Kategori: GÜNDEM

  • Enerya, Antalya’da 150 Bin Aboneye Ulaştı

    Enerya, Antalya’da 150 Bin Aboneye Ulaştı

    Antalyalılar doğal gazın konforunu kısa sürede sevdi.

    Hizmet verdiği kentlerde doğal gazın konforunu ve ekonomik faydalarını yaygınlaştırmak için çalışmalarına devam eden Enerya, 2020 yılı sonu itibarıyla Antalya’da 150 bininci aboneye ulaştı.

    Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, Antalyalıların doğal gaz konforuna daha hızlı ulaşması için Vakıfbank ile Enerya’nın doğal gaz dağıtım şirketleri özelinde yeni abonelere yönelik bireysel kredi kampanyası düzenlenmesi hususunda işbirliği yaptıklarını ve buna göre Vakıfbank’ın yeni abonelere 36 ay vadede 15.000 TL’ ye kadar aylık 1,45 faiz oranında kredi kullandıracağını söyledi.

    Türkiye’nin turizm başkenti Antalya’da ılıman iklim sebebiyle ilk başlarda doğal gaza temkinli yaklaşan Antalyalılar, doğal gazın tüm mekanı eşit ısıtmasının, ekonomik ve konforlu oluşunun keyfini çıkarmaya başladı. 

    2010 yılında 1 mahalle ve 734 abone ile başlayan doğal gaz yolculuğunda 2015’te 40 mahallede 41 bin 147 aboneye doğal gaz hizmeti götüren Enerya, yaptığı şebeke yatırımlarıyla 2021 yılının başında abone sayısını 150 bine çıkardı.

    Antalya’da bugün itibarıyla 96 mahalleyi doğal gaz konforu ile buluşturan şirket, 2020 yılında yaklaşık 400 bin haneye ulaştı. Enerya’nın 150 bininci abonesine hediyesini takdim etmek için düzenlenen törene Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı, Enerya Genel Müdürü Kasım Kahraman, Enerya Antalya Gaz Dağıtım A.Ş. Yönetim Kurulu Üyesi Ali Acır ve Enerya’nın Antalya, Aydın, Denizli ve Erzincan’dan Sorumlu Bölge Direktörü Mehmet Akif Tulukcu katıldı.

    DOĞAL GAZ HEM KONFORLU HEM VERİMLİ HEM DE SAĞLIKLI

    Akdeniz’in sıcak ve ılıman iklimine sahip olan Antalya’da kışın ısınma için birçok alternatif kullanıldığını ancak doğal gazın bu alternatifler içerisinde en temiz, konforlu ve verimli yakıt olduğunu söyleyen Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “Türkiye’nin en önemli illerinden olan güzel Antalya’mızda gelecek nesillere bırakacağımız tertemiz bir hava için doğal gaz oldukça önemli.

    Yılda 16 milyona yakın turistin geldiği bu güzide ilimizde temiz havayı ve dolayısıyla doğal gazı çok önemsiyoruz. Doğal gazın kullanılmaya başlanması ile birlikte il genelinde elektrik kullanımı azaldı ve bu da faturalara yansıdı. O dönemde Antalya’da elektrik faturaları üçte bire düştü. Önümüzdeki günlerde, Antalya’mızda daha çok mahalleye Enerya ile birlikte doğal gazı taşımak istiyoruz. Ayrıca 150 bininci abone Ali Koç’a hayırlı olmasını diliyorum, bu başarıda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum” dedi.

    ANTALYA’DA 400 BİN HANEYE DOĞAL GAZ ULAŞTIRDIK

    Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı ise, Antalya’da, 1.970km’ye ulaşan doğal gaz hattı ile bugün itibarıyla toplam 96 mahalleye ulaşmanın mutluluğunu yaşadıklarını vurguladı.

    Ahlatcı, sözlerine şöyle devam etti:  “Enerya olarak, yıllık 4 milyar metreküp gaz hacmimiz ve 15 bin kilometreye varan şebekemizle Türkiye’de doğal gazı yaygınlaştırma çalışmalarının en önemli aktörlerinden biriyiz. Son üç yılda şebekemizi yüzde 36 büyüttük. 2020 yılında pandemiye rağmen çalışmalarımızı kesintisiz sürdürmeye gayret ettik ve Kepez, Muratpaşa, Konyaaltı, Serik ve Döşemealtı’nda yeni yatırımlarımızla Antalya halkını doğal gaz konforuyla buluşturmaya devam ettik.

    2021 Ocak itibarıyla Antalya’da 1.970 km doğalgaz hattımız mevcut. 96 mahallede yaklaşık 400 bin haneyi doğalgaz konforuna kavuşturduk. Tüm bu çalışmalarımız doğrultusunda Antalya’da doğal gaz konforunu tercih edenlerin sayısının artmasından ve 150 bininci aboneye ulaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.”

    100 MİLYON TL YATIRIMLA 386 BİN ABONEYE ULAŞMAYI HEDEFLİYORUZ

    Antalya’da 10 yılda sadece şebeke yatırımları yapmadıklarını, Antalyalılara doğal gazı tanıtmak, fayda ve avantajlarını anlatmak için çalışmalarına aralıksız devam ettiklerini söyleyen Ahlatcı, “Pandemi döneminde de bir kez daha gördük ki, yaşadığımız mekanların hava kalitesi sağlığımız üzerinde çok büyük bir etkiye sahip.

    2017 yılında 50 bin kullanıcı ile 2020 yılı sonu 120 bininci kullanıcıya ulaşan müşteri artışı ile Antalya’da havadaki zararlı partikül sayısı 10PM düşmüştür. Bu ve bunun gibi pek çok avantajı nedeniyle doğal gaza geçmeyen Antalyalı kalmasın istiyoruz. Önümüzdeki dönemde Antalya’mıza 100 milyon TL yatırım yaparak  250 km yeni hat ile 225 mahalleye ve 386 bin aboneye ulaşmayı hedefliyoruz” ifadelerine yer verdi.

    ANTALYALILARA ÖZEL KAMPANYA

    Antalyalıların doğal gaz konforuna daha hızlı ulaşması için çalışmalarına devam ettiklerini belirten Ahlatcı, Antalyalılara güzel bir haber vererek, “Kurumsal boyutta çözüm ortağımız olan Vakıfbank ile doğal gaz dağıtım şirketlerimiz üzerinde yeni abonelere yönelik bireysel kredi kampanyası düzenlenmesi hususunda işbirliği yapıyoruz. Buna göre Vakıfbank yeni abonelere 36 ay vadede 15 bin TL’ye kadar aylık 1,45 faiz oranında kredi kullandıracak” şeklinde konuştu.

    DOĞAL GAZ DÖNÜŞÜM MALİYETİ 3,5 YILDA ÇIKARILIYOR

    Ayrıca Ahlatcı, Antalyalıların doğal gaz kullanımı ile diğer alternatif ısınma yöntemlerine kıyasla ev ekonomisine yılda 2.500 TL’den fazla katkı sağlayabileceğinin altını çizdi.

    Doğal gaz dönüşümünü yapan Antalyalıların 3,5 yılda dönüşüm maliyetini de çıkaracağını belirten Ahlatcı, “Doğal gazın bir diğer avantajı ise yaşam alanlarında ısı farklılığının getirdiği hastalıklara yakalanmamak. Alternatif ısınma araçları yalnızca yakınındaki havayı ısıtır, dolayısı ile kapattığınız an oda soğur. Doğal gaz ise gündüz çıkarken kapasanız da akşama kadar evi belirli bir ısıda tutar. Ayrıca doğal gaz her anlamda temiz bir enerjidir. Hava, ortam ve çevre kirliliğine yol açmaz” dedi.

    Enerya’nın Antalya’daki 150 bininci abonesi Ali Koç, hediye olarak elektrikli Scooter’ın sahibi oldu. Ali Koç’a hediyesini Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ile Ahlatcı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Ahlatcı takdim etti.

  • Boyraz, ‘28 Şubat’ı Unutturmayacağız’

    Boyraz, ‘28 Şubat’ı Unutturmayacağız’

    Çorum İmam Hatipliler Derneği (ÇORİMDER) Başkanı Ayhan Boyraz tarafından yapılan yazılı açıklamada; “28 Şubat darbesini unutmamak ve genç kuşaklara da unutturmamak her zaman çaba göstereceğiz.” denildi.

    Çorum İmam Hatipliler Derneği (ÇORİMDER), Türk siyasi tarihine “postmodern darbe” olarak geçen 28 Şubat sürecinin 24’üncü yılında yazılı basın açıklaması yaptı.

    “28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulunda (MGK) alınan kararlarla, hükümetin düşürüldüğünü ve milletin iradesine ipotek koyulmaya çalışıldığını belirten Boyraz, “O gün var gücümüzle darbeye nasıl direndiysek, aradan 24 yıl geçtikten sonra da darbecilerin bu isteklerinden hala vazgeçmediklerini biliyor ve her tür darbenin karşısında olduğumuzu deklare ediyoruz” diye konuştu.

    28 Şubat darbesini unutmamak ve genç kuşaklara da unutturmamak için her zaman çaba göstereceklerinin altını çizen Boyraz, açıklamada şu ifadelere yer verildi;

    “28 Şubat, kendisini halkın, milletin, ülke menfaatlerinin üstünde gören statükocuların kendi talepleri ve istekleri doğrultusunda yönetimi ve toplumu şekillendirme çabaları olarak ortaya çıktı. Bu kalkışma; kökünü inancımızdan, kültür ve medeniyetimizden aldığımız toplum kodlarımız ile oynayarak yeni bir toplum, yeni bir birey, yeni bir kimlik inşa etmenin de bir çabasıydı. Biz gizli ve açık olarak uygulanan bu planın farkında olarak karşısında durduk, dinimizi, inancımızı, kimli- ğimizi muhafaza ederek yaşamaya, toplum düzenimizi korumaya gayret ettik.

    Bu çaba aslında bugünün veya dünün çabası değil. Kendisini toplumun üstünde, ülkenin asıl sahibi olarak gören üsttenci, elit ve batı kaynaklarından beslenen bu anlayış; Tanzimat’tan beri hep bu ülkede eşik bekçiliği yaptı. İttihat ve Terakki ile başlayan, 31 Mart olaylarıyla devam eden ardından cumhuriyet döneminde gelişen başarıya ulaşmış ve ulaşmamış tüm darbeler bu çabanın bir ürünüydü. Maalesef 27 Mayıs darbesiyle devam eden bu kötü gelenek, arkasından 28 Şubatları, 15 Temmuzları getirdi.

    28 Şubat’tan 24 yıl sonra şu soruyu sormak ve hafızları tazelemek istiyoruz. 28 Şubat post modern darbesi kime veya kimlere karşı yapılmıştı? Milli, manevi değerlerine bağlı, inançları ile toplumda yaşamak, eğitim almak, iş hayatında var olmak isteyen, bir vatandaşlık görevi olarak sandık başına gidip oy kullanarak iktidara getirdiği hükümet tarafından yönetilmek isteyen insanımıza karşı yapılmıştı.

    Bu kitlenin içinde, imam hatip liselerinde okuyan gençlerimiz, başörtüsü ile üniversitelerde eğitim almak isteyen ve iş hayatına devam etmek isteyen kardeş- lerimiz de vardı. Gençlerimiz, o gün imam hatip ortaokullarının kapatılması ve liselerde katsayı uygulaması ile en temel haklardan biri olan eğitim hakkından mahrum oldular. Derslerine girmeye çalışırken, okullarının önünde eylem yaparken, polis zoruyla gözaltına alındılar, çatılardaki keskin nişancı tehdidine maruz kaldılar. Henüz 13-14 yaşındaki kız çocukları polis otobüslerine doldurularak şehirlerin en ücra köşelerine götürülüp bırakıldı.

    Genç kardeşlerimiz ise üniversitelerde başörtülü olarak okuyamadı, iş hayatına kamuda veya özel sektörde başörtülü olarak devam edemedi. Kamusal alan, hizmet alan-hizmet veren gibi sahte ve sonradan üretilmiş kavramlarla insanların iş hayatlarına son verildi, aile hayatları dağıldı. Öyle ki, hastanelerde tedavi olabilmek bile bir sorun haline geldi. Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarıyla da namaz kılan, eşi veya ailesinde bir yakını başörtülü olan tüm ordu mensupları görevlerinden el çektirilip özlük hakları ellerinden alındı.

    Bugün dile getirildiğinde kulağa bir filmin senaryosu gibi gelen bu gelişmeler, o dönemde yüzbinleri, milyonları etkiledi. Toplumsal barış, huzur ve refah bozuldu. İyiye giden ekonomi, hem hükümete darbe yapılması, hem bankaların içinin boşaltılması hem de toplumsal barışın bozulmasıyla tepetaklak oldu. Yaşananların faturasını ise her zaman olduğu gibi yine gerilim ve kaos ortamıyla, ekonomik yansımalarıyla millet ödedi.

    Biz biliyoruz ki, darbeciler dün olduğu gibi bugün de planlarından vazgeçmedi. Planlarını gerçekleştirebilmek için en ufak bir boşluk, en ufak bir güçsüzlük ve acziyet anını bekliyorlar. Bunu, 15 Temmuz hain darbe girişimi, Gezi olayları ve üniversiteye atanan rektör bahane edilerek gerçekleştirilen Boğaziçi eylemleri açıkça ortaya koymuştur.

    28 Şubat’ı, o gün yaşanan kıyımları, haksızlıkları unutmadık, unutturmayacağız. Genç kuşaklarımız ülkenin yakın tarihini bilsinler, ibret alsınlar ve bu karanlık planlara karşı her an uyanık olsunlar diye elimizden geleni yapacağız.

    Biz, ülkemize, milletimize, gençlerimizin ferasetine ve yarınların güçlü Türkiye’sine güveniyoruz.”

  • Meteor Çorum’da da Görüldü

    Meteor Çorum’da da Görüldü

    Türkiye’nin özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki illerin yanı sıra Çorum, Ankara, Kayseri, Tokat’ta da gökyüzünü birkaç saniyeliğine aydınlattığı belirtilen ışık hüzmesi heyecan yarattı.

    Dün gece saat 22.57’de yurdun özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki Ordu, Samsun, Trabzon, Giresun’un yanı sıra Yozgat, Çorum, Çankırı, Tokat, Kayseri, Kırıkkale ve Ankara illerinde gökyüzünü birkaç saniyeliğine aydınlatan ışık hüzmesi heyecan yarattı. Birçok kişinin gök taşı düşmesi ve şimşek çakması olarak da değerlendirdiği doğa olayı, sosyal medyada görüntülerin yer almasıyla gündeme oturdu.

  • Telekom’un Kazdırdığı Çukur 3 Aydır Bekliyor

    Telekom’un Kazdırdığı Çukur 3 Aydır Bekliyor

    Çorum’da 3 ay önce açılan çukur yetkililerin ilgisizliği nedeni ile kapatılamıyor.

    İnternette yaşanan problem nedeni ile Ulukavak Mahallesi 33. Sokak’ta bulunan bir apartmanın sakinleri Telekoma arızanın giderilmesi için başvuruda bulundular.

    Vatandaşların şikayetini değerlendirmeye alan Telekom, apartman sakinlerinden hattın geçtiği yerde bir çukur kazmalarını isteyerek sorunun giderilmesi için ekip yönlendirileceğini belirttiler.

    Çukurun kazılmasının üzerinden 3 ay geçmesine ve defalarca ilgili birimle iletişime geçilmesine rağmen sorunun giderilmesi için adım atmayan ve açıklamada bulunmayan Telekom’a binada oturanlar tepki gösterdi.

    Daire sahipleri yetkililerin bir an önce problemin giderilmesi ve çukurun kapatılması konusunda Telekom yetkililerine çağrıda bulundu.

  • ‘Darbecilerin Düzenekleri Tepelerine Çöktü’

    ‘Darbecilerin Düzenekleri Tepelerine Çöktü’

    Memur Sen İl Temsilcisi Tekin Çınar, darbelerin, toplumları ve ülkeleri kontrol altında tutmak için geliştirilen emperyalist düzenekler olduğunu belirtti.

    28 Şubat postmodern darbesinin yıldönümü nedeniyle basın açıklaması yayınlayan Tekin Çınar, “Darbeler, hangi söylemi kullanılırsa kullanılsın, hangi bahaneye dayandırılırsa dayandırılsın, teorisi ve pratiğiyle emperyalist bir kurgudur. Bu kurguyu oluşturan, onu baskı ve şiddetle hayata geçiren cunta ve benzeri yapılar, millete, milletin iradesine ve o iradeden neşet etmiş tüm kurumlara, kurallara ve kavramlara düşmandır. 28 Şubat, emperyalist düzenek olma vasfını bütün yönleri ve yöntemleriyle ortaya koyması, baskı-dayatma-zulüm bağlamında sınır tanımaması, el koyup yönetmek yerine engel olup yönettirmemek perspektifiyle “postmodern darbe” olarak tanımlanması gibi özellikleriyle önceki darbelerden farklıdır” dedi.

    Memur-Sen olarak, kendilerini milletin ve iradesinin üstünde görenleri, milletin tanklarını “demokrasiye balans ayarı” çekmek için kullananları millet düşmanı ve emperyalist uşağı olarak kodladıklarının altını çizen Çınar, “Postmodern darbeye, mevzuatına, uygulamalarına ve müktesebatına karşı ilk günden bugüne 24 yıl boyunca, alanlardan mahkeme salonlarına her zeminde mücadele ettik. Bu mücadelenin sivil toplum olmanın, emek mücadelesi vermenin yüklediği doğal sorumluluklar olduğunu kabul ettik ve bu gerçeğin altını çizdik. Evet, darbenin üzerinden tam yirmi dört yıl geçti. O dönemde ikna odaları kuranları, üniversite kapılarına turnike koyduranları, başörtülü kızlarımıza şiddet uygulayanları ve cuntanın yanında ve emrinde hazırolda durup milli iradeye, demokrasiye ve hürriyete yönelik taciz suçlarına ortak olanları unutmadık, unutmayacağız da. 28 Şubat fiilleri ve failleriyle birlikte; millet yönüyle hak-hukuk-adalet kavramlarını ayaklar altına alma hadsizliğinin, devlete bakan tarafta ise bütçe imkanlarını talan etme yolsuzluğunun “ana eylem” olarak benimsendiği vesayet terörü iklimini benimsemiş ve hakim kılmıştır. Bu süreçte, müesses nizamın taşeronlarının, aslında, talan siyasetini son verenlere, bunun da ötesinde “talan bu düzenin doğal soncudur” diyerek, başka bir yol, başka bir dünya mümkündür fikrini kuvveden fiile çıkaranlara karşı ne kadar tahammülsüz olduklarını gösterdi.

    Direnen adam Prof. Necmettin Erbakan Başbakanlığında kurulan 54. Hükümetin oluşturduğu düzenekle, sistemin kaçaklarını bulup, borç faiz denkleminden beslenen bezirgan ekonomisine darbe indirdiğini ve nihayet battı diyerek komprador sermayeye peşkeş çekilmeye hazırlanan KİT’leri kara geçirdiğini bir kere daha hatırlamak gerekiyor. Müesses nizama göre bu politikalar büyük suçtur ve suç ne kadar büyükse ceza da bir o kadar büyüktür. Nihayet, o kara kışın oluşturduğu iklimin açtığı yaralara hala sızlamaktadır.

    Bu iklim sayesinde, ülkesinin insanlarına ve onların inançlarına yönelik “yıkıcı kin” stratejisine dayanan ve “zorbalık” taktiğini kullanan vesayet düzeneği hızla kuruldu ve acımasızca kullanıldı. Anadolu insanının, irfanının ve mayasında mündemiç imanının iktidara gelmesinin oluşturduğu şuursuz intikam hırsıyla işletilen bu düzenek; “ceberrut devletin dayanağı” ve “vesayet uygulamalarının üretim ağı” oldu. Bugünden geçmişe baktığımızda, “irtica bin yıl sürerse 28 Şubat da bin yıl sürecektir” söylemiyle millete namlu doğrultan cuntacıların milletin verdiği imkanları istismar ederek elde ettikleri kirli güç ve bu kirle inşa ettikleri kibir kuleleri; milletin ortaya koyduğu emsalsiz direnç ve Anadolu’yu medeniyet coğrafyasının umudu haline getiren kadim bilinçle bizatihi; millet tarafından yerle yeksan edildi.

    Bin yıllık vesayet rüyaları, milletin ferasetiyle kabusa döndü, düzenekleri tepelerine çöktü. Millet; hem sorumluluk hem de iradeyi ele aldı. Sonrasında ise darbecilere ve vesayetçilere yargı eliyle yaptıklarının hesabını sordu. Vesayet düzeneği ve düzenlemeleri ortadan kaldırıldı, düzeneğin faillerinden 21’i müebbet hapisle cezalandırıldı. Öte taraftan, irtica söylemiyle kılıfladıkları gerekçelerle ihraç edilenlerin, istifaya zorlananların göreve yeniden başlamalarına, açıkta geçen süreleri çalışmış gibi sayılmalarına, başörtülü olarak görev yapmalarına yönelik her biri takdiri hak eden düzenlemeler yapıldı.

    Güne ve yarına dair sorunlar giderildi, ne var ki, geçmişteki kayıplar giderilmedi, vesayet döneminin verdiği zararlar tazmin edilmedi. Bir başka husus da şudur: irtica söylemiyle açılan ve cunta karşısında hazırolda duran hakimlerin verdikleri mahkeme kararlarının da yok hükmünde sayılması gerekir. Zira söz konusu mahkeme kararları, “millet adına” değil “esareti altında oldukları vesayet adına” verildi. İdarenin vesayet altında olduğunu, yürütmeye yönelik vesayet uygulandığını kabul edip yargı alanında bu vesayetin olmadığını düşünmek, kabul etmek, 28 Şubat’ı küçültmek, darbe gerçeğini küçümsemek olur. 28 Şubat’ın mağdurlarının haklarını tahkim, hukukunu tanzim ve zararlarını tazmin etme iradesi; adaletin gereğidir, medeniyetin gereğidir, inancın, izanın, ahlakın ve hukukun gereğidir.

    Ve bu irade, 28 Şubat’ın faillerini mahkum etme iradesinden daha az önemli değildir. Memur-Sen ailesi olarak diyoruz ki, adaletsizliği bitirecek, adaletin varlığını hissettirecek, vesayet mağdurlarının, 28 Şubat mazlumlarının hukukunu inşa edecek, haklarını ihya, itibarlarını iade, zararlarını tazmin edecek kararlar, kararnameler, kanunlar yürürlüğe koymak “mazlum ve mağdurlara karşı borcumuz” ve “tarihe ve geleceğe karşı ortak sorumluluğumuzdur” diyerek açıklamasını tamamladı.

  • Öğretmen Babaoğlu, Covid-19’dan Hayatını Kaybetti

    Öğretmen Babaoğlu, Covid-19’dan Hayatını Kaybetti

    Çorum Atatürk Anadolu Lisesi Biyoloji öğretmeni İhsan Babaoğlu, koronavirüs nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

    Merhumun cenazesi bugün 13.30’da Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden alınarak Ulu Mezarlıkta toprağa verilecek.

    Çorum Gündemi, merhuma Allah’tan rahmet, kederli ailesi ve yakınlarına başsağlığı diler.

  • Komşu Kavgasında Kan Aktı

    Komşu Kavgasında Kan Aktı

    Çorum’da komşular arasında çıkan tartışmada bıçaklanan bir kişi ağır yaralandı.

    Olay, akşam saatlerinde Ulukavak Mahallesi Alparslan Türkeş Caddesi’nde bir apartmanı’nda meydana geldi.

    İddialara göre, aynı apartmanda oturan ve bir süredir sorunlu oldukları öğrenilen Fatih Ş.(44), ile Erdal K., arasında tartışma çıktı.

    Tartışmanın büyüyerek kavgaya dönüşmesi üzerine Erdal K., komşusu İskilip Çıraklık Eğitim Okulu’nun Müdürü olan Fatih Ş.’yi göğsünden bıçaklayarak ağır yaraladı.

    Olayın ihbar edilmesi üzerine belirtilen adrese çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. 112 ekibinin ilk müdahalesinin ardından ağır yaralı Fatih Ş., Hitit Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.

    Fatih Ş.’nin durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenilirken. Olayı gerçekleştirerek kayıplara karışan Erdal K ‘nın yakalanması için çalışma başlatıldı.

  • Çerikci, Esnafın Sorunlarını İletti

    Çerikci, Esnafın Sorunlarını İletti

    Çorum Hitit Esnaf Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatif Başkanı Erdoğan Çerikci ve yönetim kurulu üyeleri Çorum Valisi Mustafa Çiftçi’yi makamında ziyaret etti.

    Ziyaret sırasında Başkan Çerikci’ye Başkan vekili Mehmet Murat İlter, Yönetim Kurulu Üyeleri Elvan Şen, Ersan Özdemir ve Kooperatif Müdürü Cemil Eker eşlik etti.

    Sosyal medyada hakkında çıkan haberler için Vali Mustafa Çiftçi’ye desteklerini ileten Çerikci, Çorum esnafın pandemi dönemindeki karşılaştığı sıkıntılar hakkında bilgi verdi.

    Kendilerini kabul ettiği için Vali Çiftçi’ye teşekkür eden Çerikci, ayrıca heyete gösterdiği ilgi ve alakadan dolayı da memnuniyetlerini dile getirdi.

    Makamında ağırladığı başkan ve üyelerle tek tek tanışan Vali Çiftçi, ihtiyaç ve sorunları dinleyerek, görüş ve düşüncelerini paylaştı.

    Kendisinin de bir esnaf çocuğu olduğunu belirten Vali Mustafa Çiftçi, esnafın sorunlarının çözümü noktasında gerekenleri yapmak için çalışmalar yapacaklarını söyledi.

    Samimi sohbet havasında geçen ziyaret sonrası Çorum Hitit Esnaf Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatif Başkanı Erdoğan Çerikci Vali Çiftçi’ye tablo takdiminde bulundu.

  • ING’den 3 Ay Ertelemeli Esnaf Destek Kredisi

    ING’den 3 Ay Ertelemeli Esnaf Destek Kredisi

    ING Bank Şube Müdürü Serhat Gültaktı, Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ÇESOB)’u ziyaret ederek, bankalarının esnaf ve sanatkarlara yönelik kredi kampanyaları hakkında Birlik Başkanı Recep Gür’ü bilgilendirdi.

    ING Bank olarak, nakit sıkıntısı çeken esnaf ve sanatkarların her zaman yanında olduklarını ifade eden Serhat Gültaktı, en uygun kredi veren banka olduklarını söyledi.

    Müşterilerine 3 ay ertelemeli ihtiyaç kredisinin yanı sıra en uygun konut ve araç kredisi sunduklarını kaydeden Gültaktı, “Esnaf ve sanatkarlarımıza özel 3 ay ertelemeli, 1.45’ten başlayan cazip faiz oranları ile Esnaf Destek Kredisi ING Bank Çorum Şubemizdedir. Başvurularınızı www.ing.com.tr’den yaptığınızda onay alanlar şubemize davet edilmektedir” dedi.

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren ÇESOB Başkanı Recep Gür ise, içinde bulunduğumuz bu zor süreçte esnaf ve sanatkarların yanında oldukları için ING Bank yetkililerine teşekkür etti.

  • ‘Akşam Olmasın’ Diye Dua Ediyorlar!

    ‘Akşam Olmasın’ Diye Dua Ediyorlar!

    Çorum’un Kargı ilçesine bağlı Kavakçayı Köyü Sakızçayı Mahallesi, içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda elektrik sorunu ile boğuşuyor.

    Sakızçayı Mahallesi, heyelan riski nedeniyle devlet tarafından D-100 karayolu kenarında bulunan Kavakçayı Köyü’nün yanına taşınmıştı. Yeni evlerine kavuşmanın sevincini yaşayan mahalle sakinlerinin bu mutluluğu ise kısa sürdü.

    17 hanelik mahallenin tek sorunu kaldı o da elektrik. 1 yıldır elektriksiz yaşayan mahalle sakinleri yetkililerden yardım istedi.

    Yetkili mercilere defalarca kez başvurmalarına rağmen 1 yıldır elektrik sorunu çözülemeyen mahalle sakinlerinin artık sabır taşı ise çatladı.

    Yaşlı ve insülin hastaları gibi çok sayıda hastanın elektrik yokluğundan mağdur edildiğini vurgulayan mahalle sakinleri, “Sosyal devlet anlayışı gereği devletimizden bir an önce bu konuya el atmasını bekliyoruz” dediler.