Kategori: GÜNDEM

  • Koronavirüs Gelinlik ve Damatlık Sektörünüde Vurdu

    Koronavirüs Gelinlik ve Damatlık Sektörünüde Vurdu

    Tüm dünyayı tehdit eden koronavirüsün etkisini kaybetmeye başlamasının ardından kademeli olarak normalleşme süreci kapsamanda gelinlik ve damatlık sektörü de destek bekliyor.

    Evlilik ve nişan planlarını erteleyen çiftler bu belirsizliğin bir an önce giderlimesini isterken; sektörün de yeniden canlanması için önlemlerin alınması gerektiğini vurgulayan Moda Tekstil Konfeksiyoncular Sitesi (MTK) Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Salkım, gelinlik ve damatlık sektörünün canlanması noktasında nişan ve düğün salonlarının tarih belirsizliğinin bir an önce giderilmesi gerektiğini vurguladı.

    Başkan Salkım, “Tüm bu belirsizlik bir çok söktörü de olumsuz etkileyecek. Yaşanan sorunları, İzmir Ticaret Odası Başkanı (İZTO) Mahmut Özgener ile de paylaştık. Başkan Özgener, söktörün ve evlilik hazırlığı yapan çiftlerin madur olmaması adına bu süreci yakından takip edeceğiz sözünü verdi” diye konuştu.

    “Sektör bir lokomotif”

    Nikah ve düğün salonlarının gelinlik, damatlık sektörü başta olmak üzere birçok iş koluyla da bağlantılı olduğunu belirten Abdullah Salkım, “Düğün ve özel gün sektörü başta olmak üzere gelinlik, abiye, damatlık sektörünü evlilik hazırlıkları ile doğrudan ve dolaylı olarak ilgili olan düğün organizasyonu, davetiye basımı, çiçekçilik ve ev eşyası gibi birçok sektörünü de içine alan bir lokomotif görevi üstlenmektedir. Bu lokomotifin birinde sorun olması tümünü etkileyen bir sistemdir” dedi.

    2 bin firmanın sadece tekstil ayağında var olduğunu belirten Salkım, “En az 20 bin istihdamımız bulunmaktadır. Bu belirsizlik bizlerin işletmelerini ve istihdamımızı zora sokmaktadır. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 2019 yılı içinde evlenen çift sayısı 541 bin 424 olup, bu sayıya nişan, söz ve benzeri özel günler de eklendiği zaman sayı milyonlara ulaşmaktadır. Bu belirsizlik sadece sektör olarak değil, evlenecek çiftler de dahil toplamda yaklaşık 2 milyon kişiyi ilgilendiren bir belirsizlik oluyor” dedi.

    Salkım, “Koronavirüs salgını sonrası normalleşme sürecinde açıklanan, düğün ve nişan salonları için planlanan yeniden açılma tarihinin biran önce yetkililerce açıklanması sektörün rahat bir nefes almasını sağlayacak” diye konuştu.

  • Kuaför ve Berberleri Dezenfekte Edecek

    Kuaför ve Berberleri Dezenfekte Edecek

    Çorum Belediyesi, koronavirüs tedbirleri kapsamında kapanan ve normalleşme süreci kapsamında 11 Mayıs’ta açılacak olan kuaför ve berberleri düzenli olarak dezenfekte edecek.

    Tedbirler kapsamında çeşitli meslek ve esnaf gruplarından gelen dezenfekte taleplerini karşılıksız bırakmadıklarını, istisnasız açık olan tüm market, bakkal, eczane, banka, konfeksiyon vb. işletmeleri düzenli olarak dezenfekte ettiklerini söyleyen Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan normalleşme sürecinde 11 Mayıs’tan itibaren açılacak kuaför ve berberleri düzenli olarak dezenfekte edeceklerini açıkladı. Başkan Aşgın, “Halkımızın sağlığı her şeyden önemli. Kuaför ve berberleri düzenli olarak dezenfekte etmeye devam edeceğiz.” dedi.

    Koronavirüs salgınına karşı etkin bir şekilde mücadele ettiklerini dile getiren ve yaptıkları çalışmaların örnek alındığının altını çizen Başkan Aşgın, “Bu süreçte her türlü önlemi aldık, en küçük bir zaafa mahal vermedik. Vatandaşlarımızın sıklıkla kullandığı toplumsal alanları, ana caddeleri ve tüm kaldırmaları dezenfekte ettik. Hemşehrilerimize yaklaşık 500 bin maske dağıttık. Şehrin genelinde çok sayıda önleyici tedbir aldık ve denetimlerimizi hiç aksatmadan sürdürdük. Gelinen noktada Belediyemiz ve hemşehrilerimiz el birliğiyle bu süreci yönetiyor.” Dedi.

    Esnaf dostu belediye

    Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın, Çorum esnafına yönelik tüm çalışmaları istişare içerisinde gerçekleştirdiklerini belirterek “Esnaf dostu bir belediyeyiz. Bu zor günlerde de esnafımızın yanında olduğumuzu gösterdik.” dedi.

    Koronavirüs tedbirleri kapsamında yayınlanan genelgelerle işyerlerini zorunlu olarak kapatan esnafımıza Ramazan ayı öncesinde 250 TL’lik alışveriş çeki hediye ettiklerinin altını çizen Başkan Aşgın, “Koronavirüs tedbirleri kapsamında dükkanlarını geçici süreyle tedbir amaçlı kapatan kuaför, kahvehane, çay ocağı, kafe, berber ve oyun salonu sahiplerine Ramazan ayı öncesi yardım çeki hediye ettik. Çorum esnafının her zaman yanındayız. Esnaf dostu belediyecilik anlayışı gereği temel gıda ihtiyaçlarının karşılanabilmesi amacıyla 250 TL değerindeki alışveriş çeklerini oluşturduğumuz ekiplerle esnaflarımızın evlerine ulaştırdık.” dedi.

  • Deliler Köyünden Gıda Bankasına Bağış

    Deliler Köyünden Gıda Bankasına Bağış

    Çorum Merkeze bağlı Deliler Köyü sakinleri, yağmur ve şükür duası için kestikleri kurbanlarını Çorum Belediyesi Gıda Bankasına bağışladı.

    Ayni yardımları ihtiyaç sahiplerine ulaştıran Çorum Belediyesi Gıda Bankasına bağışlar devam ediyor. Üyük Köyü sakinlerinden sonra Deliler Köyü sakinleri de yağmur duası için kestikleri kurbanlarını ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere Gıda Bankasına bağışladı.

    Ayda 8 binden fazla aileye düzenli olarak ayni yardım yaptıklarını belirten Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan “Mübarek Ramazan günlerinin en değerli bağışlarından biri bugün Gıda Bankamıza yapılıyor. Deliler Köyünün değerli insanları her yıl yağmur duasında kestikleri kurbanı bu yıl koronavirüs sebebiyle bir araya gelemediler ama bu kurban değerli bir yere gitsin dediler. Gıda Bankamıza getirdiler ve buradan ihtiyaç sahibi hemşehrilerimize dağıtacağız. Hassasiyetleri için Deliler Köyü Muhtarı ve değerli sakinlerini tebrik ediyorum’’dedi.

    Candan, Gıda Bankasının Çorumlu vatandaşların yardımlarına açık olduğunu belirterek Deliler Köyü sakinlerinin davranışın örnek teşkil etmesi gereken bir davranış olduğunun altını çizdi.

    Deliler Köyü Muhtarı Yıldırım Külcü de yaptığı konuşmasında köylerinde her yıl toplu organizasyonlar yaptıklarını ancak bu sene koronavirüs nedeniyle yağmur ve şükür duası için kestikleri kurbanı Gıda Bankasına bağışladıklarını belirterek “Kurban bağışımızın ihtiyaç sahiplerine ulaşacağına eminiz.” dedi.

  • Feyza Aşgın, Yetim ve Öksüz Çocukları Sevindirdi

    Feyza Aşgın, Yetim ve Öksüz Çocukları Sevindirdi

    Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın’ın eşi Feyza Aşgın, yetim ve öksüz çocukları evlerinde ziyaret etti.

    Aşgın, ziyaret ettiği çocuklarla yakından ilgilenerek onlara çeşitli hediyeler verdi.

    Başkan Yardımcılarının eşleri ve Kadın Kültür ve Sanat Merkezlerinde görev yapan kadın öğretmenlerle birlikte zaman zaman çocuklara yönelik ziyaretler gerçekleştirdiklerini ifade eden Feyza Aşgın, “Yetim ve öksüzü ziyaret etmek ve ilgilenmek ahlakımızın bize yüklemiş olduğu bir sorumluluktur. Bu ziyaretlerimizi sadece Ramazan Ayında değil her zaman yapıyoruz” diye konuştu.

  • Maske Dağıtımı Sürüyor

    Maske Dağıtımı Sürüyor

    Çorum Belediyesi, Çorum’da yaşayan her vatandaşa maske dağıtımına devam ediyor. Yaklaşık 250 kişiden oluşan 11 ekip gece gündüz demeden maske dağıtımını tüm hızıyla sürdürüyor.

    Koronavirüs tedbirleri kapsamında çalışmalarını yoğun bir şekilde sürdüren Çorum Belediyesi, yaptığı çalışmalarla Çorum halkının takdirini kazandı. Belediye, daha önce dağıttığı 300 bin maske sayısını 500 bine çıkardı. Nano teknolojiyle pamuklu kumaştan üretilmiş, yıkanabilir 200 bin maskenin dağıtımını Belediye Başkan Yardımcısı Lemzi Çöplü koordine ediyor. Gündüz saatlerinde başlayan dağıtım çalışmaları işyerlerinin yoğun olduğu bölgelerde iftardan sonra da devam ediyor.

    Maske dağıtımına Bahçelievler ve Yavruturna Mahalleleri ile devam ettiklerini belirten Belediye Başkan Yardımcısı Lemzi Çöplü, “ 250 çalışma arkadaşımızla maske dağıtımına planladığımız gibi devam ediyoruz. Ramazan dolayısıyla vatandaşlarımızı rahatsız etmemek adına saat 12.00’dan 17.00’a kadar maske dağıtımını yapıyoruz. Yarınki maske dağıtımımızda Ulukavak, Üçtutlar ve Karakeçili ve Kale Mahallelerini tamamlamış olacağız.” dedi.

    İşyerlerinin yoğun olduğu mahalleler için de ayrı bir çalışma yaptıklarını dile getiren Lemzi Çöplü, “İstatistik olarak her daireye verdiğimiz maskeleri sistemimize kaydediyoruz. Devamında da eksik kalan yerleri sistemimizden takip ediyoruz. Zabıta noktamızda oluşturduğumuz birimimizden evlerinde bulamadığımız vatandaşlarımız maskelerini alabiliyor.” diye konuştu.

  • Çorum’da Esnek Çalışma Dönemi Bitti

    Çorum’da Esnek Çalışma Dönemi Bitti

    Çorum Valiliği tarafından ildeki kurum ve kuruluşlara gönderilen resmi yazı ile esnek çalışma dönemi resmen bitti.

    Çorum Valiliği Koronavirüs tedbirleri kapsamında hayata geçirilen esnek çalışma modelini sona erdirdi.

    Corona virüs tedbirleri kapsamında ildeki kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan memurlar esnek çalışma sistemine geçmişlerdi.

    Bu kapsamda bir süredir devam ettirilen çalışmalar çorum Valisi Mustafa Çiftçi tarafından yayınlanan resmi yazı ile sona erdirildi.

    Çorum Valiliği bazı kurumlardan gelen talep ve şikayetler sonucu çalışma barışının korunması ve suistimallerin önüne geçilmesi idari izinleri yeniden değerlendirdi.

    İldeki kamuya ait kurumlara gönderilen yazı ile bu hususta gerekli incelemenin ve çalışma sonuçları bilgi verilmesi istendi.

  • “Emekçileri Aldatanlara Asla Müsaade Etmeyeceğiz!”

    “Emekçileri Aldatanlara Asla Müsaade Etmeyeceğiz!”

    Hak-İş Konfederasyonu Hizmet- İş Sen Çorum Şube Başkanı Hak İş Sendikası İl Başkanı Mustafa Köroğlu, yaptığı yazılı açıklamada, son günlerde sosyal medya üzerinden Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı iş yerlerinde üye kazanmak için yalan yanlış bilgilerle üye kazanmaya çalışanlara HAK-İŞ olarak buna asla müsaade etmeyeceklerini söyledi.

    Gençlik Spor Bakanlığı’nda çalışan tüm işçilerin 18 nolu iş kolunda olmaları gerektiğini söyleyenlerin emekçilerin duyguları ile oynadığını belirten Köroğlu, “İş kolunun 18 nolu işkolu olduğunu iddia edenler işçi kardeşlerimizi hatalı üyelik yaptırarak aldatmaktadırlar” dedi.

    “İŞÇİLERİ İLK SENDİKA İLE BİZ TANIŞTIRDIK”
    HAK-İŞ olarak Gençlik ve Spor Bakanlığı Kredi ve Yurt Hizmetlerinde ki işçileri ilk sendikayla tanıştıran sendika olarak tarih yazdıklarına işaret eden Köroğlu, “Bu işyerindeki arkadaşlarımızı sendikalı yaptığımızda bizimle ve işçi kardeşlerimizle alay eden sendikalar, şimdi sahada işçilerimizi yalan yanlış bilgilerle aldatmanın peşindeler. HAK-İŞ olarak işçi kardeşlerimizin umuduyla kimsenin oynamasına izin vermeyeceğiz” diye konuştu.

    “Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı işyerlerinde İŞKUR yoluyla atanan ve sendikamız üyesi olamayan işçilerin farklı iş kolunda gösterildikleri ve bu nedenle hak ettikleri ücreti alamadıkları ifade edilmiştir” diyen Köroğlu, “Taşeron işçilerin kadroya geçiş sürecinin yakınında yer alamayanlar her nedense şimdi en ön saflara geçmiş, işçi ve emekçilerin duyguları ile oynamaktadırlar. Bu açıklamaların bir akıl tutulmasından ibaret olduğunu belirtmek isteriz” şeklinde konuştu.

    Köroğlu konu ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi; “İŞKUR yöntemiyle atamaları yapılan işçilerin iş kollarında hata ve yanlışlık yapılmış ve işçiler hak kaybına uğramışlarsa; işçilerin üyesi olduğu sendikaların nelerle meşgul olduğunu, yanlış girilmiş bir iş kolu varsa açıklamalarda bulunan sendika yetkilileri buna neden engel olmadılar. Üye elde etmek için işçi ve emekçinin hak kaybına göz yumanlar, yine bizler için en değerlimiz olan işçi ve emekçilerimize hesabını verecekler.

    Tüm kamuoyunca da bilindiği gibi Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı işyerlerinde HAK-İŞ Konfederasyonu olarak, kadro öncesi ve sonrası her üyemizle tek tek ilgilenerek sorunları çözüme kavuşturulmuştur.

    “TAŞERON İŞÇİLER İÇİN EN BÜYÜK MÜCADELEYİ HAK-İŞ VERMİŞTİR”

    Bilindiği üzere 2018 yılında kadroya alınan taşeron işçileri için en büyük mücadeleyi yine HAK-İŞ vermiştir.

    Kredi ve Yurt Hizmetlerinde çalışan emekçi kardeşlerimizin yıllarca alamadıkları yemek ücretleri geriye dönük olarak HAK-İŞ sayesinde almışlardır.

    Spor Hizmetlerinde görevli emekçi kardeşlerimizin ödenmeyen ek mesai ücretleri de yine HAK-İŞ girişimleriyle geriye dönük ödenmesi sağlanmıştır.

    “EMEKÇİLERİ ALDATANLARA ASLA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ!”

    Karalama kampanyası yaparak üye elde etmeye çalışanlara gerekli cevabı işçi ve emekçi kardeşlerimiz verecektir. HAK-İŞ olarak emekçilerimizin teveccühüyle Çorum ’da 5000 bin Üyelerimizle birlikte ÖNCE İNSAN, ÖNCE EMEK şiarıyla yoluna devam ediyoruz.

    HAK-İŞ olarak haksızlığa asla müsaade etmeyeceğiz — Hak-Iş Konfederasyonu Hizmet- İş Sen ÇORUM Şube başkanı Hak iş Sendikası il başkanı devam ediyoruz. HAK-İŞ olarak haksızlığa asla müsaade etmeyeceğiz “ şeklinde değerlendirmelerde bulundu.

  • Valilik Yeni Bir Etkinlik Başlattı

    Valilik Yeni Bir Etkinlik Başlattı

    Çorum Valiliği ‘Geceye ve Gündüze Bir Çorum Fotoğrafı Bırak’ adı altında yeni bir etkinliğe imza atıyor.

    Konu ile ilgili Çorum Valiliği tarafından yapılan duyuruda, “5 bin yıllık bir tarihe sahip, barışın ve medeniyetin başkenti, leblebi diyarı dünyanın merkez kadim şehrimiz Çorum’un birbirinden güzel manzaraları fotoğraflarını bize gönderin. Bizler de sizler adına en güzel kareler sosyal medya hesaplarımızda paylaşalım” ifadelerine yer verildi.

    Çorum fotoğrafları göndermek isteyenler için WhatsApp hattı 0538 836 51 59 olarak belirtildi.

  • Haydi Yarınlara Sonsuz Nefes Ol!

    Haydi Yarınlara Sonsuz Nefes Ol!

    Çorum Valiliği, “Sağlık Kahramanları Hatıra Ormanı” için çağrıda bulundu.

    Yapılan açıklamada, “11 Kasım 2019’da 11 milyon fidanı toprakla buluşturduğumuz Geleceğe Nefes Seferberliği’ne verdiğiniz büyük destek, 14 milyona yakın fidanın toprakla buluşmasını sağladı.

    Geçirdiğimiz zorlu süreçte bir kişi bile nefessiz kalmasın diye soluksuz çalışan, ülkemizi ayakta tutan sağlık kahramanlarımıza naçizane teşekkürlerimizi sunmak için Tarım ve Orman Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğümüz 81 ilde “Sağlık Kahramanları Hatıra Ormanları” kurdu ve tam 1 milyon 61 bin 635 fidana her birinin adlarını verdi.

    Sizleri de kahraman sağlık personelimiz adına bir fidan sahiplenerek veya bağışlayarak onlara teşekkür etmeye davet ediyor, 1 saatte 303 bin 150 fidan dikimi gerçekleştirerek Çorum’un adını Guinness Rekorlar Kitabı’na yazdıran Çorumluların bu kampanyaya da büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Haydi Çorum, hep birlikte “Geleceğe Nefes Ol!

  • Bugün Hıdırellez

    Bugün Hıdırellez

    Öncelikle batıl olan hiç bir uygulamayı dinimiz kabul etmez. Hıdırellez kutlamalarını batıl ve hurafelerle doldurmak doğru değildir. Bahsettiğiniz hurafe uygulamalara itibar etmemek, bu gibi hurafelerden uzak durmak gerekir.

    Her sene bahar mevsimindeki yeşilliğin canlandığı mayıs ayının başlarında bir Hıdırellez bayramı kutlanmaktadır. Bu bayramda insanlar ateşler yakıp üzerinden atlayarak kısmet bulacaklarını düşünmekte, içine girecekleri bir eve sahip olacaklarını ümit etmekte, daha nice niyetlerinin bu bayram günündeki bazı âdetlerle gerçekleşeceğini beklemektedir…

    Hıdırellez ne demektir?
    Bunların gerçekle ilgisi ne kadardır? Daha doğrusu, Hıdırellez ne demektir? Bunun bir aslı olmalı, sonra bu hale getirilmiş bulunmalı diye düşünmekteyiz. Bu konuda bilgi verebilir misiniz?

    Efendim, bazı konular halk örfünde kabuk bağlayıp özünden uzaklaşır duruma girebilmektedir. Zannederim mayıs ayının başında kutlanan Hıdırellez bayramında da böyle bir kabuk bağlama durumu söz konusudur. Olayın aslını şöyle ifade edebiliriz:

    Hazret–i Musa aleyhisselam zamanında hükümdarın birinin temiz niyetli bir oğlu kendini dine verir, dinî hayat yaşayıp dinî hizmetlerle hayatını değerlendirmek ister. Babasının hükümdarlığı, makamı, mevkii onu tatmin etmez. Hükümdar oğlunun kendini dinî hizmetlere adaması, çevrenin irşadına yönelmesi Rabb’imizin de hoşuna gider. Ona kerametler ihsan eder. Bu sebeple bu genç irşat için gezerken uğradığı çorak araziler yeşillenmeye başlar. Kupkuru çöllerin yemyeşil hale gelişi, oradan hükümdarın oğlunun geçtiğini göstermiş olur.

    Arapça’da yeşilin bir adı da (hazr) olduğundan, çorak yerlerin yeşillendiğini gören halk buradan Hızır geçmiştir diyerek Hızır ismini meşhurlaştırmaya başlarlar. Bir ara bu genç, zamanın peygamberi İlyas aleyhisselamla da buluşur. Böylece İlyas aleyhisselamla buluştuğu güne halk Hızır–İlyas buluşma günü olarak isim verirler. Sonraları bu isim yuvarlanarak Hıdırellez şekline dönüşür. Tıpkı hoca merhumun, oğlunuzun adını Eyyüb koyarsanız dikkat edin, sora söylene söylene ip kalır, sözündeki gibi, Hızır ile İlyas da Hıdırellez olup çıkar.

    Hızır’ın aslında geçtiği yerleri yeşillendiren bir veli mi, yoksa ayrıca bir de peygamber mi olduğu konusunda çeşitli rivayetler vardır. Fakat gerçek olan odur ki, velilerin hayatını yaşamakta olan Hızır aleyhisselam, beş çeşit hayat derecesinin ikinci derecesinde yaşamaktadır. Bu derecedeki hayat bizim gibi maddi şartlarla bağlı değildir. Bir anda birçok yerlerde farklı görüntülerle bulunabilir.

    Bu yüzden halk arasında da “Hızır aleyhisselam erişmiştir imdadına.” diye de söylentiler yayılmaktadır..

    Bazen Hızır makamına çıkıp da Hızır’dan ders alan velilerin de olduğu, bunların Hızır gibi darda kalanların imdadına koştuğu, bu yüzden de onların da Hızır’ın kendisi sanıldığı anlaşılmaktadır.

    Bediüzzaman Hazretlerinin Mektubat’ında bu konudaki soru cevapta, “Hızır aleyhisselam hayattadır, ancak onun hayatı ikinci derecede hayat olduğundan birçok alimler hayatta olmadığını düşünmektedir.” şeklinde bilgi vardır.

    Hızır–İlyas buluşma günü olarak bildiğimiz altı mayıs Hıdırellez bayramına bu bilgi ve ilgi bakılırsa herhalde gerçeğe daha yakın bir bakışla bakılma ve kutlama söz konusu olur.

    Bugüne ait ateş yakılıp üzerinden atlanılması, oyuncak evler yapıp gerçeğine kavuşulacağının düşünülmesi,.. gibi âdetler, halkın iyilik temennilerinden ibaret arzulardan sayılırlar. Kesinlik arz eden gerçekler olarak kabul edilmezler. Bunlardan medet umulmaz.

    HIDIRELLEZ NEDİR?

    Hıdırellez ya da Hıdrellez, Orta Asya, Ortadoğu, Anadolu ve Balkanlar’da kutlanan mevsimlik bayramlardan biridir.

    Ruz-ı Hızır (Hızır günü) olarak adlandırılan Hıdırellez günü, dünyada darda kalanların yardımcısı olduğu düşünülen Hızır ile denizlerin hakimi olduğuna inanılan İlyas’ın yeryüzünde buluştukları gün olarak düşünülür ve kutlanır.

    Gregoryen takvimi (Miladi takvimi)ne göre 6 Mayıs, eskiden kullanılan Rumi takvim olarak da bilinen Jülyen takvimine göre 23 Nisan Hıdırellez günüdür. 6 Mayıs’tan başlayıp 4 Kasım’a kadar olan süre Hızır Günleri adıyla yaz mevsimini, 8 Kasım’dan 5 Mayıs’a kadar olan süre ise Kasım Günleri adıyla kış mevsimini oluşturmaktadır. Bu yüzden 5 Mayıs günü gecesi kış mevsiminin bitip sıcak yaz günlerinin başladığı anlamına gelmektedir.Türkiye’de Hıdrellez Bayramı 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece kutlanır. Bugün Hıristiyanlarca da baharın ve doğanın uyanmasının ilk günü olarak kabul edilir; bu günü Rum Ortodokslar Aya Yorgi, Katolikler “Aziz George” günü olarak kutlamaktadırlar.

    Hıdırellez’in UNESCO’nun ‘İnsanlığın Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi’ne alınması amacıyla 2010 yılında çalışmalar başlatılmıştır.

    HIDIRELLEZ GELENEKLERİ

    Halk huzura kavuşmak ve türlü dileklerde bulunmak için kışın sona erdiği tabiatın uyandığı hıdrallez’de çeşitli çarelere başvurur. Anadolu’da halk tercihen beyaz elbiseler giyerek gün doğmadan önce yeşil ve bol sulu kırlara gidilip eğlenilir. Kutlamalar yeşillik, ağaçlık alanlarda, su kenarlarında, bir türbe ya da yatırın yanında yapılmaktadır. Bu gibi yerlere bu nedenle Hıdırlık denildiği de olur.

    Hızır’ın gezdiği kabul edilen yeşil yerlerde dolaşıp çiçek toplanır, oyunlar oynanır, baharın ilk kuzusu kesilerek yenilir. Toplanan çiçekler kaynatılıp içilirse hastalıklara iyi geleceğin; bu su ile kırk gün yıkanan kişinin gençleşip güzelleşeceğine inanılır.

    “Hızır Hakkı” için kuzu kesmek, Hızır geleneğinin yayıldığı her yerde görülen genel bir adettir. Diyarbakır’da Ciğaret adıyla ayrı bir tören yapılır. Baharın bu taze kuzusunu yemekle bedenlerin sağlık ve canlılık kazanacağı inanışı vardır.

    Hızır’ın eli değen şeylerin dolup taştığı rivayeti nedeniyle Hızır günü arifesinde yiyecek kaplarının, ambarların ve para keselerinin ağzı açık bırakılır. Ev, bağ, bahçe isteyenler herhangi bir yere istediklerinin küçük bir modelini yaparak; altın ve benzeri ziynet eşyası isteyenler ağaç yapraklarını kollarına veya boyunlarına takarak isteklerine kavuşacaklarına inanır.

    Anadolu’nun bazı yerlerinde Hıdrellez Günü yapılan duaların ve isteklerin kabul olması için sadaka verme, oruç tutma ve kurban kesme adeti vardır. Kurban ve adaklar “Hızır hakkı” için olmalıdır çünkü tüm bu hazırlıklar Hızır’a rastlamaya yöneliktir.

    HIZIR SOPASI

    Bazı yerlerde hastalıklar, ağrılar için şifa olduğuna inanılan Hızır Sopası geleneği vardır. Bu sopa ağrı-sızı olan yerlere vurulursa ağrıların geçeceğine inanılır.

    BAHT AÇMA TÖRENLERİ

    Hıdrellezde baht açma törenleri oldukça yaygın olarak uygulanır. Talih ve kısmet açtırmak isteyen genç kız ve kadınlardan yüzük, küpe gibi eşyalarını çömleğe atmaları istenir ve çömleğin üzerine su eklenerek ağzı kapatılır. Kapalı çömlek bir gece boyunca bir gül ağacının dibinde bekletilir. Ertesi günü bir araya toplanan kadınlar, çömleği ortaya koyarak maniler eşliğinde eşyaları çıkarmaya başlarlar. Bu törene İstanbul ve çevresinde “baht açma”, Denizli ve çevresinde “bahtiyar”, Yörük ve Türkmenlerde “mantıfar”, Balıkesir ve çevresinde “dağara yüzük atma”, Edirne ve çevresinde “niyet çıkarma”, Erzurum’da “mani çekme” adı verilir.

    YOĞURT MAYALAMA GELENEĞİ

    Kütahya’nın Tavşanlı ilçesine bağlı Yörük köylerinde bir yıllık yoğurt mayası, Hıdırellez ve bu günü takip eden 2 gün süresince sabah ezanı ile tan ağarması arasındaki sürede doğadaki bitkilerin üzerinden toplanan çiy tanelerinden sağlanır.

    Trabzon-Şalpazarı İlçesi’nde maya katılmadan yoğurt yapılır. Mayalama sıcaklığındaki sütün içine besmeleyle bir tahta kaşık konur. Bu şekilde elde edilen maya bir yıl kullanılır ve gelecek yıl tekrar değiştirilir.

    HIDIRELLEZ DİLEK DUASI

    Bismillahirahmanirahim

    Bin bir adım bir adım /Allah bir adım adım / Kerim kerem Allah /Başımda bir duman var yardım eyle ya Allah / La ilaha illallah muhammeden resullullah yetiş imdadıma hızır ile Allah birsin sen kulla mişersin biz gibi kulların yardımcısı sensin hızır deryada erdim murada amin.