Kategori: GÜNDEM

  • ‘Akif’i Anlamaya ve Anlatmaya Devam Edeceğiz’

    ‘Akif’i Anlamaya ve Anlatmaya Devam Edeceğiz’

    Eğitim Bir Sen Çorum Şube Başkanı Tekin Çınar, vefatının 84. yılında İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’u rahmet ve minnetle andı.

    Çınar, “Eğitim-Bir-Sen olarak, millî kimliğimize, ümmet bilincine büyük katkıları olmuş Millî Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u, sadece anmakla yetinmeyecek, O’nu anlamaya ve anlatmaya devam edecek; Asım’ın Nesli’ne layık gençler yetiştirmek için var gücümüzle çalışacağız.” dedi.

    2021 yılının TBMM tarafından ‘İstiklal Marşı Yılı’ olarak kararlaştırılmasının çok isabetli olduğunu ifade eden Çınar, açıklamasında şunları söyledi: “Büyük ruhlar, kendi bedenine sığmaz, milletinin sinesinde yaşar; kişilikleriyle adeta pusula gibidir, toplumların yönünü belirler. Mehmet Akif bu anlamda hem edebiyatçı kişiliği hem insani kimliğiyle örnek, öncü bir şahsiyettir. Üstün ahlakı, ahde vefası, vatanseverliği ve diğerkâmlığıyla sadece yaşadığı dönemde örnek bir şahsiyet değil, sonraki nesillere de ilham veren ideal bir model, kıymeti bilinmesi gereken bir değerdir.O, şiir, hitabet, vaaz ve fikirleriyle millî ruh, tasavvur, ideal ve kimliğin yeniden inşasını sağlayan sembol bir şahsiyettir. Mehmet Akif, nazmımızın terkip kudretini son noktasına yüksek düzeyli bir estetikle çıkaran bir deyiş üstadı olarak yüzyılımızın en büyük şairlerinden, Türkçe’nin en büyük ediplerinden biridir. Bu hüviyetiyle bıraktığı Safahat, sadece şiir değeri ile değil, tefekkür yönüyle de büyük bir eserdir. Safahat, baştan sona onun kendi dil, tasavvur ve tefekkür potasında mezcettiği milletimizin his, anlam, maneviyat dünyasını, ahlak, inanç ve ilkelerini nokta nokta dokuduğu bir eserdir.Mehmet Akif, imanıyla, yaşadığı hayatla, Anadolu’nun asırlık ızdırabını nefsinde hisseden ruhuyla; zulme, küfre karşı zaman zaman zapt edemediği isyanıyla, Millî Mücadele’nin örnek kahramanlarındandır. Bu yüzdendir ki O, Millî Mücadele’nin marşını destansı bir şekilde yazmakta güçlük çekmemiştir. Hatta denebilir ki, İstiklal Marşı’nı ancak kederi ve kaderi benliğinde buluşturan bir şahsiyet yazabilir, yani ancak Mehmet Akifler yazabilir.“Sessiz yaşadım, kim beni nereden bilecektir…” diyen Akif, tarihimizin en zorlu zamanlarında umut, heyecan ve cesaretiyle volkan olup patlayan muhteşem, asil bir hayattan sonra 27 Aralık günü İstanbul’da gerçekten sessiz, kimsesiz olarak vefat etti. Dönemin ilgisiz resmî tutumunun da sebebiyle üzerinde ismi yazılı küçük bir kâğıdın iliştirildiği bu garip cenazeyi üniversiteli bir delikanlı fark etti. Bir kişinin fark etmesiyle muazzam bir kalabalık ellerinde bayraklarla cami avlusunu ve Edirnekapı Mezarlığı’na kadar her yeri hıncahınç doldurdu. Cenaze, sessizliğin, ilgisizliğin perdesiyle gizlenmek, unutturulmak istenmesinin aksine o zamana kadar kimseye nasip olmayan bir ihtişamla el üstünde taşınarak, tekbirlerle defnedildi. Asım’ın Nesli Akif’i bağrına bastı, İstiklal Şairi’ni baş tacı etti.Tıpkı Mehmet Akif’in yaşadığı dönemdeki gibi, emperyalist kışkırtmalarla etnik,coğrafi ve mezhebi farklılıkların düşmanlığa dönüştürülüp Balkanlar’dan Kafkaslara, Orta Doğu’dan Doğu Türkistan’a, Afrika’ya kadar ümmet coğrafyasının işgal edildiği ve edilmek istendiği günümüzde de tarihî müktesebatımız, bağımsızlığımız, topyekûn bir yeniden kurtuluş savaşımız için Akifleri, özellikle de millî mutabakat metni olan İstiklal Marşımızın mezcettiği değerleri yaşanılır kılmak hepimizin en önemli vazifesidir. Bu bağlamda, 2021’in TBMM tarafından “İstiklal Marşı Yılı” olarak kararlaştırılması çok isabetli olmuştur.”

  • DEVA Partisi’nin Belediyeye Soruları Var!

    DEVA Partisi’nin Belediyeye Soruları Var!

    Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Çorum İl Yönetimi yaptığı toplantıda Çorum Belediyesi Sayıştay 2019 yılı raporunu değerlendirdi.

    Orhan Vargeloğlu başkanlığında yapılan toplantıya; “Başkan Vekili ve Kurumsal İletişim, Tanıtım ve Halkla İlişkiler Başkanı Orhan Veli Yalçın, İl Ekonomi İşleri ve Sektörel Gelişmeleri İzleme Başkanı Ömer Akman, İl Hukuk ve Adalet İşleri Başkanı Yunus Emre Özdemir, İl İdari ve Mali İşler Başkan Yardımcı Gökhan Günder ve Berker Eskizara katıldı.

    Toplantı sonrasında açıklamalarda bulunan İl Ekonomi İşleri ve Sektörel Gelişmeleri İzleme Başkanı Ömer Akman, Deva Partisinin yüklendiği misyon ve sorumluluk gereği bu raporu incelediklerini ve aşağıdaki soru ve sorunları muhataplarına sormak istediklerini söyledi.

    Deva Partisi İl Ekonomi İşleri ve Sektörel Gelişmeleri İzleme Başkanı Ömer Akman Çorum Belediyesi’nden cevaplamasını istediği sorunları şöyle sıraladı;

    1. Sayıştay Raporu – Mali Tablolar

    630.3.5 Diğer Hizmet Alımları                     150.944.390,60  TL

    630.3.5 Personel Hizmet Alımları                89.898.995,68 TL

                   Toplam                                                240.843.386,28 TL

                   Gelirler Toplamı                               314.243.428,88 TL 

    Belediye Gelirlerinin toplamının %77 si kadar hizmet alımına gitmektedir.

    Personel hizmet alımları detayları nedir ve nelerdir?

    Diğer hizmet alımları rakamı neden bu kadar büyüktür?  Diğer kısmına atılması gerekli gider ana hesap gibi neden kullanılmıştır?  Detayları nedir ve nelerdir?

    • Çorum Belediyesi 2019 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu Sayfa 8

    Çorum Belediyesi’nde iç kontrol sisteminin kurulması, uygulanması, izlenmesi ve geliştirilmesi yönünde çalışmaların tam ve doğru olarak yürütülmediği görülmüştür.

    Bu çerçevede iç kontrol sistemine ilişkin olarak aşağıda gösterilen eksiklikler tespitedilmiştir;

    a) İç Kontrol İzleme ve Yönlendirme Kurulu bulunmamaktadır. Bu nedenle kurumsal çerçevede izlemeye ve değerlendirmeye tabi tutulan bir iç kontrol sistemi bulunmamaktadır.

    b) Ön mali kontrol yapısı kurulmamıştır.

    c) Bilişim sistemlerine dayalı olarak işleyen kurumsal bir yönetim bilgi sistemi uygulaması bulunmamaktadır.

    d) Hassas görevlere ilişkin prosedürler belirlenmemiştir.

    e) İdare iç kontrol risklerini belirlememiştir.

    f) İdare iç kontrol risklerini belirlemediğinden bunlara yönelik tedbirleri ve bunları uygulamakla sorumlu kişileri belirlememiştir.

    g) Önceki maddelerde sayılan eksiklikler nedeniyle İç Denetçilerin çalışmaları, kurumsal iç kontrol ve risk yönetim sistemine uyumlu ve bunları destekleyici mahiyette olmayıp sistematik değildir.

    NEDEN?

    • Çorum Belediyesi 2019 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim RaporuSayfa 11

    BULGU 1: Banka Hesabına İlişkin Dönem Sonu Mutabakatları ve Mali Tablo Tutarı Arasında Uyumsuzluk Bulunması

    Belediye banka hesapları üzerinde yapılan incelemelerde banka hesaplarının gerektiği gibi takip edilemediği ve doğru muhasebeleştirilerek izlenemediği görülmüştür.

    Denetim sırasında yapılan teyit çalışması sonunda, yeniden hesaplanan dönemsonu banka mevcudu ile 2019 Mizanında-Bilançosunda gösterilen 102-Banka Hesabı borçkalanının karşılaştırılmasında; 102-Banka Hesabı dönem sonu borç kalanı tutarının fiilenhesaplarda mevcut olan tutardan 1.608.922,69-TL az olduğu görülmüştür.

    Banka Mevcudu Denetim Mutabakat Tutarı                                                     13.799.204,33

    109-Banka Kredi Kartlarından Alacaklar Hesabı Dönem Sonu Borç Kalanı (-) 3.760.631,39

    109-Hesap Kalanı Hariç Dönem Sonu Nakit Mevcudu – Olması Gereken

    Banka Mevcudu (Olması Gereken 102-Banka Hesabı Borç Kalanı)           10.038.572,94

    102-Banka Hesabı Dönem Sonu Mizanı Borç Kalanı                                        (-) 8.429.650,25

    Fark                                                                                                                                    1.608.922,69

    Bahsi geçen tutarsızlıklar nedeniyle 2019 yılı Bilançosunda yer alan 102-Banka Hesabı doğru bilgi sunmamaktadır. İdare cevabında her ne kadar bulguda belirtilen farklar kısmen kamulaştırma bedelleri ve kredi kartı tahsilatları gerekçe gösterilerek açıklanmış ise de; 102-Banka Hesabının İdare adına açılan hesaplarda bulunan idareye ait tüm nakit tutarlarını göstermesi gerektiğinden yılsonu mutabakatlarının bu tutarları gösterecek ve 102- Hesabı dönem sonu kalanını doğrulayacak şekilde yapılması gerekmektedir.

    Bu para gerçekten nerededir?

    (Biz demiyoruz Sayıştay denetçisi diyor…)

    • Sayıştay Raporu – Mali Tablolar

    121 Gelirlerden Takipli Alacaklar Hesabı                                                              51.306.289,53 TL

    Yani Hukuka intikal etmiş batak alacaklardır.

    Bu batak ne zamandan gelmektedir?

    Bu batak neden vardır?

    Bu batak kimlere karşı verilmiştir?

    Batak sistemin sebebi, sistem bozukluğumu, yoksa basiretsiz yönetimmidir?

    • Sayıştay Raporu – Mali Tablolar

    122 Gelirlerden Tecilli ve TehirliAlacaklar Hesabı                                              7.518.662,66 TL

    Yeni bir batak alacaklar mı bunlar?

    Neden Tehir edildi?

    Akıbeti ne olacaktır?

    • Sayıştay Raporu – Mali Tablolar

    Belediyenin BorcuMali Tablolara göre 480 Milyon TL dir.

    Yıllık 122 milyon TL zarar yazan bir belediye bu borcu Su’ya Emlak Vergisi’ne, Belediyenin Taşınmaz mallarının satışına göremi yapacaktır?

    Bu kötü yönetim, siyasi iktidarın yaptığı gibi elindeki malı mülkü satarak mı bu borcu finanse edilecektir?

    • Sayıştay Raporu – Mali Tablolar

    630 3 5 Diğer Müşavir Firma ve Kişilere Ödemeler                                          1.726.893,77 TL

    Kimlerden Aldınız… Faydası ne oldu…

    Madem aldınız neden bu kadar hatalar var?

    • Sayıştay Raporu – Mali Tablolar

    Gider hesapların içinde gelir neden kaydedilir..

    Amaç giderleri az göstermek mi ?

    Neden bu gelirler giderler arasında durmaktadır ?

    Yola çıktığımız ilk dakikadan itibaren halkımıza sözümüz var…

    Çorum ve Çorumlunun hakkını savunacağımızı beyan ettik.  Bu nedenle Kamu Kaynağının doğru kullanılıp kullanılmadığını bilmek, sormak en doğal hakkımızdır.

    Bizler bu rakamları kendimiz bir yerlerden almadık, tamamen Sayıştay’ın 2019 yılı Belediyeler raporlarından aldık.

    Çorum kamuoyu bilmelidir ki bizler yanlışları söylemeye devam edeceğiz, ancak doğru yapılanları da alkışlayacağız. DEVA lı günlere az kalmıştır. Adaletin, Liyakatin, İstişarenin (ALİ) nin sözde değil eylemde olduğu günler yakındır.

  • Çorumlunun Yaptığını Kimse Yapamaz

    Çorumlunun Yaptığını Kimse Yapamaz

    Türkiye’de yaklaşık 10 milyon işçinin büyük bir heyecanla ve merakla beklediği 2021 yılında uygulanacak asgari ücret tutarı, yarın yapılacak olan son toplantıda belli olacak.

    İşçi, işveren ve bakanlık temsilcilerinin farklı farklı ücretler telaffuz ederken, bazı kurumlar ise işçisine ödeyeceği ücreti açıkladı.

    Bunlardan biri de Ankara Büyükşehir Belediyesi.
    Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, “Yılbaşıyla birlikte belediyemizde görevli mesai arkadaşlarımızın maaşının en az 3100 TL olmasına karar verdik. Tüm çalışma arkadaşlarıma emekleri için teşekkür ediyor, aldığımız kararın şimdiden hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

    Yavaş’ın bu açıklaması bazı çevreler ve basın kuruluşları tarafından ülke gündeminde bir numaralı konu haline getirildi.

    Çorum’da da sıkça konuşulup tartışılan Yavaş’ın açıklamasının ardından gözler Çorum Belediyesi’ne çevrildi.
    Çorum Belediyesi’nde ise, durumun bütçesi kat kat fazla olan Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne göre çok daha iyi olduğu görülüyor.

    Aldığımız bilgiye göre, Çorum Belediyesi, 2020 yılında işçisine ödeneği en düşük ücret 3 bin 200 TL oldu.

    Yani, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın vaat ettiği ve kamuoyunda adeta göklere çıkarılan 2021 işçi ücretlerinden fazlasını Çorum Belediyesi bir yıl önce işçisine ödüyordu.

    Hatta, Çorum Belediyesi, 2021 yılı için de ayrıca işçi maaşlarına zam yapacak. Asgari ücretinin belirlenmesinin ardından işçiye yapılacak zam miktarı da Belediye yönetimi tarafından tespit edilerek kamuoyuna açıklanacak.

    “Aşkla çalışan yorulmaz” düsturunu işçisine de yansıtan ve hak ettiği maaşın ödenmesi konusunda da titiz davranan Belediye Başkanı Halil İbrahim Aşgın’ın maaş konusunda işçi temsilcilerinin görüşlerini alarak makul ve kabul edilebilir bir artış yapması bekleniyor.

  • 2020’de Ulukavak’ta, 3 Bin 314 Metre Altyapı

    2020’de Ulukavak’ta, 3 Bin 314 Metre Altyapı

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Ulukavak Mahalle Muhtarı Hanefi Özdemir’i ziyaret ederek Ulukavak’ayapılan çalışmalarla ilgili istişarelerde bulundu. Ziyarette Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat ve Muhtarlık İşleri Müdürü Mustafa Kanat da hazır bulundu.

    Ulukavak Mahallesinin büyüdüğü, çocukluğunun geçtiği mahalle olduğunu söyleyen Başkan Aşgın, tüm mahallelere olduğu gibi Ulukavak’ta da çok önemli çalışmalar yaptıklarını kaydetti. Mahallelere yaptıkları çalışmalarda muhtarlarla işbirliği içerisinde olduklarını ve her zaman istişare ettiklerinin altını çizen Başkan Aşgın, 2020 yılında Ulukavak’ta 3 bin 314 metre altyapı çalışması gerçekleştirdiklerini ifade etti.

    Aşgın, “2020 yılı içerisinde Ulukavak Mahallemize 1142 metre içme suyu, 1600 metre kanalizasyon şebekesi, 572 metre de yağmursuyu şebekesi olmak üzere toplam 3 bin 314 metre altyapı çalışması yaptık. Fen İşleri Müdürlüğümüze bağlı ekiplerimiz de başta Mavralve Varinli Caddeleri olmak üzere önemli noktalarda asfalt çalışması yaptı.Ulukavak Mahallemize 18 bin ton asfalt serimi yaptık.” dedi.

    “Yapılan hizmetleri taçlandırdık”

    2020 yılında, tüm mahallelerde olduğu gibi Ulukavak Mahallesinde de yapılan hizmetleri taçlandırdıklarını kaydeden Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahimAşgın, alt ve üstyapı çalışmalarının yanı sıra gönül belediyeciliği kapsamında yaptıkları çalışmalarla ilgili de bilgiler verdi.

    Yapılan hizmetlerden en önemlisinin gönüllere dokunmak olduğunu vurgulayan Başkan Aşgın, “Sosyal Yardım İşleri Müdürlüğümüz tarafından 2 bin 689 aileye yardım yaptık. 72 ailemizin evini 189 kez temizledik. “Hoşgeldin Bebek” kapsamında 782 aileyi ziyaret ederek bu ailelerimizin evlat sevincine ortak olduk ve hediyelerimizi ulaştırdık. 19 ailemize de eşya yardımında bulunduk.” şeklinde konuştu.

    Bu zamana kadar yapılan işlerin ileride yapılacakların teminatı olduğunu ifade eden Başkan Aşgın, işbirliği ve katkılarından dolayı Ulukavak Mahallesi Muhtarı Hanefi Özdemir’e teşekkür etti.

    Muhtar Özdemir: “Ulukavak’ta çok güzel altyapı çalışmaları yapıldı”

    Ulukavak Mahallesine yapılan çalışmalardan duyduğu memnuniyeti ifade eden muhtar Hanefi Özdemir de “Bu sene Ulukavak’taçok güzel altyapı çalışmaları yapıldı. Park ve Bahçeler Müdürlüğü ve Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerinin çalışmaları da çok güzel. Sayenizde tüm bu çalışmalar aksamadan yürüyor. Ulukavak halkı ve kendi adıma teşekkür ediyorum.” şeklinde konuştu.

  • Çerikçi ve Yönetimden Çorumlu Valiye Ziyareti

    Çerikçi ve Yönetimden Çorumlu Valiye Ziyareti

    Çorum Hitit Esnaf Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi ile Çorum Yorgancılar Çeyizlik Eşya Perde İmal ve Satıcıları Odası Başkanı Erdoğan Çerikçi ve yönetim kurulu üyeleri Amasya’da bir dizi ziyaretlerde bulundu.

    Ziyaretlerde Erdoğan Çerikçi’ye Yönetim Kurulu Üyeleri, Elvan Şen, Ersan Özdemir ve Halil Yılmaz eşlik etti.

    ÇORUMLU VALİ İLE HOŞ BİR SOHBET

    Heyet, ilk olarak valiler kararnamesi ile Amasya Valisi olarak atanan hemşehrimiz Mustafa Masatlı’yı makamında ziyaret etti.

    Başkan Çerikçi ve yönetim kurulu üyeleri Amasya Valisi olan hemşehrimiz Mustafa Masatlı’yı, tebrik ederek yeni görevinde başarılar dilediler.

    Başkan Çerikçi Kooperatifin çalışmaları hakkında Vali Masatlı’ya bilgi verdi ve bundan sonraki hedeflerini anlattı.

    Hoş bir sohbet havasında geçen ziyaret sırasında Çorum ile ilgili bilgi alış verişinde bulunuldu ve yaşanmış anılardan bahsedildi.

    Çorum Hitit Esnaf Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Erdoğan Çerikçi, ziyaret sonunda misafirperverliğinden dolayı Vali Masatlı’ya teşekkür ederek, kooperatifin plaketini takdim etti.

    Vali Masatlı heyetin ziyaretinden son derece memnun olduğunu belirterek, Çorum’u yakından takip ettiğini ve yapılan güzel çalışmalardan mutlu olduğunu dile getirdi.

    ODA BAŞKANLARINA ÇORUM LEBLEBİSİ

    Başkan Çerikçi ve beraberindeki heyet daha sonra sırasıyla Amasya Terziler Odası Başkanı Musa Taş’ı, Amasya Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi Başkanı Mustafa Dümen ve Amasya Esnaf Odaları Birliği Başkanı İsa Köse’yi ziyaret ederek karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

    VEFAT EDEN ESKİ BAŞKAN İÇİN TAZİYE DİLEKLERİ

    Ayrıca heyet önceki Amasya Esnaf Kefalet Kredi Kooperatifi Başkanı Hatay Karaman’ın vefatında dolayı üzüntülerini dile getirerek, taziye dileklerini ilettiler.

    Heyet ziyarette oda başkanlarına Çorum Leblebisi ve Golonya hediye ettiler.

  • Ahlatçı’dan, O İddialara Cevap!

    Ahlatçı’dan, O İddialara Cevap!

    Ahlatcı Metal Rafineri A.Ş., Borsa İstanbul’daki faaliyet izninin iptal edildiği şeklindeki haberleri yalanladı.

    Ahlatcı Metal Rafineri A.Ş.’den konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, “Grubumuz şirketlerinden Ahlatcı Metal Rafineri A.Ş.’nin Borsa İstanbul’daki faaliyet izninin iptal edildiği ve şirketimizin Borsadaki faaliyetlerinin 22 Aralık 2020 tarihi itibariyle durdurulduğu ifadeleri basında yer almıştır.

    Tüm operasyonel işlemlerimiz sistemsel güncellemeler nedeniyle Hazine ve Maliye Bakanlığı, Borsa İstanbul A.Ş. ve şirketimizin bilgisi dahilinde durdurularak güncelleme işlemleri tamamlanmış olup şirketimizin Borsa İstanbul’daki faaliyetleri devam etmektedir. Kamuoyuna saygılarımızla” denildi.

  • ‘HDP’ye Verilen Hazine Yardımı Kesilmelidir’

    ‘HDP’ye Verilen Hazine Yardımı Kesilmelidir’

    Çorum Adalet Derneği Başkanı Yakup Alar, terör örgütüne destek sağlayan siyasi partilerin hazine yardımlarının ve maddi imkanların kesilmesini istedi.

    Siyasi partilerin demokrasilerin vazgeçilmez unsurları olduğunu söyleyen Alar, “Ülkenin sorunlarına çözüm bulmak için iktidara talip olan siyasi partiler sorunun bir parçası olması halinde kuralların işletilmesi hukuk devleti olmanın bir gereğidir” dedi.

    Terörle mücadelenin tüm siyasi partilerin ortak görevi olması gerekirken terör örgütlerinin temsilciliğinin ve sözcülüğünün yapılması durumunda yetkili organlarca gereğinin yapılması gerektiğine vurgu yapan Alar, “Meclisteki bütçe görüşmelerinde de ortaya çıktığı gibi HDP , PKK’ nın sözcülüğünü ve hamiliğini yapmayı sürdürmüş,kendisine tanınan seçmenlerini temsil etme hakkını kötüye kullanmıştır. HDP nin organize ettiği 6/8 ekim olayları,hendek ve çukur terörü, teröristlerin cenazelerine katılmayı zorunlu kılmaları, pkk lı teröristleri araçlarında saklamaları, delilleri yok etmek için tırnakçılık yaparak teröristin cebinden telefonu almaları gibi yüzlerce yardım ve yataklık olayına karşına hdp milletvekilleri yapmış oldukları eylemler ile HDP’ yi PKK’ ya yardım ve yataklık konusunda odak haline getirmiştir” diye konuştu.

    “Anayasa ve siyasi partiler kanununa göre kapatılma davası açılmalıdır” diyen Alar açıklamasını şöyle sürdürdü; “Ancak son yapılan anayasa ve siyasi partiler kanununda yapılan düzenlemeler ile parti kapatmaları zorlaştırılmış, daha çok suça karışan parti üyelerine yaptırım ve hazine yardımının kesilmesi öngörülmüştür.

    Terör örgütünün sözcülüğünü yapan HDP’ nin belediyenin mali imkanlarını pkk ya aktarması sebebiyle İçişleri bakanlığı tarafından haklı bir uygulama ile kayyum atanarak belediyenin kaynaklarının PKK’ ya gitmesine engel olunmuş ,söz konusu kaynakların halka hizmet olarak dönmesi sağlanmıştır. Ancak belediyelerdeki bu kaynak akışı kayyum ataması ile durdurulurken her yıl terör örgütü PKK’ nın sözcülüğünü ve hamiliği yapan HDP ye bütçeden hazine yardımı yapılmaktadır.2019 yılında 92 milyon tl ,2020 yılında 50 milyon tl alan HDP 2021 bütçesinden de 57,5 milyon tl hazine yardımı alacaktır. Bir taraftan terörle mücadele için askerimiz polisimiz canıyla malıyla mücadele ederken ve bu mücadele için milyarlarca dolar harcama yapılırken diğer taraftan da terör örgütüne dolaylı olarak hazineden destek sağlanması insanın içini acıtmaktadır. Nasıl ki belediyelerdeki kaynak aktarımının önüne kayyum atması ile geçildi ise hazine yardımının kesilmesiyle de terörün dolaylı yoldan devlet eliyle beslenmesinin de önüne geçilecektir. Bu görev Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının görevidir. Geçmiş dönem uygulamalarına bakıldığında parti kapatmaları olumlu sonuç vermemiş, kapatılan parti mağduriyet edebiyatı yaparak başka isimle faaliyetine devam ettiği görülmüştür. Anayasa ve siyasi partiler kanununa göre parti kapatmak zorlaştırıldığından ve çözüm olmayacağından terör örgütüne destek sağlayan partilerin hazine yardımları ve maddi imkanlar kesilmeli ve İçişleri bakanımız Süleyman Soylunun tabiriyle millet derinden bir ohh çekmelidir. Diğer siyasi partiler de gelecek seçimlerdeki ittifakları değil çocuklarımızın geleceğini düşünerek terörle mücadeleye destek vermeleri gerekmektedir”

  • PTT’den Son Pazar Gününde Büyük İndirim

    PTT’den Son Pazar Gününde Büyük İndirim

    PTT AŞ Genel Müdürü Hakan Gülten: “Kampanya ile vatandaşlarımızın yeni yıl ihtiyaçlarını ekonomik fiyatlarla karşılamalarını sağlıyoruz”

    PttAVM, 27 Aralık tarihine denk gelen 2020 yılının son pazar gününde “Yılın Son Pazarı Türkiye’nin Pazarı” sloganıyla yıl sonu indirim kampanyasına hazırlanıyor.

    Türkiye’nin yerli ve millî e-ticaret platformu PttAVM, vatandaşlarımıza, KOBİ’lerimize ve e-ticaret sektöründe faaliyetlerini sürdüren kurum ve kuruluşlara destek vermek amacıyla 27 Aralık tarihinde ‘Büyük İndirim Günü’ başlatıyor.

    PTT AŞ Genel Müdürü Hakan Gülten, 2020 yılının son Pazar gününde “Yılın Son Pazarı Türkiye’nin Pazarı” sloganıyla ekonomik ve indirimli satışların yapılması için çalışma başlattıklarını belirtti. Kampanyanın, her yılın son pazar gününden yeni yıla kadar devam edecek şekilde sürdürülmesinin hedeflendiğini dile getiren Gülten, “Kampanya ile vatandaşlarımızın yeni yıl ihtiyaçlarını ekonomik fiyatlarla karşılamalarını sağlıyoruz” dedi.  

    KOBİLERE VE ULUSAL MARKALARA DESTEK

    Kampanyanın tüm kesimleri kapsamasına özen gösterdiklerini belirten Gülten, “Kampanya kapsamında, özellikle pandemi süreciyle satışlarında düşüş yaşayan KOBİ ve ulusal markalarımıza, “stoklarınızı birlikte bitirelim” anlayışıyla satışlarını artırma imkânı sağlanması ve finansal olarak destek olunması amaçlanıyor. PttAVM.com olarak tedarikçilere kargo desteği, ücretsiz ürün tanıtımı ve reklam desteği gibi çeşitli ayrıcalıklar da sunuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

    BİNLERCE ÜRÜN İÇİN AVANTAJLI FİYATLAR

    PttAVM.com’un elektronikten ev ürünlerine, mutfak gereçlerinden moda ürünlerine kadar farklı ihtiyaç ve tarza hitap eden milyonlarca ürünü vatandaşlarımıza ulaştırdığını kaydeden Gülten, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dinamik yapısını ve kolay kullanım avantajını, ekonomik satış vizyonuyla birleştirerek, etkili bir alışveriş imkânı sağlayan PttAVM, müşterilerine uygun fiyatlarla kaliteli bir alışveriş deneyimi sunuyor.”

  • Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu Sonuç Bildirgesi Yayımladı

    Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu Sonuç Bildirgesi Yayımladı

    Türkiye Kamu-Sen Çorum İl Temsilcisi ve Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Selim Aydın,   21 Aralık 2020 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu toplantısı ile ilgili basın açıklaması yaptı.

    Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, Konfederasyonuna bağlı sendika genel başkanları, Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri ve il temsilcilerinin katılımıyla 21 Aralık 2020 Pazartesi günü video konferans yöntemiyle bir toplantı gerçekleştirdiğini açıklayan Aydın, istişare toplantısında ülke kamuoyunu yakından ilgilendiren konular ile kamu görevlileri ve emeklilerinin mali ve özlük haklarına ilişkin gelişmeler değerlendirilerek önümüzdeki döneme yönelik yeni stratejilerin belirlendiğini söyledi.

    Aydın, bu çerçevede Konfederasyonun görüşlerini içeren Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı sonuç bildirgesini kamuoyunun ve kamu görevlilerinin bilgilerine sunulduğunu kaydetti.

    Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı sonuç bildirgesi aşağıda yer almaktadır;

    “1. COVID-19 Salgını tüm hızıyla sürerken salgına karşı insanüstü mücadele veren başta sağlık çalışanları olmak üzere kamu çalışanları maddi ve manevi olarak desteklenmelidir 

    Geçtiğimiz yılın sonunda Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan COVİD-19 küresel bir salgın haline gelerek insanlık tarihinin en büyük travmalarından birisi olmuştur. Virüsten etkilenenlerin ve virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı hızla artmaktadır. Bu çerçevede vatandaşlarımızın sağlığı uğruna mesai mefhumu gözetmeksizin hayatlarını ortaya koyan başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere kamu hizmetlerinin kesintisiz bir biçimde sağlanması için cansiperane mücadele veren tüm kamu görevlilerine teşekkür ediyor, salgınla mücadele esnasında hayatını kaybeden sağlık çalışanları ve kamu görevlilerine ve tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, hastalara acil şifalar diliyoruz.

    Bununla birlikte salgın nedeni ile çeşitli olumsuzluklara maruz kalan, gelirleri düşen kamu görevlilerinin desteklenmesinin gerekli olduğunun altını önemle çiziyoruz. Her türlü güçlüğe göğüs gererek görevlerini sürdüren sağlık çalışanlarımız ve diğer kamu görevlilerinden, görevleri nedeni ile virüse maruz kalarak hayatını kaybedenlerin şehit statüsünde değerlendirilmesi; COVID-19’un ise meslek hastalığı olarak tanımlanması yolundaki talebimizi ısrarla yineliyoruz. Bu uygulamanın salgın ile mücadele eden kahraman kamu görevlilerimize minnet borcumuzun bir ifadesi olacağını vurguluyoruz.

    2. Ekonomik gerçekler dikkate alındığında memur maaşlarına ilave zam yapılması zorunludur

    Hali hazırda açıklanan resmi enflasyonun yüzde 14’leri aştığı 2020 yılında, memur maaşları yalnızca enflasyon farkı dahil yalnızca yüzde 9,8 artmıştır. Yaşadığımız pandeminin de etkisi ile gıda fiyatlarındaki artış yüzde 21’i bulmuş, ailenin zorunlu harcamaları aynı oranda yükselmiştir. Buna bağlı olarak kamu çalışanlarının ve emeklilerin alım gücü son bir yılda yüzde 11 düşmüştür. TCMB’nin faizleri  arttırması, önümüzdeki dönemde enflasyonun daha da yükseleceğinin işaretidir. Kaldı ki bu dönemde memur maaşları altın, gümüş, döviz, gayri menkul gibi tüm yatırım araçları karşısında da yüzde 50’ye varan oranlarda değer kaybı yaşamıştır. Hal böyle iken yetkili olduğu halde etkisini ortaya koyamayan sözde yetkili sendikalar ve konfederasyonun basiretsizliği nedeni ile 2021 yılında da memur maaşlarına yalnızca yüzde 3+3 zam yapılması kararlaştırılmıştır.

    Bütün gerçekler göz önünde bulundurulduğunda 2021 yılı için memur ve emeklilere reva görülen bu zammın hiçbir mesnet ve karşılığı bulunmamaktadır. Gerek ekonomik gerçekler gerekse resmi tahminler  göz önünde bulundurulduğunda 2021 yılı için memur ve emeklilere yapılması kararlaştırılan yüzde 3+3 zammın güncellenmesi ve geçmiş dönem kayıplarını da karşılayacak şekilde tatminkar bir maaş artışı yapılması zorunludur.

    3. Her şartta Türk milletinin, Kahraman ordumuzun ve Devletimizin yanında olmaya devam edeceğiz

    Dünya büyük bir dönüşüm sürecinden geçerken, bu dönüşümün emperyalistlerin coğrafyamız üzerinde kurduğu yeni bir paylaşım planı çerçevesinde gerçekleşeceğini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, kahraman ecdadımızın  mücadelesi, sayısız şehidimizin canı, gazilerimizin emekleriyle hür ve bağımsız olarak yaşama hakkı elde ettiğimiz bu topraklarda, bugün yeni bir saldırı dalgası ile daha karşı karşıya olduğumuzu görmekteyiz. Gerek Akdeniz’de gerek Libya’da gerekse ülkemizin güneydoğusunda yaşanan gelişmeler, yurdumuzun dört koldan kuşatma altına alınmaya çalışıldığını ortaya koymaktadır. Bu kuşatmayı kırmak ve emperyalist güçlerin planlarını yerle bir etmek adına Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirdiği her türlü operasyonu sonuna kadar desteklediğimizi ifade ediyoruz. Türk milletinin güvenliğinin dünyanın neresinde olursa olsun Türklerin ve mazlumların güvenliğinin sağlanmasından geçtiğinin bilincindeyiz. Bu çerçevede emperyalist saldırıların bir uzantısı olarak işgal edilen Azerbaycan’ın öz toprağı Karabağ’ın azatlığa kavuşmasını büyük bir gurur ve mutlulukla karşıladığımızı belirtiyor, bu zaferin başta Doğu Türkistan olmak üzere zulüm altında inleyen tüm mazlumlar için kurtuluş işareti olmasını diliyoruz. Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu olarak, Türk milletinin bu topraklardaki hâkimiyetini ilelebet sürdüreceğine olan sarsılmaz inancımızı yineliyor, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da kahraman ordumuzun ve devletimizin yanında olacağımızı bir kere daha ve kararlılıkla vurguluyoruz. 

    4. Kamudaki her türlü ayrımcılığa son verilmesini istiyoruz   

    Dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler, 15 Temmuz hain darbe girişimi ile birlikte değerlendirildiğinde; ülkemizde birlik ve beraberliğin korunması, toplumsal huzur ve refahın tesis edilmesinin önemini bir kat daha artırmaktadır. Birlik ve beraberliğimizin muhafazası ise ancak toplumun her alanında adalet, liyakat ve eşitlik ilkesinin tavizsiz bir biçimde hayat bulmasıyla mümkündür. COVID-19 salgını esnasında, ayrım yapmaksızın bütün kamu görevlilerimizin yaptığı fedakârlıklar bir kere daha görülmüşken, çalışanlarımızı sendikal aidiyetler üzerinden ayrışma, bölünme ve baskı ortamına sürükleyen anlayışı kabul etmiyoruz. Kamudaki her türlü ayrımcılığın bir an önce sonlandırılmasını bir kere daha yüksek sesle talep ediyoruz.     

    ADİL, DEMOKRATİK VE ÇAĞDAŞ BİR SENDİKA VE TOPLU SÖZLEŞME KANUNU İSTİYORUZ

    5. Evrensel sendikacılığa uygun, Uluslararası Sözleşmelerde tanınan hakları içeren, adil, demokratik ve çağdaş bir sendika ve Toplu Sözleşme Kanunu İstiyoruz

    Geçtiğimiz yıl yaşanan toplu sözleşme süreci, 4688 sayılı Kanunun revize edilerek toplu sözleşme görüşmelerinin katılımcı bir yapıya kavuşturulmasının, toplu sözleşme imzalama ya da uzlaştırma mekanizmalarına başvuru haklarının masada bulunan konfederasyonların temsilcilerinin çoğunluk kararına bağlanmasının, genel toplu sözleşme görüşmeleri ile hizmet kollarına ilişkin toplu sözleşme görüşmelerinin ayrılmasının, Hakem Kurulu’nun yapısının tarafların eşit temsiline dayalı olarak yeniden düzenlenmesinin, kamu görevlilerinin grev ve siyasete katılma haklarının tanınmasının zorunlu hale geldiğini bir kere daha ortaya koymuştur. Ülkemiz tarafından onaylanmış bulunan BM Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Sözleşmenin 8. maddesi, ILO’nun 87 Sayılı Sözleşmesinin kamu çalışanlarına uygulanmasını düzenleyen 151 Sayılı Sözleşmesi, 98 sayılı ILO  Sözleşmesi, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 23. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddeleri Anayasamızın 90. maddesi hükmü çerçevesinde ele alındığında kamu çalışanlarının adil bir temsil ile gerçek anlamda toplu sözleşme ve grev haklarını kullanmalarını ve siyasete katılmalarını sağlayacak düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir.  Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, bu konuda derhal çalışmalara başlanarak evrensel sendikacılığa uygun, uluslararası sözleşmelerde tanınan hakları içeren, adil, demokratik ve çağdaş bir kanun teklifi hazırlanması gerektiğine inanmaktadır.  

    6. Vergi adaletsizliğinin çözülmesi, 3600 Ek Gösterge uygulamasının tüm memurları kapsayacak şekilde genişletilerek hayata geçirilmesi, bütün ek ödemelerin emekli maaşı hesabına esas alınması, kamuda liyakatin geçerli olması, mülakat uygulamasına son verilmesi, bütün güvencesiz sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi, Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin Genel İdare Hizmetleri sınıfına geçirilmesi, memurlara ek zam yapılması konularındaki taleplerimizde ısrarcıyız

    Toplu sözleşme sürecinin kamu görevlileri lehine bir sonuç doğurmadığı ve yetkili konfederasyonun sorunlara çözüm üretme noktasındaki yetersizliği memur ve emeklilerin acil çözüm bekleyen sorunlarının bir an önce sonuca kavuşturulmasını zorunlu hale getirmiştir. Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, aşağıda sıralanmış olan taleplerinde ısrarcı ve sorunların çözümü noktasında inisiyatif almakta kararlıdır: 

    VERGİ ADALETSİZLİĞİ SON BULMALIDIR

    –  Bugün kamu görevlilerinin en büyük sorunlarının başında, ülkedeki vergi sisteminin adaletsizliği gelmektedir. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin kaynağı da vergi sistemindeki bu adaletsizliktir. Ücretli kesimden alınan gelir vergisi oranlarının kısa sürede %20 ve %27’lik dilimlere yükselmesi nedeniyle kamu görevlilerinin maaşları yıl içinde düşmekte, alınan maaş zamları artan vergi yüküne gitmektedir. Her ne kadar çıkarılan kanunla yüksek gelirli kesimin gelir vergisi oranları artırılmış olsa da gerek vergi istisnaları gerekse sonradan getirilen vergi afları nedeniyle yüksek gelirli kesimin ödeyeceği vergi miktarının artmayacağı, vergi yükünü yine çalışan kesimin taşıyacağı aşikardır. Bu nedenle Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, gelir vergisine ilişkin mevzuatta çalışanlar lehine bir düzenleme yapılmasını ve kamu görevlilerinin ödediği gelir vergisi oranının %15’e sabitlenmesini talep etmektedir.    

    3600 EK GÖSTERGE KONUSU BÜTÜN MEMURLARI KAPSAYACAK ŞEKİLDE GENİŞLETİLEREK SONUCA BAĞLANMALIDIR

    – 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleştirilen seçimler öncesinde Sayın Cumhurbaşkanı öğretmen, polis, hemşire ve imamların ek gösterge rakamlarının 3600’e yükseltileceğini ifade etmiştir. Ancak aradan geçen süreye rağmen verilen sözlerin tutulmadığını üzülerek görmekteyiz. Bu çerçevede en doğru yol; Sayın Cumhurbaşkanı tarafından verilen söze paralel olarak öğretmen, din görevlisi, hemşire ve polisler yanında müdürler, müdür yardımcıları, şefler, merkez taşra ayrımına tabi tutulanlarla, kurum içi yükselme sınavıyla gelen uzmanlar, idareci konumundaki kamu görevlileri, denetmenler, avukatlar, ek gösterge uygulamasından hiç faydalanamayan mübaşir, teknisyen yardımcısı, şoför gibi Yardımcı Hizmetler Sınıfına dahil olan personel gibi bütün kamu görevlilerinin ek gösterge rakamlarının yeniden ve adaletli bir şekilde düzenlenmesi olacaktır. Bu konuda hazırlanmasına katkıda bulunduğumuz ve uzun süreden beri TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda beklemekte olan kanun teklifinin bir an önce gündeme alınmasını talep etmekteyiz.

    BÜTÜN EK ÖDEMELER EMEKLİLİĞE SAYILMALIDIR

    – Kamu görevlilerinin çalışırken elde ettiği ücret ile emekli olduğu zaman alacağı maaş arasındaki uçurumu kapatmak, özellikle emekli kamu görevlilerini yoksulluk sınırında yaşamaktan kurtarmak amacıyla, memur maaşını oluşturan bütün kalemler ile ek ödeme, döner sermaye, ek ders, sosyal denge sözleşmesi gibi tüm ödemelerin emekli keseneğine dâhil edilerek, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi, bu yolla her çalışanın eline geçen ücret ile orantılı emekli maaşı almasının sağlanması gerekmektedir.

    GÖREVDE YÜKSELME VE ATAMALARDA TARAFSIZLIK VE LİYAKAT ESAS ALINMALIDIR

    – Kamu görevlilerinin atanmalarında, görevde yükselmelerinde, tayin ve terfilerinde tarafsızlık ve liyakat ilkelerinden vazgeçilmemesi; idareci kadrolarına hak eden, liyakatli  kamu görevlilerinin getirilmesi; kamu kurum ve kuruluşlarında, çalışma barışının, birlik, dayanışma ve verimlilik artışının sağlanması için en temel gerekliliktir. Kamu görevlileri arasında kadrolaşmanın, adam kayırmanın, haksızlığın, hukuksuzluğun son bulmasının, kamu kurum ve kuruluşlarının idarelerinin tarafsızlığının sağlanmasının adil bir sınav ve atama sistemi ile çağdaş bir yönetim anlayışının oluşturulmasından geçtiği bilinmelidir. Bu kapsamda özellikle yönetici atamalarında yazılı sınava dayalı adil, şeffaf ve tarafsız bir sistem oluşturulmalı, kamuya personel alımlarında mutlak surette yazılı sınava itibar edilmeli, taraflı değerlendirmelere açık sözlü sınav uygulamasından bir an önce vazgeçilmelidir.

    TÜM SÖZLEŞMELİ PERSONEL KADROYA GEÇİRİLMELİDİR

    Sözleşmeli personel istihdamına son verilmeli tüm sözleşmeli personel kadroya geçirilmelidir

    –  Kamuda iş güvencesini zayıflatan, her türlü baskı ve istismara açık bir yapı arz eden 4/B’li, 4/C’den 4/B’ye geçen sözleşmeli, geçici, vekil, idari hizmet sözleşmeli gibi adlar altında güvencesiz istihdam modelinin kaldırılarak personelin memur kadrolarına geçirilmesi sağlanmalı, kamu kuruluşlarında memur işi yapan işçiler de aynı çerçevede kadroya geçirilerek kamu istihdam yapısı güvenceli bir şekilde düzenlenmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nda 2016 yılında getirilen süreli sözleşmeli personel uygulaması ile kamuda süresiz sözleşmeli istihdamı ve 3+1 yıl süreli sözleşmeli istihdamı gibi bir ayrımcılık daha ortaya çıkmıştır. Bu durum Anayasanın kanun önünde eşitlik ilkesine de aykırı bir yapı oluşturmaktadır. Son dönemde bazı belediyelerde çalışan sözleşmeli personelin işten çıkarılmalarının, Türk Yerel Hizmet-Sen’in hukuk mücadelesi sonucunda yargı kararıyla hukuksuzluğu ortaya konmuştur.

    Bununla birlikte pek çok süresiz sözleşmeli personel adalet ve hakkaniyet ilkesine uymayan sözleşmeli personel istihdamının kaldırılması yolunda yargıya başvurmuş ve mahkemeler olumlu yönde karar vermiştir. Bu çerçevede artık yargı kararlarıyla da adaletsiz olduğu tescillenen sözleşmeli personel istihdamının kaldırılması elzemdir. Yaşanan gelişmeler, kamuda sözleşmeli personel istihdamının kamu hizmetlerinin devamlılığı ve tarafsızlığı ilkesine uygun olmadığını bir kere daha gözler önüne sermiştir. Yetkililer mahkeme kararlarını da göz önünde bulundurarak bir an önce sözleşmeli personel istihdamına son verecek düzenlemeyi hayata geçirmelidir. Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, hak ve sorumluluklarda eşitlik, aile birliğinin sağlanması ve adaletin bir gereği olarak istisnasız tüm güvencesiz sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi hususunda kararlı ve ısrarcıdır. 

    YARDIMCI PERSONEL BEKLENTİLERİ KARŞILANMALI

    Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin beklentileri karşılanmalıdır

    – Kamuda liyakat ilkesinin bir gereği olarak Yardımcı Hizmetler Sınıfına dahil personel bir defaya mahsus olmak üzere Genel İdari Hizmetler Sınıfına geçirilmeli, bu yolla kamu görevlilerimiz arasında oluşan adaletsizlikler giderilmeli, herkesin eğitim seviyesinin gerektirdiği kadro derecesine yükselmesi sağlanmalıdır.

    MEMUR PAKETİ’NİN ÇÖZME KAVUŞMASINI İSTİYORUZ

    7. Kamu görevlilerinin acil çözüm bekleyen sorunlarının hazırlanacak bir “Memur Paketi” İçinde TBMM’de yasalaşarak çözüme kavuşturulmasını istiyoruz

     Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, yukarıda sıraladığımız taleplerimizle birlikte kamu görevlilerimizin bayram ikramiyesi, sosyal yardımların emeklilikte de ödenmesi, aile bütünlüğünün korunması, kadın istihdamının geliştirilmesi, kreş ve gündüz bakımevleri açılması, zorunlu rotasyon, sicil ve disiplin uygulamaları, görevde yükselme, atama ve yer değiştirme gibi personelin ekonomik durumunu, verimliliğini ve etkinliğini doğrudan etkileyen konulardaki sorunların sürüncemede bırakılmasının önüne geçilmesi için bir memur paketi hazırlanması konusunda ısrarcıdır. Hazırlanacak memur paketinin TBMM’de kanunlaşarak sayıları 20 milyona ulaşan vatandaşımızın beklentilerinin bir an önce karşılanması sağlanmalıdır.   

    ÖNCÜLÜK GÖREVİNİ ÜSTLENDİK

    8. Gelişen teknolojinin istihdam şekli üzerinde yaratacağı tahribatı önlemek ve yeni sendikal perspektifler geliştirmek noktasında Türkiye Kamu-Sen Yine öncü olacaktır

    Salgının, ekonomik ve sosyal boyutlardaki etkisiyle hayatımızı kökünden değiştireceği, bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bütün otoritelerce dile getirilmektedir. Kuşkusuz ki bu değişimin en derin yaşanacağı alan, çalışma hayatı olacaktır. Yıllardan beri “Sendika 4.0” projemizle de dile getirdiğimiz üzere bazı mesleklerin ortadan kalkması, yeni mesleklerin ortaya çıkması, yüksek oranlı işsizlik, düşük ücretler, evden eğitim, uzaktan çalışma, esnek istihdam, yapay zekalı robotların iş hayatına katılması gibi büyük bir dönüşüm süreci bizleri beklemektedir. Dünyanın yeni bir evreye girdiği bu dönemde çalışanlarımızın hak ve menfaatlerinin korunup geliştirilmesi yolundaki sendikal mücadelemiz çok daha büyük bir önem kazanmıştır. Bu noktada önümüzdeki dönemde ortaya çıkacak yeni istihdam yapısının avantaj ve dezavantajlarının tespit edilmesi ve yeni gelişmelere uygun bir sendikal anlayış geliştirilmesi yolunda Türkiye Kamu-Sen yine öncülük görevini üstlenmiştir.

    HER TÜRLÜ ÇABAYI GÖSTERECEĞİZ

    Konfederasyonumuz, önümüzdeki dönemde kamu görevlilerinin haklarının ve menfaatlerinin korunup geliştirilmesi için her türlü çabayı gösterecek, raporlar, çalışmalar, kanun teklifleri ve eylemlerle sendikal taleplerimizi sürekli gündemde tutacak, mücadelemizin sonuca ulaşması için bütün iletişim ve mücadele kaynaklarını en etkili şekilde kullanacaktır.

    Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu olarak, Türk memur sendikacılığının öncüsü konumunda her türlü çabayı göstereceğimizi, kararlı ve cesur sendikacılık çizgisi içinde Türk milletinin değerleriyle ters düşmeyecek şekilde kamu görevlilerinin hak mücadelesini yükselteceğimizi kararlılıkla vurgularız.    Kamuoyuna duyurulur.” ifadelerine yer verildi.

  • Diyanet-Sen’den CHP’nin Garabet Törenine Tepki

    Diyanet-Sen’den CHP’nin Garabet Törenine Tepki

    Diyanet-Sen Çorum Şube Başkanı İsmail Şanal, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nin (İBB) geçen hafta düzenlediği Şeb-i Arus törenlerinde ezanın ve Kur’an-ı Kerim Tilavetininin Türkçe okutulmasını ve semazenlerin kadın erkek birlikte sahne almalarını sert bir dille eleştirerek “Sözde dini tören icra ettiriyorsun, ancak bunu yaparken inancın özüne, gereklerine uymuyorsun. Maksat Mevlana’yı anmak değil CHP’nin eski özlemlerine dönmek olunca ortaya böyle garabet görüntüler çıkıyor” dedi.

    İBB geçen hafta Mevlana’nın ölüm yıldönümü münasebeti ile Şeb-i Arus töreni düzenledi. Ezanın ve Kur’an’ın Türkçe okutulduğu törende semazenlerin kadın erkek birlikte sahne aldığı töreni sert sözlerle eleştiren Diyanet-Sen Çorum Şube Başkanı İsmail Şanal “İBB’nin sözde Mevlana’yı anma etkinliğinde yaşanan skandal görüntüler gösteriyor ki maksat Şeb-i Arus töreni düzenlemek değil. Maksat uzun yıllar bu millete dayattıkları Türkçe ezan, Türkçe Kur’an uygulamasını tekrar uygulamak. Bu millet inancını gereği gibi yaşayabilmek için çok bedeller ödedi, çok badireler atlattı. CHP’nin köhnemiş zihniyetin yeniden hortlamasına o karanlık günlere dönülmesine bu millet müsaade etmeyecektir” dedi.

    Mevlana’nın yalnızca bizim değil tüm dünyanın saygı duyduğu büyük bir alim olduğuna vurgu yapan Şanal, “Mevlana denilince akla ilk gelen hoşgörüdür. Ne yazık ki Mevlana’nın vuslat gecesinde sözde tören düzenleyenlerin yüce Kitabımızı nüzulüne aykırı bir şekilde özünden kopararak kadın erkek semazenlerin gösterisi eşliğinde Türkçe olarak okutması, ezanın Türkçe okutulması Hz. Mevlana’ya Yüce Kitabımıza ve bu millete yapılan büyük bir saygısızlıktır, haddini bilmemezliktir” ifadelerine yer verdi.

    Programda Mevleviliğin 700 küsur senedir devam eden bütün kurallarının yerle bir edildiğine dikkati çeken Şanal “Bu millet CHP’nin baskıcı despotik, inançları yaşanmaz hale getiren politikalarını çok iyi bilir. Kimse o günlere öykünmesin. Özlemini çektiğiniz o günlere geri dönülmesine bu millet asla izin vermeyecektir” şeklinde konuştu