Etiket: Özgürlüğü

  • “STK’lar Olarak Basın Özgürlüğü İçin Dayanışma İçinde Olmalıyız”

    “STK’lar Olarak Basın Özgürlüğü İçin Dayanışma İçinde Olmalıyız”

    Çorum Oto Sanayiciler Derneği (ÇOSAD) Başkanı Eyyüp Pehlivan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun Çorum ziyaretinde basın mensuplarının karşılaştığı kötü muameleyi kınadı.

    Basın mensuplarının, demokrasinin şeffaflığı ve toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkı için vefakarca görev üstlendiklerini kaydeden ÇOSAD Başkanı Pehlivan, yaptığı yazılı açıklamasında şunları söyledi:

    “Bugün Çorum’da bir etkinlik sırasında basın mensuplarına yönelik saldırıyı üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız. Çorum Oto Sanayiciler Derneği (ÇOSAD) olarak bu olayı şiddetle kınıyoruz.
    Basın mensupları, demokrasimizin şeffaflığı ve toplumun doğru bilgiye ulaşma hakkı için vazgeçilmezdir. Onlara yönelik her türlü saldırı, ifade özgürlüğüne ve demokratik değerlere tehdittir.
    Sivil toplum kuruluşları olarak, basın özgürlüğünün korunması ve bu tür olayların önlenmesi için dayanışma içinde olmamız gerektiğine inanıyoruz. ÇOSAD olarak ifade özgürlüğünün korunması için dayanışma içinde olduğumuzu kamuoyuna duyururuz.”

  • “Basın Özgürlüğü Dinamitleniyor”

    “Basın Özgürlüğü Dinamitleniyor”

    Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız, AKP iktidarı tarafından çıkartılan basında sansür ve sosyal medya yasasını eleştirerek, “İktidarın, 40 maddelik bu yasayla, başta düşünce ve ifade özgürlüğü olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin, gazeteciliğin ve basın özgürlüğünün altına son bir dinamit daha koymak istediği açıktır” dedi.

    CHP, ülke genelinde basında ve sosyal medyada yapılan yeni düzenlemelerle ilgili ülke genelinde kitlesel basın açıklaması yaptı.

    CHP Çorum İl Başkanlığı da parti binasında düzenlediği toplantı ile halkın ve basının susturulmak istendiğini ileri sürdü.

    Toplantıda konuşan İl Başkanı Tahtasız, “Bu sansür yasasının, seçimlere en fazla 8 ay kaldığı bir dönemde Meclis’te kabul edilmesi, seçimler yaklaştıkça iktidarını kaybedeceğini anlayan Saray’ın içinde bulunduğu korku ve acizliğin boyutunu göstermektedir” dedi.

    Mehmet Tahtasız, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:“

    BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ALTINA DİNAMİT KONULUYOR

    ”Saray iktidarı, Cumhuriyetimizin ilk yüzyılının son yasama yılını bir sansür ve otosansür yasası ile açtı .Ülkemizde demokrasinin, hukukun, eşitliğin ve özgürlüğün yeniden tesis edileceği 2023 seçimleri yaklaşırken; demokratik muhalefeti, basını, sivil toplumu ve halkı susturmaya yönelik yeni bir girişimle daha karşı karşıyayız. Bu sansür yasasının, seçimlere en fazla 8 ay kaldığı bir dönemde Meclis’te kabul edilmesi, seçimler yaklaştıkça iktidarını kaybedeceğini anlayan Saray’ın içinde bulunduğu korku ve acizliğin boyutunu göstermektedir. İktidarın, 40 maddelik bu yasayla, başta düşünce ve ifade özgürlüğü olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin, gazeteciliğin ve basın özgürlüğünün altına son bir dinamit daha koymak istediği açıktır.

    Öyle ki, yasanın 29. maddesiyle, “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu” diyerek sınırlarının ve içeriğinin ne olduğu belirsiz yeni bir suç tanımı yapılmaktadır. Muğlak ve ucu açık ifadelerle, Saray yargısına ve iktidar partisinin bürokratlarına hangi bilginin halkı aldatmaya, korku ve endişe yaymaya yönelik olduğunu belirleme yetkisi verilmiştir. Aynı zamanda sosyal medyada yapılan eleştiriler, “dezenformasyon” olarak yaftalanabilecektir.“Hangi haber halkta korku ve endişe yaratır, hangi paylaşım kamu düzenini tehdit eder” sorusunun yanıtı ise yasa metninde yoktur. 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası getirilen bu muğlak suç tanımının kapsamı, Saray talimatıyla hareket eden yargı mensuplarının ve iktidar partisi bürokratlarının inisiyatifine bırakılmıştır.

    “İKTİDARIN NİYETİ AÇIK”

    Buradan soruyoruz:- TÜİK’in açıkladığı enflasyonun gerçeği yansıtmadığını, Türkiye’de gerçek enflasyonun çoktan üç hanelere ulaştığını söyleyen bir sosyal medya kullanıcısı dezenformasyon mu yapmış olacaktır?- “8,5 milyon insanımız işsiz, insanlar iş arama ümidini kaybediyorlar, işi olanlar da açlık sınırının altındaki asgari ücretle çalışıyor” demek yalan haber yaymak mı sayılacaktır?- Kamu ihalelerinin, sözde pazarlık yöntemiyle beşli çetelere adrese teslim verildiğini, halkın sırtından milyarlarca dolarlık yağma yapıldığını ortaya çıkaran gazeteciler suçlu mu sayılacaktır?- “128 milyar dolar nerede?” demek, kamu barışını bozmak mı olacaktır?- “Ormanlarımız yanıyor, uçaklar neden kalkmıyor?” diye sorgulamak, bazı savcılar tarafından halkı paniğe sevk etmek mi sayılacaktır? İktidarın niyeti açıktır. Saray rejiminin, ülkemizde yarattığı ağır ekonomik buhranı, yüksek enflasyonu ve hayat pahalılığını, işsizliği, yoksulluğu, yolsuzlukları, kurumsal yıkımı dile getirmek suç haline getirilmek istenmektedir. Bugün herkesin açıkça bildiği gibi, ülkemizde yıllardır kendi siyasal çıkarları uğruna dezenformasyon yapan, halkı yanıltıcı bilgileri yayan iktidarın bizzat kendisi ve kontrol altında tuttuğu, Saray’dan yönetilen havuz medyasıdır.

    “YAZILI VE DİJİTAL MEDYANIN CELLADI HALİNE GELDİLER”

    Üstelik bu yasa, halkın temel hak ve özgürlüklerine yönelik bu ağır saldırıyla da sınırlı değildir. Kendi yandaşlarına bol bol ilan verirken, muhalif yayın organlarını ise yok sayan ve adeta Basın İnfaz Kurumu’na çevrilen Basın İlan Kurumu, gazetelere ve internet haber sitelerine ceza verme yetkisiyle donatılmaktadır. Basın İlan Kurumu, tıpkı televizyon ve radyolar üzerinde kılıcını sallayan RTÜK gibi, yazılı ve dijital medyanın celladı haline gelmektedir. Yasa, sosyal medya platformlarına ilişkin düzenlemeyle, halkın temel haberleşme ve haber alma kaynaklarını kullanılamaz hale getirmeye kadar gidebilecek geniş sınırlama yetkileri içermektedir. Yasanın yürürlüğe girmesiyle, sınırlı kaynaklarıyla gazeteciliği dinamik bir şekilde yaşatma mücadelesi veren yerel yayın organları büyük bir darbe alacaktır.

    “BU YASA TEKLİFİ BAŞTAN AŞAĞI SANSÜR VE OTOSANSÜR TEKLİFİDİR”

    “Bu sansür teklifinin, seçimlere en fazla 8 ay kaldığı bir dönemde Meclis’te yasalaştırılmak istenmesi…”“Bu yasa teklifi baştan aşağı sansür ve otosansür teklifidir.” Cumhuriyet Halk Partisi olarak, otoriter Saray rejiminin baskı politikalarına, korku iklimini ülkede hakim kılmaya yönelik çırpınışlarına asla boyun eğmeyeceğiz!

    Ülkemizin gerçeklerini, halkımızın sorunlarını ve hakikati her yerde haykırmaktan asla vazgeçmeyeceğiz.

    Saray’a buradan sesleniyoruz: Halkı, basını ve basın emekçilerini susturmayı başaramayacaksınız!

    Çok az kaldı. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında,

    Baskıcı ve otoriter politikalarınızla yok ettiğiniz demokrasiyi ve hukuku ülkemizde mutlaka yeniden kuracağız!

    Başta düşünce, ifade ve basın özgürlüğü olmak üzere, tüm temel hak ve özgürlükleri yaşatan bir düzeni inşa edeceğiz!

    Sansür yasalarınızla gizlemeye çalıştığınız ekonomik buhrana, pahalılığa, yolsuzluklara, vurgunlara, servet transferine son vereceğiz!

    AKP Genel Başkanı, “Bu yasanın çıkışıyla beraber bunları frenleyeceğiz ve gereği de neyse onu da yapacağız” diyor.

    Biz de diyoruz ki, gerekeni sandıkta halkla hep birlikte yapacağız.

    Geliyor gelmekte olan!

    ”Basın toplantısına; CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız, eşi Perinay Gazioğlu Tahtasız, Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz, İl Kadın Kolları Başkanı Kamile Anar, İl Gençlik Kolları Başkanı Onur Topkül, Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Hanim Ergül, Belediye Meclisi Üyeleri ile İl ve Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı.

  • Bayrak, Basın Özgürlüğü Gününü Kutladı

    Bayrak, Basın Özgürlüğü Gününü Kutladı

    Çorum Sivil Toplum İlişkileri Müdürü Mustafa Bayrak, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle mesaj yayınladı.

    Bayrak yayınladığı mesajında, Birleşmiş Milletler tarafından 1993 yılında alınan bir karar doğrultusunda, 3 Mayıs tarihi tüm çağdaş ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” olarak kutlanıyor.

    Gazeteciler, toplumun gözü, kulağı ve dilidir. Gece-gündüz, tatil-bayram demeden çalışan, büyük bir özveri ve emek harcayarak, toplumu aydınlatmak için adeta bütün zamanını sancaktepe escort işine adar. Basın mensubu bu görevi yaparken evrensel hukukun standartlarından sapmadan, milletlerin, bireylerin hak ve hürriyetlerine saygı duyarak hareket ederler.

    Ülkemizde ve ilimizde de toplumun ihtiyaç duyduğu her konuda araştırma, bilgilendirme, aydınlatma ve kamuoyu oluşturma hizmetini yerine getiren basın mensuplarının pendik escort bu görevi yerine getirebilmesi için özgürce yapabilmesinde basın özgürlüğünün büyük önemi vardır.

    Basın mensuplarımızın “3 Mayıs Dünya Basın maltepe escort Özgürlüğü Gününü” kutlar, değerli basın mensuplarımıza çalışmalarında başarılar dilerim.

  • “Basın Özgürlüğü, Halkın Özgürlüğüdür”

    “Basın Özgürlüğü, Halkın Özgürlüğüdür”

    Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız, basın özgürlüğünün, çağdaş demokrasilerin ve özgürlükçü rejimlerin en temel göstergelerinden biri olduğunu vurguladı.

    3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü nedeniyle bir mesaj yayınlayan CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız, Türkiye’nin, basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 154’üncü sırada yer aldığına dikkati çekerek bu tablonun ülkemize yakışmadığını, özgür, bağımsız ve gelişmiş basının ülkenin ilerlemesine ve demokrasinin güçlenmesine katkı sağlayacağını belirtti.

    Tahtasız, AKP iktidarını; Anayasal güvence ile garanti altına alınan basın özgürlüğüne saygılı olmaya ve bu özgürlüğü geliştirmeye davet etti.

    Mehmet Tahtasız’ın konuyla ilgili açıklaması şu şekilde:
    “1994 yılında Birleşmiş Milletler tarafından alınan bir karar doğrultusunda, 3 Mayıs tarihi tüm çağdaş ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” olarak kutlanmaktadır.

    Basın; bireyin ve toplumun ihtiyaç duyduğu her konuda, haber alma, araştırma, bilgilendirme, aydınlatma, toplum ve ülke yararına kamuoyunun duygu ve düşüncelerini objektif olarak yansıtmasına, insan hakları ile temel hak ve özgürlüklerin gelişmesine katkıda bulunmaktadır.

    Ancak ne acıdır ki; Türkiye, basın özgürlüğünde 180 ülke arasında 154’üncü sırada yer almaktadır.

    Basın özgürlüğü, halkın özgürlüğü demektir. Aksi takdirde sadece baskıcı uygulamalardan, ceberut rejimlerden ve hatta diktatörlerin egemenliğinden söz edilebilir.

    Basın özgürlüğü, çağdaş demokrasilerin ve özgürlükçü rejimlerin en temel göstergelerinden birisidir. Özgür basının varlığı ve haber alma hürriyetinin güvence altına alınması, sağlıklı bir kamuoyunun oluşmasıyla doğrudan ilişkilidir.

    Anayasa’nın 28. maddesine göre ‘Basın hürdür ve sansür halkalı escort edilemez’ ve ‘Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır’. Anayasa’nın basın mensuplarının özgürce çalışma hakkını güvence altına alan bu maddesi, belli yayın organlarını değil bütün basın kuruluşlarını kapsamaktadır.

    Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Basın, anadolu yakası escort milletin müşterek sesidir” sözü bu manada anlamlıdır. Basının görevini özgürce yapabilmesi ve yaptığı görevin amacına ulaşmasında, hiç kuşkusuz basın hürriyetinin büyük önemi bulunmaktadır. Elbette basınımız bu görevini yaparken; gerçeklik, güncellik, kamu yararı ve özle biçim arasındaki denge unsurlarını da gözetmek zorundadır.

    Basının daha özgür günlere, daha özgür yayınlara kavuşması en büyük beklentimizdir.

    Gazetecilerin tutuklanmadığı, işten atılmadığı, şerifali escort şiddet ve baskıya maruz kalmadığı, haberlerin sansür edilmediği günlere kavuşmak dileğiyle “Dünya Basın Özgürlüğü Günü” tebrik ediyorum.”