Kategori: GÜNDEM

  • PTT’den Son Pazar Gününde Büyük İndirim

    PTT’den Son Pazar Gününde Büyük İndirim

    PTT AŞ Genel Müdürü Hakan Gülten: “Kampanya ile vatandaşlarımızın yeni yıl ihtiyaçlarını ekonomik fiyatlarla karşılamalarını sağlıyoruz”

    PttAVM, 27 Aralık tarihine denk gelen 2020 yılının son pazar gününde “Yılın Son Pazarı Türkiye’nin Pazarı” sloganıyla yıl sonu indirim kampanyasına hazırlanıyor.

    Türkiye’nin yerli ve millî e-ticaret platformu PttAVM, vatandaşlarımıza, KOBİ’lerimize ve e-ticaret sektöründe faaliyetlerini sürdüren kurum ve kuruluşlara destek vermek amacıyla 27 Aralık tarihinde ‘Büyük İndirim Günü’ başlatıyor.

    PTT AŞ Genel Müdürü Hakan Gülten, 2020 yılının son Pazar gününde “Yılın Son Pazarı Türkiye’nin Pazarı” sloganıyla ekonomik ve indirimli satışların yapılması için çalışma başlattıklarını belirtti. Kampanyanın, her yılın son pazar gününden yeni yıla kadar devam edecek şekilde sürdürülmesinin hedeflendiğini dile getiren Gülten, “Kampanya ile vatandaşlarımızın yeni yıl ihtiyaçlarını ekonomik fiyatlarla karşılamalarını sağlıyoruz” dedi.  

    KOBİLERE VE ULUSAL MARKALARA DESTEK

    Kampanyanın tüm kesimleri kapsamasına özen gösterdiklerini belirten Gülten, “Kampanya kapsamında, özellikle pandemi süreciyle satışlarında düşüş yaşayan KOBİ ve ulusal markalarımıza, “stoklarınızı birlikte bitirelim” anlayışıyla satışlarını artırma imkânı sağlanması ve finansal olarak destek olunması amaçlanıyor. PttAVM.com olarak tedarikçilere kargo desteği, ücretsiz ürün tanıtımı ve reklam desteği gibi çeşitli ayrıcalıklar da sunuyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

    BİNLERCE ÜRÜN İÇİN AVANTAJLI FİYATLAR

    PttAVM.com’un elektronikten ev ürünlerine, mutfak gereçlerinden moda ürünlerine kadar farklı ihtiyaç ve tarza hitap eden milyonlarca ürünü vatandaşlarımıza ulaştırdığını kaydeden Gülten, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dinamik yapısını ve kolay kullanım avantajını, ekonomik satış vizyonuyla birleştirerek, etkili bir alışveriş imkânı sağlayan PttAVM, müşterilerine uygun fiyatlarla kaliteli bir alışveriş deneyimi sunuyor.”

  • Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu Sonuç Bildirgesi Yayımladı

    Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu Sonuç Bildirgesi Yayımladı

    Türkiye Kamu-Sen Çorum İl Temsilcisi ve Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Selim Aydın,   21 Aralık 2020 tarihinde gerçekleştirilen Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu toplantısı ile ilgili basın açıklaması yaptı.

    Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, Konfederasyonuna bağlı sendika genel başkanları, Genel Merkez Yönetim Kurulu üyeleri ve il temsilcilerinin katılımıyla 21 Aralık 2020 Pazartesi günü video konferans yöntemiyle bir toplantı gerçekleştirdiğini açıklayan Aydın, istişare toplantısında ülke kamuoyunu yakından ilgilendiren konular ile kamu görevlileri ve emeklilerinin mali ve özlük haklarına ilişkin gelişmeler değerlendirilerek önümüzdeki döneme yönelik yeni stratejilerin belirlendiğini söyledi.

    Aydın, bu çerçevede Konfederasyonun görüşlerini içeren Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı sonuç bildirgesini kamuoyunun ve kamu görevlilerinin bilgilerine sunulduğunu kaydetti.

    Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu Toplantısı sonuç bildirgesi aşağıda yer almaktadır;

    “1. COVID-19 Salgını tüm hızıyla sürerken salgına karşı insanüstü mücadele veren başta sağlık çalışanları olmak üzere kamu çalışanları maddi ve manevi olarak desteklenmelidir 

    Geçtiğimiz yılın sonunda Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve kısa sürede tüm dünyaya yayılan COVİD-19 küresel bir salgın haline gelerek insanlık tarihinin en büyük travmalarından birisi olmuştur. Virüsten etkilenenlerin ve virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı hızla artmaktadır. Bu çerçevede vatandaşlarımızın sağlığı uğruna mesai mefhumu gözetmeksizin hayatlarını ortaya koyan başta sağlık çalışanlarımız olmak üzere kamu hizmetlerinin kesintisiz bir biçimde sağlanması için cansiperane mücadele veren tüm kamu görevlilerine teşekkür ediyor, salgınla mücadele esnasında hayatını kaybeden sağlık çalışanları ve kamu görevlilerine ve tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, hastalara acil şifalar diliyoruz.

    Bununla birlikte salgın nedeni ile çeşitli olumsuzluklara maruz kalan, gelirleri düşen kamu görevlilerinin desteklenmesinin gerekli olduğunun altını önemle çiziyoruz. Her türlü güçlüğe göğüs gererek görevlerini sürdüren sağlık çalışanlarımız ve diğer kamu görevlilerinden, görevleri nedeni ile virüse maruz kalarak hayatını kaybedenlerin şehit statüsünde değerlendirilmesi; COVID-19’un ise meslek hastalığı olarak tanımlanması yolundaki talebimizi ısrarla yineliyoruz. Bu uygulamanın salgın ile mücadele eden kahraman kamu görevlilerimize minnet borcumuzun bir ifadesi olacağını vurguluyoruz.

    2. Ekonomik gerçekler dikkate alındığında memur maaşlarına ilave zam yapılması zorunludur

    Hali hazırda açıklanan resmi enflasyonun yüzde 14’leri aştığı 2020 yılında, memur maaşları yalnızca enflasyon farkı dahil yalnızca yüzde 9,8 artmıştır. Yaşadığımız pandeminin de etkisi ile gıda fiyatlarındaki artış yüzde 21’i bulmuş, ailenin zorunlu harcamaları aynı oranda yükselmiştir. Buna bağlı olarak kamu çalışanlarının ve emeklilerin alım gücü son bir yılda yüzde 11 düşmüştür. TCMB’nin faizleri  arttırması, önümüzdeki dönemde enflasyonun daha da yükseleceğinin işaretidir. Kaldı ki bu dönemde memur maaşları altın, gümüş, döviz, gayri menkul gibi tüm yatırım araçları karşısında da yüzde 50’ye varan oranlarda değer kaybı yaşamıştır. Hal böyle iken yetkili olduğu halde etkisini ortaya koyamayan sözde yetkili sendikalar ve konfederasyonun basiretsizliği nedeni ile 2021 yılında da memur maaşlarına yalnızca yüzde 3+3 zam yapılması kararlaştırılmıştır.

    Bütün gerçekler göz önünde bulundurulduğunda 2021 yılı için memur ve emeklilere reva görülen bu zammın hiçbir mesnet ve karşılığı bulunmamaktadır. Gerek ekonomik gerçekler gerekse resmi tahminler  göz önünde bulundurulduğunda 2021 yılı için memur ve emeklilere yapılması kararlaştırılan yüzde 3+3 zammın güncellenmesi ve geçmiş dönem kayıplarını da karşılayacak şekilde tatminkar bir maaş artışı yapılması zorunludur.

    3. Her şartta Türk milletinin, Kahraman ordumuzun ve Devletimizin yanında olmaya devam edeceğiz

    Dünya büyük bir dönüşüm sürecinden geçerken, bu dönüşümün emperyalistlerin coğrafyamız üzerinde kurduğu yeni bir paylaşım planı çerçevesinde gerçekleşeceğini ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, kahraman ecdadımızın  mücadelesi, sayısız şehidimizin canı, gazilerimizin emekleriyle hür ve bağımsız olarak yaşama hakkı elde ettiğimiz bu topraklarda, bugün yeni bir saldırı dalgası ile daha karşı karşıya olduğumuzu görmekteyiz. Gerek Akdeniz’de gerek Libya’da gerekse ülkemizin güneydoğusunda yaşanan gelişmeler, yurdumuzun dört koldan kuşatma altına alınmaya çalışıldığını ortaya koymaktadır. Bu kuşatmayı kırmak ve emperyalist güçlerin planlarını yerle bir etmek adına Türk Silahlı Kuvvetlerimizin yurt içinde ve yurt dışında gerçekleştirdiği her türlü operasyonu sonuna kadar desteklediğimizi ifade ediyoruz. Türk milletinin güvenliğinin dünyanın neresinde olursa olsun Türklerin ve mazlumların güvenliğinin sağlanmasından geçtiğinin bilincindeyiz. Bu çerçevede emperyalist saldırıların bir uzantısı olarak işgal edilen Azerbaycan’ın öz toprağı Karabağ’ın azatlığa kavuşmasını büyük bir gurur ve mutlulukla karşıladığımızı belirtiyor, bu zaferin başta Doğu Türkistan olmak üzere zulüm altında inleyen tüm mazlumlar için kurtuluş işareti olmasını diliyoruz. Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu olarak, Türk milletinin bu topraklardaki hâkimiyetini ilelebet sürdüreceğine olan sarsılmaz inancımızı yineliyor, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da kahraman ordumuzun ve devletimizin yanında olacağımızı bir kere daha ve kararlılıkla vurguluyoruz. 

    4. Kamudaki her türlü ayrımcılığa son verilmesini istiyoruz   

    Dünyada ve bölgemizde yaşanan gelişmeler, 15 Temmuz hain darbe girişimi ile birlikte değerlendirildiğinde; ülkemizde birlik ve beraberliğin korunması, toplumsal huzur ve refahın tesis edilmesinin önemini bir kat daha artırmaktadır. Birlik ve beraberliğimizin muhafazası ise ancak toplumun her alanında adalet, liyakat ve eşitlik ilkesinin tavizsiz bir biçimde hayat bulmasıyla mümkündür. COVID-19 salgını esnasında, ayrım yapmaksızın bütün kamu görevlilerimizin yaptığı fedakârlıklar bir kere daha görülmüşken, çalışanlarımızı sendikal aidiyetler üzerinden ayrışma, bölünme ve baskı ortamına sürükleyen anlayışı kabul etmiyoruz. Kamudaki her türlü ayrımcılığın bir an önce sonlandırılmasını bir kere daha yüksek sesle talep ediyoruz.     

    ADİL, DEMOKRATİK VE ÇAĞDAŞ BİR SENDİKA VE TOPLU SÖZLEŞME KANUNU İSTİYORUZ

    5. Evrensel sendikacılığa uygun, Uluslararası Sözleşmelerde tanınan hakları içeren, adil, demokratik ve çağdaş bir sendika ve Toplu Sözleşme Kanunu İstiyoruz

    Geçtiğimiz yıl yaşanan toplu sözleşme süreci, 4688 sayılı Kanunun revize edilerek toplu sözleşme görüşmelerinin katılımcı bir yapıya kavuşturulmasının, toplu sözleşme imzalama ya da uzlaştırma mekanizmalarına başvuru haklarının masada bulunan konfederasyonların temsilcilerinin çoğunluk kararına bağlanmasının, genel toplu sözleşme görüşmeleri ile hizmet kollarına ilişkin toplu sözleşme görüşmelerinin ayrılmasının, Hakem Kurulu’nun yapısının tarafların eşit temsiline dayalı olarak yeniden düzenlenmesinin, kamu görevlilerinin grev ve siyasete katılma haklarının tanınmasının zorunlu hale geldiğini bir kere daha ortaya koymuştur. Ülkemiz tarafından onaylanmış bulunan BM Ekonomik Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Sözleşmenin 8. maddesi, ILO’nun 87 Sayılı Sözleşmesinin kamu çalışanlarına uygulanmasını düzenleyen 151 Sayılı Sözleşmesi, 98 sayılı ILO  Sözleşmesi, BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 23. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddeleri Anayasamızın 90. maddesi hükmü çerçevesinde ele alındığında kamu çalışanlarının adil bir temsil ile gerçek anlamda toplu sözleşme ve grev haklarını kullanmalarını ve siyasete katılmalarını sağlayacak düzenlemeler bir an önce hayata geçirilmelidir.  Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, bu konuda derhal çalışmalara başlanarak evrensel sendikacılığa uygun, uluslararası sözleşmelerde tanınan hakları içeren, adil, demokratik ve çağdaş bir kanun teklifi hazırlanması gerektiğine inanmaktadır.  

    6. Vergi adaletsizliğinin çözülmesi, 3600 Ek Gösterge uygulamasının tüm memurları kapsayacak şekilde genişletilerek hayata geçirilmesi, bütün ek ödemelerin emekli maaşı hesabına esas alınması, kamuda liyakatin geçerli olması, mülakat uygulamasına son verilmesi, bütün güvencesiz sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi, Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin Genel İdare Hizmetleri sınıfına geçirilmesi, memurlara ek zam yapılması konularındaki taleplerimizde ısrarcıyız

    Toplu sözleşme sürecinin kamu görevlileri lehine bir sonuç doğurmadığı ve yetkili konfederasyonun sorunlara çözüm üretme noktasındaki yetersizliği memur ve emeklilerin acil çözüm bekleyen sorunlarının bir an önce sonuca kavuşturulmasını zorunlu hale getirmiştir. Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, aşağıda sıralanmış olan taleplerinde ısrarcı ve sorunların çözümü noktasında inisiyatif almakta kararlıdır: 

    VERGİ ADALETSİZLİĞİ SON BULMALIDIR

    –  Bugün kamu görevlilerinin en büyük sorunlarının başında, ülkedeki vergi sisteminin adaletsizliği gelmektedir. Gelir dağılımındaki adaletsizliğin kaynağı da vergi sistemindeki bu adaletsizliktir. Ücretli kesimden alınan gelir vergisi oranlarının kısa sürede %20 ve %27’lik dilimlere yükselmesi nedeniyle kamu görevlilerinin maaşları yıl içinde düşmekte, alınan maaş zamları artan vergi yüküne gitmektedir. Her ne kadar çıkarılan kanunla yüksek gelirli kesimin gelir vergisi oranları artırılmış olsa da gerek vergi istisnaları gerekse sonradan getirilen vergi afları nedeniyle yüksek gelirli kesimin ödeyeceği vergi miktarının artmayacağı, vergi yükünü yine çalışan kesimin taşıyacağı aşikardır. Bu nedenle Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, gelir vergisine ilişkin mevzuatta çalışanlar lehine bir düzenleme yapılmasını ve kamu görevlilerinin ödediği gelir vergisi oranının %15’e sabitlenmesini talep etmektedir.    

    3600 EK GÖSTERGE KONUSU BÜTÜN MEMURLARI KAPSAYACAK ŞEKİLDE GENİŞLETİLEREK SONUCA BAĞLANMALIDIR

    – 24 Haziran 2018 tarihinde gerçekleştirilen seçimler öncesinde Sayın Cumhurbaşkanı öğretmen, polis, hemşire ve imamların ek gösterge rakamlarının 3600’e yükseltileceğini ifade etmiştir. Ancak aradan geçen süreye rağmen verilen sözlerin tutulmadığını üzülerek görmekteyiz. Bu çerçevede en doğru yol; Sayın Cumhurbaşkanı tarafından verilen söze paralel olarak öğretmen, din görevlisi, hemşire ve polisler yanında müdürler, müdür yardımcıları, şefler, merkez taşra ayrımına tabi tutulanlarla, kurum içi yükselme sınavıyla gelen uzmanlar, idareci konumundaki kamu görevlileri, denetmenler, avukatlar, ek gösterge uygulamasından hiç faydalanamayan mübaşir, teknisyen yardımcısı, şoför gibi Yardımcı Hizmetler Sınıfına dahil olan personel gibi bütün kamu görevlilerinin ek gösterge rakamlarının yeniden ve adaletli bir şekilde düzenlenmesi olacaktır. Bu konuda hazırlanmasına katkıda bulunduğumuz ve uzun süreden beri TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda beklemekte olan kanun teklifinin bir an önce gündeme alınmasını talep etmekteyiz.

    BÜTÜN EK ÖDEMELER EMEKLİLİĞE SAYILMALIDIR

    – Kamu görevlilerinin çalışırken elde ettiği ücret ile emekli olduğu zaman alacağı maaş arasındaki uçurumu kapatmak, özellikle emekli kamu görevlilerini yoksulluk sınırında yaşamaktan kurtarmak amacıyla, memur maaşını oluşturan bütün kalemler ile ek ödeme, döner sermaye, ek ders, sosyal denge sözleşmesi gibi tüm ödemelerin emekli keseneğine dâhil edilerek, yaşanan mağduriyetlerin giderilmesi, bu yolla her çalışanın eline geçen ücret ile orantılı emekli maaşı almasının sağlanması gerekmektedir.

    GÖREVDE YÜKSELME VE ATAMALARDA TARAFSIZLIK VE LİYAKAT ESAS ALINMALIDIR

    – Kamu görevlilerinin atanmalarında, görevde yükselmelerinde, tayin ve terfilerinde tarafsızlık ve liyakat ilkelerinden vazgeçilmemesi; idareci kadrolarına hak eden, liyakatli  kamu görevlilerinin getirilmesi; kamu kurum ve kuruluşlarında, çalışma barışının, birlik, dayanışma ve verimlilik artışının sağlanması için en temel gerekliliktir. Kamu görevlileri arasında kadrolaşmanın, adam kayırmanın, haksızlığın, hukuksuzluğun son bulmasının, kamu kurum ve kuruluşlarının idarelerinin tarafsızlığının sağlanmasının adil bir sınav ve atama sistemi ile çağdaş bir yönetim anlayışının oluşturulmasından geçtiği bilinmelidir. Bu kapsamda özellikle yönetici atamalarında yazılı sınava dayalı adil, şeffaf ve tarafsız bir sistem oluşturulmalı, kamuya personel alımlarında mutlak surette yazılı sınava itibar edilmeli, taraflı değerlendirmelere açık sözlü sınav uygulamasından bir an önce vazgeçilmelidir.

    TÜM SÖZLEŞMELİ PERSONEL KADROYA GEÇİRİLMELİDİR

    Sözleşmeli personel istihdamına son verilmeli tüm sözleşmeli personel kadroya geçirilmelidir

    –  Kamuda iş güvencesini zayıflatan, her türlü baskı ve istismara açık bir yapı arz eden 4/B’li, 4/C’den 4/B’ye geçen sözleşmeli, geçici, vekil, idari hizmet sözleşmeli gibi adlar altında güvencesiz istihdam modelinin kaldırılarak personelin memur kadrolarına geçirilmesi sağlanmalı, kamu kuruluşlarında memur işi yapan işçiler de aynı çerçevede kadroya geçirilerek kamu istihdam yapısı güvenceli bir şekilde düzenlenmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nda 2016 yılında getirilen süreli sözleşmeli personel uygulaması ile kamuda süresiz sözleşmeli istihdamı ve 3+1 yıl süreli sözleşmeli istihdamı gibi bir ayrımcılık daha ortaya çıkmıştır. Bu durum Anayasanın kanun önünde eşitlik ilkesine de aykırı bir yapı oluşturmaktadır. Son dönemde bazı belediyelerde çalışan sözleşmeli personelin işten çıkarılmalarının, Türk Yerel Hizmet-Sen’in hukuk mücadelesi sonucunda yargı kararıyla hukuksuzluğu ortaya konmuştur.

    Bununla birlikte pek çok süresiz sözleşmeli personel adalet ve hakkaniyet ilkesine uymayan sözleşmeli personel istihdamının kaldırılması yolunda yargıya başvurmuş ve mahkemeler olumlu yönde karar vermiştir. Bu çerçevede artık yargı kararlarıyla da adaletsiz olduğu tescillenen sözleşmeli personel istihdamının kaldırılması elzemdir. Yaşanan gelişmeler, kamuda sözleşmeli personel istihdamının kamu hizmetlerinin devamlılığı ve tarafsızlığı ilkesine uygun olmadığını bir kere daha gözler önüne sermiştir. Yetkililer mahkeme kararlarını da göz önünde bulundurarak bir an önce sözleşmeli personel istihdamına son verecek düzenlemeyi hayata geçirmelidir. Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, hak ve sorumluluklarda eşitlik, aile birliğinin sağlanması ve adaletin bir gereği olarak istisnasız tüm güvencesiz sözleşmeli personelin kadroya geçirilmesi hususunda kararlı ve ısrarcıdır. 

    YARDIMCI PERSONEL BEKLENTİLERİ KARŞILANMALI

    Yardımcı Hizmetler Sınıfı personelinin beklentileri karşılanmalıdır

    – Kamuda liyakat ilkesinin bir gereği olarak Yardımcı Hizmetler Sınıfına dahil personel bir defaya mahsus olmak üzere Genel İdari Hizmetler Sınıfına geçirilmeli, bu yolla kamu görevlilerimiz arasında oluşan adaletsizlikler giderilmeli, herkesin eğitim seviyesinin gerektirdiği kadro derecesine yükselmesi sağlanmalıdır.

    MEMUR PAKETİ’NİN ÇÖZME KAVUŞMASINI İSTİYORUZ

    7. Kamu görevlilerinin acil çözüm bekleyen sorunlarının hazırlanacak bir “Memur Paketi” İçinde TBMM’de yasalaşarak çözüme kavuşturulmasını istiyoruz

     Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu, yukarıda sıraladığımız taleplerimizle birlikte kamu görevlilerimizin bayram ikramiyesi, sosyal yardımların emeklilikte de ödenmesi, aile bütünlüğünün korunması, kadın istihdamının geliştirilmesi, kreş ve gündüz bakımevleri açılması, zorunlu rotasyon, sicil ve disiplin uygulamaları, görevde yükselme, atama ve yer değiştirme gibi personelin ekonomik durumunu, verimliliğini ve etkinliğini doğrudan etkileyen konulardaki sorunların sürüncemede bırakılmasının önüne geçilmesi için bir memur paketi hazırlanması konusunda ısrarcıdır. Hazırlanacak memur paketinin TBMM’de kanunlaşarak sayıları 20 milyona ulaşan vatandaşımızın beklentilerinin bir an önce karşılanması sağlanmalıdır.   

    ÖNCÜLÜK GÖREVİNİ ÜSTLENDİK

    8. Gelişen teknolojinin istihdam şekli üzerinde yaratacağı tahribatı önlemek ve yeni sendikal perspektifler geliştirmek noktasında Türkiye Kamu-Sen Yine öncü olacaktır

    Salgının, ekonomik ve sosyal boyutlardaki etkisiyle hayatımızı kökünden değiştireceği, bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı bütün otoritelerce dile getirilmektedir. Kuşkusuz ki bu değişimin en derin yaşanacağı alan, çalışma hayatı olacaktır. Yıllardan beri “Sendika 4.0” projemizle de dile getirdiğimiz üzere bazı mesleklerin ortadan kalkması, yeni mesleklerin ortaya çıkması, yüksek oranlı işsizlik, düşük ücretler, evden eğitim, uzaktan çalışma, esnek istihdam, yapay zekalı robotların iş hayatına katılması gibi büyük bir dönüşüm süreci bizleri beklemektedir. Dünyanın yeni bir evreye girdiği bu dönemde çalışanlarımızın hak ve menfaatlerinin korunup geliştirilmesi yolundaki sendikal mücadelemiz çok daha büyük bir önem kazanmıştır. Bu noktada önümüzdeki dönemde ortaya çıkacak yeni istihdam yapısının avantaj ve dezavantajlarının tespit edilmesi ve yeni gelişmelere uygun bir sendikal anlayış geliştirilmesi yolunda Türkiye Kamu-Sen yine öncülük görevini üstlenmiştir.

    HER TÜRLÜ ÇABAYI GÖSTERECEĞİZ

    Konfederasyonumuz, önümüzdeki dönemde kamu görevlilerinin haklarının ve menfaatlerinin korunup geliştirilmesi için her türlü çabayı gösterecek, raporlar, çalışmalar, kanun teklifleri ve eylemlerle sendikal taleplerimizi sürekli gündemde tutacak, mücadelemizin sonuca ulaşması için bütün iletişim ve mücadele kaynaklarını en etkili şekilde kullanacaktır.

    Türkiye Kamu-Sen Yüksek İstişare Kurulu olarak, Türk memur sendikacılığının öncüsü konumunda her türlü çabayı göstereceğimizi, kararlı ve cesur sendikacılık çizgisi içinde Türk milletinin değerleriyle ters düşmeyecek şekilde kamu görevlilerinin hak mücadelesini yükselteceğimizi kararlılıkla vurgularız.    Kamuoyuna duyurulur.” ifadelerine yer verildi.

  • Diyanet-Sen’den CHP’nin Garabet Törenine Tepki

    Diyanet-Sen’den CHP’nin Garabet Törenine Tepki

    Diyanet-Sen Çorum Şube Başkanı İsmail Şanal, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’nin (İBB) geçen hafta düzenlediği Şeb-i Arus törenlerinde ezanın ve Kur’an-ı Kerim Tilavetininin Türkçe okutulmasını ve semazenlerin kadın erkek birlikte sahne almalarını sert bir dille eleştirerek “Sözde dini tören icra ettiriyorsun, ancak bunu yaparken inancın özüne, gereklerine uymuyorsun. Maksat Mevlana’yı anmak değil CHP’nin eski özlemlerine dönmek olunca ortaya böyle garabet görüntüler çıkıyor” dedi.

    İBB geçen hafta Mevlana’nın ölüm yıldönümü münasebeti ile Şeb-i Arus töreni düzenledi. Ezanın ve Kur’an’ın Türkçe okutulduğu törende semazenlerin kadın erkek birlikte sahne aldığı töreni sert sözlerle eleştiren Diyanet-Sen Çorum Şube Başkanı İsmail Şanal “İBB’nin sözde Mevlana’yı anma etkinliğinde yaşanan skandal görüntüler gösteriyor ki maksat Şeb-i Arus töreni düzenlemek değil. Maksat uzun yıllar bu millete dayattıkları Türkçe ezan, Türkçe Kur’an uygulamasını tekrar uygulamak. Bu millet inancını gereği gibi yaşayabilmek için çok bedeller ödedi, çok badireler atlattı. CHP’nin köhnemiş zihniyetin yeniden hortlamasına o karanlık günlere dönülmesine bu millet müsaade etmeyecektir” dedi.

    Mevlana’nın yalnızca bizim değil tüm dünyanın saygı duyduğu büyük bir alim olduğuna vurgu yapan Şanal, “Mevlana denilince akla ilk gelen hoşgörüdür. Ne yazık ki Mevlana’nın vuslat gecesinde sözde tören düzenleyenlerin yüce Kitabımızı nüzulüne aykırı bir şekilde özünden kopararak kadın erkek semazenlerin gösterisi eşliğinde Türkçe olarak okutması, ezanın Türkçe okutulması Hz. Mevlana’ya Yüce Kitabımıza ve bu millete yapılan büyük bir saygısızlıktır, haddini bilmemezliktir” ifadelerine yer verdi.

    Programda Mevleviliğin 700 küsur senedir devam eden bütün kurallarının yerle bir edildiğine dikkati çeken Şanal “Bu millet CHP’nin baskıcı despotik, inançları yaşanmaz hale getiren politikalarını çok iyi bilir. Kimse o günlere öykünmesin. Özlemini çektiğiniz o günlere geri dönülmesine bu millet asla izin vermeyecektir” şeklinde konuştu

  • Kardeş Şehir İçin Adımlar Atıldı

    Kardeş Şehir İçin Adımlar Atıldı

    Çorum Belediyesi, yıllar sonra Ermenistan işgalinden kurtulan Azerbaycan’ın Fuzuli kenti ile kardeş şehir oluyor.

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, “Fuzuli ile kardeş şehir olma talebimizi Dışişleri Bakanlığımıza ilettik. 19 plakalı iki kadim Türk şehrinin kardeş şehir olması için ilk adımımızı attık.” dedi.

  • Bisiklet Yolu İstiyorlar

    Bisiklet Yolu İstiyorlar

    Çorum Bisiklet Platformu, Gazi ve İnönü Caddeleri’ndeki bisiklet yolu çalışmasının hayata geçmesini istiyor.

    Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna açıklanan bisiklet yolu uygulamasını desteklerini vurgulayan Platform üyeleri, bazı işyeri sahiplerinin tepkisi üzerine projede değişiklik kararı alınmasını ise eleştirdiler.

    “Gazi ve İnönü Caddeleri bisiklet yoluna kavuşsun” çağrısında bulunan Çorumlu bisiklet tutkunları, bir takım tepkiler üzerine alınan acele kararların vatandaşın memnuniyetini kazanmış bir uygulamayı ortadan kaldırmaması gerektiğini dile getirdiler.

    Çorum’un bisiklet şehri olması yönünde atılan adımları olumlu bulduklarını anlatan bisikletliler, ÇORBİS başta olmak üzere, bisiklet dağıtımı ve bisiklet yolları uygulamalarının Türkiye’ye örnek olduğunu hatırlattılar.

    ‘LÜTFEN BU ÇAĞRIYA KULAK VERİN’

    “Bisiklet kullanımı devlet ve yerel yönetimlerce teşvik edilirken, Çorum’da bisikletli sayısında gözle görülür bir artış yaşanırken önce bisiklet yolu müjdesi verilip bir hafta geçmeden geri adım atılması anlaşılabilir bir durum değil” diyen Platform üyeleri, “Gazi Caddesi’nde yapımına başlanan bisiklet yolunun bir hafta sonra kaldırılmasını şaşkınla takip ettik. Belediye Başkanımız bisiklet yolunun daraltılarak yapımına devam edileceğini söylerken, yardımcısı ise ‘paylaşımlı bisiklet yolu’ yapılacağını açıkladı” diye konuştular.

    Taşıtlarla bisikletlilerin aynı yolu kullandığı, mevcut durumdan bir farkı olmayan ‘paylaşımlı bisiklet yolu’nun güvenli bir ulaşım imkânı sağlamayacağına işaret eden bisikletliler, “Allah muhafaza herhangi bir arkadaşımızın başına bir kaza gelse, ölüm ya da kalıcı sakatlanma söz konusu olsa bunu neyle izah edeceksiniz?” diye sordular.

    ‘FAYDASINI GÖRMEDEN KARAR VERMEYİN’

    Meseleye vakıf olmayan kimselerce yapılan açıklamalara da itibar edilmemesi gerektiğine dikkat çeken bisikletliler, ana arterlere yapılacak bisiklet yollarının trafik akışını olumlu yönde etkileyeceğini vurgulayarak şunları söylediler:

    “Ambulans ve itfaiye aracı geçişlerinde sürücülerin yanaşabileceği bisiklet yolları, akülü araç kullanan engelli vatandaşlarımız için de alternatif güvenli ulaşım hattı olacak. Dükkânlarının önünü işgal eden araçlardan dert yanan esnafımız ve de çift sıra parklardan dolayı tıkanan trafikte dakikalarca beklemek zorunda kalan sürücülerimiz de bisiklet yollarının faydasını kısa sürede gözlemleyecektir.”

    ‘ÇORBİS İÇİN DE BİSİKLET YOLU ŞART’

    Çorum’da bisiklet kullanımını yaygınlaştıran ÇORBİS Projesi’nin sürdürülebilir olması açısından da bisiklet yollarının şart olduğu dile getirildi. Belediye, Üniversite, Gençlik ve Spor Müdürlüğü ile Sağlık Müdürlüğü aracılığıyla Çorum’da binlerce bisiklet dağıtıldığını belirten Bisiklet Platformu üyeleri, bu sayede trafikteki bisikletli sayısının zirveye ulaştığına dikkat çektiler.

    Recep Tayyip Erdoğan Caddesi başta olmak üzere işlek güzergâhlardaki bisiklet yolu uygulamalarının da halkın takdirini kazandığını vurgulayan bisikletliler, Gençlik ve Spor Bakanı ile Hollanda Büyükelçisi gibi misafirlerin de Çorum ziyareti sırasında buna şahit olduklarını hatırlattılar. Her caddeye bisiklet yolu yapılmasını talep eden Platformu üyeleri, aksi takdirde bu alandaki tüm gayret ve teşviklerin heba olacağını söylediler.

    Bisiklet yolu konusundaki uygulamaların ve verilen sözlerin takipçisi olacaklarının altını çizen, bisiklet tutkunları, sosyal platformlarda dile getirdikleri haklı tepkilerini sahada da sürdüreceklerini sözlerine eklediler.

  • Aşgın’dan, Bahçelievler Muhtarına Ziyaret

    Aşgın’dan, Bahçelievler Muhtarına Ziyaret

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Bahçelievler Mahalle Muhtarı Hasan Kızıltepe’yi ziyaret ederek Bahçelievler’e yapılan çalışmalarla ilgili istişarelerde bulundu. Ziyarette Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat, Muhtarlık İşleri Müdürü Mustafa Kanat ve Fen İşleri Müdürü Seyit Ünaldı da hazır bulundu.

    2020 yılı içerisinde Bahçelievler Mahallesine yapılan çalışmalarla ilgili Bahçelievler Mahalle Muhtarı Hasan Kızıltepe ile istişarelerde bulunan Başkan Aşgın, Bahçelievler’in Çorum’un güzide mahallelerinden biri olduğunu ve Bahçelievler’e önemli hizmetler yaptıklarını ifade etti.

    “2019-2020 sezonunda muhtarlarımızla çok güzel işler başardık” diyen Başkan Aşgın, bundan sonraki süreçte daha güzel hizmetleri yine istişareyle yapacaklarını kaydetti. Aşgın, “Benim en çok sevindiğim yerlerden biri Afetevler’e yapmış olduğumuz asfalt oldu. Adeta unutulmuş, kıyıda köşede kalmış bir yeri tekrar şehre bağlamış olduk. Nadık’ın tepelerinden Barışkent’in yollarına kadar, kenardan başlayarak özellikle İpeklievler 2. Cadde ve 3. Caddede eskilerin tabiriyle NATO yolları gibi yollar yaptık. Bu sezon içerisinde imkânlarımızı en üst düzeyde kullandık. Bundan sonra da imkânlarımızı daha güzellerine devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

    Belediyenin çalışmaları yaparken muhtarların desteğinin çok önemli olduğunu kaydeden Başkan Aşgın, “Muhtarlarımızın sorunlara vakıf olması ve bunları bize iletmesi çok önemli. Bu anlamda Bahçelievler Mahallemiz de diğer mahallelerimiz gibi çok şanslı.” şeklinde konuştu.

    “Şenyurt ve Bahçelievler 1. Caddeye öncelik vereceğiz”

    Mahallenin en işlek ve en önemli yerlerinden olan Şenyurt Caddesi ve Bahçelievler 1. Cadde’nin yıllardır ihmal edildiğini ve sezonun başlamasıyla birlikte de hızlı bir şekilde çalışmalara başlayacaklarını ifade eden Başkan Aşgın, “Bahçelievler 1. Cadde ve Şenyurt Caddesi bizim öncelik verdiğimiz caddeler. 2021 yılında yapacağımız planlamada buralara öncelik vereceğiz. Merkezi bir yer olduğu için çalışmalar biraz zor oluyor. Bu çalışmalar sırasında hemşerilerimizin sabrı gerekiyor. Bu caddelerdeki çalışmalarımızı hemşerilerimize yakışır bir şekilde yapacağız.” dedi.

    Muhtar Kızıltepe: “2020’de güzel çalışmalar yaptık”
    Bahçelievler Muhtarı Hasan Kızıltepe, Başkan Aşgın ve ekibinin rutin bir şekilde gerçekleştirdiği ziyaretlerin anlamlı olduğunu ifade ederek, “Yapmış olduğunuz hizmetler gerçekten çok değerli. Eksiklerimiz tabiî ki var ama bir sonraki sezonda bunları da tamamlayacağımızdan şüphem yok. Ben mahalleme yapılan hizmetten çok mutluyum. 2020 yılında sizinle güzel bir çalışma yaptık. Tüm çalışmaları sonuna kadar kontrol ettiniz ve yapılan tüm çalışmalar da çok yakıştı mahallemize. Mahalle sakinlerim ve şahsım adıma çok teşekkür ederim.” diye konuştu.

  • Mustafa Turan Son Yolculuğuna Uğurlandı

    Mustafa Turan Son Yolculuğuna Uğurlandı

    Geçirdiği bir kaza sonucu yaralanan ve uzun süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Mecitözü MHP İlçe Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Turan, son yolculuğuna uğurlandı.

    2 ay önce kazadan yaralı kurtarılan Turan, yaşam savaşını dün kaybetmişti. 3 çocuk babası Mustafa Turan bugün Köprübaşı köyünde toprağa verildi.

    Cenazeye Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İl Başkanı Agah Karapıçak, MHP yönetimi, ailesi ve yakınları  katıldı.

  • Sigorta Prim Borçları İçin Yapılandırma Başladı

    Sigorta Prim Borçları İçin Yapılandırma Başladı

    Resmi Gazete’de yürürlüğe giren kanunla birlikte SGK prim borçları yapılandırma başvuruları başladı.

    Konuyla ilgili olarak Çorum Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ÇESOB) Başkanı Recep Gür’ü ziyaret eden SGK İl Müdürü Ömer Tök, sigorta prim borçlarının yapılandırılması hakkında bilgilendirmede bulundu.

    Ömer Tök, SGK prim borçlarının yeniden yapılandırılmasıyla esnaf ve sanatkarlara büyük kolaylık sağlanacağını söyledi.

    Tök, yeniden yapılandırma kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu’na ilişkin prim borçları için son başvuru tarihinin 31 Aralık 2020, ilk taksit son ödeme süresinin ise 1 Mart 2021 olacağını açıkladı.

    SGK İl Müdürü Ömer Tök, yapılandırmayla ilgili şu bilgileri verdi:

    2020/Ağustos ayı ve öncesi dönemlere ait, kesinleşmiş; Sigorta primleri, Genel Sağlık Sigortası primleri, İşsizlik sigortası primleri, 31.12.2020’den önce kesinleşen idari para cezaları, İş kazası, meslek hastalığı veya malullük sonucunda doğan rücu alacakları, Yersiz ödenen gelir ve aylıklardan doğan alacaklar, Bağ-Kur sigortalılarının daha önce durdurulan hizmet sürelerinin ihyası halinde doğan alacaklar, isteğe bağlı ve topluluk sigortası primleri, 6183/48. madde kapsamında taksitlendirilen alacaklar, Kanunun yayımı tarihinden önce asılları ödenmiş alacakların; henüz ödenmemiş fer’ileri, 5510/Ek-5, Ek-6 ncı maddeleri ile 2925 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılıklardan doğan primler yapılandırma kapsamındadır.

    Başvurular, kanunun Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından başlamış olup, yapılandırma için son başvuru tarihi 31 Aralık 2020’dir.

    Başvurular 31 Aralık 2020 tarihine kadar, e-sigorta kanalıyla internet üzerinden yapılabileceği gibi, şahsen veya posta yoluyla bağlı bulundukları Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü/Sosyal Güvenlik Merkezine de yapılabilir.
    4/b (Bağ-Kur) sigortalıları, ihya borçları için sigorta dosyalarının olduğu yerdeki SGİM/SGM’ye 31 Ocak 2021 tarihine kadar başvuru yapabileceklerdir. Genel Sağlık Sigortası borçları için başvuru şartı aranmayacak, tüm borçlar otomatik olarak Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yapılandırılacaktır.

    İkişer aylık periyodlarla; 6, 9, 12, 18 taksit seçeneği ile ödeyebilme imkanı bulunmaktadır. Borçlarını taksitle ödemek isteyen vatandaşlarımız Kanundaki vade farkını ödenmek suretiyle; 6, 9, 12, 18 taksit seçeneğinden birini tercih edebilecekler. 18 ay taksit seçeneğini tercih eden bir vatandaşımız borcunu 36 ayda ödeyecektir.

    Tercih edilen taksit sayısına göre güncellenecek tutar aşağıdaki katsayılara göre belirlenecektir.
    6 eşit taksit için (1,045),
    9 eşit taksit için (1,083),
    12 eşit taksit için (1,105),
    18 eşit taksit için (1,15),
    Borçlarını 6183 sayılı Kanunun 48’inci maddesine göre taksitlendirmiş veya 2018 yılındaki yapılandırma Kanununa (7143) başvurmuş ve hala taksitlerini ödemekte olanlar da kalan taksit tutarlarını yapılandırabileceklerdir.

    Peşin ödemelerde Yİ-ÜFE tutarının yüzde 90, iki taksitte ödemede ise Yİ-ÜFE tutarının yüzde 50’si silinecektir.

    Prim aslının tamamının ve prim aslına uygulanan Yİ-ÜFE’nin %10’nun, en son 1 Mart 2021 tarihine kadar veya geç ödeme zammıyla birlikte 31 Mart 2021 tarihine kadar peşin ödenmesi halinde Yİ-ÜFE tutarının %90’ı silinecektir.

    İlk taksitin süresinde ve tam ödenmesi şartıyla prim aslının tamamının ve prim aslına uygulanan Yİ-ÜFE’nin %50’sinin 30 Nisan 2021 tarihine kadar peşin ödenmesi halinde, Yİ-ÜFE tutarının %50’si silinecektir.

    İşverenler, yapılandırmaya ilişkin ödeme planlarını e-sigorta vasıtasıyla ulaşabilecekleri, işveren sistemi üzerinden öğrenebilir, iş yeri dosyalarının bağlı bulunduğu ünitelerden de ödeme planlarını temin edilebilirler.

    4/b (Bağ-Kur) kapsamındaki sigortalılar yapılandırma başvuru sonuçlarını; e-devlet üzerinden, adreslerine tebliğ edilen ödeme planlarından, bankalardan ve müracaatları halinde sosyal güvenlik il müdürlükleri/ sosyal güvenlik merkezlerinden öğrenebilirler.

    Yapılandırma Kanununa göre süresinde ödenen alacaklara, Kanunun yayımlanma tarihinden sonra gecikme cezası ve gecikme zammı uygulanmayacaktır.

    Yapılandırmadan yararlanmak için herhangi bir teminat istenmeyecektir.
    Yapılandırmadan önce tatbik edilen hacizler, yapılacak ödemeler nispetinde kaldırılacaktır.

    Yapılandırılan borçlardan dolayı icra takibi ve haciz işlemleri yapılmayacaktır.

    Yapılandırmada ilk 2 taksitin ve yapılandırma dışındaki borçların süresinde ve tam olarak ödenmesi halinde borcu yoktur yazısı alınabilecektir.

    Yapılandırma devam ettiği sürece yapılandırma taksitlerinin ve yapılandırma dışındaki borçların süresinde ödenmesi kaydıyla sigorta primi teşvik uygulamalarından yararlanılacaktır.

    Bağ-Kur borcu olanların, ilk taksitlerini ödedikten sonra cari aylarda 60 günden fazla prim borçlarının olmaması halinde, GSS borcu olanların ise son 1 yıl içinde 30 gün prim ödeme gün sayısına sahip olması halinde hem kendileri hem de bakmakla yükümlü olduğu kişiler sağlık hizmetlerinden yararlanabilecek ve hastaneye gittiklerinde provizyon alabilecekler.

    Yapılandırma taksitlerinden ilk 2 taksitin süresinde ödenmemesi, ilk 2taksit süresinde ve tam olarak ödenmekle birlikte, bir takvim yılı içerisinde ikiden fazla taksitin ödenmemesi veya eksik ödenmesi durumunda yapılandırma bozulacaktır.

    Ayrıca taksitli ödemelerde (taksitin %10’unu geçmemek üzere) 10 TL’ye kadar eksik ödemeler yapılandırmayı bozmayacaktır.

    Yapılandırmanın bozulması halinde, borçlular ödedikleri taksit tutarı kadar yapılandırma hükümlerinden yararlanabileceklerdir.”

    Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren ÇESOB Başkanı Recep Gür ise, zor bir süreçten geçen esnaf ve sanatkarlar için böyle bir fırsat sundukları için devlet yetkililerine teşekkür etti.

  • Türk Telekom Vatandaşı Bıktırdı

    Türk Telekom Vatandaşı Bıktırdı

    Türk Telekom’un Çorum’da vatandaşın internet ihtiyacına cevap vermediği bildirildi.

    Türkiye’yi saran Koronavirüs salgını nedeniyle evlerinde kalmak zorunda kalan vatandaşların ve uzaktan eğitim yapacak olan öğrencilerin internet ihtiyacının artması nedeniyle Türk Telekom talebi karşılayamıyor.

    Özelleşmenin ardından çok sayıda personelini emekli eden ve işten çıkaran Türk Telekom, Koronavirüs salgınından sonra taleplerin artması ve bu taleplere cevap verememesi nedeniyle, vatandaşların hedef kurumu haline geldi.

    ÇOCUKLAR İNTERNET OLMADIĞI İÇİN UZAKTAN EĞİTİM ALAMADILAR

    Coronavirus pandemisi nedeniyle alınan “uzaktan eğitim” kararının ardından binlerce öğrenci bu eğitimden de internetleri olmadığı için yararlanamıyor.

    Bir çok öğrenci öğretmenlerin canlı olarak yapacağı uzaktan ders yapma imkanı sağlayan EBA için evlerine talep ettikleri internet ihtiyacına Türk Telekom alt yapı yetersizliğinden dolayı cevap veremiyor.

    “TELEFONLA ARADIĞIMIZDA CEVAP ALAMIYORUZ”
    Çocuklarının internet taleplerinin karşılanamamasından dolayı eğitim alamadıklarını dile getiren vatandaşlar, “Taleplerimizin ne zaman karşılanacağını öğrenmek konusunda kimden bilgi alacağımızı şaşırıyoruz. Telefon Telekom’a ulaşılacağı belirtilen 444’lü numarayı aradığımızda, karşımıza çıkan telesekreter, (defalarca aramama rağmen) “sizi müşteri temsilcisine bağlayacağım” diyerek dakikalarca bekletip sonra da insanın ümitsizliğe kapılıp telefonu kapatmasına neden olmaktadır” diyorlar.

    Evlerinden çıkamayan vatandaşlar, gerek uzaktan eğitim gören öğrenciler, gerekse işlerini evde sürdürmek zorunda kalan kamu personelleri, mağduriyetlerinin biran önce giderilmesini bekliyor.

    Türk Telekom’a ait internet ve telefon talep ve arızalarının kısa zamanda giderilmemesi veya karşılanamaması vatandaşı çileden çıkarıyor.

    BAZI MAHALLELERDE İNTERNET YOK

    Öte yandan alt yapı yetersizliğini bir türlü gideremeyen Türk Telekom bazı mahallelere internet hizmeti veremiyor. Şikayetlerini sıkça dile getiren vatandaşlar internet hizmetinden faydalanamadıklarını için öğrencilerinin derslerden uzak kaldığını dile getiriyorlar.

    Türk Telekom’la olan sıkıntıları için kime başvuracaklarını bilmediklerini ifade eden vatandaşlar, “Bizim kime başvurmamız lazım. Ulaştırma Bakanı’na mı? Kullanmasam da hat parasını çatır çatır kesmeyi biliyorlar, laf oyunlarıyla insanları modem vererek iki yıl mecburen kendilerine bağlatıp sonra da “Ne halin varsa gör” diyorlar. Bazı mahallelerde ise hiç alt yapı yok. Ne zaman gelir diye soruyoruz. Ama cevap alamıyoruz” dediler.

    ÇALIŞMALAR PANDEMİ NEDİYLE DAHA ÇOK AKSADI
    Çorum’da devam eden altyapı çalışmalarının da koronavirüs nedeniyle aksaması nedeniyle, internet taleplerinin daha da gecikmesine neden oldu.
    Türk Telekom’un mağdur olan vatandaşların, mağduriyetlerinin nasıl gidereceği merakla bekleniyor.

  • “Sen Türkünü Söyle Çorum”

    “Sen Türkünü Söyle Çorum”

    Çorum Belediyesi, Hitit Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile düzenlenecek olan “Sen Türkünü Söyle Çorum” yarışması için işbirliği protokolü imzalandı.

    Belediye Turgut Özal Konferans Salonundaki imza törenine Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat, Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Halil İbrahim Şimşek, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Hüseyin Kır katıldı.

    Çorum Belediyesi olarak Hitit Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile birlikte düzenleyecekleri Türk Halk Müziği Ses Yarışmasının amacının geleneksel kültürümüzün en önemli yapı taşlarından biri olan türküleri gelecek kuşaklara aktarmak ve genç neslin bu türküleri sahiplenmesini sağlamak olduğunu belirten Belediye Başkan Yardımcısı İsmail Yağbat, “Katılımcılarımız TRT Türk Halk Müziği repertuarından olmak şartıyla en fazla 1 dakikalık söyledikleri türküyü (539 842 00 09) numaralı whatsaap hattına gönderecekler. Ad ve soyadlarını belirlemeleri halinde burada jürimiz tarafından yapılacak değerlendirme neticesinde pandemi kurallarına uygun olarak bir final müsabakası gerçekleştireceğiz. Final müsabakası sonrasında birinciye 5 bin, ikinciye 4 bin ve üçüncüye ise 3 bin TL ödül vereceğiz. Finalistlerimize sürpriz hediyelerimiz olacak. Yarışmayla ilgili olarak duyurularımızı corum.bel.tr adresimizden belediyemize ait sosyal mecralardan ve bilboardlardan yapacağız.” dedi.

    14–19 yaş arası lise öğrencileri ve 18-25 arası Hitit Üniversitesi öğrencilerinin ve pandemi nedeniyle Çorum’da ikamet eden üniversite öğrencilerimizin katılımını beklediklerini vurgulayan Yağbat, “Bu kapsamda yapmış olduğumuz bu ses yarışmasına gerekli katkıyı veren üniversitemize ve Milli Eğitim Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum. Tüm Çorumlu kardeşlerimizi “Sen Türkünü Söyle Çorum” adlı projemize katkı ve destek vermeye bekliyoruz.” diye konuştu.

    Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Halil İbrahim Şimşek ve İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Hüseyin Kır da yaptıkları konuşmada yarışmanın hayırlı olması temennisinde bulundu.