Etiket: Terk

  • “Toprağımızı Terk Etmiyoruz”

    “Toprağımızı Terk Etmiyoruz”

    Çorum’da köylerine kurulmak istenen taş ocağı ve kırma-eleme tesisine karşı köylerini, tarım arazilerini, bahçelerini, geleceklerini kaybetmemek adına 1 yıldır mücadele eden Karakaya Köylülerinin eylemine CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu da destek verdi.

    Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü’nde açılmak istenen taş ocağı ve kırma-eleme tesisine karşı mücadele eden köylüler, başlattıkları hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdürüyor.

    KÖYDE EYLEM YAPTILAR

    CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Karakaya Köyü’nü ziyaret ederek köy halkının eylemine destek verdi.

    “Köyümüzde Taş Ocağı İstemiyoruz” eylemine; CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız, CHP İl Başkanı Av. Dinçer Solmaz, Emek Partisi İl Başkanı Muharrem Özünel, İl Genel Meclisi Grup Başkanvekili Veli Uysal, Ortaköy İl Genel Meclis Üyesi Dursun Uzunca, Sungurlu İlçe Başkanı Akif Batak, Alaca İlçe Başkanı Adem Şahin, Çorum Emek ve Demokrasi Platformu Sözcüsü Av. Ahmet Özdel, CHP İl ve Merkez İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri, Eğitim-Sen yöneticileri, Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri, Karadona, Narlık ve Beyyurdu köyü sakinleri de destek verdi.

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Evrim Rızvanoğlu, köy muhtarı Tayfun Tunç, Sungurlu Karakaya Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Servet Demirkaya ve köy halkından sorun ve talepler hakkında bilgi alarak, köy halkının yanlarında olduklarını vurguladı.

    “KÖY HALKININ HAKLI MÜCADELESİNİN YANINDAYIZ”

    Köyde düzenlenen basın açıklamasında konuşan CHP İl Başkanı Dinçer Solmaz, “Karakaya köyünde doğayı katletmek, insan ve hayvanların yaşamını tehlikeye atmak isteyenlere karşı köylülerimizin haklı mücadelesinde omuz omuza olmaya devam ediyoruz.

    Bu adaletsizliğe karşı her zaman halkımızın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

    “ÇEVRE KATLİAMINA KARŞI

    HALKIMIZLA OMUZ OMUZAYIZ”

    Milletvekili Mehmet Tahtasız ise, “Karakaya köyünün bağrına hançer saplamak, doğayı katletmek, insan ve hayvanların yaşamını tehlikeye atmak isteyenlere karşı omuz omuzayız.

    İnsan ve canlıların yaşamını hiçe sayan, tarım arazilerini ve suyu kirleten bu projeye hep birlikte karşı durmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    Karakaya halkının sarsılmaz iradesine, tarım ürünlerine, insan sağlığına vereceği zarar ortada iken, köyün sadece 180 metre uzağında açılmak istenen taş ocağı için yapılan eylemi desteklediklerini bildiren Tahtasız, “ÇED olumlu raporu verilen bu taş ocağı projesi köylülerimizin fiziksel ve ruhsal sağlığını bozacak, tarım arazilerini olumsuz etkileyecek, suyumuzu kirletecek, 35 hektar alanı yok edecektir!

    Köylülerimiz dinamit sesleri altında, tozun toprağın içinde bir yaşama mahkum edilecektir!

    Hani nerede “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” anlayışı?

    Tüm bunları bile bile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nı es geçerek, Valiliğe başvurmak ve bu projeye Valilik’ten ÇED olumlu raporu vermek ne demektir?

    Mahkeme kararlarını dahi beklemeden harekete geçmek ne demektir?

    Adrese teslim ihaleyle yandaş bir şirketi daha zengin etmek için bu tepkileri görmezden gelmek ne demektir?

    Doğanın, tarımın, insan yaşamının paradan önemli olduğunu ne zaman anlayacaksınız?

    Her zaman dediğimiz gibi hızlı trene karşı değiliz ancak hızlı trenin ihale sürecinden bu yana devletin kaynaklarının birilerine peşkeş çekilmesine karşıyız!

    Köylülerin de bizlerin de talebi; hızlı tren hattında kullanılacak malzemenin başka bir alandan temin edilmesidir.

    Biz bu çevre ve insan katliamına sonuna kadar dur diyeceğiz” şeklinde konuştu.

    “KÖY HALKINI TOPRAĞINDAN KOPARAMAZSINIZ”

    CHP Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu ise çevre katliamına, köy halkının yaşam alanlarından sürgün edilmesine, halkın can güvenliğinin riske atılmasına izin vermeyeceklerini bildirerek, köy halkının haklı mücadelesini desteklediklerini söyledi.

    Rızvaroğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “KÖY HALKININ CAN GÜVENLİĞİ RİSK ALTINDA”

    “Çorum Valiliği bu proje için ÇED olumlu kararı verdi. Peki bu ne demek biliyor musunuz?

    Eski adıyla: “ÇED Gerekli Değildir.” demek. Yani ne demek? “Detaylı incelemeye gerek yok.” “Derinlemesine değerlendirmeye gerek yok.” demek.

    Burada böyle bir kararı nasıl alırsınız? Çünkü gerçek bambaşka. Bakın… Bu proje alanı, köy muhtarlığına ve camiye sadece 180 metre. Yani bu proje, nerdeyse köyün içine, yaşamın tam ortasına yapılmak isteniyor.

    Bu ne demek? Patlatma demek. Dinamit demek. Köylülerin can güvenliğinin “riske atılması demek.” Yetmiyor… Sadece 250 metre ileride tarım var. Meyvecilik var. 21 bin metrekarelik organik üretim var. E doğal olarak hayvancılık var. Yüzlerce hayvan var. Sürekli toz olacak. Gürültü olacak. Titreşim olacak. Ve bütün bunlar doğrudan üretimi, geçimi vuracak. Ve daha da önemlisi sizlerin sağlığını bozacak. Dahası… Proje alanı yaklaşık 35 hektar ve orman parselinin içinde. Yani orman yok edilecek. Patlatmalarla birlikte yer altı suları zarar görecek. Köy susuz kalacak. Ve sizlere yaşam alanı kalmayacak.

    Ve yetmiyor… Bu alanın içinde köylülerin “Yorgun Baba” dediği bir inanç yeri var. Yani bu proje; doğayı yok sayıyor, inancı yok sayıyor, hafızayı yok sayıyor, kültürü, size de yok sayıyor.

    BU, İNSANLARI TOPRAĞINDAN KOPARMAKTIR

    Bakın… Bu köyde üretim var. Emek var. Tarım var. Hayvancılık var. Yaşam var. Ama ÇED dosyasına bakıyorsunuz… Sanki burada insan yok. Sanki hayat yok. Halbuki burası, bir çoğunuzun ana-baba yurdu, ata toprağınız. Sizler burada tam bir yıldır direniyorsunuz. Bir yıldır diyorsunuz ki: “Toprağımızı terk etmiyoruz” Ama iktidar ne yapıyor? Duymuyor. Görmüyor. Bilerek yok sayıyor. Üstelik bu kadar tehlikeli bir projede gerçek bir çevresel değerlendirme bile yapılmıyor.

    Açıkça söylüyorum: Bu, köyüyle birlikte insanı tasfiye etme planıdır. Bu, insanları toprağından koparmaktır. Bu, açık bir çevre sürgünüdür. Hiç kimsenin ama hiç kimsenin; bu ülkenin insanını doğduğu, büyüdüğü, ekmeğini kazandığı topraklardan koparmaya hakkı yok!

    Ama: Bu iktidarda vicdan yok, merhamet hiç yok. Devlet dediğiniz şey şirket değildir!

    Devlet; vatandaşı korur, toprağını korur, suyunu korur, yaşamı korur.

    Buradan çıkan taşların demir yolu projesinde kullanılacağı söyleniyor.

    Biz yatırıma karşı değiliz. Demiryolu mu yapılacak? Elbette Yapılsın! Biz zaten bu ülkeyi demir ağlarla ören bir gelenekten geliyoruz.

    Ama… Alternatif alanlar varken, köyün dibine, tarımın ortasına, orman alanına bu projeyi dayatamazsınız!

    Bu sırf şirket daha fazla kar etsin diye vatandaşa yapılan bir zulümdür. Biz buna razı değiliz. Karakaya buna razı değil. Tabi ki hep birlikteyiz. Bu, hukuksuz ÇED kararına karşı Danıştay’da hakkınızı hep birlikte arayacağız. Biz de sizlerin yanınızdayız. Olmaya da devam edeceğiz.

    BU ÜLKENİN DOĞASINI SAVUNANLAR YALNIZ DEĞİLDİR

    Akbelen’den Cerattepe’ye, Varto’dan Kazdağları’na… Bu ülkenin dört bir yanında aynı tablo var: Talan var. Zulüm var. Açgözlülük var. Ama buradan açıkça söylüyoruz: Karakaya Köylüleri yalnız değildir.

    Toprağını savunan, suyunu savunan, yaşamını savunan herkesin yanındayız.

    Bu ülkenin doğasını savunanlar yalnız değildir.

    Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak her zaman yanınızdayız.”

    “BİLİRKİŞİ RAPORU GERÇEKLERİ YANSITMIYOR”

    Sungurlu Karakaya Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Servet Demirkaya da projeye ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunun köyün gerçeklerini yansıtmadığını söyledi.

    Raporda köy çevresinde meyve üretimi olmadığı yönündeki tespitin gerçeği yansıtmadığını belirten Demirkaya, faaliyet alanına yalnızca 250 metre mesafede 21 bin metrekareyi aşkın organik armut bahçesi bulunduğunu ifade etti.

    Su kaynaklarına ilişkin değerlendirmelerin de hatalı olduğunu vurgulayan Demirkaya, köyün mevcut içme suyu debisinin ihtiyacı karşılamadığını, bölgedeki diğer su kaynaklarında ise yüksek oranda arsenik tespit edildiğini dile getirdi. Buna rağmen raporda su sorununun sondajla çözülebileceğinin öne sürüldüğünü söyledi.

    Hayvancılık verilerinin de gerçeği yansıtmadığını belirten Demirkaya, raporda 60 büyükbaş hayvan bulunduğunun yazıldığını, oysa köyde yaklaşık 200 büyükbaş ve 400 küçükbaş hayvan olduğunu ifade etti.

    Taş ocağı sahasının köy merkezine uzaklığının da yanlış aktarıldığını kaydeden Demirkaya, raporda 300 metre olarak belirtilen mesafenin gerçekte 180 metre olduğunu söyledi.

    YILDA 140 BİN KAMYON TAŞ ÇIKARTILACAK

    Projeyle birlikte yılda 3 milyon 500 bin ton taş çıkarılmasının planlandığını belirten Demirkaya, bunun yaklaşık 140 bin kamyon seferi anlamına geldiğine dikkat çekerek, yoğun trafik yükünün hem köy yolunu hem de D-190 devlet karayolunu olumsuz etkileyeceği ifade etti.

    TÜRBELERİN BULUNDUĞU ALAN

    Proje alanı çevresinde “Yorgun Baba” inanç yeri, bir tümülüs ve Vahid Efendi Türbesi gibi önemli kültürel alanların bulunduğunu kaydeden Demirkaya, ancak bunların raporda yeterince dikkate alınmadığını vurguladı.

    GERİ DÖNÜLMEZ ZARARLAR AÇILACAK

    Projenin tarım alanları, su kaynakları, hayvancılık, köy yaşamı ve kültürel değerler üzerinde geri dönülmez zararlar yaratacağını ifade eden Demirkaya, Çorum Valiliği tarafından verilen ÇED olumlu kararının iptali ve yürütmesinin durdurulmasını talep etti.

  • Oğuz Adası ve Tekne Kaderine Terk Edildi

    Oğuz Adası ve Tekne Kaderine Terk Edildi

    Hitit Üniversitesi tarafından Obruk Barajı kenarında, cennet gibi bir ada üzerinde yapımı tamamlanan ancak uzun süredir atıl vaziyette duran Su Sporları ve Su Ürünleri Yerleşkesi görenlerin içini acıtıyor.

    Kaderine terk edilmiş bir şekilde bekleyen Oğuz Adası’nın ne zaman faaliyete geçeceği bilinmezliğini korurken, bu arada yerleşkeyi 3 güvenlik görevlisinin korumaya devam ettiği öğrenildi.

    Kamu kurum ve kuruluşlarda tasarruf tedbirlerinin uygulandığı günümüzde boş yerleşkede 3 güvenlik görevlisinin çalışması ise akıllarda soru işareti bırakıyor.

    Ayrıca Altın Koz Tesisleri’nde üniversiteye ait olduğu öğrenilen ve yıllardır baraj suyu üzerinde çürümeye terk edilen teknenin atıl vaziyette bekletilmesine de bir anlam verilemiyor.

  • ‘Sanatçılar ve Sektör Emekçilerini Kaderlerine Terk Ettiniz’

    ‘Sanatçılar ve Sektör Emekçilerini Kaderlerine Terk Ettiniz’

    Deva Partisi Çorum Ortaköy Kurucu İlçe Başkanı Uğur Can Celep, bir yılı aşkın süredir çalışamayan yerel sanatçılar ve yerel sektör emekçilerinin kaderine terk edildiğini söyledi.

    DEVA Partisi, pandemi koşulları altında bir yılı aşkın süredir çalışamayan ve kültür sanat etkinliklerinin ne zaman yeniden başlayacağının belirsiz olduğu bu ortamda kaderine terk edilmiş olan sanatçılar ve sektör emekçilerinin yaşadıkları zorluklara dikkat çekti.

    Deva Partisi Çorum Ortaköy Kurucu İlçe Başkanı Uğur Can Celep, Mart 2020’den bu yana faaliyetleri durmuş olan kültür sanat sektörünün ekonomik dar boğazda olduğunu vurgulayarak, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nı sanatçılara ve sektör emekçilerine asgari hayat şartlarını sunmaya çağırdı.

    ‘102 emekçi intihara sürüklendi’

    Sanat emekçilerinin bu ekonomik darboğazla tek başına baş edecek güçleri kalmadığını söyleyen Celep, sadece müzik sektörünün bile yaklaşık bir milyon kişiye istihdam sağlayan büyük bir ekosistem olduğunu hatırlattı. Celep şunları söyledi:

    “Büyük bir üzüntü ve endişeyle izliyoruz. Geçen her gün bu umutsuzluk iklimini daha baskın hale getiriyor. Ağır geçim şartlarına dayanamayan sanat emekçileri ya hayatlarından vazgeçiyorlar, yada pazarda limon satıyorlar! ”

    Sanatçılara dijital platform için faizsiz kredi desteği

    “Sanatçılar ve sektör emekçilerine asgari geçim şartlarının sağlanmasının devletin yükümlülüğünde olduğunu” belirten Celep, yeniden işe dönüş koşullarının yaratılması için DEVA Partisi’nin öngördüğü, acilen uygulanması gereken tedbirleri şöyle sıraladı:

    “1. Nisan ayında son ödemesi yapılması öngörülen destek programı destek tutarı arttırılarak devam etmelidir.

    1. Sahne sanatçıları için uzun vadeli bir çevrimiçi performans platformu ortaya konulmalı. Ayrıca işletmecilerin/sanatçıların kendi platformlarını kurabilmeleri için bankaların faizsiz kredi desteklerine ulaşabilir olmaları sağlanmalıdır.
    2. Aşılama sürecinde turizm işkolu gibi müzik ve sahne işkolu da sıraya alınmalıdır. Kültür-sanat emekçileri, yasaklar hafiflediğinde çalışabilmeleri ve bulaşın engellenmesi için aşılanabilmelidir.

    DEVA Partisi olarak müzisyenler ve kültür sanat alanında üretim ve icrada bulunarak kültür ekonomisine değer katan her bir vatandaşımızın sürdürülebilir ve kriz koşullarında dahi asgari geçim sağlayacak imkâna kavuşturmayı öncelik sayan bir kültür sanat politikası inşa edecek, her daim şartlar ne olursa olsun kültür ve sanat insanlarımızın yanında durmaya devam edeceğiz dedi.

  • “Okçular Tepesini Terk Etmeyen Okçular Yetiştirmeliyiz”

    “Okçular Tepesini Terk Etmeyen Okçular Yetiştirmeliyiz”

    Çorum Vefaspor Kulübü yöneticileri AK Parti MKYK Üyesi ve Çorum Milletvekili Ahmet Sami Ceylan’ı TBMM’deki makamında ziyaret etti.

    Ziyarete Kulüp Başkanı Ferhat Arıcı, Başkan Yardımcısı Muhammed Emin Aşgın, Yönetim Kurulu Üyeleri Hakkı Can Ercelep ve Mustafa Bozok katıldı.

    Çorum Vefaspor Kulübü Başkanı Ferhat Arıcı, Milletvekili Ceylan’a kulübün faaliyetleri ve projeleri hakkında bilgi verdi.

    Kulübün faaliyetleri hakkında kısa bir bilgilendirme yapan Arıcı, futbol, okçuluk, kick boks, jimnastik ve atış poligonu branşlarında toplam 250’ye aşkın sporcuyu yetiştirmeye çalıştıklarını olduğunu söyledi.

    Kulüplerinin hazırlamış olduğu “Genç Kemankeşler Yetişiyor” projeye verdiği desteklerden dolayı Milletvekili Ceylan’a teşekkür eden Arıcı, 27 Mart 2021 Cumartesi günü Gençlik ve Spor Bakanlığı “Genç Kemankeşler Yetişiyor” projesinin açılış törenine davet etti.

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Milletvekili Ceylan, “Vefaspor Kulübü Başkanı Ferhat Arıcı, Başkan Yardımcısı Muhammed Emin Aşgın, Yönetim Kurulu Üyelerimiz Mustafa Bozok ve Hakkı Can Ercelep’e bu nezaket ziyaretleri için teşekkür ederim” dedi.

    Gençlik ve Spor Bakanlığının “Genç Kemankeşler Yetişiyor” projesi ile ilgili istişare bulunduklarını belirten Milletvekili Ceylan, “Gençlerimizin sosyalleşmesine, sağlıklı ve sıhhatli yaşamalarına, kendilerine özgüvenlerinin artmasına katkı olacak her projeyi canı gönülden destekliyorum. Devletimiz ve milletimiz için milli ve manevi değerlerimizi benimseyen genç kardeşler yetiştireceğinize ve ülke ve dünya çapında başarılı sporcular yetiştireceğinize inancım sonsuzdur” şeklinde konuştu.

    Milletvekili Ceylan, “Vefaspor Kulübü tarafından hazırlanıp, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na sunulan ve gayretlerimiz ile kabul edilen “Genç Kemankeşler Yetişiyor” projesi ile okçular tepesini terk etmeyen, geleneksel Türk okçuları yetişmektir” diye konuştu.

  • Lastiği Kopan Aracı Terk Edip Gittiler

    Lastiği Kopan Aracı Terk Edip Gittiler

    Çorum’da bir otomobilin ön tekeri koptu, sürücüsü araç asfaltta sürünmesine rağmen 200 metre yol gitti.

    İlginç olay gece saatlerinde Osmancık Caddesi İkbal Kavşağı’nda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre kısıtlama saatlerinde bir otomobil Osmancık Köprü istikametinden Osmancık yönüne ilerlerken bir anda sol ön lastiği koptu.

    Otomobilin sürücüsü kopuk lastikle aracın önü yere sürünerek yaklaşık 200 metre yol aldı.

    Otomobil İkbal Kavşağı’na yaklaştığında daha fazla ilerleyemeyince sürücü ve yanında bulunan 2 kişi aracı trafik lambalarının altına bırakarak uzaklaştı.

    İhbar üzerine aracın bulunduğu yere polis ekipleri sevk edildi. Ötomobili inceleyen polis ekipleri araç sahibine ulaşamayınca otomobil çekici ilecaddeden otoparka çekildi.

  • Eşi Terk Edince Kendini Vurdu

    Eşi Terk Edince Kendini Vurdu

    Çorum’’da ailevi sorunlarından dolayı eşi tarafından terk edilen bir kişi tabancayla kendini vurdu.

    Olay dün gece saatlerinde Kale Mahallesi Salı Pazarı içinde meydana geldi.

    Edinilen bilgiye göre Tayfun T.(38) isimli vatandaş, eşinin kendisini terk etmesi sebebiyle yanında taşıdığı silahla intihara kalkıştı.

    Karın bölgesinden yaralanan genç adam, ihbar üzerine olay yerine çağrılan 112 ekibinin ilk müdahalesinin ardından Çorum Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Olayla ilgili başlatılan soruşturma devam ediyor.