Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere, İl Genel Meclisi toplantısına katılarak, belediyenin Organize Sanayi Bölgesi yönetimine neden ortak olması gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu.
Sungurlu Belediye Başkanı Muhsin Dere, MHP İl Başkanı Mehmet İhsan Çıplak ve MHP Çorum İl Genel Meclisi Üyeleri ile birlikte İl Genel Meclisi Aralık ayı Olağan Meclis toplantısına katıldı.
İl Genel Meclisi Toplantısında İl Özel İdaresi’nin Sungurlu Organize Sanayi Bölgesi’ndeki %94’lük hissesinden %20’lik kısmın Sungurlu Belediyesi’ne devredilmesi görüşülerek oylandı.
Belediye Başkanı Muhsin Dere, oylama öncesi kürsüye gelerek OSB hakkında İl Genel Meclisi üyelerini bilgilendirdi. 1997 yılında kuruluş çalışmalarına başlanan OSB’nin 2001 yılında tescillendiğini belirten Muhsin Dere, 5 bin dönüm alana kurulan OSB’de 2001 yılından 2022 yılına kadar geçen 21 yıllık süreçte birkaç firma dışında yatırımın olmadığını kaydetti. 5 bin dönümden 4 bin 600 dönümü boş olan OSB’ye 13 Ağustos 2022 yılında barut, fişek ve kapsül fabrikalarının temellerinin atıldığını anlatan Muhsin Dere, 21 yıldır boş olan, icara verilen ve keçilerin otladığı bölgeye 2,5 yılda ihracat rekorları kıran firmaların kurulduğunu vurguladı.
OSB’nin tamamen dolmak üzere olduğunu ve 8 bin 500 dönüm daha genişlemesi için çalışmaların başladığını aktaran Muhsin Dere, büyüyen sanayinin arge merkezleri ve teknoloji geliştirme merkezleri ile desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.
OSB ile birlikte şehrin birlikte büyümesi için koordineli hareket edilmesinin önemine değinen Başkan Dere, OSB’nin genişlemesi ve yeni yatırımların yapılması için hızlı hareket edilmesinin yanı sıra şehrinde modern bir sanayi şehri olması için çalıştıklarını kaydetti. Diğer ilçelerde olduğu gibi Sungurlu Belediyesinin de OSB yönetiminde olması gerektiğini ve bunun kamu zararı oluşturmayacağını vurguladı.
Konuşmaların ardından Sungurlu Belediyesinin, Sungurlu OSB’ye %20 hisse oranında ortak olması oylamaya sunuldu. Yapılan oylamada karar oy birliğiyle kabul edildi. Belediye Başkanı Muhsin Dere, toplantı sonrası destek olan il genel meclisi üyelerine ve partilere teşekkür etti.
Sungurlu Organize Sanayi Bölgesi yönetimi; yüzde 74 oranında Özel İdare, yüzde 20 oranında Sungurlu Belediyesi ve yüzde 6 oranında Ticaret ve Sanayi Odası tarafından oluşacak.
Çorum’un Dodurga İlçe Belediye Başkanı Mustafa Aydın, ilçenin dört bir yanını MOBESA kameraları ile donattı.
Türkiye’ye örnek olacak projelere imza atan Dodurga Belediye Başkanı Mustafa Aydın, Eğitim, sağlık, turizm, sosyal, spor ve üst yapı gibi bir çok projeyi başarıyla hayata geçiren Aydın, ilçede yaşayan vatandaşların güvenliğini de önemsediğini ilçeyi kameralar ile donatarak gösterdi.
İlçenin önemli cadde ve sokaklarında ki önemli ve kritik noktalara konan 27 kamera ile 24 saat boyunca ilçenin güvenliğinin sağlandığını belirten Aydın, “Uzak mahalleler başta olmak üzere şehir merkezinde de tüm mahallelere MOBESE kameraları kısa zamanda takılarak Dodurga İlçesi’nde yaşayan vatandaşlarımızın güvenliğini sağlanmış olduk” dedi.
Aydın, kameraların vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlama açısından, psikolojik olarak ta kendilerini rahat ve huzurlu hissetmesi açısından önemli olduğunu kaydetti.
Akıncılar Derneği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Çağdaş,” Şimdi birlik zamanı aranızda selamı tekrardan yayınız kardeşlik hukukuna saygı gösteriniz kimsenin sevdiği, saygı duyduğu kişilere değerlere sövmeyiniz” dedi.
Haçlı zihniyetin hedefinde son kale Türkiye olduğuna dikkat çeken Çağdaşi, Haçla, Hilalin savaşı kızıştığını, iç siyasette ise birilerinin ikbal uğruna ihtiraslarının peşinde koşarken, birilerinin ise batı sevdası ve Avrupa hayranlığı peşinde olduğunu söyledi.
Çağdaş gündemi değerlendirdiği yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi; “Birileri adeta celladına aşık olmuş mahkum, sahibine itaat eden köle modunda, kimi gaflet ve delalet içinde, kimi hıyanet peşinde. Bu sarmal koca ülkeyi sarmışken Allah’dan zaferi nasıl dileriz, nasıl beklenir, hiç mi ibret almayız. Diğer Müslüman ülkelerde sırf gaflet ve ihtiraslar uğruna oluşan yıkımları. Burası Anatolya güneşin doğduğu topraklar, hemen kıyısı Mezopotamya insanlığın var olduğu yer, atalarımız burayı kolay yurt tutmadılar. Çekilen çileler, ödenen bedeller oldu ve tarihin akışında bu bedeller hep ödenmeye devam etti. Ne zaman birlik oldularsa hilal, haçı her daim galebe çalmıştır. Ne zaman ihtilaf, fitneler, bozgunculuklar, kol gezdiyse hep kan gözyaşı ve yıkımla karşılaşıldı. İşte şimdi birlik zamanı aranızda selamı tekrardan yayınız kardeşlik hukukuna saygı gösteriniz kimsenin sevdiği, saygı duyduğu kişilere değerlere sövmeyiniz; unutmayınız hepimiz Anadolu isimli bir geminin içindeyiz batarsak hep beraber çıkarsak hep beraber çıkarız Allah’ın izni ve lütfu ile Selam ve dua ile” dedi.
PhiSat-1, yeni bir hiperspektral termal kamera ve Intel Movidius Myriad 2 VPU (Görüntü İşleme Birimi)-birçok akıllı kamera içinde ve hatta 99 dolar değerindeki selfie dronlarında bulunan yongayla aynı yonga- sayesinde yerleşik bir AI işlemci içeriyor. PhiSat-1 aslında kutup buzullarını ve topraktaki nemi gözlemleme görevi verilmiş aynı zamanda birleştirilmiş uydulardan oluşan geleceğin ağını yaratmak için uydulararası iletişim sistemlerini test eden bir çift uydudan biri.
Peki Myriad 2’nin çözmeye yardımcı olduğu ilk sorun nedir? PhiSat-1’in üzerinde yer alan yüksek duyarlıklı kameraların oluşturduğu yüksek miktarda verinin nasıl işleneceği. PhiSat-1’i mümkün kılan ortak çalışmalara liderlik eden Avrupa Uzay Ajansı’nda (ESA) Veri Sistemleri ve Yerleşik Bilgi İşlem Başkanı olarak görev yapan Gianluca Furano bununla ilgili olarak şöyle diyor: “Sensörlerin veri üretmek için sahip olması gereken özellikler ve yetkinlikler her nesil için 100 kat artarken, veri indirme yetkinliklerimiz ancak her nesilde üç, dört ya da beş kat artıyor.”
Aynı zamanda, herhangi bir zaman diliminde gezegenimizin yüzeyinin yaklaşık üçte ikisi bulutlarla kaplı. Bu da genelde çekilen, kaydedilen, Dünya’ya çok değerli olan uydu-yer bant genişliği üzerinden gönderilen, tekrar kaydedilen, bir bilim insanı tarafından (ya da bir algoritma tarafından) bir bilgisayarda saatlerce hatta günlerce incelenen ve sonunda da silinen gereksiz onlarca bulut görüntüsü anlamına geliyor.
Bu nedenle Dunne ve Ubotica ekipleri, hatalı sonuçları ya da aşınmaları incelemek için Myriad yongasını bir dizi testten geçirerek “radyasyon karakterizasyonu” gerçekleştirdi.
Furano, ESA’nın daha önce radyasyon için bu denli karmaşık bir yonga üzerinde test gerçekleştirmediğini söyledi. “Düzgün bir şekilde test edip edemeyeceğimize dair şüphelerimiz vardı… Bu yonga üzerinde kapsamlı bir test ve karakterizasyon çalışmasının nasıl yapılacağına ilişkin sil baştan bir kılavuz yazmamız gerekti.” Dunne, 2018’ün sonlarında CERN’de gerçekleşen ve kesintisiz 36 saat süren ilk radyasyon demeti patlatma testinin “çok stresli geçtiğini” söyledi. Dunne, “Ancak bu test ve takip eden iki test şükür ki bizim arzuladığımız şekilde gerçekleşti.” dedi. Myriad 2, olduğu gibi, herhangi bir değişiklik yapılmasına gerek kalmadan kullanılabildi.
Ve bununla da, bu düşük enerji tüketen, yüksek performanslı bilgisayar görüntü yongası Dünya’nın atmosferinin dışına çıkmaya hazır hale geldi. Ama şimdi aşılması gereken bir zorluk daha vardı. Normalde, AI algoritmaları “öğrenmek” için yüksek miktarda veriler kullanılarak oluşturulur ya da “eğitilir”. Böyle bir durumda neyin bulut olduğunu neyin bulut olmadığını öğrenmesi gerekiyordu. Ancak, kameranın çok yeni olması nedeniyle Furano’nun deyişiyle, hiçbir veriye sahip değillerdi.
Avrupa’nın dört bir yanından yarım düzine farklı kuruluşun katılımıyla gerçekleştirilen tüm bu sistem ve yazılım entegrasyonları ve testlerin tamamlanması dört ay sürdü. ESA’da PhiSat yetkilisi olarak görev yapan Max Pastena, “Bunu bu kadar kısa sürede ve verimli olacak şekilde esnek bir biçimde yapabilmiş olmaktan gurur duyduk.” dedi. Furano’ya göre de bir uzay mekiğinin geliştirilmesi açısından zamanlama tam anlamıyla “bir mucizeydi”.
Maalesef, bir dizi konuyla bağlantısı olmayan olay- rokette gecikmeler, koronavirüs pandemisi ve olumsuz yaz rüzgarları – ekipleri PhiSat-1’in yörüngede planlandığı gibi çalışıp çalışmayacağını görmeleri için bir seneden daha uzun süre beklemek zorunda bıraktı.
Bu olasılıkların birçoğu test edilecek. ESA ve Ubotica, ikinci bir Myriad 2’yi yörüngeye taşıyacak olan PhiSat-2 üzerinde birlikte çalışıyorlar. PhiSat-2 “basit bir kullanıcı arayüzü kullanarak uçuş sırasında uzay mekiğinde geliştirebilecek, kolayca kurulumu yapılabilecek ve çalıştırılabilecek AI uygulamalarını çalıştırabilecek.
ÖNDER Yönetim Kurulu Üyesi / Çorum İl Temsilcisi Ayhan Boyraz, Medeniyetimizin binlerce yıllık sembolü ve İstanbul’un fethinin nişanı Ayasofya Camisinin 86 yıl aradan sonra kılınan Cuma Namazı ile tekrar cami olarak ibadete açılması ile ilgili basın açıklamasında bulundu.
“Bu, bizim için tarihi mirası sahiplendiğimizin ve bu toprakların gerçek sahibi olduğumuzun işaretidir” diyen Boyraz, “Bir emaneti üstlendiğimizin bilinciyle sorumluluğumuzun ağır olduğunun farkındayız, bir o kadar da huzurlu ve mutluyuz. Okuduğumuz binlerce Fetih Sureleriyle birlikte bugün burada şükrümüzü eda ediyoruz” dedi.
Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethettiğinde ilk uğrak yeri olduğunu hatırlatan Boyraz, Rabbine şükretmek için gelip secdeye kapandığı mabet olduğunu söyledi.
Fetihten 3 gün sonra 1 Haziran 1453’te de ilk cuma namazını burada eda ettiğini belirten Boyraz, Medeniyetimizin başkenti İstanbul’daki bu tarihi mabetin Müslümanlar kadar Hıristiyanların, ülkemiz vatandaşları kadar dünyanın yakından ilgilendiği bir mekan olduğuna dikkat çekti.
Ayasofya’nın UNESCO Dünya Mirası listesine de alındığı kaydeden Boyraz, “Tam 481 yıl cami olarak hizmet verdi. Fatih’in emanetinin 1934 yılındaki Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye çevrilmesi sadece Türkiye’nin değil tüm dünya Müslümanlarının da boynunu bükük bıraktı” diye konuştu.
Yıllarca ecdat yadigarının asli hüviyetini kazanması ve mahzun Ayasofya’nın camiye dönüştürülmesi için dua ettiklerine vurgu yapan Boyraz, “Ama her şeyin bir vakti, saati vardı. Ayasofya’nın özlediği cemaatine kavuşması için beklemesi gerekiyordu. Ve nihayet Danıştay tarafından 10 Temmuz’da Bakanlar Kurulu kararıiptal edildi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Ayasofya, Diyanet İşleri Başkanlığı’na devredilerek tekrar cami statüsüne dönüştürüldü” şeklinde konuştu.
“86 yıllık ayrılıktan sonra bizleri ulu mabede kavuşturan Allah’a şükrediyoruz” diyen Boyraz, konuşmasını şöyle sürdürdü;
“Fatih Sultan Mehmet’in ilk cuma namazını kıldığı gibi bizler de 24 Temmuz’da Cuma Namazında Ayasofya’da olacağız. Bu güzel haberi aldığımızdan beri ülkemizin ve dünyanın dört bir köşesinde binlerce Fetih Suresi okuyarak dualar etmeye başladık. Bugün de burada Fetih Suremizi okuyarak hep birlikte duamızı yapacağız.
Bize bugünleri gösteren Allah’a şükürler olsun. Dualarımız kabul oldu. Ayasofya artık mahzun değil mesrur. Kalbimizde sevdamız, dilimizde duamız olan Ayasofya Camisi için artık şükür makamındayız. Çünkü Ayasofya bizim kabul olan duamız. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Endülüs ve Kudüs için dua etmeye devam edeceğiz.
Bu tarihi sorumluluk ve bilinçle, bu emaneti gelecek nesillere aktaracağımızı buradan deklare ediyoruz. Bugün biz, yarınlarda ise evlatlarımız bu mirasa sahip çıkacak. Ayasofya Camisi, her daim İslam medeniyetinin bir sembolü olarak yaşamaya devam edecek” şeklinde konuşmasını tamamladı.
Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız, koronavirüs tedbirleri sürecinde işyerini kapatan esnaf ve gündelikçi çalışan, geliri olmayan insanlara destek olunması gerektiğini vurguladı.
Kendisi de bir esnaf olan ve işyerini kapatmak durumunda kalan CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız, esnafın, işçinin ve gündelik olarak çalışan vatandaşların sorunlarını dile getirerek, acilen çözüm üretilmesi gerektiğini vurguladı.
Sorunları bizzat yaşadığını ve esnafın, halkın sorunlarını dinlediğini bildiren Tahtasız, ekonomik hareketsizliğin daha büyük sorunlara yol açmadan bir an önce çözülmesi gerektiğine dikkati çekti.
Türkiye’nin gerek koronavirüs salgını, gerekse üretimin, istihdamın, ekonomik hareketliliğin durma noktasına gelmesi nedeniyle sıkıntılı bir süreçten geçtiğini ifade eden Tahtasız, bu dönemin devletin göstereceği babalık ve milletin birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi, alınan tedbir kararlarının sıkı bir şekilde uygulanmasıyla atlatılabileceğini kaydetti.
Tahtasız, koronavirüs tedbirleri nedeniyle işyerini kapatan, işten çıkartılan, işine ara veren ve evine kapanmak zorunda kalan tüm esnaf, üretici, emekçi ve hiç geliri olmayan gündelikçi, yevmiye usulü çalışan kesime sahip çıkılması gerektiğini söyledi.
Tahtasız, Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Recep Gür, Şoförler ve Nakliyeciler Odası Başkanı Tahsin Şahin ve Taksiciler, Minibüsçüler ve Servisçiler Odası Başkanı Mehmet Gayretli’yi ziyaret ederek yaşadıkları sorunlar ve talepler hakkında bilgi aldı. Ziyaretlere Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz ve İl Başkan Yardımcısı Veli Uysal da katıldı.
AYLIK 2.000 TL KARŞILIKSIZ MADDİ DESTEK VERİLMELİDİR
CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız, “Koronavirüs sürecinde işyerini kapatmak zorunda kalan esnafımız somut adımlar atılmasını bekliyor. Berber, lokanta, kantin, servis minibüsçüleri, kuaför, güzellik salonu, kıraathane, düğün salonları,kafeteryalar başta olmak üzere birçok sektörde işyeri kapanan, başka bir geliri olmayan esnafa, gündelik çalışarak evine ekmek götüren işçilere hayatını devam ettirebilmesi için işyeri kapalı olduğu ve çalışamadığı zaman zarfında aylık 2.000 TL karşılıksız maddi destek verilmelidir” dedi.
Devletin işyeri kapanan ve zorda olan tüm esnafın sosyal güvenlik primlerini karşılıksız olarak, işyerleri açılana kadar ödemesini talep eden Tahtasız, devletin bu sıkıntılı süreçte esnaf ve sanatkara gereken her türlü desteği vermesi gerektiğinin altını çizdi.
“Belediye, özel idare ve vakıflara ait olan işyerlerinden koronavirüs süreci boyunca kira alınmamalı. Ayrıca özel mülkte kiracı olan esnafımıza da devlet desteği sağlanmalıdır.
Halkbankası ve Esnaf Kefalet tarafından verilen kredi 25.000 TL olarak tek düzey olmamalı. Tek başına çalışan esnafımızla yanında 10 kişi çalıştıran işyeri aynı kategoriye konmamalı, krediler çeşitlendirilmelidir. 10.000 TL ile 100.000 TL arasında 1 yıl ödemesiz ve faizsiz kredi imkanı sağlanmalıdır. Borçlu olan esnafımızı faizle yeniden borç yükü altına sokmak zorda olan esnafı sahada zora sokacaktır. Kredi sadece Halkbank ve Esnaf Kefalet kanalıyla değil KOSGEB kredisinde olduğu gibi tüm bankalar tarafından verilmelidir.
Örneğin Dodurga ilçemizde Esnaf Kefalet kapalı olduğu için esnafımız kredi alamıyor.
KAPSAMLI BİR SİCİL AFFI GETİRİLMELİ
Esnafımız 2019 verilerini, aylık yaptığı işleri göz önüne alarak 2020 yılında yapacağı işlerle alakalı plan ve projeler geliştirdi, yeni yatırımlar yaptı, çek ve senetle borç yükü altına girdi, kredi kullandı. Elimizde olmayan sebeplerden dolayı dünyayı ve ülkemizi etkisi altına alan koronavirüs nedeniyle esnafımızın işleri bozuldu. Esnafımızın çek, senet, kredi kartı ve kredi borçları faizsiz olarak yapılandırılmalıdır. Kapsamlı bir sicil affı getirilmelidir.
YARDIMLARIN KAPSAMI GENİŞLETİLMELİDİR
Bugün itibariyle belediyeler ya da diğer kurum veya kuruluşlar tarafından yardım yapılan kişi ve aileler, çoğunlukla eskiden beri kayıtlarda var olan, bir kısmı yaşlılık maaşı, bir kısmı dul-yetim maaşı, bir kısmı emekli maaşı, bir kısmı Sosyal Yardımlaşma Vakıflarından düzenli ve sürekli olarak yardım alan kişi ya da ailelerdir.
Yardımların gerekliliği ve önemi kadar gerçek mağdurlara ulaşması da önemlidir.
İşyeri kapanan esnafımıza ve işyeri kapandığı için işinden olan tüm çalışanlara karşılıksız en az 2000 TL ödenmelidir.
Elektrik, doğalgaz, su sayaçları okunsun ancak ödemesi en az 6 ay sonraya bırakılmalıdır.
Okullar kapanmasıyla kantinci ve servisçilerimizle yapılan sözleşmelere uyulmalı ve hak kayıpları telafi edilmelidir.
YEREL ESNAFIMIZA SAHİP ÇIKALIM
Çorum halkından ricamız; düğünümüzde, cenazemizde, iyi günde, kötü günde yanımızda olan küçük esnafımıza, mahalle bakkalımıza, manavımıza sahip çıkmalı, alışveriş önceliğini yerel esnaftan yana kullanarak destek olmalıdır.
Ulusal firmalara açılış kapanış saat sınırlaması getirilerek mahalle bakkalları korunmalıdır.
Temizlik ürünlerinde KDV %1 olmalıdır.
Gece-gündüz, yaz-kış her şartta çalışmak zorunda olan nakliyeci, şoför esnafımızın aldığı akaryakıttan ÖTV alınmamalıdır.”
Pazarcı esnafımızın pazar sayısı üçe düştü. Esnafımızın azalan işleri iyice azaldı. Belediyemiz esnafımızdan yer parası alıyor ise bu süreçte almamalıdır.”
HALK SOKAĞA ÇIKAMADIĞI İÇİN DÜKKANINI AÇAN ESNAF DA İŞ YAPAMIYOR
Lokanta, restaurant, pastane, kafe, düğün salonu, kahvehane, çay ocağı, berber-kuaför, güzellik salonu, spor salonu, lokal, eğlence yerleri gibi birçok sektörde faaliyet gösteren işyerlerinin alınan kararlar çerçevesinde kapandığını, okulların ve eğitim kurumlarının kapanması nedeniyle de kırtasiye, servis şoförleri, kantin gibi esnafın boşa çıktığını bildiren Tahtasız, “halk sokağa çıkamadığı için dükkanını açan esnaf da iş yapamaz hale geldi. Sokaklar, caddeler boş, dükkanlar kapalı. Halkımız tedbir amaçlı tabi ki evde kalacak ancak bu durum işyerini açmak zorunda kalan esnafı da etkiliyor. Adı geçen tüm sektörlerle birlikte yan sektörler de bu durumdan etkilendi. Bu işyerlerinde çalışan işçiler perişan duruma düştü. Bu durum ancak ve ancak devletin sıcak elini göstermesi ve gereken ekonomik tedbirleri almasıyla çözülebilir” dedi.
Türkiye genelinde 144 bin 690, Çorum’da ise 1797 işyerinin zorunlu olarak kapatıldığını bildiren Tahtasız, bu işyerlerinin ve çalışanlarının içinde bulundukları duruma acilen çözüm üretilmesini istedi.
İşsizlik sigorta fonunda bulunan 131 milyar liralık kaynağın kullanmasını, acil olmayan tüm ihalelerin ertelenmesini talep eden Tahtasız, koronavirüsten kaynaklanan ekonomik tıkanıklığın aşılması ve toplumun tüm kesimlerinin rahatlatılması için çare aranmasını önerdi.
CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız’ın oda başkanlarından edindiği bilgiye göre; Çorum’da toplam 1797 işyeri koronavirüs nedeniyle kapandı.
Çorum’da 446 kahvehane-kıraathane, 239 çay ocağı, 398 berber, 198 kuaför, 50 güzellik salonu, 33 ağda salonu, 52 pastane, 170 lokanta, 57 internet cafe, 50 çiğ köfteci, 55 kafeterya, 45 pideci ve 4 hamam olmak üzere 1797 işyeri kapalı durumda.
Çorum İHH Başkanı Selim Özkabakçı, Çorum İHH olarak, “Şimdi Dayanışma Vakti!” diyerek Çorum merkez ve ilçelerinde bulunan mağdurlar için yardım seferberliği başlattıklarını söyledi.
Yardım dağıtımlarının Çorum’da sistematik olarak en muhtaçlara ulaşacak şekilde devam ettiğini açıklayan Özkabakçı, “Çorum’da 1.500 kuru gıda kolisi, 750 hijyen paketi hazırlıyoruz. Yaşlı, hasta ve ihtiyaç sahiplerini yalnız bırakmıyoruz. Sizlerin desteği ile yardımlarımızı büyüterek daha fazla insana ulaşmak istiyoruz. Hayırsever Çorum Halkını bu yardım seferberliğine Nakdi ve Ayni yardımları ile davet ediyoruz” dedi.
Bir Gıda Kolisi 150 TL. / Bir Hijyen Paketi 50 TL.
Bağış İçin:
ÇORUM İHH – VAKIF KATILIM BANKASI ÇORUM ŞB. IBAN: TR17 0021 0000 0001 9001 9000 01. (TÜRKİYE) açıklaması ile.
Telefonlarımız: 0364 224 2620 – 0538 877 7655
Çorum İHH Ofisimiz: Üçtutlar Mah. Murat Evler 6. Sok. No:12 Çorum
İHH İşten Çıkarılanlara 10 Milyon TL. Nakit. 100 Bin Gıda Kolisi İle Yardım Seferberliği Başlattı
İHH Genel Başkanımız Bülent Yıldırım, işten çıkartılan ve gündelik işlerde çalışan aileler için 10 milyon TL yardım yapacaklarını açıkladı.
Yıldırım, “Biz İHH olarak elimizi taşın altına koyuyoruz, tüm Türkiye’yi bu yardım seferberliğine davet ediyoruz” dedi.
İHH İnsani Yardım Vakfı, yeni tip korona virüs (Kovit-19) nedeniyle işten çıkarılan kişilere yönelik yardım kampanyası başlattı. İHH, işsiz kaldığı tespit edilen ve gündelikçi çalıştığı için geliri olmayan ihtiyaç sahibi ailelere yönelik 10 milyon TL nakdi yardım ve 100 bin aileye kumanya paketi dağıtımı için çalışma başlattı. “Şimdi Dayanışma Vakti” sloganıyla yürütülecek olan kampanya kapsamında ayrıca 10 bin aileye de hijyen paketi dağıtılacak.
“Elimizi taşın altına koyuyoruz”
Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İHH Genel Başkanı Bülent Yıldırım, kampanya için İçişleri Bakanlığı’nın oluşturduğu Vefa Sosyal Destek Grubu ile ortak bir çalışma yürüttüklerini ifade etti.
Yıldırım, Ramazan yardımlarında da ağırlığı Türkiye’ye vereceklerini ifade ederek herkesi yardım seferberliğine davet etti.
Bülent Yıldırım, “Büyük bir imtihan yaşıyoruz. Çin’de başlayan bu virüs Türkiye’yi de etkiledi. Birçok işveren, işçilerini çıkarmak zorunda kaldı, işyerlerini kapattılar. Özellikle gündelikçi olarak çalışan evine ekmek götüren birçok kardeşimiz şu anda sıkıntı çekiyor. Biz en temel meselenin aile olduğunu biliyoruz. Ailenin dağılmaması gerekiyor. Çok zor dönemlerden geçiyoruz. Bütün Türkiye’yi dayanışmaya çağırıyoruz. Herkes öncelikle kendi akrabasından, çevresinden başlayarak, yardıma ihtiyaç duyan bütün fertleri, özellikle gündelikçi olanları tespit etsin, işten çıkartılanları tespit etsin ve bunlara az çok demeden yardım etsin” dedi.
Yıldırım, açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Bizler de İHH olarak üzerimize düşen görevi yapıyoruz. Elimizi taşın altına koyuyoruz. İlk etapta 10 milyon TL nakit yardımı bu iş için ayırdık. 100 bin gıda kolisi çalışması başlattık. 10 bin de hijyen paketi dağıtmaya başladık. Öncelikle yetim ailelerini tespit ediyoruz. İşten çıkarılanları tespit ediyoruz ve yardım etmeye çalışıyoruz.
“Önemli olan aileyi ayakta tutmaktır”
Türkiye halkı, bütün dünyaya yardım etti. 30 yıldır İHH olarak sizin verdiklerinizle dünyanın her yerine ulaştık, 135 ülkeye gittik. İnsanların dertlerine çare olmaya gayret ettik. Fakat bugün Türkiye zor durumda, bu nedenle yardımlarımızın çoğunluğunu Türkiye’deki sıkıntıyı atlatana kadar buradaki halkımız için yapmaya karar verdik. Ramazan çalışmalarımızın büyük bölümünü, Ramazan kolileri de dahil olmak üzere Vefa Sosyal Destek Grubu’nun tespit ettiği ailelere vermek üzere çalışmalarımızı başlattık. Bu çerçevede sadece kriz bölgelerine yani Suriye, Irak, Libya, Doğu Türkistan, Moro, Afganistan, Nijer, Kosova, Somali, Arakan, Sudan, Azerbaycan, Yemen ve Filistin gibi ülkelere yardım götüreceğiz. Bunun dışında kalan yardımlarımızı halkımızla paylaşacağız. Bu nedenle herkesin bu kampanyaya destek vermeye çağırıyoruz. Devletimizle, milletimizle ve halkımızla beraber bu sıkıntıyı aşacağız, önemli olan aileyi ayakta tutmaktır.
Başta hayırseverleri, tüm sivil toplum kuruluşlarını, cemaatleri, sendikaları ve iş adamlarını bu doğrultuda hassasiyet göstermeye ve çağrımıza destek olmaya davet ediyoruz. Haydi Türkiye! Şimdi dayanışma vakti!
Cumhuriyet Halk Partisi eski İl Başkan Yardımcısı ve İl Başkan Adayı Güngör Atak, seçimlerin artık geride kaldığını, seçilen yeni yönetime hep birlikte sahip çıkılması gerektiğini bildirerek, “şimdi hep birlikte mücadele etme, demokrasiye sahip çıkma zamanıdır” dedi.
23 Şubat Pazar günü yapılan İl Kongresi’nde İl Başkanlığına aday olan ancak seçimleri kazanamayan Güngör Atak, ilçe teşkilatlarına teşekkür ziyareti düzenliyor.
Kendi memleketi olan Mecitözü İlçesi ile ziyaretlerine başlayan Atak, tüm ilçe teşkilatları ile görüşme yapacağını bildirdi.
Beraberinde eski İl Başkan Yardımcısı Serpil Topal Yıldız ile birlikte CHP Mecitözü İlçe Başkanı Ahmet Bilgin’i ziyaret eden Güngör Atak, “hep birlikte demokrasi havasında bir kongre yaşadık. Sizler demokrasiye sahip çıkma adına kongremize katılarak oylarınızı kullandınız. Cumhuriyet Halk Partisi’nin her üyesi, her delegesi, her yöneticisi bizim için çok değerlidir. Artık seçimler geride kaldı. Yeni yönetimin partimizi iktidara taşıma mücadelesine hep birlikte omuz vermek, yeni il başkanının etrafında kenetlenmek zorundayız. Parti içi çekişmeleri bir tarafa bırakarak; oldukça zor günler yaşayan ülkemizde halkın umudu olan CHP’yi iktidara taşımak için var gücümüzle çalışmak durumundayız” dedi.
“PARTİMİZE DEMOKRASİ YAŞATMAK İÇİN YOLA ÇIKTIK” Ekibiyle birlikte parti içerisinde demokrasi yaşatmak amacıyla göreve talip olduklarını, bu süreçte kendilerine destek veren – vermeyen bütün partililere teşekkür ettiklerini, kimseye kırgınlıklarının, küskünlüklerinin olmadığını dile getiren Atak, demokrasiye sahip çıkan tüm CHP’li delegelere teşekkür ederek, “partinin bir neferi olarak bundan sonra bana ve ekibime verilebilecek her türlü görevi yerine getirmeye hazırım. Ekibimle birlikte partim için çalışmaya, iktidar mücadelesine omuz vermeye devam edeceğim” ifadesini kullandı.
CHP Mecitözü İlçe Başkanı Ahmet Bilgin ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, İl Kongresinin büyük bir olgunluk içerisinde tamamlandığını, bundan sonraki süreçte partinin başarı oranının artırılmasına yönelik çalışmalar yapılması gerektiğini, ilçe teşkilatı olarak hiçbir zaman görevden, çalışmaktan kaçınmayacaklarını, üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceklerini kaydetti.
Yunus Erdal ve Gökhan Ilıcalı’nın kurucusu olduğu YG İnşaat ve Dekorasyon, Karakeçili Mahallesi Albayrak 4. Sokak numara 2’de hizmete girdi.
‘Evinizi yeniliyoruz’ sloganıyla faaliyet gösteren işyerini tanıtan Yunus Erdal, mobilya ve dekorasyon çalışmalarının yanı sıra iç kapı ve çelik kapı montajı, laminant, PVC doğrama, fayans, alçıpan, alçı sıva ve tesisat işleri başta olmak üzere tüm tadilat ve tamirat işlerini itina ile yaptıklarını söyledi.
“Tecrübeli ekibimizle ev ve işyerlerinin yanı sıra tüm özel ve resmi kuruluşların hizmetindeyiz” diyen Erdal, sektördeki 48 yıllık tecrübesini ortağı ile birlikte kendi işyerleriyle hizmete dönüştürdüklerini kaydetti.
Erdal, “Anahtar teslim köy ya da bağevi yapımı gibi çalışmalarımızla ilgili detaylı bilgi almak isteyen herkesi Albayrak İlkokulu yanı, Valilik otoparkı girişindeki irtibat ofisimize bekliyoruz” diye konuştu.