Çorum’da sobadan sızan karbonmonoksit gazından etkilenen anne ve oğlu komşularının dikkati polis ve itfaiye ekiplerinin çabasıyla kurtarıldı.
Polis ve itfaiye ekipleri tarafından evlerinin kapıları kırılarak ölümden kurtarılan anne ve oğlunun sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Olay, Gülabibey mahallesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, Cumhuriyet 1. Sokak’ta yaşayan Muna Caddorı Khalaf Al Jumaılı duş almak için banyoya girdi. Bu sırada evde bulunan sobadan gaz sısıntısı başladı.
Evde bulunan 12 yaşındaki Abdullah Abdulcabbar Abbas Al Amı banyonun kapısına vurarak annesinden yardım istedi. Su sesinden annesine sesisni duyuramayan çocuk bu kez evin duvarlarına vurmaya başladı.
Komşuların dikkati faciayı önledi
Duvardan gelen sesleri duyan apartman sakinleri anne ve oğlunun bulunduğu daireye geldi. Zile basmalarına rağmen komşularından haber alamayan apartman sakinleri polisi aradı.
İhbar üzerine Bahçelievler Polis Merkezi Amirliği’ne bağlı çok sayıda ekip belirtilen adrese sevk edildi. Olay yerine gelen polis ekipleri kapı açamayınca itfaiye ekiplerinden yardım istedi.
Apartman dairesinin kapısını kırarak içeri giren polis ve itfaiye ekipleri yoğun dumanların arasında anne ve oğlunu yarı baygın halde buldu. Polis ve itfaiye ekipleri tarafından evden çıkarılan talihsiz anne ve oğlu olay yerinde hazır bulunan ambulansa alınarak ilk müdahaleleri yapıldı.
Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alınan anne ve oğlun sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Seramik sektöründe yerli makine ve teknolojilerin kullanımının artırılmasına yönelik yeni bir proje hayata geçirildi.
Türkiye Seramik Federasyonu (TSF), Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB), Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) veTürkiye Makine Federasyonu (MAKFED)işbirliğiyle başlatılan proje sayesinde; seramik sektöründe makine ve teknoloji gelişiminin artmasının yanı sıra yeni seramik makinesi üreticilerinin de oluşması hedefleniyor.
Seramik sektöründe teknoloji ve inovasyonu geliştirmek adına Türkiye Seramik Federasyonu (TSF), Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği (ÇCSİB), Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) ve Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) yeni bir iş birliği gerçekleştirdi.
Sektörün rekabetçiliğine ve teknolojinin gelişimine katkı sağlayacak iş birliğiyle seramik sektöründe yerli makine kullanımının arttırılması, ihracatta ve istihdamda büyüme amaçlanıyor. “Seramik Sektöründe Yerli Makine ve Teknolojinin Geliştirilmesi” adı verilen proje kapsamında; Ticaret Bakan Yardımcısı Rıza Tuna Turagay, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede, Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğluve Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Erdem Çenesizonline olarak bir araya gelerek iş birliğinin kapsamını aktardılar.
“Yeni makine ve teknolojiler seramik sektörünün ihracatını büyütecek.”
Seramik sektörünün ihtiyaç duyduğu makinelerin yerel üretiminin gerçekleşmesiyle ülkemiz ve sektör açısından çok önemli bir adım atılacağını belirten TSF Başkanı Erdem Çenesiz; “Şüphesiz bu makine ve teknolojiler ülkemizdeki fabrikalara satılırken ithalatı azaltılacak, bir yandan da aynı makinelerin dış satımı ile ihracatımızın büyümesine katkı sağlanacaktır.” dedi.
Mevcut seramik makinecilerini iletişime geçirmek ve yeni makinecilerin çıkmasına destek olmak istediklerini belirten Çenesiz, “Mevcut seramik makinesi üreticilerini seramik üreticileriyle buluşturmanın yanında, yeni seramik makinesi üreticilerinin de oluşmasını arzu ediyoruz. Hâlihazırda seramik sektörüne makine ve teknoloji üreten çok kıymetli şirketlerimiz var. Hepsi gurur duyduğumuz firmalar. Tüm firmaları tek tek tebrik ediyorum. Her geçen gün daha yeni makine ve teknolojiler üreterek Avrupalı rakiplerimizin önüne geçeceğimize inanıyorum.” şeklinde konuştu.
“Makine ithalatı muhakkak dizginlenmeli”
Makine ve Aksamları İhracatçıları Birliği (MAİB) Başkanı ve Türkiye Makine Federasyonu (MAKFED) Başkan Vekili Kutlu Karavelioğlu ise şöyle konuştu; “Birliğimizin gerçekleştirdiği2005 yılındaki ilk toplantıdan bu yana toplam ithalatımız 421 milyar dolar, toplam açığımız 221 milyar dolar olarak gerçekleşti. 2019’da TÜİK verilerine göre, ihracatımız 19 milyar dolara ulaştı. Ürün olarak makine, ikinci ihraç malımızdır. 30 bine yakın imalatçımız ve 33 bine yakın ihracatçımız var. Dünyada makine ithalatı yüzde 12 civarında düşerken bizde yüzde 15 arttı. Bu verilere bakıldığında makine ithalatının rakip ülkelerde olduğu gibi muhakkak dizginlenmesi gerekiyor.”
Ankara Üniversitesinden yapılan açıklamaya göre, Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, üniversite yönetimi, TARLA araştırmacıları ve akademisyenlerin katılımıyla Senato Salonu’nda protokol töreni gerçekleştirildi.
Törende konuşan Rektör Ünüvar, vizyoner adımlarla hem ülkelerine hem de insanlığa hizmet ettiklerini belirterek, Türkiye’nin oldukça yüksek bilimsel üretim kapasitesine sahip ve beşeri sermayede dünyanın önde gelen ülkelerinden biri olduğunu söyledi.
Geçmişten bugüne “Devrim” arabaları ve uçak üretimi gibi konularla Türkiye’nin gücünün her fırsatta gösterildiğini ifade eden Ünüvar, TARLA’nın da bu anlamda önemli çalışmalara imza atacağına ve CERN gibi konuşulan işler yapan bir merkez olarak anılacağına inancını dile getirdi.
Niteliği her geçen gün artırmaya kararlı olduklarını vurgulayan Ünüvar, “TARLA da artık ulusal araştırma altyapısı olarak tanımlanarak bilim ve endüstriye sağlayacağı altyapıyla bilim insanlarının araştırmaları neticesinde geliştirdiği inovatif teknolojinin endüstri ve sanayiye aktarılması için aracı olacak. Bu vesileyle ülkemizdeki bilimsel araştırmaların endüstri ve sanayiye uygulanması ve teknolojiye dönüştürülmesi yönünde önemli adımlar atılacak.” ifadelerini kullandı.
Bölgedeki tek hızlandırıcı tabanlı araştırma altyapısı
Bulunduğu konum itibarıyla Avrupa Birliği ve Doğu Akdeniz ülkeleri arasındaki coğrafi boşluğu tamamlayacak özelliğe sahip TARLA, bölgede tek hızlandırıcı tabanlı araştırma altyapısı olma niteliği taşıyor.
Hızlandırıcı tabanlı bir araştırma altyapısı olarak TARLA’nın benzerleri ile küresel ölçekte rekabet edebileceği, yerli sanayinin katma değeri yüksek teknolojilerde yetkinliğini ve teknik uzmanlığını artırarak sosyoekonomik gelişimine büyük katkı sunacağı, ürettiği elektron demeti ve ışınım kaynakları ile enerji, uzay teknolojileri, nükleer teknolojiler, sağlık bilimi ve teknolojileri, savunma ve malzeme bilimi gibi stratejik alanlarda modern araştırmaların Türkiye’de de yapılmasına olanak sağlayacağı öngörülüyor.
Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği (SSİ) ile Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SASAD) arasındaki iş birliği protokolü, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir’in himayesinde Savunma Sanayii Başkanlığında düzenlenen törenle imzalandı. İmza töreninde konuşan Demir, sektörde sürdürülebilirliğin en önemli unsurlarından birisinin ihracat olduğunu, ikinci önemli unsurun ise global ölçekteki dünya pazarında çeşitli şirketlerle beraber çalışabilme ve onlara iş üretebilme imkanı olduğunu söyledi.SASAD’ın savunma ve havacılık alanında faaliyet gösterdiğini dile getiren Demir, şunları kaydetti:
Eğitim Bir Sen Çorum Şube Başkanı Tekin Çınar, vefatının 84. yılında İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve minnetle andı.
Çınar, “Eğitim-Bir-Sen olarak, millî kimliğimize, ümmet bilincine büyük katkıları olmuş Millî Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, sadece anmakla yetinmeyecek, O’nu anlamaya ve anlatmaya devam edecek; Asım’ın Nesli’ne layık gençler yetiştirmek için var gücümüzle çalışacağız.” dedi.
2021 yılının TBMM tarafından ‘İstiklal Marşı Yılı’ olarak kararlaştırılmasının çok isabetli olduğunu ifade eden Çınar, açıklamasında şunları söyledi: “Büyük ruhlar, kendi bedenine sığmaz, milletinin sinesinde yaşar; kişilikleriyle adeta pusula gibidir, toplumların yönünü belirler. Mehmet Akif bu anlamda hem edebiyatçı kişiliği hem insani kimliğiyle örnek, öncü bir şahsiyettir. Üstün ahlakı, ahde vefası, vatanseverliği ve diğerkâmlığıyla sadece yaşadığı dönemde örnek bir şahsiyet değil, sonraki nesillere de ilham veren ideal bir model, kıymeti bilinmesi gereken bir değerdir.O, şiir, hitabet, vaaz ve fikirleriyle millî ruh, tasavvur, ideal ve kimliğin yeniden inşasını sağlayan sembol bir şahsiyettir. Mehmet Akif, nazmımızın terkip kudretini son noktasına yüksek düzeyli bir estetikle çıkaran bir deyiş üstadı olarak yüzyılımızın en büyük şairlerinden, Türkçe’nin en büyük ediplerinden biridir. Bu hüviyetiyle bıraktığı Safahat, sadece şiir değeri ile değil, tefekkür yönüyle de büyük bir eserdir. Safahat, baştan sona onun kendi dil, tasavvur ve tefekkür potasında mezcettiği milletimizin his, anlam, maneviyat dünyasını, ahlak, inanç ve ilkelerini nokta nokta dokuduğu bir eserdir.Mehmet Akif, imanıyla, yaşadığı hayatla, Anadolu’nun asırlık ızdırabını nefsinde hisseden ruhuyla; zulme, küfre karşı zaman zaman zapt edemediği isyanıyla, Millî Mücadele’nin örnek kahramanlarındandır. Bu yüzdendir ki O, Millî Mücadele’nin marşını destansı bir şekilde yazmakta güçlük çekmemiştir. Hatta denebilir ki, İstiklal Marşı’nı ancak kederi ve kaderi benliğinde buluşturan bir şahsiyet yazabilir, yani ancak Mehmet Akifler yazabilir.“Sessiz yaşadım, kim beni nereden bilecektir…” diyen Akif, tarihimizin en zorlu zamanlarında umut, heyecan ve cesaretiyle volkan olup patlayan muhteşem, asil bir hayattan sonra 27 Aralık günü İstanbul’da gerçekten sessiz, kimsesiz olarak vefat etti. Dönemin ilgisiz resmî tutumunun da sebebiyle üzerinde ismi yazılı küçük bir kâğıdın iliştirildiği bu garip cenazeyi üniversiteli bir delikanlı fark etti. Bir kişinin fark etmesiyle muazzam bir kalabalık ellerinde bayraklarla cami avlusunu ve Edirnekapı Mezarlığı’na kadar her yeri hıncahınç doldurdu. Cenaze, sessizliğin, ilgisizliğin perdesiyle gizlenmek, unutturulmak istenmesinin aksine o zamana kadar kimseye nasip olmayan bir ihtişamla el üstünde taşınarak, tekbirlerle defnedildi. Asım’ın Nesli Akif’i bağrına bastı, İstiklal Şairi’ni baş tacı etti.Tıpkı Mehmet Akif’in yaşadığı dönemdeki gibi, emperyalist kışkırtmalarla etnik,coğrafi ve mezhebi farklılıkların düşmanlığa dönüştürülüp Balkanlar’dan Kafkaslara, Orta Doğu’dan Doğu Türkistan’a, Afrika’ya kadar ümmet coğrafyasının işgal edildiği ve edilmek istendiği günümüzde de tarihî müktesebatımız, bağımsızlığımız, topyekûn bir yeniden kurtuluş savaşımız için Akifleri, özellikle de millî mutabakat metni olan İstiklal Marşımızın mezcettiği değerleri yaşanılır kılmak hepimizin en önemli vazifesidir. Bu bağlamda, 2021’in TBMM tarafından “İstiklal Marşı Yılı” olarak kararlaştırılması çok isabetli olmuştur.”
Çorum Öncü Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Başkanı Mustafa Yüksel ve yönetim kurulu üyeleri Çorum’da Tokyo Olimpiyatları ve Paralimpik Oyunlarına Hazırlanan kamp yapan Taekwon-do Paralimpik Milli Takımı’nı ziyaret etti.
Paralimpik Tekvando Milli Takımı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle 2021 yılına ertelenen Tokyo Paralimpik Oyunları’nda ilk kez yer alacak paralimpik tekvando branşında altın madalya kazanarak tarihe geçmeyi hedefliyor.
Milli Takım teknik heyeti ve sporcularla bir arayan gelen heyet tatlı ikramında bulunarak, onlarla sohbet edip, moral verdi.
Çorum Öncü Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Başkanı Mustafa Yüksel, Paralimpik Tekvando Milli Takımı’nın Tokyo Olimpiyatlarında ülkemizi en güzel şekilde temsil ederek istiklal marşımızı çaldıracaklarına inandığını söyledi.
Milli takım antrenörü İlhan Aşkın’ın derneklerinin bir üyesi olmasından dolayı mutlu olduklarını ifade eden Yüksel, “Sadece kendilerini değil hem kocaman bir milleti temsil ettiklerini hem de yetişmekte olan genç nesil için bir ışık olduklarını söylüyoruz. 2021 yılında Japonya’da yapılacak olimpiyatlarda ülkemizin ay yıldızlı bayrağını dalgalandıracak bu yigitlere Milli takım antrenörümüz ve derneğimiz yönetim kurulu üyesi İlhan Aşkın hocamıza spora yapmış olduğu değerli katkılar ve gayretinden dolayı şükranlarımızı ilettik. Hocamıza ve Sporcularımıza başarılar dileriz” dedi.
Çorum Hitit Esnaf Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi ile Çorum Yorgancılar Çeyizlik Eşya Perde İmal ve Satıcıları Odası Başkanı Erdoğan Çerikçi ve yönetim kurulu üyeleri Amasya’da bir dizi ziyaretlerde bulundu.
Ziyaretlerde Erdoğan Çerikçi’ye Yönetim Kurulu Üyeleri, Elvan Şen, Ersan Özdemir ve Halil Yılmaz eşlik etti.
ÇORUMLU VALİ İLE HOŞ BİR SOHBET
Heyet, ilk olarak valiler kararnamesi ile Amasya Valisi olarak atanan hemşehrimiz Mustafa Masatlı’yı makamında ziyaret etti.
Başkan Çerikçi ve yönetim kurulu üyeleri Amasya Valisi olan hemşehrimiz Mustafa Masatlı’yı, tebrik ederek yeni görevinde başarılar dilediler.
Başkan Çerikçi Kooperatifin çalışmaları hakkında Vali Masatlı’ya bilgi verdi ve bundan sonraki hedeflerini anlattı.
Hoş bir sohbet havasında geçen ziyaret sırasında Çorum ile ilgili bilgi alış verişinde bulunuldu ve yaşanmış anılardan bahsedildi.
Çorum Hitit Esnaf Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Erdoğan Çerikçi, ziyaret sonunda misafirperverliğinden dolayı Vali Masatlı’ya teşekkür ederek, kooperatifin plaketini takdim etti.
Vali Masatlı heyetin ziyaretinden son derece memnun olduğunu belirterek, Çorum’u yakından takip ettiğini ve yapılan güzel çalışmalardan mutlu olduğunu dile getirdi.
ODA BAŞKANLARINA ÇORUM LEBLEBİSİ
Başkan Çerikçi ve beraberindeki heyet daha sonra sırasıyla Amasya Terziler Odası Başkanı Musa Taş’ı, Amasya Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi Başkanı Mustafa Dümen ve Amasya Esnaf Odaları Birliği Başkanı İsa Köse’yi ziyaret ederek karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.
VEFAT EDEN ESKİ BAŞKAN İÇİN TAZİYE DİLEKLERİ
Ayrıca heyet önceki Amasya Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi Başkanı Hatay Karaman’ın vefatında dolayı üzüntülerini dile getirerek, taziye dileklerini ilettiler.
Heyet ziyarette oda başkanlarına Çorum Leblebisi ve Golonya hediye ettiler.
Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız, hükümetin pandemiden doğrudan etkilenen esnafa vereceği aylık 1000 liralık desteğin ve 500 liralık kira yardımının son derece yetersiz olduğunu dile getirerek, esnafın tümüne en az asgari ücret oranında aylık destek verilmesini ve borçların ertelenmesini istedi.
Tahtasız, esnafın pandemi döneminde çektiği kredilerin ödeme zamanının geldiğini, ancak kısıtlamalar ve virüs salgınının devam etmesi nedeniyle iş yapamadıklarını, kredi ödemeleriyle birlikte sosyal güvenlik primlerinin pandemi sürecinin sonuna kadar ertelenmesini ve süreç sonunda esnafın ödeme gücüne göre yeniden yapılandırılmasını talep etti.
CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız, beraberinde Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz ve parti yöneticileriyle birlikte esnaf ziyaretlerini sürdürüyor. İlçe ve köy ziyaretlerinin yanı sıra her fırsatta esnaf ve sanatkarları da ziyaret eden CHP’li yöneticiler, sorun ve talepler hakkında bilgi alarak çözüm için gerekli girişimlerde bulunuyor.
Tahtasız, toplumun tüm kesimlerinin yaşadığı sorunları yerinde tespit ettiklerinin altını çizerek, çözüm önerileri geliştirdiklerini ve tüm bunları dosya haline getirdiklerini, ilgili, yetkili makamlara ileterek çözümünün takipçisi olacaklarını söyledi.
GENİŞ KAPSAMLI ESNAF ZİYARETİ Tahtasız, Tokgöz ve beraberindekiler Kale Mahallesi’nde başta Cengiz Topel Caddesi, Milönü, Yüzüncü Yıl Çarşısı olmak üzere geniş bir alanda esnaf ziyaretlerinde bulundu.
Esnafın ve halkın sorun ve talepleri hakkında bilgi alan, pandemi sürecinde yaşanan sorunları tespit eden CHP heyeti, esnafı hayırlı işler, bereketli kazançlar temenni etti.
Tahtasız, “Esnafın iflahı kesildi, artık nefes alamıyor. Koronavirüs için tedbirler elbette ki gerekli ancak esnafın ve işçinin halini de göz önünde bulundurarak bu kesime ekonomik destek vererek tedbirleri uygulamalıyız. Sokağa çıkma kısıtlaması esnafı daha çok zor durumda bıraktı” diye konuştu.
DESTEK PAKETİNDEN ESNAFIN TÜMÜ YARARLANMALI Esnaf ise gerek koronavirüs salgını, gerek ekonomik durgunluk, gerekse sokağa çıkma kısıtlaması nedeniyle iş yapamaz duruma geldiklerini bildirerek, “Hükümet artık esnafın sesini duymalıdır. Büyük bir çıkmaza sürükleniyoruz. Pandemi sürecinden sadece belirli esnaf kesimi değil, tüm esnaf ve sanatkarlar etkilendi. Esnafın tümünü kapsayacak şekilde bir destek paketi oluşturulmalıdır. Acilen Türkiye’de gerekli önlemler alınarak, işçinin, esnafın giderleri karşılanmak suretiyle 14 tüm tam sokağa çıkma yasağı uygulanmalıdır” dediler.
“ESNAF BAKANLIĞI KURULMALI” CHP’nin çözüm önerilerini de paylaşan Tahtasız, esnaf sorunlarının daha kısa sürede ve etkili bir şekilde çözülmesi için “Esnaf Bakanlığı” kurulmasının şart olduğunu savundu.
Tahtasız, AVM’lere ve zincir marketlere bir düzen getirilmesini, yerel esnafın iş yapmasının ve ayakta kalmasının sağlanmasını istedi.
Esnafın kullandığı kredilerin faizsiz ve ödeme gücüne göre taksitlendirilmesini talep eden Tahtasız, “esnafın sosyal güvenlik primleri, işyerleri kapalı olduğu dönemde Hazine tarafından karşılanmalıdır” dedi.
Tahtasız, “Küçük esnafımızın yanında çalışanların kısa çalışma ödeneği ile ilgili yaşadığı sorunlar giderilmelidir. Gündelik olarak çalışan ve evine ekmek götürme çabasında olan müzisyen, garson, komi, aşçı, bulaşıkçı gibi personele kış mevsimi de dikkate alınarak gereken destekler verilmelidir” ifadesini kullandı.
CHP Çorum Milletvekili Köse, işçileri ve işvereni dinledi, uzlaşma için çaba gösteriliyor.
Cumhuriyet Halk Partisi Çorum Milletvekili Tufan Köse, İl Başkanı Mehmet Tahtasız, Merkez İlçe Başkanı Ulaş Tokgöz ve bazı yöneticiler ile birlikte Ekmekçioğulları Metal’de işten çıkarılan işçilerin sorunun çözümü için işçi ve işveren temsilcileri ile görüşmeler gerçekleştirdi.
Görüşmeler sonrası işçileri tekrar ziyaret eden Milletvekili Tufan Köse, kendilerinin her zaman çalışandan ve emekten yana olduğunu dile getirerek, uzlaşı için ziyaret gerçekleştirdiklerini, işçi ve işveren taraflarını dinlediklerini belirtti.
Köse, işçilerin işlerine ve haklarına sendikalarıyla birlikte en kısa sürede çözüme kavuşmasını dilediklerini kaydetti.
Köse, “bizler doğamız gereği çalışandan ve emekten yanayız” ifadesini kullandı.
Milletvekili Köse, öncelikle işçiler ile görüşerek sorunları dinledi ve bilgi aldı.
İşçiler, “Biz sendikalı olarak çalışmak istiyoruz. On yıldır çalışıyoruz pandemiden dolayı işi yavaşlattığımızı ve bunu fırsat bildiğimizi söylüyorlar. Günde 12 saat çalışıyoruz” dedi.
Milletvekili Köse, işçilerle sohbet ederken kaç yıldır çalıştıklarının bilgisini de aldı.
İşçiler, “Ortalama 5 ve 10 senedir çalışıyoruz” şeklinde cevap verdiler. İşçiler, “İşveren ile anlaşılmış, sendikalı olarak içeri alınmış olsalar şu saat itibari ile geçer herkes tezgahının başında üretim yapar. Biz işimizi istiyoruz. Bizim tek derdimiz işimiz” diye konuştular.
CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, işçilere ‘güven ilişkisini sarsacak bir hal ve hareket yaşanıp yaşanmadığını sorarak bilgi aldı.
İşçiler ise böyle bir durumun söz konusu dahi olmadığını söylediler.
İşçi Temsilcisi Birleşik Metal İşçileri Sendikası Anadolu Şube Başkanı Deniz Ilgan, “sendikalı olmak istememizin tek sebebi şu; daha iyi yemek, daha iyi servis, daha iyi ücret, daha iyi iş sağlığı ve güvenliği, daha iyi yıllık izin kullanımı. Bütün sorun burada o yüzden sendikalı olmak istiyoruz. Bu bir grev değil, bir direniş. Biz sadece işten atılmalara, işçinin elinden ekmeğinin alınmasına karşı direnişteyiz. Bizi iş yerine almadılar, işten attılar. Pandemi dolayısıyla fesih yasağı olduğu için performans düşüklüğü sebebiyle bu iş yerinden kimse çıkarılmadı. Sendikalı olduğumuz için işten çıkarıldık. Sonu nereye varırsa varsın biz burada direnmeye devam edeceğiz. Hukuki çerçevede elimizden ne geliyorsa kimseye zarar vermeden, kırıp dağıtmadan direnişimize devam edeceğiz” diye konuştu.
Milletvekili Köse de “Biz hakim değiliz, sizi veya onları yargılamaya gelmedik. Biz doğamız gereği çalışan ve emekten yanayız. Süreci hep beraber takip edelim” şeklinde konuştu.
İşçi Temsilcisi Ilgan ve işçiler, Milletvekili Köse, İl Başkanı Tahtasız ve beraberindeki partililere ilgi ve desteklerinden dolayı teşekkür ettiler.
Türkiye’nin savunma sanayii ve ileri teknoloji alanlarında ki amiral gemisi ASELSAN tarafından, Sungurlu Devlet Hastanesine 2 adet solunum cihazı (ventilatör) desteği sağlandı.
Savunma sanayiinde ki kabiliyetleriyle sağlık teknolojilerinde yenilikçi çözümlere imza atan, bu alana yıllardır ciddi öz kaynak ayıran ASELSAN, geliştirdiği tıbbi cihazlarıyla da öne çıktı.
ASELSAN tarafından üretilen yerli ve milli 2 adet solunum cihazı Sungurlu Devlet Hastanesine bağışlandı. ASELSAN’ın ürettiği solunum cihazları ihtiyaç duyan hastaların hizmetinde kullanılmak üzere hastane yetkililerine teslim edildi.
Hastaneden yapılan açıklama da, “Milli gurur, hastanemize yerli ve milli ASELSAN ventilatör cihazı bağışlandı. 2 adet ASELSAN ventilatör yoğun bakım ünitesinde kullanılmak üzere hastanemize teslim edilmiştir. Bu süreçte emeği geçenlere şükranlarımızı arz ederiz.” ifadeleri kullanıldı.