Etiket: Rahmetle

  • ‘Akif’i Anlamaya ve Anlatmaya Devam Edeceğiz’

    ‘Akif’i Anlamaya ve Anlatmaya Devam Edeceğiz’

    Eğitim Bir Sen Çorum Şube Başkanı Tekin Çınar, vefatının 84. yılında İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve minnetle andı.

    Çınar, “Eğitim-Bir-Sen olarak, millî kimliğimize, ümmet bilincine büyük katkıları olmuş Millî Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, sadece anmakla yetinmeyecek, O’nu anlamaya ve anlatmaya devam edecek; Asım’ın Nesli’ne layık gençler yetiştirmek için var gücümüzle çalışacağız.” dedi.

    2021 yılının TBMM tarafından ‘İstiklal Marşı Yılı’ olarak kararlaştırılmasının çok isabetli olduğunu ifade eden Çınar, açıklamasında şunları söyledi: “Büyük ruhlar, kendi bedenine sığmaz, milletinin sinesinde yaşar; kişilikleriyle adeta pusula gibidir, toplumların yönünü belirler. Mehmet Akif bu anlamda hem edebiyatçı kişiliği hem insani kimliğiyle örnek, öncü bir şahsiyettir. Üstün ahlakı, ahde vefası, vatanseverliği ve diğerkâmlığıyla sadece yaşadığı dönemde örnek bir şahsiyet değil, sonraki nesillere de ilham veren ideal bir model, kıymeti bilinmesi gereken bir değerdir.O, şiir, hitabet, vaaz ve fikirleriyle millî ruh, tasavvur, ideal ve kimliğin yeniden inşasını sağlayan sembol bir şahsiyettir. Mehmet Akif, nazmımızın terkip kudretini son noktasına yüksek düzeyli bir estetikle çıkaran bir deyiş üstadı olarak yüzyılımızın en büyük şairlerinden, Türkçe’nin en büyük ediplerinden biridir. Bu hüviyetiyle bıraktığı Safahat, sadece şiir değeri ile değil, tefekkür yönüyle de büyük bir eserdir. Safahat, baştan sona onun kendi dil, tasavvur ve tefekkür potasında mezcettiği milletimizin his, anlam, maneviyat dünyasını, ahlak, inanç ve ilkelerini nokta nokta dokuduğu bir eserdir.Mehmet Akif, imanıyla, yaşadığı hayatla, Anadolu’nun asırlık ızdırabını nefsinde hisseden ruhuyla; zulme, küfre karşı zaman zaman zapt edemediği isyanıyla, Millî Mücadele’nin örnek kahramanlarındandır. Bu yüzdendir ki O, Millî Mücadele’nin marşını destansı bir şekilde yazmakta güçlük çekmemiştir. Hatta denebilir ki, İstiklal Marşı’nı ancak kederi ve kaderi benliğinde buluşturan bir şahsiyet yazabilir, yani ancak Mehmet Akifler yazabilir.“Sessiz yaşadım, kim beni nereden bilecektir…” diyen Akif, tarihimizin en zorlu zamanlarında umut, heyecan ve cesaretiyle volkan olup patlayan muhteşem, asil bir hayattan sonra 27 Aralık günü İstanbul’da gerçekten sessiz, kimsesiz olarak vefat etti. Dönemin ilgisiz resmî tutumunun da sebebiyle üzerinde ismi yazılı küçük bir kâğıdın iliştirildiği bu garip cenazeyi üniversiteli bir delikanlı fark etti. Bir kişinin fark etmesiyle muazzam bir kalabalık ellerinde bayraklarla cami avlusunu ve Edirnekapı Mezarlığı’na kadar her yeri hıncahınç doldurdu. Cenaze, sessizliğin, ilgisizliğin perdesiyle gizlenmek, unutturulmak istenmesinin aksine o zamana kadar kimseye nasip olmayan bir ihtişamla el üstünde taşınarak, tekbirlerle defnedildi. Asım’ın Nesli Akif’i bağrına bastı, İstiklal Şairi’ni baş tacı etti.Tıpkı Mehmet Akif’in yaşadığı dönemdeki gibi, emperyalist kışkırtmalarla etnik,coğrafi ve mezhebi farklılıkların düşmanlığa dönüştürülüp Balkanlar’dan Kafkaslara, Orta Doğu’dan Doğu Türkistan’a, Afrika’ya kadar ümmet coğrafyasının işgal edildiği ve edilmek istendiği günümüzde de tarihî müktesebatımız, bağımsızlığımız, topyekûn bir yeniden kurtuluş savaşımız için Akifleri, özellikle de millî mutabakat metni olan İstiklal Marşımızın mezcettiği değerleri yaşanılır kılmak hepimizin en önemli vazifesidir. Bu bağlamda, 2021’in TBMM tarafından “İstiklal Marşı Yılı” olarak kararlaştırılması çok isabetli olmuştur.”

  • “Başbuğumuzu Rahmetle Anıyoruz”

    “Başbuğumuzu Rahmetle Anıyoruz”

    Çorum TÜRKAV İl Başkanı İlyas Gül, Milliyetçi Hareket Partisinin kurucusu Alparslan Türkeş’in ölümün 23’üncü yıl dönümünde bir mesaj yayımladı.

    Başbuğ Alparslan Türkeş ‘i rahmet ve minnetle andıklarını ifade eden Gül, TÜRKAV üyeleri olarak Başbuğ Alparslan Türkeş’in ruhuna Hatmi Şerif ve Yasin okuyarak hediye ettiklerini söyledi.

    Başbuğ Alparslan Türkeş ‘in “Ülkücüler, insanlık alemi içinde ne uşak olmayı, ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır” sözüyle açıklamasına devam eden Gül, “Büyük Türk milletinin yetiştirdiği ve Türk milletine hizmet etmeyi ömrünün son anına kadar sürdüren merhum genel başkanımız Başbuğ Alparslan Türkeş’i, aramızdan ayrılışının sene-i devriyesinde rahmet minnet ve şükranla anıyorum. Milliyetçi- ülkücü camiaya onurla, gururla savunacağı eşsiz bir dava bırakan, büyük devlet adamı Başbuğ Alparslan Türkeş’in fikirlerinin ne denli kıymetli olduğunu bugün daha iyi anlıyoruz. Hayatı boyunca tavrını hep milletinden, vatanından yana koyan bunu da dile getirmekten hiçbir zaman çekinmeyen Başbuğumuzu yürüdüğü yoldan, inandığı davasından ne kendisine reva görülen tabutluklar, neden yapılan işkenceler döndürebilmiştir. Böylesi müstesna bir şahsiyeti anmak, ilmek ilmek dokuduğu Milliyetçi Hareketin içinde bir nefer olmak bizler için bir şereftir. Bizler bu inanç ve şuurla, başbuğumuzun bize emaneti olan TÜRKAV ‘ı en iyi şekilde muhafaza ederek, gelecek nesillere aktaracağız. Son nefesimize kadar çizdiği yolda yürüyecek, ifade ettiği ilkelere bağlı kalacağız. Bu duygu ve düşüncelerimle, milliyetçi, ülkücü camianın yönünü kıble, arkasını Türk milleti olarak belirleyen başta Başbuğumuz Alparslan Türkeş olmak üzere, ebediyete intikal eden ülkü erlerine bir kez daha Yüce Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları cennet, ruhları şad olsun. Yüce Allah hepsinden razı olsun” dedi.