Etiket: Yaygın

  • “Tüberküloz En Yaygın Enfeksiyon Hastalığıdır”

    “Tüberküloz En Yaygın Enfeksiyon Hastalığıdır”

    Çorum Özel Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Şengül Uysal, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü sebebi ile açıklamalarda bulundu.

    Uzm. Dr. Uysal şunları söyledi, “Tüberküloz Dünya’nın en eski ve en yaygın enfeksiyon hastalığıdır. Halen dünya nüfusunun 1/3 ‘ü tüberküloz hastalığı ile enfektedir. Her saniye bir kişi Tüberküloz basili ile enfekte olmaktadır. Tüberküloz savaşında kısa süreli kombine tedavi ile ciddi başarılar elde edilmiştir.

    Tüberküloz savaşında elde edilen başarı nedeniyle Tüberküloz savaşının gevşetilmesi, HIV artışı, göçler, turizm, gelişmekte olan ülkelerde sosyo-ekonomik gerilemeler, kötü tedavi programları ve düzensiz ilaç kullanımları nedeniyle 1980’li yıllarda MDR-Tüberküloz ve 1990’lı yıllarda XDR-Tüberküloz hastalıklarının ortaya çıkması ve giderek artması nedeniyle tüberküloz dünyada ciddi bir küresel tehdit haline gelmiştir.

    Tüberküloz kontrol programlarının en önemli hedefi enfeksiyon havuzunun ve latent tüberküloz enfeksiyonuna sahip kişilerin belirlenmesidir. Temaslı taramasının amacı, kaynak olgu ile teması olanlarda latent tüberküloz enfeksiyonu (LTBE) olanları ve bu gruptaki diğer tüberküloz hastalarını saptayarak tedavi edilmelerini sağlamaktır.

    American Thoracic Society (ATS) tüberküloz temaslıları için araştırma, tanı tetkikleri ve ilaç tedavisi konusunda rehber yayınlamıştır. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı Verem Savaşı Derneği Başkanlığının dispanserlerinde izlem protokollerinde hastalar tanı aldıktan sonra en kısa dönemde temaslı taraması başlatılmaktadır.

    Ülkemizde tüberküloz enfeksiyonu için yüksek riskli gruplar; tüberküloz hastası ile teması olanlar, ceza evlerinde kalanlar ve sağlık çalışanlarıdır. Tüberküloz dışı mikrobakterilerin görülme sıklığının yüksek olduğu ve BCG aşısının yapıldığı ülkelerde Tüberkülin Cilt Testi(TCT)’nin özgüllüğü düşüktür.

    Antijene özgül T hücrelerinin tüberküloz tanısında kullanımını esas alan interferon-gama salınım testleri testleri (İGST) geliştirilmiştir. Bu testler aktif Tüberküloz tanısında standart tanı metodlarının yerini alamamakla birlikte koruyucu tedavi için hasta seçiminde risk değerlendirmesinin bir parçası olarak kullanılabilirler.

    Tüberküloz kontrolünde en önemli konu, hastaların erken tanısı ve etkili tedavisidir. Bu, hastalığın toplumda azalmasını ve bulaşmanın önlenmesini sağlar. Tüberkülozda koruyucu önlemler; aşı uygulaması, koruyucu tedavi ve enfeksiyon kontrolüdür. Aşı ile ilgili son yıllarda yoğunlaşan çabalara karşın, BCG aşısı dışında etkili yeni bir aşı halen bulunamamıştır.

    Enfeksiyon kontrol önlemleri, özellikle sağlık kurumlarında ve toplu yaşanan yerlerde bulaşmayı önlemeye yönelik yönetimsel, mühendislik ve kişisel koruyucu önlemleri içermektedir.

  • İşitme Kaybı Dünyada En Yaygın Engellerden Biridir

    İşitme Kaybı Dünyada En Yaygın Engellerden Biridir

    Çorum Özel Hastanesi Kulak-Burun-Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Murat KÖSE 3 Mart Dünya Kulak ve İşitme Gününe özel açıklamalarda bulundu.

    Opr. Dr. Murat KÖSE işitme ile ilgili olarak şu bilgileri verdi;
    Kişiler arası iletişimin temeli işitme ve konuşmadır. Konuşma gelişiminin de sağlıklı bir işitme gerektirdiğini düşünecek olursak işitmenin önemi daha iyi anlaşılacaktır.

    Telefonu icat eden Alexander Graham Bell, işitme engelli olan annesi ve eşinin aynı zamanda tüm işitme engelli bireylerin duyamadığı sesleri duymaları için pek çok çalışma yapmıştır. İşitme engellilere dil öğretmeni yetiştiren bir okulda çalışan Graham Bell, aslında sağırların sessizliğini ortadan kaldırmaya çalışmaları sırasında tesadüfen telefonu icat ederek birbirinden kilometrelerce uzaktaki insanların birbirlerini duymalarını sağlamıştır. İskoçyalı ünlü bilim adamının işitme engelliler için yapmış olduğu çalışmalarından dolayı doğum günü olan 3 Mart (1847) tarihi Dünya Kulak ve İşitme Günü olarak kutlanmaktadır. Alexander Graham Bell işitme engelli eşine yazdığı bir mektupta “Eşin, hangi noktaya çıkarsa çıksın, ne denli zengin olursa olsun, emin ol işitme engellileri ve onların sorunlarını her zaman düşünecektir” diye yazmıştır.

    İşitme Kaybı Dünyada En Yaygın Engellerden Biridir. Dünya Sağlık Örgütü’nün hazırladığı rapora göre, 32 milyonu çocuk olmak üzere 360 milyondan fazla insan işitme kaybı ile yaşamaktadır. Türkiye’de bu sayı yaklaşık olarak 2,2 milyondur. İnsanlar yaşlandıkça bu risk artmaktadır. 65 yaşını geçen her 3 kişiden biri duyma güçlüğü yaşamakta.

    Dünya Sağlık Örgütü işitme kaybına yol açan faktörlerin % 50′si önlenebilir olduğunu bildirmektedir. Önleyici tedbirler arasında çocukların yenidoğan döneminde işitme taramalarından geçmesi, kızamık, menenjit, kabakulak ve kızamıkçık aşılarını olması, özellikle ototoksik (iç kulağa zarar verici) özellikte ilaç kullanırken seçici davranılması, orta kulak iltihabı için etkin tedavilerin yapılması, aşırı gürültülü ortamlardan kaçınılması sayılabilir.

    Aile herhangi bir zamanda bebeğinde işitme kaybından şüphelenir ise bunu doktoru ile paylaşmalıdır. Bebeğin duyması her yaşta test edilebilir. Bilgisayarlı işitme testleri yeni doğanlarda taramayı mümkün kılmaktadır. Okula başlamadan önce tüm çocukların işitme testi ile değerlendirilmesi gereklidir. İşitme kaybı kulak kiri veya kulakta sıvı birikmesi gibi düzeltilebilir sorunlardan kaynaklanabilir. Bu durumlarda basit bir tedavi veya küçük bir cerrahiyle işitmesi düzeltilebilir ve kalıcı kayıpların önüne geçilebilir.