Etiket: Protesto

  • Emeklilerden Protesto Eylemi, “İnsanca Yaşamak İstiyoruz”

    Emeklilerden Protesto Eylemi, “İnsanca Yaşamak İstiyoruz”

    Emekliler, “insanca yaşamak istiyoruz” diyerek alanlara çıktı.

    Çorum’da Birleşik Emekliler Sendikası öncülüğünde bir araya gelen emekliler, yaşam koşulları nedeniyle iktidarı protesto etti.

    Birleşik Emekliler Sendikası Çorum İl Temsilcisi Sefa Batak, “Bizler artık mazeret ve bahane dinlemek istemiyoruz. Çalışanlar ve emekliler lehine çözümler istiyoruz. Yönetemedikleri krizin, toplumsal sorunun faturasını ödemek istemiyoruz. İktidar değişmelidir. 16 milyon emekli başta olmak üzere kandırılan halkın büyük bir kesiminin oylarıyla yetki sahibi olan, kendi zenginini yaratıp palazlandıran ve emekçiyi, emekliyi düşünmeyen bu iktidarın hemen seçimle iktidardan gitmesi sağlanmalıdır” dedi.

    Birleşik Emekliler Sendikası Çorum İl Temsilciliği, Kadeş Barış Meydanı’nda kitlesel basın açıklaması düzenledi.

    Emeklilerin sorun ve taleplerini dile getirdiği eylemde “insanca yaşamak istiyoruz” sloganları atıldı.

    Emekliler adına açıklama yapan Sefa Batak, 2024 yılının emekliler yılı ilan edilmesine rağmen, emeklilerin hiçbir sorununa çare üretilmediğine dikkati çekerek, “Emekliler yılı bitiyor. 23 gün kaldı. TÜİK 2024 yılı son enflasyon oranını açıklayacak. TÜİK, hiç kimsenin inanmadığı bir oran açıklayacak. Emekli maaşlarımız gerçek olmayan bu orana göre belirlenecek. ‘Biraz sabır bir yıl sonra düze çıkacağız’ diyorlardı şimdi ise ‘Ekonomideki şok döneminin birinci yılını bitirdik. Ancak, Geride iki yıl daha var’ diyorlar. Yani bizlerin, çalışanın, emeklinin iki yıl daha bedel ödeyeceğini söylüyorlar. Bize tasarruf edin diyorlar. Kendileri bir yılda 26 bin asgari ücret tutarı kadar parayı sadece giyim için harcayabiliyorlar” şeklinde konuştu.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Sayıştay raporuna göre saray dakikada 37 bin lira harcıyor. İnsanca yaşamak için gereken ve var olan maddi imkanları nüfusumuzun onda dokuzuna değil, faizciye, tefeciye verecekleri bir program yapıyor, bütçeyi böyle hazırlıyorlar. Dün çay simit hesabı yaparak ‘Benim halkıma bunu yaşatan bu zalim iktidardır’ diyenler, kalkınma planında yaşlıların sosyal dışlanmalarına karşı önlem almaktan bahsederken, emekliyi çaya ve simide ulaşamaz hale getirerek ailesinden bile dışlanmasına sebep oldular. ‘Emekliye zam verirsek bütçe kaldırmaz’ diyerek IMF’nin direktiflerine bağlı kalacaklarını itiraf etmekteler. Çünkü uluslararası finans kuruluşları borç vermek için, emekçilere ve emeklilere düşük zam verilmesini şart koşmaktalar.

    “YÖNETEMEDİKLERİ KRİZİN

    FATURASINI ÖDEMEK İSTEMİYORUZ”

    Bir yanda, emekliye verilecek zammı bütçenin kaldıramayacağını söyleyen iktidar, diğer yanda müteahhitlere, faizcilere, tefecilere araç garantisi, hasta garantisi, yolcu garantisi veriyor. Onların vergi borçlarını siliyor. Bütçeyi ona göre hazırlıyor. Hazırladıkları bütçede ne eğitime ne sağlığa ne emekçiye ne de emekliye yer vermiyor. Kaynakları adil dağıtmıyor. Sürekli mazeret üretiyorlar. Kaynak yok değil, var. Ancak öncelik müteahhitler, bankalar, tefeciler ve yandaşların. Yaşadığımız sorunun nedeni budur. Bu düşüncede olanların yani bu sorunu yaratanların çözüm bulmaları ve uygulamaları mümkün değildir. Bizler artık mazeret ve bahane dinlemek istemiyoruz. Çalışanlar ve emekliler lehine uygulanacak çözümler istiyoruz. Yönetemedikleri krizin, toplumsal sorunun faturasını ödemek istemiyoruz. İktidar değişmelidir. 16 milyon emekli başta olmak üzere kandırılan halkın büyük bir kesiminin oylarıyla yetki sahibi olan, kendi zenginini yaratıp palazlandıran ve emekçiyi, emekliyi düşünmeyen bu iktidarın hemen seçimle iktidardan gitmesi sağlanmalıdır. 2025 yılı için hazırlanan bütçede verilmesi düşünülmeyen ama seçim yaklaşınca bağış yapar gibi, sanki kendi cebinden veriyormuş gibi yaptıkları hazine yardımlarını veya seyyanen zamları istemiyoruz.”

    EMEKLİLERİN TALEPLERİ SIRALANDI

    Açıklamada emeklilerin talepleri ise şu şekilde sıralandı:

    “En düşük emekli maaşı, yaşamak için gerekli taban ücret olan asgari ücretin yüzde 40 fazlasına yükseltilmeli. 2008 yılından bu yana her yıl azaltılan aylık bağlama oranının yeniden yüzde 70’lere çıkartılmalı.

    Dini bayramlarda verilen yardımların ikramiye olarak asgari ücret seviyesinde ödenmesini ve Cumhuriyet Bayramının dahil edilerek kalıcı hale dönüştürülmesini istiyoruz. Hak sahibi dul ve yetim aylıklarının asgari ücret seviyesine yükseltilmeli. Emeklilerden alınan ve bütçede 2 liradan 20 liraya çıkartılmak istenen sağlıkta katkı payının tümden kaldırılmasını istiyoruz.

    Ya emekliye geçim hakkı, ya da seçim hakkı. Krizi biz yaratmadık, faturasını da emekliler olarak biz ödemek istemiyoruz.”

    EMEKLİLER DERNEĞİ’NE TEPKİ

    İl Temsilcisi Sefa Batak, ayrıca emeklilerin sorunlarına duyarsız kalan, davet etmelerine rağmen basın açıklamasına katılmayan Emekliler Derneği yöneticilerini de eleştirerek, tüm emeklileri Birleşik Emekliler Sendikası çatısı altında birleşmeye ve birlikte mücadele etmeye davet etti.

    Basın açıklamasına; Atatürkçü Düşünce Derneği Çorum Şube Başkanı Uğur Demirer, İç Anadolu Belediyeler Birliği Genel Sekteri Salim Çoruk, Oğuzlar önceki dönem Belediye Başkanı Orhan Ateş, sendika yönetim kurulu üyeleri, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile emekliler de destek verdi.

  • AK Gençlik İsrail Saldırılarını Protesto Etti

    AK Gençlik İsrail Saldırılarını Protesto Etti

    AK Parti İl Gençlik Kolları ve Hitit Üniversitesi ÜNİAK Kulübü İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla, “Say Stop” yürüyüşü gerçekleştirdi.

    Türkiye genelinde eş zamanlı olarak düzenlenen SayStop” yürüyüşü Hitit Üniversitesi Kuzey Kampüsü içerisinde gerçekleştirildi.

    Toplanan öğrenciler, ellerindeki dövizlerle “Say Stop” sloganları atarak yürürken, yürüyüş, kampüs içindeki tamamlandı.

    Burada basın açıklaması yapan AK Parti İl Gençlik Kolları Başkan Vekili Onur Civan, “AK Parti Çorum İl Gençlik Kolları Başkanlığı olarak Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde uluslararası platformlara taşınan İsrail barbarlığı dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan dinleri ırkları, renkler ve dilleri birbirinden farklı olan ancak vicdanı Gazze’deki çocuklar ve kadınlar için atan yürekli insanlar tarafından protesto edilmeye başlamıştır. Bizlerde vicdan sahibi her bir genç gibi AK Parti Gençlik Kolları ve Hitit Üniversitesi ÜNİAK Kulübü olarak Gazze’de yaşanan katliama karşı yüzlerce gencin katılımıyla ilk günden bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz “Say Stop” eylemlerimize, boykot çağrılarımıza ve yardım faaliyetlerimize ara vermeksizin devam edeceğimize ve Gazze halkının çığlığına ses veren herkesin farklılıklarına bakmaksızın yanında olmaya devam edeceğimizi bildiriyoruz” dedi.

    Yürüyüşe Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, AK Parti İl Başkanı Av. Murat Günay, CHP İl Başkanı Av. Dinçer Solmaz, İl Genel Meclisi Başkanı Muhammed Fatih Temur, il genel meclis üyeleri, öğrenciler ve akademisyenler katıldı.

  • Çorum Kadın Meclisi, Cinayeti Protesto Etti

    Çorum Kadın Meclisi, Cinayeti Protesto Etti

    Çorum Kadın Meclisi, Çorum’da yaşanan kadın cinayetini protesto ederek, kadın cinayetlerinin önüne geçmek için İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması gerektiğini bildirdi.

    İmam nikahlı eşi tarafından boğularak öldürülen 29 yaşındaki Aslıhan Dal, toprağa verilirken, Çorum Kadın Meclisi de cinayetin işlendiği Kale Mahallesi Aksaray 1. Caddedeki apartmanın önünde basın açıklaması yaptı.
    Basın açıklamasına İyi Parti Çorum Merkez İlçe Başkanı Erkan Yıldız da destek verdi.

    Kadın Meclisi adına bir açıklama yapan Simay Şanal, “Aslıhan korunabilir, yaşayabilirdi. İstanbul Sözleşmesini uygulasaydınız katil cesaret bulmaz ve Aslıhan bugün aramızda olabilirdi. Aslıhan için, öldürülmüş bütün kadınlar için,bir kadın daha öldürülmesin diye buradayız. Kadın cinayetlerini durduracağız” dedi.

    Simay Şanal, açıklamasında şunları söyledi:
    “Bugün burada, ayrılmak istediği erkek tarafından boğularak öldürülen Aslıhan Dal için bir araya geldik. Aslıhan 29 yaşında, 3 çocuk annesi bir kadındı.
    Bu ülkede geçtiğimiz yıl 300 kadın öldürüldü, 171 şüpheli kadın ölümü var. Bakanlık kadın ölümlerinin azaldığını iddia ediyor. Israrla sormamıza rağmen bu verileri neye göre yayınladığını açıklamıyor. Biz ısrarla sormaya devam edeceğiz, onlar yayınlamak zorunda kalacaklar. Tıpkı kadın cinayeti kavramını kabul etmek zorunda kaldıkları gibi.
    Aslıhan, yakınlarının ona seslendiği isimle Aslı, boğularak öldürüldü. Yaşamının son anlarında çektiği acıyı hayal bile edemiyoruz. Kadın cinayetlerinin gitgide daha da canavarca bir hal almasının nedeni cezasızlıktır, haksız tahrik indirimlerdir, bunları sonlandırmak için bir siyasi irade ortaya konulmamasıdır. Erkeklere, kadınları öldürüp 5-6 yıl yatabileceklerini öğretiyorsunuz. Devletin varlık nedenini yetine getirmiyorsunuz. En temel hakkımızı, yaşam hakkımızı korumuyorsunuz. Aslı’nın ölümünün suç ortağı sorumluluklarını yerine getirmeyen yetkililerdir.
    Aslı, belki yardım isteyebilirdi. Size açıkça sorumluluk yüklenmesine rağmen kadınları kendilerini koruyabilmek için kullanacakları mekanizmalar hakkında bilgilendirmiyorsunuz.
    6284 sayılı yasa açıkça sizi bu konuda yükümlü kıldığı halde kadınlara bu bilgileri vermiyorsunuz. Aslı’nın korunmak için ailesinin evine gittiğini biliyoruz, onu öleceği eve geri sürükleyen neydi? Bunu da biliyoruz: Politikalarınız. Yardım isteyebileceği birilerinin olduğunu düşünmemişti, tehdit altındaydı, korktuğu için kaçtı. Neden oraya döndü? Bunu önlemek elinizde değil mi?
    Bugün bu ülkede her gün yüzlerce taciz, tecavüz, istismar, şiddet, kadın cinayeti vakası yaşanıyor. Kadınların bunları sadece anlatabilmek için toplamaları gereken güç, bazen on yılları buluyor. Anlatabilenler, anlatabilecek kadar yaşayanlar, bize buradaki kötülüğün, şiddetin bireysel olmadığını anlatıyorlar. Aslı, 14 yaşındayken kaçırılıp istismara uğramış bir çocuk, 29 yaşındayken kadın cinayeti sonucunda öldürülmüş bir kadın. Aslı korunabilir, yaşayabilirdi. İstanbul Sözleşmesini uygulasaydınız katil cesaret bulmaz ve Aslı bugün aramızda olabilirdi.
    Aslı için, öldürülmüş bütün kadınlar için,bir kadın daha öldürülmesin diye buradayız. Kadın cinayetlerini durduracağız.”