Etiket: Yerli

  • Yerli ve Milli Nohut Çeşidi Borabay, Çorum Topraklarıyla Buluştu

    Yerli ve Milli Nohut Çeşidi Borabay, Çorum Topraklarıyla Buluştu

    Çorum’da yerli ve milli tarımsal üretimi güçlendirmek ve kuru tarım alanlarındaki verimliliği artırmak amacıyla önemli bir adım atıldı. Yeni yemeklik nohut çeşidi ‘Borabay’, Çorum ekolojik koşullarındaki performansının izlenmesi için ilk kez toprakla buluşarak deneme ekimine alındı.

    Kurumların Ortak Çalışmasıyla Sahada Test Ediliyor

    Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ile Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün koordineli çalışmasıyla yürütülen proje kapsamında, yerli tohumun bölge şartlarına adaptasyonu sahada uygulamalı olarak test ediliyor.

    Kuraklığa ve Hastalıklara Karşı Üstün Direnç

    Özellikle kuru tarım yapılan araziler için güçlü ve yeni bir alternatif ürün niteliği taşıyan Borabay çeşidi; kuraklığa olan yüksek dayanıklılığı ve hastalıklara karşı gösterdiği üstün dirençle öne çıkıyor. Çorum’un mevcut iklim yapısı, üretim deseni ve toprak özellikleri dikkate alındığında, bu çeşidin il tarımına büyük bir ivme kazandırması hedefleniyor.

    Ekiplerden İlk İnceleme: Çıkışlar Başarıyla Gerçekleşti

    Deneme ekiminin yapıldığı arazilerde uzman ekiplerce gerçekleştirilen ilk teknik incelemelerde, Borabay çeşidinin arazi ve iklim koşullarına başarıyla uyum sağladığı, tohumların yeşererek sağlıklı bir şekilde çıkış evresine geçtiği gözlemlendi.

    Hasat Döneminde Kesin Performans Belli Olacak

    Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü teknik personeli; sürecin devamında bitki gelişimi, hastalık ve zararlı durumu, kuraklık toleransı, verim potansiyeli ve genel adaptasyon kabiliyetini düzenli olarak kayıt altına alacak. Hasat döneminde yapılacak nihai değerlendirmelerle birlikte Borabay çeşidinin Çorum şartlarındaki kesin performansı ortaya konulacak.

    Yetkililer, sürdürülebilir tarımsal üretimi güçlendirmek ve çiftçileri alternatif ürünlerle desteklemek adına yerli ve milli çeşitlerin yaygınlaştırılması çalışmalarının hız kesmeden devam edeceğini vurguladı.

  • “Kurtuluş Yerli Malından, Yerli Üretimden Geçiyor”

    “Kurtuluş Yerli Malından, Yerli Üretimden Geçiyor”

    Cumhuriyet Halk Partisi Çorum İl Başkanlığı ve İl Kadın Kolları üyeleri, “Yerli Malı Haftası” nedeniyle ilginç bir etkinliğe imza attı.

    Parti binasında düzenlenen bir programla Türkiye’nin A’dan Z’ye birçok üründe dışa bağımlı hale geldiğine dikkat çekilerek, yerli üretimin ve yerli malı kullanmanın önemi vurgulandı.

    Kuru fasulye, mercimek, pirinç, bulgur, nohut, şeker gibi ürünlerin sergilendiği toplantıda içinde bulunduğumuz ekonomik kriz sürecinde yerli üretimin ne denli önemli olduğunun anlaşıldığı dile getirildi.

    İl Kadın Kolları tarafından organize edilen Yerli Malı Haftası etkinliğine; İl Başkanı Mehmet Tahtasız, İl Kadın Kolları Başkanı Kamile Anar, İl Genel Meclisi Grup Başkanvekili Yıldız Bek, İl ve Merkez İlçe yöneticileri ile Kadın Kolları üyeleri katıldı.

    CHP İl Başkanı Mehmet Tahtasız, Türkiye’nin üretmek için son derece elverişli olmasına rağmen birçok sebze, meyve, tahıl ürünü ve hayvansal gıdalarda dış ülkelere bağımlı hale geldiğini, son günlerde yaşanan ekonomik kriz, döviz fiyatlarının hızla artması, yanlış ekonomik politikalar sonucu büyük bir buhran oluştuğunu anlatarak, bu kötü gidişata ancak yerli üretimi artırarak, üreticiyi, çiftçiyi, esnafı, halkı rahatlatacak düzenlemelerle son verilebileceğini açıkladı.

    Tahtasız, tüm halkı yerli malı kullanmaya çağırdı.

    İl Kadın Kolları Başkanı Kamile Anar ise Türkiye’nin iğneden ipliğe dış ülkelere bağımlı hale geldiğini istediği ürünü de alamadığını ifade ederek, “yeterli ürün alamadığımız için Türkiye ekonomisi darboğaza girmiştir. Bu ülkeyi eskiden olduğu gibi üreten ülkeye çevirmek, yoksulluktan ve işsizlikten kurtulmak için elbirliği ile tek adam rejimini değiştirerek çiftçiyi, esnafı, öğrenciyi, sokaktaki halkı, mutfaktaki kadını rahatlatmak bizim elimizde. Yeter ki bu verimli topraklardan fışkıran ürünleri üretelim, yerli malı kullanalım, dışa bağımlı olmayalım” dedi.

    “YERLİ MALI DİYE BİRŞEY KALMADI”

    Kamile Anar, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Bugün burada bir araya gelmekteki amacımız yerli mali haftası kutlamak değil. Çünkü yerli malı diye bir şey kalmadı.

    Birinci Dünya Savaşından sonra oluşan ekonomik darboğazın ardından yabancı ülkelerin para akışını durdurmak için toplumsal tutum bilincinin oluşması amaçlanmıştır.

    Yerli malının amacı ülkemizde yetişen, üretilen malların üretimini ve tüketimini çoğaltmak, yerli malı kullanımında işsizliğin azalması, yoksulluğun azalması, vergi ve harçların Türkiye ekonomisine katkı sağlaması, dünyadaki ekonomik ve siyasal çalkantılardan en az şekilde etkilenmektir. En önemlisi de ülkenin bağımsızlığının korunması için yerli malları üretilmesi ve kullanılması gerekmektedir.

    1946 yılından itibaren Yerli Malı Haftası kutlanmaya başlanmıştır.

    Özellikle ilkokullarda 12-18 Aralık günlerinde; yerli malları nelerdir, hangi bölgelerde hangi ürünler yetiştirilir, ülkemizin gelişmesi ve zenginleşmesi için yerli malı kullanımının önemini anlatmak için görsel uygulamalar yapılmaktadır.

    Daha sonra Artırma Tutum ve Yerli Malı Haftası olarak kutlanmaya başlandı. Ürün kullanmada tutumlu olmak, zor günler için artırmak, biriktirmek anlatılıyordu çocuklara.

    Ne yazık ki bu anlamlı gün son zamanlarda önemini yitirdi. Çünkü artık mazotun, gübrenin, ilacın fiyatlarının yükselmesi, tarımı ve çiftçiliği yok etme noktasına getirdi ve her şeyde dış ülkelere bağımlı hale geldik. Bu da ülkede işsizlik, yoksulluk ve biat kültürünü yarattı. Bugün toplumun temel besin maddesi buğday, buğday ambarı olan ülkemizde artık yetiştirilemediği gibi, her saniye doların yükselmesi ithalatı da engellemektedir. Çünkü buğday alacak para yok. Bu da kıtlığın göstergesidir. İnsanlar bayat ekmek bile alamıyorlar. Marketlerde temel besin ürünleri artık kota ile satılıyor. Şeker ihraç eden ülke, marketten 1 kilo fazla şeker alamıyor. Pamuk üreten Çukurova’da pamuk tarlaları işlenmiyor. İhraç edilen Türk kumaşlarının yerini ithal iplikler, kumaşlar aldı. Eskiden hayvan kesiminde çok fazla olduğu için toprağa gömülen sakatatların fiyatı eti geçti. Çünkü ithal lop etler kasaplarda. Ayçiçek yağı temel besin kaynağı ancak ithal bile edilemiyor artık. Pirinç tarlaları sebze tarlası oldu. Savaş halinde olan Suriye’nin halkını biz besliyoruz ama patatesi onlardan alıyoruz.

    İğneden ipliğe dış ülkelere bağımlı olduk ama onlardan da yeterli ürün alamadığımız için Türkiye ekonomisi darboğaza girmiştir. Ama çözümsüz değiliz. Bu ülkeyi eskiden olduğu gibi üreten ülkeye çevirmek, yoksulluktan ve işsizlikten kurtulmak için elbirliği ile tek adam rejimini değiştirerek çiftçiyi, esnafı, öğrenciyi, sokaktaki halkı, mutfaktaki kadını rahatlatmak bizim elimizde. Yeter ki bu verimli topraklardan fışkıran ürünleri üretelim, yerli malı kullanalım, dışa bağımlı olmayalım. Bütün mücadelemiz bağımsız Türkiye için.”

  • Selçuk Bayraktar yerli üretim uçak motoruna ilişkin video paylaştı

    Selçuk Bayraktar yerli üretim uçak motoruna ilişkin video paylaştı

    Bayraktar, “TEI’nin geliştirdiği milli tasarım, yerli üretim uçak motoru. Dünyada bu sınıfta açık ara en yüksek performans değerlerine sahip uçak motoru. Nasıl derseniz; test ettik, kıyasladık… AKINCI ve Bayraktar TB3’e güç verecek! Atı alan…” ifadelerini kullandı.

    Test görüntülerinin bir ay öncesine ait olduğunu belirten Bayraktar, denenen motorun prototip değil, seri üretim motoru olduğunu kaydetti.

  • ‘Yerli 5G için hızlı adımlarla çalışıyoruz’

    ‘Yerli 5G için hızlı adımlarla çalışıyoruz’

    Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, video konferans yöntemiyle yapılan etkinlikte yaptığı konuşmada, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla, bilgi ve iletişim teknolojilerinin öneminin yaşanarak görüldüğünü söyledi.

    Fiziksel mesafeler artarken, teknolojiyle mesafelerin kapandığını ifade eden Karagözoğlu, bugün itibarıyla Türkiye’nin fiber altyapı uzunluğunun 413 bin kilometreyi aştığını, toplam geniş bant internet abone sayısının da yaklaşık 81 milyona ulaştığını bildirdi.

    Karagözoğlu, “Geniş bant internet abonelerinin 65 milyonu mobil, 16 milyonu ise sabit geniş bant hizmeti alırken, geçen 3 aylık dönemde oluşan yaklaşık 9 milyon terabayt toplam trafiğin 7,1 milyonu sabit, 1,8 milyonu ise mobil aboneler tarafından kullanılmış ve bir yıl öncesine göre kullanım yüzde 50’den fazla artış göstermiştir.” diye konuştu.

    Kamu hizmetlerinde sayısal dönüşümün etkilerini giderek artırdığına işaret eden Karagözoğlu, güncel verilere göre 700’e yakın kurum ve kuruluşun, 5 bin 300 civarında hizmetinin e-Devlet Kapısı üzerinden kayıt yaptıran 51,5 milyonu aşan vatandaşa ulaştığı bilgisini verdi.

    “Milli 5G için hızlı adımlarla çalışıyoruz”

    Karagözoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından başlatılan “Milli Teknoloji Hamlesi”ne, kurum olarak tüm güçleriyle destek olduklarına dikkati çekerek, “Uçtan uca yerli ve milli 5G hedefimiz doğrultusunda paydaşlarımızla daha da hızlı adımlarla çalışmalarımıza devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

    Siber saldırıların gün geçtikçe artmasına değinen Karagözoğlu, BTK bünyesindeki USOM ile siber tehditleri önlemek amacıyla alarm, uyarı ve duyurulara ilişkin faaliyetler yürüttüklerini, kritik durumlarda yerinde müdahale ekipleriyle olayların kontrolünün sağlanmasında önemli bir rol üstlenildiğini dile getirdi.

    4 binden fazla siber güvenlik uzmanı iş başında

    Karagözoğlu, Türkiye’nin siber güvenliğini sağlamak için büyük bir ekiple çalıştıklarını vurgulayarak, “SOME’ler, kurumların ve kritik altyapı sektörlerinin korunmasına yönelik olarak USOM’un koordinasyonunda 7/24 görevlerinin başında yer alıyor. Teknik seviyede USOM, sektörel SOME’ler ve kurumsal SOME’ler olarak şekillenen siber güvenlik yapılanmamızda, SOME İletişim Platformuna kayıtlı 4 binden fazla siber güvenlik uzmanı, ülkemizin siber sahasını koruyor.” bilgisini verdi.

    Siber güvenliğin farklı alanlarında BTK Akademi ve USOM tarafından 4 bin 500’ün üzerinde kişiye eğitim verdiklerini aktaran Karagözoğlu, şu değerlendirmede bulundu:

    “Biz ülkemizin gençliğine güveniyoruz. Fırsat verildiğinde gerekli eğitimleri aldıklarında gençlerimizin büyük başarılara imza atacaklarına inanıyoruz. Bu yolda eğitim ve kapasite geliştirme çalışmalarımız salgın döneminde de çevrimiçi ortamlarda devam ediyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yürüttüğümüz ‘1 Milyon Yazılımcı Projesi’ ile de kamuda ve özel sektörde, bilgi teknolojileri alanında kariyer sahibi olmak isteyen vatandaşlarımız, BTK Akademi Eğitim Portalı üzerinden 13 kategoride,  31 eğitimden yararlanarak iş analisti, network uzmanı, web tasarım uzmanı, siber güvenlik uzmanı, yazılım geliştirme uzmanı ve benzeri iş gruplarında istihdam edilmek üzere kendilerini yetiştirebilme imkanı elde ediyorlar.”

    “Güven kritik faktör”

    Kovid-19 salgınıyla mücadelede, verilerin etkili ön müdahalelerin oluşturulmasında kritik rol oynadığının görüldüğünü belirten Karagözoğlu, “Veri paylaşımının ve veriye dayalı analizlerin, iyileşme ve direnç oluşturma aşamasında önemli bir rol oynayacağını görüyoruz. Verilerin sağladığı kolaylıklardan faydalanırken, burada en önemli husus kişisel verinin korunması ve mahremiyetinin sağlanması konusunda gerekli tedbirlerin alınmış olması ve güvenliğinin sağlanması. Son yıllarda kişisel verilerin üretimi ve paylaşımının da arttığını görüyoruz. Yapay zeka, nesnelerin interneti ve büyük veri analitiği gibi veri açısından zengin teknolojilerin hızla ortaya çıkmasıyla birlikte, ‘güven’ ekonomilerin ve toplumların sayısal dönüşümünde güçlü bir şekilde kritik bir faktör olmaya devam ediyor.” dedi.

    Kamu ve tüm paydaşların bilgi ve iletişim teknolojilerinin gelişimine destek olurken, bilgi güvenliğini en üst düzeyde sağlamak adına tüm gayretlerini göstermeleri gerektiğini ifade eden Karagözoğlu, “Bu sürecin içinde yer alan paydaşların aynı dili konuşması büyük önem arz ediyor. Ortak dilin oluşturulması, geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması anlamında bu tür etkinliklerin önemli platformlar olduğuna inanıyorum.” diye konuştu.

    “Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalmalı”

    Bilgi Güvenliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hamdi Atalay da güvenli veri paylaşımı ve verilerin uluslararası dolaşımda güvenli kullanılabilmesinin önem taşıdığını vurguladı.

    Atalay, “Türkiye’nin verisi Türkiye’de kalmalı. Veriler artık tüm ülkelerin ve kurumların altın değerindeki hazineleridir. Bunların kıymeti bilinmeli, bunlardan yararlanmalı ve bunlar korunmalıdır.” ifadelerini kullandı.

    Veri merkezlerinin gelişip büyüyebilmesi için veri merkezleri pazarı ve iş alanının teşvik edilmesi gerektiğini dile getiren Atalay, altyapının iyileştirilmesinin de önem taşıdığını kaydetti.

  • TSK’ya yeni yerli silah sistemi

    TSK’ya yeni yerli silah sistemi

    Modern silah ve mühimmatlara yönelik üretimlerini Ar-Ge çalışmalarına paralel olarak yoğunlaştıran Milli Savunma Bakanlığına bağlı Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu yeni bir yerli silah sisteminin üretiminde daha sona yaklaştı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) muharebe ve mücadele yeteneklerini artırarak, askeri stratejilerinin etkililiğini ve hareket kabiliyetini geliştirme çalışmaları kapsamında 25 milimetrelik uçaksavar topu üretildi.Tamamen yerli ve milli imkanlarla üretilen uçaksavar topu tekli, üçlü, onlu ve seri atış yapabiliyor. Düşük kadenz veya yüksek kadenz atış modu olan silah, döner mekanizma sistemi sayesinde düşük tutukluk oranına sahip. Zırhlı araçlarla uzaktan komutalı silah kulelerinde kullanılabilecek silah gece-gündüz, her türlü hava şartında ve muharebe ortamında ana silah olarak görev yapabilecek. Birçok farklı hedefi etkin şekilde ateş altına alma yeteneğine sahip 25 mm silah sistemi, MKE Çankırı Silah Fabrikası Müdürlüğündeki atışlı testleri başarıyla tamamladı.

  • Hastaneye Yerli ve Milli Solunun Cihazı

    Hastaneye Yerli ve Milli Solunun Cihazı

    Türkiye’nin savunma sanayii ve ileri teknoloji alanlarında ki amiral gemisi ASELSAN tarafından, Sungurlu Devlet Hastanesine 2 adet solunum cihazı (ventilatör) desteği sağlandı.

    Savunma sanayiinde ki kabiliyetleriyle sağlık teknolojilerinde yenilikçi çözümlere imza atan, bu alana yıllardır ciddi öz kaynak ayıran ASELSAN, geliştirdiği tıbbi cihazlarıyla da öne çıktı.

    ASELSAN tarafından üretilen yerli ve milli 2 adet solunum cihazı Sungurlu Devlet Hastanesine bağışlandı. ASELSAN’ın ürettiği solunum cihazları ihtiyaç duyan hastaların hizmetinde kullanılmak üzere hastane yetkililerine teslim edildi.

    Hastaneden yapılan açıklama da, “Milli gurur, hastanemize yerli ve milli ASELSAN ventilatör cihazı bağışlandı. 2 adet ASELSAN ventilatör yoğun bakım ünitesinde kullanılmak üzere hastanemize teslim edilmiştir. Bu süreçte emeği geçenlere şükranlarımızı arz ederiz.” ifadeleri kullanıldı.

  • Yerli Otomobile Talip Oldular

    Yerli Otomobile Talip Oldular

    Sungurlu Ticaret ve Sanayi Odası (TSO), dün tanıtımı yapılan19. yerli ve milli otomobile talip oldu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla Gebze’de düzenlenen törende, Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG) tarafından yapılan yerli ve milli elektrikli otomobilin tanıtımı yapıldı. Sungurlu Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Behiç Akkaş, “Ülkemiz adına bir dönüm noktası oluşturacak yerli otomobile destek olduğumuzu açıklamak istiyoruz. Türkiye’nin otomobilini kullanmayı sabırsızlıkla bekliyoruz. Yerli arabamıza tam destek için biz de 19. araca talip olduk” dedi.

    Akkaş, kurum olarak sadece Türkiye’deki değil dünyanın dört bir yanındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını gururlarından bu başarıyı desteklemek amacıyla, üretilecek 19. otomobili satın almak istediklerini aktardı.

    Başta Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) olmak üzere yerli otomobilin üretilmesine katkıda bulunan tüm kurumlara, bu gururu yaşamalarına vesile oldukları için teşekkür eden Behiç Akkaş, “Şehrimizin plaka numarasının da 19 olması nedeniyle ülkemizde üretilecek 19. araca Sungurlu Ticaret ve Sanayi Odası adına talip olduk. Bu konuda herkesin duyarlı olması gerekiyor. Yerli otomobilin ilk adımını atan Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank, TOBB Genel Başkanımız M. Rifat Hisarcıklıoğlu, yerli otomobilimizin üretilmesinde emeği ve katkıları olan herkese teşekkür ediyoruz” dedi.

  • Çorumlu AK Kadınlar “Yerli Üretir, Milli Tüketir”

    Çorumlu AK Kadınlar “Yerli Üretir, Milli Tüketir”

    AK Parti Çorum Kadın Kolları tarafından “AK Kadınlar Yerli Üretir, Milli Üretir, Ekonomiye Destek Verir” düşüncesinden hareketle AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı tarafından Türkiye genelinde düzenlenen etkinlikler kapsamında Çorum’da kadınların yerli üretim eserleri için düzenlenen kermes yapılan duaların ardından törenle açıldı.

    Karakeçili mahallesi Gazi Caddesi Balaban İş Merkezi No:53/A2da düzenlenen kermeste, kadınlar el emeği ürünlerini satışa sundu.

    13-14 Aralık tarihlerinde 2 gün boyunca açık kalacak olan kermesin açılış törenine, Çorum Valisi Mustafa Çiftçi’nin Eşi Azime Çiftçi, Çorum Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın, İl genel Meclis Başkanı Osman Günay, AK Parti İl Yönetim Kurulu Üyeleri, Kadın Kolları Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı.

    İlçelerden ürünlerini sergilemek ve satmak isteyen kadınlarında katıldığı kermeste, el emeği ürünler, hanım eliyle üretilen ilmek ilmek işlenen çeyiz ürünleri, kadının unlu elleriyle ürettiği hamur işleri ve kadın elinin değdiği tüm yerli yöresel ürünler bulunmaktadır.

    Çorum’da kermes düzenleyerek kadınların ekonomiye kısa bir süre de olsa destek vermesini sağladıklarını anlatan AK Parti Çorum Kadın Kolları Başkanı Meryem Demir, “Üreten, büyüyen, milli değerleriyle yarınlara daha emin adımlarla yürüyen bir Türkiye yolunda, bu haftanın toplumdaki farkındalığın artmasına vesile olmasını diliyorum.” dedi.

  • “İthal Değil Yerli Milletvekiliyim”

    “İthal Değil Yerli Milletvekiliyim”

    AK Parti Çorum Milletvekili Erol Kavuncu sabah kahvaltısında basın mensupları ile bir araya gelerek önemli açıklamalarda bulundu.

    AK Parti Çorum Milletvekili Erol Kavuncu, devletten Çorum’un hak ettiği hizmetleri mutlaka alacaklarını belirterek, birlik beraberlik içerisinde herkesin dersine iyi çalışması gerektiğini söyledi.

    Bugün sabah kahvaltıda yerel ve yaygın basının temsilcileri ile ilk kez bir araya gelen Milletvekili Kavuncu, gündeme dair açıklamalarda bulundu.

    Milletvekillerinin görev ve sorumluluklarını anlatarak konuşmasına başlayan ve daha sonra da 1.5 yıldır milletvekili olarak yaptıkları çalışmalardan bahseden Milletvekili Kavuncu, Çorum beklentileri ve temel sorunları ile ilgili de gelişmeler hakkında bilgileri paylaştı.

    Milletvekili seçildikten sonra tabiri caizse 7/24 sıkı bir çalışma yaptığını açıklayan Milletvekili Kavuncu, ithal değil yerli milletvekili olduğunu Çorumlu’nun içinden çıkan, milletin ta kendisi olan birisi olarak vekillik döneminde yaptıkları ve yapmadıkları ile Gazi Caddesi’nde alnı ak yürüme azim ve kararlılığını taşıdığını ifade etti.

    Çorum’un beklentilerinin ekonomik olduğuna işaret ederek ekonomide de sanayileşme, tarım ve turizm olmak üzere 3 başlıkta yapılan, yapılamayan ve yapılması gerekenleri anlatan Kavuncu, “Çorum’un talebi ekonomik. Milli gelir, devlet imkânlarından ortak ve adil yararlanmayı istiyoruz. Çorum hak ettiği yatırım ve hizmetleri alırsa bölgesinin yıldızı olur. Çorum sanayide rüştünü ispat etti. Sanayiye destek verilmesi gerekiyor. Sulu tarıma destek verilerek nitelikli tarımın yaygınlaştırılması lazım. Turizm potansiyeli açısından Türkiye genelinde Çorum ilk 10’a girer” ifadelerini kullandı.

    Dün ihtiyaç olmayan şeylerin bugün hayatın vazgeçilmezi olabildiğine dikkat çeken Milletvekili Kavuncu, Havaalanı konusunda da 15-20 yıl içinde Türkiye’de havaalanı olmayan il kalmayacağını, ancak Çorum’un üniversitede olduğu gibi havaalanı kurulmasında geç kalmaması gerektiğini dile döktü.

    Çorum’un birinci önceliğinin Havaalanı olduğunu ve bu konuda birlik olmaları gerektiğini söyleyen Kavuncu, Hızlı trende de geç kalındığını, ancak bu konuda devletin geçmişte yaptığı yanlış politikaların etkisinin büyük olduğunu vurguladı.

    Kavuncu, “Devlet politikası olarak Ankara’dan kalkan tren Çorum’dan geçip Samsun’a ulaşmalıydı. Biz konforumuz için değil, ekonomik anlamda tren ve havaalanı istedik. 20-30 yıl öncesine kadar Çorum’da işsizlik sorun değildi. Altyapı ihtiyaçlarımız karşılanmadığı için ürettiğimiz ürünü pazarlayamıyoruz. Haksız rekabete uğruyoruz. Hızlı tren yatırım programına alınarak proje ihalesi gerçekleştirildi. Ancak ekonomik

    dalgalanmalar nedeniyle yavaşladı. Çin ile ortak yapım konusunda görüşmeler olduğu söyleniyor. Hızlı trenin takipçisiyiz” açıklamasında bulundu.

    Siyasi ikbal anlamında asla yarını düşünmediğini açıklayan Milletvekili Kavuncu, bugün bu saat itibariyle 3-4 yılda Çorum’a neler yapılabileceğinin planlarını yaptığını ifade etti. Önümüzdeki dönemde Çorum olarak Üniversite’nin Güney Kampüsü konusunda da çalışmalar yapacaklarını belirten Kavuncu, “Kuzey Kampüsü’nü tamamlayıp Güney Kampüs’te sağlık üniversitesinin ihtiyacı olan Tıp Fakültesi Morfoloji binası, Diş Hekimliği Fakültesi binası, sağlık bilimleri fakültesi binası, Ortodenti Diş Hastanesi binalarının başlanması için ne gerekiyorsa yapacaklarının kaydetti.

    Çorum’un ilçe karayolu ağı ile ilgili de çalışmalarını hızlandırarak sürdürdüklerini vurgulayan Kavuncu, yatırım ve hizmet çekilmesinin püf noktasını da, “Ya bakanınız olacak, ya da kapıdan kovulsanız bacadan gireceksiniz. Usul vusul için gereklidir” dedi.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı ile görüştüklerini ve çok ciddi kazanımlar elde edildiğini ifade eden Kavuncu, Çorum’un yeni bir stada kavuştuğunu, eski stada devletin gereken her şeyi yapacağını belirterek, “Eski stadın yerine beklentimiz olan Çorum’un faydasına olacak Kongre ve kültür merkezi dahil yatırımlar yapılacak. Yeni stada belediyenin harcadığı parayı da geri alacağız” diye konuştu.

    Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un önümüzdeki günlerde üst düzey bürokratlarla birlikte Çorum’a geleceğini açıklayan Milletvekili Kavuncu,  “Vallahi 7/24 çalışıyoruz. Allah beden ve ruh sağlığı versin, hep birlikte çalışalım. Çorum’da valisinden rektörüne, belediye başkanından milletvekiline ve teşkilatlara kadar herkes dersine iyi çalışacak. Çorum’un hak ettiklerini alacağız” şeklinde konuştu.