Kategori: GÜNDEM

  • Telekom’un Kazdırdığı Çukur 3 Aydır Bekliyor

    Telekom’un Kazdırdığı Çukur 3 Aydır Bekliyor

    Çorum’da 3 ay önce açılan çukur yetkililerin ilgisizliği nedeni ile kapatılamıyor.

    İnternette yaşanan problem nedeni ile Ulukavak Mahallesi 33. Sokak’ta bulunan bir apartmanın sakinleri Telekoma arızanın giderilmesi için başvuruda bulundular.

    Vatandaşların şikayetini değerlendirmeye alan Telekom, apartman sakinlerinden hattın geçtiği yerde bir çukur kazmalarını isteyerek sorunun giderilmesi için ekip yönlendirileceğini belirttiler.

    Çukurun kazılmasının üzerinden 3 ay geçmesine ve defalarca ilgili birimle iletişime geçilmesine rağmen sorunun giderilmesi için adım atmayan ve açıklamada bulunmayan Telekom’a binada oturanlar tepki gösterdi.

    Daire sahipleri yetkililerin bir an önce problemin giderilmesi ve çukurun kapatılması konusunda Telekom yetkililerine çağrıda bulundu.

  • ‘Darbecilerin Düzenekleri Tepelerine Çöktü’

    ‘Darbecilerin Düzenekleri Tepelerine Çöktü’

    Memur Sen İl Temsilcisi Tekin Çınar, darbelerin, toplumları ve ülkeleri kontrol altında tutmak için geliştirilen emperyalist düzenekler olduğunu belirtti.

    28 Şubat postmodern darbesinin yıldönümü nedeniyle basın açıklaması yayınlayan Tekin Çınar, “Darbeler, hangi söylemi kullanılırsa kullanılsın, hangi bahaneye dayandırılırsa dayandırılsın, teorisi ve pratiğiyle emperyalist bir kurgudur. Bu kurguyu oluşturan, onu baskı ve şiddetle hayata geçiren cunta ve benzeri yapılar, millete, milletin iradesine ve o iradeden neşet etmiş tüm kurumlara, kurallara ve kavramlara düşmandır. 28 Şubat, emperyalist düzenek olma vasfını bütün yönleri ve yöntemleriyle ortaya koyması, baskı-dayatma-zulüm bağlamında sınır tanımaması, el koyup yönetmek yerine engel olup yönettirmemek perspektifiyle “postmodern darbe” olarak tanımlanması gibi özellikleriyle önceki darbelerden farklıdır” dedi.

    Memur-Sen olarak, kendilerini milletin ve iradesinin üstünde görenleri, milletin tanklarını “demokrasiye balans ayarı” çekmek için kullananları millet düşmanı ve emperyalist uşağı olarak kodladıklarının altını çizen Çınar, “Postmodern darbeye, mevzuatına, uygulamalarına ve müktesebatına karşı ilk günden bugüne 24 yıl boyunca, alanlardan mahkeme salonlarına her zeminde mücadele ettik. Bu mücadelenin sivil toplum olmanın, emek mücadelesi vermenin yüklediği doğal sorumluluklar olduğunu kabul ettik ve bu gerçeğin altını çizdik. Evet, darbenin üzerinden tam yirmi dört yıl geçti. O dönemde ikna odaları kuranları, üniversite kapılarına turnike koyduranları, başörtülü kızlarımıza şiddet uygulayanları ve cuntanın yanında ve emrinde hazırolda durup milli iradeye, demokrasiye ve hürriyete yönelik taciz suçlarına ortak olanları unutmadık, unutmayacağız da. 28 Şubat fiilleri ve failleriyle birlikte; millet yönüyle hak-hukuk-adalet kavramlarını ayaklar altına alma hadsizliğinin, devlete bakan tarafta ise bütçe imkanlarını talan etme yolsuzluğunun “ana eylem” olarak benimsendiği vesayet terörü iklimini benimsemiş ve hakim kılmıştır. Bu süreçte, müesses nizamın taşeronlarının, aslında, talan siyasetini son verenlere, bunun da ötesinde “talan bu düzenin doğal soncudur” diyerek, başka bir yol, başka bir dünya mümkündür fikrini kuvveden fiile çıkaranlara karşı ne kadar tahammülsüz olduklarını gösterdi.

    Direnen adam Prof. Necmettin Erbakan Başbakanlığında kurulan 54. Hükümetin oluşturduğu düzenekle, sistemin kaçaklarını bulup, borç faiz denkleminden beslenen bezirgan ekonomisine darbe indirdiğini ve nihayet battı diyerek komprador sermayeye peşkeş çekilmeye hazırlanan KİT’leri kara geçirdiğini bir kere daha hatırlamak gerekiyor. Müesses nizama göre bu politikalar büyük suçtur ve suç ne kadar büyükse ceza da bir o kadar büyüktür. Nihayet, o kara kışın oluşturduğu iklimin açtığı yaralara hala sızlamaktadır.

    Bu iklim sayesinde, ülkesinin insanlarına ve onların inançlarına yönelik “yıkıcı kin” stratejisine dayanan ve “zorbalık” taktiğini kullanan vesayet düzeneği hızla kuruldu ve acımasızca kullanıldı. Anadolu insanının, irfanının ve mayasında mündemiç imanının iktidara gelmesinin oluşturduğu şuursuz intikam hırsıyla işletilen bu düzenek; “ceberrut devletin dayanağı” ve “vesayet uygulamalarının üretim ağı” oldu. Bugünden geçmişe baktığımızda, “irtica bin yıl sürerse 28 Şubat da bin yıl sürecektir” söylemiyle millete namlu doğrultan cuntacıların milletin verdiği imkanları istismar ederek elde ettikleri kirli güç ve bu kirle inşa ettikleri kibir kuleleri; milletin ortaya koyduğu emsalsiz direnç ve Anadolu’yu medeniyet coğrafyasının umudu haline getiren kadim bilinçle bizatihi; millet tarafından yerle yeksan edildi.

    Bin yıllık vesayet rüyaları, milletin ferasetiyle kabusa döndü, düzenekleri tepelerine çöktü. Millet; hem sorumluluk hem de iradeyi ele aldı. Sonrasında ise darbecilere ve vesayetçilere yargı eliyle yaptıklarının hesabını sordu. Vesayet düzeneği ve düzenlemeleri ortadan kaldırıldı, düzeneğin faillerinden 21’i müebbet hapisle cezalandırıldı. Öte taraftan, irtica söylemiyle kılıfladıkları gerekçelerle ihraç edilenlerin, istifaya zorlananların göreve yeniden başlamalarına, açıkta geçen süreleri çalışmış gibi sayılmalarına, başörtülü olarak görev yapmalarına yönelik her biri takdiri hak eden düzenlemeler yapıldı.

    Güne ve yarına dair sorunlar giderildi, ne var ki, geçmişteki kayıplar giderilmedi, vesayet döneminin verdiği zararlar tazmin edilmedi. Bir başka husus da şudur: irtica söylemiyle açılan ve cunta karşısında hazırolda duran hakimlerin verdikleri mahkeme kararlarının da yok hükmünde sayılması gerekir. Zira söz konusu mahkeme kararları, “millet adına” değil “esareti altında oldukları vesayet adına” verildi. İdarenin vesayet altında olduğunu, yürütmeye yönelik vesayet uygulandığını kabul edip yargı alanında bu vesayetin olmadığını düşünmek, kabul etmek, 28 Şubat’ı küçültmek, darbe gerçeğini küçümsemek olur. 28 Şubat’ın mağdurlarının haklarını tahkim, hukukunu tanzim ve zararlarını tazmin etme iradesi; adaletin gereğidir, medeniyetin gereğidir, inancın, izanın, ahlakın ve hukukun gereğidir.

    Ve bu irade, 28 Şubat’ın faillerini mahkum etme iradesinden daha az önemli değildir. Memur-Sen ailesi olarak diyoruz ki, adaletsizliği bitirecek, adaletin varlığını hissettirecek, vesayet mağdurlarının, 28 Şubat mazlumlarının hukukunu inşa edecek, haklarını ihya, itibarlarını iade, zararlarını tazmin edecek kararlar, kararnameler, kanunlar yürürlüğe koymak “mazlum ve mağdurlara karşı borcumuz” ve “tarihe ve geleceğe karşı ortak sorumluluğumuzdur” diyerek açıklamasını tamamladı.

  • Öğretmen Babaoğlu, Covid-19’dan Hayatını Kaybetti

    Öğretmen Babaoğlu, Covid-19’dan Hayatını Kaybetti

    Çorum Atatürk Anadolu Lisesi Biyoloji öğretmeni İhsan Babaoğlu, koronavirüs nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

    Merhumun cenazesi bugün 13.30’da Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınarak Ulu Mezarlıkta toprağa verilecek.

    Çorum Gündemi, merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı diler.

  • Komşu Kavgasında Kan Aktı

    Komşu Kavgasında Kan Aktı

    Çorum’da komşular arasında çıkan tartışmada bıçaklanan bir kişi ağır yaralandı.

    Olay, akşam saatlerinde Ulukavak Mahallesi Alparslan Türkeş Caddesi’nde bir apartmanı’nda meydana geldi.

    İddialara göre, aynı apartmanda oturan ve bir süredir sorunlu oldukları öğrenilen Fatih Ş.(44), ile Erdal K., arasında tartışma çıktı.

    Tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüşmesi üzerine Erdal K., komşusu İskilip Çıraklık Eğitim Okulu’nun Müdürü olan Fatih Ş.’yi göğsünden bıçaklayarak ağır yaraladı.

    Olayın ihbar edilmesi üzerine belirtilen adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. 112 ekibinin ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı Fatih Ş., Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Fatih Ş.’nin durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenilirken. Olayı gerçekleştirerek kayıplara karışan Erdal K ‘nın yakalanması için çalışma başlatıldı.

  • Çerikci, Esnafın Sorunlarını İletti

    Çerikci, Esnafın Sorunlarını İletti

    Çorum Hitit Esnaf Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatif Başkanı Erdoğan Çerikci ve yönetim kurulu üyeleri Çorum Valisi Mustafa Çiftçi’yi makamında ziyaret etti.

    Ziyaret sırasında Başkan Çerikci’ye Başkan vekili Mehmet Murat İlter, Yönetim Kurulu Üyeleri Elvan Şen, Ersan Özdemir ve Kooperatif Müdürü Cemil Eker eşlik etti.

    Sosyal medyada hakkında çıkan haberler için Vali Mustafa Çiftçi’ye desteklerini ileten Çerikci, Çorum esnafın pandemi dönemindeki karşılaştığı sıkıntılar hakkında bilgi verdi.

    Kendilerini kabul ettiği için Vali Çiftçi’ye teşekkür eden Çerikci, ayrıca heyete gösterdiği ilgi ve alakadan dolayı da memnuniyetlerini dile getirdi.

    Makamında ağırladığı başkan ve üyelerle tek tek tanışan Vali Çiftçi, ihtiyaç ve sorunları dinleyerek, görüş ve düşüncelerini paylaştı.

    Kendisinin de bir esnaf çocuğu olduğunu belirten Vali Mustafa Çiftçi, esnafın sorunlarının çözümü noktasında gerekenleri yapmak için çalışmalar yapacaklarını söyledi.

    Samimi sohbet havasında geçen ziyaret sonrası Çorum Hitit Esnaf Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatif Başkanı Erdoğan Çerikci Vali Çiftçi’ye tablo takdiminde bulundu.

  • ING’den 3 Ay Ertelemeli Esnaf Destek Kredisi

    ING’den 3 Ay Ertelemeli Esnaf Destek Kredisi

    ING Bank Şube Müdürü Serhat Gültaktı, Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ÇESOB)’u ziyaret ederek, bankalarının esnaf ve sanatkarlara yönelik kredi kampanyaları hakkında Birlik Başkanı Recep Gür’ü bilgilendirdi.

    ING Bank olarak, nakit sıkıntısı çeken esnaf ve sanatkarların her zaman yanında olduklarını ifade eden Serhat Gültaktı, en uygun kredi veren banka olduklarını söyledi.

    Müşterilerine 3 ay ertelemeli ihtiyaç kredisinin yanı sıra en uygun konut ve araç kredisi sunduklarını kaydeden Gültaktı, “Esnaf ve sanatkarlarımıza özel 3 ay ertelemeli, 1.45’ten başlayan cazip faiz oranları ile Esnaf Destek Kredisi ING Bank Çorum Şubemizdedir. Başvurularınızı www.ing.com.tr’den yaptığınızda onay alanlar şubemize davet edilmektedir” dedi.

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren ÇESOB Başkanı Recep Gür ise, içinde bulunduğumuz bu zor süreçte esnaf ve sanatkarların yanında oldukları için ING Bank yetkililerine teşekkür etti.

  • ‘Akşam Olmasın’ Diye Dua Ediyorlar!

    ‘Akşam Olmasın’ Diye Dua Ediyorlar!

    Çorum’un Kargı ilçesine bağlı Kavakçayı Köyü Sakızçayı Mahallesi, içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda elektrik sorunu ile boğuşuyor.

    Sakızçayı Mahallesi, heyelan riski nedeniyle devlet tarafından D-100 karayolu kenarında bulunan Kavakçayı Köyü’nün yanına taşınmıştı. Yeni evlerine kavuşmanın sevincini yaşayan mahalle sakinlerinin bu mutluluğu ise kısa sürdü.

    17 hanelik mahallenin tek sorunu kaldı o da elektrik. 1 yıldır elektriksiz yaşayan mahalle sakinleri yetkililerden yardım istedi.

    Yetkili mercilere defalarca kez başvurmalarına rağmen 1 yıldır elektrik sorunu çözülemeyen mahalle sakinlerinin artık sabır taşı ise çatladı.

    Yaşlı ve insülin hastaları gibi çok sayıda hastanın elektrik yokluğundan mağdur edildiğini vurgulayan mahalle sakinleri, “Sosyal devlet anlayışı gereği devletimizden bir an önce bu konuya el atmasını bekliyoruz” dediler.

  • ‘Mağdurlar Görülmeli Haklar Ödenmeli’

    ‘Mağdurlar Görülmeli Haklar Ödenmeli’

    Memur-Sen Kadınlar Komisyonu, 28 Şubat darbesinin 24. yılında 81 ilde eş zamanlı basın açıklaması düzenledi.

    Memur Sen Çorum Kadınlar Komisyonu Başkanı Nurhan Yıldırım, 28 Şubat darbesinde milletin iradesinin ve egemenliğinin, çoğunluğu kadın olmak üzere kamu görevlilerinin emeğinin, ekmeğinin, hak ve özgürlüğünün gasp edildiği ifade ederek, “28 Şubat zihniyetinin tarihin çöp sepetinde gerçek anlamda yerini alması sadece faillerinin mahkûm edilmesiyle değil mağduriyetlerin telafisi, zararlarının tazminiyle mümkün olabilir.” dedi.

    Komisyon olarak öneri ve taleplerini ileten Yıldırım, açıklamasında şunları dile getirdi: “6 milyon kişi hukuksuz fişlemelerle sakıncalı ilan edildi. Binlercesi haksız soruşturma ve kovuşturmalarla mahkûm edildi. Öğrenciler okullarından, kamu görevlileri memuriyetten, işçiler işlerinden ihraç edildi. Şirketler yeşil sermaye kumpasıyla ekmeklerinden edildi. Bin yıl sürecek iddiasına karşı millet 7 yılda darbecilerin heveslerini kursaklarında koydu. Türkiye’de bir ilk olarak darbecilere ve vesayetçilere yargı eliyle yaptıklarının hesabı soruldu. Darbecilerden 21’i müebbet hapisle cezalandırıldı. Tedricen de olsa, vesayet düzeni ve düzenlemeleri bütün yasaklarla birlikte ortadan kaldırıldı. Küçümsenmesi imkânsız bir biçimde, 28 Şubat döneminde ihraç edilen kamu görevlilerinin açıkta geçirdikleri sürelerin çalışılmış sayılmasına, kazanılmış hak aylığında ve emekli müktesebinde değerlendirilmesine yönelik düzenleme yapıldı. Belirtilen dönemde kendileri tarafından ödenen primlerin iadesi gerçekleştirildi.

    ‘HÂLÂ MAĞDURİYETİ SÜREN İNSANLAR VAR’

    Kadın çalışanların başörtülü olarak görev yapmalarına, kız öğrencilerin eğitimin tüm safhalarında okula başörtüsüyle gidebilmelerine yönelik düzenlemeler yapıldı. Bu çalışmaları değerli buluyor, takdir ediyoruz. Fakat yeterli bulmuyoruz. Çünkü hala mağduriyeti süren insanlar var. Hala geçmişteki kayıplar telafi, zararlar tazmin edilmedi. Brifingli yargının neden olduğu mağduriyetler tam olarak giderilmedi. 28 Şubat mağdurlarının haklarını tahkim, hukukunu tanzim ve zararlarını tazmin etme iradesi; adaletin, aklın, inancın, ahlakın gereğidir. Ve bu irade, 28 Şubat’ın faillerini mahkûm etme iradesinden daha az önemli değildir. Doğru olan; adaletsizliğin maliyetine katlanmak değil, adaletin maliyetini karşılamaktır. Bir tek kişi dahi dışarda kalmaksızın herkesin hakkının tastamam verilmesi için en yüksek düzeyde çabanın ve hassasiyetin gösterilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu hassasiyeti göstermek; mazlum ve mağdurlara karşı borcumuz, tarihe ve geleceğe karşı ortak sorumluluğumuzdur.

    ÖNERİ VE TALEPLERİMİZ

    Memur-Sen Kadınlar Komisyonu olarak, münhasıran ele alınıp ortak çalışma yapılması teklifiyle öneri ve taleplerimizi kamuoyunun ve yetkililerin ilgisine sunuyoruz: Vesayet dönemindeki haksız-hukuksuz cezaların affedilmesi yerine yok hükmünde kabul edilmesi düzenlemesi yapılmalı, mağdurların haklı oldukları, özgürlüklerinin ve onurlarının ihlal edildiği ortaya konulmalı, hukuki kapsamda iade-i itibar yapılmalı, Haklarında verilen idari kararlar ile idari yargı kararlarına yönelik hukuki yollara başvuru nedeniyle yapılan giderler, ödenen ücretler güncellenmek suretiyle ilgililere ödenmeli, Adli ve idari soruşturma ve kovuşturmalarla taciz edilmeleri dolayısıyla mağdurlara manevi tazminat ödenmeli, Eğitim hakkından mahrum edilenlerin maddi ve manevi zararlarını belirlemeye yönelik komisyon oluşturulmalı, komisyon tarafından yapılan çalışma sonucunda belirlenecek kişilere vesayet tazminatı ödenmeli, Dönem soruşturmalarıyla başörtüsü başta olmak üzere inanca dair hassasiyetleri nedeniyle devlet memurluğundan çıkarılanların açıkta geçen sürelere ilişkin maaşları, ücretleri, diğer mali ve sosyal hakları kendilerine emsalleri esas alınarak hesaplanmalı ve güncelleme yapılarak kendilerine ödenmeli ve zararları karşılanmalı, Mağdurların zararların karşılanmasına yönelik kamu bütçesinden karşılanan tutarlar, 28 Şubat darbesinin asli ve fer’i iştirakçilerine rücu edilmeli ve millet adına kendilerinden tahsil edilmeli, Söz konusu dönemde eğitim hakları gasp edilenlerin kamuda istihdamlarını sağlamak için durumlarına ve mezuniyetlerine uygun kadrolar-pozisyonlar ihdas edilmeli, Görevlerine son verilmesine, devlet memurluğundan çıkarılmalarına bağlı olarak farklı sosyal güvenlik kurumlarıyla ilişkilenerek emekli olmak durumunda kalanların emekli ikramiyesi ile emekli maaş kayıpları hesaplanmalı ve ödenmeli, emekliliklerine ilişkin hukuki konumları düzeltilmeli, Af, göreve dönüş veya sosyal güvenlik primlerinin ödenmesi ve iadesi gibi iş ve işlemlerle ilgili olarak hak düşürücü süre ve/veya zaman aşımı süresi uygulanmamalı, söz konusu iş ve işlemler ilgililerin başvurusuna ihtiyaç olmaksızın doğrudan tesis edilmelidir. Bunların suhuletle ve hakkaniyetle gerçekleştirilmesi için sivil toplum örgütlerinin de paydaşı olduğu bir kurul veya komisyon kurulmalıdır. 28 Şubat zihniyetinin tarihin çöp sepetinde gerçek anlamda yerini alması sadece faillerinin mahkûm edilmesiyle değil mağduriyetlerin telafisi, zararlarının tazminiyle mümkün olabilir. 28 Şubat’ın bin yıl süreceği iddiasında bulunanların heveslerini kursaklarında bırakan millet iradesi ve inancı; mağdurların hukukunu koruyan, haklarını sağlayan, zararlarını karşılayan iradeyi de kayda ve hayata geçirecektir. Bu iradenin tesisi ve teşkilinde yetkili ve ilgili herkesi sorumluluk almaya çağırıyoruz.

  • Milli Eğitim Müdürü Tügvalı Gençlere Tecrübelerini Aktardı

    Milli Eğitim Müdürü Tügvalı Gençlere Tecrübelerini Aktardı

    Tügva Çorum İl Temsilciliğinin yaptığı Gençlik Buluşmaları’nın bu akşamki konuğu Çorum İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı oldu.

    İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı Gençlerle tecrübelerini aktardı.

    Milli Eğitim Müdürlüğü olarak Tügva’ya destek olmaya hazır olduklarını belirten Sarı, Milli Eğitim İl Müdürlüğünün faaliyetleri ve pandemi sürecinin seyri ve okulların açılması hakkında gençlerin merak ettiği konuları aydınlattı.

    Ayrıca İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı Tügva’nın Türkiye’de yerli ve milli bir gençlik yetiştirme konusunda ki öneminden de bahsetti.

    Tügva Çorum İl Temsilcisi Enes Kayabaşı ile birlikte gerçekleştirilen Gençlik buluşması sonunda İl Temsilcisi Enes Kayabaşı, İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Sarı’ya hediye takdim etti.

    Tügva Çorum İl Temsilcisi Enes Kayabaşı geleneksel hale getirdikleri Gençlik Buluşmalarının önümüzdeki günlerde de devam edeceğini söyledi.

  • Başlıksız yazı 25831

    Çorum’da izolasyon kurallarını ihlal eden 8 kişi yurda yerleştirildi.

    Çorum Valiliği’nden yapılan açıklama da, İl Salgın Denetim Merkezi ekiplerinin denetimleri aralıksız devam ettiği belirtilerek, “Mahalle Denetim Ekiplerince 834 kişi denetlenmiştir. Ayrıca denetim ekiplerince 13 bin 541 işyeri ve kişiler gerek gelen ihbarlar neticesinde gerekse resen denetlenmiş, gerekli uyarılar yapılmış ve izolasyon kurallarına uymayan kişilere tutulan 3 adet tutanak İl Hıfzıssıhha Kuruluna gönderilmiştir. Maske, temizlik ve mesafe kurallarını ihlal eden 105 işyeri ve kişiler için birinci ihlal uyarısı yapılmıştır. İl Salgın Denetim Merkezi Saha Denetim ekiplerimizce 19-26 Şubat tarihleri arasında evlerinde izolasyonda olmaları gerekirken izolasyon kurallarına aykırı hareket eden 8 kişi tespit edilerek yurda yerleştirilerek karantina altına alınmıştır. 26 Şubat itibariyle izolasyon sürelerini tamamlamak üzere yurtta karantinası devam eden 4 kişidir” ifadelerine yer verildi.