Kategori: EKONOMİ

  • Soğuk Zincir Yatırımları Hız Kesmeden Devam Ediyor

    Soğuk Zincir Yatırımları Hız Kesmeden Devam Ediyor

    Hayvancılığımızda önemli bir yeri olan soğuk zincir ağını genişletmek için Damızlık Sığır Yetiştiriciliği Birliğine kazandırılmış olan 3 adet 650 litrelik süt soğutma tankını Birlik Başkanı Yılmaz Kaya’ ya teslim ettiklerini belirten İl Tarım ve Orman Müdürü Orhan Sarı, İlimiz Hayvancılığını geliştirmek için çalışmalarının devam edeceğini söyledi.

    Üretilen sütün sağlıklı ve güvenilir bir şekilde üreticiye ulaşması için soğukta muhafaza edilmesi gerektiğine vurgu yapan Sarı, “Aksi halde sütün yapısı bozulmaktadır. Bundan dolayı süt tanklarının kullanılması büyük önem arz etmektedir. Süt birçok ürünün hammaddesi olmasından dolayı içerisindeki bakteriler,  sütün kalitesini etkilemektedir. Bu nedenle soğuk zincirin üretimden tüketime kadar olan hiçbir aşamada kırılmaması gerekir” dedi.

    Hayvancılığı olan köylerimize ortak merkez kurma çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini belirten Orhan Sarı, “Bu yıl yoğunluğun Sungurlu İlçemizin köylerine verdik, kurduğumuz soğuk zincir ağı sayesinde sıcak sütün toplanması ve sanayiye ulaştırılmasında karşılaştığımız zorlukların hepsini ortadan kaldırmış olacağız” diye konuştu. 

    Çorum Damızlık Sığır Yetiştiriciliği Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz, “Hedefimiz Çorumda hayvancılığın yapıldığı tüm köylerimizde süt toplama alanları oluşturup soğuk zinciri ağını tamamlayarak süt sanayinin istediği kalitede sütü üretim alanlarına ulaştırmaktır” dedi.

    İlimizde 400 noktada süt toplama merkezlerinin olduğunu ifade eden Kaya, amaçlarının aile işletmelerini geliştirerek kırsal alanda yaşayanları ekonomik anlamda güçlendirmek olduğunu belirtti.

  • Sarı, Anız Yakmaya Karşı Uyardı

    Sarı, Anız Yakmaya Karşı Uyardı

    Çorum İl Tarım ve Orman Müdürü Orhan Sarı, hasat sonrası ekim alanlarında anız yakılmaması konusunda uyarılarda bulundu.

    Hububat hasadı sonrasında geriye kalan anızın yakılması konusunda üreticileri uyaran Sarı, anız yakmanın araziye ve canlılara telafi edilemez boyutlarda zarar verdiğini söyledi.

    Hasat edilmemiş komşu tarlalara yangın sıçradığını, yakın köylerdeki hayvan barınaklarının, yerleşim yerlerinin ve ormanların tehlikeye düştüğünü kaydeden Sarı, şu açıklamalarda bulundu;

    “Telefon ve enerji iletim hatlarının yanması, sis oluşumu nedeniyle çeşitli trafik kazalarına yol açmaktadır. Bölgemizde anız yakma sonucunda çıkan yangınlar, her yıl milyarlarca liralık maddi zararlara neden olabilmektedir.

    Anız yakma gibi çağdışı uygulamalara son verilmeli, anızı yakmanın zararları konusunda çiftçilerimiz, yeterli ve doğru bilgiyle buluşturulmalıdır. Anız yangınları geleceğimiz ve gıda güvenliğimiz açısından son derece önemli bir tehdittir.

    Anız yakılması sonucunda, toprak içerisindeki faydalı canlılar ve topraktaki organik madde yanarak yok olmakta, bitkilere yarayışlı besin maddeleri azalmakta ve zamanla toprağın verimliliği düşmektedir. Verimli tarım topraklarımız zamanla verimsiz çorak topraklar haline gelmektedir. Anız yakılması su ve rüzgâr erozyonunu artırmakta, bu nedenle toprağın en değerli üst katmanları rüzgâr ve su ile taşınarak yok olmaktadır. Anız yakma sonucunda doğal denge bozularak zararlı böcekler ve hastalıklar çoğalmaktadır.

    Hububat hasadı sırasında biçim mümkün olduğu kadar alçaktan yaptırılmalıdır. Hububat hasadı yapıldıktan sonra biçerdöverin arkasında bıraktığı sap samandan oluşan namlular balya makinesi ile balyalanarak hayvan yemi olarak veya ahırlarda altlık olarak kullanılabilir veya sanayide kâğıt ve karton yapımında kullanılabilir. Namlu denilen bu sap ve saman tarladan uzaklaştırıldıktan sonra geriye kalan anız sap parçalayıcı makineler ile parçalanarak toprağa karıştırılmalıdır. Bu şekilde bir toprak işleme ile anızın toprağa karıştırılması toprağa birçok fayda sağlar ve anız yakmanın doğuracağı zararlar da önlenmiş olur.

    2872 Sayılı Çevre Kanununa göre “Anız yakılması, çayır ve meraların tahribi ve erozyona sebebiyet verecek her türlü faaliyet yasaktır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığının 30 Aralık 2021 tarih ve 31705 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2022/1 No’lu Tebliğin (l) bendinde “Anız yakanlara her dekar için 109,49 lira idari para cezası” verilir. “Anız yakma fiilinin orman ve sulak alanlara bitişik yerler ile meskûn mahallerde işlenmesi durumunda ceza beş kat arttırılır.” hükmü gereği anız yakma fiilini işleyenler hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından  İdari Para Cezası verilir” şeklinde ifadelerde bulundu.

    Çiftçilerin hem kendi hem de ülke menfaatleri açısından bu konuda gerekli hassasiyeti göstermeleri gerektiğini belirten Sarı, tarım alanları gelecek nesillere sağlıklı şekilde bırakılması gerektiğini söyledi.

    Anız yangınlarına karşı kırsal alanda Jandarma (156),  Polis (155)  ve Yangın söndürme için ise İtfaiye(110) ihbar hatlarını arayınız.

  • Çorum’ da Ayçiçeği Ekimi % 50 Arttı

    Çorum’ da Ayçiçeği Ekimi % 50 Arttı

    Çorum’ da İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün katkıları ile çiftçilere dağıtılan yağlık ayçiçeği tohumları hasada yaklaştı.

    Yağışların da bol olmasıyla kısa sürede yetişen ayçiçeği, tarlalarda görsel şölen yarattı.

    Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, İlimizde tarım ve hayvancılığın yoğun bir biçimde yapıldığını belirterek, bölgemizin ayçiçeğinde ön planda olduğunu söyledi.

    Yağlık ayçiçeği üretiminin yaygınlaştırılması amacıyla İlimizde Şubat ayında üreticilere dağıtılan tohumların hasada yaklaştığını belirten İl Müdürü Orhan Sarı,  “Geçmiş yıllardaki tecrübelerimiz, bize ayçiçeğinin oldukça stratejik bir ürün olduğunu gösterdi. Bu yüzden ayçiçeğinde ekiliş alanlarımızı da verimimizi de artırmalıyız. Bu yıl Bakanlığımızın katkısıyla 1820 üreticimize 70 bin dekar alana yetecek kadar tohum dağıttık. İlimizde yağışların da güzel gitmesi neticesinde hasatta da yüksek randıman bekliyoruz. Teknik ekiplerimiz sürekli sahada ve çiftçimizle yan yana. Bölgemizde ayçiçeği tarlalarında hastalık ve zararlı kontrolleri devam ediyor. Özellikle çayır tırtılı takibimiz altında idi ve tarlalarda bir zarar oluşturmadı” dedi.

    Çorum’un Ülkemizde ayçiçeğini en çok yetiştiren 6.ıncı sırada olduğunu belirten Sarı, “Ayçiçeği ekiliş alanlarımız her yıl artmaya devam ediyor. Geçen yıl 400 bin dekar ayçiçeği ekim alanımız varken bu yıl dağıttığımız tohumlarla nadas alanlarının da ekilişi sağlandı ve mevcutta 600 bin dekarın üzerinde üretim alanımız oluştu. Mevsimin de güzel gitmesiyle birlikte ayçiçeğinde verim, geçmiş yıllara göre çok daha iyi olacağı görülüyor. Geçen sene ortalama verim 200kg a kadar düşmüşken bu sene dönüme ortalama 350-400 kilogram verim bekliyoruz. Bu da en az 65 bin ton Ayçiçek yağı demek” diye konuştu.

  • “Çiğ Sütte Soğuk Zincir Ağı Genişliyor”

    “Çiğ Sütte Soğuk Zincir Ağı Genişliyor”

    Çorum İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Sungurlu İlçesinde bulunan 109 köyün 50 sinde sütte soğuk zincir oluşturmak için 650 litrelik süt soğutma tankları koymayı hedefliyor.

    Bu bağlamda Aşağı Fındıklı, Arıcı, Hacıosman, Yörüklü ve Sarıcumalar Köylerinde bulunan ve hayvancılık yapan üreticilerle Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı ile Çorum İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yılmaz Kaya bir araya geldiler.

    Amaçlarının Çorum’un en büyük ilçesinde bulunan ve hayvancılık yapan üreticilerin sütlerini, soğuk zincir kurarak sanayicinin istediği kalitede ve sağlıklı bir biçimde toplanmasını ve pazarlanmasını sağlamak olduğunu belirten Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, “Sütlerin bozulmaması ve üreticinin sütünü korumak için mutlaka soğuk zinciri oluşturmamız gerekmektedir. Biz kurum olarak, üreticilerimizin temsilcisi olan birlik ve odaları yoğun bir biçimde destekleyip projeler üretiyor ve yanlarında oluyoruz. Birlik Başkanımızla akşam 7 den 11 e kadar köylerimizi dolaşıp üreticilerimizle beraber tankları koyacağımız yerleri belirliyoruz. Bizler üreticimizi çok seviyoruz. Sloganımız “Sonuna kadar üreticinin yanında olmak ve desteklemek” dedi.

    Birliğe beş yıldır hizmet ettiğini hatırlatan Çorum İli Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlik Başkanı Yılmaz Kaya, “Bu 5 yılı üreticiye hizmet yolunda dolu dolu geçirdik. Çorum üreticisine bu yaptıklarımız yeter mi? Yetmez. Daha fazlasını yapmak için ben ve ekibim, gece gündüz demeden üreticimizin dertleri ile dertlenerek çalışmaya devam ediyoruz” diye konuştu.

    Gaye ve amaçlarının gidemedikleri ve ulaşamadıkları üretici bırakmamak olduğuna değinen Kaya, “Küçük aile işletmeleri bizim vazgeçilmezimiz. Aile işletmelerini güçlü bir biçimde desteklersek kırsal nüfusu yerinde tutar üretime katkı sunarız. Bu tankların alınarak Sungurludaki köylere soğuk zincir oluşturulmasında emeği olan Sayın Valime, Milletvekillerimize ve Tarım ve Orman İl Müdürümüze teşekkür ederiz. Tarım ve Orman komisyonu üyesi Milletvekilimiz Sayın Ahmet Sami CEYLAN’ a bizleri en güçlü biçimde destekledikleri için çok teşekkür ederiz” şeklinde konuştu.

  • Buzağı Desteği Üreme Etkinliği Parametreleri Değişti

    Buzağı Desteği Üreme Etkinliği Parametreleri Değişti

    İl Tarım ve Orman Müdürü Orhan Sarı Desteklemeye ilişkin esaslar kapsamında yaptığı yazılı açıklamasında; 2021 Yılı Buzağı Desteklemesinde Destekleme Kriterlerinden olan Üreme Parametresi kriterleri, çiftçilerin mağduriyetlerinin giderilmesi için Bakanım gayretleri ve Cumhurbaşkanının onayı ile Resmi Gazetenin 4 Ağustos 2022 tarih ve Hayvancılık Desteklemeleri Uygulama Tebliği(Tebliğ No:2021/43)’nde Değişiklik Yapılmasına Dair 2022/17 sayılı tebliğ ile değiştirildiğini söyledi.

    İlk buzağılama yaşının 510-810 günden 510-960 güne, bir önceki buzağılama arasındaki sürenin 235-450 günden 235-600 gün olacak şekilde güncellendiğini belirten Sarı,  “Buna göre üreme parametrelerindeki süre 5 ay uzatılarak bu süre zarfında doğan buzağılar için de üreticilerimizin desteklemelerden faydalanması sağlanmış ve geçmiş yıllarda oluşan mağduriyetleri giderilmiştir. Tüm üreticilerimize hayırlı olsun” dedi.

  • Buğday ve Arpaya TMO Alım Prim Desteği Verilecek

    Buğday ve Arpaya TMO Alım Prim Desteği Verilecek

    Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı,  Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) ne hububat satan üreticilerin desteklemelerden yararlanabilmesi için son başvuru tarihinin 16 Eylül 2022 olduğunu söyledi.

    Orhan Sarı konu ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada,  “TMO’ya hububat satan üreticilerimize yönelik destekleme ödemesi, 2022 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) ne kayıtlı olan, arpa ve buğday üretimi yaparak ürettikleri bu ürünleri TMO’ya satan ve bu satışlarını belgelendiren üreticilerimize; Buğday için kilogram başına 1 TL, Arpa için de kilogram başına 0,50 TL olarak ödeneceğini duyurdu.

    Sarı, “Söz konusu desteklemeden yararlanmak isteyen çiftçilerimizin 16/09/2022 tarihi mesai bitimine kadar ÇKS’de kayıtlı oldukları İl/İlçe Müdürlüklerimizden temin edecekleri dilekçe ve TMO’dan alınan alım satım belgeleri ile müracaat etmeleri gerekmektedir. TMO’ya ürün satışlarını gösteren belgelerin 6 Haziran 2022 ile 1 Eylül 2022 tarihleri arasında olması gerekmektedir” dedi.

    Bu desteklemeden yararlanan üreticilerin ilgili şartları taşımaları halinde Bakanlık tarafından 2022 üretim yılında verilecek diğer desteklerden de faydalandırılacağını belirten Sarı, Kamu kurum ve kuruluşları ile 5488 sayılı Tarım Kanununun 23. maddesi gereği ‘haklarında beş yıl süreyle hiçbir destekleme programından yararlandırılmamaları’ yönünde karar verilenler destekleme ödemesinden faydalanamaz. 2022 yılında ÇKS’ye kayıtlı olarak arpa, buğday üretimi yapan ancak ürettikleri ürünlerini TMO’ya satmayanlar veya Cumhurbaşkanı Kararında belirtilen tarihler dışında TMO’ya satanlar için destekleme ödemesi yapılmayacağını ifade etti.

  • Sarı, “Gelir Koruma Sigortası Geliyor”

    Sarı, “Gelir Koruma Sigortası Geliyor”

    İl Tarım ve Orman Müdürü Orhan Sarı, gelecek yıldan itibaren verim düşüşleri ve fiyat dalgalanmalarından kaynaklı gelir kaybı riskini de kapsayacak şekilde Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) bünyesinde hayata geçirilen Gelir Koruma Sigortası tüm ülkede yaygınlaştırılacağını duyurdu.

    Dünyada son 50 yılda sel, fırtına, kuraklık gibi doğal afetlerin sayısının 5 kat arttığına dikkat çeken Sarı, Dünya çapında, 2020’de afetlerden kaynaklı 210 milyar doları bulan ekonomik kaybın yüzde 60’ının tarım sektöründe gerçekleştiğini söyledi.

    Türkiye de son yıllarda yangın, sel ve kuraklık afetlerinden büyük zarar gördüğüne değinen Sarı, konu ile ilgili açıklamasını şöyle sürdürdü; “Tarımsal üretim alanlarının son yıllarda afetlerden etkilenme oranının ortalama yüzde 10’un altında seyretmesine rağmen, kuraklık, sel ve yangınların fazla olması nedeniyle etkilenme ortalama yüzde 30 civarında oldu.

    TARSİM kapsamında kuruluşundan bugüne kadar, üreticilerin ürünlerine zarar veren meteorolojik olaylar başta olmak üzere sigortalanabilir ve ölçülebilir tüm risklerin kapsama alınması yönünde yoğun çalışmalar yürütülüyor.

    Teminat kapsamı, risk ve ürün bazında her yıl genişletiliyor. Kuruluşunda bitkisel ürün sigortalarında, sadece dolu, fırtına, hortum, heyelan, yangın, deprem durumlarını kapsayan “dolu paket riskleri” ile sigortacılığa başlayan tarım sigortaları, ilerleyen dönemlerde sel ve su baskını riskini de kapsadı.

    Buğdayda İlçe Bazlı Kuraklık Verim Sigortası 2017’de başlatıldı. 2021’den itibaren (buğday, arpa, yulaf, tiritikale, çavdar, nohut, kırmızı-yeşil mercimek ürünleri ile sertifikalı tohumluk ürünler) uygulama “Köy Bazlı Kuraklık Verim Sigortası” olarak revize edildi.

    Mayıs 2021’de iklim değişikliği kaynaklı Akdeniz sahil şeridinde, hava sıcaklığının uzun süre 40 derecenin üzerinde devam etmesi, ardından da gelen soğuk havanın mandalina, portakal, altıntop ve bazı limon çeşitleri ile üzümde zarara yol açması, TARSİM’in kapsamının genişletilmesini gündeme getirdi.

    Yapılan çalışmalar sonucunda, “sıcak hava zararı teminatı” 2021 yılında TARSİM kapsamına alındı.

    Gelir Koruma Sigortası

    Dünyada gıda fiyatlarında artan dalgalanmalardan üreticilerin korunabilmesi amacıyla Gelir Koruma Sigortası Projesi başlatıldı.

    Hem verim düşüşü (her türlü afete karşı) hem de fiyat azalış riskine karşı üreticileri koruyan Gelir Koruma Sigortası ile verim düşüşleri ve fiyat dalgalanmalarından doğabilecek gelir kaybı riski teminat altına alınıyor.

    Konya’nın Cihanbeyli, Karatay ve Kadınhanı ilçelerinde uygulanan pilot projeyle, ekmeklik ve makarnalık buğdayda verim değişimi ve fiyat dalgalanmalarına bağlı gelir kaybı riski “Gelir Koruma Sigortası” ile teminat altına alındı.

    Gelir Koruma Sigortası, 2023 üretim sezonunda da tüm Türkiye’de uygulanacak.

    Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, ilimizde tarımsal üretimin temelini oluşturan küçük aile işletmelerinin yaşanabilecek olumsuzluklara karşı sigorta yaptırmalarını önerisinde bulunmuştur” ifadelerini kullandı.

  • ÇOKİŞ, Kalifiye Elemanlar Yetiştiriyor

    ÇOKİŞ, Kalifiye Elemanlar Yetiştiriyor

    Çorum Belediyesi Kariyer ve İş Merkezi (ÇOKİŞ)’in teorik ve uygulama eğitimlerinin yer aldığı İstihdam Atölyesi’nde kalifiye elemanlar yetişiyor. Bu kurslardan birisi olan kaynakçılık kursuna katılarak sertifika almaya hak kazanan 14 kursiyer sertifikalarını Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’dan aldı.

    Çorum sanayinin kalifiye eleman ihtiyacı İstihdam Atölyesi ile gideriliyor. İşverenle iş arayanları buluşturarak istihdama büyük katkı sağlayan ÇOKİŞ, kalifiye elemanları sektöre hazırlıyor. İstihdam Atölyesinde, teorik ve uygulama eğitimlerini tamamlayarak sertifika almaya hak kazanan çelik kaynakçılık kursiyerleri, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın da katıldığı törenle sertifikalarına kavuştu.

    Başkan Aşgın, istihdamda ÇOKİŞ’in özel bir yeri olduğunu vurgulayarak, İstihdam Atölyesi projesi ile işsizlik oranını daha da azaltacaklarını kaydetti.

    Ekonomide ve ihracatta Çorum’un Türkiye’nin parlayan bir yıldızı olduğunu ifade eden Başkan Aşgın, “Bizim şehrimiz sanayisi güçlü bir şehir. Bölgede en iyi organize sanayisine sahip ve ihracat rakamları en yüksek olan il. Çevre illere baktığımız zaman Çorum’da işsizlik oranının daha düşük olduğunu görüyoruz. Burada da bizim girişimci ruhumuzun, şehrimizdeki esnafımızın, ticaret erbabımızın, sanayicilerimizin çok büyük katkısı var. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Ticaret ve sanayi noktasında bölgenin ve Türkiye’nin parlayan yıldızlarından bir tanesi olduğunu gururla ifade ediyoruz.” dedi.

    “Tüm kursiyerlerimizi istihdam edeceğiz”

    Sanayi ve esnaf ziyaretleri esnasında işverenlerin vasıflı eleman bulamadıklarından şikayetçi olduklarını kaydeden Başkan Aşgın, “Nitelikli elemanla ilgili bir sorun olduğunu fark ettik. Biz de vasıfsız dediğimiz kişileri iş hayatına katmak için açık iş alanlarını inceledik. İlk etapta 6 meslek grubunu tespit ettik. Bunlardan bir tanesi de çelik kaynakçılığıydı. SOGEP ve OKA aracılığıyla Ticaret Bakanlığımızın desteği ile bu kursları hemen açmaya karar verdik. Çelik kaynakçılık kursumuza 127 kişi başvurmuştu, bu kursumuza başvuran 14 kişi mülakatla belirlendi. 12 günde eğitimleri tamamladı ve 14 kursiyerimiz de sertifika almaya hak kazandı.” dedi.

    “Hedefimiz tüm kursiyeri işe yerleştirmek

    ÇOKİŞ bünyesinde açılan ön muhasebe kursuna olan ilgiden de memnun olduğunu belirten Başkan Aşgın, 8 kişinin kurs devam ederken iş bulduğunu kaydederek, “Bunun dışında yine ön muhasebe personeli ile ilgili kursumuzu da istihdam atölyeleri projemiz kapsamında açtık ve burada da 30 kişi kursumuza başladı. Kursumuz hala devam ediyor. Kursumuz devam ediyorken 8 kursiyerimiz işe başladı. Tüm kursiyerlerimizin istihdam edilmesini hedefliyoruz.” dedi.

    “Tespit edilen meslek grupları için kurslar açılacak”

    Mesleki Yeterlilik Kursları’nın ihtiyaç duyulan alanlarda açılmaya devam edeceğini ifade eden Başkan Aşgın, “Bizim tespitlerimizde makine bakım onarımı ile ilgili bir eksiklik vardı. Birçok fabrikamız makine alanında üretim yapıyor. Bu makinelerin bakımı noktasında da ciddi bir açık var ve inşallah bu kursumuzu da kısa süre içerisinde açacağız. Elektrik pano montajı, dikiş makineci, kuaförlük, barista, garson, açık alan satıcıları, aşçı, tatlıcı ve pizza ustası mesleklerinde de açıklar tespit edilmiş durumda. Bu nedenle bu kurslarımızı da en kısa süre içerisinde açacağız.” dedi.

  • Sarı, Çeltik Üreticilerini Uyardı

    Sarı, Çeltik Üreticilerini Uyardı

    İl Tarım ve Orman Müdürü Orhan Sarı, Çorum’da Çeltik üretim alanlarında yapılan incelemeler ve mevsim değerleri göz önüne alındığında Çeltik Yanıklığı (Pyriculariaoryzae Cav.) hastalığının bazı parsellerde görüldüğü ve diğer alanlarda ise uygun iklimsel değerler bulunduğunu üreticilerin tarlalarını kontrol ederek hastalık görülen sahalarda İl/İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri ile iletişime geçerek ilaçlamaya karar verilmesi konusunda çiftçileri uyardı.

    Yanıklık hastalığına (yaprak, boğum, salkım, salkım sapı yanıklığı) kurt boğazı, sam vurması, pas,  gibi isimlerin de verildiğini belirten Sarı, “Kışı çeltik tohumlarında, hasat sonrası tarlada kalan bitki artıklarında veya darıcan (Echinochloacrus-gailiRoem et Schult) gibi bazı yabani buğdaygillerde geçiren hastalık etmeni Fungusolup; misel formunda kışı geçirir. Bunların oluşturduğu konidiosporlar rüzgar veya sulama suyu ile sağlam bitkilere ulaşarak uygun koşullarda, sekonder (ikincil) enfeksiyonları oluştururlar” dedi.

    “Yanıklık hastalığının gelişmesinde; yüksek sıcaklık ve orantılı nem ile yağış miktarı ve yağışlı gün sayısı önemli olup; hastalık oluşumu için; optimum sıcaklık 25-28°C orantılı nemin %85-100 olması ve diğer koşulların uygun olması yeterlidir” diyen Sarı, çiftçileri uyardığı yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

    “İlimizde   yağışlar, günlük oluşan çiğ gibi mevsimsel  faktörlerin yaratmış olduğu rutubet ortamının, yaprak üzerinde günün geç saatlerine kadar devam etmesi, hastalık oluşumunu artırmaktadır.

    Bitkide belirtiler yaprak, yakacık, kın, boğum, salkım, salkım boğumu ve tane kavuzlarında görülür. Yaprak lekeleri temmuz ayından itibaren görülmeye başlar. Bu lekeler iğ veya baklava dilimi şeklinde, iki ucu sivri, ortası gri-bej veya saman sarısı renkte olup etrafı kahverengi bir hale ile çevrilidir. Lekelerin şekli, sayısı, büyüklüğü çeltik çeşidinin duyarlılığına, etmen ırkının hastalandırma yeteneğine ve hastalık gelişimi için çevre koşullarının uygunluğuna bağlı olarak değişir. Başlangıçta ayrı ayrı ve küçük olan lekeler daha sonra büyüyüp birleşerek yaprağın tamamen kurumasına neden olabilirler.

     Etmenle bulaşık olan yakacık, iplikle sıkılmış gibi bir görünüm alır. Yakacıktaki leke, yaprak kınına doğru uzanabilir. Kın üzerindeki lekeler yaprak ayasındakilerden farklıdır. Sap üzerinde ise yağ lekesini andıran belirtiler oluşur ve bu lekelerin üzerlerinde petrol yeşili renkte küf gelişir. Bitki üst kısmından çekilirse boğumdan kopar ve çoğunlukla boğumun alt kısmında bitki sağlam olmakla beraber, sonraki dönemlerde alt kısımlardaki, birinci ve ikinci boğumlarda önce doku yumuşaması, sonra kahverengileşme ve siyahlaşma şeklinde görülen “boğum enfeksiyonları” meydana gelir.

    Salkım oluşumundan sonra, salkımın hemen altındaki boğumda da yanıklık enfeksiyonu görülebilir. Buna “salkım boğum yanıklığı” ismi verilir. Bu durumda salkım normal yeşil renk yerine, mavi-yeşil renk alır. Boyun enfeksiyonunun oluş zamanına göre, ya kavuzlar içinde tane hiç oluşmaz ve boş kavuzlar meydana gelir veya ince, cılız, çimlenme yeteneği ve pazar değeri olmayan, tebeşir gibi beyaz daneler oluşur.

    Hastalığın görülmesinde etmene dayanıksız çeşit kullanımı; yüksek dozda kullanılan azot miktarı, fosfor eksikliğine sebep olan dengesiz gübreleme, azotun zamansız uygulanması, sık veya geç ekim yapılması, su seviyesinin derin tutulması, serin sulama suyu ve mahsulün susuz bırakılması gibi kültürel koşullar, hastalık gelişmesini teşvik eder hastalık tarlada başlangıçta, azotlu gübrenin fazla kullanıldığı veya daha sık ekim yapılan kısımlarda, 1-2 m çapında çökmüş haldeki ocaklar olarak dikkati çeker.

    Eğer, hastalığın gelişmesini teşvik eden uygun koşullar devam ederse, bu ocakların çapı büyür ve hatta tarlanın tümünü kaplayabilir. Epidemi yıllarında zarar oranı, bazı tarlalarda %100’e ulaşabilir.

    Mücadele için;

    • Hastalıktan ari sertifikalı tohumluk kullanılmalıdır.
    • Hastalığa toleranslı veya dayanıklı çeşitler ekilmelidir.
    • Hasat sonrası tarladaki hastalıklı bitki artıkları yok edilmelidir.
    • Analiz sonuçlarına göre dengeli gübreleme yapılmalı ve aşırı azotlu gübre kullanımından kaçınılmalıdır.
    • Tarlada su seviyesi derin tutulmamalıdır.
    • Gereksiz  yere   su   kesimi   yapılarak,   mahsul   susuzluk   stresine sokulmamalıdır.
    • Sulama suyunun soğuk olmamasına özen gösterilmelidir.
    • Ekim zamanında yapılmalıdır.
    • Sık ekim yapılmamalıdır.



    Çeltik yanıklığına karşı, tohum ve yeşil aksam ilaçlaması şeklinde kimyasal mücadele yapılır. Tohum ilaçlaması mutlaka koruyucu olarak yapılmalıdır. Yeşil aksam ilaçlama­sında, hastalık belirtileri bölgede görülür görülmez veya hava koşulları hastalık gelişmesine uygun şekilde gidiyorsa, hemen ilaçlama başlatılmalıdır. Gerekirse ilacın etki süresine ve hava koşullarına bağlı olarak ikinci veya üçüncü ilaçlama uygulanmalıdır.

    2021 yılı verilerine göre ilimiz de 75.000 da alanda, 58.000 ton çeltik üretimi yapılmakta olup bu sayısal veriler ile İlimiz, ülke çeltik üretiminde önemli bir yerdedir. Üretim ve verimimizi her yıl artırmak üreticilerimizin zaten bildiği başarılı olduğu konuda İl İlçe Müdürlükleri olarak sahada çiftçimizin yanında olmaya gayret göstermekteyiz. Ekonomik öneme sahip ürünlerde hastalık ve zararlılar konusunda üreticilerimizin mutlaka ürünlerini yerinde kontrol etmeleri, İl/İlçe Müdürlükleri ile irtibat halinde olmaları; etmenin tespiti durumunda en yakın il/İlçe Müdürlüğüne gidilerek teknik destek alarak mücadele için ruhsatlı pestisitleri kullanmaları gerekmektedir. Üreticilerimize bol bereketli bir üretim sezonu dilerim” şeklinde ifadelerde bulundu.

  • Biçerdöver Kontrollerinde Sıkı Denetim Devam Ediyor

    Biçerdöver Kontrollerinde Sıkı Denetim Devam Ediyor

    Çorum Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, biçerdöverlerin kontrollerine ilişkin bir açıklama yaptı.

    Orhan Sarı yaptığı açıklamada,” İnsanın beslenmesinde en önemli temel gıdanın tahıl ve tahıldan elde edilen ürünler olduğu herkesin malumudur. Birim alandan elde edilen tahıl üretiminin artırılması için yapılan çalışmaların yanı sıra gerçekleşen üretimin en az kayıpla ve daha kısa zamanda ekonomiye kazandırılması gerekmektedir” dedi.

    Sarı, “Hasat olgunluğuna erişen ürün zamanında ve iyi ayarlanmış biçerdöverlerle tekniğine uygun bir şekilde hasat edilmelidir. İşte bu aşamada İl Müdürlüğü olarak İlimizde hasat sezonun başlamasıyla biçerdöver kontrollerine tüm imkanlarımızı daha da artırarak Kontrol Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Uygulama Talimatı’ doğrultusunda hazırlanan Valilik makamının 2022/1 No’lu tebliğleri gereği hasat dönemi boyunca biçerdöver kontrolleri İl genelinde 81 teknik elemanla 17 ekip oluşturarak biçerdöverlerin arazide sürekli kontrolleri hasat sezonu boyunca hafta içi ve hafta sonu durmaksızın devam etmektedir” ifadelerine yer verdi.

    İl Müdürü Orhan Sarı, “Dane ve sap kaybı milli bir kayıptır. Biçerdöver operatörleri dane ve sap kaybını önlemek için tekniğine uygun biçim yapmaları gerekmektedir. Çiftçilerin bir yıllık emeklerinin karşılığını bol bereketli olarak almaya başladığı şu günlerde biçim hataları nedeniyle çiftçinin emeklerinin toprağa gömülmesine müsaade etmeyeceğiz. İlimiz merkezde çiftçilerimiz dane-sap kayıpları ile ilgili şikayetlerini 0364-213 83 26 dahili 1031 hattından biçerdöver il koordinatörümüze iletebilirler. Unutmayalım ki dane kayıplarında biçerdöverciler kadar tarla sahipleri de sorumludurlar. Bakanlığımızın kontrol çalışması yapan teknik elemanlarına dane kaybı önlenmesi konusunda yardımcı olunması gerekmektedir. Kontrollerimiz esnasında Çiftçilere teknik personellerimizce çiftçilerin kendi basit yapabilecekleri dane kayıp oran kontrolleri de bir eğitim çalışması halinde sahada yerinde uygulamalı gösterilmektedir” dedi.

    Orhan Sarı, “Bir üretim sezonunda alın teri ve emek harcayarak yetiştirdiğiniz ürününüze sahip çıkınız ve yaptığınız emeği küçümsemeyiniz. Biçerdöver sahibi ve operatörlerinin art niyet olmasa bile hububat hasadı sırasında dane kayıplarına sebebiyet vermelerine göz yummayınız emeğimizin karşılığını aldığımız bu günlerde mutlaka ürünlerimiz hasat edilirken arazilerinizin başında olmalısınız ilk kontrollerimizi kesinlikle Çiftçiler olarak kendimiz yapmalıyız bir teknik hata varsa döküm oluyorsa anında yerinde operatöre gerekli uyarıyı yaparak müdahale etmeliyiz emeğimizi koruyalım uyarısını yaparak 2022 yılının İlimiz için bol bereketli bir yıl olduğunu Arpa hasadı için ilimizde % 70 oranında Buğday da ise % 40 oranında tamamlandığını, verimlerin Kıraç arazilerimizde 300 – 500 kg arasında Sulu arazilerimizde ise 400 – 850 kg arasında bakım şartlarına göre değişkenlik gösterdiğini belirterek ‘’Ürününüz daha da bol, kazancınız bereketli olsun” ifadelerini kullandı.