Etiket: Önce

  • Önce Genç Kızı Vurdu, Sonra Kendini

    Önce Genç Kızı Vurdu, Sonra Kendini

    Çorum’un Ortaköy ilçesinde bir erkek önce genç bir kızı sonra ise kendini vurdu. Kendini vuran şahıs hayatını kaybederken, kız çocuğu tedavi altına alındı.

    Olay, Çorum’un Ortaköy ilçesi İncesu köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, B.Y. (22) ile kız arkadaşı M.S.K. (16) arasında bilinmeyen sebeple tartışma çıktı. Tartışma sırasında B.Y., M.S.K.’yi silahla vurarak yaraladı. B.Y daha sonra kendini vurdu.

    Tedavi altına alınan yaralılardan olup kendini vuran B.Y. kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Çenesinden vurulan M.S.K.’nin ise hayati tehlikesinin sürdüğü öğrenildi.

  • İşgal Önce Zihinlerde Başlar!

    İşgal Önce Zihinlerde Başlar!

    Çorum İnsani Değerler Platformu Necat Yazıcı moderatörlüğünde Ömer Kılıç, Prof.Dr. Metin Uçar’ın konuşmacı olduğu “Aksa Tufanı ve Sorumluluklarımız” başlıklı bir konferans düzenledi.

    Yoğun katılımın olduğu konferans da Necat Yazıcı, savaş ahlakı ve esirlere müamele konusuna dikkate çekerek sözü Ömer Kılıç’a verdi, Filistin davasının tarihi arka planına değinen ve Gazze’de daha önce yapılan savaşlarda yaşanan yıkıma ilişkin BM Raporlarına değinerek bugünki durumu gözler önüne sermeye çalıştı.

    Prof. Dr. Metin Uçar’da zihinsel işgal ve kavramsal çelişkilere değinerek, bilerek ve bilmeyerek düşünce yapısı ve kavramlarla İsrail’e hizmet edilebileceğini örneklerle izah etti ve boykot başta olmak üzere direniş ruhunun hayatın her alanına yaymanın önemine dikkat çekti.

  • Ceylan, “Ülkemizi Önce 2023’e, Sonra da 2053’e Taşıyacağız”

    Ceylan, “Ülkemizi Önce 2023’e, Sonra da 2053’e Taşıyacağız”

    AK Parti MKYK Üyesi ve Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan, AK Parti’nin Türkiye’nin en devrimci, en yenilikçi ve en reformcu partisi olduğunu söyledi.

    AK Parti Çorum İl Başkanlığının Haftalık Olağan Yönetim Kurulu Toplantısı AK Parti Çorum Milletvekili ve MKYK Üyesi Ahmet Sami Ceylan’ın katılımı ile gerçekleştirildi.

    AK Parti Çorum İl Başkanlığınım Haftalık Olağan Yönetim Kurulu Toplantısına katılan Toplantısı AK Parti Çorum Milletvekili ve MKYK Üyesi Ahmet Sami Ceylan, Milletvekili Erol Kavuncu, AK Parti İl Başkanı Yusuf Ahlatcı, Merkez İlçe Başkanı Erhan Akar, İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Bektaş, İl Kadın Kolları Başkanı Meryem Demir, İl Gençlik Kolları Başkanı Muhammed Fatih Temur ve Yönetim Kurulu Üyeleri bir araya gelerek gündeme dair istişare ve değerlendirmelerde bulundu.T

    Toplantıda, birim başkanları raporları sunarlarken, Kadın ve Gençlik Kolları Başkanları çalışmaları hakkında bilgi verdi.

    AK Parti teşkilatlarına seslenen Milletvekili Ceylan, bu teşkilatların Türkiye’nin yakın tarihinin inşasını yazdığını ve geleceğin inşasını da yazmaya devam edeceğini söyledi.

    “TÜRKİYE’NİN EN DEVRİMCİ PARTİSİYİZ”

    AK Parti’nin Türkiye’nin en devrimci, en yenilikçi, en reformcu partisi olduğuna belirten Milletvekili Ceylan, “Herkesin 2023 için kendine göre bir hesabı var. Ama unutulmamalıdır ki asıl olan milletin hesabıdır, milletin iradesidir, milletin sözüdür. İnşallah, 2023 seçimleri de hem ülkemizin AK Parti hükûmetleri dönemindeki kazanımlarının bir muhasebesi hem de 2053 vizyonumuzun habercisi olarak siyasi tarihimize nakşedilecektir. Allah’ın yardımı ve milletimizin desteğiyle, ülkemizi önce 2023’e, sonra da 2053’e taşıyacağız” dedi.

    Başarılı ve özverili çalışmalarından dolayı yönetim kurulu üyelerini tebrik eden Milletvekili Ceylan, “İl Başkanımız nezdinde tüm teşkilat üyelerimizi tebrik ediyorum. Dinamik bir teşkilat yapımız var. Allah’ım bize “İnşAllah olur” diye dua edip hayalini kurduğumuz her şeyin “Çok şükür oldu” sevincini yaşatsın. Tevazu, samimiyet ve gayretle aziz milletimize hizmet yolunda emin adımlarla yürüyoruz” diye konuştu.

    “AK PARTİ DÜNYADA EN FAZLA ÜYEYE SAHİP SİVİL TOPLUM KURULUŞUDUR”

    AK Parti’nin ortaya koyduğu siyaset anlayışla sadece içeride değil aldığı bütün kararlarla Türkiye’nin dışında ki gönül coğrafyalarında yaşayan bütün mazlum insanları etkileyen bir politika ortaya koyduğunu vurgulayan Ceylan, AK Partinin, dünyadaki en büyük sivil toplum kuruluşu olarak da en çok üyeye sahip parti olduğunu ifade etti.

    “Türkiye’nin etrafındaki bölgemizde adeta denklemler yeniden oluşturulmaktadır ve dengeler yeniden kurulmaktadır” diyen Milletvekili Ceylan, “Türkiye çok şükür böyle bir ortamda bu bölgede masada yeri olan, sözü etkili bir devlet olarak önemli bir rol üstlenmektedir. Eskiden masalar kurulduğunda ‘Acaba Türkiye masanın konusu mudur?’ diye tedirgin olunurken bugün kurulan her masada ‘Türkiye’nin etkili bir yeri vardır’ ve devlet olarak orada denkleme alınmadan herhangi bir sonuç elde edilememektedir. Türkiye, bu bölgelerde elden edilen sonuçlarda çok önemli politikalar ortaya koymaktadır” şeklinde konuştu.

    “TÜRKİYE ARTIK HEM SAHADA HEM MASADA VAR”

    Türkiye’nin bölgedeki en önemli aktör olarak bütün gönül coğrafyalarındaki mazlum insanlara azami katkıyı sağlayabilme imkanı bulduğuna işaret eden Ceylan, “Sahada olmazsanız masada olamazsınız, sahada olmazsanız masanın konusu olursunuz, sahada olursanız masadaki konuyu çözümleyen önemli devletlerden biri olarak masada yeriniz olur. Bu çok önemlidir ve Türkiye bunu başarmaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve ilgili bakanlıkların ortaya koyduğu politikalarla partimizin mefkuresiyle gerçekten yeni bir dış politika ve dış ilişkiler anlayışını ortaya koyuyoruz, uygulamaya koyuyoruz” dedi.

    “20 YILDA YAPILAMAZ DEDİLER HER ŞEYİ YAPTIK”

    AK Parti’nin iktidarda olduğu 20 yılda Türkiye’de yapılamaz denilen herşeyi yaptığına vurgu yapan Milletvekili Ceylan,  Avrupa’nın tahakkümü bertaraf edildi. Terör örgütlerinin gücü kırıldı. Oyuncak edilen değil, oyun kuran ülke oldu. Millete devrim yapanlara karşı, millet adına devrim niteliğinde işler yaptı” diye konuştu.

    “ARTIK KENDİ SİLAHINI ÜRETEN BİR TÜRKİYE VAR”

    Mermi bile üretemeyen Türkiye’den, tank, uçak, savaş gemisi, hücumbot, helikopter, füze, uydu sistemleri, İHA, SİHA üreten Türkiye konumuna geldiğine işaret eden Milletvekili Ceylan, savunma sanayinde yerli ve milli üretimin payını yüzde 20’lerden yüzde 80’lere çıkardıklarına kaydetti.

    “İHA VE SİHA’LARIMIZLA DÜNYADAKİ SAVAŞLARIN DENGESİNİ DEĞİŞTİRDİK”

    Türkiye’nin dünyada ki savaşların dengeleri değiştirdiğini kaydeden Milletvekili Ceylan konuşmasını şöyle sürdürdü; “Artık insansız silahlar ön planda. İHA, SİHA, TİHA, AKINCI teknolojileriyle Türkiye bu alanda dünyanın en güçlü 3 ülkesinden biri. Sağlıkta devrim yaptık. SSK-Bağkur-Emekli Sandığı ayrımcılığını kaldırdık. Acil servisler, ilaçlar ücretsiz oldu. Yeni Şehir Hastaneleri sağlık hizmetlerine güç kattı. Güçlü sağlık alt yapısı sayesinde Korona sürecini en rahat atlatan ülkelerden biri olduk. Silahların cıvatasını bile ithal eden Türkiye’den kendi ürettiği tank, silah, zırhlı araç, ATAK helikopteri gibi sistemleri İHRAÇ eden Türkiye’ye Türkiye’nin yerli ve milli otomobil hayali gerçek oldu. TOGG, 2023’te yollarda…Eskiden “Su akar Türk bakar” derlerdi. Şimdi “Su akar Türk yapar” denilir oldu.Son 20 yılda yapılan baraj ve hidroelektrik santralleriyle içme suyu güvence altına alındı. Tarımsal sulama alanları arttı. Su gücüyle yenilenebilir enerji üretilmeye başlandı.Türkiye’nin en büyük, dünyanın ise önde gelen barajlarından Yusufeli Barajı ve Hidroelektrik Santrali’ni yaptık. Son aşamaya geldi.

    Avrasya Tüneli

    Yavuz Sultan Selim Köprüsü

    Çanakkale Köprüsü

    Osmangazi Köprüsü yatırımlarıyla Marmara Bölgesi ulaşım ve lojistiğin merkezi yaptık. İhracat, istihdam ve üretime katkı sağladık.

    Marmaray, 3. Köprü, İstanbul Havalimanı, Taksim Cami İstanbul-İzmir Otoyolu vs. projeleri yapılmasın diye Gezi’de şişe devirenlere inat, tüm projeleri yaptık.

    Kendi arama-tarama-sondaj gemilerimizle hem Karadeniz’de hem de Akdeniz’de doğal gaz ve petrol arama faaliyetlerine başladık. Batının engellemelerine aldırmadan çalışmalar aralıksız sürüyor.

    Son 20 yılda 31 tane havalimanı yaptık. 2002 yılında 26 olan havalimanı sayısı bugün 57’ye yükseldi. AK Parti iktidarları döneminde, cumhuriyet tarihi boyunca yapılanlardan daha büyük hizmetler yapıldı. İşte kanıtlarından sadece bir tanesi Yerli savaş uçağı, yerli tank, yerli helikopter gibi savaş sistemlerinin en önemli parçası olan motorları da artık üretebiliyoruz.2002’de 32 bin megavat olan yenilenebilir elektrik kurulu gücü, 100 bin megavata yükseldi. Son 4 yılda yapılan elektrik üretim yatırımlarının yüzde 86’sı yenilenebilir enerji alanında gerçekleşti.

    Türkiye Uzay Ajansı kuruldu. Artık uzayda da güçlü Türkiye var..

    Gelişmiş ülkeler bile vatandaşlarını yalnız bıraktı. Bulunduğu ülkede tedavi olamayan vatandaşlarımızı ambulans uçaklarla Türkiye’ye getirip ücretsiz tedavi ettik.

    Hava hava füzeleri ve hava savunma füzelerinin kritik alt bileşenlerinden Lazer Hedef Algılayıcı TÜBİTAK SAGE tarafından geliştirilerek ülkemiz savunma sanayiine kazandırılmış ve yurt dışına bağımlılık sonlandırılmıştır” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

  • ‘İlave Ek Ödeme Biran Önce Yapılmalı’

    ‘İlave Ek Ödeme Biran Önce Yapılmalı’

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci “Ek ödemelerde adalet mutlak surette sağlanmalı, İlave ek ödeme, bir an önce, Kasım ayı gözetilerek tavandan hakkaniyetli bir şekilde yapılmalıdır. Ödemelerde hiçbir çalışan kapsam dışında bırakılmamalıdır”dedi.

    Ek ödeme desteğinin Kasım ayından itibaren sahanın gerçeklerine uygun bir içerikle uzatılmasının zaruret olduğunu belirten Saatci,”Her şeye rağmen sağlık çalışanları mücadeleden geri kalmıyor. Hak ettiklerini zamanında almaları, onların moral ve motivasyonlarını yükselteceğinden pandemiyle mücadeleye güç katacaktır. Yapılacak düzenleme hakkaniyetli ve adaletli olmalıdır. Bilindiği üzere pandeminin bazı dönemlerinde tavandan ek ödeme desteği yapılıyor. Biz, döner sermayenin ve ek ödemelerin adaletli bir şekilde dağıtılmasını istiyoruz. Akıtılan alın terinin karşılığının verilmesini istiyoruz. Bürokrasi, yeniden düzenlenecek 3 aylık tavandan ödemede eski yanlışlardan ders çıkarmalıdır. Ancak bu durumda sağlık çalışanları rahat bir nefes almış olacaklar” diye konuştu.

    Ek ödemelerin adalet ve hakkaniyet gözetilerek tavandan yapılması gerektiğini söyleyen Saatci, “Döner sermaye uygulamasındaki ana kurgu değişmeden, emek ve alın teri temelli, dengeli ve adil bir paylaşım gözetilmeden ortaya konacak her düzenleme, sorunu derinleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır. İlave ek ödeme uygulamasında bugüne kadar GİH ve YH sınıfında çalışanların göz ardı edilmiştir. Bu durum kabul edilemez. Pandemiyle mücadelede sağlık çalışanlarının tamamı alın teri dökmektedir. GİH ve YH sınıfındaki arkadaşlarımız da buna dâhildir. Ancak bu arkadaşlarımız ilave ek ödeme uygulamasından yararlandırılmıyor. Bu apaçık ayrımcılıktır, haksızlıktır” şeklinde konuştu.

    Döner sermaye sisteminin başlı başına bir sorun haline geldiğini dile getiren Saatci, “Günü kurtarmak için atılan adımlar sorunu daha da derinleştiriyor. Adaletli, hakkaniyetli bir sistem mutlaka oluşturulmalı. Sağlık hariç hiçbir kamu hizmetinde; aynı işi yapmasına, aynı sürede çalışmasına ve aynı statüde olmasına rağmen farklı ücret alan bir kamu çalışanına rastlamak mümkün değil. Bu durum kronik bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu ortaya koymaktadır. Pansuman ederek sorunun yakıcılığını gidermek mümkün değil. Bu yüzden adalet vurgusu yapıyoruz, kapsamlı bir sistem değişikliği öneriyoruz” dedi.

  • Çınar, “Meslek Kanunu Bir An Önce Çıkarılmalı”

    Çınar, “Meslek Kanunu Bir An Önce Çıkarılmalı”

    Eğitim ve öğretim yılının birinci kanaat döneminin sona ermesi sonrası açıklama yapan Eğitim Bir-Sen Çorum Şube Başkanı Tekin Çınar, eğitim çalışanlarının beklentilerinin kalıcı çözümler beklediğini söylerken, yarıyıl tatilinin eğitimciler ve öğrenciler açısından aktif dinlenme dönemi olmasını istedi.

    Eğitim-Bir-Sen Çorum Şube Başkanı Tekin Çınar, 2019-2020 Eğitim-Öğretim sezonunun ilk döneminin sona ermesi dolayısıyla bir mesaj yayınladı.
    2019-2020 Eğitim-Öğretim yılının birinci kanaat döneminin, geleceğe yönelik çizilen hedeflerin uzağında, eğitim çalışanlarının sorunlarının çözümünün yeni döneme devredilmesiyle, köklü sorunlara kalıcı çözümler getirecek adımların beklentisiyle sona erdiğini vurgulayan Çınar, köklü sorunlara kalıcı çözümlerin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.

    3 yıllık hizmet süresini tamamlayan sözleşmeli öğretmenlere yer değişikliği hakkı tanınması, Öğretmenlik Meslek Kanunu’nun taslağının hazırlanması, öğretmen atama ve yer değiştirme süreçlerine ilişkin bir çalıştay yapılması gibi bazı adımların dışında beklentileri karşılayacak bir iş ve işlemin hayata geçirilmediğini ifade eden Çınar, sözleşmeli öğretmenlerin kadro ve eşit haklar beklentisinin karşılanmaması, 3600 ek gösterge artışı sözünün gereğinin yerine getirilmemesi, Öğretmenlik Meslek Kanunu ile ilgili belirsizlik, öğretmen atama ve yer değiştirme süreçlerine ilişkin bir sistemin oluşturulmaması, unvan değişikliği sınavları konusunda somut bir girişimde bulunulmaması gibi pek çok sorunun çözüm beklediğine işaret etti.

    Ücretli öğretmenlik garabeti, yer değişikliği sürecinde karşılanmayan talepler, öğretmene karşı giderek artan şiddete karşı etkin ve caydırıcı bir adım atılmaması, öğretmen açığı, erkek kamu görevlilerine dayatılan darbe ürünü kılık ve kıyafet yönetmeliği, ek ders esaslarındaki eşitsizlik, ders ücretlerindeki adaletsizlik, okulların bütçe sorunu, eğitimin denetim ve rehberlik ayağının ihmal edilmesi gibi konularda beklentileri karşılayan adımlar hâlâ atılmadığını da hatırlatan Başkan Çınar, “Mesleğin itibarını artıracak, öğretmenlerin haklarını geliştirecek kanun ivedilikle çıkarılmalıdır” dedi.

    “Sendika olarak, uzun süre önce teklif ettiğimiz Öğretmenlik Meslek Kanunu, 2023 Eğitim Vizyonu’nda yer verilmesiyle birlikte bir beklentiye dönüşmüştür” diyen Çınar açıklamasını şöyle sürdürdü;
    “Bir an evvel çıkmasını istediğimiz kanun, öğretmenlerin haklarını ve yetkilerini koruyacak ve geliştirecek bir eksende ele alınmalıdır. Öğretmenlerin görev, yetki, hak ve sorumluluklarının belirlendiği, mesleki gelişim ve kariyer basamaklarının ve iş güvencelerinin tanımlandığı, öğretmene destek niteliğinde bir meslek kanunu bir an önce çıkarılmalıdır.
    Sözleşmeli öğretmenlikten vazgeçilmeli, istihdam modeli kadrolu olmalıdır
    Sözleşmeli öğretmen istihdamı, gerek sözleşmeli eğitimciler gerek istihdamı gerçekleştiren kurumlar gerekse farklı statüdeki personelden aynı kamu hizmetini alan öğrenci ve ebeveynler açısından ciddi sorun oluşturmaktadır. Sözleşmeli öğretmenlik, kabul edilmiş hatanın tekrarı, geçmiş sıkıntıları unutmanın, aynı kısır döngüyü yeniden kurup birçok değeri heba etmenin adıdır. Sözleşmeli öğretmenlik uygulaması anayasal hakları sınırlamakta, aile bütünlüğünü bozmakta, eşleri birbirinden, çocukları da anne babalarından ayrı bırakmakta, öğretmenleri işi ile eşi arasında tercihe zorlamaktadır. Haklı taleplere, geçerli mazeretlere duyarsız yanlış istihdam politikası, öğretmenlerimizin moral ve motivasyonunu olumsuz etkilemekte, eğitimde verimliliği düşürmektedir. Kamu istihdam politikalarına yön verenler, nitelikli kamu hizmetinin ancak iş ve iç huzuruna kavuşmuş, anayasal hakları tesis edilmiş kamu personeli eliyle yürütülebileceğini görmeli, sözleşmeli öğretmenler kadroya geçirilmelidir.

    3600 ek gösterge konusundaki haklı beklenti küskünlüğe dönüşmeden sözün gereği yerine getirilmelidir
    24 Haziran seçimleri öncesinde vadedilen, Cumhurbaşkanlığı ikinci 100 Günlük Eylem Planı’nda ve 2023 Eğitim Vizyonu’nda yer verilen 3600 ek gösterge vaadi konusundaki haklı beklentinin, henüz hiçbir somut adım atılmaması nedeniyle yerini umutsuzluğa ve küskünlüğe bıraktığı bir sürecin yaşanmakta olduğunu görmekteyiz. Eğitim çalışanlara verilen vaadi yerine getirecek, kamu personel sisteminde ülkesine ve milletine hizmet eden diğer unvanlardaki kamu görevlilerinin de ek gösterge beklentilerini karşılayacak, ek gösterge kaynaklı mağduriyetleri giderecek, çalışma barışını ve iş huzurunu sağlayacak şekilde bütün kamu görevlilerini kapsayacak bir ek gösterge çalışması yapılmasını istiyor ve bekliyoruz. Öğretmenlere 3600 ek gösterge verilmesi başta olmak üzere, seçim sürecinde kamu görevlilerine verilen vaatler ivedilikle yerine getirilmeli, sözlerin yerine getirilmemesinin oluşturacağı sosyal maliyet gözden ırak tutulmamalıdır.

    2023 Eğitim Vizyonu rafta, hedefler askıda kalmamalıdır
    Ülkemizin eğitim sisteminin gelecek projeksiyonunu betimleyen 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi’nin içerdiği tespitler ve hedefler her geçen gün umut olmaktan çıkmakta, belirsizlik ümitleri söndürmektedir. Vizyon Belgesi’nde yer alan takvim doğrultusunda hedeflerin gerçekleştirilmesine yönelik çabaların yetersiz kaldığı endişesiyle birlikte, sürecin katılımcılıktan uzak, eğitim paydaşlarının görüş ve katkılarının dışarıda bırakılarak yürütüldüğünü görüyoruz. Paydaşların görüş, öneri ve eleştirilerinin hesaba katılmadığı, istişare mekanizmasının devre dışı bırakıldığı bir çalışmanın memnuniyet katsayısı da başarı oranı da düşük olacaktır.

    Bakanlık, özellikle eğitim çalışanlarının özlük haklarında ve çalışma şartlarında iyileştirme ve geliştirme vadeden hedefleri bir an evvel hayata geçirmelidir.

    Şiddete başvurmanın bedelinin ağır olduğu yasal bir düzenleme yapılmalıdır
    Şiddetin her geçen gün arttığını, farklı faillerle yeni kulvarlar bulduğunu, bedelini de eğitimcilerin ve tüm toplumun ödediğini üzülerek müşahede ediyoruz. Şiddeti önleyecek, eğitimcinin itibarını daha da artıracak, konumunu güçlendirecek, onu tehlikelere karşı koruyacak yasal düzenlemelerin yapılması artık kaçınılmazdır. Bunun için, yetkili kişi ve kurumlardan sivil toplum örgütlerine kadar toplumun tüm katmanlarına sorumluluk düşmektedir. Eğitim ve öğretim hizmeti sunumu esnasında veya verilen eğitim ve öğretim hizmetinden kaynaklanan nedenlerle eğitim çalışanlarına karşı cebir, şiddet veya tehdit kullanan kişilere hapis cezası verilmesi; eğitim kurumlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçunun tutuklama nedeni varsayılan suçlardan sayılması ve eğitim çalışanlarına karşı işlenen suçlar sebebiyle ceza hukuku kapsamında yürütülmekte olan işlemlerde ve davalarda personelin talebi üzerine Bakanlığın hukukî yardımda bulunması noktasında düzenleme yapılmalıdır.

    Eğitim kurumu yöneticiliği kariyer mesleğine dönüştürülmeli, her olumsuzluğun faturası yöneticiye çıkarılmamalıdır
    Eğitim kurumu yöneticiliği, ikincil görev olmaktan çıkarılarak meslekleşmeyi sağlayacak çalışmalar yapılmalı, bununla ilgili olarak yetiştirme programları hazırlanmalıdır. Eğitim kurumu yöneticiliğinin eğitim liderliğine dönüştürülmesi, yöneticiliğin profesyonel bir meslek olarak ele alınarak ‘ikincil görev’ ve ‘görevlendirme’ kapsamından çıkarılarak kadro unvanlı bir uzmanlık mesleği hâline dönüştürülmesiyle mümkündür. Eğitim kurumu yöneticilerinin bir eğitim ve okul lideri olarak inisiyatif alanları genişletilmeli, mevzuat kuşatmasından kurtarılmalı, bürokratik rolleri azaltılmalı, yetkilendirilip güçlendirilerek eğitim-öğretimle ilgili rolleri öne çıkarılmalıdır. Okul liderliği, yetki ve yeterlilikler yönünden güçlendirildiği gibi, maddi ve manevi yönden de cazip bir meslek hâline getirilmelidir.

    Öğretmenlerimizin motivasyonunu daha da artıracak bir kariyer sistemi oluşturulmalıdır
    Kariyer basamakları uygulamasının yürürlükte olduğu zaman diliminde yapılan bilimsel çalışmalar, öğretmenlik kariyer basamakları uygulamasının öğretmenleri sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlere teşvik etmenin yanı sıra kendilerini geliştirmelerine ve kariyer basamaklarında ilerlemek için lisansüstü eğitim yapmaya teşvik ettiğini, bu sonuçlar doğrultusunda eğitimde kalitenin artırılmasında önemli bir faktör olduğunu, öğretmenlerin kendini yenilemesi, alanındaki gelişmeleri takip etmesi bakımından olumlu sonuçlar doğurduğunu ortaya koymaktadır. Öğretmenlerin niteliğinin artırılması bağlamında gerçekleştirilecek politika süreçlerinde kariyer basamakları sistemine yeniden işlerlik kazandırılması gerekmektedir. Bu çerçevede paydaşların görüşleri ve talepleri doğrultusunda herkesin yararlanmasına açık, özgün, sadece sınav odaklı olmayan, süreç ve bireysel çaba odaklı, maddi ve manevi açıdan tatminkâr bir kariyer sistemi ivedilikle hayata geçirilmelidir.

    Öğretmenlerin yer değişikliği işlemlerinde mağduriyeti önleyecek adil bir süreç işletilmelidir
    Öğretmen atama ve yer değiştirme iş ve işlemlerinde eğitim ve öğretim faaliyetlerini sekteye uğratacak düzeydeki tasarım eksiklikleri, öğretmenlerin yer değişikliği taleplerinin karşılanamamasına, mağduriyetlerin yanı sıra çalışma barışının bozulmasına ve motivasyon kaybına neden olmaktadır. Dezavantajlı ve elverişsiz şartların hüküm sürdüğü yerleşim yerlerinde görev yapan eğitim çalışanlarına yönelik gönüllülüğü esas alacak tedbirlerin alınması, rasyonel atama ve yer değiştirme sistemlerinin kurulması, eğitimcilerin en büyük beklentilerindendir. ‘Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Süreci Tespitler ve Bir Model Önerisi’ raporumuzda Bakanlığın ve kamuoyunun dikkatine sunduğumuz üzere, yer değişikliği talepleri adil ve hakkaniyete uygun sonuçlar üretecek şekilde yeniden tasarlanmalıdır.

    Eğitimin kalitesi için ter döken memur ve hizmetli çalışanlarımızın özlük hakları iyileştirilmelidir
    Millî Eğitim Bakanlığı kadrolarında Genel İdare Hizmetleri Sınıfı, Teknik Hizmetler Sınıfı, Yardımcı Hizmetler Sınıfı ve diğer hizmet sınıflarında çalışanların eğitim-öğretim hizmetinin aksamadan en etkin şekilde yürütülmesi için emek sarf ettiği gerçeği görülmeli; eğitim-öğretim sınıfı çalışanlarına tanınan haklar kendilerine de tanınmalıdır. Şef, memur ve hizmetlilere öğretim yılına hazırlık ödeneğinin ödenmemesi hak ve adalete uygun değildir. Bu nedenle, hazırlık ödeneği, öğretmenlerle birlikte eğitim ve öğretim hizmetlerinin yürütülmesinde emek sarf eden Millî Eğitim Bakanlığı’nın merkez ve taşra teşkilatı kadrolarında görevli tüm hizmet sınıflarındaki eğitim çalışanlarına da ödenmelidir. Eğitim kurumlarındaki personelin haftalık 40 saati aşan çalışmalarının karşılığı fazla çalışma ücreti ödenmesi ya da personel yetersizliği gerekçesine sığınılmadan fazla çalışma karşılığı izin hakkından faydalanmalarının sağlanması yönünde düzenleme yapılmalıdır.

    Unvan değişikliği sınavı bir an önce yapılmalıdır
    Memur ve hizmetliler başta olmak üzere, Genel İdare Hizmetleri Sınıfı, Teknik Hizmetler Sınıfı, Yardımcı Hizmetler Sınıfı ve diğer hizmet sınıflarında yer alan eğitim çalışanlarının liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde mesleki ilerlemelerini sağlayan en önemli araçlardan birisi olan unvan değişikliği sınavları konusunda Bakanlık somut adım atmalı, unvan değişikliği sınavlarını ivedilikle gerçekleştirmeli; görevde yükselme sınav sonuçları çerçevesinde atama bekleyen boş kadrolara, şeffaf ve merkezi bir süreç dâhilinde atama yapmalıdır.

    Darbecilerin izleri tamamen silinmeli, darbe ürünü kılık ve kıyafet yönetmeliği değiştirilmelidir
    Kamusal alan yalanıyla yıllarca kadınlara ve kız öğrencilere yönelik uygulanan kılık ve kıyafet dayatması, verdiğimiz mücadele, yaptığımız eylem ve etkinlikler sonucunda kaldırılmış, kamuda çalışan kadınlara yönelik ‘başı açık’ ibaresinin yönetmelikten çıkarılmasıyla kadının kamu hizmetine katılımında bir engel aşılmış; Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Okul Öğrencilerinin Kılık ve Kıyafetlerine Dair Yönetmelik’te de yapılan değişiklikle öğrencilere kılık ve kıyafet dayatmasının kaldırılması son derece önemli bir adım olmuş ve bir yasak daha tarihe karışmıştır. Kamu görevlilerini ilgilendiren çerçeve yönetmelikte acilen değişiklik yapılmalı ve altı yıldır sürdürdüğümüz serbest kıyafet eylemi gerekçelerimizden olan erkek kamu görevlilerine kılık ve kıyafet dayatmasından da vazgeçilmelidir.

    Yarıyıl, eğitim yöneticileri için sorunlara odaklanıp çözümler üretme dönemi olmalıdır.
    Eğitim-Bir-Sen olarak, birinci kanaat döneminin öğrencilerimiz için aktif bir dinlenme dönemi olmasını temenni ediyor, geleceğimize verdikleri emeklerden dolayı eğitim çalışanlarımıza teşekkür ediyoruz” şeklinde açıklamalarda bulundu.

  • “Amacımız Sporda Önce Ahlak”

    “Amacımız Sporda Önce Ahlak”

    Çorum Vefa Gençlik ve Spor Kulübü Başkanı Ferhat Arıcı, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle Çorum Gündemi ekibine nezaket ziyaretinde bulundu.

    Ziyaret sırasında kulübün faaliyetleri hakkında bilgi veren Çorum Vefa Spor Kulübü Başkanı Ferhat Arıcı, 2019 yılında kurulan Çorum Vefa Spor’un 2019-2020 eğitim öğretim döneminde İçişleri Bakanlığı destekli yeni projesiyle topluma hizmet sağlamaya devam ettiğini söyledi.

    Kulüplerinin vizyon ve misyon itibariyle geleneksel spor kulüplerinden ayrı olduğunu belirten Arıcı, “Altınordu, Bucaspor gibi gençleri her anlamda yetiştinmeyi ve yönlendirmeyi hedefleyen eğitim öğretim ve antrenman programlanyla faaliyet yürütüyoruz” dedi.

    “FAALİYETLERİMİZİ İÇİŞLERİ BAKANLIĞI DESTEKLİ BİR PROJE İLE YAPIYORUZ”
    Çorumun’un sahip olduğu genç nüfus potansiyeline rağmen Milli Takımlar düzeyinde Süper Lig ve alt liglerde kendi takımı hariç yeterince oyuncusu bulunduramadığına vurgu yapan Arıcı, “Bu niceliksel durumun düşük olmasında elbette kulüp, öğrenci ve veli arasında ki niteliksel durumun etkisi vardır. Son dönem de Milli Takım, yurtiçi ve yurt dışı kulüpler düzeyinde genç futbolcu yetiştirmiş olan ve yetiştirmeye devam eden Altınordu vb. diger kulüplerin uyguladığı efektif mekanizmalar bu rakamsal yokluğun şehrimiz ve ülkemiz adına değişmesine neden olabilir. Bu efektif mekanizmalar, genç yaşta sporcuyu sosyal, kültürel, fiziksel ve teknik bilgi birikimini donanımlı hale getirerek katkı sağlamayı hedeflemektedir” diye konuştu.

    “SPORCULARIMIZI HEM MANEVİ HEM AHLAKİ YÖNDE EĞİTİYORUZ”
    Çorum Vefa Spor’un bu donanımla beraber manevi ve ahlaki olarak da minik sporcuların bireysel gelişimine eğilmeyi hedeflediğine işaret eden Arıcı, “Yukarda bahsedilen hedefler doğrultusunda öğrencilerine İnci Park içerisinde belediye tesislerinde Matematik, İngilizce, Kuran-ı Kerim, Siyer ve Futbolu bilimsel bir disiplin olarak ele alan Spor Tarihi ders hizmetlerini sağlayarak, hem fenni hem de kültürel alanda sporcularını donanımlı hale getirmeyi amaçlar. Bu derslerin dışında ögrencilerinin sosyalleşmesini, sağlıklı ve çevreleri adına duyarlı olmalarını hedefleyen seminerler vererek bu konular hakkında toplumsal farkındalık düzeyinin gelişmesini hedefler. Ücretsiz malzeme desteği, sporcular için etüt ve kütüphane hizmeti sağlayan kulübümüz sporcularının gelişimini her anlamda desteklemektedir” şeklinde konuştu.

    “ŞEHRİMİZİ VE FUTBOLUNU HAKETTİGİ YERE TAŞINMAK İSTİYORUZ”
    Şehrimizi ve futbolunu hakettigi yere taşınmak için “Minik Milliler Projesi” ni başlattıklarını dile getiren Arıcı, “Çorumlu olup Çorum’da yetisen Milli Takımlar ve Kulüpler düzeyinde şehrimizi temsil eden, Avrupa ya da dünyanın başka bir yerinde değerlerimizi yaşatan ve bayrağımızı dalgalandran ipek misali sporcular yetiştirmeyi kendine gaye edinmiş olan kulübumüz sporcu, veli ve kulüp arasında kendine düşen misyonu bu vizyonla ileri taşıyacaktır. Kulübümüzün 1 Ocak itibariyie başlatacağı “Minik Milliler Projesi” şehrimizde futbolu daha ileri bir noktaya taşımak için atılan devlet destekli bir adımdır. Şehrimizin ve futbolumuzun hakettigi yere taşınmasında Minik Milliter projesi önemli bir rol oynayacaktır” dedi.

    “UZMAN ANTRENÖRLERLE ÇALIŞIYORUZ”
    2008 ve üstü doğumlu sporcular ile yılın 12 ayı antreman yaptıklarını açıklayan Arıcı, “Spor Fakültesi mezunu alanında uzman futbol antrenörlerimizle çalışmalarımız Mehmetçik Parkı Semt Sahası ve 1 Nolu ve 2 Nolu sentetik sahalarda yapılmaktadır. Kış aylarında hava koşulları nedeniyle okullarımızın kapalı spor salonlarında çalışma yapmaktayız. Çorum’un en profesyonel altyapı futbol eğitimi kulübümüz tarafından verilmektedir” şeklinde konuştu.

    “OLİMPİK YAY OKÇULUK EĞİTİMLERİNE DEVAM EDİYORUZ”
    9-17 yaş ve üzeri yetişkin ve engelli sporculara 12 ay süren geleneksel ve olimpik yay okçuluk eğitimlerine devam ettiklerine değinen Arıcı, “Spor fakültesi mezunu alanında uzman antrenörlerimiz eşliğinde çalışmalarımız Il Gençlik ve Spor Müdürlüğümüzden tahsis ettiğimiz Tevfik Kış Okçuluk Spor Salonunda yaz aylarında ise, Mehmetçik Parkında açık hava atış antremanlarımızı yapmaktayız. Okçuluk antremanlarımızda sporcularımızın kendi vücuduna hakim olmayı ve vücudunu nasıl kullanması gerektiğini öğretiyoruz. Yerel, ulusal ve uluslar arası müsabakalarda kulübümüzü, şehrimizi ve ülkemizi temsil edecek sporcular yetiştirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

    “BİZİM İÇİN ÖNCE MANEVİYAT, SONRA SPOR GELİYOR”
    “Önce maneviyat, sonra spor sloganıyla çıktığımız bu yolda, sadece kaliteli ve donanımlı sporcu yetiştirme hedefiyle ilgili değil, aynı zamanda ahlaklı ve maneviyatlı sporcu yetiştirmeyi hedefliyoruz” diyen Arıcı, “Bu hedef üzere kulübümüz İçişleri Bakanlığı tarafından desteklenen, “Minik Milliler” projesi kapsamında Kur’an-ı Kerim, Siyer-i Nebi ve Değerler Eğitimi gibi manevi gelişimini sağlayacak kursların yanısıra ingilizce ve matematik gibi derslerle de çocuklarımızın okuldaki başarısını destekliyoruz. Sabah namazı buluşmaları, fidan dikimi, şehitlik ziyaretleri, sosyal ve kültürel gezilerle de çocuklarımızın kaliteli zaman geçirmelerine katkı sağlıyoruz” şeklinde konuşmasını tamamladı.

  • “Öğrencilerimize İlk Önce Ahlak ve Maneviyatı Öğretmeliyiz”

    “Öğrencilerimize İlk Önce Ahlak ve Maneviyatı Öğretmeliyiz”

    Çorum İmam Hatip Mezunları Derneği (ÇORİMDER) yönetim kurulu üyeleri İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı’ya ve Şube Müdürü Ömer Taşpınar’a “hayırlı Olsun” ziyaretinde bulunarak, yeni görevlerinde başarılar diledi.

    Heyet ilk önce Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Şube Müdürü olarak atanan Ömer Taşpınar’ı makamında ziyaret ederek, imam hatip okullarında eğitim ve çalışmalar hakkında istişarede bulundular.

    Daha sonra ÇORİMDER Başkanı Ayhan Boyraz ve yönetim kurulu üyelerinden oluşan ÇORİMDER heyetini makamında kabul eden İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı, ziyaretten dolayı heyete teşekkür etti.

    Derneğin çalışmaları hakkında bilgi veren Boyraz, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonrada birlik ve beraberlik içerisinde İmam Hatip Okullarında güzel ve verimli çalışmalara imza atacaklarına inandığını söyledi.

    Okullar, aileler ve öğretmenlerin gençlerden sürekli akademik başarı beklediğine değinen Boyraz, “Bizler gençlerimizi hep akademik başarı peşinde koşturuyoruz, ama unuttuğumuz bir şey var, öğrencilerimizde ahlak ve maneviyat konusunda da başarı beklemeliyiz. Bizim en önemli görevimiz ilk önce bu gençlerimiz üzerindeki ahlak ve maneviyatı güçlendirmek. Bu alandaki çalışmamızdan sonra akademik başarı kendiliğinden gelir. işte bizde bu yüzden sorumluluğumuzun farkındayız ve başta imam hatip camiası olmak üzere tüm gençlerimiz için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Vatanına, milletine, devletine, milli ve manevi değerlerine sahip neslin yetişmesi için çalıştıklarını belirten ÇORİMDER Başkanı Ayhan Boyraz, derneğinin okullar nezdinde öğrencilere yönelik yapacağı faaliyetler konusundada istişarede bulundu.

    Milli eğitim müdürlüğünün çalışmalarını yakından takip ettiklerini kaydeden Boyraz, “Atandığınız günden bu güne kadar heyecan ve enerjinizi takip ediyor ve takdir ediyoruz. Bundan sonra da yapacağınız çalışmalarınızda başarılar diliyoruz ve her zaman yanınızda olacağımızı
    bilmenizi istiyoruz” dedi.

    İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek gelen tüm misafirlerine ayrı ayrı teşekkür etti.

  • Gür: “AVM Yasası Biran Önce Çıkarılmalı”

    Gür: “AVM Yasası Biran Önce Çıkarılmalı”

    Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ÇESOB) Başkanı Recep Gür, küçük esnafı bitirme noktasına getiren büyük marketlerin aynı caddede onlarca açılmamasını ve çalışma saatlerine düzen getirilmesini istedi.

    Hükümetin bu konudaküçük esnafı rahatlatacak bir yasa teklifi hazırlığına başladığını müjdeleyen Gür, önümüzdeki aylarda TBMM gündemine gelmesi beklenen teklife göre, aynı cadde üzerinde onlarca market açılamayacağını, belli bir nüfus kriteri belirlenip o alanda belli sayıda market açılmasına izin verileceğini dile getirdi.

    Bu yasa teklifinin küçük esnaf adına olumlu bir gelişme olduğunun altını çizen ÇESOB Başkanı Recep Gür, büyük marketlerin Avrupa ülkelerindeki çalışma saatleri, yer seçimi ve kuruluş izinleri hakkında ise şu örnekleri verdi:

    ÇALIŞMA SAATLERİ VE GÜNLERİ

    “İngiltere: Ülke Planlaması Kanunu Town&ContryAct 1990 Sunday TradingAct 1994; 280 m2’den büyük mağazalar Pazar günleri 6 saatten fazla Noel ve resmi tatil günleri açık olmaları yasaklanmıştır.

    Fransa: Galland Kanunu; genel çalışma saatleri 09.00-19.00 saatleri arası, Pazar günleri genel olarak açık olmazlar.

    Almanya: Landenschlub alışveriş yerleri çalışma saatlerini düzenleyen kanun; 06.00-20.00 saatleri arası açıktır. Pazar günü resmi tatil günlerinde açık olmaları yasaklanmıştır.

    İtalya: Bersani Yasası; 1998/114 sayılı kanun hükmündeki kararname Pazar ve tatil günleri ile hafta arası yarım günlük kapanış hakkı saklı kalmak üzere bu limitler göz önünde tutarak 13 saati geçmemek üzere istediği şekilde belirleyebilir.

    Belçika: 10.11.2006 tarihli genel kanun; AVM’ler ve büyük mağazalara 5’ten önce ve 21’den sonra diğer günler 5’ten önce ve 20’den sonra Pazar günleri 5 veya 13’ten itibaren kesintisiz olarak 24 saat dinlenme günü zorunludur satıcı dinlenme gününü Pazar günü dışında da belirleyebilir. Seçilen dinlenme günü ve saati belirlenip 6 ay aynı kalmalıdır.

    YER SEÇİMİ VE KURULUŞ İZNİ

    İngiltere: Regulations 2000 Kent Planlanması Kanunu Town& Country Planning 1990; Özellikle inşat edilecek büyük mağazaların şehir içinde inşasının tercih edildiği mağazanın çevresiyle iyi bütünleşmiş olması, bölgeye yakın diğer mağazaların ekonomik geleceğine olumsuz etkilerinin olmaması.

    Fransa: 1970 tarihli Royer Kanunu; esnaf ve sanatkârlara ilişkin hukuki düzenleme 4000 nüfusa kadar olan yerleşim yerlerinde 1000 m2 bu nüfusun üzerindeki yerlerde 1500 m2 alanın üzerinde ticari işletme 6000 m2 aşan satış merkezleri için özel bir kamu anketi gerekmektedir açmak yasaklanmıştır.

    Almanya: BauntzungsverordnuKanunu; kar alanı 1200 m geçen büyük mağazaların yapımı özel izne tabidir sadece büyük şehirlerin yakınında inşasına izin verilmektedir.
    İtalya: 1998/114 Sayılı Kanun; satış yüzeyi 400 metre geçen işletmelerin yerleri özel düzenleyici planlar ve bölgelerle sınırlı kalır.
    Belçika: 13-08 2001 tarihli AVM Kanunu; 400 ve 2000 m2 arasına belediye izni gerekmektedir. Belediyede altı kişilik bir komiyete, 2000 m2 daha fazla olması halinde ise komşu belediyelerden izin alması gerekmektedir.”

  • İskilip MYO Bir An Önce Bitirilsin

    İskilip MYO Bir An Önce Bitirilsin

    Hitit Üniversitesi İskilip Meslek Yüksekokulu Binası inşaatının biran önce bitirilmesi bekleniyor.

    Mevcut binanın yetersiz olması nedeniyle Hitit Üniversitesi İskilip Meslek Yüksekokulu eski binasında eğitim gören öğrenciler bir takım sıkıntılarla karşı karşıya kalıyor.

    Yaklaşık 3 yıldır bitirilemeyen İskilip MYO, vatandaşı da çileden çıkarıyor. 4 Ocak 2016 yılında temeli atılarak başlanan, İskilipli hayırseverler ve iş adamlarının destekleri ile İskilip Belediyesi öncülüğünde kaba inşaatı yapılan Hitit Üniversitesi İskilip Meslek Yüksekokulu Binası’nda çalışmaların durması can sıkıyor.

    Eski Belediye Başkanı Recep Çatma döneminde kurulan dernek çatısı altında yapımına başlanan ve devam eden İskilip Meslek Yüksekokulu binasında ödenek yetersizliğinden dolayı yaklaşık 1 yıldır çivi dahi çakılamadı. Okulun bir an önce bitirilmesini isteyen vatandaşlar çileden çıkarak “Bu okulu yapın, ya da yıkın” ifadelerinde bulundu.
    Tamamen İskilipliler’in kendi imkanlarıyla yaptırdığı Hitit Üniversitesi İskilip Meslek Yüksek Okulu binası inşaatında bulunan bir takım inşaat malzemelerinin de kayıp olduğu gözlerden kaçmadı.

    İnşaat halinde bekleyen İskilip MYO binasında ise şimdilik vatandaşlar, araçlarınının park ihtiyacını karşılıyor. İskilipliler, MYO binasının artık bir an önce tamamlanarak eğitime açılmasını arzu ettiklerini ifade ettiler.

  • Önce Yaya” Uyarıları Yazıldı

    Önce Yaya” Uyarıları Yazıldı

    Çorum Belediyesi yayaların ulaşımını kolaylaştırmak ve trafiği düzenlemek için çalışmalarına devam ediyor.

    İlk olarak 23 Nisan kavşağında “Önce Yaya” kabartmalı figürlü işaretlemeler yapan Çorum Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü ekipleri bu çalışmadan şehrin muhtelif cadde ve sokaklarına 76 adet işaretleme daha yaptı.

    Çorum için çalıştıklarını ifade eden Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, ulaşım noktasında da trafik kazalarını azaltabilmek, trafik güvenliği konusunda farkındalık oluşturabilmek amacıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Araç trafiğinin yoğun olduğu yerler başta olmak üzere araç sürücülerinin dikkatini çekmesi ve yayaların karşıdan karşıya daha güvenli geçebilmesi için başlattığımız “Önce Yaya” işaretlemelerinde ekiplerimizin belirlediği 136 bölgenin 76 tanesinde figürlü işaretlemelerimizi tamamladık. Gazi, İnönü ve Fatih Caddesi, okul bölgeleri gibi şehrin trafiğinin yoğun olarak aktığı yerler başta olmak yaya geçitlerinde ekiplerimiz “Önce Yaya” çalışmalarını tamamladılar. Tespit ettiğimiz yaya geçişlerimizde bu çalışmalarımızı devam ediyor. Devletimizin başlattığı öncelik hayatın öncelik yayaların projesine de Çorum Belediyesi olarak yaptığımız bu çalışmalar ile destek veriyoruz. Unutmayalım bu yolda hep birlikteyiz” dedi.