Etiket: Kınıyoruz

  • ‘Hastalık Zihniyetini Kınıyoruz’

    ‘Hastalık Zihniyetini Kınıyoruz’

    Diyanet Sen Çorum Şube Başkanı  İsmail Şanal, Eğitim İş Sendikası’nın Diyarbakır Anneleri’ne destek veren 7 üyesini disipline sevk ettiğini belirtiği açıklamasında, “Hastalıklı zihniyetinizi kınıyoruz.” dedi.

    Diyarbakır HPD binası önünde PKK’nın dağa kaçırdığı evlatlarını geri almak için eylem yapıp nöbet tuttuğunu hatırlatan Şanal, Eğitim İş Genel Başkanı’nın, “Kuran Kursları bin yıl öncesinin çağ dışı öğretilerini ezberlemeyi eğitim sayıyorlar” sözüne vurgu yaparak, ellerine geçirdikleri her fırsatta milli ve manevi değerleri hedef aldıklarını söyledi. 

    Çorum Diyanet Sen Şube Başkanı Şanal, yaptığı açıklamada şunları dile getirdi; “PKK’nın terörist devşirmek amacıyla çocuk yaşta dağa kaldırdığı evlatlarını kurtarmak için HDP önünde eylem yapan Diyarbakır Anneleri’ne destek oldukları için 7 üyesini disipline sevk ederek ihraç eden Eğitim İş Sendikası, eline mikrofon geçtiği anda dini, milli ve manevi değerlerimizi hedef almaktadır. Vatan Millet sevgisiyle büyüyecek ahlaklı imanlı nesiller yetişmesinden rahatsız olan Eğitim İş Sendikası’nın Genel Başkanı’nı  “Kuran Kursları bin yıl öncesinin çağ dışı öğretilerini ezberlemeyi eğitim sayıyorlar” ifadesi ve nefret söylemi sebebiyle şiddetle kınıyoruz. Asıl çağdışı zihniyet sizin zihniyetinizdir. Sizin hedefiniz yalnızca ‘İslam Dini’dir. Matematik Kimya Astronomi ilimleri antik çağ döneminden bu günlere gelmiştir. Bu ilimler de size göre çağ dışı değil mi? Şunu unutmayın!  Sizin hastalıklı zihniyetinize asla fırsat vermeyeceğiz. Diyanetimize ve Kur’an Kurslarımıza sizin yobaz, gerici beyinleriniz dünya döndükçe zarar veremeyecektir.”

  • “Kadın Cinayetlerini Kınıyoruz”

    “Kadın Cinayetlerini Kınıyoruz”

    Gelecek Partisi Çorum İl Başkanı Gökhan Külcü, yaptığı yazılı açıklama ile işlenen kadın cinayetlerine tepki gösterdi.

    Külcü,her işlenen kadın cinayetin arkasından “ bu son olsun” denilmesine rağmen neredeyse her gün yeni bir kadın cinayetinin işlendiğini söyledi.

    İçişleri Bakanlığı’nın Mayıs ayında yayınladığı rapora göre; “11 Mart-20 Mayıs tarihleri arasında 42 bin 693 kadına şiddet olayı yaşandığını ifade eden Külcü, ” Ancak İçişleri Bakanlığı da, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da kadına yönelik şiddet olaylarının yaşanmaması için pandemi günlerinde hangi önlemleri aldıklarını açıklamadı” dedi.

    işlenen kadın cinayetlerinden bahseden Külcü, “• 28 Mayıs’ta Manisa’da 22 yaşında Gülnur Kocabaş, 5 Haziran’da İstanbul’da 36 yaşında Ayşegül Aktürk, 6 Haziran’da Konya’da 47 yaşında Nargül Ünver, 8 Haziran’da sabah saatlerinde ise Arnavutköy’de 5 çocuk annesi Hatice Çelik öldürüldü… Hatice Çelik cinayeti, İstanbul’da bir hafta içerisinde işlenen dördüncü kadın cinayeti olarak kayıtlara geçti” diye konuştu.

    Mayıs ayında, 21 kadın cinayeti işlendiğine işarete eden Külcü, öldürülen 21 kadından 17’sinin neden öldürüldüğü tespit edilemediğini kaydetti.

    Adil yargılama yapılmadığını ifade eden Külcü, “Şüpheli, sanık ve katiller caydırıcı cezaları almadıkça, önleyici tedbirler uygulanmadıkça, kadınlarımızın yaşadığı şiddet, boyut değiştirerek devam ediyor.

    Gelecek Partisi olarak, kadınların evlerinde, sokak ortasında öldürülmesinin bir rutin haline gelmesini kınıyor ve yetkililerin, gerekli tedbirleri alarak, kadın cinayetlerinin önlenmesini talep ediyoruz.

    Yetkilileri, bu cinayetleri önleyecek, caydırıcı tedbirleri bir an önce almaları konusunda bir kez daha uyarıyoruz! Konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz” şeklinde ifadelerde bulundu.

  • “İslami Değerleri Hedef Alan Zihniyeti Kınıyoruz”

    “İslami Değerleri Hedef Alan Zihniyeti Kınıyoruz”

    Gelecek Partisi Kurucular Kurulu ve Disiplin Kurulu Üyesi Rumi Bekiroğlu, Ankara Barosu’nun Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hakkındaki açıklamalarına tepki gösterdi.

    Bekiroğlu, yaptığı açıklamada Baroyu kınanırken, “Marjinal olan kesimlerin inananların değerlerine yönelik saldırılarını bir kez daha şiddetle kınıyoruz” dedi.

    “Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Ramazan ayının ilk cumasında, insan fıtratı ve İslam’ın yaratılış kanunları üzerine temsili bir hutbe irad etmiştir” diyen Bekiroğlu konu ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı;

    “Hutbede, bütün bir insanlığın tarih boyunca insan onur ve şerefini, aile, nesil ve toplumu koruma amacıyla üzerinde ortaklaştığı evrensel yasaklar ve ahlak ilkelerinden bahsetmiştir.

    “BİR KISIM TOPLULUKLARDAN BAHSETMEK ANLAMINA GELİR”

    Evrensel olarak tarihin her safhası ve döneminde yasak kılınan eylemleri konu etmek, elbette bu eylemlerin içinde olan bir kısım insan topluluklarından da bahsetmek anlamına gelmektedir.

    Bunun üzerine maalesef, hukukla bağlantılı bir kısım sivil toplum örgütlerinin marjinal yönetimleri eliyle hazırlandığı belli olan ve kamuoyunda öfkeyle karşılanan açıklamalar gündeme yansımıştır.

    “METNİN ‘HUKUKÇULAR’IN ELİNDEN ÇIKMIŞ OLMASI ÜRKÜTÜCÜDÜR”
    Diyanet İşleri Başkanı’nın “nefret ve ayrımcılık suçu” işlediği iddialarını merkeze alır görünmekle birlikte, özellikle Ankara Barosu’nun açıklaması İslami değerleri ve dinin kaynaklarını hedef alan galiz düşmanlık ifadeleriyle doludur. Üstelik halkın çoğunluğunun değerlerine saldırı açısından da asıl nefret ve ayrımcılık suçunu içermekte, her seferinde şikayet ettiğimiz toplumsal kutuplaşmaları da körüklemeye matuftur. Böyle bir metnin “hukukçular”ın elinden çıkmış olması da ayrıca ürkütücüdür. Toplumun geniş kesimlerinin değer ve inançlarına ideoloji yüklü bir öfke ve nefret nöbeti esnasında yazıldığı belli olan bu metinler, bir de “insanlık onuru”ndan dem vurmaktadır.

    Bütün bunlarla birlikte, yerkürenin ve insanlık coğrafyasının her zerresinde salgın kriziyle boğuşulduğu günlerden geçtiğimiz ve mübarek Ramazan ayının ilk gününü idrak ettiğimiz bir dönemde, herkesin hikmet ve basireti kuşanması bir gerekliliktir. Konuların zamanlaması da, gündeme alınış şekli de ayrı bir hikmeti gerektirmektedir.

    KUTUPLAŞMALARDAN UZAK DURMA ÇAĞRISI

    Ramazanın bereketiyle moral bulmaya çalıştığımız bugünlerde, aile değerlerimizi sarsan, dini duygularımızı rencide eden, toplumsal dayanışma bilincimizi zayıflatan ve yeni kutuplaşmalara sebep olan tartışma ve polemiklerden uzak durmak toplumun geniş kesimlerinin önceliği olmalıdır. Hukukla ilgili sivil toplum kuruluşları da, idarecilerini seçerken, öncelikli görevlerinin dini değerlerle değil, adaletsizliklerle mücadele olduğunun bilincinde olan kadroları tercih etmelidirler.

    Toplumun geniş kesimlerine “Gün; kutuplaşmalarla enerji kaybetme değil; ortak manevi değerlerimize ve ortak gelecek anlayışımıza saygı göstererek omuz omuza verme günüdür” diyor ve sesleri çok çıkan ama hakikatte marjinal olan kesimlerin inananların değerlerine yönelik saldırılarını bir kez daha şiddetle kınıyoruz” ifadelerini kullandı.