Yazar: Çorum Gündemi Doğru Haber – Doğru Adres

  • ‘Saatlerin Dilinden En İyi O Anlıyor’

    ‘Saatlerin Dilinden En İyi O Anlıyor’

    64 yıllık saat tamircisi Mehmet Kazancı, 1957 yılında abisi Tevfik Kazancı’nın yanında çırak olarak başlayarak, bu mesleğe adımını attığını söyledi.

    76 yaşında olan Mehmet Kazancı, hala 64 yıl önce açtığı dükkanına gelerek, duvar saatinden, köstekli saatlere, kol saatlerinden, cep saatlerine kadar gelen her türlü saatleri tamir etmeyi sürdürüyor.

    11 yaşında başladığı çıraklık dönemlerine ait anılarından da bahseden Kazancı, “1957 yılında ağbim Tevfik Kazancı’nın yanında başladığım çıraklık dönemimizde mesleği öğrenmek için ustalarımızdan yemediğimiz dayak kalmazdı. ama şimdiki gençler kendilerine bir laf bile söylemiyor, biraz mırıldansak hemen çekip giderim lafları duymaya başlıyoruz” dedi.

    “Ustaya saygı diye bir şey vardı bizim zamanımızda” diye başladığını sözünü Kazancı, “Bizler sabahtan, akşama kadar dükkanda çalışır, akşam olunca da ustamızın evine yardım etmek için giderdik. Ustamızın bir sözü annemizin babamızın sözüyle eş değerdi. Bir çırak önce kalfa sonra usta olup kendi dükkanını açtıktan sonrasında bile yani yuvadan uçtuktan sonra bile, sık sık ustasını ziyarete giderdi. Başta çok sık olurdu bu ziyaretler, çünkü bizim işte mesleği oturtana kadar ustaya hep ihtiyaç olur. Tamir edemediğimiz bir saati özenle bir kutuya koyar, “ustanın elini öpmeye” giderdik. Hep bir seremoni içinde geçerdi bu ziyaretler; önce ustanın eli öpülür, hâl hatır sorulur, çaylar içilir, ardından mevzuya gelinirdi. Usta saati tamir ederken yine onun yanında çırak olunur yanı başında yaptığı izlenirdi. Bu sırada ustanın nasihatleri özenle dinlenirdi. Sadece meslekle ilgili de olmazdı bu nasihatler” şeklinde konuştu.

    Her meslekte olduğu gibi bu meslekte de yetiştirecek çırak bulamadıklarından yakınan Kazancı, “Arkamızdan yetiştirecek gençlik bulamıyoruz, çünkü bu eğitim sisteminde ancak 18 yaşında çırak bulabiliyorsun, bu yaşta da kimse çıraklık yapmak istemiyor. Bu işin okulu yok. Olmadığı için de saat tamircisi, yorgancı, ayakkabıcı gibi meslekler yavaş yavaş yok oluyor. 20 yıl sonra yerimize saat tamiri edecek usta olmayacak. Sanat öğrenmenin birkaç senelik zamanı var ama kimsenin buna vakti yok” diye konuştu.

    Şimdi ki zamanda gerçek ustalara zor rastlandığını belirten Kazancı, “Her saatin kapağını açan kişi kendini saatçi ustası sanıyor. Bir saat ustası biraz mühendis, biraz da sanatçı olmalıdır. Hem pratik zekalı hem yaratıcı olmalıdır. Bir saat makinesinde kayıp bir parçayı bir mühendis gibi zihnimizde yeniden tasarlayıp üretmemiz gerekebiliyor. Çünkü bazı saatlerin üretimi durmuş olduğundan parçalarını bulmak mümkün olmayabiliyor. Ya da özellikle antika bir saatin dış süslemelerinde kırılan, kaybolan işlemeleri bir ahşap ustası gibi yontarak yeniden işlememiz, bir ressam gibi yeniden boyamamız gerekebiliyor” dedi.

    Bir saat ustasında olması gereken vasıflardan da bahseden Kazancı, “Benim için her meslekte başarılı olmanın yolu işine saygılı olmaktan ve iş ahlakını korumaktan geçer. Bu meslekte uzun yaşamak istiyorsanız dürüst olmalısınız, size gelen saati kendi saatiniz gibi görmelisiniz. Kendi saatinize nasıl davranıyorsanız, müşterinin saatine de aynı ihtimamı göstermeniz lazım. Bilginizi, yeteneğinizi kötüye kullanmamanız lazım. Bunlar kısa vadede karlı değilmiş gibi görünebilir ama uzun vadede mutlaka getirisi vardır. Saatçilik gibi az bulunan ve uzmanlık gerektiren işlerde güven bizim bir numaralı pusulamız. Saat dediğimiz şey kapalı bir kutu; insanlar nasıl çalıştığını bilmez, bu yüzden tamire gelen her saat, biraz da saatçinin insafına kalmıştır. Ona bir emanet gözüyle bakmayı bilen bir saatçi bana göre gerçek bir saatçidir” şeklinde konuştu.

    Eski zamanlarda saat almanın zorluklarından bahseden Kazancı, “Bir mahalleden bir diğer mahalleye ‘saat kaç?’ diye sormaya gidilirdi, yada ‘iftara ne kadar var’ diye. 1957 yıllarda birisi saat alınca herkes ona hayırlı olsun ziyaretine giderdi. İnsanlar askerliğini yapmadan saat sahibi olamıyordu. O zamanlar saat daha kıymetli idi” dedi.

    1968 yılında kendi dükkanını açarak, 5-6 çırak yetiştirdiğini açıklayan Kazancı, yetiştirdiği ustaları ile 1983 yılında Çorum saat kulesinin katranlarını tamir ederek, tekrar taktıklarını kaydetti.

    Çorum Elektrik, Elektronik, Su Tesisatı Esnaf Ve Sanatkarlar Odası Başkan Vekili Tuncay Yalçınkaya, üyeleri olan yılların ustası Mehmet Kazancı’yı odanın hazırladığı birlik ve beraberlik gecesine davet etti.

  • Atlas Gençlik İskilip’i Gezdi

    Atlas Gençlik İskilip’i Gezdi

    Çorum Atlas Gençlik İzcilik ve Spor Kulübü öğrencileri İskilip’ in tarihini, kültürünü, doğal güzelliklerini tanımak amacıyla İskilip’ e gezi düzenledi.

    Gezi kapsamında İskilip Kalesi, Çatalkara Sanat Evi, Alimler Müzesi, Etnoğrafya Müzesi, İskilipli Atıf Hoca Anıt Mezar ve Külliyesi, çarşı ve arastalarını gezdiler.

    Her sokak başında gelen geçenin su içip yaptırana dua etmesi için yapılmış, buz gibi soğuk havada bile suyu ılık akıp içenin içini ısıtan hayrat çeşmeleri, Bizans ve Roma döneminden kaldığı tahmin edilen kaya mezarları ve Hititler döneminde yapılan ve ilçeyi çepeçevre saran İskilip Kalesini gezdiler.

     Gençler daha sonra , İskilipli Atıf Hoca Anıt Mezar ve Külliyesinde ziyaret ettikten sonra İskilipli Atıf Hoca, Fatih Sultan Mehmet Han’ın hocası Şeyhülislam Akşemseddin Hazretleri, Şeyhülislam Sunullah Efendi, Akşemseddin’in oğullarından Nurul Hüda, Astronomi Bilgini Ali Kuşçu, Molla Cafer Çelebi, Çakmak dede (Şeyh Muslihiddin Attar) Hacı Karani (Abdulbaki Efendi)’nin silikon heykelleri ve yaşadıkları dönemde kullandıkları materyaller, dönem âlimlerden Şeyh İbrahim Ethem Efendi ile ilgili bilgi, eşya, fotoğraf ve Müzede ayrıca İskilipli bilim adamlarının yanı sıra ilçenin kültür hayatını da yansıtan etnografya bölümünde Müzenin bir bölümünde geçmişten günümüze kullanılan yaşam malzemeleri de sergilenirken İskilip’e özgü bastırılan kartpostalların yanında müzenin duvarlarını fotoğraf sanatçılarının İskilip’te çektikleri fotoğrafları da  gezen gençlerin müzesi büyük ilgisini çekti.

    Geleneksel ekonomik faaliyetlerin hâlâ ayakta tutulmaya çalışıldığı İskilip’ te bakır ve ağaç oyma ürünlerin satıldığı dükkânlar, el emeği sepetlerin satıldığı dükkânları da gezen gençler İskilip’ e hayran kaldılar.  

  • Sungurlu’nun Gelişimi İçin Adımlar Atılıyor

    Sungurlu’nun Gelişimi İçin Adımlar Atılıyor

    Sungurlu Belediye Başkanı Abdulkadir Şahiner’in girişimleri ile Sungurlu’nun kaderinin değişmesi ve gelişiminin desteklenmesi için çalışmalar devam ediyor.

    Sungurlu- Ankara- Samsun asfaltı üzerinde bulunan Cevheri ve Çiftlik mahallelerini kapsayan arazilerin ticari alana açılması için başvurular alınmaya başlanıyor.

    Belirtilen noktalarda arazisi olup ticari alana dönüştürmek isteyen hemşehrilerimizin Belediye İmar Müdürlüğüne aşağıda belirtilen evraklar ile başvuru yapması yeterli olacaktır. Sungurlu’nun gelişmesi ve halkın kalkınması için atılan bu adımlar ile şehrimiz ivme kazanarak büyüyecektir.

  • ÇORİMDER ve Eğitim Bir-Sen Elele Verecek

    ÇORİMDER ve Eğitim Bir-Sen Elele Verecek

    Memur-Sen İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Çorum Şube Başkanı Tekin Çınar ve Yönetim Kurulu üyeleri ÖNDER Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Boyraz’a “Hayırlı Olsun” ziyaretinde bulundu.

    Ayhan Boyraz, Önder İmam Hatipliler Derneği’nin İstanbul Büyük Çamlıca Camii 1071 Konferans Salonu’nda yapılan 58’inci Genel Kurulu’nda tekrar yönetim kurulu listesinde yer almıştı.

    Eğitim-Bir-Sen Çorum Şube Başkanı Tekin Çınar, Boyraz’a tekrar ÖNDER Yönetim Kurulu Üye listesinde 3’üncü kez yer almasından dolayı tebrik ederek, başarılarının devamını diledi.

    Sendika olarak STK’lar ile iyi ilişkiler içerisinde bulunmak istediklerini belirten Çınar, değerler eğitimine önem veren bir sendika olarak, İmam Hatip Okullarının da bu anlamda kuruluşundan günümüze kadar, özellikle 28 Şubat süreci başta olmak üzere değişik engelleme girişimlerine rağmen toplumumuzda kabul gören okullarımız olduğunu vurguladı. Özellikle eğitim alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin de eğitimin kalitesinin sürekli artırılması adına gösterdikleri emeğin çok kıymetli olduğunun farkında olduklarını ve sendika olarak da bu anlamda sivil toplum kuruluşlarımız ile ortak projeler geliştirebileceklerini, ÇORİMDER’in de bu STK’lar arasında yer aldığını söyledi.

    Ayrıca ziyarette sırasında İmam Hatip Okullarında kalitenin artırılması için atılması gereken adımlar konusunda istişarelerde bulunuldu.

    İyi dilekleri için Eğitim-Bir-Sen Çorum Şube Başkanı Tekin Çınar ve Yönetim Kurulu üyelerine teşekkür eden Boyraz, ÖNDER hakkında bilgilendirme yaparak, Türkiye’de ÖNDER’in 620 civarında işbirliği yaptığı imam hatip derneği olduğunu, 9 olan resmî il temsilcilerinden birisinin  de kendisi olduğunu ifade etti.

    ÖNDER’in 1958 yılında hak arama  temelli bir dernek olarak kurulduğunu hatırlatan Boyraz, bugün ülkenin en ücra köşelerinde temsil edilen, alanda ülkemizin geçleri iyi eğitim alsınlar diye gayret gösteren ve çok ciddi karşılığı olan bir STK konumuna geldiğine dikkat çekti.

    Proje İmam Hatip Okullarını tüm  liseler ile yarıştırmak istediklerine vurgu yapan Boyraz, İmam Hatip Okullarında eğitim kalitesinin ve eğitimcilerin özverisnin daha da yükseltilmesi hususunda sendika ile birlikte hareket etmeye hazır olduklarını dile getirdi.

    İmam Hatip Okullarının başarı grafiği daha da yükselen okullar haline getirilmesi, bu hususta atılacak adımlarda istişarenin yapıldığı ziyarette, Eğitim Bir-Sen ve ÇORİMDER olarak ortaklaşa çalışma yapma kararı alındı.

  • Ortaköy’ün Sulama Sorununa Çözüm Arıyor

    Ortaköy’ün Sulama Sorununa Çözüm Arıyor

    Çorum’un Ortaköy İlçe Belediye Başkanı Taner İsbir, DSİ 5.Bölge Müdürü Murat Alp’i ziyaret etti.

    Başkan İsbir yapmış olduğu açıklamada, “İlçemizin su kaynakları yaz aylarında yetersiz kalıyor, özellikle bu yıl kış aylarının yağışsız geçmesi ilçemizde sulama suyu ihtiyacımızı bir kez daha ortaya çıkardı. Sulama suyu ihtiyacımıza kesin bir çözüm bulmak amacıyla DSİ 5. Bölge müdürümüz Murat Alp ile bir görüşme yaparak, alternatif su kaynakları hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Kendisi de Bayram sonrası bir ekip görevlendirerek gerekli çalışmaların başlatılacağını belirtti. DSİ 5. Bölge Müdürümüz Murat Alp’e desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum” dedi.

  • Çorumlu Sporcular 3’te 3 Yaptı

    Çorumlu Sporcular 3’te 3 Yaptı

    Türkiye Kick Boks Federasyonu tarafından 01-07 Temmuz tarihleri arasında Şırnak’ta 60 ilden 1500 sporcunun katılımıyla düzenlenen “Türkiye Ferdi Kick Boks Şampiyonası’na” katılım sağlayan Çorumlu Kick Bokscular 1 Gümüş 2 Bronz madalya ile Çorum’a döndü.

    Şırnak’ta yapılan Kickboks Türkiye Şampiyonası Mili Takım seçme müsabakalarına Çorum Belediye Spor Kulübü’nden 2 sporcu, Özel İdare Spor Kulübünden 1 sporcu ve 1 hoca eşliğinde katılım sağladı.

    Özel İdare Kick boks antrenörler Sinan Duman ile eşliğinde “Türkiye Ferdi Kick Boks Şampiyonası’na” giden ve Çorum kafilesinde yer alan Abdulsamed Uğurlu K- 1’de Türkiye 2’incisi, Mehmet Özbolat  Full Kontak’ta Türkiye 3’üncüsü ve Ayşegül  Önder’de Full Contact ta Türkiye  3’üncüsü oldular.

    2021 yılı içerisinde farklı kentlerde düzenlenen Milli Takım seçmelerinin sonuncusu olan Şırnak’taki şampiyonanın ardından Abdulsamet Uğurlu, Ekim Ayında İtalya’da düzenlenecek olan Dünya Kıck-Boks Şampiyonasında, Mehmet Özbolat ve Ayşegül Önder ise Avrupa Kıck-Boks Kupasında Milli Takım forması altında mücadele etme hakkı elde ettiler.

    Çorum Kıck-Boks takımı sporcularıyla gurur duyduklarını ifade eden KickBoks İl Temsilcisi, Uluslararası Hakem ve aynı zamanda Merkez Hakem Komite Üyesi Halil İbrahim Bolat, ” Şırnak’taki Türkiye Kıck-Boks Şampiyonasına katılarak güzel sonuçların altına imza atan sporcularımızı, antrenörlerimizi ve emeği geçenleri kutlar, tebrik ederim” dedi.

  • Döğücü, “Çorum’da Sevgiyi, İstanbul’da Mücadeleyi Öğrendim”

    Döğücü, “Çorum’da Sevgiyi, İstanbul’da Mücadeleyi Öğrendim”

    Çorum İmam Hatipliler Derneği (ÇORİMDER) İl Başkanı ve ÖNDER Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Boyraz, Yönetim Kurulu Üyeleri ve öğrenciler Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü’ye nezaket ziyaretinde bulundu.

    Sancaktepe Belediye Başkanı Şeyma Döğücü ziyaret sırasında gençlerden gelen siyasetten, gündeme ve gündelik hayatına dair tüm sorulara içtenlikle cevap verdi.

    Konuşmasına kısaca kendi hayatını anlatarak başlayan Döğücü, “1965 yılında Çorum’da doğdu. Çorum İmam Hatip Lisesi’ni bitirdikten sonra 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldum. Mazlum-Der, Hukukçular Derneği, Hukukçu Hanımlar Derneği, IHH İnsani Yardım Vakfı, Araştırma Kültür Vakfı gibi çeşitli sivil toplum kuruluşlarında yönetim kurulu üyesi olarak görev aldım ve insan hakları alanında gönüllü çalışmalar yaptım” dedi.

    AK Parti’nin kuruluşuyla birlikte 2002 yılında İstanbul İl Kadın Kolları Kurucu Üyesi olarak siyasete ilk adımını attığını belirten Döğücü,” İl Kadın Kolları Seçim İşleri Birim Başkanı, Siyasi Hukuki İşler Birim Başkanı, Yerel Yönetimler Birim Başkanı ve Sancaktepe İlçe Kadın Kolları Başkanlığı görevlerini üstlendim” diye konuştu.

    “GENÇLERİN HAYIR DUASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ”

    Gençlere iyi bir gelecek bırakmak için çaba gösterdiklerini ifade eden Döğücü, “Gençlerin bizler için bakın ne güzel gelecek bırakmışlar bizler için demeleri ablalarımız, ağabeylerimiz demeleri için iş yapmamız lazım İnşallah sizlerinde dualarınızı alırız” şeklinde konuştu.

    İmam Hatip mezunu olan Şeyma Döğücü siyasi hayatından, yaptığı hizmetlerinden bahsederek, gençlere deneyimlerini aktarıp, çeşitli tavsiyelerde bulundu.

    “ ARTIK! ALINAN KARARLARIN ALTINA BAŞÖRTÜLÜLER İMZA ATIYOR”

    İlk Bayan Belediye Başkanı ve İmam Hatipli olmasından dolayısıyla yükünün bir kat daha olduğunun altını çizen Döğücü, “ Beraber Büyükşehir Belediyesi’nde görev yaptığım, avukat kardeşim şu anda Danıştay üyesi, bir gün geldi bana Şeyma abla biliyormusun, bugün Ayasofya’nın açılmasının alındığı kararın altında benimde imzam var dedi. Ama geçmişte biz bu mücadeleden umudumuzu kesmişken bugün bir başörtülü arkadaşımız Danıştay üyesi oluyor ve Ayasofya’nın açılması için alınan kararın altına Rabbim imza atmasını nasip ediyor. Bizler birkaç yıl önce bunu düşünemeyi bırakın, aklımızın ucundan dahi geçiremezdik” dedi.

    “TEK KADIN BELEDİYE BAŞKANIYIM”

    İstanbul’da 39 ilçenin içerisinde tek kadın belediye başkanı olduğunu hatırlatan Döğücü, “Bugün artık vatanın evlatlarının önündeki engellerin kalktığını görüyoruz. Yani bir kısım kadına seçme ve seçilme hakkı verilirken, bir kısım kadına sadece seçme hakkı verildiği bir ülkede yaşadık biz. Şimdi elhamdülillah bütün bunların kalktığı ve bir normalleşme süreci yaşıyoruz. Hiç kimsenin de kimseden rahatsız olmadığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

    Başörtülülerin bazı sınavlara dahi giremediklerini hatırlatan Döğücü, ama bugün hiç kavga gürültü olmadan, milleti birbirine düşürmeden bu problemin çözüldüğünü söyledi.

    Geçmiş yıllarda başörtülü insanlara karşı bazı kesimlerin bakış açısını da değerlendiren Döğücü, “Aileniz sizi Çorum gibi bir yerden 4-5 yıl okutmak için İstanbul’a göndermiş, Hukuk Fakültesini kazanmışsınız, 4 sene okutmuş ve 4 sene sonra diyorlar ki sen devleti yıkacaksın, senin kafanın arkasında bu var gibi laflar ve söylemler oluyor, ama herkes bilir ki hiç bir başörtülü kardeşim öyle bir niyetinin olmadığını, bizler memleketine, milletine ve ailesine faydalı olmak için çalışıyoruz. Ama yok senin kafanda başörtüsü var ya sen devleti yıkacaksın, laik Türkiye Cumhuriyetine kesin düşmansın diye bizleri bir çerçeveye oturttular” şeklinde konuştu.

    Bu gibi düşmanca tavırların bir daha yaşanmaması dileğinde bulunan Döğücü, bunun içinde millet olarak, diri olunması gerektiğini, birlik beraberlik içinde bulunulması gerektiğini ifade etti.

    “HER ZAMAN BİRLİK VE BERABERLİK İÇERİNDE OLMALIYIZ”

    15 Temmuz darbe girişimine de değinen Döğücü, Çorum’da 15 şehidimizin olduğu bir darbe girişimi sırasında bu insanlarımız gözlerini karartıp ölüme gittiler. Sen gidiyorsan ben gitmem deselerdi yada onun olduğu yerde ben olmam deseydi, biz bugün çok farklı bir yerde olurduk. Ben 15 Temmuz’da Çorum’da idim. Ramazan Bayramı nedeniyle memleketimize gelmiştim. Bir hafta annemin yanında kalayım diye hesap yapmıştım. Darbe girişimi sırasında İstanbul’dan fotoğraflar gelmeye başladı. İlk önce inanamadım, kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz ne darbesi diye ilk önceleri inanamadım. Darbe marbe olmaz, böyle şey imkansız diye düşünürken sonra iş ciddileşmeye başladı. İl başkanlığımızdan mesajlar gelmeye başladı, sokaklara inmemiş isteniyordu, bir anda şoka girdik ve hemen ilk şoku atlattıktan sonra Çorum İl başkanlığına gittim. Burada beni etkileyen şeylerle karşılaştım mesela yaşlı amcaların ağlayarak, il başkanlığına geldiklerini gördüm, arkadaşlarım biz eski günlere mi dönecez diye ağlayarak aradılar beni. Biz bu darbe girişimini birlik ve beraberlik içerisinde olduğumuz için atlatabildi. Bizlerin her zaman birlik ve beraberlik içerisinde olmamız gerekiyor ” dedi.

     “İmam Hatip talebelerinin hepsi dini asıl kaynağından öğrendikleri için içlerine sindiremedikleri bazı olaylara tepki gösterip, çok doğru kararlar verdiğine inanıyorum” diyen Döğücü, “Bu anlamda biz İmam Hatiplilerinin çok büyük misyonu var, biz sembolik kelimelerle konuşmuyoruz, biz olayların doğrusunu, eğrisini, fıkıh ve hadis ilmiyle özetliyoruz ki bu bizim için çok büyük bir avantajdır” şeklinde konuştu.

    AK Parti olarak milletin istediklerini yaptıklarını ifade eden Döğücü, “Biz milletin sahip çıktığı değerleri, biz yapmaya çalışıyoruz. Rabbim Cumhurbaşkanımıza hayırlı ömürler versin. Onun dirayetli duruşu olmasaydı, biz bu zamanları belki yaşayamazdık. Bizler bir İmam Hatipli olarak Cumhurbaşkanımızın dik duruşu bizleri daha çok gururlandırdı” diye konuştu.

     “NEDEN AVUKATLIK, NEDEN İSTANBUL’DA KALDINIZ?”

    Daha sonra gençlerin sorularını cevaplayan Döğücü, neden avukatlık, neden İstanbul’da kaldınız sorusuna şöyle cevap verdi;

    “Okul çağlarında siyaseti sevmeyen birisi idim. Bizim dönemimizde siyaset belli kişilerin yaptığı, siyasette falan yükselme olmayan, o zaman Demirel, Ecevit, Türkeş ve Erbakan’dan oluşan 4 kişilik bir siyaset vardı. Dönem, dönem birisi iktidar olur ama Türkiye’de hiçbir şey değişmezdi. Siyasetten Türk halkının, vatandaşın hiçbir beklentisi yoktu.Birisi gelince zam olur, öbürü gelince bir ferahlama olur, sonra daha çok ekonomik krizler yaşanırdı.O zamanlar siyasete sıcak bakacak bir ortam yoktu. Bizler de İmam Hatip’te okuduk ve o süreçte 80 ihtilali oldu. İhtilalde ben hiç unutmuyorum babam Rıza Nur’un kitaplarını yakmak zorunda kaldı. Bizim zamanımızda avukatlık o zaman aktif bir meslek değildi onun için ben aslında en çok eczacılığı istiyordum. Eczacılık bir puanla kaçınca altında ki Hukuk Fakültesi’ni kazanmış olduk. Ailem beni okula gönderirken elleri yüreklerinde gönderiyordu, öyle bir terör sürecinden geçtik. Ama Elhamdülillah bizim fakültemizde hatta  İstanbul’da ihtilalden sonra öyle terör olayları olmadı. Çok rahattık taki biz 4. Sınıfa kadar, o başörtüsü olayları benim hayatımı ve bakış açımı değiştirdi. Benim avukat olma, hakim olma hayallerini düşünürken, bir anda biz avukat olursak insan hakları yönünde zekat vermiş oluruz diye düşünmeye başladım.

     Bunun için Sivil toplum kuruluşları ve siyasete girmem Sayın Cumhurbaşkanımıza olan güven ve onun siyasette çok şeyleri değiştireceğine güvendiğimiz için AK Parti’de siyasi hayatım başlamış oldu” 

    İlk önce İstanbul’da kalma gibi bir düşüncem yoktu. Benim hayalim Eczacılık Fakültesini bitirip, Çorum’da eczane açıp, rahmetli babamda emekli olacaktı oda başında duracaktı, böyle bir mütevazi hayat hayal ediyordum ama görüyorsunuz ne olduysa buralara kadar gelmiş olduk. Yani gidişat bizi buraya getirdi”

    “ÇORUM’DA SEVGİYİ, İSTANBUL’DA MÜCADELEYİ ÖĞRENDİM”

    İstanbul size siyasi hayatınızda, meslek hayatınızda neler kattı sorusuna ise Döğücü, “ En önemlisi yurtta kalma sürecimle hayatla mücadele etmeyi öğrendim. Çorum’da her şey güllük gülüstanlıktı, ne istersem anne ve baban tarafından yerine getiriliyordu. Ama İstanbul’a geçtim, tek başınayım, her şeyi kendim yapmak zorundayım ve eğer ayakta durmayı, bir yerlerde bir şeyler yapmayı düşünüyorsan çok sıkı mücadele etmeyi bileceksin. İşin doğrusu ben İstanbul’da hayatla mücadele etmeyi öğrendim. Ama Çorum benim için en güzel geçlik çağlarımın geçtiği yerdir. Burada mücadeleyi, orada sevgiyi öğrendim. Benim için hayat burada ikisini birlikte götürmek demekti. Bunun için hem Çorum’u, hem İstanbul’u çok seviyorum”

    “BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI İLE SORUN YAŞIYORMUSUNUZ?”

    Siyasette cinsiyet ayrımının olduğuna dikkat çeken Döğücü, “Siyaset sanki daha çok erkeklerin alanı gibi böyle olmuş ve böyle gitmiş doğrudur da. Önceki dönemlerde bir kadının çocuğu, eşi ve ailesi, kendisinden olan beklentiler, bütün bunların yanında siyasette var olma mücadelesi vermek gerçekten çok zor. Şimdi mümkün mü yine zor ama nispeten bir yol bulabiliyorsun. Ben doğrusu Kadın Kollarındaki çalışmamı da çok verimli buluyorum. Bir şeyler yapıyor, bir işe yarıyorduk ama böyle bir mekanizmanın içinde belediye başkanı olmak, milletvekili olmak gibi düşüncelerim yoktu. Sessiz ve sakin hizmet etmeye devam ettik ama bir bakıyorsunuz, siz çalışıyorsunuz bir başkası başka yerlerde oluyor, bir bakıyorsunuz arasıra teşkilatlara gelen birisi milletvekili oluyor, bilmem belediye başkanı oluyor, bunları yaşaya yaşaya talep etmeyi öğreniyorsun. Talep etmeyi öğrendik ve talep ettik ve belediye başkanı olduk. Belediye başkanı olmak gerçekten çok zor bir görev, geceniz yok, gündüzünüz yok, hafta sonunuz yok, çocuklarınız yok, dinlenmek yok kısacası hiçbir şeyiniz olmuyor ama AK Parti’de çalışan bütün kadınların emeğini bir yerde sivilleştirmek gerekiyor, çünkü çok çalışıyorlar. Siyasete kadın olarak başladık birkaç adım geride başlamak demek hatta başörtülü bir kadın olarak başladık birkaç adım geride başlamak oluyor. Başörtülü olduğunuz için her yerde başka farklı durmak zorundasın.

    “BİZDE BAHANE VE MAZARET ÜRETMEK YOK”

    Benim hayatım hep mücadele ile geçti, benim hayatıma da böyle mücadele etme zamanları denk geliyor. Kadın kolları başkanı olduğum zaman 15 Temmuz darbe girişimi olmuştu, 3 ay evime girmeye fırsatım olmamıştı. Şimdi de Büyükşehir Belediyesi ile mücadelemiz başladı. İnşallah hepsinin altından kalkacak cesaretimiz ve yüreğimiz var. Bizde bahane ve mazeret üretmek yok”

    Misafirperverliği için Belediye başkanı Şeyma Döğücü’ye teşekkür eden Çorum İmam Hatipliler Derneği (ÇORİMDER) İl Başkanı ve ÖNDER Yönetim Kurulu Üyesi Ayhan Boyraz, “Başkanım bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz. Yani bizim derneğimiz 2014 yılından beri aktif olmamıza rağmen 2 yıldır yapamadığımız keşkek günümüzü yapmış olsaydık 14. Keşkek günümüzü yapmış olacaktır. Buda bu camiada yaklaşık 15 yıldır aktif bir şekilde bir araya gelmeye gayret gösterdiğimizin bir göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Derneğimiz kurulduktan sonra daha kurumsal yönden hizmet etmeye başladık ama ondan önce gençlerimiz vardı, birçoğu üniversiteyi bitirdi.  Birçok yerde karşımıza okulumuzdan mezun olanları görebiliyoruz. Hamdolsun bunlar bizim için büyük bir heyecan ve duygu bugünde bunu yaşamaktan gurur duyuyoruz. Bundan sonra da şimdi yetişen bu gençlerimizin yarınların avukatları, doktorları, mühendisleri olarak görmekten büyük bir mutluluk duyacağız. Bizlerde sığındığımız isimlere gidiyoruz, yani samimi gördüğümüz, faydalanabileceğimiz, az önce söylediğimiz gibi tecrübe paylaşımlarının gençlerimize katma değer katacağı isimlere gidiyoruz. Sizi tercih etmekle ne kadar isabetli karar verdiğimizi şimdi burada belediye başkanının misafiriyiz ama biz İmam Hatiplilerin bir ablasıyla birlikte olmaktan çok mutlu olduk. Buraya gelmeden önce Sancaktepe’yi bir kenar mahalle olarak tahmin ediyorduk ama bir belediye binasını gördükten sonra düşüncelerimiz değişti. Bu hizmetleri görmekten bir Çorumlu, bir İmam Hatipli olarak çok mutlu olduk, inşallah daha çok başarılı olmanızı istiyoruz” diye konuştu. 

  • Abdullah Kodek Asaleten Atandı

    Abdullah Kodek Asaleten Atandı

    Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğünü vekaleten yürüten Abdullah Kodek, Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı atama kararına göre, Çorum İl Milli Eğitim Müdürü olarak asaleten atandı.

    Bazı Bakanlıklar ile kamu kurum ve kuruluşlarında yapılan Cumhurbaşkanlığı Atama Kararları Resmi Gazete‘de yayımlandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan atama kararlarına göre; Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğüne Abdullah Kodek resmen atandı.

    Kodek, asaleten atandığını sosyal medya hesabından şöyle duyurdu; “22/03/2021 tarihinde vekaleten atanmış olduğumuz Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevine 9 Temmuz 2021 tarihi itibariyle Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle asaleten atanmış olduk. Bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonrada öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve Çorumumuza hizmetkar olmaya devam edeceğiz. Bizi bu göreve layık gören Cumhurbaşkanımız, kıymetli bakanımız ve ilk günden beri desteklerini esirgemeyen milletvekillerimize şükranlarımı sunuyorum. Rabbim bizi onlara, onları bu yüce millete mahçup etmesin inşallah…”

  • Çimento Fabrikasının Kuleleri Yıkıldı

    Çimento Fabrikasının Kuleleri Yıkıldı

    Çorum Belediyesi tarafından satın alınarak Çorum’a kazandırılan Çimento Fabrikası arazisinde yıkım ve söküm çalışmaları devam ediyor. Çalışmalar kapsamında Çimento Fabrikası’na ait çelik kulelerin yıkımı gerçekleştirildi. O anlar cep telefonu kamerası ile görüntülendi.

    Çimento Fabrikasının söküm ve yıkım çalışmalarında sona yaklaşıldı. Fabrika arazisinin Çorum Belediyesi’ne devrinin tamamlanmasının ardından söküm için tanınan 6 aylık süreç devam ediyor.

    Çalışmalar kapsamında Çimento Fabrikasına ait 70 metre uzunluğundaki ısıtma kulelerinin yıkımı gerçekleştirildi. O anlar cep telefonu kamerası ile görüntülendi.

    YIKIM VE SÖKÜMÜN 2 AY İÇİNDE TAMAMLANMASI HEDEFLENİYOR

    Çimento Fabrikası yaklaşık 4 yıl önce fabrika yönetimi aldığı kararla üretimini durdurmuştu. Votorantim şirketinin sahip olduğu 1 milyon 384 bin metre karelik fabrika arazisi, Çorum’a kazandırılmak üzere Belediye tarafından satın alınmıştı. Votorantim şirketi, yıkım ve söküm işleminin tamamlamasının ardından fabrika arazisini belediyeye teslim edecek. Söküm ve yıkım işleminin 2 ay içerisinde tamamlanması öngörülüyor.

    PROJE YIL SONUNA KADAR NETLEŞECEK

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, “Şehrimizde tarihi günler yaşıyoruz. Şuan adım adım işleyişi takip ediyoruz. Sözleşmemiz gereği firmanın 6 ay süresi var ve bu süre içerisinde burada maksimum iş güvenliğiyle, çevre sağlığıyla bu süreci tamamlayarak fabrikanın yıkımını gerçekleştiriliyor” dedi.

    Çimento fabrikası alanın ne şekilde değerlendirileceği noktasında farklı kesimlerle istişarelerde bulunduklarını belirten Başkan Aşgın, hazırlayacakları projeyi yıl sonuna kadar kamuoyuna sunacaklarını söyledi.

  • Refakatçi Misafirhanesi Açılıyor

    Refakatçi Misafirhanesi Açılıyor

    Çorum Belediyesinin hayata geçirdiği sosyal belediyecilikte öncü ve örnek hizmetlerinden biri olan Refakatçi Misafirhanesi resmen açılıyor.

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın “Bir hayalim var bu şehre dair” diye çıktığı yolda seçim dönemi taahhütlerinden biri olan Refakatçi Misafirhanesi, 12 Temmuz 2021 Pazartesi günü saat 11.00’de hizmete açılacak.

    Refakatçi Misafirhanesinin şehrin dua kapısı olduğunu ifade eden Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, “Şehrimizde imkanları çok gelişmiş, bölgeye hizmet veren bir hastanemiz var. Şehrimize dışarıdan tedavi için gelen hastalarımızın yakınlarının, refakatçilerinin her hangi bir ücret ödemeden kalabilecekleri bir yeri tam da hastanemizin karşı tarafında yaptık. 5 yıldızlı otel konforunda olan bu misafirhanemize gelen buranın hizmetlerinden faydalanan misafirlerimiz oldu. Hepsi de şehrimizden minnettar bir şekilde hayır duada bulunarak ayrıldı. Biz sadece duaya talip olarak çıktığımız bu yolda tam da hemşehrilerimizin kadirşinaslığına yakışır bir hizmeti hayata geçirmekten mutluluk duyuyoruz” dedi.

    Belediye Başkanı Aşgın, hizmete açılan ve basında tanıtımı yapılan, pandemi koşulları sebebiyle resmi açılışı ileri bir tarihe ertelenen Refakatçi Misafirhanesinin 12 Temmuz 2021 Pazartesi günü saat 11.00’de yapılacak olan açılış programına tüm Çorum halkını davet etti.