Etiket: Gerçekler

  • “Hayaller Gar, Gerçekler Otogar!”

    “Hayaller Gar, Gerçekler Otogar!”

    Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Genel Müdürü Hasan Pezük’ün Samsun-Kırıkkale Hızlı Tren Projesi’nin 2053 Ulusal Ulaştırma Ana Plan hedefleri kapsamında olduğunu açıklamasının ardından Çorum’dan tepki sesleri yükselmeye devam ediyor.

    Konuyla ilgili açıklamada bulunan Gelecek Partisi Çorum Merkez İlçe Başkanı Muhammed Taha Derin, seçim öncesi demiryolunun yatırım programına alındığını söyleyen iktidar temsilcilerinin bir yalanının daha ortaya çıktığını belirterek, “Çorum için yine hayaller gar, gerçekler otogar” dedi.

    Çorumlu vatandaşların AK Parti’ye her seçim döneminde yüzde 60’ın üzerinde oy vermesine karşılık AK Parti iktidarının Çorum’a hala üvey evlat muamelesi yaptığını kaydeden Muhammed Taha Derin, her seçim öncesi verilen vaatlerin ise havada kaldığını ifade etti.

    AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana gerçekleştirilen her seçim döneminde havaalanı, hızlı tren, acemi birliği gibi konuların ısıtılıp ısıtılıp temcit pilavı gibi önümüze konduğunu dile getiren Derin, önümüzdeki yerel seçimlerde de yine aynı vaatlerin verilmeye devam edeceğini belirtti.

    AK Parti iktidarının Çorum’a hizmet konusunda kör baktığını, Çorumlu vatandaşların da yerel seçimlerde AK Parti’ye kör bakması gerektiğini vurgulayan Muhammed Taha Derin, “Birinin dediği, birisini tutmuyor. Seçim öncesi vaatler ile açıklanan yatırımlar arasında koskoca 21 yıl var. Sizin Çorum’a halkına verdiğiniz değer bu mu?

    Aklımızla dalga geçmeyi bırakın. Çorum, Amasya ve Samsun’da yaşayan 3 milyondan fazla insana reva görülmeyen raylı sistem siyasi hamleler ile başka illere reva görülebiliyor, tıpkı havalimanında olduğu gibi” dedi.

  • “Hayaller Tozpembe, Gerçekler Alacakaranlık”

    “Hayaller Tozpembe, Gerçekler Alacakaranlık”

    Saadet Partisi Çorum İl Başkan Yardımcısı Fatih Yıldıran yaptığı yazılı açıklamada “ Ekonomide hayaller tozpembe, gerçekler Alacakaranlık Kuşağı” dedi.

    “Toz pembe hayallere karşılık alacakaranlık kabuslar” diyen Yaldıran “Dünya genelinde ekonomide çok karmaşık bir durum oluşmakta ve dünya genelinde ekonomik sistemle alakalı olarak ekonomistlerin de açıkladığı sistem değişikliği çok yakın bir gelecekte hayata geçecek beklentisi üst seviyelerde. Hazır tüm dünya yeni bir ekonomik sistem arayışında iken Adil Ekonomik Düzeni kurmalı ve dünyada yaygınlaşmasını sağlamalıyız” şeklinde konuştu.

    2002 yılında tüketici kredileri ve kredi kartları olarak ülke vatandaşlarımızın toplam borcu 6 milyar 604 milyon TL iken 2020 yılında mayıs sonu itibari ile 685 milyar 817 milyon TL seviyelerine yükseldiğini belirten Yaldıran, “Son 18 yılda halkın borç yükü 103 kat artmış durum da. Buna ek olarak son dönemde belli başlı inşaat şirketlerini kurtarmak adına devlet bankaları konut kredilerini 0,64 e indirmesi ile 2 ay içerisinde yaklaşık olarak şimdiye kadar hiç kredi kullanmamış 920 bin vatandaşımız kredi alarak geleceğini ipotek etmiş, ayrıca mevcutta kredisi olduğu halde yeni kredi başvusu yapanlarda da azımsanamayacak bir artış gözlenmiştir. Haim Nahum doktrininin 4. maddesi gereği halk borca esir edilmek istenmektedir” diye konuştu.

    Pandemi sürecinde bütün ülkelerin ekonomik olarak önlemler alarak süreci en az kayıpla atlatmak düşüncesine girdiğini ifade eden Yaldıran, “Bizde ise devlet destekli olarak indirilen kredi faizleri sebebi ile vatandaş bırakın tedbir almayı daha çok dibe çekilmektedir. Bir atasözünde de söylendiği gibi ayağını yorganına göre uzat devri bitmiş yorgan ortadan kaybolmuştur” dedi

    Yıldıran açıklamasına şöyle devam etti;

    “Küresel anlamda yeniden şekillenmekte olan ekonomik sistemin adımları atılırken Ülkemizde de bu sisteme adapte olmak adına ufakta olsa adımlar atılmakta olup bu adımların yeterli olup olmadığı ileriki dönemlerde belli olacaktır. Bu noktada asıl dikkat çekmek istediğimiz vatandaşlarımızın bu yeni sisteme daha borçlu daha hazırlıksız olarak yakalanacığıdır. Ticaret elbetteki devam etmeli çarklar elbetteki dönmeli buna kimsenin itirazı olmaz olmamalı. Ama çarkların dönmesi adına küçük esnafın ve normal maaş ile çalışan vatandaşlarında onlarca yılı ipotek altına alınmamalı. Bu minvalde diyeceğimiz odurki bu borç tuzağını süslü kelimeler ve toz pembe hayalleri vatandaşın aklına sokmak ve ardından alacakaranlık kabusları yaşatmak bu millete yapılan en büyük haksızlık olacaktır diye düşünüyorum.

    Sonuç olarak önümüzdeki yıllarda bu kabusu yaşamak yerine devlet bankalarının sağladığı krediyi konuta değil tüm dünyada yaşanan pandemi sürecinde azalan üretim imkanlarına ve tarım sektörüne yönlendirerek hem istihdamı arttırmak hemde ihracat ile gelir elde etmek adına faizsiz olarak verilecek krediler ile ülke ekonomisine katmadeğer kazandırmak, üreterek toplum olarak kazanmak önceliğimiz olmalıdır. Sadece bir iki iş adamının geleceğini kurtarmak adına tüm vatandaşları borçlandırmanın kelime karşılığını bulmayı sizlere bırakıyoruz” şeklinde değerlendirmelerde bulundu.