Etiket: Ettiler

  • “Kötü Gidişatı Kabul Ettiler”

    “Kötü Gidişatı Kabul Ettiler”

    İYİ Parti Çorum İl Başkanı Bekir Özsaçmacı, ülke gündeminin her gün bir felaketle sarsıldığını belirterek, deprem, çığ ve uçak kazasının herkesi derinden üzdüğünü söyledi.

    Buna karşın ekonomik krizinde artarak devam ettiğini ifade eden Özsaçmacı, 2020 yılının 2. yarısında ekonominin küçüleceğini belirterek, “Son günlerde çok sayıda iflas, işten çıkarma, iflas erteleme, üretime ara verme haberleri geliyor. Kriz gittikçe derinleşiyor. Firmalar zor durumda, esnaf ve reel kesim zor durumda. Saray ve Damatsa, yaklaşan büyük krizin faturasını milletimize kesmeye hazırlanıyor” dedi.

    Artık ekonomik krizin derin bir şekilde varlığını hissettirdiğini vurgulayan Bekir Özsaçmacı, yerel yönetimlerin de bunu kabul ettiğini ve Belediye Meclisi’nde ‘giderlerini karşılayamayan vatandaşların faturalarının belediye tarafından ödenmesi’ yönünde karar alınmasının çok vahim bir malumun ilanı olduğunu kaydetti.

    İYİ Parti Çorum İl Başkanı Bekir Özsaçmacı, yaptığı yazılı açıklamasında şöyle konuştu: “AK Parti’nin ekonomik programı; Büyüme ve istihdam artışını hedeflemeyen, borçları nasıl ödeyeceğini söyleyemeyen, tarımı, hayvancılığı, imalat sanayini, topyekûn milleti, krizin yıkıcı etkilerinden nasıl kurtaracağını ortaya koyamayan, dış borca dayalı beton ekonomisine devam edeceğini ilan eden bir politika metni olarak bugünden kadük kalmış; Saray ve Damadının, ekonomiyi yönetme işini beceremediğini ilan eden bir programdır!

    Bu yönetim anlayışının düzeleceği yoktur. ‘Taşıma suyu ile değirmen dönmez’ diye bir tabir vardır. Milletimiz faturasını ödeyememektedir doğrudur neden ödeyemediğini görmezlikten gelmek nasıl bir yönetim şeklidir? Milletimiz zaruri giderlerini dahi karşılayamaz hale gelmiş iken sosyal devlet, sosyal belediyeciliği, ‘oy veren ile vermeyen’ diye ayıran, kafalarındaki çirkin fikirleri belirli dönemlerde toplumu germekle birlikte gündemi değiştirmeye yönelik politik algı yapmaktadırlar.

    Günümüzün genel bir tanımlamasını yapacak olursak; korku siyasetinin paronayaklaştırdığı ve korkunun sürekli teyakkuzda tuttuğu bir toplumu yönetmek kolaydır. Korku insanları birey olmaktan çıkartır. Korkunun hâkim olduğu toplum aynılaşır. Farklı olanı düşman olarak görür. Korkunun olduğu yerde akıl devrede değildir. Sorgulamaz, düşünmez. Bugün dost gördüğünü çok kolaylıkla yarın düşman olarak tanımlayabilir. Korkunun hakim olduğu yerde insan özne olmaktan çıkar.

    Korku, insana ‘ben’ olarak kendisini yenemeyeceği korkusunu verir. Kolektif korku ne kadar güçlü olduysa devlete bağlılık da o kadar güçlü olur ve korku unsuru ilan edilen öteki, yabancı, düşman olan unsurlara karşı tepki ve cezalandırma biçimi de o denli şiddetli oldu. Korku birliğin, siyasal iktidar da dirliğin teminatı oldu. Böylece iktidar, hem korkunun hem de toplumun hem de insanın doğasını bozdu.

    İşte bu yüzden bizim gibi birey olamayan toplumlarda siyasal iktidarlar kendilerini destekleyen tabanlarını ‘korkular’ üzerinden hayatta tutmaya çalışırlar. Çünkü korku, kitleleri motive eder, istenilen şekilde biçimlendirir ve siyasal iktidarların yaptığı hataları meşrulaştırma işlevi görür.

    Karşı karşıya olduğumuz gerçek, başlamış olan ve ağırlaşacağı açık seçik görülen ekonomik çöküştür.

    Bak bakalım kriz var mı? Bak bakalım kaç kepenk kalkmamak üzere iniyor? Kaç evde çocuklar aç yatıyor? Ekonomi buz kesti, yaptığın doğalgaz zammıyla ocaklar da buz kesiyor.

    Gemiye ‘gemicik’ diyorsunuz takaya dönüyor. Saraya ‘külliye’ diyorsunuz, israf bitiyor. Zamma ‘güncelleme’ diyorsunuz, fiyatlar normale dönüyor.”

  • Huzurevini Ziyaret Ettiler

    Huzurevini Ziyaret Ettiler

    Çorum Sivil toplumla İlişkiler İl Müdürlüğü personeli Atıl Üzelgün Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’ni ziyaret etti.

    Sivil toplumla İlişkiler İl Müdürü Mustafa Bayrak ve çalışma arkadaşları Atıl Üzelgün Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezini ziyaret ederek kurum Müdürü Abdulhaluk Longa ile görüştü.

    Atıl Üzelgün Huzurevi ziyaretlerinde yaşlılarla bir süre sohbet eden Sivil toplumla İlişkiler İl Müdürü Mustafa Bayrak, bu ziyareti sivil topluma destek veren bir kurum olarak toplumla içiçe olmaya çalıştıklarını, toplumu temsil eden STK ların yanısıra her yaşa hitap eden bakım, huzur evi ve rehabilitasyon merkezlerini önemsediklerini fırsat buldukça ziyaret etmeye çalıştıklarını ifade etti.

    Bayrak, “Bizler aynı zamanda kurumsal kimliğimiz yanında toplumun birer ferdiyiz, elbetteki yaşlılar, hastalar,çocuklar olmak üzere bakıma yardıma muhtaç bakım ve huzur evlerini ziyaret ederek onları dinlemek, onlarla sohbet etmek görevimiz olmalı ve onlara moral vermeliyiz” dedi.

  • Sabah Namazında Kudüs için Dua Ettiler

    Sabah Namazında Kudüs için Dua Ettiler

    İHH Tarafından organize edilen program kapsamında bugün sabah namazından sonra Çorum Ulu Camide bir araya gelen Müslümanlar KUDÜS için dua etti.

    Namaz sonrası cami avlusunda basın açıklaması ve dua edildi. Teşrik tekbirleri ile başlayan programa çok sayıda vatandaş katıldı.

    16 STK’ın destek verdiği programın basın açıklaması yapan Çorum Genç İHH Başkanı Fatih Çelik, ABD’nin elçiliğini Kudüs’e taşımasından bu yana Siyonist İsrail Mescid-i Aksâ ve Kudüs halkı üzerindeki hukuksuz hareketlerini artırarak devam ettiğini söyledi.

    Siyonist İsrail 2017 Temmuz’unda kapılarına metal detektörler yerleştirerek Mescid-i Aksâ’ya giriş ve çıkışları kontrol altına almak istediğini hatırlatan Çelik, ” Bu hamle Mescid-i Aksâ’yı zamansal olarak bölme planının ilk adımı idi. Tüm dünya Müslümanlarının ve tabiki Kudüs halkının büyük direniş göstermesi sonucu İşgalci İsrail geri adım atmak zorunda bırakılmıştı” dedi.

    Kudüs’te, Müslümanların ilk Kıblesinde, Siyonist İsrail İşgaline karşı mücadele veren Kudüs halkının bu güne UMUT CUMASI adını verdiğini ifade eden Çelik, ” Siyonist işgalci yönetim 2019 Şubat ayında Mescid-i Aksâ’nın içerisinde bulunan Rahmet kapısını işgal ederek sinegoga çevirmek istedi. Böylece Mescid-i Aksâ’nın mekânsal olarak bölünmesini gerçekleştirmek için bir adım atmış oldu. Aslında 2003 yılından beri kapalı ve zincirli olan mekânın bu şekilde işgal edilmek istenmesi üzerine yine tüm Kudüs halkı tüm dünyanın da desteği ile ayaklanarak bu sefer mekânı muhafaza etmekle kalmayıp 16 yıldır kilit altında tutulan mekânı açarak ismini Rahmet Mescidi koydular” diye konuştu.

    “Tüm bu yaşanan olaylar yıl boyunca sayısız baskınlar ve gözaltılarla devam etti” diyen Çelik açıklamasını şöyle sürdürdü; “Bu süreçte Kudüs Muhafızı Şeyh Raid Salah gözaltına alınarak hapis cezası verildi. Uzun bir süre hapsedilen Şeyh Raid Salah geçtiğimiz aylarda ev hapsine alındı. Ancak Şubat ayında hakkında verilecek olan kararla yeniden hapsedilmesi gündemde. Ayrıca geçen hafta Pazar günü Kudüs Müftüsü Şeyh İkrime Sabri, Rahmet Mescidi konusunda insanları Cuma hutbesinde provoke ettiği iddiasıyla gözaltına alındı. Şeyh İkrime Sabri’ye bir hafta süre ile Mescid-i Aksâ’ya giriş yasağı getiren Siyonist İsrail sürenin bir yıla çıkarılmasını istedi. Mescid-i Aksâ’da 50 yıldır hutbe veren ve Kudüs halkının gönlünde büyük yeri bulunan Şeyh İkrime Sabri aleyhine alınan bu karar üzerine Kudüs halkı ayaklanarak Rahmet Mescidinde toplanmaya başladı” şeklinde konuştu.

    Son iki günde bu toplanma çağrısına uyan herkese karşı orantısız güç uygulayan Siyonist İsrail güçleri kadınlar başta olmak üzere birçok Müslümanı gözaltına aldığına vurgu yapan Çelik, “Özellikle kadınlara uygulanan şiddetin dayanılmaz boyutlara gelmesi üzerine Kudüs halkı bu Cuma’yı Umut Cuma’sı olarak ilan ettiler. Siyonist İsrail’in, Rahmet Kapısı yasağına karşı seslerini yükseltecek olan Kudüs halkı tüm dünya Müslümanlarının Kudüs’ten yükselecek sese karşılık vermelerini bekliyor.

    Rahmet Kapısı (Bab’u er-Rahme) Neden Önemli

    Öncelikle şunu anlamamız gerekmektedir ki Rahmet Kapısı sadece yıllardır kapalı olan bir kapıdan ibaret değildir. Bu kapı, içerisinde İmam Gazalî’nin İhya eserini yazdığı ve inzivaya çekildiği odaların da bulunduğu bir müştemilattır. Siyonist İsrail’in şu an müdahale etmek istediği, içerisinde binaların da bulunduğu 1000 m2’lik Rahmet Kapısı Müştemilatı ve buna ilave, içerisinde zeytin ağaçlarının ve bazı diğer binalarında bulunduğu 20 dönümlük alandır. Mescid-i Aksâ’nın bir bölümünü ele geçirerek iddia edilen Süleyman mabedinin inşası için bir basamak olarak kullanmak istemektedirler.

    Rahmet Kapısı Selahaddin Eyyubi tarafından duvar örülerek güvenlik gerekçesi ile kapatılmıştır. Çünkü Mescid-i Aksâ’ya şehre uğramadan direk olarak girilebilen bir kapıdır. Bu tarihten beri kapalıdır. 1970’lerden 2003’e kadar Mescid-i Aksâ hizmetinde bulunan bir dernek tarafından merkez olarak kullanılmış ve bu dernek ve merkezi 2003 yılında kapatılmıştır. 2019 yılı Şubat ayında yaşanan olaylar sonrasında kapı Müslümanlar tarafından açılarak mescit haline getirilmiştir.

    Rahmet Kapısı Hristiyan ve Yahudi inancında da önemli bir yer tutmaktadır çünkü her iki din mensupları da kıyamete yakın bir zamanda “Mesih”in buradan Kudüs’e gireceğine ve o zamana kadar bu kapının kapalı kalması gerektiğine inanmaktadırlar.

    2019 Şubat’ında Ne Oldu

    Esasında Rahmet Kapısının Mescid-i Aksâ içerisinden girilen (binaya inilen merdivenlerin başında) kısmında 2003 yılından beri bir kilit vardı. Ancak Müslümanlar buraya zaman zaman girip ibadet edebiliyordu ve buna Siyonist İsrail’in herhangi bir müdahalesi söz konusu değildi. Çünkü Siyonist İsrail zaten Mescid-i Aksâ içerisinde bir karar verme yetkisine sahip değildir. Mescid-i Aksâ içerisindeki her türlü tasarruf Ürdün Vakıflar’ına aittir.

    17.02.2019 Pazar günü Siyonist İsrail’in silahlı teröristleri Mescid-i Aksâ’ya baskın düzenleyerek “bazı Müslümanların Rahmet Kapısında Namaz Kılmalarını” bahane göstererek merdivenlerin başındaki demir kapıya kilit vurdular. (Rahmet Kapısının müştemilatına inen merdivenlerin başına)

    18.02.2019 Pazartesi günü Mescid-i Aksâ’daki murabıtlar ve Kudüs halkı Siyonist İsrail’in bu davranışının Mescid-i Aksâ’ya bir müdahale olduğunu söyleyerek zinciri ve kilidi kırarak içeride namaz kıldılar. Bunun üzerine Siyonist İsrail’in eli silahlı teröristleri buradaki Müslümanlara saldırarak birçok genci Mescid-i Aksâ içerisinde önce darp edip sonra da gözaltına aldırlar. Ayrıca Mescid-i Aksâ’nın tüm kapılarını kapatarak giriş çıkışları yasakladılar. Kudüs halkının tepkisinin ve ayaklanmasının üzerine çok geçmeden kapıları tekrar açmak zorunda kaldılar.

    Rahmet Kapısı olayları sırasında Kıyamet Kilisesi’ne yapılan siyasi ve ekonomik baskıları protesto etmek amacıyla Kudüs’lü Hristiyanlar da kiliseyi kapattı ve Müslümanlar’ın Rahmet Kapısı direnişine destek verdiler.

    Bizler de Türkiyeli Müslümanlar olarak Kudüs halkının yanında olduğumuzu, Mescid-i Aksâ özgürleşene dek mücadelemize devam edeceğimizi bildiriyoruz. (2009) Gazze konvoyunda olduğu gibi, (2010) Özgürlük filosunda olduğu gibi hiçbir engeli tanımadan, yılmadan Müslüman kardeşlerimizin yardımına koşacağımızı tüm dünyanın bilmesini istiyoruz.

    Bizler tüm dünya Müslümanlarını Terörist İsrail’in yaptığı zulümler karşısında duyarlı olmaya, Kudüs halkına destek olmaya, davet ediyoruz.

    “ Kim Allah’ı, Peygamberini, inananları dost edinirse, bilsin ki şüphesiz Allah’tan yana olanlar üstün gelirler” Maide suresi 56. Ayet” şeklinde konuşmasını tamamladı.

    Kılınan Sabah Namazı ardından Hacı Ömer Bayram’ın özelikle Kudüs’ün ve dünya Müslümanların birlik ve beraberliği için dua yaptı.

  • Miniklerle Sohbet Ettiler

    Miniklerle Sohbet Ettiler

    Çorum Valisi Mustafa Çiftçi ve Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı anaokulları ziyaret ederek, miniklerle sohbet ettiler.

    Vali Çiftçi ve İl Milli Eğitim Müdürü Yakup SarıBuharaevler Anaokulu, Karşıyaka Anaokulu ve Bahçelievler Öğretmen Salim Akaydın Ortaokulunu ziyaret ederek öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldi.

    Ziyaret sırasında öğrenciler ile bir araya gelen Yakup Sarı öğrenciler ile yakından ilgilenerek çocukların mutluluklarına ortak oldu.