Etiket: Vergi

  • Vergi Dairesi Esnafı Uyardı!

    Vergi Dairesi Esnafı Uyardı!

    Hasanpaşa Vergi Dairesi Müdürü Selami Erkoç, basit usul vergi mükellefi esnaf ve sanatkarlara uyarılarda bulundu. Erkoç, basit usul vergi mükellefi esnaf ve sanatkarların alım ve satım işlemlerini 3 ayda bir defter beyan sistemine kaydettirmeleri gerektiğini söyledi.

    Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ÇESOB) tarafından esnaf odası başkanları ve oda genel sekreterlerine yönelik bilgilendirme toplantısı düzenlendi. ÇESOB Derviş Günday Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya Hasanpaşa Vergi Dairesi Müdürü Selami Erkoç, Şehit Fatih Tekin Mesleki Eğitim Merkezi Müdür Başyardımcısı ve A Sınıfı İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Cemal Işık, ÇESOB Başkanı Recep Gür, Birlik Genel Sekreteri Furkan Pazarcı, Sicil Müdürü Fatma Kaya Ekin, İl ve İlçe Esnaf Odası Başkanları ile Oda Genel Sekreterleri katıldı.

    Basit ve gerçek usulde vergilendirme ve iş sağlığı ve güvenliğinin masaya yatırıldığı toplantıda Hasanpaşa Vergi Dairesi Müdürü Selami Erkoç, basit usul mükelleflerinin cezai müeyyidelerle karşılaşmamaları için alım ve satım işlemlerini 3 ayda bir defter beyan sistemine girmeleri gerektiğini kaydetti. Basit usul vergi konusunda oda başkanları ve oda genel sekreterlerinin sorularına ayrıntılı cevaplar veren Erkoç, ayrıca NACE kodları, vergi açılış ve kapanış konularına değindi. Şehit Fatih Tekin Mesleki Eğitim Merkezi Müdür Başyardımcısı ve A Sınıfı İş Sağlığı ve Güvenliği Uzmanı Cemal Işık ise, 6331 Sayılı Kanun hakkında detaylı bilgiler vererek, iş kazalarında çırakların da eleman olarak kabul edildiğini belirtti. Bilgilendirme toplantısı daha sonra soru-cevap şeklinde devam etti.

  • YouTuber’lar için vergi incelemesi: Süreç nasıl işliyor?

    YouTuber’lar için vergi incelemesi: Süreç nasıl işliyor?

    Şirket kurmadan dijital platformlarda ürettikleri içeriklerle gelir elde eden bazı sosyal medya fenomenleri kesilen vergi cezalarıyla yeniden gündeme gelirken, elde edilen her gelirin reklam geliri olarak ticari sınıfa girmesiyle ortaya çıkan vergi yükümlülüğü birçok YouTuber ve sosyal medya fenomenini şahıs şirketi kurmaya yöneltti.  İlgili kanunu takiben haziran ayından bu yana 6 ayda kurulan YouTuber şahıs şirketinde yüzde 100 oranında artış yaşandığını söyleyen girişimci Okan Şafak, “YouTuberlar’ın gelirlerinin bir alt limiti bulunmuyor. Bu yüzden şirket kurulumu yapmak zorundalar” dedi.

    “ŞİRKET KURMADAN ÖNCE ELDE EDİLEN GELİRLERE DE DİKKAT EDİLMELİ”

    İçinden geçtiğimiz pandemi sürecinde evde kaldıkça sosyal medya ve paylaşım sitelerinde daha fazla vakit geçirildiğini ve bu nedenle sosyal medya için daha fazla içerik üretildiğini belirten Şafak, üretilen bu içeriklerin aynı zamanda gelir anlamına geldiğinin de altını çizdi. Şafak, “Her gelir sahibi vatandaş gibi YouTuber’lar da gelirlerini faturalandırmalı ve bunun için de şirket kurmalıdır. Eğer 29 yaş altındaysanız genç girişimci teşvikinden faydalanabilir ve 3 yıl boyunca Gelir Vergisi’nden muaf olabilirsiniz” dedi.

    ŞİRKET SAHİBİNİN TAKİPSİZLİĞİ VERGİ CEZASINA YOL AÇIYOR

    YouTuberlar, elde ettikleri gelirleri beyan etmemeleri durumunda, ticari usulsüzlükten muafiyet hakkını kaybederek yüksek vergi borçlarına maruz kalıyor. Şafak, “Bu süreçte yaşanan en büyük sorun vergi kanunu hakkında yetersiz ve yanlış bilgiye sahip olunmasından kaynaklanıyor. Mükellef olarak bu süreçte YouTuber’lara şahıs şirketini kurduktan sonra vergiye konu olan tüm belgelerin ve finansal işlemlerin takibi süreçlerinde yardımcı oluyoruz. Sadece YouTuber’lar değil platformumuz aracılığıyla şahıs şirketi kuranlar vergi süreçlerini düzenli olarak takip edebiliyor ve kanunlarda yaşanılan değişiklikler hakkında bilgi sahibi olabiliyorlar. Evden çıkmadan, notere gitmeden, online olarak 10 dakika gibi kısa bir sürede şirket sahibi olunabiliyor. Pandemi sebebiyle evde kaldığımız günlerde platformumuza olan ilgiden memnunuz. Mükellef verilerine göre kasım ayında onlinedan şirket kurma sayısı yaz aylarına göre iki katına çıkarken, aylık olarak şirket kurma sayısı da yüzde 30 artış gösterdi” şeklinde konuştu.

  • “Halktan Bağış Değil, Servetten Vergi”

    “Halktan Bağış Değil, Servetten Vergi”

    Emek Partisi (EMEP) İl Başkanı Cafer Gökmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan, korona virüs tedbirleri kapsamında halktan bağış istenmesine tepki gösterdi.

    Korona virüs salgını tedbirleri kapsamında, faaliyeti zorunlu olanlar dışındaki işletmelerde çalışanların ücretli izne çıkarılması, işten atılmaların yasaklanması ve fatura ödemelerinin ertelenmesi beklenirken Cumhurbaşkanı’nın “Ulusa Sesleniş”inden emekçilere, salgının yükünü omuzlamak çıktığını belirten Gökmen, “Her fırsatta Türkiye’nin bir kabile devleti veya çadır devleti olmadığını vurgulayan iktidar tıpkı bir kabile devleti gibi halka avucunu açmaktadır” dedi.

    Salgının ilk günlerinden beri iktidarın; meslek örgütlerinin, sendikaların, siyasi partilerin ve uzmanların önerilerini dikkate almadığını, alınacak önlemler konusunda bu toplumsal kesimlerin önerilerine ve işbirliğine açık olmadığı gibi çözümü herkesin kendi OHAL’ini ilan etmesinde bulduğunu kaydeden Gökmen, “Bu süreçteki emekçi mağduriyetlerinin üstünden atlanırken sermaye gruplarına olağanüstü ayrıcalıklar tanınarak kaynaklar aktarılmaya devam etti, taahhütler verildi. Halkın tasarruflarından oluşturulan fonlar, devletin ihtiyat akçası, toplanan vergiler şimdiye kadar her kritik dönemde tekellerin ve yandaş sermayenin rahatlatılmasına kullanılmıştı aynı çizgi istikrarlı bir biçimde şimdi de takip ediliyor” ifadelerini kullandı.

    “SALGINLA MÜCADELE SORUMLULUĞU HALKA YIKILDI”

    Halktan aldıklarını tekellere ve yandaş sermaye gruplarına dağıtarak gelinen noktanın Erdoğan’ın ilan ettiği yaygın bağış kampanyası olduğunu söyleyen EMEP İl Başkanı Gökmen, şunları söyledi:

    “Böylece bir kez daha halkın sırtına ağır bir yük bırakılmaktadır. Karar alma sorumluluğunu kimseyle paylaşmayan, halkın taleplerine kulağını tıkayan tek adam yönetiminin yeni dayatması salgınla mücadele sorumluluğunu halka yıkmaktır.

    Yeniden hatırlatıyoruz, bugün salgın nedeniyle çalışma hayatında yaşanan sorunların çözümü kısa çalışma ödeneği, ücretsiz izin, zorunlu yıllık izin değildir. Bu badire halka gönüllü salma çıkarmayla da atlatılamaz. Türkiye’nin bir çadır devleti ya da kabile devleti olmadığını iddia eden iktidar mensupları bugün tam da kabile devleti yöneticileri gibi davranmakta ve halka avucunu açmaktadır.

    “KAYNAKLAR DOĞRU TERCİHLERLE, HALKIN İHTİYAÇLARI İÇİN KULLANILMALIDIR”

    Kaynak aranıyorsa; halkın çıkarlarıyla, ihtiyaçlarıyla hiçbir ilgisi olmayan Kanal İstanbul gibi israf ve yıkım projelerinden vazgeçilmelidir. Sarayın ve bürokrasinin şatafat israfı açıktır ve bu israfa son verilmelidir. Gerekli kaynak için halkın sırtından beslenen; milyonlarca liralık vergi ödemeleri affedilen, teşvik, destek vb adlar altında sürekli beslenen sermaye elini taşın altına koymalı; üretim ve hizmetler çalışanların hak kaybı olmadan durdurulmalıdır. Halk nasıl kazandığı ve harcadığı her kuruş için vergi ödüyorsa bu kesimler de halka olan borcunu ödemelidir.”

  • ‘Kredilerde SSK ve Vergi Borcu İstenmiyor!’

    ‘Kredilerde SSK ve Vergi Borcu İstenmiyor!’

    Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ÇESOB) Başkanı Recep Gür, özellikle sosyal medyada oluşan bilgi kirliliği üzerine açıklama yapma zarureti doğduğunu dile getirerek, Halkbank’ın esnafa destek amacıyla verdiği 25 bin TL’lik kredilerde SSK, Bağ-Kur ve vergi borcu yoktur yazısı talep etmediğini söyledi.

    Ayrıca KOSGEB ve Esnaf Kredi ve Kefalet Kooperatiflerinden son 5 yılda kredi kullananlara da kredi verilmeyeceği yönünde çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını vurgulayan Recep Gür, sosyal medya üzerinde bu tür bilgi kirliliği yayanlar hakkında da yasal işlem başlatıldığını dile getirdi.

    Esnaf Destek Paketi kapsamında, bugüne kadar faiz destekli kredilerden yararlanmamış olan esnaf ve sanatkarların da imkanlardan istifade edebilme imkanı verilmesi sebebiyle Halk Bankası’nın örnek alınmasını isteyen Başkan Gür, “Bu kapsamda esnafa kullandırılacak 25 bin liralık işletme kredisini tüm bankalarımız da kullandırırsa piyasalar kısa sürede rahatlar” dedi.

    Gür ayrıca, Esnaf Kredi ve Kefaletten ya da direk Halkbank’tan 31 Mart 2020 tarihinden önce kredi kullananlara 1 Nisan – 30 Haziran 2020 tarihleri arasında vadesi dolacak olan kredi borçlarının vadesinde/taksit tarihinde/hesap devresinde ilgili mevzuata göre faiz tahakkuk ettirilmek suretiyle vade tarihinden/taksit vadesinden/hesap devresinden itibaren 3 ay süreyle faizsiz olarak ertelendiğini ve buna bağlı olarak kredi ödeme tablosu doğrultusunda kalan tüm taksitlerinde ötelendiğini ifade etti.

    ÇESOB Başkanı Gür, kredisi ertelenen esnaf ve sanatkarlardan sadece erteleme dönemi boyunca çalışan sayısını azaltmayacağına dair taahhütname isteneceğini de sözlerine ekledi.

  • Vergi Haftası Ziyareti

    Vergi Haftası Ziyareti

    Defterdar Durak Sercan, 26 Şubat – 1 Mart tarihleri arasında düzenlenen ve bu yıl 31.’si kutlanan Vergi Haftası münasebetiyle Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ÇESOB)’u ziyaret etti.

    Defterdar Durak Sercan beraberinde Vergi Dairesi Müdürü İsrafil Sezgin ve Gelir Müdürü Ali Rıza Gülay ile birlikte ziyaret ettiği ÇESOB’ta Birlik Başkanı Recep Gür’le bir süre görüştüler.

    Ziyarette konuşan Defterdar Sercan, Vergi Haftası kutlamaları ile vergi bilincini tüm toplum kesimlerinde yerleştirmenin amaçlandığını ifade ederek, ülkede vatandaşlara götürülecek olan tüm kamu hizmetlerinin en seri ve etkin bir şekilde götürülebilmesi için gerekli olan finansman kaynağının yaratılmasında vergi gelirlerinin büyük önem arz ettiğini kaydetti.

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren ÇESOB Başkanı Recep Gür ise, Çorumlu tüm esnaf ve sanatkarların vergi ödeme bilincine ve önemine sahip olduğunu belirterek, Defterdar Sercan’a nazik ziyareti için teşekkür etti.

  • “Memurlar Vergi İndirimi İstiyor”

    “Memurlar Vergi İndirimi İstiyor”

    Türk Büro-Sen Çorum Şube Başkanı Sami Çam, Vergi Haftası nedeniyle basın açıklaması yaparak, memurların da vergi indirimi istediklerini ve çözüme kavuşturulmak istenen sorunları dile getirdi.

    “1990 yılından bu yana kutlanmakta olan Vergi Haftası münasebetiyle, verginin alınmasında yani mutfağında çalışanların da hizmetleriyle birlikte problemlerinin de görüşülmesi gerekmektedir” diyen Türk Büro-Sen Çorum Şube Başkanı Sami Çam konu ile ilgili açıklaması şöyle;

    “Vergi haftaları sadece plaket vermekle, birkaç ziyaretle yapılarak klasik kutlamalardan çıkartılıp daha etkin toplumun tüm katmanlarının katılacağı ve vergi bilincinin üst seviye de halkı bilgilendirme amacı güdülmelidir. Vergilendirilmiş kazancın kutsallığı hafızalara yerleştirilmelidir.

    Öncelikle çalışanı mutlu, mükellefi mutlu bir kutlamalar öngörülmeli. Yetişen nesil vergiden kaçınmayı değil, kutsiyetiyle geleceğe hazırlanmalı bu konuda bizim önerimiz Vergi haftası boyunca her okulda bir ders “ Vergilendirmiş kazancın Kutsallığı” konulu dersler verilmelidir.

    VERGİ HAFTALARININ İÇİ DOLDURULMALI

    Bilindiği üzere vergi oranlarında artan oranlı tarife uygulanmakta, elde edilen gelir dilimlere ayrılmakta ve her dilime ayrı vergi oranı uygulanmaktadır. Yani gelir arttıkça vergi dilimi yükselmektedir.

    2020 yılında %15’lik vergi dilimine giren toplam kazanç tutarının üst limiti 18 bin TL’den 22.000 liraya yükseltildi. Her ne kadar bu artış, geçtiğimiz yıllara oranla daha makul olsa vergide adaleti sağlayacak bir rakam olmaktan oldukça uzak bir seviyede bulunuyor.

    Vergi adaletsizliğinin giderilmesi için böyle bir uygulama, bütün çalışanlar için de hayata geçirilmeli ve bütün kamu görevlilerinin gelir vergisi oranı %15 olarak belirlenmelidir.

    HAZİNE VE MALİYE BAKANLIĞI İLE GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ÇALIŞANLARI SORUNLARININ ÇÖZÜMÜNÜ BEKLİYOR

    Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi Başkanlığı’nda personel yetersizliği dolayısı ile her bir çalışan iki kişilik iş yapmak zorundadır. Kurumda boş kadrolara atama yapılmadığı için çalışanların çalışma koşulları oldukça ağır hale gelmiştir. Mesai kavramı unutulmuş, yoğun çalışma temposundan dolayı sosyal yaşantısı olmayan çalışanların, kişisel ve ailevi sorunları gittikçe artmıştır.

    Hangi işin, hangi işe eşit olduğu belirlenmeden (iş tanımı yapılmadan ) çıkarılan 666 sayılı KHK ile aynı işi yapanlar arasında önemli ölçüde ücret farklılıkları ortaya çıkmıştır. Maliye ve GİB çalışanlarının özel hizmet tazminatları artırılarak diğer kamu kurumlarıyla eşitlenmeli ve adaletsizlik giderilmelidir. Kurumda aynı işi yapanlar arasında ücret adaletsizliği ve fırsat eşitsizliği devam etmektedir. Bu adaletsizliğin giderilmesi için hem Gelir’de hem de Gider’de çalışan Maliyeciler, kurum içi uzmanlık sınavlarının biran önce açılmasını beklemektedir.

    ÇÖZÜME KAVUŞTURULMASI GEREKEN DİĞER SORUNLAR İSE ŞÖYLEDİR:

    -657 sayılı kanunda mali hizmetler sınıfının oluşturulması,

    • Maliye Bakanlığı ve GİB’de özel uzmanlık sınavlarının biran evvel açılması ve sınavların sürekli hale getirilmesi,
    • Ek gösterge oranlarının yükseltilmesi, ek gösterge alamayanlara da ek gösterge verilmesi sağlanması,

    -666 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kaldırılan fazla çalışma uygulamasının yeniden başlatılması, resmi ve dini bayramlarda ve idari izinlerde çalışan personele fazla çalışma ücreti ödenmesi,

    -Kamudaki uzmanların özlük haklarının eşitlenmesi konusunda yapılan düzenlemeye Bakanlığın merkez ve taşra teşkilatında çalışan tüm uzmanlar dahil edilerek merkez taşra ayrımına son verilmesi,

    -Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı merkez teşkilatlarında görev alan asıl ve geçici personele verilen belediye ulaşım kartının taşra teşkilatına (Defterdarlık ve Vergi Dairesi Personeline) de verilmesi,

    -Görevlendirmelerde Vergi Daireleri Vergi Daireleri Kuruluş ve Görev Yönetmeliği hükümlerine titizlikle uyulması konusunda taşra teşkilatının uyarılmasını çalışanlar adına vergi haftasında talep ediyoruz.

    Vergi politikaları oluşturulurken, vergi çalışanlarının öneri ve teklifleri alınmamaktadır. Maliye’de örgütlü Sendika ve Sivil Toplum Kuruluşları yok sayılmaktadır. Maliye çalışanları af uygulamalarının başlatıldığı süreçte, adeta köle muamelesine tabi tutularak, mesai mefhumu tanınmadan çalıştırılmaktadır. Kurum çalışanlarının ağır iş temposuna, vergi aflarıyla gelen yeni bir iş yükü binmekte, personel mükelleflerle karşı karşıya gelmektedir.

    Gece-gündüz, hafta sonu demeden bayram tatillerinde dahi çalışarak Devlet hazinesini parayla doldurma görevini yürüten fedakar vergi memurlarının sorunları çözülmeden kutlamaların kabul edilmesi mümkün değildir.

    Türk Büro-Sen olarak, ekonomimizin ayakta kalması için canla başla çalışan Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi çalışanlarının ekonomik, sosyal ve özlük haklarının insan onuruna yakışır şekilde yeniden düzenlenmesi gerektiğini, Gelir Vergisi dilimlerinin yeniden düzenlenmesini, ya da maaş artışlarının vergi dilimleri dikkate alınarak yapılmasını, memurlara yapılan artışların vergi ile geri alınmasının önüne geçilmesi gerektiğini kamuoyuna saygı ile duyururuz” denildi.