, adrese dayalı nüfus kayıt sistemi 2019 yılı sonuçlarına göre ülkemizde 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusun yabancılar hariç 62 milyon 689 bin 647 kişi olduğunu söyledi. Akyol, bu nüfusta evli olanların oranının yüzde 62.8’e tekabül ettiğini, toplamda 39 milyon 398 bin 212 kişi olduğunu, boşanmış olanların oranının yüzde 4.1’e tekabül ettiğini, 2 milyon 553 bin 989 kişi olduğunu belirtti.

    Eşi vefat etmiş olanların oranının yüzde 5.5’e tekabül ettiğini ve 3 milyon 448 bin 337 kişi olduğunu ifade eden Akyol, hiç evlenmemiş olanların oranının ise yüzde 27.6’ya tekabül ettiğini, toplamda 17 milyon 289 bin 109 kişi olduğunu dile getirdi.

    Evli olanların oranı en yüksek olan 5 il
    15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta evli olanların oranı en yüksek olan 5 ile değinen Akyol, “Yüzde 67.2 Çorum, yüzde 66.8 Afyonkarahisar, yüzde 66.8 Ordu, yüzde 66.6 Çankırı ve yüzde 66.5 ile Manisa gelmektedir. 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta evli olanların en düşük orana sahip 5 il ise sırasıyla yüzde 49.3 ile Hakkari, yüzde 51.6 ile Şırnak, yüzde 56.1 ile Batman, yüzde 56.5 ile Siirt ve yüzde 56.8 ile Bayburt gelmektedir” diye konuştu.

    Akyol, 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta boşananların oranı en yüksek olan illere de değindi. İlk 5 ili açıklayan Akyol, “İlk 5 sırasıyla yüzde 7.0 İzmir, yüzde 6.9 Muğla, yüzde 6.4 Antalya, yüzde 5.9 Yalova ve yüzde 5.6 Aydın oluşturmaktadır. Boşanma oranı en az 5 il ise sırasıyla yüzde 0.5 ile Hakkari, yüzde 0.6 ile Bitlis, yüzde 0.6 ile Şırnak, yüzde 0.6 ile Muş ve yüzde 0.7 ile Siirt’tir” dedi.

    Akyol, 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta eşi vefat edenlerin oranını ve hiç evlenmemişlerin oranının en yüksek olduğu illeri de şöyle açıkladı:
    “Eşi vefat edenlerin oranı en yüksek olan 5 il sırasıyla yüzde 9.3 Kastamonu, yüzde 9.1 Sinop, yüzde 8.8 Giresun, yüzde 8.6 Artvin ve yüzde 8.2 ile Edirne’dir. 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta hiç evlenmemiş olanların oranı en yüksek olan 5 il ise sırasıyla yüzde 47.6 Hakkari, yüzde 45.0 Şırnak, yüzde 39.7 Batman, yüzde 39.3 Siirt ve yüzde 38.1 ile Mardin gelmektedir.”

  • İşitme Kaybı Dünyada En Yaygın Engellerden Biridir

    İşitme Kaybı Dünyada En Yaygın Engellerden Biridir

    Çorum Özel Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Murat KÖSE 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Gününe özel açıklamalarda bulundu.

    Opr. Dr. Murat KÖSE işitme ile ilgili olarak şu bilgileri verdi;
    Kişiler arası iletişimin temeli işitme ve konuşmadır. Konuşma gelişiminin de sağlıklı bir işitme gerektirdiğini düşünecek olursak işitmenin önemi daha iyi anlaşılacaktır.

    Telefonu icat eden Alexander Graham Bell, işitme engelli olan annesi ve eşinin aynı zamanda tüm işitme engelli bireylerin duyamadığı sesleri duymaları için pek çok çalışma yapmıştır. İşitme engellilere dil öğretmeni yetiştiren bir okulda çalışan Graham Bell, aslında sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalışmaları sırasında tesadüfen telefonu icat ederek birbirinden kilometrelerce uzaktaki insanların birbirlerini duymalarını sağlamıştır. İskoçyalı ünlü bilim adamının işitme engelliler için yapmış olduğu çalışmalarından dolayı doğum günü olan 3 Mart (1847) tarihi Dünya Kulak ve İşitme Günü olarak kutlanmaktadır. Alexander Graham Bell işitme engelli eşine yazdığı bir mektupta “Eşin, hangi noktaya çıkarsa çıksın, ne denli zengin olursa olsun, emin ol işitme engellileri ve onların sorunlarını her zaman düşünecektir” diye yazmıştır.

    İşitme Kaybı Dünyada En Yaygın Engellerden Biridir. Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırladığı rapora göre, 32 milyonu çocuk olmak üzere 360 milyondan fazla insan işitme kaybı ile yaşamaktadır. Türkiye’de bu sayı yaklaşık olarak 2,2 milyondur. İnsanlar yaşlandıkça bu risk artmaktadır. 65 yaşını geçen her 3 kişiden biri duyma güçlüğü yaşamakta.

    Dünya Sağlık Örgütü işitme kaybına yol açan faktörlerin % 50′si önlenebilir olduğunu bildirmektedir. Önleyici tedbirler arasında çocukların yenidoğan döneminde işitme taramalarından geçmesi, kızamık, menenjit, kabakulak ve kızamıkçık aşılarını olması, özellikle ototoksik (iç kulağa zarar verici) özellikte ilaç kullanırken seçici davranılması, orta kulak iltihabı için etkin tedavilerin yapılması, aşırı gürültülü ortamlardan kaçınılması sayılabilir.

    Aile herhangi bir zamanda bebeğinde işitme kaybından şüphelenir ise bunu doktoru ile paylaşmalıdır. Bebeğin duyması her yaşta test edilebilir. Bilgisayarlı işitme testleri yeni doğanlarda taramayı mümkün kılmaktadır. Okula başlamadan önce tüm çocukların işitme testi ile değerlendirilmesi gereklidir. İşitme kaybı kulak kiri veya kulakta sıvı birikmesi gibi düzeltilebilir sorunlardan kaynaklanabilir. Bu durumlarda basit bir tedavi veya küçük bir cerrahiyle işitmesi düzeltilebilir ve kalıcı kayıpların önüne geçilebilir.

  • “Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını” Adlı Oyun Sahnelenecek

    “Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını” Adlı Oyun Sahnelenecek

    Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından sahneye hazırlanan “Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını” adlı oyunu 13-14 Aralık 2019 tarihlerinde Çorum’da sahnelenecek.

    Güngör Dilmen’in yazdığı, A.Sinan Pekinton’un yönettiği 2 saat ve 2 perdelik oyun 13 Aralık Cuma günü saat 20.00’de ve 14 Aralık Cumartesi günü 14.00 ile 20.00 saatlerinde 3 kez sahne alacaktır.

    Oyunun biletleri; Devlet Tiyatro Salonu gişesinden tam bilet 9,00 ve öğrenci için 6,00 TL. olarak satışa sunulacaktır.

    İNTERNET SATIŞI: Biletiva. Com/Tiyatro /Devlet Tiyatrosu/ Çorum adresinden alınabilir.

    1990 yılında “İsmet Küntay Ödülü”nü almış olan oyunumuz, eski bir İstanbul mahallesinde “kurgulanmış” bir aşkın hikâyesi… Saraydan çırağ edilen (uzaklaştırılan) Mahitab’ın, Aksaray’ın bir sokağına taşınmasıyla başlayan “ateşli bir aşk hikâyesi”..

    Oyunun konusuna gelince;

    “Zaman, 19’uncu yüzyıl sonları yani Osmanlı’nın son dönemlerine denk geliyor. Mekan: Aksaray, Sarayda gözden düşmüş bir cariye Mahitap Hatun Aksaray’ın kenar mahallerinde olan eski bir konağına yerleşir. Onun yerleşmesiyle, dedikodu alır başına gider.
    Mahalle sakinleriyle bir türlü kaynaşamayan bu saray hanımının aslında kalbi bir o kadar boş ama bir o kadar da aşkla dolmak istiyordur. Cumbalı evleri ile tipik bir eski İstanbul sokağını bir anda saran Mahitap ile müzisyen Artin’in aşkı, tulumbacıların reisi tarafından kıskanılınca işler sarpa sarmaya başlar. Mahitap Hatun’un aşkının hem kendisini hem de semti yakmasını anlatır oyunda. Çünkü bir inanışa göre, “Aksaray’ı olsa olsa aşk yakmıştır”….
    İki perde ve iki saat süren bu oyun, aslında büyük Aksaray yangının olası bir hikayesini konu alıyor

  • “En Büyük Engel Sevgisizliktir”

    “En Büyük Engel Sevgisizliktir”

    Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Çorum İl Başkanı Agah Karapıçak ve yönetim kurulu üyeleri 3 Aralık Dünya Engelliler Günü nedeniyle Çorum Merkez Zübeyde Hanım Özel Eğitim Uygulama Okulunu ziyaret etti.

    Karapıçak, yaptığı ziyarette okul öğretmenleri ve öğrencileriyle bir araya gelerek okulda yapılan çalışmalar hakkında bilgiler aldı.

    Özel eğitimli çocukların sınıflarını tek tek ziyaret eden Karapıçak, çocuklarla yakından ilgilendi.

    Engelli öğrenciler ile sohbet eden Karapıçak, MHP İl Başkanlığı tarafından hazırlatılan “Sevgi ve saygı ile birlikte aşamayacağımız engel yok” yazılı günün anlam ve önemini belirten pastayı öğrenciler ile birlikte keserek, sevinçlerine ortak oldu.

    Burak adlı öğrenci ile asker selamı veren Karapıçak, “Her zaman dediğimiz gibi, Vatan sevmek gönül işidir, bu sevgi engel tanımaz. Burak kardeşimizin Vatanı savunan Kahramanlara selamı var” dedi.

    “Gönlü, yüreği ve bakışları sevgi dolu kardeşlerimizi ziyaret ettik” diyen Karapıçak, “Rabb’im güzel kardeşlerimizin yüzünde tebessüm oluşturan Eğitimcilerimizin her birinden ayrı ayrı razı olsun” diye konuştu.

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Zübeyde Hanım Özel Eğitim Uygulama Okul Müdürü Can Fırat Şahin, “MHP İl Başkanı Agah Karapıçak ve yönetimine okulumuzdaki öğrencilerimize yakından gösterdiği ilgi ve alakadan ötürü teşekkür ediyorum” dedi.

  • “En Güzel Örnek, En Emin Rehberdir”

    “En Güzel Örnek, En Emin Rehberdir”

    Memur-Sen Çorum İl Temsilcisi Ali Yıldız, mevlid kandili dolayısıyla bir mesaj yayımladı.

    Yıldız, “Mevlid kandilinin Allah’ın alemlere rahmetinin gereği olarak gönderdiği Peygamber Efendimizi, onunla bizlere ulaşan Kur’an-ı Kerim’i anlamaya, yaşamaya vesile olmasını temenni ederek, Aziz milletimizin ve İslam coğrafyasının Mevlid kandilini kutlarız” dedi.

    “Yüce Rabbimizin belli zaman dilimlerini insanların kurtuluşu için vesile kılmıştır. “ diyen Yıldız mesajında şunları söyledi;

    “Mü’minler olarak bu zaman dilimlerini en güzel şekilde değerlendirmeli ve hem kendi hem de ümmetin ve tüm insanlığın kurtuluşu için bol bol dua etmeliyiz.
    Peygamber efendimizin hayatının bizim için örnek ve rehberdir. Onun hayatı bizim için rahmetin, şefkatin, sabrın, affın, insafın ve vicdanın örnekleri ile doludur. Peygamber Efendimiz (sas)’in adalete ve merhamete dayalı kuşatıcılığı birlikte yaşadığı ashâbına olduğu kadar, gelecek ümmetini de kapsar. O nübüvvet gelmeden önce de Emindi, Peygamber olduktan sonrada emindi. Bu gün bütün dünyanın ve özellikle Müslümanların bu güvene ihtiyacı vardır.
    O güzel ahlakın temsilcisidir, yürüyen Kur’andır. O’nun her hali sözü tavrı bizim için örnektir. İnsan olarak örnektir, eş olarak örnektir, baba olarak örnektir. Yalnızca şekli örneklik değil özellikle Peygamber Efendimizin ahlaki özelliklerini hayatımıza geçirmemiz elzemdir.
    Kulluğun zirvesi olan Peygamber efendimizin örnek ve rehber hayatınının yeniden hayatımıza mihenk taşı olması, kararan kalplerimizin yeniden aydınlanması ve huzura, itminana ermesine vesile olması dileği ile tüm Müslümanların Mevlid Kandilini tebrik ediyor, başta ülkemiz ve İslâm dünyası olmak üzere tüm insanlığın Peygamber Efendimizin (sas) yüce örnekliğinden ve rehberliğinden nasibdar olmasını Cenab-ı Mevlâ’dan niyaz ediyorum”

  • En Büyük Hayali Fabrika Kurmak

    En Büyük Hayali Fabrika Kurmak

    Sungurlu’da faaliyet gösteren Atik Koltuk Döşeme adlı iş yeri sahibi Samet Atik, en büyük hayalinin ilerde bir fabrika kurmak olduğunu söyledi.

    İlerde dükkanı ve işlerini büyüterek fabrikaya dönüştürmenin hayalini kuran döşeme ustası Samet Atik, hem okuyup hem de çalışarak ekmek parası kazandığını ifade etti.

    Samet Atik, Fatih Mahallesi Şehit Adil Yıldız Caddesinde ki iş yerinde koltuk, kanepe ve oturma gruplarının tamirini ve müşterilerin talebi doğrultusunda seçtikleri modellere göre sıfırdan imalatını yaptığını belirterek, “İş yerimde koltuk, kanepe, oturma grupları tamir ve döşeme işlerini yapıyorum. Yenileme işleri, içerisi doldurularak döşemesi, kırık döküklerini tamir ederek eski haline döndürüyorum. Eskimiş koltuk, kanepe ve oturma grupları, onarılıp yeniden kumaşla kaplandığı gibi, zevke göre sipariş de alıyoruz ve isteğe göre tasarlayıp uygun fiyatlara kaliteli ve garantili bir şekilde imalatını yapıyoruz. Mesleğimiz içerisinde farklı meslekler barındırıyor, kaynak, dikim, döşeme ve mobilya gibi. Zor ve zevkli bir mesleğimiz var. Eleman sıkıntımız var mesela ama çırak bulamıyoruz. En büyük hayalim ilerde bir fabrika kurmak inşallah başaracağım.” dedi.

    “AĞABEYİMDEN MESLEĞİMİ ÖĞRENDİM”

    Mesleğini ağabeyinden öğrendiğini dile getiren 23 yaşında ki Atik, şöyle devam etti, “İlkokulu bitirdikten sonra, İstanbul’da benim gibi aynı işle uğraşan ağabeyim Ahmet’in yanında işe başladım ve çalışma hayatına atıldım. 8 yıl hem okuyup hem çalıştım. Ağabeyimden mesleğimi öğrendim. Sonra Hitit Üniversitesi Sungurlu Meslek Yüksekokulu İşletme Bölümü’nü kazandım. Ve Sungurlu’ya gelerek Şehit Adil Yıldız Caddesi’nde bulunan iş yerimi açtım. 3 yıldır buradayım ve yine hem okuluma gidiyorum hem de çalışıyorum, ekmek paramı kazanıyorum Allah’a şükür.”