Etiket: Güvenlik

  • Okullardaki Güvenlik Tedbirleri Masaya Yatırıldı

    Okullardaki Güvenlik Tedbirleri Masaya Yatırıldı

    Çorum’da öğrencilerin daha güvenli ve huzurlu bir eğitim ortamında öğrenim görmelerini sağlamak amacıyla Okul ve Çevresi Güvenlik Tedbirleri İl Yürütme Kurulu Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda okul çevrelerinde alınan güvenlik önlemleri, servis araçlarının denetimi, trafik düzenlemeleri ve bağımlılıkla mücadele çalışmaları ele alındı.

    Çorum Valisi Ali Çalgan başkanlığında Valilik Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Toplantıda, eğitim kurumları ve çevresinde yürütülen güvenlik uygulamalarının mevcut durumu değerlendirildi.

    Kurul üyeleri tarafından yapılan sunumlarda, okul giriş ve çıkış saatlerinde güvenlik güçlerinin aldığı tedbirler, öğrencilerin güvenliğinin sağlanmasına yönelik çalışmalar, okul servis araçlarının denetimleri ve trafik güvenliğini artırmaya yönelik uygulamalar hakkında bilgi verildi. Ayrıca gençleri zararlı alışkanlıklardan korumaya yönelik bağımlılıkla mücadele faaliyetleri de görüşüldü.

    Toplantıda konuşan Vali Ali Çalgan, çocukların güvenli bir eğitim ortamında yetişmesinin devletin öncelikli hedeflerinden biri olduğunu belirterek, eğitim kurumlarının çevresinde alınan tedbirlerin titizlikle sürdürüldüğünü ifade etti. Kurumlar arasındaki iş birliği ve koordinasyonun önemine dikkat çeken Çalgan, öğrencilerin huzur ve güven içinde eğitimlerini sürdürebilmeleri için tüm imkanların seferber edildiğini söyledi.

    Toplantıda ayrıca okul çevrelerinde uygulanan güvenlik tedbirlerinin etkinliği gözden geçirilirken, mevcut uygulamaların yeni eğitim dönemlerinde de kararlılıkla devam ettirilmesi konusunda görüş birliğine varıldı.

  • Yaya Köprüsü Güvenlik Nedeniyle Geçici Olarak Kapatıldı

    Yaya Köprüsü Güvenlik Nedeniyle Geçici Olarak Kapatıldı

    İskilip Belediyesi, Meydan Çayı Tokatlı mevkiindeki taşkın koruma tesisinde meydana gelen hasar sebebiyle, bölgedeki yaya köprüsünün vatandaşların can güvenliğini korumak amacıyla geçici süreliğine kullanıma kapatıldığını duyurdu.

    İskilip genelinde yürütülen altyapı ve güvenlik denetimleri kapsamında, Meydan Çayı üzerinde bulunan taşkın koruma tesisinde teknik bir aksaklık tespit edildi. Belediye yetkilileri, olası bir kazanın önüne geçmek ve yaya trafiğini güvenli bir zemine taşımak adına köprünün kullanımını durdurma kararı aldı.

    Onarım Çalışmaları Başladı

    Hasarın giderilmesi ve tesisin yeniden güvenli hale getirilmesi için Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü ekipleri vakit kaybetmeden harekete geçti. Bugün itibarıyla başlatılan onarım çalışmalarıyla, taşkın koruma yapısının eski mukavemetine kavuşturulması hedefleniyor.

    “En Kısa Sürede Yeniden Hizmette”

    İskilip Belediyesi’nden yapılan açıklamada, çalışmaların titizlikle sürdürüldüğü belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

    “Söz konusu alandaki hasarın giderilmesinin ardından yaya köprüsü ivedilikle yerine monte edilerek tekrar vatandaşlarımızın kullanımına sunulacaktır. Çalışmalar süresince gösterilen anlayış ve sabır için tüm hemşehrilerimize teşekkür ederiz.”

  • Ülkü Ocakları’ndan Çorum’da Güvenlik Kurumlarına Ziyaret

    Ülkü Ocakları’ndan Çorum’da Güvenlik Kurumlarına Ziyaret

    Ülkü Ocakları Çorum İl Başkanlığı, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Çorum’daki güvenlik kurumlarına nezaket ziyaretlerinde bulundu.

    Heyet, ilk olarak Çorum İl Jandarma Komutanı Kubilay Ayvaz’ı makamında ziyaret etti.

    Ziyarette Ülkü Ocakları’nın yürüttüğü çalışmalar hakkında bilgi verilirken, Türk gençliği üzerine karşılıklı istişarelerde bulunuldu.

    Ülkü Ocakları heyeti daha sonra Çorum İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan’ı ziyaret etti.

    Görüşmede gençlere yönelik faaliyetler ve toplumsal konular ele alınarak fikir alışverişi yapıldı.

    Ziyaretler sonunda Ülkü Ocakları Çorum İl Başkanlığı tarafından, nazik kabulleri, ilgi ve misafirperverlikleri dolayısıyla İl Jandarma Komutanı Kubilay Ayvaz’a ve İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan’a teşekkür edildi.

  • Aşgın’dan Kayrıcı’ya Ziyaret

    Aşgın’dan Kayrıcı’ya Ziyaret

    Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, MHP Genel Sekreter Yardımcısı ve Çorum Milletvekili Vahit Kayrıcı’yı ziyaret etti.

    Çeşitli programlar ve ziyaretler için Ankara’da bulunan çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, MHP Genel Sekreter Yardımcısı Vahit Kayrıcı ile bir görüştü. Başkan Aşgın, MHP Genel Merkezi’nde ziyaret ettiği Kayrıcı ile çeşitli konularda istişarede bulundu.

    Başkan Aşgın, ziyaret ile ilgili paylaşımında, “Milliyetçi Hareket Partisi Genel Sekreter Yardımcısı, Çorum Milletvekilimiz Sn. Vahit Kayrıcı’yı ziyaret ettik. Değerli Vekilimize misafirperverliği ve samimiyeti için teşekkür ediyorum” dedi.

  • Zabıta ve Özel Güvenlik Personeline İlkyardım Eğitimi

    Zabıta ve Özel Güvenlik Personeline İlkyardım Eğitimi

    Çorum Belediyesi bünyesinde görev yapan Zabıta ve Özel Güvenlik Personeline ilk yardım eğitimi veriliyor.

    İl Sağlık Müdürlüğü ile imzalanan protokol gereği ilki işyerlerinde iş yeri sahipleri ve çalışanlarına verilen eğitimin ikinci Çorum Belediyesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Çorum İl Sağlık Müdürlüğü’nde ATT olarak görev yapan Osman Tök tarafından verilen eğitime Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, Zabıta Müdürü İrfan Göyhan, Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin yanı sıra Çorum Belediyesi bünyesinde görev yapan Özel Güvenlik personelleri katıldı.

    Eğitimde, katılımcılara hava yolu tıkanıklığına ilk yardım müdahalesi anlatıldı.  ATT Uzmanı Osman Tök, yaşanabilecek olası durumlarda hastaya nasıl müdahale edilmesi gerektiği ile ilgili uygulamalı bilgiler verdi.

  • Okullarda Güvenlik Tedbirleri Artırıldı

    Okullarda Güvenlik Tedbirleri Artırıldı

    Çorum Valisi Zülkif Dağlı, son aylarda dolandırıcılık olaylarının artışına dikkat çekerek, internet, telefon ve sosyal medya üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarına karşı vatandaşları daha duyarlı olmaları konusunda uyardı.

    Vali Dağlı, beraberinde Vali Yardımcısı Yeliz Mercan ve İl Milli Eğitim Müdürü Cemil Çağlar ile birlikte Ağustos ayı asayiş değerlendirme toplantısı düzenledi.

    Toplantısında konuşan Vali Zülkif Dağlı, emniyet ve jandarma birimlerince yasadışı olarak internet üzerinden bahis oynatıldığı tespit edilen 52, müstehcenlik ve fuhuş içerikli yayın yapan 16 olmak üzere toplam 68 sitenin erişiminin engellendiğini açıkladı.

    Oltalama tekniği ile kişilerin bilgilerini ele geçirerek menfaat temin ettiği tespit edilen 58 URL adresinin Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezine bildirilerek çok sayıda vatandaşın mağdur olmasının önüne geçildiğine dikkat çeken Vali Dağlı, ayrıca internet üzerinde yapılan sanal devriye faaliyetinde suç teşkil edebileceği değerlendirilen toplam 78 sosyal medya hesabı hakkında işlem yapılarak, ilgili birimlere bildirimde bulunulduğunu belirtti.

    Kolluk kuvvetleri tarafından 5 bin 583 adet devriye faaliyeti, 298 adet sabit-seyir halinde umuma açık yerlerde uygulama, 37 adet geniş katılımlı huzur uygulaması gerçekleştirildiğini anlatan Vali Dağlı, “Bu uygulamalar ilçelerimizde emniyet ve jandarmamız ortaklığında yapılmaktadır. Bu uygulamalarda 190 bin 345 şahsın sorgusu yapılmıştır. Çeşitli suçlardan haklarında adli makamlarca yakalama kararı bulunan 233 şahıs yakalanmıştır. İlimiz genelinde Eylül ayı içerisinde 2 bin 335 olay meydana gelmiş, bu olaylardan 2 bin 144’ü aydınlatılmıştır. 191 olayın aydınlatma çalışmaları halen devam etmektedir. Haklarında kayıp olduklarına dair müracaatta bulunulan 25 şahısın tamamı bulunmuştur. 37 kayıp çocuk bulunarak ailelerine teslim edilmiştir. Yürütülen çalışmalarda 44 adet ruhsatsız tabanca, 37 adet av tüfeği, 15 adet kuru sıkı tabanca ve bu silahlara ait 4 bin 920 adet çeşitli çap ve markalarda fişek ele geçirilmiştir” dedi.

    Emniyet ve jandarma trafik birimlerince yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Vali Dağlı, “Yapılan uygulamalar da 98 bin 375 araç denetlenmiş ve kurallara uymayan 25 bin 628 araç veya sürücülerine gerekli idari para cezaları uygulanmıştır. Ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye düşüren araçlar ile sürücü belgesiz veya alkollü araç kullanma gibi çeşitli suçlardan toplam 641 araç trafikten men edilmiştir” dedi.

    ZEHİR TACİRLERİYLE ETKİN MÜCADELE

    Zehir tacirleri ve yasaklı maddeler ile mücadele kapsamında geleceğin teminatı olan çocukları ve gençleri zehirlemek isteyen kişilere yönelik mücadelenin aralıksız devam ettiğinin altını çizen Dağlı, “Narkotik ve KOM birimlerimizce geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızı ve gençlerimizi zehirlemek isteyen yasaklı madde tacirlerine yönelik mücadelemiz aralıksız devam etmektedir. Her okulumuzda emniyet ve jandarma irtibat görevlisi bulunmaktadır. Bunlar okul idarelerimizle yakın çalışmaktadırlar. Okul önleri ve yakın çevresinde öğrencilerin kötü alışkanlıklar edinmesine ve suça sürüklenmesine sebep olabilecek alkol, sigara/açık sigara, elektronik sigara, tütün vb. maddeler ile kesici, delici, yaralayıcı vb. diğer unsurların satılmasını önlemek amacıyla gerekli tedbirler alınmıştır. Okul önleri ve çevresinde başta Motosikletli Asayiş Timleri ile Narkotimler olmak üzere okul çevrelerinde bulunan internet kafe, oyun salonları, büfeler gibi işyerleri ve seyyar satıcılara yönelik denetimler aralıksız yapılacaktır. İl genelinde bulunan okullarımızın tamamına yakınında güvenlik kamerası bulunmakta olup, güvenlik kamerası bulunmayan 35 okulumuza da takılma çalışmaları devam etmektedir. Okullarda görevlendirilen özel güvenlik görevlilerinin denetimleri kolluk birimlerimizce ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda titizlikle yapılacaktır. Okul kantinlerinde fahiş fiyat, tarihi geçmiş ürünler ve hijyen denetimleri, ilgili birimlerimiz tarafından eğitim-öğretim süresince yapılacaktır. Okul bahçelerine araç girişine izin verilmeyecek, okul idaresi tarafından gerekli kontroller titizlikle yapılacaktır. İl Milli Eğitim Müdürlüğümüz ile koordineli olarak ‘Çocuklar İçin Trafik Eğitimi (Trafik Dedektifleri) Projesi’ kapsamında uygulamalı eğitim faaliyetleri planlanmış olup, eğitimler eğitim-öğretim dönemi boyunca etkin olarak yürütülecektir. İlgili kurum/kuruluşlarla koordineli olarak okul servis aracı şoförlerine yönelik yoğun bir şekilde eğitim programları düzenlenecektir. İlgili birimlerimizin uzmanları tarafından öğrencilerimize yönelik ‘kişisel güvenlik, suçtan korunma yöntemleri, siber güvenlik ve trafik güvenliği, yine okul yöneticilerine, öğretmenlere, STK temsilcilerine, muhtarlara, okul aile birliği üyelerine ve velilere yönelik olarak “uyuşturucu/uyarıcı madde’ konularında bilgilendirme/bilinçlendirme faaliyetleri planlanmış olup, bu faaliyetler eğitim/öğretim dönemi boyunca etkin olarak yürütülecektir. İlimiz genelinde eğitim-öğretime başlayan öğrencilerimizin huzur ve güven ortamında eğitim-öğretim faaliyetlerine devam edebilmelerini sağlamak amacıyla alınan tüm tedbirler ve yapılan planlamalar kolluk birimlerimiz ve ilgili kurumlarımız tarafından titizlikle icra edilecektir” dedi.

    “SUÇ VE SUÇLULARIN ÜZERİNE KARARLILIKLA GİDİLECEK”

    Suç ve suçluların üzerine kararlıkla gidileceğini açıklayan Vali Dağlı, “Emniyet ve asayişi sağlama, huzur ve güvenin tesisi için gerçekleştirilen faaliyetler şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonrada hız kesmeden ve artarak devam edecektir. Suç ve suçlularının üzerine kesin ve kararlı bir şekilde gideceğiz. Huzur ve sükunu kaçıranlara, toplumsal düzeni bozmaya çalışanlara göz açtırmayacağız. Bütün bunları yaparken tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızla, oda ve STK’larımızla, vatandaşlarımızla ve siz değerli basın mensuplarımızla iletişim ve işbirliği içerisinde olacağız. Kısaca toplumun tüm kesimleri ile el ele vererek çalışmalarımıza yoğun bir şekilde devam edeceğiz. Tüm gayemiz Çorumlu vatandaşlarımızın güven ve huzur içerisinde hayatlarını sürdürmeleri” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

  • Otobüs Terminalinde “Güvenlik” Düzenlemesi

    Otobüs Terminalinde “Güvenlik” Düzenlemesi

    Çorum Belediyesi, şehirlerarası otobüs terminalinde güvenlik amacıyla bazı düzenlemelere gitti. Otopark alanına giriş kapısının yeri değişirken, terminal içerisine yaya girişleri ise x-ray cihazının bulunduğu tek kapıdan yapılacak.

    Çorum Valiliği İl Güvenlik Kurulunun son toplantısında alınan kararlar doğrultusunda Çorum Belediyesi şehirlerarası otobüs terminalinde bazı güvenlik tedbirleri aldı. Bu kapsamda terminal otoparkının giriş kapısının yeri değiştirildi. Daha önceden itfaiye müfrezesi yanındaki kapıdan otoparka giriş yapan sivil araçlar yeni düzenlemeyle Öğretmen Lisesi 1. Sokak üzerinden otoparka girebilecek. Ayrıca otopark girişine konulan PTS (Plaka Tanıma Sistemi) ile araçlar güvenlik amacıyla kayıt altına alınacak.

    Yolcu girişleri ise artık sadece tek kapıdan sağlanacak. Yolcu ve yolcu yakınları otopark alanının bulunduğu kapıdan terminale giriş yapabilecekler. Ayrıca yolcu bekleme salonuna girişler güvenlik amacıyla x-­ray cihazları monte ediliyor. Güvenlik amacıyla yapılan düzenlemelerle vatandaşların seyahatlerini daha güvenli ve kontrollü hale getirmeyi amaçlanıyor.

  • Öğrencilere Siber Güvenlik ve Yazılım Eğitimi Verilecek

    Öğrencilere Siber Güvenlik ve Yazılım Eğitimi Verilecek

    Çorum Mucitler Derneği’nin “Gençlerle Kodluyoruz” adlı projesinin tanıtım programı düzenlendi.

    Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından gençler için daha iyi hayat şartları ve yeni fırsatlar sağlamak, gençlerin kişisel ve sosyal gelişimlerini desteklemek, potansiyellerini gerçekleştirebilmelerine imkân sağlamak, hayatın her alanına etkin katılımlarını artırmak amaçları doğrultusunda yürütülen T.C. Gençlik ve Spor Bakanlığı Gençlik Projeleri Destek Programı çerçevesinde, Çorum Mucitler Derneği’nin “Gençlerle Kodluyoruz” isimli projesi hibe desteği aldı. Projenin tanıtım toplantısı da Çorum Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirildi.

    Proje kapsamında, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Koordinasyonu ve Çorum Gençlik Merkezi işbirliğinde, okullarda gençlere yönelik siber güvenlik, yenilikçi fikirler ve teknolojilik yenilikler hakkında bilgilendirme semineri yapılacağını belirten Dernek Başkanı İbrahim Şahin; “Bu sayede tüm gençlerimizin bu alanda farkındalık ve bilinç seviyesinin artırılması hedeflenmektedir. Ortaokul ve liseli gençlerle algoritma ve yazılım bilen nitelikli elemanların yetiştirilmesi planlanan proje kapsamında; siber güvenlik, sanal gerçeklik ile 3B modelleme, oyun ve mobil yazılım geliştirmek için yeterli düzeyde alanında uzman ve yetenekli yazılımcılar yetiştirilmesi planlanmaktadır. Bu eğitimler ortaokul ve lise seviyesinde 30 öğrencimize verilecek olup, eğitimler sonunda başarılı en az 10 öğrencimiz ile birlikte kodlama ve yazılım geliştirme takımı oluşturulacak yazılım geliştirme çalışmaları devam ettirilecek, ihtiyaç duyulan eğitim amaçlı oyunlar ve mobil uygulamalar geliştirilecektir. Yazılım takımında yer alan gençlerimizin akademik hayatları birebir takip edilerek desteklenecektir.” şeklinde konuştu.

    Proje ile öğrencilere özgün düşünme, özgün ürün tasarımı ve geliştirilmesi, milli ve yerli olma, siber güvenlik ile daima üretkenlik ve yenilik konusunda gençlere alışkanlık ve deneyimler kazandırılacağını aktaran Şahin, “Bu proje ile hükümetimizin 1 milyon yazılımcı çalışması da desteklemektedir. Koronavirus (Covid-19) pandemisi nedeniyle seminerler, kurslar ve uygulamalı derslerimiz Bilim Kurulu’nun önerileri doğrultusunda gerekli tedbirler alınarak yapılacaktır.” ifadelerini kullandı.

    Toplantıda Çorum Gençlik Merkezi Müdürü Mehmet Tığlı, Mucitler Derneği üyeleri İsmail Karakaş ve Murat Doğan da hazır bulundu.

  • KOBİ’lerin sıkça karşılaştığı siber güvenlik sorunlarına 5 etkili çözüm

    KOBİ’lerin sıkça karşılaştığı siber güvenlik sorunlarına 5 etkili çözüm

    Siber güvenlik yatırımları konusunda istenilen düzeylerde olmayan KOBİ’ler, hackerlerin gözdesi durumunda. Hatta gerekli siber güvenlik yatırımlarının yapılmamış olması, karşılaştıkları sorunlarda ciddi zararlar görmelerine neden oluyor. Küçük bütçeler, yetersiz kalan güvenlik çözümleri ve personel kısıtlamalarıyla savunmasız bir yapıya sahip olan KOBİ’lerin peşini hackerlerin bırakmadığını aktaran Teknoloji Kanal Satış Direktörü Gürsel Tursun, siber altyapılarını güçlendirmek isteyen KOBİ’lere yönelik, en sık karşılaştıkları siber güvenlik sorunlarını ve bunlara karşı atmaları gereken önemli siber güvenlik adımlarını paylaşıyor.

    KOBİ’ler Hackerler İçin Bir Basamak

    Siber saldırı dünyasında KOBİ’lerin yeri hackerlerde farklı konumda bulunuyor. Büyük şirketlere ulaşmak için basamak olarak görülerek saldırıya uğrayan KOBİ’ler, buna rağmen gerekli önlemleri de alamıyor. Özellikle KOBİ’lerde yaşanılan siber güvenlik olaylarının ve sorunlarının birbirini hep tekrar ettiğine dikkat çeken Gürsel Tursun, en sık karşılaşılan 5 problemin altını çiziyor.

    1. Kötü amaçlı yazılım saldırılarına dikkat! Kötü amaçlı yazılım saldırılarının KOBİ’ler üzerinde yaygın olduğuna dikkat çeken Tursun, KOBİ’lerin kısıtlı güvenlik kaynaklarının, bu tarz saldırıların başarılı olma ihtimalini artırdığını ve siber saldırganların iştahını açtığını dile getiriyor.

    2. Zayıf sistemler devamlı saldırılara neden oluşturuyor. Özellikle siber güvenliklerinde zayıflıklar bulunan KOBİ’ler, büyük şirketlere ulaşmak adına basamak olarak kullanılıyor.

    3. Yama güncellemelerinin eksikliğini pahalı ödüyorlar. KOBİ’lerin kullandıkları uygulamaların güncellemelerini gerçekleştirmemesi, hackerlerin işlerini daha da kolaylaştırıyor.

    4. Kimlik avı saldırılarına maruz kalıyorlar. Saldırganlar için ucuz ve kolay bir yöntem olan kimlik avı saldırılarının, daha inandırıcı hale gelmesi için çalışanların detaylı kimlik bilgileri kullanılıyor.

    5. Yapılandırma zorluklarından dolayı darbe alıyorlar. Şifreleme ile ilgili yanlış yapılandırmalar ya iş yükü konfigürasyonunun tamamlanamaması, KOBİ’lerin varsayılan şifrelemeleri kullanmaya devam etmesine ve hackerlerin işini kolaylaştırmasına neden oluyor.

    KOBİ’lerin İzlemesi Gereken 5 Güvenlik Adımı

    Tursun, maddi kayıplara ve itibar kaybına uğramak istemeyen KOBİ’lerin dikkat etmesi gereken 5 siber güvenlik adımının olduğunu aktarıyor.

    1. Güvenlik duvarı kullanılmalı.

    2. Çalışanların siber güvenlik bilinci artırılmalı.

    3. Güvenli şifre uygulamaları zorunlu kılınmalı, çok faktörlü kimlik doğrulama kullanılmalı.

    4. Veriler düzenli olarak yedeklenmeli.

    5. Kötü niyetli yazılımlara karşı savunma programlarına sahip olunmalı.

  • Devletlerin güncel siber güvenlik stratejileri

    Devletlerin güncel siber güvenlik stratejileri

    Söz konusu fikri devrimle birlikte, 1990’lardan itibaren devletler siber uzayın sağladığı imkânları askerî kapasitelerini geliştirmede yeni bir fırsat olarak okumaya başladılar. Bu doğrultuda uluslararası sistemde küresel ve bölgesel güç konumunda olan birçok devlet, hatta uluslararası örgüt, kendi siber savunma ve saldırı yeteneklerini artırmak amacıyla siber güvenlik stratejileri ortaya koymaya başladılar ve bu süreçleri sürdürmek amacıyla da kurumsal yapılar tesis ettiler. Bu çerçevede ABD, Rusya, Çin, İran, İsrail ve İngiltere’nin etkili siber güvenlik kapasitelerine sahip oldukları iddia edilebilir.

    ABD’nin siber güvenlik stratejileri

    Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından, 1990 itibarıyla ABD, internetin sivilleşmesine ve ticarileşmesine ve küresel düzeyde yaygınlaşmasına, kendi hegemonyasının devamı anlamında özel önem vermiştir. Bu kapsamda ABD siber güvenlik stratejisini 2000’li yılların başına kadar bu amaç doğrultusunda geliştirmiştir. 2000 yılından sonraki dönemde ise siber uzayın sağladığı imkanları askerî kapasitesini geliştirmede bir fırsat olarak gören Rusya’nın da bu doğrultudaki planlarından dolayı, ayrıca gelişen siber espiyonaj kapasitesi kapsamında Çin kaynaklı tehditlerin artmasına istinaden, ABD de siber güvenlik stratejisinde askerî ve istihbarî hedeflerinin genişletilmesine yönelik bir eğilim içinde olmuştur.

    Bu noktada ABD’nin siber güvenlik stratejisini belirleyen temel belgelerin, sadece ilgili ABD kurumları tarafından yayımlanmış olan strateji dokümanları ile askerî ve güvenlik doktrinlerinden ibaret olmadığı da ifade edilmelidir. Zira federal sisteminin bir sonucu olarak, ABD’nin siber güvenlik stratejisinin şekillenmesinde ABD başkanlık direktifleri, ilgili kurumların kendi güvenlik alanlarına yönelik olarak ortaya koydukları stratejiler ve eyalet bazında yapılan siber stratejik planlamalar da ciddi öneme sahiptir. Bu kapsamda ilgili belgeler incelendiğinde, ABD’nin siber güvenlik stratejisi kapsamında temel olarak aşağıda özetle listelenen hedeflere odaklandığı ifade edilebilir.

    1. Kritik altyapıların korunması için ABD kamu ve özel sektörünün birlikte hareket etmesi,

    2. Siber uzay alanından gelebilecek saldırılara karşı kamu ve özel sektörün birlikte hareket etmesinin yanı sıra bu ortak hareket kabiliyetinin geliştirilmesi konusunda taktik ve planların ortaya konulması, özel sektörün siber uzay alanındaki görevlerini yerine getirme konusunda teşvik edilerek desteklenmesi ve tüm bu amaçlar kapsamında federal bir sistemin geliştirilmesi,

    3. ABD iş ve işveren kesimi ile tüm toplumun siber saldırılar karşısındaki farkındalığının artırılması, bu konudaki eğitim ve oryantasyon faaliyetlerine federal düzeyde önem verilmesi,

    4. Rusya’nın artan siber gücünün ve siber meydan okumalarının ABD’nin güvenliği için ciddi tehdit oluşturması nedeniyle, bu tehditlerin ortadan kaldırılması doğrultusunda planlar geliştirilmesi,

    5. Çin’in özellikle siber casusluk faaliyetleri alanında ABD için tehdit oluşturması nedeniyle, ABD’nin teknolojik yeniliklerini ve özel sektörünün ticari çıkarlarını korumak için gerekli tedbirleri alması,

    6. Tarım ve gıda sektörlerindeki, içme suyu ve kamu sağlığı ve acil müdahale sistemlerindeki, sosyal güvenlik, bilgi ve telekomünikasyon altyapılarındaki, enerji, ulaşım, bankacılık ve finans ve kimya sektörlerindeki, posta ve gemicilik sistemlerindeki tüm resmi bilgisayar, yazılım ve ağ teknolojilerinin ulusal kritik altyapılar olarak tanımlanarak bu alanların siber saldırılara karşı korunması,

    7. Siber uzayın küresel düzeyde ortak kullanım alanları olduğu, bu alanların mal ve hizmetlerin, fikirlerin, girişimcilerin ve sermayenin serbest dolaşımının sağlanması için güvenli ve özgür olması gerektiği, bu kapsamda da ABD’nin söz konusu serbestlik imkânlarını sağlamak için her türlü tedbiri alması, bu kapsamda internetin parçalanmasına (fragmentation of internet) yönelik Rusya ve Çin kaynaklı teknik ve idari tedbirlerle küresel düzeyde mücadele edilmesi,

    8. ABD’nin müttefik ülkelerin istikrarını bozmayı hedefleyen siber saldırılara karşı, ilgili ülkelere tam destek vermesi.

    Rusya’nın siber güvenlik stratejileri

    Sovyetler Birliği’nin Soğuk Savaş döneminde ABD ile tecrübe ettiği askerî rekabetin bir sonucu olarak sahip olduğu teknoloji altyapısı ve nitelikli mühendis işgücü, Soğuk Savaş sonrası dönemde büyük ölçüde Rusya’ya aktarılmıştır. Rusya bu potansiyelden özellikle 2000’li yıllar sonrasında askerî gücünü geliştirme hedefiyle ciddi şekilde istifade etmiştir. Bu kapsamda Rusya’nın, günümüzde siber savunma ve saldırı kapasitesine yaptığı teknolojik yatırımlarla birlikte, istihbarat servisleri, bu servislerle bağlantılı olarak faaliyet gösteren siber kriminal suç örgütleri, silahlı kuvvetlerinin ağ teknolojileri temelli askerî imkânları, tüm bu faaliyetleri küresel ölçekte destekleyen uluslararası medya kuruluşları ve sosyal medya imkânlarından da istifade edebilen diğer enformasyon savaş enstrümanlarını birlikte kullanabilen küresel bir siber güç haline geldiği değerlendirilebilir.

    Ayrıca Rusya günümüzde siber espiyonaj, siber kontrespiyonaj, dezenformasyon, elektronik savaş, psikolojik savaş ve propaganda, siber saldırı gibi faaliyet ve planları kapsayan geniş bir enformasyon savaşı kabiliyetine sahip olma yolunda ciddi bir gayret içinde. Rusya böyle etkin bir siber güce ulaşarak, siber uzaydaki yeniliklerin sağladığı imkân ve fırsatları, dış politika hedeflerine ulaşmak amacıyla kullanmayı planlamakta. Bu çerçevede Rusya’nın dış politika alanında sorun yaşadığı Estonya’ya 2007 yılında, 2008 yılında Gürcistan’a ve Litvanya’ya, 2009 yılında Kırgızistan’a ve 2014 yıllında Ukrayna’ya yönelik DDoS atakları şeklinde siber saldırılar gerçekleştirdiği de iddia edilmekte.

    Vladimir Putin’in devlet başkanı olmasıyla birlikte Rusya askerî ve ekonomik kapasitesini artırarak yeniden küresel düzeyde etkin olmak amacıyla stratejiler geliştirmekte. Bu noktada Rusya’nın siber güvenlik stratejisinin ana hedeflerini anlamak için, Rusya’nın gayrı resmî savaş doktrini olarak kabul edilen ve kimi analistlerce “hibrit savaş” veya “bulanık savaş” (non-linear) gibi kavramlarla açıklanan Gerasimov doktrininden bahsetmek gerekecektir.

    Gerasimov doktriniyle ortaya konulan prensipler dahilinde Rusya, askerî niteliğe sahip olmayan yöntemleri, askerî kapasitesine dahil ederek, daha az konvansiyonel güçle, dolayısıyla da daha az insan kaybı ve maliyetle sıcak çatışma süreçlerini yönlendirmeyi ve yönetmeyi amaçlamıştır. Bu bağlamda, askerî bir müdahale öncesinde hedef bölge, ülke, topluluk ya da devlete yönelik siber saldırılarla avantaj sağlanması, hedefin yıpratılması, psikolojik savaş yöntemleriyle baskı altına alınması, moralinin bozulması, savunma direncinin kırılması, kritik altyapılarına zarar verilerek, ekonomisinin zarara uğratılması varılmak istenen hedefler arasındadır.

    Rusya’nın siber güvenlik stratejisi kapsamında son yıllarda ön plana çıkan diğer bir hedef ise internetin denetimi ve yönetimi alanında ABD’nin sahip olduğu küresel hegemonyanın kırılması. Bu amaç doğrultusunda Rusya kendi ulusal yazılım ve donanımlarını geliştirmekte, Rus gençliğinin yerli sosyal medya uygulamaları kullanmalarını teşvik etmekte, ulusal siber uzay alanını küresel siber uzaydan ayıracak şekilde internet denetimlerini artırmakta, kamusal alanda wi-fi kullanımını denetlemekte, VPN uygulamalarını sınırlandırmakta ve yerli anti-virüs programlarını geliştirmektedir. Tüm bu gelişmeler literatürde, internetin hükümet destekli olarak parçalanması (governmental fragmentation) kavramı altında analiz ediliyor. Rusya’nın söz konusu adımları ise ABD ve diğer Batılı ülkeler tarafından “internetin sansür edilmesi” olarak görüldüğünden şiddetle eleştiriliyor.

    Çin’in siber güvenlik stratejileri

    Çin geniş yüzölçümü, büyük nüfusu ve hızla geliştirdiği ekonomik ve askerî altyapısı sayesinde son yıllarda önemli bir küresel güç haline gelmiştir. Bu nedenle Çin yönetimlerinin gerek askerî ve siyasi gerek ekonomik ve teknolojik alanlarındaki düşünce, niyet ve planları diğer devletlerce yakından takip edilmektedir. Ayrıca dünya genelindeki 3,4 milyar internet kullanıcısının 721 milyonunun Çin’de olduğu düşünüldüğünde, küresel ölçekli siber güvenlik stratejilerinin belirlenmesi konusunda Çin’in önemi ve etkisi tartışılmaz.

    Öte yandan Çin’in söz konusu kullanıcı oranıyla uyumlu şekilde, dünyanın en geniş siber güvenlik uzman topluluğunu elinde bulundurduğu da hatırda tutulmalı ve böyle büyük bir internet topluluğunun denetim, kontrol ve yönetiminin etkili bir kurumsal altyapının ve stratejinin oluşturulmasına ihtiyaç duyduğu bilinmeli. Çin günümüzde ABD ve Rusya’yla birlikte siber uzay alanını domine etme yeteneğine sahip bir küresel siber güç konumuna ulaşmış durumda. Çin sahip olduğu siber kapasitesini, iç güvenliğinin ve istikrarının korunması doğrultusunda, öncelikle savunma ve ardından özellikle siber espiyonaj operasyonları dahilinde saldırı amacıyla dizayn etmeye çalışıyor. Bu kapsamda Çin’in siber güvenlik stratejisinin temelde ekonomik, politik ve askerî hedeflerinin olduğu iddia edilebilir.

    Söz konusu hedefler ise temel olarak aşağıda belirtildiği şekilde sıralanabilir:

    1. Ekonomik büyüme ve istikrarın sağlanabilmesi için önemli etkiye sahip yeni nesil teknolojilerin siber espiyonaj operasyonları kapsamında temin edilmesi,

    2. Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) ülke yönetimindeki etkinliğinin sürdürülmesi için internetin denetlenmesi ve böylelikle yerel muhalif hareketlerin, ayrılıkçı odakların ve olası toplumsal kalkışmaların kontrol edilmesi,

    3. Ağ teknolojileri merkezli hasım enformasyon savaşı planlarına karşı tedbirler geliştirilmesi, ülkenin iç işlerine müdahaleye yönelik faaliyetlere karşı konulması,

    4. Yabancı istihbarat servislerinin Çin aleyhine planladığı siber espiyonaj faaliyetlerine karşı etkili bir kontrespiyonaj yapısının tesis edilmesi,

    5. Siber uzay alanı kaynaklı yeni nesil teknolojilerin verdiği imkanlar dahilinde askerî kapasitenin desteklenmesi, aynı zamanda potansiyel hasım askerî güçlerin kritik altyapılarına karşı planların hazırlanması,

    6. Hedef bölge ve yönetimlere karşı ağ teknolojileri merkezli enformasyon savaşı stratejileri ve siber saldırı faaliyetlerinin organize edilebilmesi.

    Çin de Rusya gibi internetin denetimi ve yönetimi konusunda ABD’nin sahip olduğu küresel hegemonyanın kırılmasını istiyor. Bu amaç doğrultusunda, Rusya’ya benzer şekilde millî yazılım, donanım ve akıllı telefonlarını geliştirmekte, Çin gençliğinin ABD kökenli sosyal medya uygulamaları kullanmalarını denetlemekte, internet denetimlerini artırmakta, kamusal alanda wi-fi kullanımını ve VPN uygulamalarını yasaklamaktadır. Çin tüm bu gelişmeler ışığında, tıpkı Rusya gibi, ABD ve diğer Batılı ülkeler tarafından internetin sansür edilmesi başlığı altında şiddetle eleştirilmekte.

    İngiltere’nin siber güvenlik stratejileri

    İngiltere’nin güncel siber güvenlik politikasının temel hedeflerini “Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi 2016-2021” başlıklı belgenin tetkiki kapsamında ortaya koyabiliriz. Söz konusu belgede siber uzay kaynaklı riskler, İngiltere’nin ekonomik çıkarları ve ulusal güvenliği için en büyük tehdit kaynağı olarak gösteriliyor. Bahse konu strateji belgesi, siber tehditlere karşı güvenli, dayanıklı ve kendine güvenen bir İngiltere yaratmak için yeni bir vizyon ortaya koyuyor. Söz konusu belgede, İngiltere’nin her zaman siber güvenlik faaliyetlerinin ön saflarında yer almaya gayret edeceği ve bu yeni stratejiyle siber güvenliğin sağlanmasına yönelik küresel çabalara da katkı sağlayan bir modelin geliştirilmesinin hedeflendiği de vurgulanıyor. Bu kapsamda İngiltere’nin Ulusal Siber Güvenlik Stratejisi 2016-2021 isimli belgede üç önemli hedefe yönelen bir eylemler dizisi ortaya koyduğu ifade edilebilir.

    1. Savunma: İngiliz hükümetleri, ulusal bilişim altyapısının savunmasını güçlendirmeyi ve İngiltere’nin kritik verilerini ve sistemlerini hedef alan siber tehditlere karşı korunmayı sağlamalıdır. Bu hedefin başarılması konusunda ise kamu ve özel sektör birlikte hareket etmelidir.

    2. Caydırıcılık: İngiltere siber tehditlere karşı mevcut aktif ve pasif mukavemet unsurlarını güçlendirmeli ve etkin bir caydırıcılık algısı oluşturmalıdır.

    3. Kalkınma: İngiliz hükümetleri siber tehditlere karşı İngiltere’nin siber kapasitesini geliştirmelidir. Bu kapsamda İngiltere’nin büyüyen siber güvenlik endüstrisinin kalkınmasına destek verilmelidir.

    Belirtildiği üzere, İngiliz siber güvenlik stratejisi ağırlıklı olarak ticarî çıkarların korunması hedefine odaklanmaktadır. Bu kapsamda finans kurumları, bankalar, sigorta şirketleri, telekomünikasyon şirketleri, turizm acenteleri siber tehditlere en çok maruz kalan sektörler olarak belirlenmiş ve bu sektörlerin kritik altyapılarının korunması amacına daha çok odaklanılmıştır. İngiltere’nin siber güvenlik stratejiyle ilgili olarak öne çıkan bir başka husus ise uluslararası işbirliğine yapılan vurgu. Bu noktada İngiltere başta NATO ve Avrupa Birliği (AB) olmak üzere, G-7 ve G-20 çatısı altında siber güvenliğin sağlanmasına yönelik tüm işbirliği süreçlerine katkı sağlamayı önemli bir hedef olarak görmektedir.

    İsrail’in siber güvenlik stratejileri

    Orta Doğu bölgesinin de içinde bulunduğu güvenlik şartları ve güvenlik algıları, 1950’lerden bu yana İsrail’i etkili savunma stratejileri geliştirmeye itmiştir. Bu kapsamda, 1953 yılında dönemin Başbakanı David Ben-Gurion tarafından kabul edilen savunma strateji belgesinde yer alan “Güvenlik Üçgeni” konseptinin İsrail’in güncel siber güvenlik stratejisin arka planında yer alan tarihi akıl olduğu ileri sürülebilir. Söz konusu stratejik akıldan hareketle, İsrail savunma sisteminde caydırıcılık tesis etmek istemekte, erken uyarı sistemlerine sahip olmayı hedeflemekte ve kesin operasyonel zafer hedefine odaklanmış bir silahlı kuvvetler oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu noktada, etkili siber savunma ve saldırı kapasitesi geliştirmenin, İsrail’e söz konusu üç hedefe ulaşma noktasında büyük oranda katkı sağlayacağı ortadadır.

    Bu hedeflerle birlikte, özellikle 2010 yılı sonrasında Başbakan Binyamin Netanyahu’nun kişisel inisiyatifiyle, İsrail etkili siber savunma ve saldırı kapasitesini geliştirmek adına ciddi bir atılım içinde olmuştur. Söz konusu planlar dahilindeki ulusal güvenlik stratejileri kapsamında yönlendirilen kamu-özel sektör ortaklığı ve akademik çevrelerin işbirliğiyle birlikte, İsrail kısa sürede ABD, Rusya ve Çin’den sonra siber uzayda etkili bir güç haline gelmiştir. Dahası, İsrail söz konusu stratejik planlarıyla küresel siber güvenlik ekonomisinde örnek bir model olarak karşımıza çıkmıştır. Söz konusu kamu-özel sektör ortaklığı ve akademik çevrelerle işbirliği modeliyle kastedilen, İsrail’deki kamu otoritesinin, siber güvenlik alanında, özel sektörü ülkenin güvenliği ve ticari menfaatleri doğrultusunda somut ekonomik programlarla teşvik etmesi, bu teşvikle uyumlu bir şekilde İsrail’in çeşitli üniversitelerinin ve araştırma merkezlerinin siber güvenlik alanında Ar-Ge çalışmalarına ağırlık vererek bu alanda sürekli yeni ürünler ortaya koymasıdır.

    Bu kapsamda İsrail, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verilerine göre, bilimsel Ar-Ge harcamalarına GSMH’sinin yüzde 4’ü civarında (10 milyar avro) bir pay ayırarak bu konuda dünyanın önde gelen devletlerinden biri konumuna ulaşmıştır. Dahası, İsrail’in bilgi, komünikasyon ve teknoloji sektörü hızla büyümektedir. 2014 yılında İsrail’in global siber güvenlik sektöründeki payı ise yüzde 8 büyüyerek 6 milyar Amerikan dolarına ulaşmıştır. Öte yandan 2016 yılı için, İsrail’de siber güvenlik endüstrisinde 350’den fazla irili ufaklı firmanın ticari faaliyet sürdürdüğü bilinmektedir. Bahse konu sayı 2017 yılında hızla aratarak 420 aktif firmaya ulaşmıştır. Söz konusu siber güvenlik firmalarının 26’sı 2017 yılı için dünyanın en aktif ve hızla büyüyen ilk 500 siber güvenlik şirketi arasında yer almaktaydı.

    Kidma Programı, İsrail Ulusal Siber Bürosu (INCB), Sanayi Bakanlığı ve İsrail Ticaret ve İşçi Birliği’nin desteğiyle 2013 yılında başlatılmıştır. Projenin amacı, İsrail’in siber güvenlik sektörünü kalkındırmak amacıyla bu sektöre yönelik Ar-Ge harcamalarına kamu desteği sağlamaktır. Kidma Programı İsrail’in kamu-özel sektör ve akademi çevreleri işbirliğine dayanan siber güvenlik ekonomi modelinde çok önemli bir rol oynamaktadır.

    Görüldüğü üzere, bahse konu tarihsel dinamikler, bu dinamiklerin ortaya çıkardığı kurumsal yapılar ve resmî belgeler ve bunların belirlediği istikamette gelişen kamu-özel sektör ve akademi çevreleri işbirliğine dayanan İsrail siber güvenlik modeli, küresel düzeyde ekonomik açıdan İsrail’i siber uzayı domine etme imkan ve kabiliyetine sahip bir siber güç haline getirmiş durumdadır.

    İran’ın siber güvenlik stratejileri

    İran’ın siber saldırı stratejisini geliştirmeye yönelik planları, 2010 yılında ABD ve İsrail tarafından planlandığı iddia edilen ve nükleer tesislerini hedef alan Stuxnet saldırısı sonrasında bir misilleme refleksiyle hız kazanmıştır. Ancak ilk etapta bir misilleme motivasyonuyla hızlanan İran’ın siber saldırı kapasitesini geliştirmeye yönelik gayretleri, ilerleyen dönemlerde alınan tedbirlerle, İran’ı siber uzayda etkili bir aktör haline getirme hedefine dönüşmüştür. Bu kapsamda İran güçlü bir siber saldırı kapasitesine sahip olmayı ulusal amaç edinmiştir. Söz konusu hedefin arka planında ise temelde, küresel güç olmayan İran’ın Orta Doğu’da ABD, Suudi Arabistan ve İsrail’e karşı verdiği güç mücadelesinde siber uzayın sağladığı asimetrik avantajlardan yararlanmak istemesi yatmaktadır.

    İran’ın siber saldırı kapasitesini artırmak istemesinin bir diğer nedeni ise Stuxnet saldırısı örneğinde olduğu gibi ABD, İsrail veya bir başka hasım devlet tarafından düzenlenecek olan siber saldırılara karşı caydırıcılık tesis etmek istemesidir. Ayrıca etkili bir siber saldırı kapasitesine sahip olmanın İran’a, gelecek dönemde gerçekleşme ihtimali olan herhangi bir konvansiyonel saldırıya karşı askerî caydırıcılık sağlayacağı da açıktır.

    İran’ın siber saldırı kapasitesinde ise siber politikalarının belirlenmesinde çatı organizasyon olan Siber Güvenlik Yüksek Konseyi, Devrim Muhafızları, İran İstihbarat Bakanlığı, Siber Komutanlık ile bu kurumlarla irtibatlı vekil (proxy) bir yapılanma olan İran Siber Ordusu’nun önemli rolü bulunuyor. İran siber uzayın anonim doğasının sağladığı avantajlardan maksimum düzeyde istifade ederek sadece kendi ülkesinde değil, ülkesi dışında da vekil yapılanmalar şeklinde organize olan gruplara destek vermekte. Bu itibarla İran devleti ile irtibatlı olduğu iddia edilen Hizbullah’ın, Yemen Siber Ordusu’nun ve Suriye Elektronik Ordusu’nun İran’ın siber saldırı kapasitesinde önemli etkinliği mevcut.

    Öte yandan İran’ın iç ve dış savunma öncelikleri temel olarak rejimin ve heterojen bir toplumsal yapıya sahip olan ülkenin bütünlüğünün ve siyasi bağımsızlığının korunması, İran toplumunun ve Ortadoğu’da Şii mirasının ve varlığının korunması ve geliştirilmesi, bölgesel güç rolünün sağlanması, bölgesel tehdit olarak algılanan devlet ve gruplara karşı avantaj sağlanması, bölgesel liderlik mücadelesinde etkinliğinin artırılması, ülkesinin bütünlüğünü ve siyasi bağımsızlığını hedef alan dış müdahalelerle mücadele etmek istenmesi şeklinde özetlenebilir. Bu kapsamda İran’ın siber saldırı hedeflerinin, İran’ın geleneksel iç ve dış savunma öncelikleriyle uyumlu bir şekilde belirlendiği görülüyor.

    Sonuç olarak, İran’ın siber kapasitesinin, savunma ve saldırı yönünden, 2010 yılından sonra yapılan plan ve yatırımlarla hızla gelişmeye başladığı ifade edilebilir. Ancak İran’a uygulanan ambargo ve ülkenin uluslararası sistemden izole edilmesi, İran’ın teknolojik olarak daha sofistike imkanlara sahip bir siber saldırı kapasitesi geliştirmesini engelliyor. Ayrıca siber kapasitesi dış yardımlara muhtaç vaziyette olan İran, etkinliğini daha profesyonel bir aşamaya çıkaramamaktadır.