Etiket: Yapılmalı

  • ‘Memur ve Emeklileri Memnun Edecek Düzenleme Yapılmalı’

    ‘Memur ve Emeklileri Memnun Edecek Düzenleme Yapılmalı’

    Türkiye Kamu-Sen İl Temsilcisi, Türk Eğitim-Sen Şube Başkanı, TBMM’de 2025 yılı bütçe görüşmeleri devam ederken, memur ve emeklileri memnun edecek bir düzenleme yapılması yönünde çağrıda bulundu.

    Bütçe teklifinde memur ve emekli maaşlarının artırılmasnı, gelir dağılımında adaletin sağlanmasını ve ekonomik mağduriyetlerin giderilmesini talep eden Selim Aydın, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

    “2025 yılına ilişkin Merkezi Yönetim Bütçe Teklifi TBMM’de görüşülüyor. Meclis’te alınacak kararlara bağlı olarak devletimizin ve hükümetin harama ve gelirleri belirlenecek, memur ve emekli maaşları kesinleşecek ve gerekli kaynak ayrılmış olacak.

    Hatırlanacağı gibi 2025 yılında kamu alacaklarına uygulanacak olan yeniden değerleme oranı %43,93 olarak açıklanmıştı. Bütçe hazırlık sürecine temel teşkil eden Orta Vadeli Program (OVP)’da ise 2025 yılında TÜFE’nin en iyi ihtimalle %17,5; ekonomik büyümenin ise %4 olacağı tahmin edilmişti.

    Buna karşın enflasyon farkı hariç tutulduğunda 2025 yılında memur maaşlarına %6+5; kümülatif %11,3 zam yapılması söz konusu. Bu kamu idaresi, alacaklarına %43,93 zam uygularken ödeyeceği maaşları %11,3 artıracak anlamına gelmektedir.

    Devletin %17,5 enflasyon beklentisine karşılık memur ve emekli maaşlarına %11,3 zam öngörülmesi, 2025’te kamu çalışanları ile emeklilerin alım gücünün düşeceğinin resmi olarak ilanı demektir. 2025’te GSYİH büyümesinin %4 olacağı öngörüldüğünden, maaş zamlarının hedeflenen enflasyonun bile altında kalması nedeniyle eriyecek maaşlar da hesaba katıldığında önümüzdeki yıl gelir dağılımında dengenin daha da bozulacağı, zenginin geliri artarken yoksulun reel kazancının düşeceği görülmektedir.

    2025 yılı içerisinde elde edilecek kamu gelirleri ile yapılacak harcamaların belirleneceği bütçe görüşmelerinin memur ve emeklilerimiz adına hayal kırıklığına dönüşmemesi ve gelir dağılımında adaletin sağlanması için birtakım tedbirler alınması zorunludur.

    Bu aksaklıkların giderilmesi, memur ve emeklilerimizin 2025 yılında nefes almalarının sağlanması için ise kamu çalışanlarına, geçmiş dönemde yaşanan kayıpların telafisi ek zam yapılması, memur maaş zamlarının OVP’de hedeflenen enflasyonun altında kalmaması için maaş zamlarının en az gerçekleşen enflasyon düzeyine çekilmesi, gelir dağılımındaki durumun daha da kötüye gitmemesi, gelir gruplarının ülkenin bütçesinden aldıkları payın azalmaması için OVP’de hedeflenen %4 büyüme oranının emekli ve çalışan maaşlarına yansıtılması, kamu çalışanları ve emeklilerin alım gücünün yükseltilmesi için bu artışlara ilave olarak refah payı verilmesi, 2023 yılı Kamu Görevlileri Hakem Kurulu Kararında en geç 2024 yılı sonuna kadar çözüme kavuşturulacağı ifade edilen, Sayın Cumhurbaşkanımızın da uygulanacağı hususunda taahhütte bulunduğu, birinci dereceye gelen bütün kamu görevlilerinin ek gösterge rakamlarının 3600 olarak belirlenmesi hususunun hayata geçirilmesi, sosyal adaletin vücut bulması ve dengeli bir vergi sistemi oluşturularak herkesten geliri ile orantılı vergi alınmasının temini için çalışanların gelir vergisi oranlarının %15’te sabitlenmesi, sosyal devlet ilkesinin hayata geçirilmesi, çalışma ve emeklilik hayatında dengenin sağlanması ve emekli kamu görevlilerinin durumlarının düzeltilmesi için ilave ek ödeme başta olmak üzere tüm ödemelerin emekli maaşı ve ikramiyesi hesabına dahil edilmesi, mali, sosyal ve özlük hakları bakımından mağdur durumda olan Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin bir defaya mahsus olarak Genel İdare Hizmetleri sınıfına geçirilmesi, kamuda bayram ikramiyesi ödemesinden faydalanamayan tek kesim olan memurlara da bayram ikramiyesi verilmesi amacıyla Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifinde gerekli düzenlemeler mutlak surette yapılmalıdır.      

    Bütçeler, milletimizin yıl içinde ürettiği mal ve hizmet değerlerinin ne şekilde harcanacağını ortaya koyan önemli metinlerdir. Ülkemizin her köşesinde deprem, sel, yangın, afet demeden en iyi kamu hizmetini üretmek için çaba sarf eden ve milli gelire büyük katkıda bulunan memurlarımızın  beklentilerine cevap verecek bir bütçe hazırlanması hepimizin arzusudur.

    Beklentimiz, milletvekillerimizin büyük haksızlıklara uğramış ve ekonomik zorluklar içinde bulunan memur ve emeklilerimizi gözetecek kararlara imza atarak 2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesini memnuniyet verici şekilde TBMM’den geçirmesi yönündedir.”

  • Kadroya Geçişler Eğitim Durumuna Göre Yapılmalı

    Kadroya Geçişler Eğitim Durumuna Göre Yapılmalı

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatcı gündeme ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndaki bazı sözleşmeli personelin kadroya geçirilme kriterlerinde eğitim ve mezuniyet durumlarının dikkate alınmadığı gerekçesiyle,  Sağlık-Sen olarak yaşanacak mağduriyetlerin önüne geçilmesi için Cumhurbaşkanlığı’na başvuru yapıldı.” 

    Yapılan yazılı başvuru hakkında açıklamalarda bulunan Saatcı,”Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının, sözleşmeli destek personeli ve diğer sağlık personeli istihdamında aranan niteliklerinde; eğitim, mezuniyet ve meslek durumları dikkate alınarak kriterler belirlenmiştir. Sözleşmeli destek personeli istihdamında; çocuk bakıcısı, hasta ve yaşlı bakıcısı, engelli bakıcısı olarak pozisyon unvanları belirtilmiş ve aranan nitelikler arasında Çocuk Gelişimi, Acil Bakım Teknikerliği, Paramedik, Yaşlı Bakım Hizmetleri, Engelli Bakımı ve Rehabilitasyon vb. önlisans programlarından mezun olma şartı aranmaktadır. Bakanlıkta istihdam edilen sözleşmeli diğer sağlık personeli istihdamında aranan niteliklerde ise, ortaöğretim kurumlarının Acil Tıp Teknisyenliği ile Önlisans Paramedik programından mezun olma şartı vardır. Ancak, sözleşmeli destek personeli ve diğer sağlık personeli unvanlarının, devlet memurluğu kadrolarına atanmalarında; eğitim ve mezuniyet durumları dikkate alınmamıştır. İlgili kriterler üzerine istihdam edilenler, çeşitli sağlık bölümlerinden mezun olmalarına rağmen; hizmetli, hastabakıcı veya sağlık memuru unvanlarına atamalarının yapılacak olması sebebiyle hak kaybına uğrayacaktır.” 

    Sağlık-Sen olarak; “Konuyla ilgili Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı’na yazılı başvuru yapılmıştır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nda istihdam edilen sözleşmeli personelin atanacakları memur kadrolarının sözleşmeli personel pozisyonuna esas aranan niteliklerin eğitim, mezuniyet ve meslek durumu dikkate alınarak yeniden belirlenmesi talep edilmiştir. Konunun takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz.” 

  • ‘Gelirde Adalet İçin Seyyanen Zam Yapılmalı’

    ‘Gelirde Adalet İçin Seyyanen Zam Yapılmalı’

    Memur Sen İl Başkanı Tekin Çınar, memur maaşlarına ilişkin yapılan zamlarla ilgili bir açıklama yayınladı.

    Memur Sen İl Başkanı Tekin Çınar, “Dünyanın ve insanlığın bütününe yönelik etki ve tehdit üreten Koronavirüs ve ona dayalı pandeminin temel gündem olduğu 2020 yılı; kamu görevlileri açısından Hakem Kurulu kararı mağduriyetleri ile enflasyona dayalı kayıplar yaşadıkları bir yıl olarak da geride kaldı” dedi.

    Tekin Çınar açıklamalarına şu şekilde devam etti;

    Hakem Kurulu; kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerini yüzdelik olarak 2020 yılında 4+4, 2021 yılında 3+3 şeklinde oransal artış yapılması kararı vermişti. Oysa yetkili konfederasyon Memur-Sen olarak; bu oranların ülkenin, ekonominin ve kamu görevlilerinin gerçekleriyle, geçmiş dönem enflasyon verileriyle uyumlu olmadığını dile getirmiştik. Beraberinde İşverenin teklifine hayır demiş, Hakemin Kararına da tepki göstermiştik.

    2020 enflasyon rakamları incelendiğinde ortaya çıkan tablo özetle şudur. İşverenin/Hakemin reva gördüğü artış; I. altı aylık dönem için 4 üncü aydan, II. Altı aylık dönem için ise 3 üncü aydan sonra enflasyona yenilmiş ve kamu görevlilerini mağdur etmiştir. Somutlaştırdığımızda, kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine I. altı ay için %1,75 II. Altı ay için %4,33 enflasyon farkı yansıtılmış, 2020 yılı toplam artışı ise karara göre %8,16 iken hayata göre %14,82 olarak gerçekleşmiştir. Bir başka ifadeyle, Hakemin-İşvereninin karara yazdığı artıştan %80’lik bir sapma meydana gelmiştir.

    “GELİN BU TABLOYU DÜZELTELİM, ENFLASYONU YENEN MAAŞ VE ÜCRET HEDEFİ BELİRLEYELİM”

    Ekonominin makro ve mikro düzey rakamları, enflasyon ve faiz oranları, kur tarafının rakamları birlikte ele alındığında en az artış, en düşük yükseliş maaşlarda ve ücretlerdedir. Son 10 yıllık enflasyon ve enflasyon farkı tablosu, 2019-2021 faiz, kur tablosu, 2020 yılı aylık enflasyon tablosu özetle şunu söylüyor; kamu görevlilerinin maaşları ve ücretleri eriyor, bu erimeyi durdurmak için gecikmeden seyyanen zam yapılması gerekiyor.

    Yıllık enflasyon oranının bir önceki yıla göre %24 arttığı, gıda enflasyonunun %25 seviyesinde olduğu, 2020 yıl başı ve sonu itibariyle faiz tarafında %75’lik artışın gerçekleştiği, bütçede faiz giderlerinde son 3 yıllık dönem itibariyle %45-%70 artış oluştuğu, kur tarafında %40’a yakın artış rakamına ulaşıldığı gerçekleri artık göz ardı edilmemelidir.

    Hem gelir dağılımda adaleti sağlamak, hem de enflasyon kaynaklı kayıpları telafi etmek, beraberinde düşük maaş ve ücret grubunda bulunan kamu görevlilerine asgari ücretler için atılan doğru adıma benzer bir yaklaşımı uygulamak için kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine 1 0cak 2021’den geçerli olmak üzere “en düşük devlet memuru aylığının %10’na denk gelecek tutarda seyyanen zam” istiyoruz. Daha somut ifadeyle, kamu görevlilerinin mevcut maaşlarına/ücretlerine 1 Ocak’tan geçerli olacak şekilde 400 TL seyyanen zam istiyoruz. Böylece geçmiş yönüyle kayıpların giderilmesini, gelecek yönüyle de enflasyona yenilme riskinin bitirilmesini talep ediyoruz.

    Bizzat kamu işvereninin ve siyasi iktidarın öngörüleriyle 2021 yılı enflasyon tahmini, beklentisi %11 seviyesindedir. Bunun anlamı; Hakemin 2021 için kararlaştırdığı 3+3’lük artışın yetersiz kalacağının, enflasyon farkı oluşacağının itiraf edilmesidir. Biz bu itirafın gereğinin yapılarak; 400 TL’lik seyyanen zammın 1 Ocak’tan geçerli olmak üzere maaşlara yansıtılmasını talep ve teklif ediyor ve ivedilikle bekliyoruz. Bu adım, hem gelir dağılımında hem de sosyal kulvarda adaletin sağlanması, sosyal maliyet ihtimalinin de ortadan kaldırılması gibi önemli sonuçlar üretecektir.

    “ZAM İSTİYORUZ”

    Bizler alın terinin karşılığı kurumadan verilmesi hassasiyetine davet eden bir medeniyetin mensuplarının emeğin, alın terinin, kamu görevlilerinin hizmet üretme gayretlerinin karşılığı olacak değerin verilmesinde, ederin ödenmesinde hükümetin siyasi sorumluluk, devletin medeniyet perspektifimiz kaynaklı zorunluluk hassasiyetiyle sorunu çözümle, talep ve teklifimizi evetle buluşturması gerektiğine inanıyoruz.

    Emeğin karşılığını ödemek için akıtılan akıl terini ve bütün gayretleri, milletimiz ve kamu görevlilerimiz takdir etmek de her zaman olduğu gibi cömert olacaktır. Biz bu cömertliğin, kamu yönetimi ve devlet tarafında da temel bakış olarak benimsenmesini bekliyor, seyyanen zam istiyoruz.

  • ‘İlave Ek Ödeme Biran Önce Yapılmalı’

    ‘İlave Ek Ödeme Biran Önce Yapılmalı’

    Sağlık-Sen Çorum Şube Başkanı Ahmet Saatci “Ek ödemelerde adalet mutlak surette sağlanmalı, İlave ek ödeme, bir an önce, Kasım ayı gözetilerek tavandan hakkaniyetli bir şekilde yapılmalıdır. Ödemelerde hiçbir çalışan kapsam dışında bırakılmamalıdır”dedi.

    Ek ödeme desteğinin Kasım ayından itibaren sahanın gerçeklerine uygun bir içerikle uzatılmasının zaruret olduğunu belirten Saatci,”Her şeye rağmen sağlık çalışanları mücadeleden geri kalmıyor. Hak ettiklerini zamanında almaları, onların moral ve motivasyonlarını yükselteceğinden pandemiyle mücadeleye güç katacaktır. Yapılacak düzenleme hakkaniyetli ve adaletli olmalıdır. Bilindiği üzere pandeminin bazı dönemlerinde tavandan ek ödeme desteği yapılıyor. Biz, döner sermayenin ve ek ödemelerin adaletli bir şekilde dağıtılmasını istiyoruz. Akıtılan alın terinin karşılığının verilmesini istiyoruz. Bürokrasi, yeniden düzenlenecek 3 aylık tavandan ödemede eski yanlışlardan ders çıkarmalıdır. Ancak bu durumda sağlık çalışanları rahat bir nefes almış olacaklar” diye konuştu.

    Ek ödemelerin adalet ve hakkaniyet gözetilerek tavandan yapılması gerektiğini söyleyen Saatci, “Döner sermaye uygulamasındaki ana kurgu değişmeden, emek ve alın teri temelli, dengeli ve adil bir paylaşım gözetilmeden ortaya konacak her düzenleme, sorunu derinleştirmekten başka bir işe yaramayacaktır. İlave ek ödeme uygulamasında bugüne kadar GİH ve YH sınıfında çalışanların göz ardı edilmiştir. Bu durum kabul edilemez. Pandemiyle mücadelede sağlık çalışanlarının tamamı alın teri dökmektedir. GİH ve YH sınıfındaki arkadaşlarımız da buna dâhildir. Ancak bu arkadaşlarımız ilave ek ödeme uygulamasından yararlandırılmıyor. Bu apaçık ayrımcılıktır, haksızlıktır” şeklinde konuştu.

    Döner sermaye sisteminin başlı başına bir sorun haline geldiğini dile getiren Saatci, “Günü kurtarmak için atılan adımlar sorunu daha da derinleştiriyor. Adaletli, hakkaniyetli bir sistem mutlaka oluşturulmalı. Sağlık hariç hiçbir kamu hizmetinde; aynı işi yapmasına, aynı sürede çalışmasına ve aynı statüde olmasına rağmen farklı ücret alan bir kamu çalışanına rastlamak mümkün değil. Bu durum kronik bir sorunla karşı karşıya olduğumuzu ortaya koymaktadır. Pansuman ederek sorunun yakıcılığını gidermek mümkün değil. Bu yüzden adalet vurgusu yapıyoruz, kapsamlı bir sistem değişikliği öneriyoruz” dedi.