Etiket: Modern

  • Soykırımı Mümkün Kılan, Modern Akıldır!

    Soykırımı Mümkün Kılan, Modern Akıldır!

    Özgür-Der Çorum temsilciliğinin seminerler dizisinde bu hafta “Siyonizmin Dünü, Bugünü ve Yarını” konusu, Necat Yazıcı ve Bülent Gökgöz tarafından ele alındı.

    Dernek seminer salonunda gerçekleşen programda ilk sunumu gerçekleştiren Bülent Gökgöz, Siyonizmin en temelde modernitenin sömürge ve işgal karakterinden beslendiğini dile getirdi. Siyonizmin yalnızca İsrail ve toplumuyla ilgili bir olgu olmadığını, modern dünyanın ürettiği bir ideoloji, barbar haçlı ordularının ve zihniyetinin modern dönemdeki karşılığı olarak var edildiğini söyleyerek Batı dünyasının sömürgeci, kapitalizm temelinde kurduğu askeri, siyasi, ekonomik aygıtlarının seküler ulus devlet halinin İsrail çetesi olduğunu vurguladı.

    Gökgöz sunumunun devamında şunları kaydetti: “Sadece Aksa Tufanından sonra Gazze’de tanık olageldiğimiz soykırım değil, son yüzyıl içerisinde yaşanmış tüm soykırımlar, dünyaya uygarlık olarak sunulan modern düşünce ve onun ürettiği seküler ulus devletleri veya kurumları eliyle işlendi. Modern devletin ürettiği hiyerarşi ve bürokratik devasa mekanizma, çoğu insanın doğrudan fail olmadığı ama sorumlu olduğu katliamları organize etti, etmeye de devam etmekte. Eylemin uzak olması, ortaya çıkan sonuçların insanlarda sorumluluk duygusunu yahut ahlaki, vicdani sorumluluk hissetmesini perdeleyen ahlak yoksunluğunu ortaya çıkarmakta. Modern aklı ulusal çıkarlar, uluslararası ilişkilerde ahlaka ve duygulara yer yoktur aforizması ile beslerseniz, toplumların davranışlarında ahlaki sorumluk hissetmelerini engellemiş olursunuz. Modern devlet tam olarak bunu başardı. Kitlelerin büyük bir kısmı bu şekilde ikna edilirken az bir kısmı ise vicdanlarında çakan kıvılcımlarla itirazlar geliştirebildiler.

    Ne sosyoloji ne de modern tarih yahut uluslararası ilişkiler gibi disiplinler holokostun nedenlerine ilişkin modern batı düşüncesine veya onun kurumları olan seküler ulus devlet yapılanmalarına köklü itirazlar geliştirdiler. Yahudilere karşı işlenen soykırımı modernitenin bir ürünü olarak değil, bir hatası olarak işlediler. Holokost yalnızca Yahudilere karşı işlenmiş bir suç olarak özelleştirilip siyonizmin propaganda aracına dönüştürüldü. Böylelikle holokost yahut tekrar eden soykırımların modernlikle ilişkisi kesilmiş oldu. Gazze’de yaşanan soykırım, üstü örtülen modernitenin kültüründe var olan katliam potansiyelini tekrar gün yüzüne çıkarmış oldu. Jurgen Habermas ve benzer düşünürlerin Gazze’deki soykırım karşısında nasıl ikiyüzlü tutum sergilediklerine şahit olduk. Buna elbette Türkiye’deki bilumum zerzevat tarihçi, siyasetçi tipolojilerden de örnekler verilebilir.

    Dolayısıyla soykırım potansiyeli modern toplumların içinde daima olacaktır. Uygun zamanı bulduğunda, ihtiyaç hissettiğinde yahut kendisini tehdit altında hissettiğinde kendini gösterir. Soykırımı mümkün kılan modern akıldır. Bir başka örnek olarak Kemalizmin paradigma olarak siyonizmden ne farkı var? Kemalizm, nasıl Anadolu toplumu üzerinde uygulamaya konulan bir toplum mühendisliği idiyse Siyonizm de Yahudi toplumu için üretilmiş, tahrif edilmiş din anlayışını da kullanarak ırkçı temelde seküler ulus devlet eliyle uygulanan bir toplum mühendisliği olarak bugünlere geldi. Siyonizm eliyle köleci Yahudi toplumu, seçilmiş/vaad edilmiş toplum anlayışına ikna edildi.

    Aynı şekilde Batı’da ve Almanya’da toplama kamplarında soykırımı ortaya çıkaran toplumsal zemin ve sosyoloji de bugün varlığını halen devam ettiriyor. Suriye’de mücrim Esed rejimi kendi halkına soykırım uyguladı 15 yıl boyunca. Hangi uluslararası kurum yaptırım uyguladı? Egemen devletin kendi halkına uyguladığı soykırımı görmezden gelindi. Nazi Almanyası 2.dünya savaşını kaybetmeseydi toplama kamplarında yaşanan soykırım nasıl bir tarih kurgusuyla anlatılırdı şimdi?”

    Necat Yazıcı ise sunumuna Müslümanların ve kurumlarının Siyonizme karşı mücadelede sorumluluklarına vurgularla başladı. Siyonizmin hayatın birçok alanında hegemonyasını tahkim ettiğini dile getiren Yazıcı, Müslümanlar ve hatta tüm insanlık için tehdit oluşturan siyonizme karşı örgütlü karşı hegemonyanın üretilmesinin kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Edebiyattan sinemaya birçok eserin holokost maskesiyle Siyonizmin suçlarını maskelemek amacıyla kullanıldığının altını çizen Yazıcı devamında şunları belirtti:

    “Ülkemizde uyuyan hücrelerin manipülasyonundan İran’ın Suriye’deki cinayetleri nedeniyle söz söylemekte zorlanmamız ve daha birçok sebep bir araya geldiğinde, evet, bir şeyler söylemek biraz da riskli. Üstelik ne hikmetse yeniden keşfedilen şii-sünni ayrılığı, meseleyi sağlıklı bir zeminde ele almayı zorlaştırıyor; bir de buna şehid Şeriati gibilerini dâhil etmeye çalışan yeni yetmelerin herzeleri de eklenince doğrusu işimiz kolay değil.

    7 Ekim Aksa Tufanı herkesin maskesini düşürdü ve bu sayede Holokost efsanesi üzerinden tüm insanlığa ayar veren zihniyet açığa düştü. Bugüne kadar görülmemiş şekilde dünyanın her yerinden insanlarda artık siyonizme karşı geri dönülmez bir nefret oluştu. Holokost çöktü, Siyonistler ahlaki üstünlüklerini kaybettiler. Kalıcı üstünlüğün ahlaki zeminde olacağını umut ediyoruz. Bunun için çaba göstermemiz lazım. Sadece seyirci olarak kalmamalıyız.

    Gazze örneğinden hareketle küresel vicdanın uyanması belki de en büyük kazanımımız; ama bu kazanımın devam etmesi küresel işbirlikleri kurulmasına bağlı. Her yerde ve her durumda kolektif aklın işlerliğini sağlayabilmeliyiz. Küresel hegemonyanın karşısına kendi aydınlarımız ve âlimlerimizin üretecekleri bir hegemonya ile çıkmak zorundayız. Kendi karşı hegemonyamızı inşa etmenin yollarını aramalı ve enerjimizi buna yoğunlaştırmalıyız. Aksi takdirde tarihin akışında seyirci olmaktan öte bir anlam kazanamayacağız. Bu bağlamda devletlere, sivil topluma ve bireylere ayrı ayrı görevler düşüyor.

    Siyonizmin dünü ile ancak kendi ürettiğimiz bilgi vasıtasıyla yüzleşebilir ve onun meşruiyetini sorgulatabiliriz, aksi takdirde akademik camiadaki kuşatılmışlıkla Siyonist iddialara gereğince cevap vermemiz oldukça güç olacaktır. Siyonizmin bugününe dair de sağlam bir bilinç kuşanmak ve ilkeli bir duruş sergilememiz gerekiyor. Bunun en güzel örneği olarak boykot önümüzdedir.

    Siyonizmin geleceği açısından ise şunu dikkate almak lazım. Evet, Siyonizm ahlaki olarak kaybetti ve bu açıdan bir geleceği yok; hatta film endüstrisi ile dahi artık bir şey yapma şansı yok. Ancak Siyonizm küresel dengeler noktasında fiziki varlığını sürdürüyor; bu varlığa da son vermek ancak kendi hegemonyamızı inşa çabalarımızla söz konusu olacaktır.

    Bu yönüyle bizi ilgilendirdiği kadarıyla sivil toplumun kendi planlamalarına kültürel iktidarımızı mümkün ve kalıcı kılacak çalışmaları eklemeleri, mevcut yardım ağırlıklı sivil toplum anlayışından fikir ve düşünce üreten bir sivil toplum yapılanmasına geçiş yapmaları gerekiyor. Keza toplumsal baskı unsuru olmaları açısından sivil toplumun siyasetle artık daha sert bir talepkarlık ilişkisine geçmeleri, siyasete eklemlenmekten vazgeçmeleri de bir zorunluluk.”

    Program, soru cevap katkılarının ardından sona erdi.

  • Bayat’a Modern Aile Sağlık Merkezi

    Bayat’a Modern Aile Sağlık Merkezi

    AK Parti Çorum Mİllertvekili ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Oğuzhan Kaya, Bayat ilçesine yeni Aile Sağlık ile Toplum Sağlığı Merkezi ve 112 Acil Sağlık İstasyonu yapılacağını açıkladı.

    Milletvekili Oğuzhan Kaya, Çorum’un ,ilçelerinden Bayat’a Yeni Mahalle mevkisinde mevcut bulunan eski toplum sağlığı merkezi alanına 1347 metre kare kapalı alanı bulunan üç katlı Aile Sağlık ile Toplum Sağlığı Merkezi ve 112 Acil Sağlık İstasyonu yapılacağını kaydetti.

    ÇOK FOKSİYONLU AİLE SAĞLIK MERKEZİ

    Üç kat içerisinde altı hekimli Aile Sağlık Merkezi, Toplum Sağlığı Merkezi ve  112 Acil Sağlık hizmetlerinin istasyonu bulunacak binanın yapım ihalesinin Çorum İl Sağlık Müdürlüğünce 31.10.2024 tarihinde tamamlandığını ifade eden Oğuzhan Kaya, “ Sonuçlanan ihale yer teslimi ve inşaat süreci Sağlık bakanlığımızın değerlendirmeleri ve onayını takiben başlatılacaktır. Bayatlı hemşehrilerimiz yeni sağlık merkezinin yapımıyla birlikte modern ve daha sağlıklı bir binada sağlık hizmetlerini alacaktır. Kendilerine hayırlı uğurlu olsun” dedi.

  • Çorum’da Bölgenin En Modern Hayvan Hastanesi Açılıyor

    Çorum’da Bölgenin En Modern Hayvan Hastanesi Açılıyor

    Sahipsiz sokak hayvanlarıyla ilgili her kesimin takdirini kazanan çalışmalara imza atan Çorum Belediyesi, Türkiye’ye örnek bir projeyi daha hayata geçirdi. Bölgenin en modern Hayvan Hastanesi, Cuma günü düzenlenecek törenle hizmete açılacak.

    Çorum Belediyesi tarafından Bahabey Çamlığı yanında yapılan Hayvan Hastanesi tamamlandı. Her türlü donanımın düşünüldüğü Hayvan Hastanesi’nde kedi, köpek ve kanatlılar başta olmak üzere tüm hayvanlara müdahale edilebilecek.

    Sahipsiz sokak hayvanları konusunda çok önemli bir çalışmaya daha imza attıklarını belirten Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, “Bölgemizin en modern, Türkiye’ye ise örnek olacak hayvan hastanemizi hamdolsun söz verdiğimiz sürede tamamladık. Hayırlı olsun.” dedi.

    Bölgenin en büyük ve donanımlı tesisi

    Bölgenin en büyük ve donanımlı tesisini Çorum’a kazandırdıklarını vurgulayan Başkan Aşgın, “Hayvan hastanemizde ameliyathaneler, müşahede odaları, karantina odaları, muayene odaları yer alıyor. Kısaca, bir hayvan hastanesinde ne olması gerekiyorsa, hangi cihazlara ve donanıma sahip olması gerekiyorsa her şey düşünüldü. Muazzam bir hayvan hastanesini, Türkiye’ye örnek olacak bir projeyi şehrimize kazandırdık. Tedaviye ihtiyaç duyan hayvanların her türlü tetkik, muayene ve bakımları uzman veteriner hekimlerimiz tarafından yapılacak.” dedi.

    Cuma günü açılıyor

    Hayvan Hastanesi’nin açılışını 29 Mart Cuma günü saat 14.00’te yapacaklarını belirten Başkan Aşgın “Bölgenin en modern hayvan hastanesinin açılışına tüm hemşehrilerimizi bekliyoruz.” diyerek açılışa tüm Çorum halkını davet etti.

  • Gülabibey’e Yeni Modern Döner Kavşak

    Gülabibey’e Yeni Modern Döner Kavşak

    Çorum Belediyesi Cemilbey Caddesi ile Beytepe 3. Cadde’nin kesiştiği yerde yeni modern döner kavşak çalışması yaptı. Kavşak, gece gündüz devam eden yoğun çalışmayla kısa sürede tamamlanarak trafiğe açıldı.

    Mahalle sakinlerinden gelen taleplerin değerlendirilmesinden sonra trafik kazalarının yaşandığı bu kavşakta kazaları en aza indirmek için yeni kavşak çalışması yaptıklarını belirten Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, “Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğümüzün teknik ekiplerinin incelemesi sonucu ve mahalle sakinlerinin talebi üzerine burada yeni bir kavşak çalışması yapılmasına karar verdik. Yeni kavşak çalışmamız tamamlandığında burada meydana gelen trafik kazalarının da önüne geçmiş olacağız” dedi.

    Başkan Aşgın, kavşakta trafik kazalarının çok olması nedeniyle hızlı bir şekilde çalışmalara başladıklarını söyledi. Aşgın, “Yeni modern döner kavşak şeklinde yaptığımız çalışmamızı gece ve gündüz yoğun bir mesai harcamak suretiyle kısa sürede tamamladık” dedi ve yeni kavşağın Gülabibey ve Çorum’a hayırlı olmasını diledi.

  • “Ortaköy İsbir’le Modern Bir İlçe Haline Geliyor”

    “Ortaköy İsbir’le Modern Bir İlçe Haline Geliyor”

    Çorum’un eski ancak nüfusu bakımından küçük ilçelerinden biri olan Ortaköy, köy görüntüsünden kurtularak modern bir ilçe olma yolunda hedefine emin adımlarla ilerliyor.

    Kesin kuruluş tarihi bilinmese de Orta Asya’dan gelen Türkler’in üç kabile halinde yöreye yerleşmesi ile kurulduğu tahmin edilen, Hitit, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait zengin bir tarihi geçmişi bulunan Çorum’un Ortaköy İlçesi, ilimiz merkezine 60 kilometre uzaklıkta olmasına rağmen gerek ulaşımında yaşanan zorluklar gerekse ilçeye devlet yatırımlarının yeterince yapılamaması sonucu bir türlü gelişim gösteremiyordu.

    Ortaköy Belediye Başkanı İsbir’in göreve gelmesi ile birlikte ilçenin makus talihi de yavaş yavaş yenilmeye başlandı.

    Ortaköy Belediyesi olarak ilçeye yaptıkları hizmetlerin her alanda artarak devam ettiğini ifade eden Belediye Başkanı İsbir, “Göreve geldiğimizden beri ilçemizin geri kalmış makus tarihini yenmek adına gece gündüz çalışıyoruz” diye konuştu.

    “İMKANLARIMIZ KISITLI AMA….”
    Çorumlu gazetecileri Ortaköy’de ağırlamaktan duyduğu mutluluğu dile getirerek ekonomik sıkıntıları başta olmak üzere çeşitli sorunları olan ilçelerini modern bir yapıya kavuşturmak adına başta Hükümet, Bakanlıklar nezdinde olmak üzere ilgili tüm kişi, kurum ve kuruluş ile belediyelerle sürekli irtibat halinde olduklarını söyleyen Başkan İsbir, “Ortaköy gerçekten devletin çok büyük bir yatırımı olmayan ve imkanları kısıtlı olan bir ilçemiz. Köy ve beldeleri ile yaklaşık 10 bin nüfusu bulunan ancak 7 bin yıllık bir medeniyeti ile dünyada nüfuzu fazla olan bir ilçemiz. Biz 60 yıllık bir ilçeyiz ama bizden küçük olan veya daha sonra ilçe olan bir çok yer bizi fersah fersah geçmiş durumda. Biz Çorum’un vitrini olabilecek bu ilçeye biraz daha imkan ve öncelik verilmesi gerektiğine inanıyoruz.

    “ŞEHİRLEŞİYORUZ”
    Turizm ve kalkınmada öncelikli bir yöre olmamıza rağmen, turizmde bir Açıkhava müzesi şeklinde olan Şapinuva’ya ve daha bir çok güzelliğe sahip şirin ilçemiz Ortaköy’ü ayağa kaldırmak için elimizden gelen gayreti gösteriyoruz. Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar ilçeyi modern bir görünüme kavuşturma adına bir çok girişimde bulunduk. Başta İç Anadolu Belediyeler Birliği, Çorum, Keçiören, Yenimahalle, Samsun Belediyeleri başta olmak üzere bir çok belediyeden destek istedik. Yaptığımız girişimler sayesinde ilçe girişinde mezbelelik halde duran Cemal Boyacı Parkı’mızı belli bir seviyeye getirdik. İlçemiz bizim dönemimizde sıcak asfalta kavuştu. Çamurdan tozdan geçilmeyen cadde ve sokaklar bugün kilit taşı ile kaplandı. Türk büyüklerinin heykellerinin bulunduğu Cumhuriyet Meydanı, Saat Kulesi, Şehitler Çeşmesi, süs havuzları, 6 yılda 6 büyük parkımız, elektrik hatlarının yeraltına alınması, turistik mekanlarda yapılan çalışmalar gibi bir çok hizmetle birlikte Ortaköy şehirleşme yolunda yoluna emin adımlarla devam ediyor” dedi.

    “ÇORUM’UN VİTRİNİ OLACAK BİR İLÇEYİZ”
    Ortaköylülerin gelir seviyesinin yükselmesi adına ürünlerini satabilecekleri kapalı pazar yerinin tamamlandığını, bir tekstil atölyesi kurulması için girişimde bulunduklarını, sulu tarıma geçilmesi adına Pınarlı Göleti’nin yeniden ihale edileceğini, Ötegeçi denilen bölgede oluşturdukları mesire ile birlikte ilçeye bir otel, müze ve futbol sahası kazandırma adına da girişimlerinin sürdüğünü anlatan İsbir yapılan çalışmaları şu şekilde anlattı; “İlçemizde sizleri ağırlamaktan son derece mesuduz. İlçemiz Çorum iline 58 kilometre uzaklıkta, 4 medeniyete evsahipliği yapmış, hatta Hitit medeniyetine başkentlik yapan Şapinuva’yı da bünyesinde barındıran Çorum’un da vitrini olan bir ilçedir. Arazimiz engebeli ve yüzde 70’i orman, yüzde 10’u da çayır ve meradır. Geri kalan alanlar ise tarıma müsaittir. Sabıkalı bir bölge olmadığımız için haşhaş ekimi ile birlikte soğan, şeker pancarı gibi ürünler halkın geçim kaynağı durumundadır.

    “İLÇEYİ KİLİT TAŞI VE ASFALTLA TANIŞTIRDIK”
    Ama tarım ve hayvancılık halkın sadece geçim kaynağı durumundadır. Belediyemizin öz gelirleri maalesef zayıftır. İller Bankası hisseleri ile giderimizi karşılamaya çalışıyoruz. Fakat bazı hizmetler için aldığımız borçlardan dolayı bu gelirler de zaman zaman kesilebiliyor. Bu durumda hibe projeleri almak gerekiyor. Hibe projeleri almakta da zaman zaman zorlanıyoruz. Peki nasıl yapıyoruz, işi titizlikle takip ederek kararlı bir duruş gösteriyoruz. Olması gereken hizmet için her türlü girişimde bulunuyoruz. 2014 yılından beri ilçemizi köy durumundan kurtarma yolunda önemli adımlar attık. Geldiğimizde bir tane kilit taşı olmayan ilçeyi kilit taşı ve sıcak asfaltla buluşturduk. Halkımıza sorumluluğumuz olan hizmetleri getirmek için geceyi gündüze katarak çalışıyoruz. Geldiğimizde araç parkı bile olmayan ilçemizin bugün 2014 model ve üzeri 8 aracı bulunuyor. Personeli olmayan Belediyemiz bugün birimlerini oluşturuyor.

    “DÜNYA BARIŞ GÜNÜ BURADA KUTLANSIN”
    Turizme büyük önem veriyoruz ve buraya her hafta ekipler geliyor ve ağırlıyoruz. İlçemizi elimizden geldiğince tanıtmaya çalışıyoruz. Ama bu sadece Ortaköy Belediye Başkanı’nın yapacağı iş değildir. Bu konuda herkesin desteğini de bekliyoruz. Hükümetin burada ciddi bir çalışma yapması gerekiyor. Dünyanın ilk barış anlaşmasının yapıldığı bir medeniyete sahibiz ama 1 Eylül Dünya Barış Günü bile ilçemizde ilimizde kutlanmıyor. Hitit Festivali neden Ortaköy, Boğazkale başta olmak üzere çeşitli ilçelerimizde neden kutlanmıyor. Biz bunların da mücadelesini veriyoruz. 1990 yılından beri kazıların yapıldığı ilçemizi dünyaya tanıtmamız gerekiyor. Ortaköy bizden önce 8 Belediye Başkanı döneminde geri kalmış. Biz enkaz edebiyatı yapmadan görevimizi aldığımız yerden sürdürüyoruz. Nereden aldığımız ve nereye götüreceğimiz önemli. Bizden sonra geleceklere iyi bir Ortaköy bırakalım diye çalışıyoruz. Bu ilçede bir gün turizm patlaması olacaktır. Onun için bu çalışmalarda herkesten destek bekliyoruz. ”

  • Hurdacılar, Modern Bir Siteye Kavuşuyor

    Hurdacılar, Modern Bir Siteye Kavuşuyor

    S.S. Zanaatkarlar Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi tarafından yapımı devam eden Hurdacılar Sitesi şekillenmeye başladı.

    Kooperatif yöneticileri tarafından 6 ayda bitirilme sözü verilen Hurdacılar Sitesi’nde yürütülen hummalı çalışmanın Ağustos ayında tamamlanması bekleniyor. Böylece Çorum’da dağınık bir şekilde faaliyet gösteren hurdacı esnafı modern bir siteye kavuşmuş olacak.

    Hurdacılar Sitesi’ndeki çalışmaları değerlendiren Kooperatif Başkanı Mustafa Fındıkcı, sitede yüklenici firmayla uyum içerisinde çalışmaların devam ettiğini söyledi. Şimdilik Hurdacılar Sitesi’nde çalışmaları yoğunlaştırdıklarını ifade eden Fındıkcı, hurdacı esnafına söz verdikleri tarihte siteyi tamamlamak için yüklenici firma ile birlikte yoğun bir çaba sarf ettiklerini ve siteyi Ağustos ayında tamamlamayı planladıklarını kaydetti.

    Çıktıkları bu meşakkatli yolda kendilerine inanan ve güvenen kooperatif üyelerini asla mahcup etmeyeceklerini belirten Mustafa Fındıkcı, aynı zamanda sanayi sitesini çevreleyen ana ve ara yollarda iyileştirme yaptıklarını ve artık sanayi sitesine ulaşımın daha rahat olduğunu söyledi.

    İsteyen kooperatif üyelerinin siteyi gezip görebileceklerini vurgulayan Fındıkcı, kapılarının herkese açık olduğunu ifade etti.

    Siteye hurdacı esnafından yoğun talep olduğunu anlatan Fındıkcı, hurdacı esnafına site içerisinde yaklaşık 50 dönüm yer ayrıldığını, 1.000 ve 1.500 metrekarelik işyerlerini kısa bir süreçte hak sahiplerine teslim edeceklerini belirtti.

    Hurdacı esnafının daha elverişli koşullarda faaliyet gösterebilmeleri için projede tuğla duvar olan kısımları perde betona çevirdiklerini ve çevre duvarlarını daha modern ve dayanıklı hale getirdiklerini dile getiren Fındıkcı, Çorumlu esnafa sosyal donatılarıyla beraber modern ve çağın gerektirdiği şartlara uygun yeni işyerlerini biran önce tamamlamanın gayreti içerisinde olduklarını kaydetti.

    Kooperatif Başkanı Mustafa Fındıkcı ayrıca bu süreç zarfında kendilerine destek veren başta Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın ve AK Parti İl Başkanı Av. Yusuf Ahlatcı olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür etti.