Kategori: EKONOMİ

  • ÇOKİŞ, Kalifiye Elemanlar Yetiştiriyor

    ÇOKİŞ, Kalifiye Elemanlar Yetiştiriyor

    Çorum Belediyesi Kariyer ve İş Merkezi (ÇOKİŞ)’in teorik ve uygulama eğitimlerinin yer aldığı İstihdam Atölyesi’nde kalifiye elemanlar yetişiyor. Bu kurslardan birisi olan kaynakçılık kursuna katılarak sertifika almaya hak kazanan 14 kursiyer sertifikalarını Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’dan aldı.

    Çorum sanayinin kalifiye eleman ihtiyacı İstihdam Atölyesi ile gideriliyor. İşverenle iş arayanları buluşturarak istihdama büyük katkı sağlayan ÇOKİŞ, kalifiye elemanları sektöre hazırlıyor. İstihdam Atölyesinde, teorik ve uygulama eğitimlerini tamamlayarak sertifika almaya hak kazanan çelik kaynakçılık kursiyerleri, Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın da katıldığı törenle sertifikalarına kavuştu.

    Başkan Aşgın, istihdamda ÇOKİŞ’in özel bir yeri olduğunu vurgulayarak, İstihdam Atölyesi projesi ile işsizlik oranını daha da azaltacaklarını kaydetti.

    Ekonomide ve ihracatta Çorum’un Türkiye’nin parlayan bir yıldızı olduğunu ifade eden Başkan Aşgın, “Bizim şehrimiz sanayisi güçlü bir şehir. Bölgede en iyi organize sanayisine sahip ve ihracat rakamları en yüksek olan il. Çevre illere baktığımız zaman Çorum’da işsizlik oranının daha düşük olduğunu görüyoruz. Burada da bizim girişimci ruhumuzun, şehrimizdeki esnafımızın, ticaret erbabımızın, sanayicilerimizin çok büyük katkısı var. Hepsine çok teşekkür ediyorum. Ticaret ve sanayi noktasında bölgenin ve Türkiye’nin parlayan yıldızlarından bir tanesi olduğunu gururla ifade ediyoruz.” dedi.

    “Tüm kursiyerlerimizi istihdam edeceğiz”

    Sanayi ve esnaf ziyaretleri esnasında işverenlerin vasıflı eleman bulamadıklarından şikayetçi olduklarını kaydeden Başkan Aşgın, “Nitelikli elemanla ilgili bir sorun olduğunu fark ettik. Biz de vasıfsız dediğimiz kişileri iş hayatına katmak için açık iş alanlarını inceledik. İlk etapta 6 meslek grubunu tespit ettik. Bunlardan bir tanesi de çelik kaynakçılığıydı. SOGEP ve OKA aracılığıyla Ticaret Bakanlığımızın desteği ile bu kursları hemen açmaya karar verdik. Çelik kaynakçılık kursumuza 127 kişi başvurmuştu, bu kursumuza başvuran 14 kişi mülakatla belirlendi. 12 günde eğitimleri tamamladı ve 14 kursiyerimiz de sertifika almaya hak kazandı.” dedi.

    “Hedefimiz tüm kursiyeri işe yerleştirmek

    ÇOKİŞ bünyesinde açılan ön muhasebe kursuna olan ilgiden de memnun olduğunu belirten Başkan Aşgın, 8 kişinin kurs devam ederken iş bulduğunu kaydederek, “Bunun dışında yine ön muhasebe personeli ile ilgili kursumuzu da istihdam atölyeleri projemiz kapsamında açtık ve burada da 30 kişi kursumuza başladı. Kursumuz hala devam ediyor. Kursumuz devam ediyorken 8 kursiyerimiz işe başladı. Tüm kursiyerlerimizin istihdam edilmesini hedefliyoruz.” dedi.

    “Tespit edilen meslek grupları için kurslar açılacak”

    Mesleki Yeterlilik Kursları’nın ihtiyaç duyulan alanlarda açılmaya devam edeceğini ifade eden Başkan Aşgın, “Bizim tespitlerimizde makine bakım onarımı ile ilgili bir eksiklik vardı. Birçok fabrikamız makine alanında üretim yapıyor. Bu makinelerin bakımı noktasında da ciddi bir açık var ve inşallah bu kursumuzu da kısa süre içerisinde açacağız. Elektrik pano montajı, dikiş makineci, kuaförlük, barista, garson, açık alan satıcıları, aşçı, tatlıcı ve pizza ustası mesleklerinde de açıklar tespit edilmiş durumda. Bu nedenle bu kurslarımızı da en kısa süre içerisinde açacağız.” dedi.

  • Sarı, Çeltik Üreticilerini Uyardı

    Sarı, Çeltik Üreticilerini Uyardı

    İl Tarım ve Orman Müdürü Orhan Sarı, Çorum’da Çeltik üretim alanlarında yapılan incelemeler ve mevsim değerleri göz önüne alındığında Çeltik Yanıklığı (Pyriculariaoryzae Cav.) hastalığının bazı parsellerde görüldüğü ve diğer alanlarda ise uygun iklimsel değerler bulunduğunu üreticilerin tarlalarını kontrol ederek hastalık görülen sahalarda İl/İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri ile iletişime geçerek ilaçlamaya karar verilmesi konusunda çiftçileri uyardı.

    Yanıklık hastalığına (yaprak, boğum, salkım, salkım sapı yanıklığı) kurt boğazı, sam vurması, pas,  gibi isimlerin de verildiğini belirten Sarı, “Kışı çeltik tohumlarında, hasat sonrası tarlada kalan bitki artıklarında veya darıcan (Echinochloacrus-gailiRoem et Schult) gibi bazı yabani buğdaygillerde geçiren hastalık etmeni Fungusolup; misel formunda kışı geçirir. Bunların oluşturduğu konidiosporlar rüzgar veya sulama suyu ile sağlam bitkilere ulaşarak uygun koşullarda, sekonder (ikincil) enfeksiyonları oluştururlar” dedi.

    “Yanıklık hastalığının gelişmesinde; yüksek sıcaklık ve orantılı nem ile yağış miktarı ve yağışlı gün sayısı önemli olup; hastalık oluşumu için; optimum sıcaklık 25-28°C orantılı nemin %85-100 olması ve diğer koşulların uygun olması yeterlidir” diyen Sarı, çiftçileri uyardığı yazılı açıklamasında şu ifadelere yer verdi;

    “İlimizde   yağışlar, günlük oluşan çiğ gibi mevsimsel  faktörlerin yaratmış olduğu rutubet ortamının, yaprak üzerinde günün geç saatlerine kadar devam etmesi, hastalık oluşumunu artırmaktadır.

    Bitkide belirtiler yaprak, yakacık, kın, boğum, salkım, salkım boğumu ve tane kavuzlarında görülür. Yaprak lekeleri temmuz ayından itibaren görülmeye başlar. Bu lekeler iğ veya baklava dilimi şeklinde, iki ucu sivri, ortası gri-bej veya saman sarısı renkte olup etrafı kahverengi bir hale ile çevrilidir. Lekelerin şekli, sayısı, büyüklüğü çeltik çeşidinin duyarlılığına, etmen ırkının hastalandırma yeteneğine ve hastalık gelişimi için çevre koşullarının uygunluğuna bağlı olarak değişir. Başlangıçta ayrı ayrı ve küçük olan lekeler daha sonra büyüyüp birleşerek yaprağın tamamen kurumasına neden olabilirler.

     Etmenle bulaşık olan yakacık, iplikle sıkılmış gibi bir görünüm alır. Yakacıktaki leke, yaprak kınına doğru uzanabilir. Kın üzerindeki lekeler yaprak ayasındakilerden farklıdır. Sap üzerinde ise yağ lekesini andıran belirtiler oluşur ve bu lekelerin üzerlerinde petrol yeşili renkte küf gelişir. Bitki üst kısmından çekilirse boğumdan kopar ve çoğunlukla boğumun alt kısmında bitki sağlam olmakla beraber, sonraki dönemlerde alt kısımlardaki, birinci ve ikinci boğumlarda önce doku yumuşaması, sonra kahverengileşme ve siyahlaşma şeklinde görülen “boğum enfeksiyonları” meydana gelir.

    Salkım oluşumundan sonra, salkımın hemen altındaki boğumda da yanıklık enfeksiyonu görülebilir. Buna “salkım boğum yanıklığı” ismi verilir. Bu durumda salkım normal yeşil renk yerine, mavi-yeşil renk alır. Boyun enfeksiyonunun oluş zamanına göre, ya kavuzlar içinde tane hiç oluşmaz ve boş kavuzlar meydana gelir veya ince, cılız, çimlenme yeteneği ve pazar değeri olmayan, tebeşir gibi beyaz daneler oluşur.

    Hastalığın görülmesinde etmene dayanıksız çeşit kullanımı; yüksek dozda kullanılan azot miktarı, fosfor eksikliğine sebep olan dengesiz gübreleme, azotun zamansız uygulanması, sık veya geç ekim yapılması, su seviyesinin derin tutulması, serin sulama suyu ve mahsulün susuz bırakılması gibi kültürel koşullar, hastalık gelişmesini teşvik eder hastalık tarlada başlangıçta, azotlu gübrenin fazla kullanıldığı veya daha sık ekim yapılan kısımlarda, 1-2 m çapında çökmüş haldeki ocaklar olarak dikkati çeker.

    Eğer, hastalığın gelişmesini teşvik eden uygun koşullar devam ederse, bu ocakların çapı büyür ve hatta tarlanın tümünü kaplayabilir. Epidemi yıllarında zarar oranı, bazı tarlalarda %100’e ulaşabilir.

    Mücadele için;

    • Hastalıktan ari sertifikalı tohumluk kullanılmalıdır.
    • Hastalığa toleranslı veya dayanıklı çeşitler ekilmelidir.
    • Hasat sonrası tarladaki hastalıklı bitki artıkları yok edilmelidir.
    • Analiz sonuçlarına göre dengeli gübreleme yapılmalı ve aşırı azotlu gübre kullanımından kaçınılmalıdır.
    • Tarlada su seviyesi derin tutulmamalıdır.
    • Gereksiz  yere   su   kesimi   yapılarak,   mahsul   susuzluk   stresine sokulmamalıdır.
    • Sulama suyunun soğuk olmamasına özen gösterilmelidir.
    • Ekim zamanında yapılmalıdır.
    • Sık ekim yapılmamalıdır.



    Çeltik yanıklığına karşı, tohum ve yeşil aksam ilaçlaması şeklinde kimyasal mücadele yapılır. Tohum ilaçlaması mutlaka koruyucu olarak yapılmalıdır. Yeşil aksam ilaçlama­sında, hastalık belirtileri bölgede görülür görülmez veya hava koşulları hastalık gelişmesine uygun şekilde gidiyorsa, hemen ilaçlama başlatılmalıdır. Gerekirse ilacın etki süresine ve hava koşullarına bağlı olarak ikinci veya üçüncü ilaçlama uygulanmalıdır.

    2021 yılı verilerine göre ilimiz de 75.000 da alanda, 58.000 ton çeltik üretimi yapılmakta olup bu sayısal veriler ile İlimiz, ülke çeltik üretiminde önemli bir yerdedir. Üretim ve verimimizi her yıl artırmak üreticilerimizin zaten bildiği başarılı olduğu konuda İl İlçe Müdürlükleri olarak sahada çiftçimizin yanında olmaya gayret göstermekteyiz. Ekonomik öneme sahip ürünlerde hastalık ve zararlılar konusunda üreticilerimizin mutlaka ürünlerini yerinde kontrol etmeleri, İl/İlçe Müdürlükleri ile irtibat halinde olmaları; etmenin tespiti durumunda en yakın il/İlçe Müdürlüğüne gidilerek teknik destek alarak mücadele için ruhsatlı pestisitleri kullanmaları gerekmektedir. Üreticilerimize bol bereketli bir üretim sezonu dilerim” şeklinde ifadelerde bulundu.

  • Biçerdöver Kontrollerinde Sıkı Denetim Devam Ediyor

    Biçerdöver Kontrollerinde Sıkı Denetim Devam Ediyor

    Çorum Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, biçerdöverlerin kontrollerine ilişkin bir açıklama yaptı.

    Orhan Sarı yaptığı açıklamada,” İnsanın beslenmesinde en önemli temel gıdanın tahıl ve tahıldan elde edilen ürünler olduğu herkesin malumudur. Birim alandan elde edilen tahıl üretiminin artırılması için yapılan çalışmaların yanı sıra gerçekleşen üretimin en az kayıpla ve daha kısa zamanda ekonomiye kazandırılması gerekmektedir” dedi.

    Sarı, “Hasat olgunluğuna erişen ürün zamanında ve iyi ayarlanmış biçerdöverlerle tekniğine uygun bir şekilde hasat edilmelidir. İşte bu aşamada İl Müdürlüğü olarak İlimizde hasat sezonun başlamasıyla biçerdöver kontrollerine tüm imkanlarımızı daha da artırarak Kontrol Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Uygulama Talimatı’ doğrultusunda hazırlanan Valilik makamının 2022/1 No’lu tebliğleri gereği hasat dönemi boyunca biçerdöver kontrolleri İl genelinde 81 teknik elemanla 17 ekip oluşturarak biçerdöverlerin arazide sürekli kontrolleri hasat sezonu boyunca hafta içi ve hafta sonu durmaksızın devam etmektedir” ifadelerine yer verdi.

    İl Müdürü Orhan Sarı, “Dane ve sap kaybı milli bir kayıptır. Biçerdöver operatörleri dane ve sap kaybını önlemek için tekniğine uygun biçim yapmaları gerekmektedir. Çiftçilerin bir yıllık emeklerinin karşılığını bol bereketli olarak almaya başladığı şu günlerde biçim hataları nedeniyle çiftçinin emeklerinin toprağa gömülmesine müsaade etmeyeceğiz. İlimiz merkezde çiftçilerimiz dane-sap kayıpları ile ilgili şikayetlerini 0364-213 83 26 dahili 1031 hattından biçerdöver il koordinatörümüze iletebilirler. Unutmayalım ki dane kayıplarında biçerdöverciler kadar tarla sahipleri de sorumludurlar. Bakanlığımızın kontrol çalışması yapan teknik elemanlarına dane kaybı önlenmesi konusunda yardımcı olunması gerekmektedir. Kontrollerimiz esnasında Çiftçilere teknik personellerimizce çiftçilerin kendi basit yapabilecekleri dane kayıp oran kontrolleri de bir eğitim çalışması halinde sahada yerinde uygulamalı gösterilmektedir” dedi.

    Orhan Sarı, “Bir üretim sezonunda alın teri ve emek harcayarak yetiştirdiğiniz ürününüze sahip çıkınız ve yaptığınız emeği küçümsemeyiniz. Biçerdöver sahibi ve operatörlerinin art niyet olmasa bile hububat hasadı sırasında dane kayıplarına sebebiyet vermelerine göz yummayınız emeğimizin karşılığını aldığımız bu günlerde mutlaka ürünlerimiz hasat edilirken arazilerinizin başında olmalısınız ilk kontrollerimizi kesinlikle Çiftçiler olarak kendimiz yapmalıyız bir teknik hata varsa döküm oluyorsa anında yerinde operatöre gerekli uyarıyı yaparak müdahale etmeliyiz emeğimizi koruyalım uyarısını yaparak 2022 yılının İlimiz için bol bereketli bir yıl olduğunu Arpa hasadı için ilimizde % 70 oranında Buğday da ise % 40 oranında tamamlandığını, verimlerin Kıraç arazilerimizde 300 – 500 kg arasında Sulu arazilerimizde ise 400 – 850 kg arasında bakım şartlarına göre değişkenlik gösterdiğini belirterek ‘’Ürününüz daha da bol, kazancınız bereketli olsun” ifadelerini kullandı.

  • Soğan Mildiyösü Hastalığına Dikkat

    Soğan Mildiyösü Hastalığına Dikkat

    Çorum Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı, üreticilerden  soğan ekim alanlarında “Mildiyö Hastalığı”na karşı dikkatli olunmasını istedi.

    İl Müdürlüğü tarafından yapılan teknik kontrollerde, soğan ekim alanlarında Mildiyö Hastalığı’nın etkili olduğu görüldü.

    İl Müdürü Orhan Sarı konu ile ilgili yaptığı açıklamada; ‘’Mildiyö Hastalığı’’ başta soğan olmak üzere sarımsakta da görülmekte olup, ilk belirtileri soğan yapraklarının dip ve orta kısımlarındaki klorotik çukurlaşmalardır. Hastalık ne kadar erken görülür ve yayılırsa ürün kaybı da o nispette büyük olur. Mantari hastalıklar mücadele yapılmadığı takdirde soğanda önemli verim kayıplarına neden olabilmektedir.  Bu nedenle, üreticilerimiz sorunlu soğan ekim alanlarında ruhsatlı bitki koruma ürünleri ile ilaçlı mücadele yapmalıdırlar. Detaylı bilgi için üreticilerimiz İl ve İlçe Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüklerine başvurabilirler.

    Soğan Mildiyösü Hastalığı  (Peronospora destructor Berc.) Belirtileri

    Soğan yapraklarının dip ve orta kısımlarında klorotik çukurlaşmalar meydana gelir. Bunların ortaları zamanla beyazlaşır menekşe rengini alır. Üzeri mantara ait tabaka ile kaplıdır. Lekelerin biri diğeri ile birleşerek yaprağın kurumasına neden olur. Soğan başında buruşma ve süngerleşmelere neden olur. Ayrıca mildiyöye yakalanmış soğan bitkilerinin yumruları ambarda uzun müddet saklanamaz. Yumruda zamanla yumuşama, sulanma ve çürümeler meydana gelir.

    Mücadelesi

    Kültürel Önlemler

    a) Hasat sonunda hastalıklı bitki artıkları toplanarak yok edilmelidir.

    b) Hastalığın her yıl epidemi yaptığı yerlerde dayanıklı çeşitler ekilmelidir.

    c) Soğan yetiştiriciliğinde genellikle rüzgarlı su tutmayan tarlalar seçilmelidir.

    d) Fazla çiğ düşen kapalı tarlalarda genellikle soğan tarımından kaçınılmalıdır.

    e) Hastalığın devamlı görüldüğü yerlerde yağmurlama sulama yapılmamalıdır.

    Kimyasal Mücadele

    Normal koşullarda ekonomik olmamakla beraber, eğer tarla koşulları hastalığın gelişmesine uygun gidiyorsa yeşil aksam ilaçlaması uygulanabilir” şeklinde ifadelerde bulundu.

  • Çayır Tırtılı Zararlısına Karşı Dikkatli Olunmalı!

    Çayır Tırtılı Zararlısına Karşı Dikkatli Olunmalı!

    İl Tarım ve Orman Müdürü Orhan Sarı yapmış olduğu açıklama ile üreticilerin ilimizde ayçiçeği tarlalarında soruna yol açabilecek çayır tırtılı zararlısı konusunda uyarılarda bulundu.

    Ege, Marmara ve Batı Karadeniz illerinde, yonca, mısır ve ayçiçeği tarlalarında yoğun olarak Çayır Tırtılı zararı meydana geldiğini belirten Sarı, “Bu nedenle ülke genelinde arazi kontrollerine önem verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. İl ve İlçe Müdürlüklerimiz teknik ekipleri tarafından ayçiçeği ekili bulunan alanlarda gerekli inceleme ve tespit çalışmaları yapılarak; zararlının yoğunluğunu ve mücadelesi konusunda üreticilerimizin bilgilendirme çalışmaları devam etmektedir” dedi.

    “Bu kapsamda üreticilerimizin arazi kontrollerine önem vermesi ayçiçek üreticilerimizin ürün kayıpları yaşamaması adına arazilerini kontrol etmeleri bir bitkide 3 veya 5 adet larva saptandığında ilaçlı mücadeleye başlaması gerekmektedir” diyen Sarı açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “Zararlıya karşı zamanında müdahale edilmemesi durumunda yaprak, tomurcuk ve çiçek yapraklarını yiyerek ekonomik zararlara yol açmakta, rekolteyi düşürmektedir. Üreticilerimizin kendi tarlalarını takip etmesi gerekiyor. Özellikle çiçeklenme döneminde gidip tarlalarını kontrol edip, eğer gerekirse kimyasal mücadele yapılmasında fayda var. İlaçlanması gerekir. İlaçlanmazsa verim kayıplarına neden oluyor. Çok hasar verdiğinde, bir sapı bırakacak şekilde zarar verebiliyor. Ama bunun bir ayçiçeği bitkisinde sayısı önemli. Metrekarede 20’nin üzerindeyse bu zararlı, alanda çok fazla görülür. O zaman ilaçlanmasını öneriyoruz. Fakat az olursa ilaçlanmasına gerek olmuyor, ilaçlama ekonomik olmaz” diye konuştu.

    Açıklamada ayrıca, “İlaçlı mücadele yapacak olan üreticilerimizin ayçiçeğin çiçek döneminde bulunması nedeni ile ilaçlama yapılacak bölgedeki arıcılarımızı bilgilendirmesi ve ilaçlamalarını arıların aktif olmadığı saatlerde yapması gerekmektedir” ifadesine yer verildi.

    Sarı, üreticilerin kullanılacak ilaçlar ve teknik destek almak için il ve İlçe Müdürlüklerine başvuru yapmaları gerektiğini söyledi.

  • TKDK Destek Verdi Kendi Besi Çiftliğini Kurdu

    TKDK Destek Verdi Kendi Besi Çiftliğini Kurdu

    Veteriner Hekim Çağlar Hedik, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’ndan (TKDK) aldığı destekle Sungurlu’nun Çavuş köyünde 126 büyükbaş kapasiteli besi çiftliği kurdu.

    Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye Cumhuriyetinin eş finansmanı ile uygulanan IPARD Programından istifade eden yatırımcıların arasına katılmaktan ve aldığı destekle AB standartlarında TKDK destekli büyükbaş besi çiftliğini ilçesine ve ülke hayvancılığına kazandırmış olmaktan mutluluk duyduğunu belirten Veteriner Hekim Hedik, şu bilgileri verdi;

    650 Bin Lira Hibe Aldım

    “1988 Sungurlu doğumluyum. 2012 yılında veteriner fakültesini bitirdikten sonra ilçemde özel veteriner kliniği işletmeye başladım. Tarım ve hayvancılık sektörünün içerisinde hizmet veren birisi olarak TKDK desteklerini yakından takip ediyordum. IPARD II 5.Başvuru Çağrısında projem desteklenmeye hak kazandı. 1,3 milyon lira yatırım tutarındaki projem için 650 bin lira hibe ödendi.”

    İşletmem AB Standartlarında

    “126 büyükbaş hayvan kapasiteli işletmemde yılda iki dönem halinde büyükbaş hayvan besisi yaparak, 60-70 ton arasında kırmızı et üretiyorum. İşletmemde işler 2 çalışanım tarafından yürütülüyor. Modern çiftliğim AB standartlarında olup, hayvanlarımın bakımı ve beslemesi makineler aracılığıyla yapılıyor. Yemler, yem karma ve dağıtma makinesi ile hayvanların önüne kadar gidiyor. Hayvanlarımız su ihtiyacını otomatik suluklardan karşılıyor. Gübreleri çiftliğimin 6 aylık gübresini depolayacak gübre çukuruna akıtılıyor. Böylece çevreye olası zararlarının önüne geçiliyor. Karıştırıcı sayesinde homojen hale getirilen ve olgunlaşan gübre, ekiliş yaptığımız arazilerimize verilmek suretiyle hem yetiştirdiğimiz ürünlerin bir kısım gübre ihtiyacını karşılıyor hem de toprağa organik madde oluyor.”

    Hem Klinik Faaliyetlerimi Yürütüyorum Hem De Üretim Yapıyorum

    “Ben hayalini kurduğum tesise TKDK desteği ile kavuştum. Veteriner hekim olarak klinik faaliyetlerimi yürütürken aynı zamanda üretim yaparak ülke hayvancılığına da katkı sağlıyorum. Eğitimim ve çalışma hayatımda kazandığım tecrübelerimi işletmemde uygulama fırsatı buluyorum. TKDK’nın desteğinden yararlanmış birisi olarak, yatırımcının taşıdığı şartlara göre değişen yüzde 50 ila 70 arasındaki hibe oranlarının, yapım işi ve makine-ekipman alımında sağlanan KDV muafiyetinin büyük bir fırsat olduğuna inanıyorum. Projemin gerçekleşmesi sırasında emeği geçen herkese, verdiği destekle işletmemi kurmama vesile olan devletime ve projemin hayat bulmasında büyük yardımlarını gördüğüm TKDK yönetici ve çalışanlarına teşekkür ediyorum.”

  • Çerikci, “Esnafın Kredi Limiti Arttı”

    Çerikci, “Esnafın Kredi Limiti Arttı”

    Çorum Hitit Esnaf Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatif Başkanı Erdoğan Çerikci, Halk bankası aracılığıyla kooperatif tarafından üyelerine kullandırılan faiz indirimli kredilerin üst limitinin 350 bin TL’ye yükseltildiğinin müjdesini verdi.

    Hitit Esnaf Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifini üst düzey kooperatifler arasına çıkarmayı başaran Başkan Çerikci, bir başarıya daha imza atarak, kredide en üst limit olan 275 bin TL’yi 75 bin daha artırarak, ortaklara 350 bin TL en üst limitten kredi kullanma imkanı sağladı.

    Artırılan limitin Çorum esnafını memnun edecek bir rakam olduğuna vurgu yapan Çerikci, “Bu rakamı her esnafın kullanma şansı var. Can suyu gibi bir kredi limiti oldu. Çok şükür bizde bunun için gerekli yerlerde mücadelemizi yaptık. Sonunda başardık. İnandığımız dava doğrultusunda neticesini almış olduk. Kooperatif yönetimi olarak verdiğimiz sözleri tutmaya, esnafımıza can suyu olmaya devam ediyoruz” dedi.

    Esnaf ve sanatkarlara verilen kredilerin, piyasadaki en uygun faizli ve en uygun ödeme koşullarına sahip krediler olduğuna dikkat çeken Çerikci, “Çorum’da ki esnaf ve sanatkarlarımızın ihtiyacı kadar kredi kullanmasını, üyelerin kullandıkları kredilerin taksitlerini zamanında yatırmalarını istiyoruz” diye konuştu.

    Esnaf kefalet kooperatifi olarak her zaman esnafın yanında olduklarını belirten Çerikci, esnafın avantajlı kredilerden yararlanması için ellerinden gelen gayreti gösterdiklerini sözlerine ekledi.

    Limit artırımı nedeniyle emeği geçen herkese teşekkür eden Çerikci, “Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Ticaret Bakanı Mehmet Muş’a, Halk Bankası Genel Müdürü Osman Arslan’a, TESKOMB Genel Başkanı A.Kadir Akgül’e ayrı ayrı teşekkür ediyorum” dedi.

    Uygulamaya konulan yeni limitlerin tüm esnaf ve sanatkarlara hayırlı olması dileğinde bulunan Çerikci, daha kapsamlı bilgi için esnafları kooperatiflerine beklediklerini söyledi.

  • Girişimci Kadınlar Arinna Kooperatifini Kurdu

    Girişimci Kadınlar Arinna Kooperatifini Kurdu

    Sungurlulu kadın girişimciler tarafından S.S. Arinna Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi kuruldu.

    Kadın kooperatifleri kaliteli üretimleriyle markalaşmaya ve büyümeye devam ediyor. Arinna Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Figen Berber, yönetim kurulu üyeleri Nahide Uzel, Fadime Manici, Selma Erayhan, Kevser Uğuröz, F. Hazel Aksar, Emine Uçrak ve Halise Yıldırım tarafından kuruldu. Girişimci kadınlar kurdukları kooperatif ile hedeflerinin Dünya pazarına açılmak olduğunu belirtti.

    Yönetim Kurulu Başkanı Figen Berber, Yönetim Kurulundaki arkadaşları ile birlikte uzun yıllardır Sungurlu’da çalışmalar yürüttüklerini belirterek, üreten kadının gücünün evrensel olduğunu ve bunu tüm dünyaya göstermek için gece gündüz demeden çalışacaklarını ifade etti. Tarihi bir coğrafyada bulunduklarını dile getiren Berber, Arinna ismi ile dikkatleri üzerlerine çekerek bölgemizin tarihi mirası ile geleneksel sanatları buluşturacaklarını ve bu anlamda ilk olmayı hedeflediklerini dile getirdi. 

  • Sungurlu’ya Fişek Kapsül Fabrikası Kuruluyor

    Sungurlu’ya Fişek Kapsül Fabrikası Kuruluyor

    Sungurlu Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Behiç Akkaş, Organize Sanayi Bölgesine (OSB) fişek fabrikasının ardından kapsül fabrikası içinde çalışmaların başladığını bildirdi.

    TSO Başkanı Behiç Akkaş, Milli Savunma Bakan Yardımcısı hemşehrimiz Muhsin Dere’nin girişimleri sonucu OSB’de geçtiğimiz ay çalışmalarına başlanan fişek fabrikasının ardından bugünde kapsül fabrikası için hafriyat çalışmalarının başladığını belirtti.

    TSO Başkanı Behiç Akkaş, yönetim kurulu üyeleri Mehmet Ergül ve İlhan Ambarkütük ile OSB’ye giderek çalışmaları inceledi.

    Akkaş, inşaatı üstlenen Sayram İnşaat firması müteahhidi Zühtü Lülecioğlu ve saha mimarı Güralp Işık’tan çalışmalar hakkında bilgi aldı.

    Yaklaşık 330 dönüm araziye kurulması planlanan fabrikanın çalışmalarına başlandığı müjdesini veren Behiç Akkaş, OSB’ye kurulacak fabrikalarla ilçede işsizliği bitirip, göçü önleyeceklerini söyledi.

    Behiç Akkaş, yaptığı ve yapacağı yatırım ile hizmetlerle Sungurlu’nun kaderini değiştiren Milli Savunma Bakan Yardımcısı hemşehrimiz Muhsin Dere’ye ilçe halkı adına teşekkür etti. Akkaş, Bakan Yardımcısı Muhsin Dere’ye “Sungurlu sana minnettar” dedi.

  • Üreticilere 1000 Adet Ana Arı Verilecek

    Üreticilere 1000 Adet Ana Arı Verilecek

    Orta Anadolu arı ırkının geliştirilmesi için ilçe tarım ve orman müdürlüğünün tarım ve orman bakanlığına yazmış olduğu proje kabul edildi. 

    Proje kapsamında İskilipli arı üreticilerine 1000 adet orta Anadolu ırkı ana arı dağıtılacaktır. Projeyle verimsiz arı ırkları ıslah edilerek kovan başı bal verimi yükseltilecek ve ilçe bal üreticilerinin bilinçli arıcılık yapmalarına katkı sağlanacaktır.

    Arı dağıtımı kovan bölme zamanında yapılacağı için aynı zamanda ilçemize 1000 kovan arı kazandırılmış olacaktır, Orhan Sarı talimatı ile görevden alınan Başarılı Müdür Mustafa Serdar Çorumlu’nun bir projesi daha onaylandı.