Etiket: Farkında

  • “Epilepsinin Farkında Olalım, Hayatı Birlikte Aydınlatalım”

    “Epilepsinin Farkında Olalım, Hayatı Birlikte Aydınlatalım”

    Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız, 14 Şubat Dünya Epilepsi Beyin Günü nedeniyle bir açıklama yaparak, farkındalığın hayat kurtaracağını ifade etti.

    Tahtasız, dünyada 100 milyon civarında epilepsi hastası olduğunun tahmin edildiğini, bu rakama her yıl yaklaşık 2,4 milyon yeni epilepsi hastasının eklendiğini, ülkemizde de bu sayının 800 bin civarında olduğunu kaydetti.

    Epilepsinin bulaşıcı olmadığını ve tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ifade eden CHP İl Başkanı Tahtasız, “Epilepsi hastaları ne yazık ki toplumda saklanmakta, bu durum da etkin tedaviye ulaşamamaktadır. Toplumun yanlış önyargıları nedeniyle de bu hastaların yaşam kaliteleri daha da düşmektedir” dedi.

    Tüm dünyada hastalıkla ilgili toplumda farkındalık yaratılması gerektiğinin altını çizen Tahtasız, “İşten çıkarılma, iş verilmeme, evlenememe gibi birçok haksız ve yersiz uygulama sanki bir günah, suçmuş gibi insanların hastalığını saklamasına neden olmaktadır. Şeker hastası, kanser hastası kendini saklamazken bu durum neden epilepside yaşanır? Yanlış bilgiler, insanları hastalık nedeniyle dışlamaya, görmezden gelmeye, korkmaya veya acınacak bir durummuş gibi aşırı koruyuculuğa neden olmaktadır” ifadesini kullandı.

    Epilepside farkındalığın önemine dikkati çeken Tahtasız, farkındalığın hayat kurtaracağını ve hayatı aydınlatacağını vurguladı.

  • TÜGVA İSKİLİP Kültürel Dokunun Farkında

    TÜGVA İSKİLİP Kültürel Dokunun Farkında

    Türkiye Gençlik Vakfı “ TÜGVA” İskilip’te tarihi dokuyu incelemeye aldı.

    Türkiye Gençlik Vakfı “ TÜGVA” İskilip ilçe temsilcisi Alihan Deveci İskilip’in Tarihi dokusunu incelemeye ve araştırmaya başladı.https://googleads.g.doubleclick.net/pagead/ads?guci=2.2.0.0.2.2.0.0&client=ca-pub-3475755011639331&output=html&h=280&adk=142396804&adf=730519076&pi=t.aa~a.1012359933~i.1~rp.4&w=740&fwrn=4&fwrnh=100&lmt=1613568287&num_ads=1&rafmt=1&armr=3&sem=mc&pwprc=7065770979&psa=1&ad_type=text_image&format=740×280&url=http%3A%2F%2Fwww.herihaber.net%2Ftugva-iskilip-kulturel-dokunun-farkinda%2F&flash=0&fwr=0&pra=3&rh=185&rw=740&rpe=1&resp_fmts=3&wgl=1&fa=27&adsid=ChEIgJqzgQYQqZ2SzOmfnf6lARJMAKapXToIMXlcI6D8msi6xzHfbxpdNdUNoA0KJb6xMZ8Q5pimuZYZ-LU9Td4XB_9rk2Q4_wnv8uHnCpkFvmOW7l9AGZJ2LR64hJywdQ&dt=1613571887578&bpp=4&bdt=1164&idt=-M&shv=r20210211&cbv=r20190131&ptt=9&saldr=aa&abxe=1&cookie=ID%3Dec98fe5986418e33-226f56f967b90044%3AT%3D1608110080%3ART%3D1608110080%3AS%3DALNI_MaZNsn7hgNfYe8EQaohZ6XLNTv0sw&prev_fmts=0x0&nras=2&correlator=1737908046369&frm=20&pv=1&ga_vid=496090691.1602819131&ga_sid=1613571887&ga_hid=1480445130&ga_fc=0&u_tz=180&u_his=16&u_java=0&u_h=768&u_w=1366&u_ah=728&u_aw=1366&u_cd=24&u_nplug=3&u_nmime=4&adx=110&ady=1066&biw=1349&bih=600&scr_x=0&scr_y=6&eid=42530672%2C44736376%2C21068769%2C21068893&oid=3&pvsid=2105166640507161&pem=367&ref=http%3A%2F%2Fwww.herihaber.net%2F&rx=0&eae=0&fc=1408&brdim=0%2C0%2C0%2C0%2C1366%2C0%2C1366%2C728%2C1366%2C600&vis=1&rsz=%7C%7Cs%7C&abl=NS&fu=8320&bc=23&jar=2021-02-17-10&ifi=1&uci=a!1&btvi=1&fsb=1&xpc=fLeTumwcd7&p=http%3A//www.herihaber.net&dtd=26

    Göreve geldiği ilk günden beri sürekli çalışmalar yürüten Deveci ilçe kültürünün gelecek kuşaklara aktarılması ve onlara öğretilmesi için çalışmalarına devam ediyor.

    Türkiye Gençlik Vakfı “ TÜGVA” İskilip İlçe temsilcisi Alihan Deveci yaptığı açıklamada; “ Tarihte kapı tokmaklarına M.Ö. 9.yy’dan beri rastlamaktayız. Selçuklu dönemine ait en eski kapı tokmağı Ejder ve Aslan başlı kompozisyonları olan Cizre Ulu Camii kapılarında bulunmaktadır.
    Türk ve İslam mimarisinin ziynet eşyası olan kapı tokmakları dönemimizde en çok sivil mimaride karşımıza çıkmaktadır. İşlevsel olarak bakıldığında Dönem anlayışı, Zerafet timsali İkonografik olarak bakıldığında, Derin bir kültürel belleğin habercisi olarak isnat ettiğimiz mimari nakışlarımızdır.
    Kapılar bu derin ve sembolik anlamın bir göstergesidir. Hayrın, İlmin, Sanatın, Üslûbun, Zanaatın, Zihniyetin, Diplomasinin ve Ekonominin bu küçük görünen örgeler üzerinde ne kadar kıymetli izahlara ulaştığını görmek mümkündür. Bazen hayırla açılan Bismillah, Bazen Maşallah, Bazen Allah’ın adlarıyla temsil bulan bu zenginliğimiz iyiliğin habercisi olmuştur. Biçimsel olarak farklılık gösterse de maden işçiliğinin Kur’an-ı kerim den kelimelerle mahtut edilerek bezendiğini örneklerde görmekteyiz.

    Örneğin; Allah CC’nin 99 ismini içeren Esmaül hüsnasında EL-Fettah zikrinin birçok örnekte müsenna olarak işlendiği görülmektedir. Açan anlamına gelen bu kelime Ayasofya 1. Mahmut kütüphanesi kapısında teşhir edilmektedir.

    İskilip geleneksel konut mimarisinde kapı bileşenlerinden birisi olan kapı tokmak ve halkaları Yerel kültürümüzün mahremiyet düşüncesiyle oluşturulmuş dış avlu duvarlarının Cadde, Sokak, Mesken ve Malik ile iletişimini sağlayan nadide ve bir o kadarda özümüze götüren elemanlardır. Malikle misafir/konuk arasındaki diyaloğu kapı tokmakları üzerinden izah etmek Zikredilen o özün kendisidir.

    Her bölgede görüldüğü gibi Sağlık tanrısı Asklephion’dan ismini alan İskilip kapılarında da görmek mümkündür. Misal verecek olursak Kalın ses çıkartan bir kapı tokmağı ev sahibi tarafından duyulduğunda gelenin erkek bir birey olduğunu ve karşılayacak kişinin mümkünse evin yetişkin erkek bireylerinin karşılaması gerektiği anlamına gelmektedir. Fakat kapıdan gelen ses ince ise gelen kişinin kadın olduğu anlamına gelir ve ev sahipleri tarafından mümkünse evin yetişkin kadınlarının karşılaması gerektiği anlamına gelmektedir.

    Bunların dışında da İskilip’te görmüş olduğumuz el şeklinde kolun bilekten aşağısı tasarlanarak avuç içine bir top yerleştirilen ve yüzük parmağının üzerine kaşlı yüzük eklenen pirinç malzemeden döküm tekniğiyle yapılmış örneklerde Manevi kimliğimizin ve belli bir dönemin örgeleri olarak hâlâ yaşamaya, yaşatılmaya devam etmektedir. İnsan eli biçimli bu kapı tokmaklarının bilek kısmına işlenen dört yapraklı çiçek formu bileklik ve yüzük parmağında kaşlı bir bayan yüzüğü taşıması Yukarıdaki izahımızı belgelemektedir. M.Ö 3000’de Hattu uygarlığının İskilyasıydı, antik şehrin iyon yıl olan ameros ilgi adasında Askilopyon dedi yıllar geçti bizansın en önemli üç şehrinden birisi oldu. 1075’te Selçuklu hükümdarı gümüştekin Ahmet Gazi fethetti, yıldırım Beyazıt Osmanlı hakimiyetine aldı. Kanuni döneminde Fransızlar eskülepö diye bahsetti kaynaklarında. Şimdi bizler bu koskoca kültürel mirasın bekçileriyiz, Bu küçük ama sıcak şehrin çocuklarıyız, gençleriyiz. Herkes doğup büyüdüğü şehri sever ama biz bu topraklara Aşığız” şeklinde açıklamalarda bulundu.