Etiket: Paneli

  • Çorum’da Bu İl Paneli Büyük Beğeni Topladı

    Çorum’da Bu İl Paneli Büyük Beğeni Topladı

    Milli Eğitim Bakanlığı tarafından lise öğrencilerine yönelik yürütülen “Oku-Yorum, Yazı-Yorum” projesi kapsamında Çorum’da düzenlenen il paneli, öğrencilerin hazırladığı nitelikli bildirilerle başarıyla gerçekleştirildi.

    Fen ve sosyal bilimler liselerinde öğrenim gören öğrencilerin eleştirel okuma becerilerini geliştirmek, okuma alışkanlığı kazandırmak ve doğru yazma stratejileriyle geleceğin yazarlarını yetiştirmek amacıyla hayata geçirilen projenin paneli iki oturum hâlinde yapıldı.

    “Okuyan ve Üreten Gençlik, Ülkenin En Büyük Güvencesidir”

    Programın açılış konuşmasını yapan İl Millî Eğitim Müdürü Cemil Çağlar, okumanın bireyin düşünme, sorgulama ve kendisini geliştirme sürecindeki kritik rolüne dikkat çekti. “Oku-Yorum, Yazı-Yorum” projesinin öğrencileri yalnızca akademik başarıya değil, doğrudan hayata hazırlayan çok önemli bir çalışma olduğunu vurgulayan Çağlar, okuyan, düşünen, araştıran ve üreten gençliğin ülkenin en büyük güvencesi olduğunu belirtti.

    Sosyal Bilimler Lisesinden Siyasetname ve Ütopya İncelemeleri

    Panelin ilk oturumunda Özejder Sosyal Bilimler Lisesi öğrencileri sahne aldı. Öğrenciler; Nizamülmülk’ün Siyasetname, Thomas More’un Utopia, Niccolo Machiavelli’nin Hükümdar, Platon’un Devlet ve Farabî’nin El-Medinetü’l-Fazıla adlı eserleri üzerine yaptıkları eleştirel okuma çalışmaları doğrultusunda hazırladıkları bildirileri katılımcılarla paylaştı. Siyasetname ve ütopya türleri üzerine yapılan derinlemesine değerlendirmeler büyük bir ilgiyle takip edildi.

    Fen Lisesi Öğrencilerinden Türk Destanları Analizi

    Verilen aranın ardından gerçekleştirilen ikinci oturumda ise fen liselerinde öğrenim gören öğrenciler söz aldı. Gençler, Türk destanları üzerine yürüttükleri eleştirel okuma ve analiz çalışmalarından hareketle akademik içerikli bildirilerini sundu. Oğuz Kağan Destanı’ndan Ergenekon Destanı’na uzanan kültürel mirasın çok yönlü ele alındığı sunumlar, katılımcılardan tam not aldı.

    Öğrencilerin yıl boyunca büyük bir titizlikle yürüttüğü okuma ve yazma çalışmalarının meyvelerinin paylaşıldığı program, projenin gençlerin entelektüel gelişimlerine, düşünme becerilerine ve yazma kültürlerine sağladığı eşsiz katkıyı bir kez daha gözler önüne serdi.

  • “Filistin ve İdeolojiler” Paneli Düzenlendi

    “Filistin ve İdeolojiler” Paneli Düzenlendi

    Filistin Atölyesi ve Hitit Üniversitesi Bilinçli Gençlik Topluluğu tarafından organize edilen panelde 6 farklı ideolojinin Filistin konusundaki tutumu değerlendirildi. Çorum Belediyesi Turgut Özal Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlik öğrencilerin yanı sıra farklı sivil toplum kuruluşları mensupları ve Çorum halkı tarafından da ilgi gördü.

    Panele Filistin Atölyesi üyesi ve Hitit Üniversitesi Bilinçli Gençlik Topluluğu danışmanı Prof.Dr. Metin Uçar’ın açılış konuşması ile başlandı. Uçar, Amerika ve İsrail’in başı çektiği ve tüm dünyaya zarar veren emperyalist saldırganlığa dikkat çekti ve hepimizin bu tehlike karşısında aynı gemide olduğunu vurguladı. “Farklı ideolojilerin bir araya gelerek bu tehlike karşısında birlikte hareket etmesinin hepimizin yararına olacağı bilinci ile bu etkinliğin planlandığı”nı söyledi. Uçar, “Siyonistler ve emperyalistler Filistin konusunu gündemden düşürmek istiyorlar hatta yapılan her etkinliği küçümsüyor ya da önemsizleştiriyorlar. Gazetede çıkan haberlerin ve sosyal medya paylaşımlarının altına siyonist tezlerle olumsuz yorum yapıyorlar. Bu durum her etkinliğin önemli bize anlatmaktadır. Onun için Filistin meselesini gündemden düşürmemeliyiz.” Diyerek konuşmasına son verdi. Ardından Panele geçildi.

    Paneli Hitit Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi öğretim üyesi Prof.Dr. Hakan Reyhan yönetti. Reyhan, Panele başlarken “Filistin konusunda yaşanacak konsensüsün önemine dikkat çekti ve bu konsensüsün sadece Filistin’de yaşananların çözümüne katkı sunmakla kalmayacağını ayrıca içeride de ulusal birlikteliğimizi güçlendireceğini” belirtti.  Hakan Reyhan, her bir ideolojinin bir insanlık dramı olan bu konuya ciddi şekilde eğildiğini, yanı sıra İsrail’in tüm dünyayı etkileyen bir çevre felaketine de neden olduğuna dikkat çekti. Yaşananları ekolojik emperyalizm ve ekokırım olarak değerlendiren Reyhan, konunun bu kapsamda da değerlendirilmesine ihtiyaç olduğunun altını çizdi. Ardından konuşmacılara söz verdi.

    Zehra Karayel: “Liberalizm ve İsrail-Filistin Sorunu”

    İlk konuşmacı olan Dr. Zehra Karayel, liberalizmin İsrail-Filistin sorununa yaklaşımını eleştirdi. Oslo Süreci’ni liberal barış modeli olarak değerlendiren Karayel, karşılıklı tanıma, ekonomik bağımlılık ve kurumsal çerçeve mekanizmalarının başarısız olduğunu belirtti. Liberal Siyonizm’in Filistinlileri hak sahibi özneler yerine insani yardım nesneleri olarak gördüğünü savunan konuşmacı, BM gibi uluslararası kurumların soykırım karşısında siyasi irade eksikliği ve veto gücü nedeniyle etkisiz kaldığını ifade etti. Neo-faşizmin yükselişi ve liberal yanılgıyı ele alan Karayel, Gazze’deki soykırım karşısında liberalizmin çöküşünü gözler önüne serdi.

    Serkan Erden: “Filistin Sorunu ve Sosyalizm”

    Ardından söz alan Serkan Erden, sunumunu “antiemperyalizm, antisiyonizm ve enternasyonalizm” üç sacayağı üzerine bina etti. Sosyalistlerin Filistin’in tam bağımsızlığını savunduğunu belirten Erden, Lenin’in 1903’te BUND’a karşı yazdığı metinleri antisiyonizmin en önemli göstergesi olarak gösterdi. Enternasyonalizm vurgusuyla 1960-1980 arasında dünya sosyalist hareketlerinin Filistin’e verdiği desteği hatırlatan Erden, Türkiye sosyalist hareketinden 43 örgüt ve 3-5 bin arasında mensubu ile Filistin kamplarında bulunduğunu, eğitim aldığını ve İsrail’e karşı savaştığını aktardı. Erden, günümüzde de özellikle özgürlükçü solun Filistin’e olan desteğinin sürdüğünü, yapılan gösteriler ve basın açıklamalarının da bunu gösterdiğini anlattı.

    Fatma Koçak: “Muhafazakâr Nitelikli Partilerin Filistin Meselesine Yaklaşımı”

    3. konuşmacı olan Fatma Koçak, Türkiye’deki muhafazakâr partilerin Filistin politikasını tarihsel bir perspektifle değerlendirdi. DP, AP, ANAP ve DYP gibi sağ gelenekten gelen partilerin NATO ve ABD ile uyumlu bir politika izlediğini dolayısıyla İsrail’e karşı tavrın yetersiz olduğunu söyledi. Kırılma noktasının 11 Eylül olduğunu belirten Koçak, bu tarihten sonra Batı’daki İslam karşıtlığının İsrail’in politikalarını güçlendirdiğini, Türkiye’deki muhafazakâr partilerin de daha net bir tavır takındığının altını çizdi. Koçak, Filistin meselesinin iç siyasette malzeme yapılamayacak kadar insani bir mesele olduğunu vurguladı.

    Ahmet Mahmut Kaya: “Milli Görüş’e Göre Filistin Meselesi”

    Dördüncü sırada konuşan Ahmet Mahmut Kaya, Milli Görüş perspektifinden Filistin’in bir inanç, adalet ve insanlık meselesi olduğunu söyledi. Siyonizm için Filistin’in bir durak değil basamak olduğunu, hedefin Fırat ile Nil arası olduğunu belirten Kaya, “Bugün Gazze’de verilen mücadele, yarın Anadolu’nun güneyinde verilmemesi içindir” uyarısında bulundu. Siyonizm’in sadece askeri değil, faizci ekonomik sistemle de dünyayı köleleştirdiğini savunan Kaya, BM kararlarının uygulanmamasını finansal güçle ilişkilendirdi. Batı’dan medet beklememek gerektiğini vurgulayan konuşmacı, Prof.Dr. Necmettin Erbakan’a ait olan D-8, İslam Birleşmiş Milletleri, İslam Dinarı ve İslam Savunma Paktı gibi alternatif yapılanmaların önemine dikkat çekti.

    Ümit Şengün: “Milliyetçilik ve Filistin Meselesine Bakış Açımız”

    5. sırada konuşan Ümit ŞENGÜN konuşmasına “Filistin’de yaşanan zulme, katliama ve soykırıma karşı çıkmak için yalnızca insan olmak ve temiz bir vicdana sahip olmak yeterlidir!” diyerek başladı. Türk milliyetçiliğinin Filistin’e bakışını ele alan Şengün, Osmanlı’nın farklı etnik ve dini gruplara özgürlük tanıdığını, II. Abdülhamid’in Yahudilerin Filistin’de toprak satın almasına izin vermediğini belirtti. Balkan Savaşı ve Cihan Harbi’nde yaşanan ve bazı Arap gruplarla yaşanan sorunları bütün Araplara mal edilemeyeceğini vurgulayan Şengün, Filistinlilerin topraklarını satmadığını, Hamas’ın canını vererek Gazze’yi savunduğunu hatırlattı. “Kudüs bizim ilk kıblemizdir” diyen Şengün, “Ortadoğu’da barış ve huzur ancak Türk ve İslam ülkelerinin birlikte hareket etmesiyle sağlanabilir” dedi. Birlikte yaşadığımız İslam milletlerine yönelen önyargıların diğer gruplara yönelmediğini ve bu durumun iyi niyetle bağdaşmadığının altını çizen Şengün, Siyonist tehlikeye karşı ittifakın önemini anlattı.

    Pınar Ayşe Gidiş: “Feminist Söylemin Sınırları ve Dekolonyal Özneleşme”

    Son olarak konuşan Pınar Ayşe Gidiş, Batı merkezli feminist söylemin Filistin bağlamındaki epistemolojik ve politik yetersizliklerini eleştirdi. “Sömürgeci feminizm”, “pembe aklama” ve “feminist sessizlik” kavramları üzerinden küresel feminist teorinin Filistin karşısındaki konumunu sorgulayan Gidiş, Filistin’i feminist teori için bir “etik turnusol kâğıdı” olarak tanımladı. Postkolonyal yaklaşımların ötesine geçerek dekolonyal feminist perspektifi merkeze alan konuşmacı, oldukça eski bir geçmişe sahip Filistin kadın hareketinin, yalnızca mağduriyet üzerinden değil, aktif özneleşme süreçleri içinde ele alınması gerektiğini vurguladı. Gidiş, Her ne kadar beyaz feminist hareket bu sınavda başarısız olsa da Filistinli feministlerin de bir parçası olduğu dekolonyal feminist hareketin kayda değer bir çabası olduğunun göz ardı edilmemesi gerektiğini anlattı.

    Panelistlerin konuşmalarından sonra soru-cevap-katkı faslına geçildi. Çok sayıda insanın soru sorması ve katkı sunması ile panel sona erdi. Filistin Atölyesi yetkililerinden alınan bilgiye göre konuşma yapan her bir panelist, önümüzdeki haftalarda organize edilecek söyleşi dizisi ile tek tek misafir edilecek ve her bir ideolojinin konuya bakışı daha geniş bir biçimde masaya yatırılacaktır.

  • “Kariyerime Engel Yok” Paneli Gerçekleştirildi

    “Kariyerime Engel Yok” Paneli Gerçekleştirildi

    Hitit Üniversitesi tarafından 3 Aralık Dünya Engelliler Günü kapsamında “Kariyerime Engel Yok” paneli gerçekleştirildi.

    Programın açılış konuşmasını yapan Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Nurcan Baykam, toplumdaki duyarlılığı ve koşulları oluşturduğumuz takdirde engellerin ortadan kalkabileceğine dair çok fazla kanıt olduğunu ifade ederek “Bizlere düşen en büyük görev bu duyarlılığı oluşturmak.” dedi.

    Çorum Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat ise Çorum Belediyesi olarak engelsiz hayat için birçok konuda çalışma yaptıklarını belirterek şunları söyledi:

    “Türkiye’deki gerçek anlamda engelsiz yaşam içim mücadele veren ve bunu başaran az sayıdaki belediyelerden bir tanesiyiz. Buradaki bakış açımız şu ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ Bu anlamda hayatı kolaylaştırmak için ciddi çalışmalar yapıyoruz. Bugün bir farkındalık günü. Geri kalan 364 günü aynı empati, saygı ve özveriyle paylaşmamız gerekiyor.”

    Çorum Valisi Ali Çalgan da yaptığı konuşmada panelin son derece kıymetli olduğunu vurgulayarak engelli bireylerin hayatını kolaylaştırmanın hepimizin ortak sorumluluğu ve bir vatandaşlık görevi olduğunu ifade etti. 

    Sosyal devlet anlayışıyla son yıllarda engelleri kaldırmaya yönelik önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Vali Çalgan, toplumda artan farkındalığın sevindirici olduğunu dile getirdi.

    Eğitimden sanata, spordan istihdama kadar her alanda engelli bireylerin topluma aktif katılımını sağlamak için önemli çalışmalar yapıldığını belirten Çalgan, bu konuda destek sağlayan tüm kurumlara teşekkür etti. 

    Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eşref Savaş Başcı, İŞKUR İl Müdürü Levent Tuzcu, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gökben Bayramoğlu ve Sungurlu Meslek Yüksekokulu Dr. öğretim üyesi Abdülkadir Karabulut’un konuşmacı olarak yer aldığı panelde; istihdam, fırsat eşitliği ve engelsiz kariyer yolları üzerine değerli görüşler paylaşıldı.

    Panele Vali Ali Çalgan, Çorum Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat, Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Nurcan Baykam ve Prof. Dr. Eşref Savaş Başcı, İŞKUR İl Müdürü Levent Tuzcu, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

  • Organ Bağışı İçin Farkındalık Yapıldı

    Organ Bağışı İçin Farkındalık Yapıldı

    03-09 Kasım Organ Bağışı Haftası dolayısıyla Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından “03-09 Kasım Organ Bağışı Haftası” kapsamında panel programı düzenlendi. Vip kızlar elitlerdir ayrıca bahçelievler escort bayanlara ulaşmanın en doğru web adresi.

    Hayatın içinde insanların ne zaman neye ihtiyacı olacağı bilinemez. Buradan hareketle diğer insanların ihtiyaçlarına daha duyarlı yaklaşmanın gerekliliğine halkın ilgisi ve dikkatini çekmek, organ nakli bekleyen kişileri daha iyi anlamak ve organ bağışı hakkında farkındalık yaratmak amacıyla bir panel gerçekleştirildi.

    Şehit Fikret Metin Öztürk Konferans Salonunda düzenlenen panele Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Tıp Fakültesi Dekan V. Prof. Dr. Nurcan Baykam, İl Sağlık Müdürü  Op. Dr. Ömer Sobacı, Kamu Hastaneleri Hizmetleri Başkanı Dr. İhsan Demirbaş, Hastane Yönetimi, Öğretim Üyeleri, hasta yakınları ve öğrenciler katıldı.

    Günün anlam ve önemini belirten açış konuşması yapan Hitit Üniversitesi Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi sayın Prof. Dr. Mesut Sezikli; “organ bağışı konusunda toplumun duyarlı olduğunu ancak yine de bağışların yeterli olmadığını ifade ederek, bu yönde farkındalığın artırılması gerektiğine vurgu yaptı.

    Çeşitli farkındalık çalışmalarının duyarlılığı artıracağına olan inancını ifade eden Prof. Dr.Sezikli, bunun için toplumun her kesimine büyük görevler düştüğünü söyledi.Eğitim ve Araştırma Hastanesine “Organ Nakil Koordinasyon Birimi” kurulduğunu ve bu birimde alanında uzman kişilerin görevlendirildiğini, aynı zamanda Organ Bağışında bulunmak isteyenler için hastane içerisinde ve saat kulesi meydanında Organ Bağış standlarının kurulduğunu ifade etti.

    Hitit Üniversitesi Rektör Yrd. ve Tıp Fakültesi Dekan V.  Prof. Dr. Nurcan Baykam, ülkemizde organ nakli bekleyen hasta sayısının her geçen gün arttığını ancak yapılan organ bağışı sayılarının aynı hızda artmadığını ifade etti.

    Ülkemizde organ bağışı alanında yaşanan bütün olumlu gelişmelere rağmen bekleme listesindeki bu hastalar organ beklerken ya ölüyorlar ya da nakil yapılamayacak kadar sağlıkları bozuluyor. Türkiye canlı nakillerde çok iyiyken, kadaverik nakillerde gerilerdedir. Gelişmiş ülkelerde organ vericilerinin %80’i kadavra donörden, %20’si canlı donörden iken ülkemizde bu oran tam tersidir. Canlı Nakillerde Türkiye ilk 5.sıralara yaklaşıyor yani hiç düşünmeden organlarımızı bağışlıyoruz.Tüm dünyada organ nakli konusundaki en büyük sorun kadavra donör yetersizliğidir. Canlı organ bağışındaki başarıyı kadaverik organ bağışında da yakalamamız gerekir. Bu konuda destek verilmesi gereklidir”.diyerek konuşmasını tamamladı.

    Açış ve protokol konuşmalarının ardından Başhekim Yrd. Op. Dr. Hülya İpek”Ulusal Organ ve Doku Nakil Sistemi” konulu sunumunu kısa film gösterisi eşliğinde yaptı.

    Sunumun ardından organları bağışlanan kişilerin ailelerine hastane yönetimi ve organ ve doku nakil koordinatörlüğü tarafından hazırlanan şükran plaketleri takdim edildi.

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Güvenç Doğan “Organ Bağışında Yasal Düzenlemeler” konulu sunumla devam eden panel programı sonrasında Anesteziyoloji ve Reanimasyon Uzmanı Dr. Selçuk Kayır’ın”Beyin Ölümü”, Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Dursun Fırat Ergül’ün”Donör Bakımı”, Çorum Müftülüğü İl Vaizi Kemal Demirden’in”Organ Bağışının Dini Boyutları”, Eğitim ve Ar-Ge Koordinatörü Esin Eser’in “Organ Nakli ve Psikolojik Boyutları”, Yoğun Bakım Sorumlu Hemşiresi Murat Çelik’in “ Organ Bağışının Türkiye’de ki Durumu” konulu sunumları ile devam etti.

    Program panelistlere teşekkür belgesi takdimi yapılarak sona erdi.

  • Bolu’da Akşemseddin Paneli

    Bolu’da Akşemseddin Paneli

    Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Akşemseddin İslami İlimler Merkezi AKİMER organizasyonu ve Bolu Göynük, Çorum İskilip Belediyelerinin katkıları ile, 27 Mayıs 2019’da Bolu’da Akşemseddin Paneli gerçekleştirilecek.

    Konu hakkında açıklama yapan Fikret Kısar “ Bolu Eğitime Destek Platformu olarak gerçekleştireceğimiz panelde; İstanbul’un Fethinin 566. Yılında, fethin manevi mimarı ve Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemseddin Hazretleri ve yaşadığı yerler detaylıca anlatılacak. Akşemseddin Hazretleri, İskilip ve Göynükte yaşamasından dolayı sahip çıktığımız ortak değerlerimizdendir. Mübarek; “Önüm Evlik (İskilip), ahirim Göynük” demiştir. Evlikte 550 yıllık çivisiz, Çatma Camii ve Çilehanesi, Göynükte ise türbesi bulunmaktadır. Bu vesile ile Göynük ve İskilip Belediyeleri de Kardeş Şehir olma yolundaki ilk adımlarını atacaklar” dedi.

    Oturum Başkanlığını, Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi AKİMER Başkanı Doç. Dr. Şaban Karasakal’ın yapacağı panelde konuşmacı olarak; Doç Dr. Muhammed Ali Yıldız, Doç. Dr. Hasan Fehmi Ulus, Vakıflar Genel Md. E. Araştırmacı Ali Kılcı yer alacak.

    Panel, BAİBÜ Akşemseddin İslami Araştırmalar Merkezi Konferans Salonunda saat 14:30’da başlayacak.