Etiket: Uyardı

  • Sarı, Kurbanlık Alacakları Uyardı!

    Sarı, Kurbanlık Alacakları Uyardı!

    Yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle, Tarım ve Orman İl Müdürlüğü vatandaşlarımızın kurban alım-satım kesim ve sonrasında uyulması gereken kurallar hakkında açıklamada bulundu.

    Konuyla ilgili açıklamada bulunan Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı; “ Kurbanlık alacak vatandaşlarımızın kurbanlık hayvan alırken hem küçükbaş hem de büyükbaş hayvanlarda iki kulağında da kulak küpesinin bulunması, büyükbaş hayvanlarda ise hayvana ait kulak küpe numarasının da yazılı olduğu, hayvana uygulanmış aşılamaları ve yaşını gösteren büyükbaş hayvan pasaportunun bulunması büyük önem arz etmektedir. Fiziksel olarak hayvanın tüylerinin parlak, duruşunun nizami olması, yürürken topallama gibi herhangi bir aksaklığın görülmemesi, boynuzu varsa kırık olmaması, gözlerinin mat ve bakışlarının donuk olmaması hayvanın sağlıklı olduğuna işaret etmektedir. Ayrıca; sürdürülebilir bir hayvancılığın gereği olarak gebe yada damızlık değeri taşıyan dişi hayvanların kesimi yasak olup; dişi hayvanlarda gebe yada damızlık değeri olmadığına dair serbest yada resmi veteriner hekimce düzenlenmiş raporun bulunması gerekmektedir” dedi.

    “Kurbanlık hayvanlar, çalışma izni almış kesimhane ile Komisyonların belirlediği kesim yerlerinde kasaplık belgesi olanlar tarafından; köylerde ve belirlenmiş kesim yeri bulunmayan yerlerde ise cadde, sokak ve parka bakmamak kaydıyla kendi bahçelerinde usulüne uygun olarak ve çevreye zarar vermeyecek şekilde ehil kişilerce kesilmesi gerekmektedir” diyen Sarı, “Ayrıca cadde, sokak ve park gibi kamusal alanlarda kurbanlık hayvan kesimleri yapılamaz. Kesilen hayvanlara ait hastalıklı organlar, kesim sırasında oluşan atıklar, kist hidatik riskine karşı karaciğerler ve akciğerler kesinlikle evcil ve yabani hayvanlara verilmez. Hayvanların çıkaramayacağı derinlikte çukurlara gömülerek bertaraf edilir” diye konuştu.

    İl Müdürlüğü tarafından pazar yerlerinin denetimlerinin sürekli yapıldığını hatırlatan Sarı, “Vatandaşlarımız herhangi bir sorunla karşılaştıklarında görevlilerimize müracaat etmeleri yada İl Müdürlüğümüze başvurmaları yeterli olacaktır. Vatandaşlarımız kurbanlık hayvanların tür ırk cinsiyet ve son aşılama bilgilerini https://hayvanbilgi.tarim.gov.tr adresinden veya ‘haysağ’ ve ‘küpe sorgulama’ isimli mobil uygulamaları cep telefonlarına indirerek küpe numaralarını sorgulayarak güvenle alabilirler. Şimdiden tüm halkımızın Kurban Bayramını kutlar üreticilerimiz için bereketli kazançlar dilerim” dedi.

  • Sarı, Çeltik Üreticilerini Uyardı

    Sarı, Çeltik Üreticilerini Uyardı

    Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, Çorum’da Çeltik üretim alanlarında yapılan incelemeler ve mevsim değerleri göz önüne alındığında Çeltik Yanıklığı (Pyriculariaoryzae Cav.) hastalığının bazı parsellerde görüldüğü ve diğer alanlarda ise uygun iklimsel değerler bulunduğunu üreticilerin tarlalarını kontrol ederek hastalık görülen sahalarda İl/İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri ile iletişime geçerek ilaçlamaya karar verilmesi konusunda çiftçileri uyardı.

    Sarı konu ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “Yanıklık hastalığına (yaprak, boğum, salkım, salkım sapı yanıklığı) kurt boğazı, sam vurması, pas, gibi isimler de verilmektedir. Kışı çeltik tohumlarında, hasat sonrası tarlada kalan bitki artıklarında veya darıcan (Echinochloacrus-gaili Roem et Schult) gibi bazı yabani buğdaygillerde geçiren hastalık etmeni Fungusolup; misel formunda kışı geçirir. Bunların oluşturduğu konidiosporlarrüzgar veya sulama suyu ile sağlam bitkilere ulaşarak uygun koşullarda, sekonder (ikincil) enfeksiyonları oluştururlar.
    Yanıklık hastalığının gelişmesinde; yüksek sıcaklık ve orantılı nem ile yağış miktarı ve yağışlı gün sayısı önemli olup; hastalık oluşumu için; optimum sıcaklık 25-28°C orantılı nemin %85-100 olması ve diğer koşulların uygun olması yeterlidir.

    İlimizde yağışlar, günlük oluşan çiğ gibi mevsimsel faktörlerin yaratmış olduğu rutubet ortamının, yaprak üzerinde günün geç saatlerine kadar devam etmesi, hastalık oluşumunu artırmaktadır.

    Bitkide belirtiler yaprak, yakacık, kın, boğum, salkım, salkım boğumu ve tane kavuzlarında görülür. Yaprak lekeleri temmuz ayından itibaren görülmeye başlar. Bu lekeler iğ veya baklava dilimi şeklinde, iki ucu sivri, ortası gri-bej veya saman sarısı renkte olup etrafı kahverengi bir hale ile çevrilidir. Lekelerin şekli, sayısı, büyüklüğü çeltik çeşidinin duyarlılığına, etmen ırkının hastalandırma yeteneğine ve hastalık gelişimi için çevre koşullarının uygunluğuna bağlı olarak değişir. Başlangıçta ayrı ayrı ve küçük olan lekeler daha sonra büyüyüp birleşerek yaprağın tamamen kurumasına neden olabilirler.

    Etmenle bulaşık olan yakacık, iplikle sıkılmış gibi bir görünüm alır. Yakacıktaki leke, yaprak kınına doğru uzanabilir. Kın üzerindeki lekeler yaprak ayasındakilerden farklıdır. Sap üzerinde ise yağ lekesini andıran belirtiler oluşur ve bu lekelerin üzerlerinde petrol yeşili renkte küf gelişir. Bitki üst kısmından çekilirse boğumdan kopar ve çoğunlukla boğumun alt kısmında bitki sağlam olmakla beraber, sonraki dönemlerde alt kısımlardaki, birinci ve ikinci boğumlarda önce doku yumuşaması, sonra kahverengileşme ve siyahlaşma şeklinde görülen “boğum enfeksiyonları” meydana gelir.

    Salkım oluşumundan sonra, salkımın hemen altındaki boğumda da yanıklık enfeksiyonu görülebilir. Buna “salkım boğum yanıklığı” ismi verilir. Bu durumda salkım normal yeşil renk yerine, mavi-yeşil renk alır. Boyun enfeksiyonunun oluş zamanına göre, ya kavuzlar içinde tane hiç oluşmaz ve boş kavuzlar meydana gelir veya ince, cılız, çimlenme yeteneği ve pazar değeri olmayan, tebeşir gibi beyaz daneler oluşur.

    Hastalığın görülmesinde etmene dayanıksız çeşit kullanımı; yüksek dozda kullanılan azot miktarı, fosfor eksikliğine sebep olan dengesiz gübreleme, azotun zamansız uygulanması, sık veya geç ekim yapılması, su seviyesinin derin tutulması, serin sulama suyu ve mahsulün susuz bırakılması gibi kültürel koşullar, hastalık gelişmesini teşvik eder hastalık tarlada başlangıçta, azotlu gübrenin fazla kullanıldığı veya daha sık ekim yapılan kısımlarda, 1-2 m çapında çökmüş haldeki ocaklar olarak dikkati çeker. Eğer, hastalığın gelişmesini teşvik eden uygun koşullar devam ederse,bu ocakların çapı büyür ve hatta tarlanın tümünü kaplayabilir.Epidemi yıllarında zarar oranı, bazı tarlalarda %100’e ulaşabilir.

    Mücadele için;
    • Hastalıktan ari sertifikalı tohumluk kullanılmalıdır.
    • Hastalığa toleranslı veya dayanıklı çeşitler ekilmelidir.
    • Hasat sonrası tarladaki hastalıklı bitki artıkları yok edilmelidir.
    • Analiz sonuçlarına göre dengeli gübreleme yapılmalı ve aşırı azotlu gübre kullanımından kaçınılmalıdır.
    • Tarlada su seviyesi derin tutulmamalıdır.
    • Gereksiz yere su kesimi yapılarak, mahsul susuzluk stresine sokulmamalıdır.
    • Sulama suyunun soğuk olmamasına özen gösterilmelidir.
    • Ekim zamanında yapılmalıdır.
    • Sık ekim yapılmamalıdır.

    Çeltik yanıklığına karşı, tohum ve yeşil aksam ilaçlaması şeklinde kimyasal mücadele yapılır.Tohum ilaçlaması mutlaka koruyucu olarak yapılmalıdır. Yeşil aksam ilaçlama¬sında, hastalık belirtileri bölgede görülür görülmez veya hava koşulları hastalık gelişmesine uygun şekilde gidiyorsa, hemen ilaçlama başlatılmalıdır. Gerekirse ilacın etki süresine ve hava koşullarına bağlı olarak ikinci veya üçüncü ilaçlama uygulanmalıdır” dedi.

    “2019 yılı verilerine göre ilimiz de 75.306 da alanda, 57.904 ton çeltik üretimi yapılmakta olup bu sayısal veriler ile İlimiz, ülke çeltik üretiminde önemli bir yerdedir” diyen Sarı, “Üretim ve verimimizi her yıl artırmak üreticilerimizin zaten bildiği başarılı olduğu konuda İl İlçe Müdürlükleri olarak sahada çiftçimizin yanında olmaya gayret göstermekteyiz. Ekonomik öneme sahip ürünlerde hastalık ve zararlılar konusunda üreticilerimizin mutlaka İl/İlçe Müdürlükleri ile irtibat halinde olmaları; etmenin tespiti durumunda en yakın il/İlçe Müdürlüğüne gidilerek teknik destek alarak mücadele için ruhsatlı pestisitleri kullanmaları gerekmektedir” dedi.

  • Sarı, Çiftçileri Tarla Farelerine Karşı Uyardı

    Sarı, Çiftçileri Tarla Farelerine Karşı Uyardı

    Çorum Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, çiftçileri tarla farelerine karşı mücadele konusunda uyardı.

    Tarla farelerinin tarla bitkilerinin tamamında, bahçelerde, çayır ve meralarda çiftçilerin korkulu rüyası haline geldiğini belirten sarıi “Özellikle hububat yetiştiriciliği yapan arpa buğday tritikale eken çiftçilerimizin tarlalarını kontrol edip aktif fare deliği görmeleri durumunda arazi komşularıyla beraber toplu mücadele yapmaları gerekmektedir. Mücadele yapılmadığı zaman populasyon yoğunluğuna göre yüzde 100’e varan zarar yaparlar” dedi.

    Tarla fareleri ile mücadele yöntemlerini sıralayan Sarı, “- Kültürel Önlemler: Önerilen en etkili mücadele şekli; tarlaya fare girişinin bulunduğu yerin derin sürülerek bir şerit oluşturulmasıdır. Kapanlarla henüz kış çıkmadan mekanik mücadele yapılırsa, hayvanın buradaki yoğunluğu oldukça azaltılıp daha sonra zarar vermesi engellenebilir. Derin toprak işlemesi, münavebe, tarla temizliği yapmak fare populasyonunu azaltır.Biyolojik Mücadele: Tilki, kedi, köpek, gelincik, sansar, baykuş, leylek, kerkenez, atmaca, doğan, şahin, kartal ve yılanlar tarla farelerinin doğal düşmanlarıdır. Bu hayvanlar tarla farelerini yiyerek çoğalmalarını engellerler. Bu sebeple, bu hayvanlar kesinlikle öldürülmemeli ve korunmalıdır.

    Kimyasal Mücadele: Tarla faresi kış çıkarken üremeye başladığı için kimyasal mücadelenin Ocak-Şubat-Mart ayından itibaren başlaması gerekir. Bu sebeple en uygun ve en etkin mücadele dönemi Ocak-Şubat-Mart aylarıdır” diye konuştu.

    Orhan Sarı açıklamasının sonunda tarla faresi etkin mücadele için toplu mücadele yapılmasına dikkat çekerek, şunları ifade etti;

    ” Tarla faresi ile kimyasal mücadelede başarılı olabilmek için, mücadele dönemine dikkat etmek gerekir. En uygun dönem Ocak-Şubat-Mart aylarıdır. Toplu mücadele yapmak gerekir. İlimizde tamda hububat tarlalarımızı kontrol etmemiz gereken dönem şuandır. Yaptığımız arazi kontrolleri neticesinde bazı arazilerde işlek fare deliklerine, yenilmiş hububat gövdelerine denk geliyoruz. Yetiştiricilerimizin de mağduriyet yaşamamaları için kendi tarlalarını kontrol etmeleri gerekir. Bunun için çiftçiler topluca araziye çıkıp kontrol etmelidirler. Mücadele yapılacak sahalardaki bütün fare yiyecek deliklerinin içine 3-5 adet zehirli yem el değmeden, bir daha kullanılmayacak tahta bir kaşık ile konulur. Bu şekilde tüm arazi ilaçlanır. Zehirli yem el değmeden kullanılmalıdır. Aksi halde insan kokusu bulaşmış zehirli yemi tarla fareleri yemezler. Bu da mücadelenin başarısını azaltır. Boş yere ilaç ve emek sarfiyatı olur. Fare mücadelesi yapılan araziler ertesi gün yeniden taranır, ölü fareler toplanır. Derin bir çukur açılarak toprağa gömülür. Böylece ölü fareleri yiyebilecek hayvanların ölümlerine engel olunur. Müdürlüğümüzde tarla faresi için çinko fosfürle hazırlanmış zehirli yem mevcuttur. Tekniğine uygun olarak kullanıldığında 1 kg zehirli yem 20 dekar alana yeterlidir” şeklinde açıklamasını tamamladı.

  • Sarı, Fidan Dikecekleri Uyardı

    Sarı, Fidan Dikecekleri Uyardı

    Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, fidan seçiminde ve dikim esnasında dikkat edilmesi gereken konularda uyarılarda bulundu.

    Fidan alacak vatandaşları bazı hususlarda uyaran Sarı, konuyla ilgili açıklamasında;

    ” İlimizde fidan satışlarının başladığı bu günlerde meyve fidanı alırken ve fidan dikerken yetiştiricilerin şu hususlara dikkat etmesi gerekir. Alınacak fidanların sağlıklı, kök teşekkülü gelişmiş, genç, hastalık ve zararlılardan ari olmalıdır” dedi.

    Pazarlara, ilçelerden ve çevre illerden çok miktarda fidan geldiğinin altını çizen Sarı, “Bu fidanlar yetiştirildikleri İllerin Tarım ve Orman İl Müdürlüklerince muayene edilmekte, hastalık ve zararlı ile bulaşık olmadığını gösterir kurşun mühürle mühürlenmekte ve fidan satıcısına da taşıma ve satış sertifikası verilmektedir. Bu sertifikanın süresi bir hafta ile sınırlıdır. Mühürsüz, taşıma ve satış sertifikası olmayan kaçak fidanlarla, bulaşıcı hastalık ve zararlıları, yetiştiricilik yapacağımız bahçelerimize taşımış oluruz. Bu nedenle piyasadan mühürsüz, zirai karantina taşıma ve satış sertifikası olmayan fidanlar satın alınmamalıdır. Modern ve kârlı bir meyve yetiştiriciliğinin temelini uygun ve kaliteli fidan seçimi oluşturmaktadır. Fidan seçiminden dikim tekniğine kadar gösterilecek titizlik, karlı bir yetiştiricilik için şarttır” diye konuştu.

    Sarı, fidan seçiminde dikkat edilecek hususları şu şekilde sıraladı:

    Seçilecek fidanın sertifikalı olup olmadığına dikkat edilmeli, bu yüzden mutlaka üzerinde etiket olan fidanlar tercih edilmelidir.

    Kökleri açıkta kalmış, kazık kökleri yaralanmış, fidanlar alınmamalıdır.

    Saçak köklerin iyi gelişmiş olmasına dikkat edilmelidir.

    Gözleri uyanmaya başlamış, fidanlar alınmamalıdır.

    Aşırı ince ve aşırı kalın gövdeli fidanların toprakta tutumu güç olacağından, bu tür fidanlar tercih edilmemelidir.

    Fidan alınırken aşı yerine çok dikkat etmek gerekir. Mutlaka anaç ile kalemin kaynaşma yerini görmemiz ve aşılı olduğuna ikna olmamız gerekir.

    Alacağımız fidanın kökünde ur, gövdesinde kabuklu bit ve benzeri hastalık ve zararlılar olmamalıdır” dedi.

    Fidan aldıktan sonra ise dikim esnasında dikkat edilmesi gereken hususların olduğunu belirten Sarı, “Toprak fidan dikiminden önceki sonbaharda derince işlenmelidir. En doğru yaklaşım meyve fidanı tesis edilecek topraktan alınacak toprak numunesi ile toprak tahlili yaptırmak ve sonucuna göre toprağın uygun olup olmadığını tespit etmektir. Ayrıca yapılacak olan toprak tahlili ile ihtiyaç duyulan elementler bizim toprağımızda eksik ise dikim esnasında takviye yapılması daha kolay olacaktır. Toprağın drenaj ve tesviye işlemleri yapılmalıdır. Meyilli alanlarda kurulacak meyveliklerde teraslama işlemi gereklidir. Kare, dikdörtgen, üçgen ve satranç dikim şekillerinden biri tercih edilerek çukur yerlerinin işaretlemesi yapılır. Dikim aralık ve mesafesi meyve çeşidine ve kullanılan anaca göre değişmektedir” şeklinde konuştu.

    “Meyve fidanları iklim şartlarına bağlı olarak Ekim-Mart ayları arasında dikilir” diyen Sarı konu ile ilgili açıklamasını şöyle sürdürdü;

    ” Toprağın donlu olamamasına dikkate edilmelidir. Mümkünse fidanlar dikim tahtası kullanılarak dikilmelidir. Fidan çukurları açılırken 50-60 cm derinlik ve genişlik açılmalıdır. Çukur açılırken alt toprak bir tarafa, üst toprak bir tarafa yığılmalıdır. Fidanlar dikimden önce budanmalıdır. Bu budama ile söküm esnasında ezilen, kopan, yaralanan kökler sağlam yere kadar kesilir. Birbiri üzerine gelen kökler ayıklanır. Kök gövde dengesini kurmak için taç kısmında da budama yapılır. Mümkün olduğu kadar dikimde bir yaşlı fidanlar kullanılmalıdır. Bir yaşındaki fidanların hem tutması kolay olur, hem de daha iyi şekil verilebilir. Budaması yapılan fidan dikim tahtası da kullanılarak çukura yerleştirilir. Aşı yeri kesinlikle toprak üzerinde olmalı ve aşı yeri soğuk olan yerlerde güneye bakmalıdır. Fidan çukurunun dibine üst toprak, iyi yanmış hayvan gübresi ve 150 g kadar DAP veya TSP gübresi karıştırılır. Sonra normal toprak konulup bunun üzerine fidan oturtulur. Fidanın gübreli toprağa direk temas etmemesine özen gösterilmelidir. Aksi takdirde gübreli toprak taze fidanı yakabilir. Bu işlemden sonra fidan iki ayak arasına alınarak toprak iyice sıkıştırılmalı ve can suyu verilmelidir. Dikim işlemi tamamlandıktan sonra çeşide göre fidanların 80-100 cm tepeleri kesilmeli ve fidanın rüzgardan yıkılıp yatmaması için yanına bir herek dikilmelidir” dedi.

  • Kaymakamlık Uyardı

    Kaymakamlık Uyardı

    Sungurlu Kaymakamlığı, son günlerde artan mantar zehirlenmelerine karşı vatandaşlara uyarılarda bulundu.

    Kaymakamlığın internet sitesi ve sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, vatandaşların doğada yetişen mantarları kesinlikle tüketmemeleri gerektiği belirtildi.

    Açıklama da, şu ifadeler kullanıldı, “Sağlık Bakanlığı Ulusal Zehir Danışma Merkezine 1 Nisan-13 Mayıs 2019 tarihleri arasında yapılan zehirlenme başvurularında 2018 yılına oranla yüzde 34 artış görüldüğü dolayısıyla, vatandaşlarımızın doğada yetişen mantarları kesinlikle tüketmemeleri, tüketilmesi durumunda ise zehirlenme belirtileri görülmesi halinde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekmektedir.

    Mantar zehirlenmelerinden korunmak için doğal alanlarda yetişen mantarlar yerine bandrollü kültür mantarları tercih edilmesi ve gerekli hassasiyetin gösterilmesi rica olunur.”

  • Bakan Yardımcısı Sürücüleri Uyardı

    Bakan Yardımcısı Sürücüleri Uyardı

    Ramazan Bayramı nedeniyle trafiğin yoğun olduğu bölgeleri ziyaret eden İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, Sungurlu’da trafik kontrol noktalarını ziyaret etti.

    Bölge Trafik ve Denetleme İstasyonu önündeki polis ve jandarma trafik kontrol noktalarını ziyaret eden Bakan Yardımcısı Ersoy, trafikte seyir halinde olan araç sürücüleri ve yolcuları dikkatli olmaları konusunda uyardı. Görevli jandarma ve emniyet personeli ile de sohbet eden İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, sürücülere ve personele çeşitli hediyeler takdim etti.

    İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy, araç sürücülerine dikkatli olmaları konusunda ricada bulundu. Araçlardaki yolcular ile sohbet eden ve yolculara sürücü karnesi ve çeşitli hediyeler takdim eden Bakan Yardımcısı Mehmet Ersoy yolcuların ve sürücülerin bayramını kutladı.

    Karne projesinden de bahseden Bakan Yardımcısı Ersoy, “Bu yıl çocuklara yine ilave bir yük yükledik. Büyüklerine ve araç kullanan şoförlere veya ailede kim araç kullanıyorsa, bizim dağıttığımız karneleri verecekler. Yolculuk boyunca sürücüleri izleyip, karne verecekler. Bu karneleri sosyal medya hesaplarında da paylaşacaklar. En çok beğeni toplayan paylaşım sahiplerinden 100 kişiye bisiklet hediye edeceğiz” diye konuştu.

    Daha sonra ekiplerin uygulamasına katılan Ersoy, 9 günlük bayram tatili süresince ara vermeden görev yapan polis memurlarının bayramlarını kutladı.