Etiket: Gıda

  • Gıda Enflasyonunu Nasıl Çözeriz?

    Gıda Enflasyonunu Nasıl Çözeriz?

    Ziraat Mühendisleri odası Çorum İl temsilcisi Necati Gül, gıda enflasyonunun nasıl çözüleceğine dair önerilerde bulundu.

    Ziraat Mühendisleri odası Çorum İl temsilcisi Necati Gül, Türkiye’nin en önemli sorunu olan, ihtiyaçlarını en hesaplı şekilde karşılamak için dar gelirli vatandaşı çarşı-pazar, market-market gezdiren gıda enflasyonunun nasıl çözüleceğine dair önerilerini aktardı.

    İşte o açıklama;

    TÜİK’e göre yıllık gıda ve alkolsüz içeceklerdeki enflasyon oranı %43,58 olarak tespit edilmiş.

    Düşürmek için;

    -Çiftçinin tanımını yaparak,

    -Çiftçiliği meslek statüsüne sokarak,

    -Çiftçinin/Üreticinin girdi maliyetini düşürerek,

    -Çiftçinin / üreticinin yaşam standartını ve refahını artırarak,

    -Çiftçinin GSYH’dan aldığı payı yükselterek,

    -Ürünün/ gıdanın tarladan/ahırdan sofraya geliş zincirini kontrol altına alarak,

    -Üretim planlaması yapıp ve yaş meyve ve sebzedeki kaybı/israfı önleyerek,

    -Kayıt dışı ekonomiyi makul bir seviyeye (Avrupa’da ki gibi %8-10 seviyelerine ) çekerek,

    -Tarımsal desteği itici güç pozisyonuna getirerek,

    – Tarım arazilerinde/ parsellerinde miras meselesine köklü çözüm bularak,

    -Tarım arazilerini koruyarak,

    – Et meselesinin, ot meselesi ile çözüleceğini idrak ederek,

    -Anbarları buğday, meraları sürü ile doldurarak,

    -Çiftçinin pazara ulaşmasındaki etkinliği artırarak,

    -Tatım politikasında paydaşlarla ortak akıl oluşturarak,

    -Tarım ürünleri ve gıda da ithalat ve ihracatta yetki kargaşasını ortadan kaldırarak,

    -Küçük aile işletmelerini koruma altına alarak,

    – Kooperatif ve Birliklere yeni bir bakış açısı getirerek,

    -Bireyci yaklaşımdan uzaklaşıp, toplumcu yaklaşımcı politikaları işleme koyarak, yani meseleye bütüncül bakarak,

    -Yönetimde adalet liyakati ve şeffaflaşmayı öncelikli kılarak,

    -Bilim tekniği ve fenni sahada uygulayıcı/uygulatıcı Ziraat Mühendislerinin etkinliğini artırarak,

    -Ar-Ge çalışmalarına bütçeden yeteri kadar kaynak aktararak,

    – Ziraat Fakültelerinin niceliğini azaltıp niteliğini artırarak,

    – Akıllı tarımı en küçük işletmelere kadar uygulatarak, yani inovasyon katarak,

    Çözebiliriz.

  • Ramazan’da Gıda Denetimleri Devam Ediyor

    Ramazan’da Gıda Denetimleri Devam Ediyor

    İl Tarım ve Orman Müdürü Orhan Sarı, vatandaşların güvenilir gıdaya ulaşması için gıda denetimlerinin 13 ilçede hız kesmeden devam etmekte olduğunu açıkladı.

    Ramazan dolayısıyla tüketimi artan ürünleri üreten, satan ve tüketime sunan gıda işletmelerinin daha sık denetlendiğini hatırlatan Sarı, “Yıl boyunca rutin olarak devam eden gıda denetimleri, Ramazan ayı dolayısıyla halkımızın daha sağlıklı ve güvenli gıda tüketmesini sağlamak amacıyla sıkılaştırıldı” dedi.

    “İçinde bulunduğumuz Ramazan ayı nedeniyle denetimlerimiz artırılmıştır” diyen Sarı konu ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;

    “ Özellikle toplu tüketim işyerleri, toplu iftarların yapıldığı yerler ve tedarikçileri, gıda satış yerleri, pastane, unlu mamuller ve tatlı üretim ve satış yerleri, ekmek-ekmek çeşitleri ile pide üretim ve satış yerleri, “ramazan paketi” adı altında muhtelif gıdaların bir arada yer aldığı paketlerin satış ve dağıtımının yapıldığı gıda işyerleri, yoğun alışveriş yapılan diğer perakende işletmelerinin denetlenmesine ağırlık verilmektedir. Gün içinde yapılan denetimlerin yanı sıra Müdürlüğümüz Gıda Kontrol Görevlilerince iftar ve sahura yönelik denetimler de planlanmakta ve gerçekleştirilmektedir. Gıda işletmecisi de ürettiği, işlediği, dağıttığı, depoladığı, satışa ve tüketime sunduğu tüm gıdalarda gıda mevzuatına uygunluğu sağlamak zorundadır.

    Gıda etiketleri, satın aldığımız ve tükettiğimiz gıdaların kimlik kartlarıdır. Gıdanın ambalajında veya ambalajına yapıştırılmış etiketinde yer alan bilgiler gıdanın kimliğini oluşturur. Bu bilgilerin doğruluğundan gıdayı üreten, pazarlayan veya kendi ticari adıyla pazarlayan gıda işletmecileri sorumludur. Tüketicinin sorumluluğu ise etiket bilgilerine dikkat etmektir. Etiketler, diğer birçok bilginin yanı sıra gıdanın içindekiler, besin öğeleri ve enerjisi hakkında bilgileri içerir.

    Ayrıca hepimizin sorumlu birey olarak gıda kayıp ve israfının azaltılması ve önlenmesi için; “İhtiyacın Kadar Al, Geleceğini Çöpe Atma” mesajına uygun davranmalıyız. Farkında olmadan kaybettiğimiz ve israf ettiğimiz gıdalarımızı korumak için öncelikle planlı, listeli alışveriş yapmamız, ihtiyacımız kadar satın almamız, tüketebileceğimiz kadar hazırlamamız, doğru koşullarda saklamamız gerektiğini unutmayalım.Vatandaşlarımızın huzurlu ve sağlıklı bir ramazan ayı geçirmesi için kamu sağlığı ve tüketici menfaatlerini korumaya yönelik resmi kontrollerimiz artarak devam edecektir.

    Denetimlerde hijyenin yanı sıra özellikle ramazan ayında tüketimi artan tatlı ürünlerinde kullanılan yağlar başta olmak üzere, kızartmalarda kullanılan yağlarının polarizitesi, polarizasyon cihazı ile yerinde tespit edilerek gerekli görülmesi halinde numune alınarak gerekli işlemler yapılmaktadır.

    Soğuk zincirin korunması gereken ürünlerde işletmelerin soğuk zinciri koruyup korumadıkları sıcaklık ölçerle anında tespit edilmekte ve sonuçlara göre gerekli işlemler yapılmaktadır.   Ayrıca “Ramazan Paketi” adı altında muhtelif gıdaların bir arada yer aldığı paketlerin satışının yapıldığı işyerlerine yönelik denetimlerde paket içeriğinde bulunan gıdaların son tüketim tarihi ve etiket bilgileri kontrol edilmektedir.

    Alo 174 Gıda Hattı 7/24 Saat Yanınızda.

    Unutulmamalıdır ki etkili bir denetim sistemi tüketicilerin de denetimlere katkı sağlamaları ile mümkündür. Vatandaşlarımızın gıdalarla ilgili her türlü ihbar, şikâyet, soru ve sorunlara Alo 174 Gıda Hattı ve 0 (501) 174 0 174 nolu ihbar hattımız ile hizmet verilmektedir.

    Ramazan ayı öncesinde olduğu gibi Ramazan ayı içinde de gıda denetimleri büyük bir hassasiyetle devam edecektir.’ dedi.

  • “Çiftçi Üretemez Hale Geldi, Gıda Krizi Yaşanmasın”

    “Çiftçi Üretemez Hale Geldi, Gıda Krizi Yaşanmasın”

    Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız, mazot, gübre, zirai ilaç, elektrik, yem gibi temel girdilere yapılan yüksek zamlar nedeniyle çiftçinin artık üretemez duruma geldiğini belirterek, artan maliyetler karşısında üreticinin ayakta duramaz hale geldiğini söyledi.

    Üretimin değil ithalatın olduğu bir ülkede açlığın, yoksulluğun, kötüye gidişatın önlenemeyeceğine dikkati çeken Tahtasız, son 19 yılda ithalata 126 milyar dolar ödendiğini kaydetti.

    CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız, beraberindeki parti yöneticileri ile birlikte Çorum Merkez Uğrak Köyünü ziyaret ederek vatandaşların sorun ve taleplerini dinledi.

    Köy Muhtarı Yaşar Sayar ve vatandaşlarla sohbet eden Tahtasız, üreticinin artan maliyetlerinin üretim durumunu olumsuz etkilediğini belirterek, tarım, hayvancılık ve sanayide acil tedbirlerin alınması gerektiğine dikkati çekti.

    Son bir yıl içerisinde mazota yüzde 115, gübreye yüzde 400, yeme yüzde 120, tohuma yüzde 120, zirai ilaca yüzde 100, elektriğe yüzde 120 oranında zam yapıldığına vurgu yapan Tahtasız, “Bir çiftçinin 1 yılda kullandığı mazot miktarı 3 milyar litre. Çiftçinin 2022’de mazota vereceği para 46 milyar lira. 2022’de verilecek tarımsal destekleme miktarı ise 29 milyar lira. Verilen destek miktarı çiftçinin mazot giderinin ancak %63’ünü karşılıyor. Çiftçinin mazot, gübre, tohum masrafını karşılayacak destek maalesef yok. Bugün çiftçimiz üretemiyor. Nasıl üretsin ki? Artan maliyetler karşısında çiftçi ayakta duramaz hale geldi. Tarımsal girdiler öyle pahalandı ki, çiftçi nasıl alsın, nasıl üretsin?” diye konuştu.

    Tahtasız, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    GIDA KRİZİ, AÇLIĞA VE YOKLUĞA DÖNMESİN

    Ülkemiz zor bir süreçten geçiyor. Ülkemizin içine düşürüldüğü bu zorlukların tek sorumlusu Saray ve AKP’dir.

    Bir avuç azınlık dışında kalan geniş halk kesimleri her gün iğneden ipliğe gelen zamlar altında eziliyor.

    İnsanlarımız faturalarını ödeyemediği gibi, sofrasına gıdayı ulaştıramıyor. Market market, pazar pazar gezerek ucuz gıdayı arıyor. Çok sayıda vatandaşımız ise akşam kapandıktan sonra semt pazarlarından arta kalanlar ile gıda temin etmeye çalışıyor.

    Herhangi bir güvencesi, geliri olmayan insanlarımız çöp konteynerlerinde yiyecek arıyor.

    AKP ve Saray’ın 20 yılda ülkemizi ve insanımızı getirdiği acı tablo budur.

    Kentlerde yaşanan yoksulluğun sebebi köylerdeki yoksulluktan kaynaklanmaktadır.

    Her geçen gün tarımdaki nüfus, tarım alanları azalırken çiftçiye ya borç ya göç düştü.

    AKP çiftçiye destek verip tarımsal üretimi arttırmak yerine ithalatı tercih etti. Dövizin bol, liranın değerli olduğu dönemlerde ithalat nedeniyle gıda ürünleri ucuzdu. Ancak artan döviz kuru ile ithalat daha pahalı. O nedenle de gıda enflasyonu aldı başını gitti. Buna rağmen ithalata devam etti.

    Bugün, bereketli Anadolu topraklarında beceriksiz AKP ve Sarayın uyguladığı ithalat nedeniyle, ucuz gıda hayal oldu. Çünkü üretim yok, ithalat var.

    Son 19 yılda tarımsal ithalata 126 milyar dolar ödendi.

    Türkiye üretmiyor. Bugün çiftçimiz üretemiyor. Çiftçi borçları 200 milyarı aştı.Çiftçinin maliyetleri artarken, ürünü para etmiyor. Tüketici de daha pahalı gıda almak zorunda kalıyor. Boğazından kısıyor.

    Tarımdaki kötü yönetimin yarattığı sorunları 85 milyon vatandaşımız iliklerine kadar hissediyor.

    Bu kötü gidişten dönmenin, bu cendereden çıkış yolu, ülkemizin kurucusu Büyük Lider Mustafa Kemal Atatürk’ün çizdiği yolda yürümekle olacaktır.

    “Üreten köylü milletin efendisidir” diyerek yok olma noktasına gelen bir ülkeyi ziraatla ayağa kaldıran Atatürk’ün yolu, yolumuz olmalıdır.

    Çiftçimizin üretime devam etmesi ve kazanması için, vatandaşımızın sağlıklı ve ucuz gıdaya ulaşması için, gıda bağımsızlığı ve gıda güvenliği için eyleme geçilmelidir.

    Çünkü Türkiye’de uzun süredir devam eden gıda krizi var. Bu durum böyle devam ederse gıda kıtlığı yaşanacaktır.

    Bugün yaşanan sorunlara karşı mevcut hükümeti göreve davet ediyoruz ve önerilerimizi uygulamaya davet ediyoruz:

    – Acilen tarımsal üretim planlaması yapılmalı. Ülkemizin insanının ihtiyacını karşılayacak ve ihracata konu olacak ürünlerin yetiştirilmesi ile ilgili hangi bölgede hangi ürünlerin yetiştirileceği önceden belirlenmeli. Desteklemeler buna göre yapılmalıdır.

    – Üretimi yetersiz olan ve stratejik tarımsal ürünlerde önceden alım fiyatı ve alım garantisi açıklanmalıdır. (Buğday, arpa, mısır, çeltik, kuru fasulye, mercimek, nohut, ayçiçeği, pamuk gibi)

    – Toprak analizi ile beraber çiftçimizin kullanacağı gübrenin %50’si desteklenmelidir.

    – Çiftçimizin kullandığı mazotun vergileri kaldırılmalı. ‘Yarısı bizden yarısı sizden’ sözü tutulmalı ve hükümet çiftçinin mazotunun yarısını karşılamalıdır.

    – TİGEM, tarımsal üretim alanlarında damızlık hayvan ve tohumluk üreterek, çiftçimize ucuz tohum ve damızlık hayvan sağlamalıdır.

    – Tarımsal sulamada kullanılan elektrikte vergi yükü kaldırılmalıdır. Elektrik borçları hasat sonu ve faizsiz tahsil edilmelidir.

    – Tarımsal sulamada kullanılan su fiyatları düşürülmelidir. 2021 yılının fiyatları uygulanmalıdır.

    – Tarımsal destekler, Tarım Kanunun 21. Maddesine göre Gayrisafi Milli Hasılanın %1’inden az olmayacak şekilde ve zamanında ödenmelidir. 2022 desteği 79 milyar lira olarak verilmelidir.

    – Hayvansal üretimde süt/yem paritesi 1,5 (bir litre süt ile 1,5 kg yem), et/yem paritesi 1’e 25 (bir kilo et ile 25 kilo yem) pariteyi koruyacak destekleme primi verilmelidir.

    – Mera alanları ıslah edilerek çiftçimizin hizmetine sunulmalı. Çiftçinin ucuz yeme ulaşması sağlanmalıdır. Kapalı mera alanları üretime kazandırılmalıdır.

    – Tarımsal üretimin güvence altına alınabilmesi için ÇKS’ye kayıtlı tüm üretim alanları devlet tarafından sigorta kapsamına alınmalıdır. Çiftçilerimizi doğal afetlere karşı koruyacak şekilde sigortalanmalıdır.

    – Çiftçimizin 200 milyarı aşan toplam borç yükünün azaltılması için bankalarda ve tarım kredi kooperatifindeki kredilerinin faizinin silinmesi, kalan paranın çiftçinin ödeme gücüne göre uzun vadelere yayılarak yapılandırılmalıdır.

    – Çiftçimizin sosyal güvencesi BAĞ-KUR primlerindeki zamlar geri alınmalı, prim gün sayısı 15 güne düşürülmelidir.

    – Tarımsal desteklemelerden su ve elektrik borçları kesilmemelidir.

    – Mevsimlik tarım işçilerinin insanca yaşam koşulları sağlanmalıdır.

    Ülkemizin içinde bulunduğu bütün sorunların kaynağı AKP ve Saray’dır. Biliyoruz, sorunların kaynağı olanlar çözüm üretemezler. Onun için derhal seçime gidilmeli, halkın iradesine başvurularak bu kötü gidişe son verilmelidir.

    Çözüm halktan yana bir yönetimle olacaktır.”

    Uğrak Köyü ziyaretine; CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız ile birlikte Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz, İl Başkan Yardımcıları Ümit Er, Kenan Sır ve Burhan Erdem katıldı.

  • ‘Gıda Güvenliğini Destekliyoruz’

    ‘Gıda Güvenliğini Destekliyoruz’

    Türkiye’nin Değirmen İhracatı Lideri Alapala, dünya un günü’nde artan temel gıda talebine ve gıda güvenliğine dikkat çekiyor.

    Hızlı nüfus artışı, küresel çapta yoğun gıda talebini de beraberinde getiriyor.Alapala, temel gıda ihtiyacının karşılanması ve dünyanın her yerinde kullanıcıların güvenli gıdaya ulaşabilmesi için sorumluluk alarak ARGE yatırımlarını hijyen odaklı ve verimli çözümler üzerinde odaklıyor.

    Hızlı nüfus artışı ile ivmelenen şehirleşme oranları dünyanın bir çok farklı bölgesinde gıdaya erişim sıkıntısını ve güvenli gıda üretimi ile ilgili sorunları öne çıkarıyor. Temel gıdaların başında gelen tahıllara talep hızla artarken dünyanın lider değirmen üreticilerinden Alapala,AR-GE ekibi ile birlikte endüstrinin ihtiyaçlarını karşılayacak verimli değirmen tesislerive makinalar üretmeye odaklanıyor.Alapala kurduğu anahtar teslim değirmen projelerinde, prosesin tasarımından devreye alınmasına kadar tüm aşamalarda operasyonel verimliliği artırırken,hijyen odaklı yaklaşımı ile makine ve tesis tasarlamaya devam ediyor.

    Alapala GrupCEO’su Görkem Alapala, 20 Mart Dünya Un Günü kapsamında artan gıda güvenliği sorununa dikkat çekerek düşüncelerini şöyle ifade etti; “Alapala olarak dünyanın ihtiyaçlarına çözüm üretmenin sorumluluğunun bilincindeyiz. 2050 yılına kadar dünya nüfusunun 9.7 milyara ulaşması ile birlikte gıda talebi hızla artacak ve gıda güvenliği yoğun olarak konuştuğumuz bir konu olacak. Artan talebi karşılamak ve gıda güvenliğini sağlamak için ARGE ekibimiz,odağında hijyen olan, verimli ve üretken çözümler üzerinde çalışıyor. Türkiye’de ürettiğimiz teknolojiyi dünyanın farklı yerlerinde insanlığın en temel gereksinimlerini karşılamak için dünyaya ulaştırmaktan gurur duyuyoruz. Alapala olarak gıda güvenliğinin öneminin bilinci ile dünyanın farklı bölgelerinde anahtar teslim un, irmik ve mısır değirmeni kurarak ithal gıda ihtiyacını azaltıyor ve gıda güvenliğini destekliyoruz.”

    Alapala kurduğu tesisler ve ödüllü makinalarıileham madde alımı, depolama, temizleme ve un paketleme aşamaları gibi kritik aşamalarda güvenliğin sağlanması için her türlü hijyen önlemini alıyor. Hijyeni ön planda tutarken geliştirdiği proses iyileştirmeleri ile tesislerin verimliliğini de artırıyor.

    Gıda zincirinin tüm aşamalarında, tarladan sofraya güvenliğin sağlanması için gıda güvenliği bilinci ile Alapala, üretim, işleme ve depolama sırasındaki kayıpları azaltacak etkin sistemler kurarken, gıda güvenliğinde sürdürülebilirliği sağlayacak teknolojileri geliştiriyor.

    Alapala Hakkında:
    1954 yılına kurulan Alapala Makina,Alapala Grubunun en eski ve en bilinen firmasıdır. Değirmencilik sektöründe dünyanın önde gelen firmalarından biri olan Alapala Makina, yüksek teknolojili üretim tesislerinde ileri teknoloji değirmen makinaları üretmektedir. Üretiminin yüzde 95’ini ihraç eden ve “Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı” arasında yer alan Alapala Makina, her kapasitede anahtar teslim tesisler kurmaktadır. Firmanın; Almanya, Fransa, İtalya ve ABD gibi gelişmiş sanayi ülkeleri dâhil, dört kıtada 120’den fazla ülkede kurduğu çok sayıda anahtar teslim fabrika referansı bulunmaktadır.

  • Gıda ve Yem Denetimleri Hızla Devam Ediyor

    Gıda ve Yem Denetimleri Hızla Devam Ediyor

    Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, 2020 Yılı Gıda ve Yem denetim, numune, ihbar ve şikayetleri değerlendirdi.

    Sarı, ‘İl genelinde 5.257 gıda işletmesi ve 341 yem işletmesi mevcut olup bu işletmelere 2020 yılı içerisinde 9.461 kez denetim 32 kontrol görevlimiz tarafından gerçekleştirildi” dedi.

    Çorum’da 7 et işleme tesisi, 8 süt işleme tesisi, 67 süt toplama merkezi ve 19 yumurta paketleyen işletme ile toplamda 101 onaylı işletme bulunduğunu hatırlatan Sarı, “Gıdaların mevzuata uygunluğunu, güvenilirliği ve halkın sağlığını korumak amacıyla 225 gıda numunesi ve 199 yem numunesi alındı. 11 adet gıda ürününde, 8 yem numunesinde olumsuzluk ile karşılaşıldı” diye konuştu.

    Toplamda 60 işletmeye 657.658 TL idari para cezası verildiğine işaret eden Sarı, “Alo 174 Gıda Hattına yapılan 276 zehirlenme,şikayet ve ihbar başvurusunun değerlendirilmesi titizlikle yapıldı. Ayrıca İlimiz için gurur verici bir tablo buğday unu başta olmak üzere lavaş, makarna, turşu, yufka gibi 10.487 ton ürünü yurt dışına ihracaat işlemini yaptık.
    2021 yılında da ”Çiftlikten sofraya gıda güvenilirliği” kapsamında gıda zincirinin tüm aşamalarında etkin kontrol ve denetim ile halk sağlığının en üst düzeyde korunması amacıyla özverili şekilde çalışmalara devam edeceğiz. Mutlaka halkımızın herhangi bir olumsuzluk karşısında ALO 174 GIDA HATTI ve 0501 174 0 174 Whatsapp İhbar Hattına ihbar ve şikayette bulunsunlar’ dedi.

  • Gıda Mühendisleri Atama Bekliyor

    Gıda Mühendisleri Atama Bekliyor

    Her yıl 4 binin üzerinde öğrenci, üniversitelerin Gıda Mühendisliği bölümünden mezun oluyor.

    Ancak bu mezunların bugün çoğu işsiz ve devletten, özellikle de Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’ndan kadro ve atama bekliyor.

    KPSS sonucu yapılan atamalarda kamu kuruluşlarında yeterince kontenjan ayrılmadığını ve gıda güvenliğinin sağlanmasından sorumlu bakanlıkta istihdamının neredeyse sembolik denilecek oranda olduğunu belirten Gıda Mühendisleri “Yetkilendirilmiş Gıda Danışmanlığı Projesi bir an önce hayata geçirilmelidir” dediler.

    Bu zamana kadar atamalarla ilgili herhangi bir gelişme yaşanmaması işsiz ve atama bekleyen Gıda Mühendislerini ümitsizliğe sevk ediyor. Seslerini duyuramamaktan şikayetçi olan Gıda Mühendisleri, mail yoluyla ve sosyal medya kanallarıyla içinde bulundukları durumu açıklama gayretindeler.

    Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) branş sıralamasında gıda mühendislerinin başarısının açık bir şekilde göze çarptığını açıklayan Gıda Mühendisleri, buna rağmen atamalarda haksızlık yapıldığını savundu.

    Gıda mühendisi bir grup okurumuzdan mail yoluyla bize ulaşan açıklamada, “Gıdanın mühendisliği olmaz diyenlere inat mesleğimizi savunacağız” dediler.

    Yeteri kadar gıda mühendisi istihdam edilmediği için pek çok gıdanın hileli ve sağlıksız şekilde üretildiğini, koyulan yasaklara karşın üreticilerin yeni yöntemlere başvurarak bu yasakları delme yoluna gidebildiğini ifade ettiler.

    “Basında yer alan gıda zehirlenmeleri ve gıda terör olaylarının günden güne arttığı, denetimsiz işletmeler ve merdiven altı gıda üretim yerlerinin hala varlığını sürdürdüğü bir ülkede bunlara dur diyebilecek binlerce iş bekleyen Gıda Mühendisi varken neden hala yok sayılıyoruz?” sorusunun sorulduğu açıklamada şunlar kaydediliyor:

    “Amacımız halkı korkutmak değildir, yeterli sayıda gıda mühendisi istihdam edilmediğinde gerekli denetimlerin yapılamayacağına dikkati çekmek istiyoruz.

    Hepimiz Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden mezun olduk ve KPSS’de yüksek puanlar aldık. Ancak ne diplomalarımız ne de aldığımız yüksek puanlar alım olmadıkça bir işe yaramıyor… Gıda Mühendisleri olarak bizler hem usulsüz üretimi önleyebilir hem de ülkemizde üretilen gıdaların kalitesini arttırabiliriz. Ancak gıdada denetimin sağlanabilmesi için denetimde Gıda Mühendisinin çalışması şarttır. Bizler bugüne kadar çok mağdur olduk ve artık bu mağduriyete son verilmesi için kadro istiyoruz.”

    Atama Bekleyen Gıda Mühendisleri, Tarım ve Gıda Bakanlığı bünyesinde çalışan Gıda Mühendisi sayısının azlığına dikkat çekerek atama talebinde bulunuyorlar.

    Yıllarca büyük umutlarla okuyan, ancak ne özel sektörde, ne de devlette iş imkanı bulamadıklarını belirten gıda mühendisleri, devlette istihdam edilmelerinin kayıp olmayacağını ve halk için sağlık anlamına geleceğini ifade ettiler.

  • Gıda Bankası Hizmet Kalitesini Yükseltiyor

    Gıda Bankası Hizmet Kalitesini Yükseltiyor

    Çorum Belediyesi Gıda Bankası, ihtiyaç sahibi vatandaşlara hizmet etmeye devam ediyor.

    Özellikle pandemi döneminde ihtiyaç sahibi vatandaşlar için çok büyük bir dayanışmaya öncülük ve aracılık eden Çorum Belediyesi Gıda Bankası, her geçen gün hizmet kalitesini yükseltiyor.

    Sadece Temel Gıda ve Temizlik Maddeleri Değil
    Gıda Bankalarının genellikle insanların temel ihtiyaçlarını gidermeye yönelik hizmet verdiğini dile getiren Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, “Çorum Belediyesi olarak biz olaya tam olarak böyle bakmıyoruz. Buradan istifade eden vatandaşlarımız, temel gıda maddeleri dışında kalan konfeksiyondan çocuk bezine, turşudan çikolataya kadar birçok ürüne ulaşabilsinler diye gıda bankamızın ürün çeşitliliğini sürekli artırıyoruz. Buraya gelen vatandaşımız, çocuğunu sevindirmek istediğinde buna imkan sağlamak da bizim boynumuzun borcudur.” dedi.

    Gelemeyene Biz Gidiyoruz

    Gıda Bankasından faydalanma hakkına sahip olan vatandaşlarımız, pandemi dolayısıyla evlerinden çıkmalarına engel teşkil edecek durumda olduklarında onlar için evlere hizmet götürdüklerini de belirten Başkan Yardımcısı Candan, “Gıda Bankamızdan faydalanmakta olan vatandaşlarımız mücbir sebeplerle evlerinden çıkamadıklarında bize telefonla ulaşsınlar. Arkadaşlarımız bu durumdaki vatandaşlarımıza ihtiyaçlarını çok kısa bir süre içerisinde ulaştıracaklardır. Vatandaşlarımız mağduriyet yaşamasın diye tüm ekip arkadaşlarımızla hizmete hazırız.” dedi.

    Veren El ile Alan Eli Buluşturmaya Devam Ediyoruz

    Hayırsever vatandaşlardan gelen ayni yardımları yılın her günü ihtiyaç sahiplerine ulaştırdıklarını dile getiren Candan, “Çorum’da üst düzey bir yardımlaşma duygusu var. Gıda Bankamıza hayırsever vatandaşlarımızdan özellikle Ramazan ayında büyük yardımlar yapılıyor. Bu yardımların sadece Ramazan ayında değil yılın tamamında süreklilik arz etmesini temenni ediyoruz. Bu güzel tesis, her daim hayırlara aracılık etmeye devam edecektir.” dedi.

  • AK Kadınlardan Gıda Bankasına Bağış

    AK Kadınlardan Gıda Bankasına Bağış

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başlattığı “Bizbize Yeteriz Türkiyem” kampanyasıyla eşzamanlı olarak başlatılan Çorum Belediyesi Gıda Bankasının ayni yardım kabulüne AK Parti Kadın Kolları, bayram öncesi kadayıf yardımı ile destek verdi.

    Bu süreçte Çorumlu esnaf, iş adamı ve hayırseverlerin önemli miktarda bir ayni yardım desteği verdiğini ifade eden Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, destek veren hayırseverlere teşekkür etti.

    Başkan Aşgın, “Gıda Bankamız aracılığıyla yaklaşık 8 bin aileye ulaşıyorduk. Pandemi sürecinde bu sayıyı 10 bine çıkardık. Cumhurbaşkanımızın çağrısıyla birlikte biz de Çorum‘da hayırsever hemşehrilerimize çağrıda bulunduk. Çok güzel destekler geldi. Yağmur duasına çıkamayan köylerimiz adaklık kurbanlarını bağışladılar, şehit yakınlarımız verecekleri mevlit yemeğinin tutarı karşılığında ayni yardımda bulundular. AK Parti Kadın Kollarımızın yapmış olduğu bu kadayıf yardımı da bayramda hemşehrilemizin ağzını tatlandıracak güzel bir yardım oldu” dedi.

    Aşgın, AK Parti Kadın Kolları tarafından yapılan yardımın diğer partilere de örnek teşkil etmesini ve diğer parti teşkilatlarından da bu şekilde ayni yardım gelmesini arzuladıklarını sözlerine ekledi.

    AK Parti İl Başkanı Yusuf Ahlatcı da yaptığı konuşmada pandemi sürecinde Çorum Belediyesinin elinin değmediği bir ihtiyaç sahibi kalmadığını vurgulayarak “Belediyemiz bu süreçte çok başarılı ve güzel hizmetlerde bulundu. Çalışmalarından dolayı Belediye Başkanımızı tebrik ediyorum. Kadın kollarımıza pandemi sürecinde verdiği destek için teşekkür ediyorum” dedi ve AK Parti olarak ulaşamadıkları hiç bir ihtiyaç sahibi kalmasın diye çaba gösterdiklerini vurguladı.

    Pandemi sürecinde kadın kolları olarak aktif bir şekilde çalıştıklarını dile getiren AK Parti İl Kadın Kolları Başkanı Meryem Demir ise, “Bayramda vatandaşlarımızın sofralarında yer alalım dedik, tatlı ikram etmek istedik. 360 paket kadayıfımızı Çorum Belediyesi Gıda Bankasına ulaştırdık. Kadayıflar bizden şekerler belediye başkanımızdan. Bu çalışmada emeği geçen herkese teşekkür ediyorum ” diye konuştu.

  • Belediyeden Engelli Bireylere Gıda Desteği

    Belediyeden Engelli Bireylere Gıda Desteği

    Çorum Belediyesi, engelli ailelerine yönelik gıda desteğinde bulundu. Yardım kolileri belirlenen adreslere teslim edilmek üzere yola çıktı.

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da Çorum Engelsiz Yaşam Derneği üyesi 17 aile için hazırlanan gıda kolilerinin hazırlanması esnasında gıda bankasında yapılan çalışmaları yerinde inceledi.

    Ramazan ayı öncesi gıda bankasına yönelik ayni yardım yapılması için yaptıkları çağrıya hayırsever vatandaşların ilgisinin yoğun olduğunu belirten Başkan Aşgın, “Engelsiz Yaşam Derneği yönetiminden dernek üyelerine yönelik gıda yardımı talebi geldi. Şehrimizde güzel çalışmalar yürüten dernek yönetimimizin bu talebini değerlendirerek engelli kardeşlerimize yardımlarımızı ulaştırıyoruz.” dedi.

    Başkan Aşgın, gıda bankasına yönelik ayni yardımları Ramazan ayı sonrasında da kabul edileceğini sözlerine ekledi.

    Engelsiz Yaşam Derneğinden teşekkür

    Çorum Belediyesi tarafından kendilerine yapılan yardım ve verilen desteklerden dolayı Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’a teşekkür eden Çorum Engelsiz Yaşam Derneği Başkanı Ertuğrul Kazak, “Ramazan gününde ülkemizde yaşadığımız koronavirüs nedeniyle mağdur olan engelli kardeşlerimize yardım elini uzatan Sayın Belediye Başkanımıza sonsuz teşekkür ediyoruz.” dedi.

  • Belediyeden Glutensiz Gıda Desteği

    Belediyeden Glutensiz Gıda Desteği

    Çorum Belediyesi, çölyak hastalarına yönelik gıda desteğinde bulundu.

    Sadece glutensiz gıda tüketmek zorunda olan çölyak hastaları için hazırlanan gıda kolilerini Başkan Aşgın, çölyak hastalarına teslim etti.

    Gluten içermeyen 18 gıda ürününden oluşan 30 gıda kolisini Çorum’da bulunan 30 çölyaklı aileye ulaştıracaklarını söyleyen Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, glutensiz gıdalara yüksek fiyatlı olması ve zor bulunması nedeniyle alım gücü yerinde olmayan çölyaklı hastalara destek verdiklerini vurguladı.

    Çorum Belediyesi olarak toplumun her kesimine yönelik çalışmalar yaptıklarının altını çizen Başkan Aşgın, “Ramazan bayramı öncesi çölyaklı kardeşlerimize bir ikramımız olsun, hediyemiz olsun istedik. Bu gıdaların tedarik edilmesi çok kolay değil. Tedarik edilse bile özellikle maddi durumu iyi olmayanlar için gerçekten önemli bir maddi külfeti de beraberinde getiriyor. Toplumun her kesimine yönelik çalışmalarımız olduğu gibi çölyaklı kardeşlerimize Çölyak Derneği aracılığıyla böyle bir katkı sunmak istedik. Özellikle ihtiyaç sahibi olan, derneğimize üye çölyaklı kardeşlerimize glutensiz gıda malzemelerinden oluşan kolimizi ulaştırmış olacağız. Onlara bir bayram hediyesi vermiş oluyoruz. Daha öncesinde Halk Ekmek büfelerimizde belli noktalarda glutensiz ekmek tedarik edebiliyorlardı. O uygulamamız çölyaklı hastalarımıza yönelik bir başlangıçtı. Bu çalışmamız da ikinci aşaması oldu.” dedi.

    Çölyak’ın bir hastalık olmadığını belirten Başkan Aşgın “Çölyak sadece belli gıdaları tüketemeyen ve diyeti olan, belli gıdalara alerjisi olan bir durum, bir hastalık değil.” diye konuştu.

    Çölyaklılardan teşekkür
    Kendilerine yönelik yardımlardan ve çölyaklılara yönelik çalışmaları nedeniyle Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’a teşekkür eden Çorum Çölyak Derneği Başkanı Fatma Müjgan Demir, “Şu özel süreçte ve özellikle pandemide birçok ailemiz işsiz kaldı. Onlara da bir nebze destek olabilmek bizi çok mutlu etti. Tabi bu Belediye Başkanımızın sayesinde oldu. Bizlere yönelik yardımlarınız için teşekkür ediyorum” diye konuştu.